Anzac Günü

Avustralya capinda kutlanan Anzak gunu dolayisiyla yazmak istedim…

Bu Australyalilarin Turkiye’de ne isi vardi acaba?.Gemilere bindirilip dunyayi kesfetmeye cikmislar sonrada kendilerini savasin tam ortasinda bulmuslar ama ‘bizi Ingilizler bu ise bulastirdi demezler hic bir zaman .. Hatta sokaktaki siradan insanlar bile Turkiye’ ye haddini bildirmeye gittik” derler birde utanmadan.
Tarihlerinden ve yaptiklarindan ders almadiklari icin yine Afganistan ve Irak’a gonderdiler cocuklarini… Olmeye ve masum insanlari oldurmeye.. Yine ayni sekilde, bu sefer de Amerika’nin yayilmaci ve emperialist planlari dahilinde ve tabiki onun pesine takilarak. Amerikan baskani sevgili esi ve kopegiyle “aman biz tamda sizin ustunuzden geciyordukki icimizden geldi Avustralyali dostlarimiza merhaba diyelim” dediklerinin ertesi gun bilinki bizim vergiler yine masumlari oldurmeye gidiyordur. Ve tabi cocuklarini harciyorlar bozuk para gibi, degisen bir sey yok.. Niye Isvicre gibi tarafsiz olmayi denemiyorler sana batan ne var, dunya’nin obur ucunda?.. Kendi kendine hayali dusmanlar yaratip Don Kisot gibi degirmenlere saldiracagina otur, okuluna, hastanene, sehir ici ulasmina para ayir.. Amerika’nin silah sirketlerinin ekmegine yag surecegine sehirlerine metrolar yaptir, insanlar 3 metre gitmek icin 30 dakika araba kullanmasinlar. Her yil saglik arastirmalari icin ayirdigin milyonlarca dollari harcayip sonrada saglik regulationlari deyip kesfettiklerini paylasma Amerikan sirketleriyle .Yerse tabiki .

Can dostunada akil ver baska ulkelerde devrimler yapmak icin milyarlarca dollar harcicaklarina otursunlar, oturun kendi ulkenizde kendi insanlarinizin refahini artirin. Baska ulkeleri somurmek icin yaptiklarinizin hangi birini yazsam sayfalar yetmez .Su ulkede hele biri ciksa karisina kizina el kaldirsin biri kizina ayirimcilik yapsin yada okutmuyorum desin dunyanin obur ucuna surerler surmeden once bir kac yil icinde adini unuttururlar .Hadi gecmisten ders aldin aborjinlerin soyunu kurutmak icin yakaladigin butun aborjin kiz cocuklarini gece uykudan uyandirip ameliyatla kisirlastirdin sonrada ozur diledin yaa pardon bir daha yapmicaz diye soz verdin bizde inandik. Simdi bu konudaki hassasiyetini goster butun az gelismis ulkelerdeki kiz cocuklari icin . Ulkeleri karistirmak icin onlarin dini inanclari ile gelenekleriyle, hayatlariyla oynamayin. Yada onlari somurmek hic olmazsa daha onurlu politikalar secin . Illaki dunyaya acilicaksan git Afrikaya yardim et binlerce zavalli insan var orda. Dun aksam gittigim partide kadin sarhosluktan gozlerini acamiyor ustume yikildi yikilacak hala donmus bana “Avustralyanin Afrikali gocmen politikasini elestirmeye calisiyor ki hak vermiyor degilim sozlerine de, ama biz bu Amerikanin politikalarina neden uyupta cocuklarimizi paralarimizi ne halt etmeye Afganistana, Iraga yolluyoruz filan demiyor . Artik kendine gel kotu arkadaslarina uyma Avustralya ..

