Başka gezegende canlılık keşfedilse…?

Varsayalım ki,başka bir gezegende de hayat olduğu hatta bizim kadar zeki canlılar olduğu keşfediliyor. Onlarla iletişim kurmayı başardığımızı da varsayalım. Onların gezegende de bizimkinde olduğu gibi canlılık çok çeşitliğe sahip olsun. Bu çeşitlilik içinde sadece bizim dünyamızda olduğu gibi bir türün diğerlerinden yüksek zekaya ulaştığı ve gezegenin adeta patronu olduğunu hayal edelim. Onlarla kurduğumuz iletişim sonucu, öğrendiklerimize göre o gezegenin patronu olan canlılarında dini inançları olduğu ve tanrıya inandıkları fakat iki temel gruba ayrıldıklarını varsayalım.

Bir grubun tek tanrılı inanca sahip olup , gezegenlerinde canlılığın tanrının emriyle aşama aşama evrildiğine inansın.Diğer grup ise çok tanrılı olsun ve gezegenlerinde görülen çeşitliğe evrimin değil,çok sayıda tanrının kendi aralarındaki mücadelelerin sebep olduğuna inansınlar.

Ve sizin, bu haberleri dünyadaki tüm yayın organlarından canlı olarak yayınlanan bir basın açıklamasında, Nasa’dan güveneceğiniz bir bilim adamının ağzından duymuş olduğunuzu farzedelim. Bu durumdan teist veya ateist olarak düşünceleriniz nasıl etkilenirdi.?.Neden öyle düşünüyorsunuz?

a)İnancım kuvvet kazanırdı.

b)İnancım zayıflardı.

c)Düşüncelerimde değişme olmazdı.

(Not: Anket şeklinde yapmaya çalıştım fakat soru kısmına açıklama sığmıyor o yüzden bu şekilde sordum eğer imkan varsa lütfen düzeltin.)

8 yorum “Başka gezegende canlılık keşfedilse…?”

  1. Hic supheniz olmasin, kitapta yeri verdir.
    Yani mutlaka bulurlar 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Olmasa da oldururlar 🙂

    Kuran’da geçen Rabbül Alemin(Alemlerin Rabbi) ifadesini sık sık başka alem(evren)lerin varlığı gibi bahseden İslam bilginleri var. Bunu da bir şekilde “Kuran’da vardı zaten” şeklinde sunabilirler.

    Önce yemeği yapıyorlar, sonra tadını beğenirlerse içindekileri yazıyorlar…
    Her zamanki yaptıkları gibi.. 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Buna antropolojide ne deniyor tam emin dğeilim… tarihsel determinizm mi, kültürel determinizm mi. Sanırım kültürel determinizm olması gerek. Yani bu düşüncem farklı determinizmlerle yoğurulabilir, mesela çevresel determinizmle falan. Jared Diamiond’un kitabı(Tüfek Mikrop ve Çelik) da biliyorsunuz buna benzer bir düşünceyi savunuyordu. Yani uygarlıkları şekillendiren çevresel faktörlerdir düşüncesi diyebiliriz kabaca. Bu dediklerimin antropolojide veya felsefede ne kadar yeri var ne kadar kabul görüyor pek fikrim yok, ama buna benzer düşünüyorum ben. Ekonomi anlayışı belli bir yol izleyerek şekillenmek durumunda, siyasi anlayış aynı şekilde, bilimsel ilerleyiş aynı şekilde, ve konumuz olan dini süreç de insan toplumlarında beli bri yol izlemek zorunda diye düşünüyorum. Mesela örneklemeye çalışayım; Newton’un kütleçekimi anlayışı ortaya konulmadan genel görelilik bulunamaz anlatabiliyor muyum bilimsel gelişim her zeki toplumda benzer bir çizgi izlemek zorunda, emin olun uzaylı zeki uygarlıklarda da bu kronoloji bizdekine çok benzerdir. Dinler konusuna gelirsek de en önce animizm doğmalıdır bana göre bunun başka bir yolu yok, sonra bu paganizme dönüşecek ve tek tanrıcılık falan filan. Bizde ve varsa dünya dışı zeki topluluklarda da bu süreç böyle olmuştur bana göre. Animizm’den çok tanrılıcılığa geçiş daha sessiz fakat bundan monoteizm’e geçiş oldukça sancılı olmuştur biliyorsunuz, bu konuda kutsal kitaplar tarihi birer belgedir, kitaplardaki kin nefret ve kan açıkça farkedilebilir. Günümzde ise monoteizm’in yerini ateizme ve agnostizme bırakılış sürecini yaşıyoruz artık, muhtemeln tam son levela geçiş sürecindeyiz.

