Samanyolu TV’de yayınlanan yemek programında, “Çay demlemeden önce abdest alınması ve salavat getirilmesi” istendi.
Samanyolu TV’de yayınlanan ‘’Yeşil Elma’’ adlı yemek programında, ‘’Çay demlemeden önce abdest alınması, 25 kere Estağfurullah denilmesi ve salavat getirilmesi’’ istendi.
Daha önce TRT ve TRT haber kanallarında İftar ve Ramazan programları yapan şair Serdar Tuncer’in katıldığı STV’deki yemek programında, çay demlemenin ‘’Püf noktaları’’ anlatıldı.
Şair Tuncer, önce abdest alınmasını, mutfağa da sağ ayakla ve salavatla girilerek, ‘’Niyet ettim Allah rızası için çay demlemeye. Yarabbi şu ateşin bu suyu kaynattığı gibi, gönlümüzü de aşkının ateşinde pişir’’ denilerek ‘’Niyaz edilmesini’’ istedi.
Program sunucusu aşçı Oktay Aymelek de, ‘’Ben zaten abdest almadan mutfağa girmem. Çayı da meneviyatla birleştireceğim. Bundan sonra ben de salavatlar eşliğinde çay demleyeceğim, dualar çok önemli’’ dedi.
linkte yukardaki haberin videosu var :))
İzlemek için tıklayınız
Hahaha, çok komikmiş.
japonlarin cay seromonisine özenmislerdir:)
japon inanisa göre”cay seromoni”öncesi ruhen arinmak ve konsantre olmak gerekiyormus..cay,abdest/salavat (konsatre,arinmak),
maneviyatla birlestirmek vs. benzer seyler..
niye olmasin ?
icsel(manevi) boslugu, tibet´e giderek,veya buda (hoom) vs. benzeri meditasyon ritüelleriyle giderenler de var..gayet insani bir durum/ihtiyac..
mutlulugun yolu cesit cesittir,cesitlilikten kork MA mamali..
slm.
Japonlar ateist ama :)) Üstelik asıl çay serominisi yapan çinlilerdir sevgili bekir.
(Hani sen yazmıştın ya bir önceki yorumda ateizm din ve dünyevi ihtiyaçları karşıyamaz diye ondan hatırlatma yapayım dedim.)
xenix: Takiplerim
Bu mutlu şahıs “ben böyle konsantre oluyorum” deseydi mesele yoktu. Ama Baal’ın yazısında “istendi” ve “istedi” kelimeleri yer aldığına göre adam herkesin bunu yapmasını istiyor.
Adam konsantresini değil kendi yaşam biçimini millete dayatmaya çalışıyor.
Peygamberin sünnetinde böyle şey var mı? Sünneti deliyorlar…. karşı çıkmak gerkmez mi ya Ebubekir_i Sıddik bu nası hilafet:))
xenix yazdi;”Japonlar ateist..” !?
buyur;
Şintoizm : (minikjaponya.com)
Günümüzde Şintoizm Milli bir din olması nedeniyle Japonlar arasında yaygındır.
Birincisi, hepsi birbirine benzeyen 13 eski mezheptir.
İkincisi,en yüce ifadelerini İmparatora tapmada ve Eyalet ile aileye sadakatte bulan sonraki sentezlerdir.
Şinto’ya (“Ruhların Yolu” nu işaret eden Çin karakterleri Şin ve Tao’dan alınmıştır) anavatanı Japonya’da Kamonomiçi denmektedir, Kami çok Tanrı ya da doğa ruhları demektir.
Şinto türbeleri Japonya’da 100.000’in üzerindedir.
Türbelerde hiçbir resme tapılmaz; Kamilerin orada olduğu farz edilir.
Tüm evrenin kutsallığında içsel bir inanç vardır ve insan bu kutsallıkla uyum içinde olabilir.
İnsanın, gizli tanrısal yapısını gizleyen “tozu” kaldırabileceği saflaşmaya ve doğruluğa önem verir. Bu sayede Kamilerin kılavuzluğunu ve rahmetini elde edebilecektir.
Şintoizm yaklaşık 2500-3000 yıl önce ortaya çıktı.
13 eski mezhebin her birinin kendi kurucusu vardır.