23 yorum “Anzac Günü”

  1. Havasından mıdır suyundan mıdır bilemiyorum ama Avustralyalılar hakikaten biraz dediğiniz gibi.

    Belki de dünyanın alt kısmında tepe aşağı durdukları için kan beyinlerine oturmuş olabilir. 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. xenix masumane espriniz nefret söylemi olarak bile karşılanabilir.

    avustralya’nın tarihine bakılırsa yaptıkları pek şaşırtıcı değil.düşünün bir kere en basiti almanya birliğini tamamlarken askeri güç denemesini danimarka üzerinde gerçekleştirerek sedan savaşına girişirken (bu örneği askeri bilgi ve kapasite kıyası açısından veriyorum) avustralya askeri denemelerini dünya savaşlarında yapıyor(!) bence bu çok önemli bir nokta.yüzyıllarca ispanya ve britanya sömürgesi bir kıtaydı ayrıca.hiçbir zaman amerikan devrimi gibi bir devrim gerçekleştiremedi ayrıca bu halk.bunda suçları da yok sanıyorumki.bir de 2.dünya savaşı boyunca japon tehtidi ve britanya yenilgilerine bakarsak bunların sonucunda abd ile yakınlaşması tuhaf görünmüyor.tarihsel sahnede bir askeri dehalarının yokluğu da bütün bunlara etken.tek avantajları ise sömürgeleştirilemeyecek kadar uzaktılar.yani bağımsızlıklarını kazanışı britanyanın geçiş izninden başka bir şey değil sanıyorumki.ve bütün bu sözümona tarihsel yanlışlarından(!) avustralya halkı sorumlu tutulabilir mi? ben hiç sanmıyorum.şartlara bakmak gerek.bu arada demografik yapıları da göz önünde bulundurulması gereken çok büyük bir etken

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. 1700 lerin sonunda Kolomb Avustralyayi kesfediyor ve artik burasi Britanya somurgesidir diyerek dunyaya ilan ediyor.. Rumana soylediklerinde cok onemli detaylar var ama hic bir zaman ispanyol somurgesi olmamis . Vanuatu gibi adalar haric. 1800 lerde Ingiltere olum cezasina carptirdigi suclularini buraya yollayarak ilk kolonileri kurmaya baslamis. Japonlarin tehdidi ile Amerikayla muttefik olunmus . Inanilmaz ama hic bir sey unutulmuyor bu ulkede ..Koca bir kita ve sadece 15 milyon nufus . Muthis yeralti zenginlikleri acilmamais altin uranium yataklari vs vs..Omur boyu issizlik maasi sesleri cikmasin diye aborjinlere double maas istedikleri yerde ogrenim ve calisma hakki . Tam ortada insanin giremedigi kocaman bir col .Teslanin butun buluslarini hayata gecirmek icin ucsuz bucaksiz bir kara parcasi.. Okyanuslarin altinda depremi ve tsunamiyi bir gun onceden haber veren muthis bir teknoloji. Bir cok hastalik kuduz gibi tarihte hic gorulmemis.Ozelliklede saglik alaninda bir cogu gizli yapilan arastirmalar ve buluslar . Medyanin hic calismadigi, herkesin refah icinde yasama karsiliginda seslerin hic yukselmedigi bir ulke . Hollyvood starlarindan krallara kadar parasi olupta saklanmak isteyenlerin gizli siginaklari. Hemen karsida 100 milyonluk nufusuyla fakir ve musluman Endonezya ,Papua new gine , adalar, asya ulkeleri 15 milyonluk Avustralya tarafindan kontrol ediliyorsa bayagi bir bedel odeniyordur sanirim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Demetin dediklerine katılıyorum. Ben de hep düşünmüşümdür bu Anzakların ne işi var burada diye. Hem gel sen işgal et, ondan sonra da vay babam burda yatıyor vay bilmem ne. Ama adamlara helal olsun bizden çok sahip çıkıyorlar geçmişlerine. her yıl gelip ayinlerle kutluyorlar. biz ne yapıyoruz? Sabah yataklarımızdan kalkıp şehitliğe gidip anıyor muyuz, dua ediyor muyuz hiç? kuru bir takım hamasi konuşmalarla geçiştiriyoruz.