    Şimdi bu anlattıklarımdan sonra artık konuyu bağlamak istiyorum. Bağlantıya geçeceğimiz uzaylı uygarlık da bu dinsel anlayış sürecinin farklı bir noktasında olabilir pek tabii. Belki monoteistler, belki bizim gibi geçiş dönemini yaşıyorlar belki de dogmalardan kurtuluşlarınını üzerinden uzun yıllar geçmiş olabilir. Ama büyük ihtimal bu dinsel deneyimleri yaşamışlardır. Dediğim gibi bu konuya determinst bir yaklaşımım olduğu için zekanın malesef böyle bir zehri üretmeye yatkın olduğunu düşünüyorum. O yüzden uzaylıların bir tanrıya inanıyor olması veya olmaması benim teizme bakış açımı değiştirmeyecektir. Şu dünyada diyelim 6.5milyar kişi bir dini inanca sahip, Bu nüfus nasıl düşüncelerimi etkilemiyorsa kontak kurulacak bir uzaylı toplum benim gözümde bu sayıyı sadece arttıracak belki 10milyar inançlı bireye çıkacak ama düşüncelerim etkilenmeyecektir.

    Ve Baal eğer yanlış anladıysam şimdi söyleyeceklerimi yok sayabilirsin ama. Teistlerin hoşuma gitmeyen bri huyu var, aynı zamanda onları yanlış olan dinlerine sıkı sıkıya bğalayan bir yanılgı bu. Tanrı kavramıyla, kendi inandıkları tanrıyı(Yahve, Allah…) özdeşleştirmeleri. Tanrı sözcüğünün geçtiği her yerde sanıyorlar ki kendi tanrıları kastediliyor. Mesela güncel olan örneği için ebubekir’in Carl Sagan hakkındaki yorumlarına bakabilirsin. Senin bu yazının içinde bir yerlerde de bu düşünceyi sezinledim. Bu hatayı ben kendi ateist arkadaşlarımda da görüyorum, her seferinde de uyarıyorum. Yani bizden çok ileri bir teknolojiye sahip bir uzaylının tanrı hakkında pozitif bir yaklaşıma sahip olması Allah’ın varlığına bir destek sağlamaz, Gök Tanrı için ve Yahve için de öyle. Bu pagan ve monoteist dinlerin tanrıları psedofelsefik varlıklardır, kralların araçları. Kralların kendi egemenliklerini meşrulaştırma araçları, yasalarına bir kutsallık atfetme araçları. Bakın Cengiz Han Yasası “Sonsuz Mavi Gök’ün(Gök Tanrı) buyruğuyla…” diye başlıyor. Orhun Yazıt’larında Kül Tigin yazıtının bir yüzü şöyle başlıyor; “Tanrı(Gök Tanrı) gibi ve Tanrı’dan olma Bilge Kağan…”. Ramses’ler var mesela Mısır’da, Ramses Ra’dan olma (çocuk) demek. Kartacalı ünlü komutan Hamilkar, ismi Melgar’ın kardeşi demek. Hammurabi de yasasını Güneş tanrısı Şamaş’tan aldığını söylemiş. Bunun gibi yani örnekler çok çoğaltılabilir, ilk anda aklıma gelenleri sıraladım. Sonuç olarak tanrı deyince aklınıza bunlar gelmesin artık, “dinsiz”ler olarak bu mevzuyu artık aşmamız lazım, dincilerle aynı hatalara düşmeyelim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. kaptan ben de ayni karukaturu koymustum gonderene kadar senden geldi :))

    Ateistler konuya hic takilmaz ve goruslerinde bir degisme olmaz ama dinler arasinda , onlar aslinda hristiyan adini baska koymuslar, yok onlar islamin uzevii meshebinden diye kavga cikar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Bende tanrı kelimesini kavramsal anlamıyla senaryoya yerleştirmek istedim ama belki senaryo dünyadaki dinsel gelişimi çok andırdığı için böyle bu duyguyu tam ifade etmiyor olabilir.O zaman şöyle bir eklemeyle açıklık getireyim. O gezegendeki pagan veya monoteist dinlerin tanrılarının, dünya tanrılarıyla tıpatıp birbirlerini doğrulayıcı benzerliği olmasın.Orjinal isimleri, mitolojileri,emirleri..vs olsun.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Fark şu: elimizde ilk defa ikinci bir türe ait bilim, sanat ve felsefi veri olur.

    E biz de sorarız elbet, Uzaylı kardeş size de kitap indirildi mi filan? (işin detaylarına gireriz anlayacağın)

    Ne yani, orası da muhammed’in yüzü suyu hürmetine yaratılmadı mı? Neden farklı olsun?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Bence başka bir gezegende canlılığın olması her halukarda abiyogenez için + 1 dir.

    Dolayısıyla böyle bir durumu ateist düşüncelerimin lehine sayardım .

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Uzay yolu film serilerinin birinde Volkanlı bir bilge (düşünün hem volkanlı hem bilge) tanrıyı arıyordu yasak bölgede. Ve buluyordu da. Gerçi sonra bulduğundan pek hoşlanmamıştı. Yani gelişmiş bir uygarlık bile olsa, tanrıya inanan zeki canlılar olabilir.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.