Kutsal metinleri, Japonya Kayıtları Kokiji (Eski Olayların Kayıdı) Nikorg Yengişiki (Yengi döneminin Enstitüleri)’dir.
Dünyanın en eski dinleri arasında yer alan Şintoizm M.Ö.VII yy’a kadar eskiye dayandırıla bilinecek Japonların Milli Dini karekterini sergilemektedir.
Şintoizm’in Japoncada karşılığı Kami-Nomiçi ‘dir ( Tanrıların Yolu).
Şintoizm’in geçirdiği safhalar üç devrede incelenir;
1 – Mitolojik dönemlerde başlayan ve Budizm ‘in Japonya ‘ya girişine kadar devam eden dönem (MS 552)
2 – Budizm, Şintoizm mücadeşlesinin kızıştığı 9.yy kadar süren dönem
3 – Şintoizm ‘le Budizm ‘in birbirinden ayrıldığı,1192 ‘den 1868 reformuna kadar devam eden dönem
Şintoizm ‘in bir diğer özelliği milli, iptidai resmi inanış sistemi bulunmayan, diğer dinlere karşı oldukça hoşgörülü bir din olmasıdır.
Şintoizm’in 2 temel özelliği kısaca;
-Milli bir dindir.
-Tabiata tapmaya önem verir.
İlahlarla ilgili inançlara göre birbiriyle hem kardeş hem karı-koca olan Gök (Baba Tanrı) ile Yer (Ana Tanrı) bütün Japon adalarını ve diğer Tabiat Tanrılarını doğurmuşlardır.
Bu iki ilah inancı etrafında dönüp dolaşan başka Tanrı inanışları da vardır.
Nakledildiğine göre Japonya’da 8.000.000 ilah vardır.
Dağ, ırmak, ateş, gök gürlemesi, fırtına, yağmur, vb. ilahlar dışında her meslek sahibinin de ayrı bir ilahı vardır.
Ölüler yaşayanlara muhtaçtır.
Kendilerine ikram yapıldığı, mezarın üzerine yiyecek, içecek, eşya vs. konulduğu sürece mesut olurlar.
Ailenin, köyün, klanın ve imparatorun atalarının ruhları en başta gelen ruhlardır.
imparator Güneş ilahesinin torunudur.
Genellikle Japonlar dünyanın iyi ve kötü ruhlarla dolu olduğuna inanırlar.
Japonya’da yüzbinin üzerinde mabet olduğu söylenmektedir.
Mabetlerde genellikle eskiliği açısından değerli olan ayna, kılıç, mücevherli taş ve Amatarasu ‘nun heykeli bulunur.
Japonların ibadet şekilleri çok sade ve basittir.
ibadet etmek isteyen kişi mabede gider, elini, yüzünü ve ayaklarını Müslümanların abdest almaları gibi yıkarlar.
Mabetteki kıymetli eşya karşısında diz çöker. İbadetini tamamlar ve dışarı çıkar.
Eskiden ibadette kurban bulanmasına rağmen, günümüzde rastlanmamaktadır.
ibadet için temizliğe çok önem veren Japonlar bunu ihmal etmeyi büyük günah sayarlar.
Bazı özel durumlarda islam inancındaki gusüle benzer bir temizlik yaparlar.
İbadeti rahipler idare eder. Özel öğretimlerle yetiştirilirler.
Evlenme törenleri mabetlerin bitişindeki evlenme salonlarında rahipler tarafından icra edilir.
Cenaze törenlerini ise Budist rahipler yönetir.
Bu anlayış bir Japon tarafından “Biz Şintoist doğar, Budist ölürüz” şeklinde kabul edilir.
İnançlarına göre ölen herkes “Kami” olur. Onlara göre “Aile bir dindir, aile ocağı ise tapınaktır.” Ölülere karşı görevini yapan insan, yaşayanlara karşı olan vazifelerini de yerine getirmiş olur.
Çok eski zamanlardan kalma duaları ve sıhri formülleri ezbere okumak, ilahlara hediyeler takdim etmek Japonların bugünde vazgeçemedikleri davranışlardandır.
Japon dilinde genellikle Tanrı veya O ‘nun yerini tutacak kavramlar için üst, yukarı anlamına gelen “Kami” kelimesi kullanılmaktadır.
Şintoizm ‘de ilahlar hem erkek (izanagi) hem de dişi (izanami) ‘dir. Bu iki ilah daha sonra geleceklerin ataları olmuştur.