    400 bin insanımız boşu boşuna orada helak edilmiş. İnsan kıyımı yaşanmış orada. Aslında bu yönden baktığımızda bizim açımızdan pek de başarılı bir savaş denemez. Gerçi düşman durdurulmuş ama bu kadar zayiaat verilir mi bir savaşta? Bütün istanbulun okuyan kesimi helak olmuş bu savaşta..

    Bir de benim merak ettiğim hep Anzakların adı geçiyor, Anzaklarla beraber törenler yapıyoruz, yani düşmanlarımızla beraber. Peki birlikte savaştığımız Almanlar nerede? Onlar neden hiç kutlamlarda yok? İngilizler de yok sanırım..geçen yıl aklıma geldi bu..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. @demet
    Yazınızda bazı teknik hatalar var. Anzaklar 1. Dünya savaşında savaştılar. Hitler ise 2 Dünya savaşındaydı:)) ve Avustralyayı keşfeden Kolomb bildiğimiz Kristoph Colomb mu? Oysa tarih tutmaz 🙂 Sanırım başkası..

    Yine de İngilizler ve Amerikalılarla kıyaslandığında ben severim Ozileri. İyi insanlardır, Önyargıları yoktur, Türkleri de severler. iyi forumlar..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. amerikan koruması olmasın tabiri caizse iki günde üstüne çökerler avustralyanın…

    japonlarla amerikalıların pasifikteki bir adada, guadal kanal denilen çarpışması vardır..orada amerika kaybetseydi bugün dünya nasıl olurdu neler değişebilirdi kimse bilemez.

    şuan belki japon tehdidi belki yok ama hızlı yayılan bir Çin var.

    ve avusturalya yı ele geçirmekte hiç zorlanmayacağını belirtmeme gerek yok sanırım 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Niye Avustralyalıları suçluyorsunuz ki? Suçlu olan İngilizler. Avustralya o gün de bugün de İngiltere’nin bir sömürgesidir. ömürge halkı söz hakkına sahip değildir. Sömüren patron ne derse onu yapar. Dahası var. Onu da anlatayım.

    İngiltere ilk atom bombasını nerede patlattı dersiniz? Avustralya’nın orta bölgesindeki çölde. Ama çöl boş muydu? hayır. Çölde Aborijin denen yerli halk yaşıyordu ve onları insandan saymadıkları için toprak üstünde ilk atom bombası denemesini yaptılar. Sonra da o halkın kadınlarını tedavi edeceğiz bahanesiyle şehirlere getirip kısırlaştırdılar.

    Yaaa, işte böyle ANZAC denilen “Australia and New Zeeland Army Corps” günahsız zavallılar. Onun içindir ki Atatürk “Avustralyalı analar ağlamayın. Çocuklarınız bizim kucağımızda güvendedir” demiştir.

