Son zamanlarda bir çok yerde görüyorum. Beyaz Türklerle ilgili bir çok yazı, makale, ima vesaire. Ama bu kavramın tam olarak neye karşılık geldiğini, kimi kastettiğini tam anlayamadım. Her yazar farklı birilerini kastetmiş. Kimisi bu kesimden övgüyle bahsederken kimisi yergiyle bahsetmiş. Benim de haliyle merakımı çekti.
Sizin bu konuda ki görüşleriniz nelerdir? Beyaz Türkler kimdir? Nedir? Kimlere denir?
Bu konuda bugünkü Habertürk gazetesinde Serdar Turgut açıklayıcı bir makale yazmış.
Diyor ki: “Beyaz Türk olmanın önkoşulu, zengin olmak değildir. Zengin insan, kendi koşullarına Beyaz Türklüğün olmazsa olmazları olan “bilgili, birikimli ve kültürlü” olma koşullarını da ekleyebildiği takdirde işte ancak o zaman Beyaz Türk olabilir.”
Tamam, doğru da burada kastettiği sadece batı kültürü. Yani, bizim kadim kültürümüzden haberdar olmayan, sadece ingilizce bilip biraz da mürekkep yalamış insanları kast ediyor. Bence kültürlü olmak, herşeyden önce, içinde yaşadığı toplumu ve onun değerliklerini iyi bilmeyi gerektirir. Dışa bakıp, özenti içinde olan ve kendi kültürünü küçümseyen kişiler “beyaz Türk” olarak tanımlanıyorsa, bence doğru bir tanım yapılıyor. İşte bu noktayı kavrayamadığı içindir ki Serdar Turgut kavram karmaşıklığı yaşıyor.
Genelde yurt dışında yaşayan, batıya hayran olan (Amerika, Almanya vs) hatta onların medeniyetlerine sistemlerine özenen, yabancı dil bilen, okuyan, vs kişilere beyaz türk deniyor.
Eee bizim sitede kimler var böyle?
xenix
Küçük asyanın rumeli- balkan tarafında bir soy geçmişi olacak, dedelerinden bu yana bürokrasinin değişik yerlerinde yer almış olacak, ittihat ve terakki geleneğinden gelecek, cumhuriyet dönemi modernizmi temsil edecek ve o kültürü yaşantısında gösterecek, banka-borsa gelirleri göze batmayacak, sivil-askeri bürokrasi içinde hepsi birbirini bilecek, aklıma gelenler bunlar, daha da yazılabilir…
Başbakan- cumhurbaşkanı olmazlar, ama onlardan daha derin sınıfsal, yönetimsel bir çarkın içindedirler.
mesela Kılıçdaroğlu CHP genel başkanıdır, ileride başbakan da olabilir cumhurbaşkanı da, ama asla Beyaz Türk değildir, Aynı oluşum içinde, Önder Sav, Beyaz Türktür…
Beyaz Türk olmak soy sop ve aile ilgili bir durum değildir. Tümüyle zihniyet meselisidir. Ben, Anadolu’da doğup oranın ortamından çıkıp Amerika’da okumuş ve batı hayranı olarak geri dönmüş nice Türk tanıyorum. Onlara beyaz Türk denmektedir. Bu durumu soy sop ile ilşkilendirmek ırkçılık yapmaktır. Oysa ki beyaz Türk olmanın ırkla, aileyle soyla hiç bir ilgisi yoktur.
Sadece ve doğrudan batıya özentili olup olmamakla ilgilidir. Aile kökeni Trakya olup özenti içinde olmayan pek çok Türk de vardır. Bu batı özentisi İnönü ile başlamıştır ki kendisi Malatya doğumlu olup, tipik bir Beyaz Türk olarak tanımlanabilir. Atatürk Selanik doğumludur ama Beyaz Türk’lükle yakından uzaktan ilgisi yoktur.
Bu durumda sevgili bilgisev Batı ile Doğu nun karşılaştırmasını da yapmak gerekmiyor mu? İçinde yaşadığımız toplum şeyhlere şıhlara padişahlara düşkün bir toplum.