Şintoizm ‘de kutsal metinlerin de bu ilahların yaptıkları yazılıdır.
Onlarda aynen insanlar gibi doğar, evlenir, banyo alır, hastalanır, kıskanır, ağlar ve ölür. Ahlaki karakterleri de insanlarınkine benzer.
Bütün ilahlar doğrudan doğruya tabiat güçleri veya tabiatta bulunan bazı maddelerle ilgili görülmüştür.
Tabiat ilahları arasında en önemlisi güneş tanrısı Amaterasu ‘dur.
Şintoizm ‘in iki mukaddes metninde yıldız ve fırtına ilahları ile sis ilahesinin de adı geçer. Fuji-Yama Dağı da mukaddes dağlar silsilesinin en önemlidir.
Şintoizm ‘in kutsal metinleri de ikidir:
1- Kojiki
2- Nihongi.
Çin yazısının kabulünden önce kendilerine has bir yazıları bulanmadığı için Kojiki ‘nin yazıya dökülmesi 712 yılında imparatorun emri ile olmuştur.
Tanrıların ve devletin ilahi kaynağı ile insanlığın başlangıcından Kojiki kitabında bahsedilir.
Nihongi ise, bir nevi Kojiki ‘nin yorumudur.
Nihongi ‘de devlet hizmetlerinde görev alanların uyması gereken bazı tavsiyeler yer alır.
Günümüzde Şintoizm Milli bir din olması nedeniyle Japonlar arasında yaygındır. Başta Japonya olmak üzere Japonların yaşadığı diğer ülkelerde de yayılma imkanı bulmuştur.Günümüzde Şintoistlerin sayısı 100.000.000’un üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.
nasil bir ATEIST lik SE..:)))
slm.
sayin Tuzla,1930´dan bugüne,”ya sev,ya terk et” yada “ya kemalist ol,ya defol” benzeri fasist slogan ve militarist yaptirimlar gölgesinde vatandasa beyaz türk´ün “yasam tarz”i dayatildi..rejimin rahipleri tanidik..
teklif,ifade özgürlügüne girer ve asla dayatmak degildir..
anliyacagin teklif var israr yok..
slm.
unutma ki sünniler,”sünneti” (arap kültürü) kuran´in önüne gecirerek “muhammedi mesaj”i delik desik etti ve etrafina cemaat duvarlari ördü..
hem
sünnilerin,”muhammed söyledi” iddialari eger kuran´dan onay almiyorsa bu “sünnet” degil muhammed´e yapilmis bir iftiradir..
bence
uygulamak veya taklit etmek istedigimiz herhangi bir sey icin peygamberin sünnetinde olup olmamasi arastirilmaz cünkü dinin kaynagi muhammed degil kurandir..
ayrica
kuran´da yasaklanmayan bir seyin caiz/helal oldugunu bir kenara not et cünkü bu sayede kuran´da yer almayan bir konudan sorumlu tutulmayacagimizi,bunun bizim icin bir “serbest alan” oldugu anlasilir..
bu prensiple okuma yaptigimiz da “dini kitap”larda olup da kuran´da olmayan “akla zarar” ilavelerin nedeni de böylece anlasilmis olur..
haklisin
“mesaj”i sünnetle /arap kültürü/ örten gelenege karsi cikmak gerekir..
slm.
ebubekir, keşke kopyaladığın yazıları okusan bir de :)) Hiç olmazsa arada bir şeyler öğrenmiş olursun.
Şintoistler doğaya taparmış. Ee ben de doğaya tapıyorum.
Haa orada iki üç tanrı adı gördün madem uzaklara gitmeseydin, bak daha yeni başlık açmıştım.
link to sonsuz.us
Bu başlıkta bütün japon tanrılarını yazdım zaten. İskandinav tanrıları da var bak. Ama artık bırak şu dünyaya sadece müslüman gözüyle bakma durumlarını. Sanıyorsunki her tanrı vs kelimesi geçtiğinde senin Arap tanrın kastediliyor. (Hani şu Sagan’ın söylediği Eğer fizik kuralları tanrıysa vs sözünü hatırladın mı? Orada da aynı sanmıştın)
xenix: Takiplerim
Sünnet, Kuran’ın önüne geçmiş demişsin. Bi benzetme yapacağım. Her demokratik devletin bi anayasası, yasaları, tüzük ve yönetmelikleri olur. Anayasa, yasaların genel çerçevesini çizer. Hiçbir yasa anayasaya aykırı olamaz. Anayasa genel çerçeve olduğu için çok madde içermez. Kuran-ı kerim de anayasa gibi düşünebiliriz Sünnetleri de kanunlar gibi düşünün.