    Ayrıca, İngilizler hem Australyalıları, hem Yeni Zellandalıları hem de Gurka denen Hintli askerleri Çanakkale’de üsütümüze sürdüler. Tarihi doğru öğrenin ve kimin suçlu olduğun doğru anlayın.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Tarkan haklisin kaptan cook . Hitler sadece bir ornek. Ozi dedigin Ingiliz zaten.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. bilgisev sanirim bir konuya daha fazla aciklik getirmek gerekiyor. Ingilizler geldiginde burda sadece aborjinler varmis ve buyuk ve gercek anlamda bir soykirim yapilmis ama bir film ve bir kac kitap disinda bu konudan hic bahsedilmez. Su anda sokakta , markette yada herhangi bir yerde aborjin goremezsin. Kendilerine ait bolgenin disina cikmiyorlar ve insanlarin arasinada karismak istemiyorlar. Yani burasi yuzde doksan dokuzu ingilizlerden olusan bir ingiliz ulkesi . Senin soylediklerinde konunun digger yuzu tabiki.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Ben Sydney’de bir tane borijin gördüm o da körkütük sarhoştu. :=))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. aborjinler ve eskimolar alkol bağımlısı olup sonrasında dağıtıyor genetik açıdan bir dezavantajları var galiba.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Demet, yazıda bahsettiğin kişi göçmen politikasını nasıl eleştiriyordu ve senin katıldığın nokta nedir onu merak ettim..:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Avustralyalıdan kasıt elbette Aborjinler falan değil. Zaten Aborjin mi bıraktılar?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Baal daha onceleri siyah irk Kabul edilmiyordu ne zaman bu kanun degisti tam olarak bilmiyorum. sehirlere bir bucuk saat kadar uzaklita bazi kasabalar var , dogal afetler , ekonomik yada degisik sebepler yuzunden o kasabalarda yasayanlar sehirlere goc etmisler . Alt yapisi sahane shoping centre,hastanesi ,okulu olan bu kasabalarda yinede uzun yillardir yasayan ve orayi terketmeyen insanlarda var tabiki. Her yil refugee kategorisi altinda Afrikanin degisik yerlerinden genc ve genellikle bir cocuklu aileler getiriliyor ve uc yil bu kasabalarda yasamak sarti ile Kabul ediliyorlar . Geldiklerinde kendilerine az miktarda ama omur boyu maas ,ucretsiz egitim ,ucretsiz saglik vs vs. Tabii aclik olum yada korkunc hayat sartlarindan sonra burasi tam bir cennet. Ancak is bulamiyorlar ve emekli hayati yasamaya basliyorlar ve alisiyorlar .Uc yil sonra baska bir sehire goc ederek herhangi bir risk almak istemedikleri icin artik o kasabada toplumun gozu onunde olmadan hayatlarini surduruyorlar . Tabiki calisan insanlar bu sekilde Kabul edilen gocmenlere karsi cikiyor ve ben calisip niye onlara bakiyorum diyorlar tabiki bende ayni dusuncedeyim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. İngilizler her gittikleri yerde soykırım yaptılar, ama bu konuyu öyle güzel örtmüşler ki oralara medeniyet götürmüş olduklarını sanırsın. İlk yaptıkları da bir ingiliz sosyal kulübü oluşturmak ve kendilerini halktan soyutlamaktır. Böylece kendilerinin farklı olduklarını ve oraya medeniyet getirmek için geldiklerini göstermek isterler.

    İstanbul’a da 1918’de geldiklerinde ilk işleri Büyükada’da bir İngiliz Yelken Kulübü oluşturmuşlardı. Daha sonra Atatürk döneminde orası Anadolu Kulübü olarak milletvekillerinin dinlenmeleri için yazlık tatil yeri olarak değiştirildi.

    Gerek Avustralya gerekse Kanada halen İngiliz sömürgesidir. Avustralya bir genel vali teklif ederdi ve İngiliz partamentosu onaylarsa o kişi vali olabilirdi. Yakın tarihe kadar böyleydi. Şimdi nasıl tam bilmiyorum. Ama sömürge valisi de ancak onu onaylayan güce hizmet eder. Durum bu..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. Avustralya istese ikinci dünya savaşından sonra bağımsız kalabilirdi..İngiltere’nin avustralya gibi bir yeri askeri tedbirle elinde tutabilme imkanı 2. dünya savaşından beri yoktur..İngilizlerin bölgedeki en önemli askeri merkezlerinden biri singapur’daydı..yanlış hatıramıyorsam 90 bin kişilik kraliyet kuvveti iki üç gün içerisinde japonlara teslim olmuştu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Avustralya bu yıl da dünyanın en mutlu ülkeleri arasında birinciliği başkalarına kaptırmazken, Türkiye, OECD’nin hazırladığı ‘mutluluk endeksinde’ en son sırada yer aldı.

    Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD tarafından hazırlanan tıklayın Daha İyi Yaşam Endeksi’nde, gelir düzeyi, sağlık, güvenlik ve iskân gibi alanlarda, 30’dan fazla ülkenin durumu karşılaştırılıyor.

    Avustralya, güçlü ekonomisi sayesinde son üç yıldır, durumu en iyi, dolayısıyla en mutlu ülkelerin başında geliyor.

    Avustralya ile birlikte İsveç, Kanada, Norveç ve İsviçre de bu yıl ilk beşe girdi.

    link to bbc.co.uk

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. Anzaklar paralı askerdir, parayı veren düdüğü çalar,
    avusturalyada iş yok, güç yok, ne yapsın garibanlar, bari asker maaşı alırız diye yollara düştüler yoksullar.
    yani bütün mesele para kazanmaktır bilmem anlatabildim mi?
    herşey para için,
    bu gün ırakta, suriyede savaşanların çoğu da arap ülkelerinden toplama paralı askerdir, bunlar amerika hesabına savaşan müslümanlardır, amerika bunlara iyi maaş veriyor, onlar da allahüekber diye din kardeşlerini temizliyorlar,
    işin içine para girince din kardeşliği falan hikayedir.
    paralı askerlik böyle birşey.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Anzaklar paralı asker falan değildi. Biz de Kore’ye giderken paralı asker değildik. Biz nasıl kendimizi NATO’ya kabul etirmek için gittiysek Anzaklar da belli ülkeler tarafından kabul görmek adına Çanakkale’ye geldiler. Bir milleti oluşturan şeylerden biri kader birliği yapıp mücadele etmek ise Çanakkale Savaşı da onlar için bu anlamı taşımaktadır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. koreye giden askerler maaşı dolar olarak alıyordu,
    para olmasa kimse koreye gitmezdi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. Kore’de dolarları alanlar Johny’lerdi ve sıkışınca kaçanlar da onlardı. . Bizim Mehmetçikler de dolar almış olabilirler ama siperleri terk etmediler ve %22 kayıp verdiler. Sırf para için giden adamın canı tatlı olur. Buyrun size Kore’den kesitler.

    Bunları da okuyup Kore’ye para için gittler derseniz pes artık!

    “O günlerde, savaşın ardından, bir Amerikalı yazar şöyle yazacaktır.” Türkler, Kore’de çok büyük kayıplar verdiler. Türk Tugayının fazla kayba uğraması yüzünden, Türk halkının üzüntülerini hesaba katan Amerikan hükümeti, sessiz-sedasız bir şekilde, Türk makamlarından özür dilemek zorunda kalır. Ancak, Türkler, Amerikalıların ne demek istediklerini pek anlayamazlar.” “

