Beyaza boyayalım Kampanyası

Muhtemelen sizler de şimdi yazacağım konunun vehameti hakkında pek çok şey okumuş ya da duymuşsunuzdur fakat ben yine de konunun aciliyeti sebebiyle yeniden dile getirmek ve mümkünse bir kampanya için aracılık etmek istiyorum.

Konu hızla eriyen buzul kütleleri… Bilindiği gibi dünyamız her yıl daha sıcak ve yağışlı olmaya doğru gidiyor, buzulların erimesinin yarattığı sonuçla kasırgalar, sel ve hortum felaketleri her yıl artan ölçüde dünyamızın üzerine gelmekteler. Hem bu artış matematiksel de değil geometrik bir artış. Şöyle ki;
Güneşten gelen ısının dünyada makul bir seviyede kalmasını sağlayan, gezegenin buzlarla kaplı alanları; çünkü beyaz ısıyı yansıtıyor! Bunu biliyoruz fakat belki de pek düşünmediğimiz ise; gezegende en büyük ısıyı emenin okyanus sathı olduğu! Böylece beyaz erirken siyahın lehine eriyor. Giderek katlanan berbat bir döngü içindeyiz.
Bilim adamları bu konuda sürekli uyarı yapmaktalar fakat görünen o ki bu konuda yaratıcı çözümler üretmek durumundaki merciler başka konularla ilgililer. Örneğin “dumansız gökyüzü projesi” gibi!
Bu konuda günlüğüme yazdığım yazıdan ufak bir alıntı yapayım:

“Dumansız hava sahası imiş?! Gerçekten buna inanan var mı meraktayım. TV de veya yazılı reklam panolarında her gördüğümde kahkahalarla gülmek geliyor içimden. Ah ne güzel dumansız masmavi mini minnacık mavicik bulutlar altında ah ne mutluyum lay lay loommm…
Bu komediyi icad eden amerikalı dahilere gıpta ile bakıyorum, keşke bu dehalarını gerçekten dumansız gökyüzü için harcayabilselerdi.
Devamı için: http://agnia.blogcu.com/dumansiz-hava-sahasi_18358111.html

Bir süredir mavi gezegenimizi bu nerdeyse tersinemez duruma gelmiş gidişattan nasıl kurtarabileceğimizi düşünüyorum. (Bilm adamları dünyanın yaşanamaz bir yer haline gelmesinin en fazla otuz yıl sürebileceğini hesaplamışlar).

Madem beyaz alanlar azaldığı için bu fecii gidişat geri çevrilemiyor o halde yapmamız gereken belki sadece çok basit bir girişimle başlayabilir diye düşündüm.
Yani “Beyaza Boyayalım Kampanyası”.
Bu konuda seyrettiğim bir programda bir bilim adamı çok basit bir deney yaptı. İki birbirine eşit yüzeyde biri beyaz diğeri siyah plakayı güneş altında yere yan yana koydu. Her iki plakanın yüzeyindeki ısıyı elindeki termometre ile ölçtü, hemen hemen birbirine yakındı. Sonra sadece bir dakika bekledi ve ısıları tekrar ölçtü; iki plaka arasında on derece fark oluşmuştu! Belki de dumansız gökyüzü kampanyası için yapılan reklam harcamalarını sadece bu deneyin herkesin bikaç kez görebileceği şekilde yapsalar, durumu daha net algılayacağız.

Dünya yüzeyinde beyaz alanların artması için neler yapılabilir?
Benim aklıma gelenler şunlar;
1. Büyük kapalı alanların (çarşı, barınma kompleksleri, spor sahaları, fabrikalar, arabalar gemiler, trenler gibi) dış boyalarının beyaz yapılmasını şart koyan kanunlar çıkarılabilir. Bu kanundan sonra yapılacak binalarda kesin şart olacağı gibi, belli metrekare yüzey teşkil eden mevcut yapıların peyderpey en geç iki yıl içinde beyaza boyanmaları şeklinde olabilir.
2. Bilim adamları okyanuslar üzerinde, içindeki canlı yapıya zarar vermeksizin beyaz bir tabaka oluşturabilecek araştırmalar yapmalı.
3. Ve tabii yeşil alanların arttırılması, olmazsa olmaz hayati bir durum.
4. Her yıl ne kadar metrekare buzulun eridiği bilimsel olarak mevcut. Bu durumda sadece kaybedilen alan+%1 lik bir alanı her yıl beyaza çevirebilecek bir formul yaratırsak, doğa kendini çok kısa zamanda yeniden toparlayacaktır, çemberin dönüşünü bir kez tersine çevirebilsek bu konu hal olabilir gibi hissediyorum.