TDK: tapmak
1- tanrı’ya kulluk etmek.
2- herhangi bir şeyi “tanrı” diye tanımak.
3- tutku ile sevmek, bağlanmak.
demek ki sen,
gökyüzü´ne
dag´a
tas´a
su´ya
aga´ca
ates´e
kisaca
doga´ya tapiyorum diyosun ? (tutku ile sevmek, bağlanmak)
hani
ATEIST hic bir seye TAPMAZdi?..:))
herneyse..
bence,tap/in/mak insana özgüdür mesela tapinan hayvan yoktur:) varMI ?
dogru/yanlis o ayri bir konu ama gercek su ki,insanoglu lidere,vatana,günese,inege,paraya,makama vs. herdaim baglanmis,tutkuyla sevmis yetinmemis,cesit cesit figürler (büst) yontmus,ritüeller icad ederek tutku ve haz ile tapinmis,taptiklari ugruna savasmis ve can vermistir..
evet
bastirmaya calisilsa da vicdan/ic ses/sezgi, insanogluna bir seyin (yaratici) var oldugunu fisildiyor,hissettiriyor..öyle olmasa dogma,tapinma,ritüel vs. kabul etmeyen bir ateist niye “Ee ben de doğaya tapıyorum.” desin ki ?
slm.
Sachem 16 yazdi; “..Hiçbir yasa anayasaya aykırı olamaz…”cevabini kendin vermissin:)
hicbir yasa (sünnet/ictihad/fetva) anayasa (kuran) aykiri olamaz..
maalesef bundan daha kötüsü yapilmistir..örnegin, arap kültüründe olan fakat kuran da (anayasa) olmayan hükümler uydurma hadis esligin de kuran´a yamanmaya (mesrulastirilmaya) calisilmistir..
netice,kuran´dan onay almayan ve milyonlara varan “hadis” külliyati sayesin de “mesaj” in üzeri örtülmüstür..
slm.
Şimdi daha açıklayıcı yazayım. Mesela anayasa insan haklarını koruyan genel maddeler vardır. Özel hayatın gizliliğine kimse tecavüz edemez. Yasalar da bununla ilgili suçları, hakları belirler. Yani aykırı değildir ama kapsamlı ve farklı anlatır. Kuran’a aykırı olup Efendimizin hangi hadisi var?
Sayın Ebubekir;
Şinto dini ile ilgili Xenix’e karşı, kedi olalı bir fare tuttun gibi hissettim bir ara.
Ben de Japonların dininin şinto olduğunu zannediyordum. Ancak senin yazınıokuyunca anladım ki dinleri yok.
Çünkü Milli Din ifadesi kullanılıyor şinto dini için.
Yahu hiç dinin milliyeti olur mu? Din dindir. O kadar. Bence din hakikatin inkarıdır. Yalnızca insanların ve belki bazı yiyeceklerin, giyeceklerin, üniformaların, spor takımlarının vb şeylerin millisi olur. Soyut şeylerin millisi olmaz. Ha bir de Almanların milli içeceği Bira’dır. Sever misin?
Sağol xenix, benim de yanlış bildiğim birşeyi doğruladın.
Sana da teşekkür ederim Ebubekir, ilk defa Milli Din diye bir şey duydum.
Ben pastafaryan olduktan sonra bile doğaya tapmayı bırakmadım ebubekir. Ateistken de tapardım :)) Ateistler elbette doğaya, fizik kurallarına, canlılığa, vs tapacaklar. (Sevgiyle / tutkuyla bağlanacaklar)
Aslında dinler iki temelden oluşur. Animizm ve Putperestlik.
Şinto, Budizm, Şamanizm vs türleri animizm yani “doğacılık” kökenlidir. Hatta materyalizm ve bilim de bu kategoridedir.