İnsanlar; doğuda mı insan yerine konuyor, yoksa batıda mı?
xenix
İnsanları ne kadar gereksiz ve anlamsız ayrımlara sokmaya çalışıyorlar.
Ayrıca; insanların kategorilere ayrılması veya benzeri yöntemlerle gruplandırılması doğru mudur?
beyaz türk benim saptamam değil, şu ana dek okuduklarımdan somutladıklarımı yazdım ve ırkçılık yapmış oldum, olsun, sanal ortamda her şey olabilirsiniz:) ( şimdi ben kalkıp asıl ırkçılık dünyanın türk olduğunu kanıtlama uğraşısıdır desem sanırım bir yanlış anlama! üzerinden haksız bir yargılamada bulunmuş olurum, değil mi Sn Bilgisev?
şimdi, beyaz türklük kavramının sadece zihniyet sorunu olduğunu savlamak işin içindeki bütün diğer değişkenleri reddetmek anlamına gelir ki birilerinin ürettiği bu kavram bu kaba sığmaz. İşin içinde ciddi anlamda tarihsellik var, modernizmin coğrafya içinde yayılış yönünün tarihsel nesnelliği var, batıdan anadolu’ya geçişkenliği var, ekonomi-politiği-siyaseti var, var da var…
batı özenticiliğinin inönü ile başladığı konusundaki kesin saptamanız biraz tarih görmüş ortaokul öğrencisini bile hocam aman! dedirtecek bir heyecana iteler…
bu arada, hocaya ödev, köktürklerdeki beyaz kemik budunu ve kara kemik budunu kavramlarını sosyolojik olarak inceleyebilir mi?
( içten bir tarzla yazmaya çalışıyorum, lütfen yanlış anlamayın, sonsuz.us’un eşitlikçi, paylaşımcı öz’üne sığınıyorum)
Tarihsel gerçekleri batının bize öğrettiği şekilde değil de, kendi araştırmalarımın sonucu olarak ortaya koyuyorsam, bunun ırkçılıkla yakından uzaktan ilgisi yoktur.
Asıl ırkçılık bir grup insanı diğerlerine göre üstün olduklarını iddia etmektir ki benim çalışmalarımda bu tür yüceltici tek bir söz bile bulamazsınız. Katılmayabilirsiniz, ama ırkçılıkla suçlayamazsınız.
Batıya özenti konusuna gelince, bu daha eskilere Jön Türklere kadar uzanır, ama ben cumhuriyet tarihimiz içinde devletin teşvik ettiği, sistematik bir özentiden söz ettim. Gerçi Atatürk döneminde şapka devrimi, harf devrimi yapılmış ama ben onları bir özenti olarak görmüyorum. Dönemin gereklerine uyum olarak görüyorum.
Ben kısaca Türklerin aristokrasi sınıfı diyorum onlara, parası olsun olmasın kendilerini nobel hisseden tipler. Tamamıyla yapay olduğunu düşünüyorum.
aram’ın önerisi üzerine araştırdım ve alttaki bağlantıdaki yazıyı buldum.
link to euractiv.com.tr
Türk kültüründe renklerin önemi büyüktür. Dört yön dört ayrı renkle ifade edilir.
Bu dört yön, Türklerin eski anavatanı olan orta Asya’ya göre tanımlandığını belirteyim.
Kuzey = Kara. Kuzey daima karanlık olmuştur. Çünkü ne kadar kuzeye çıkarsanız kış günleri o kadar kısa olur. Yani gök erken kararır.
Güney = Beyaz veya Ak. Güneye indikçe günler uzar ve gök geç kararır. Bu bakımdan güneyin rengi Ak’tır.
Anadolu’ya gelen Türkler Anadolu’nun kuzeyindeki denize Karadeniz ve güneyindeki denize Akdeniz adını vermelerinin nedeni budur.
Kara aynı zamanda karanlık olduğundan, karanlık işler çevirenlere ve karanlık düşünceli olanlara “ne kara kara düşünüyorsun?” denir.