Tabi benimki tamamen sade bir vatandaşın duygu ve düşünceleri, işin ehli bu konuda neler tasarlamaz ki. Keşke çocuklarımıza, kendilerine bir gençlik ve olgunluk periyodu geçirme imkanı tanıyamıyor oluşumuzu anlatsak?!
Ezcümle biz yetişkinlerin kör, aptal, duyarsız, uyuşturulmuş olduğumuzu düşünüyorum. Soluyacağımız hava kalmamışken, altımızdaki gezegen elden kayıp giderken, nelerin hesabını yaptığımıza inanamıyorum, sanırım bu bir rüya olmalı! Başka izah bulamıyorum.

Eğer bu konuda benimle hemfikir olan var ise, lütfen birşeyler yapın, elinizdeki imkan neye yetiyorsa.

Sibel Atasoy
05.08.08 – Beylerbeyi

15 yorum “Beyaza boyayalım Kampanyası”

  1. ben de sıradan bir vatandaş olarak yazını okudum ve ilginç, mantıklı ve anlaşılır buldum.sanıyorum bu düşünce/proje olabildiğince çok kişiye, internetin olanaklarından faydalanılarak ulaştırılmalı.mesela, sadece bu iş için hazırlanmış bir web sitesinde konu detaylı olarak anlatılarak, mümkün olduğunca fazla kişiyi konunun içine çekip, birlikte ortak projeler planlanmalı.bir çevre örgütü hareketi şekline sokulmalı belki de..ama önce herkes kapısının önünü temizlemeli..Benim aklıma hemen ilk gelen , kıyafetlerimde beyaz renge ağırlık vermek oldu mesela:) ikinci yapacağım şey de, konuyla ilgili yazını, tüm mail listemdeki kişilere ulaştırmak ve onlarında zincirleme kendi listelerine göndermelerini rica etmek..Bu sayfaya gelip, bunları okuyan ve ilgi duyup birşeyler yapabileceğini hissedip isteyen herkes, bir iki cümleyle bunu ifade ederse, belki de , o sözünü ettiğim çekirdek oluşum burada filizleniverir ve bizler, gelecek olası felaketler için sızlanan değil, birşeyler yapan insanlar olma mutluluğuna erişiriz…sevgiler:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Hadi arkadaşlar tutalım ucundan, geleceğimizi okyanuslara gömmeden, bir+bir+ sonsuz diyip yaşamın idamesine katılalım… Üstad seni tebrik ediyorum, hiç olmazsa sorgulayıp araştırıyorsun….

    Anda yaşamaya çalışırken o an içinde olmayanı aramak özlem…Her an içinde tamdır oysa, eksiklik neden?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Neler yapabiliriz? Başlatabildiğiniz şeyleri haber verirseniz canıgönülden desteklemeye hazırım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Aslında konuyu siyeset arenasına taşımak lazım; çünkü köklü önlemler ancak o kanaldan alınabilir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. sadece rengi midir buzulların ısı ve iklim dengesi için rolü…beyazın güneşi yansıtma kabiliyeti konusunda haklısınız fakat şunları eklemek isterim, güneş ışınlarını atmosfere yansıtma sorunu değildir küresel ısınma. Dünyanın şekli ve atmosferdeki gazların dengeli salınımı güneş ışınlarının da gezegene dengeli salınımını sağlar. Beyaza boyamak? sizce tabiat bu numarayı yer mi? bence yemez..kendine ait olanı alır..henüz bir ideal olan insanlığa varamamış gezegenin sahibi olduğunu iddia eden türün elinden…beyaza boyayalım evet..estetik bir teşekkürü olsun kentlerin tabiata..yapay bir oyunla…kesinlikle estetik olacaktır…öte yandan küresel ısınma yerkürenin manyetik alanı ile ilgili bir sorun olup oldukça karmaşık bir sorunu teşkil etmektedir. yakın zaman önce bilim adamları (+) şu kadarlık bir ısı yükselmesinin sonuçlarını açıklamış-öngörmüştür…bilimin en önemli argümanı olan matematikle öngörülen değerlere ulaşılmış, bilimadamlarının yaşamın sonuna ilerleyeceğini düşündükleri yeryüzü parçalarına birşey olmamıştır..fakat ısınma devam etmektedir….lütfen biri çıkıp, aklı başında bir bilim adamı izah etsin bize bu olanları..takdir edicem, saygı duyucam, heykelini yapıcam…(cidden)…