Bir de doğadan bağımsız hayali tanrılar yaratıp onlara tapmak vardır. Bunlar da putperestliktir. Evet şaşırmayın, İslam da putperest dinler grubundadır.
Ayrıca japonların şintoizm de K. Kerimin belirttiği gibi milli bir dindir. Zaten kendilerinin bir atasözü şöyledir. “Bir japon şintoist doğar budist ölür.”
Doğaya tapmak zararlı değildir. En azından var olmayan bir şey yerine var olan bir şeye tapıyorsunuz 🙂
xenix: Takiplerim
xenix, tadinda birakilirsa yani “dogaya tapmak OKEY,allah´a NO” denilmedigi sürece TAP/IN/MAK bir ateist icin de faydalidir..nitekim yunus emre´nin,”bir ben var,benden iceri” sözüyle ifade ettigi gibi ateist´in de bir “IC” ses´i-alem´i var..
sayin Kambur Kerim, lütfen,yarisma programinda degiliz sadece düsüncelerimizi paylasiyoruz OKEY..
ilave..
“…..Japon dini olan Şintoizm tarafından şekillendirilen Japon dünya görüşü, hiyerarşi, sadakat, imparatorun tanrının oğlu olduğu anlayışlarını Konfüçyüzimden almaktadır.
Budizm ise toplumsal yaşamın, sanat ve tapınakların arkasındaki temel değerdir.
1946’da Müttefik kuvvetlerin zorlamasıyla Şinto dini devlet dini olmaktan çıkarıldı ve imparator Hirohito Tanrı olmadığını resmen kabul etti.
1947 yılında Şinto resmi din olmaktan çıkarıldı ve mutlak dini özgürlük resmi olarak ilan edildi…..”(alinti)
T.C.nin, resmi dini 1928 yilina kadar islamdir..laiklik maddesi anayasaya ancak 1937 yilinda girmistir..
farkli bir yorum..
Dr. Hikmet KIVILCIMLI/TARİH TEZİ IŞIĞINDA İlkel Sosyalizm’den K a p i t a l i z m ‘e Son Geçiş JAPONYA :
“…Japon kan teşkilatlan, Budizm’e karşı “MÜCADELE” ediyorlar da, Budizm Şintoizm ile mücadele etmiyormuş! Japon bilginleri böyle yazıyorlar. Ne demektir bu? Biraz anlaşılması güç iddia olmakla birlikte, başımızdan geçmeyen bir şey değildir:
Türkler, Orta Asya’dan gelip de islamlıkla karşılaştıkları vakit, Şaman inancı taşıyorlardı. Şamanlık, tıpkı Tennoların Şintoizmi gibi bir tabiat dini; ilkin anaları-ataları kutsallaştıran ANİMİZM idi. islamlık, çöl politikasıyla Türklerin içine girdikten yüzlerce yıl sonra bile Şamanizm tekke ve tarikat gösterilen biçiminde islamlığın “HARAMLARINI” kapalı bir yerde “HELAL” ederek yaşadı.
Bu, islamlıkla Şamanizmin birbiriyle “MÜCADELE” ettiğini değil; bu mücadelede islamlığın savunduğu ilmi kurallar içinde Şamanizmi sönümlendirdiklerini gösterir. Türkiye’de Şamanizmin kalıntıları ancak Cumhuriyet idaresinden sonra tekkelerin kapanmasıyla yasaklanabildi.
Fakat, Şamanizm hiçbir vakit dirilerek İslamlığı yenemedi. Çünkü, Altaylar’dan kopmuş göçebe kayıhan aşiretinin Osman Gazi oymağı, ilkel sosyalist Türk Kan’ı, çöle düşen bir yağmur çisenticeğizi gibi muazzam; fakat çökmüş İslam ve Bizans medeniyet kalıntıları arasında eriyip gitmişti.
Japonya’da olaylar, bunun tersine gitti:
Medeniyet “hocalarından” allameler, geniş Japon barbar yığınları içinde, çöle düşmüş yağmur çisentisi gibi endiler. Onun için Budizm, hiçbir zaman, İslam’ın Şamanizmi erittiği gibi, Şintoizmi yok edemedi.
Başka deyimle, Japon yığınlarının hayatını, gerçekte Şintoizm şekillendirmiştir.