    “Bu zafer : yurtta ve dünyada büyük yankı bulur. Dünya basınında, günlerce: Türk milletinin kahramanlığı, savaşçılığı, demokrasiye ve hür dünyaya bağlılığı yazılır. Devlet başkanları, mesajlarla, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Kore Türk Tugayını kutlarlar. Yurtta, büyük sevinç gösterileri yapılır. Bu arada: Amerikan kongresi, Türk birliğine “Mümtaz Birlik Nişanı” verir. Daha önce söylediğim gibi, Amerikalılar, Türk askerlerinin bu kahramanca ölüme gidişleri ve fedakarlıklarını anlamakta büyük zorluk çekmektedirler. Özellikle: Topçu üsteğmen Tahir Ün’ün, bulunduğu tepenin düşman tarafından işgal edilmesi gündeme gelince, kendi toplarının tüm ateşinin bulundukları tepeye yönelmesini istemesi, nedeni sorulduğunda ise, düşman ateşiyle değil, kendi ateşimizle ölmek istediğini söylemesi ve bunun üzerine, bölgeyi ateş altına alan Türk toplarının kendi askerlerimiz le birlikte, birçok düşman askerinin ölmesine neden olması. Tüm bunları, Amerikalıların anlaması mümkün değildi. Bu arada, bu kahraman üsteğmen Tahir Ün’ün cenazesi asla bulunamamıştır. Hatta: Ankara’daki Kore Şehitleri Anıtına giderseniz, şehitlerin isim listesinin en üstünde, onun ismini görebilirsiniz.”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. Anzaclar parali asker degillerdi . Avustralyalilar 25 li yaslara gelmeden once okullarini dondurup butun dunyayi gezerler . Bu cok eski bir kultur . O zamanda askerler ingilizlere inanip avrupaya gezmeye geldiklerini saniyorlardi . Iste bu yuzden Ataturk’te anzaclara karsi farkli davranmis . Hatta gemilerden inip kendilerini savasin icinde bulduklarina inanamamislar . Ama kendilerini savasa surukleyenler ingilizler oldugu icin ingilizlerden diplomatik ozur istenmiyor .

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Teğmen Tahir Ün’ün şehit oluş hikayesi ile ilgili yukarıdaki alıntı büyük olasılıkla abartı. Kardeşi Erol Ün tarafından hazırlanan sitede şöyle anlatılmış:

    “Eldeki son bilgilere göre, olası Çinli saldırısına karşı mevzi tutmaya çalışan tugayımızın hareketi sırasında “geri dön” emri alan Tahir Ün ve birliği, çok dar bir dağ yolunda büyük telsiz kamyonunu geri çevirmeye çalışırken 27 Kasım 1950 gecesi 23:30 sularında baskına uğramışlardır. Gece karanlığında kurtulabilen bazı askerler baskın anında Teğmen Tahir Ün’ü son olarak “Ateş serbest!” komutunu haykırırken işittiklerini anlatmışlardır. Kunuri Savaşının cereyan ettiği topraklar Birleşmiş Milletler Kuvvetleri tarafından bir daha geri alınamadığından, Teğmen Tahir Ün’ün naaşı ve künyesi ne yazık ki hiçbir zaman ele geçirilememiştir. Daha sonraları baskın esnasında Teğmen Tahir Ün’le birlikte bulunan Amerikalı Muhabere Yüzbaşısı Michael J. Lorenzo’nun ölmediği ve esir düştüğü öğrenilmiştir. Lorenzo yaklaşık 3 yıl sonra, Eylül 1953’te serbest bırakılmış ve vatanına dönmüştür.

    Kaynak: link to tahirun.org

    Mektuplarından biri:

    “”Yakında yine cepheye gideceğiz. Burada zaten cephe yok, her taraf düşman; Şurası muhakkak ki çok korkak kimseler üç-dört kişi 30-40 kişiyi esir alıp geliyoruz. Burada hiç bir saniye hatta hafif kestirirken bile elimizden bırakmadığımız makinalı tabancamız var. Bu yemek, su, uyku, hepsinden evvel geliyor. Bu gün yine yorucu bir vazifeden döndük. Bunun için fazla uzatamayacağım. Çünkü: 4 gecedir (bu gece ile) dağlardayız, tabii hiç uyku yok. Bütün bunlara rağmen sıhhatım çok iyidir.
    Baba, Anne ve kardeşim, her adım atışımda sizleri düşünüyorum, bilhassa herkese mektupları geldi bana olmayınca çok merak ediyorum.
    Anne, Baba hürmet ve hasretle ellerinizden, Erol senin de sevgi ve hasretle gözlerinden öperim. Hepinize bol neş’e, iyi sıhhat diler, çok bol dualarınızı beklerim. Soran ve tanıyanlara sonsuz selamlar.
    Allahaısmarladık. Oğlunuz.””

    Şehidimizi saygıyla anıyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.