    sayın agnia, dumansız hava sahası konusundaki fikirlerinize katılıyorum…ve kış gelsin görücem hepsinin dumansız sahasını diyorum…şimdiden bütcemi, kışın yayıma girecek “nerede dumansız hava sahanız, oraya gidip nefes alıcam” karşı propaganda reklamım için ayarlıyorum:) sevgiyle…..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Bu özenli yanıt için teşekkür ederim. Tabi ki dengenin bozulmuş olmasının çok önemi var, daha birçok sebep oluşturuyor bu durumu. Yine de buzulların durumu son derece belirgin ve baskın. Bunu hem seyrettiğim N.geographig kanalından bilgi olarak edindiğimden hem de sezgilerime binaen söylemekteyim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. çok güzel olur ama öte yandan walla boyayalım beyaza:) sevgiyle

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Sanırım şu önerdiğim ikinci madde çok önemli:
    2. Bilim adamları okyanuslar üzerinde, içindeki canlı yapıya zarar vermeksizin beyaz bir tabaka oluşturabilecek araştırmalar yapmalı.

    Çünkü okyanus ısıyı içine emdiğinde yoğun bir buharlaşma oluyor ve tayfun ve hortumları oluşturuyor. O en sevdiğimiz okyanuslar sonumuzu hazırlayacak gibi görünüyor! Zaten hep öyle değil midir? İnsan ne çekerse sevdiğinden?! 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Sadece beyaza boyamak yeterlimi? Bana pek mantıklı gelmedi açıkcası bu kadar kirliliğe kuçak açmışken ve ciddi başka önlemler almadan yararı olacağını pek sanmıyorum.Ve biz önce yüreklerimizi beyaza boyayalım bakın işte sadece bu yeterli olabilir:)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Her ne taraftan bakarsanız aynı kapıya çıkıyor, dışarda yapmaya çalıştığınız şeyler içinize, içinizde yapmaya çalıştıklarınız dışarıyı değiştirir, bu kaçınılmaz bir dön/den/GE…
    İçinizi beyaza boyamak için neler yapacaksınız örneğin? (beyaz bi simge olarak tabi)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. İşte ben de onu dedim, içeri/dışarı farketmez, önemli olan niyetin kesinleşmesi ve harekete geçmek.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Sevgili Agnia, o hareket bende galiba çoğu arkadaşlarımda da çoktan başladı. Herşey biz nasıl olmasını istersek öyle olacak. İstersek beyaza , istersek siyaha boyayacağız ve ümit ederim çoğunluk beyaza boyamayı seçecek…
    Yok birbirimizden farkımız ama biz kuantum bankasıyız:)))
    Sevgiler…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. İnsan doğanın sonunu getiremez, ancak kendisinin sonunu getirebilir. Bu konuda yapabileceğimiz fazla birşey yok. Rahat yaşama isteği ve bunun doğurduğu rekabetten kimseyi alı koyamayız. Hatta kendimizde bu mücadelenin içindeyken…

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Evet, hatta bu konuda bi atasözümüz bile var değil mi? “Elle gelen düğün dernek”
    böyle miydi? Henüz uyanamadım (ne kadar uydurukçu olduğumu bilirsiniz)
    Sanırım dün bir program izledim, bir organizasyon hatta büyük bir şirket galiba ismini duyamadım; BEŞİKTEN BEŞİĞE diye bir çalışma başlatmış, hemen birçok konuda halihazırdaki plastik ve doğada erimeyen malzemelerin yerine doğada kolayca hazmedilen ürünler gerçekleştirmişler, bunun içinde plastik tabak çanaktan arabaya kadar bi çok ürün var. Kullandıkları ana malzeme mısır ve nişasta!
    Hiç rastladınız mı bu konuya?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.