Şintoizm, büyükçe laf etmekle rol oynarken sırf Şintoizm olduğu için etki yapmamıştır. Tam tersine Japon halk yığınlarının hayatı, Şintoizmi gerektirdiği için, karşılık olarak Şintoizm, halk hayatının gelişimini şu veya bu yüzden etkileyebilmiştir.
Japonya’nın kapitalizme geçişinde Şintoizmin bayrak yapılması, Japon toplumunun büyük çoğunluğuyla, medeniyet soysuzlaşmasında çürümemiş barbar gelenek-görenek ve kollektif aksiyon gücüne sahip olmasından ileri geldi:
” Şintoizm, en ilkel halk dini olarak çok geniş yer tutmuştu. Şehirlerin ve köylerin mahalli tanrıları olarak halk içinde derin köklüydü. Yeniçağın Konfüçyusçuluk teorisyenleri ve Kokugakalan yardımıyla uyuşmaya baktı. Ve özellikle milli duyguyu, ekip geliştirdi. “(OttoB. 8/s:216)
Eğer halk hayatı Şintoizmi gerekli kılmasaydı, Şintoizmin halk hayatında önemli rol oynaması, su üstünde yazı yazmaya dönerdi. Bizim üniversite anlayışımız ise, bunun tersini ortaya sürmüştür:
” Japonların en ilkel dini olan Şinto, bütün Japon tarihinde olduğu gibi, Japon kalkınmasında da en geniş rolü oynamıştır. Nitekim 1868 yılında Şinto dini resmen devlet dini kabul edilerek kalkınma hamlesine girişilmiştir…”
slm.
Sachem 16 yazdi; “..Kuran’a aykırı olup Efendimizin hangi hadisi var?…”
örnek:
kuran : “…Dinde zorlama yoktur…”(bakara/256)
hadis : “…Dinini değiştireni öldürün….”(nesei 7-8/14 – buhari 12/1883)
slm.
Bırak google’culuk oynamayı, şimdi sen çay demlemeden evvel abdest alacan mı almayacan mı?
Sachem16 sana birkaç sorum olacak eğer cevaplar isen beni aydınlatmış olacaksın. Yazdıklarından da açıkça görülüyor ki dini bütün müslüman bir kişisin. Ya da bütün değilse bile 3 çeyrek vardır. Her ne ise, sorularım şöyle,
1- Hadisler islam dininin kaynakları arasında mıdır değil midir?
2- Eğer kaynakları arasında ise güvenilir midir değil midir?
3- Eğer güvenilir değil iseler Allah(cc) bizimle haşa dalga mı geçmekte?
Dikkat ettiysen sorularıma vereceğin cevaplar 2 kutuplu, yani birinden birini seçmek zorundasın. Son soruya tevil yapabilirsin ama.
ebubekir bu nasıl cümle?
Yani hem doğaya tapıcam, hem tadında bırakıcam ama bir yandan da Allah’a NO demeyeceğim ve ateist olarak bundan faydalanacağım.
Tiner mi çektin anlamadım :))
xenix: Takiplerim
söyle ki,dogaya tutkuyla taparken (hoom) sen,benzer tutkuyla allah´a veya baska bir sey´e (farkli yöntem/ritüel) tapana saygida kusur etmiyeceksin..
tapinmak (hoom) ic huzura katki saglar ateist de faydalanir..
tiner ?
T.C.´nin ayibi:)
slm.
Kaynaktır. Güvenilirdir. 3. Soruda şöyle bişey var. Sahih olmayan hadis güvenilir olmadığı anlamına gelmez. Hadislerin kaynakları 4tür örn:buhari. Mesela buhari kaynaklı bi hadis peygamberimize kadar kimden kime aktarılmışsa hepsi bilinir. Sahih olmayan hadislerde ise bu zincirde bi kopukluk yaşanmıştır. Yani güvenirlilikle alakalı değildir.
Kaynaktır. Güvenilirdir. 3. Soruda şöyle bişey var. Sahih olmayan hadis güvenilir olmadığı anlamına gelmez. Hadislerin kaynakları 4tür örn:buhari. Mesela buhari kaynaklı bi hadis peygamberimize kadar kimden kime aktarılmışsa hepsi bilinir. Sahih olmayan hadislerde ise bu zincirde bi kopukluk yaşanmıştır. Yani güvenirlilikle alakalı değildir.