Doğu = Sarı. Bu rengin nedeni doğuda Gobi ve Taklamakan çöllerinin oluşu ve o çöllerde fırtına olduğunda, yükselen kumların göğü sarı renge boyamalarındandır.
Çinlilere “Sarı ırk” denmesi sadece ten renklerinden değil, doğuda yaşadıkları içindir de.
Batı = Mavi rengi ile tanımlıdır. Çünkü batıya gittikçe gök açılır, çünkü Orta Asya’nın batısında çöl yoktur. Göktürk adı “Mavi Türk” demek değil, “Batıda yaşayan Türk” demektir. Doğuda yaşayan Uygur Türkleri de vardır.
Bu tarihsel gerçeklerin günümüzde tanımlanan Beyaz Türk kavramları ile hiç ilgisi olmadığını da ayrıca belirtmek isterim.
gariptir ama aşağıdaki alıntı da dediğiniz sayfada;
“Türkler, Orta Asya bozkırlarında, Amerika kıtası keşfedilmeden bin sene önce sosyal ve sınıfsal anlamda “ak-kara” kavramlarını keşfetmişler, yazıtlarına yazmışlar, anıtlarına dikmişlerdi. Yani “Beyaz Türkler”in, “Beyaz Amerikalılar” gibi türedi, burnu büyük ve toplumdan bihaber olduğunu sanmayın. Çünkü “Beyaz Türkler”in toplum yönetimi bilinci ve sorumluluğu binlerce yıldan günümüze uzanan derin geleneklere dayanır. Bazıları hala başarıyla sürmektedir…
Lafı uzatmadan söyleyelim: Eski Türklerde boylar ve soylar “Ak kemik budunu”, “Kara kemik budunu” diye net sosyal-sınıfsal ayrımlara sahipti. Ak budun varlıklı bey ailelerini simgelerdi. Kara budun yoksul ve dağınık halk topluluklarını. Kara budun başında kagan olmazsa dağılır, aç-çıplak ve yoksul kalırdı. Kagan “kara budun”u toparlar, düzenler, yedirir, içirir, giydirirdi. Zaten kaganın ve yöneticinin asıl fonksiyonu da buydu. Savaşta onları yönetmek, barışta yedirip içirmek.
Kagansız kalan “kara kemik budun”un “İlli budun idim, ilim hani? Kaganlı budun idim, kaganım hani? Ben şimdi kime iş güç vereceğim?” diye yakındığı Orhun Anıtlarında yazılıdır.
Türklerde “Ak ruhlar-kara ruhlar” “Ak kamlar-Kara kamlar”(şamanlar) ayrımları hep yapılmıştır. Türk tarihinin en önemli belgelerinden Kutadgu Bilig’de bey soylarının ve yöneticilerin toplumu, güneşin balçık ve kara dünyayı aydınlattığı gibi aydınlattığı ve “ak” olduğu yazılıdır. Ak varlığı, yaşamı, zenginliği, soyluluğu çağrıştırır; kara yoksulluğu, ölümü ve yeraltı ruhlarını.
alıntı: link to euractiv.com.tr
buradan beyaz türk kavramının tarihsel planında soy-sop-sınıfsal-toplumsal statü vb gibi kavramların yeri oldugunu gösteriyor.
Alev Alatlı’nın son romanı : Beyaz Türkler Küstüler
roman mart 2013 te piyasaya çıktı.
harika bir roman, romandan öte, türkiyenin sosyolojik bir analizi, günümüz türkiyesinden insan manzaraları.
ve alatlı’nın son uyarısı şöyle:
arsız, densiz, ilkesiz, haddini bilmez, bayağı isen yanımıza uğrama!
küstah, mürai, tufeyli, zevzek, müptezel, basmakalıp isen kapımızı çalma!
palavracı, korkak, kalleş, ahlaksız isen eşiğimizi geçme!
içtenliksiz, sevgisisz, pespaye, paçoz isen evimize gelme!
çilşehanedir burası, hoşgörü dergahı değil,
ahde vefa bilmez, tövbe tutmaz isen
sakın gelme!