Sachem’e katılıyorum.
Kur’an anayasa gibidir. Bu bakımdan Nur suresi 2. maddenin gereğini yapmayanlar ve bu maddeyi tartışmaya açanlar anayasal bir suç işlemiş olurlar.
Şeriat da bi yönetim sistemi tabi. Şeriat ile yönetilseydik olabilirdi.
O ayette anlatılmak istenen, müminlerin dini anlatırken zorlama yolun kullanmaması gerektiğidir. Zorlayarak hiç kimseyi dine ısındıramassın. Ama dini kalben de kabul ettikten sonra yaptırımlara uymak zorundasın. Şöyle bir örnek vereyim seni istemezsen hiç kimse yabancı devlet vatandaşlığına alamaz. Ama sen o devletin vtndaslığını alırsan her türlü yasasını da kabul etmek zorundasın. Ancak her konunun uzmanları vardır. Uzmanlardan ayrıntılı şekilde dinlenirse yada okunursa daha açıklayıcı olur. Örn; 4 büyük imam.
Tiner? TC’nin ayıbı demişsin.
Tam bir dinci takiyyesi bu dediğin.
TC’nin değil dindar başbakanın ayıbı, dindar hükümetin ayıbı. Ve senin gibi ona oy veren zihniyetin ayıbı.
Sachem 16, kisi,herhangi bir devletin ön gördügü sartlari yerine getirir vatandasliga kabul edilir,istedigi vakit cikar ve hicbir ceza da almaz..uygar dünya da akla zarar böyle bir uygulama oldugunu sanmiyorum..sapla samani karistirmissin:)
gecelim..
söyle bakiim,müslüman olmak isteyene”müslümanliktan cikarsan cezasi ölüm”dür bilgisi veriliyor mu ?
peki,adam ögrense isin ucun da ölüm var müslüman olur mu ?
mezhepcilerin,”tavsana kac taziya tut” zorbaligi..
allahtan,allahci,muhammedden,muhammedci olmana gerek yoktur unutma ki,bir kimse islam´dan döndü diye de islam´in serefi azalmaz..
basa dönelim..
kuran´an,dinde zorlama yok diyor,hadis var diyor peki senin uzmanlar ne diyor ?
slm.
tinerci cocuk,”..Biz sokaklarda aç, susuz kalırken yanımızda dindarlar yoktu.” demis !? ancak,yardim aldiklari esnaf ve vatandas dinsizmiydi onu aciklamamis,özdemir de sormayi düsünEmemis:)
fakat bi aciklama yayinlamis;
“..Niyetimiz bunu yaparken dindarlıkla tinerciliği elbette kıyaslamak değildi. Böylesine bir anlam çıkmasına çok üzüldüm. Böylesine bir polemiğin içinde kaldığım için de çok üzüldüm…..”
Kambur Kerim,Tiner? TC’nin ayıbı sözünden niye rahatsiz oldun ? hükümet kim olursa olsun T.C.´yi temsil etmiyor mu ?
hükümetin sorumlulugu büyük kabul ediyorum ancak bu mesele uzun yillarin ihmali oldugunu da sen kabul et..
peki,sagci/solcu muhalefet ve sivil olusumlar konuyla ilgili neler yapmis? o da sorgulanmali..
slm.
Tinerciler ateist oldukları için mi tinerci olmuşlar ? Yoksa terkedilmiş yalnız çocuklar olduğu için mi?
Bu denli yoz, maksadı aşan hatta moronik bir yorum herhalde sadece Türkiye’de mümkün olabilir.
Biri de hala fış fış kayıkçı nameleri diziyor. “Dinciler” derken esnafı kastetmiyor o çocuk: Hani o böyyyük cemaat nerdeydi diyor.
Bu fiyaskodan bile kendilerine nema çıkarmaları beni korkutuyor.
Dediğim daha iyi açıklamaları din adamları, büyük alimlerin kitapları bulabiliriz. Hadisin hangi olaydan sonra geldiğini bilmek lazım, ben şöyle tahmin ediyorum. O zaman savaşlar olduğu düşünürsek sızmak içi müslümanlığı kullananlar olduğundan, bunların öldürülmesiyle alakalı bir hadis olduğunu düşünüyorum. Benim kendi cvplarım beni tatmin ediyor. Eğer sizi tatmin etmiyorsa okumanızı öneririm. Yada bi uzmana başvurmanızı.
abboooo, kayış kopmuş kaçın, eleman dağılmak üzere heh hehh
“Keçinin yemesi sonucu Kuran
dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kurana tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi” (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).(Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur’anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.) [Enam 115]
Hangisi doğru şimdi? Ayeti inkar edemeyeceğine göre hadisi yalanlamak zorundasın. E hani güvenilirdi bu hadisler, hemde buharide.
Sachem16, atalarin,güvendigin uzmanlar ! kim söylemiyorsun,kurandan kaynak göstermiyorsun,sorgulamak istemiyorsun,verdikleri cevaplardan memnunsun:) iyi de kuran,peygamber farkli seyler söylüyor..
örnek,
Sachem:…….atalarimin yolu bize yeter..
KURAN:………ya atalari bir sey bilmeyen ve dogru yolda olmayan kimseler idiyse.. (maide/103-104)
KURAN:………allahin indirdiklerine uy..
Sachem:……..hayir,atalarimizin yolu bize yeter..
KURAN:……….ya atalari akli bir seye ermez ve dogru yolu da bulamamis idiyseler..(bakara/170)
mesela
hadisler dinin kaynagidir diyen buhari bildigi 600 bin hadisden sadece altibin/yedibin tanesini kitabina almis 593 bin hadis cöpe ?
hadisleri dinin kaynagi kabul edenlerin dini bayagi bi eksik:)
slm.
Peki semaverle cay demlemek caiz midir?
Malum semaver bir Rus icadidir, asli samovar olup, kendi kaynayan demektir.
Ulemadan cevap isterim
Sayın Ebubekir; İslamiyette hadislerin hiçbirini kabul etmeyen bir mezhep var mı? Eğer yoksa, sen yeni bir mezhep mi tanımlıyorsun tüm hadisleri atarak?
Bu arada TC; yasama, yürütme , yargı erkleri ve devlet denen tüm bürokratik kurumlar;örneğin askerlikten diyanete , sağlıktan eğitime kadar olan resmi kurumlardır.
Hükümet dediğimiz şey ” yürütme ” denen erk’tir. Fakirlikten yoksulluktan, yolsuzluktan, çürümüşlükten o, kendi dönemindeki uygulamalarla beraber sorumludur. İktidarda olan parti sorumludur, tinerci gençlikten son 10 yıldır, gerçek bu.
Elbette evvelki hükümetlerin de sorumluluğu vardır ama dile kolay sen 10 yıldır tek başına iktidarsın, artık mazeret kaldırmaz bu yoksulluk.
ebubekir
Benim saygıda kusur ettiğimi nerede gördün? İsteyen istediği şeye tapsın. Allah’a YES demek saygısızlık değilse NO demek de saygısızlık değildir. Neden Allah’a NO diyemiyoruz onu anlamadım? Dayatıyor musun YES dedirtmeyi?
Peki ya sen? Sen başka şeylere tapanlara veya hiç tapmayanlara saygıda kusur ediyor musun?
xenix: Takiplerim
Ben cvp atarım sonra sen… Bu böyle gider. Ben bıraktım cvp atmayı. Yani gerek olmadığına karar verdim. Ben kafamda sorular olduğunda cvplarını kitaplardan alıyorum. Allah’a şükür şu ana kadar da cvplar tatmin etti.
Nur 2 den nası bi cevap aldın mesela allaha şükür? Ne diyon yani, değneklemeli mi, değneklerken müminlerden bir grup da olmalı mı seyredenler arasında?
(hani sen atesitlerin cevaplarını merak etmiştin ya, ben de seninkini merak ettim inan)
Yahu kardeşim…
Ademle havva cennetten niye kovuldu, niye başladı bu imtehan?
Sebep?
Söz dinlememişler..
Bak sen!
Bu mudur yani?
Ota boka atoma elektrona her bişeye bakıp müthiş bi denge görüyonuz da maşallah..ama önce big bang’e, ve ardından yeryüzündeki canlılığın başlangıcına kadar uzanan şu öyküde hiç bir orantısızlık, hiçbir dengesizlik bulamıyonuz ya.. o da ayrı bir yetenek herhal.
Neden bıraktın cvp atmayı? Ben hala tatmin olamadım ama.