Eskiden bilgiye ulaşmak çok zordu. Sınırlı sayıda insan kitap okur bilgi sahibi olurdu. Bu onu diğerlerine göre avantajlı hale getirirdi. Günümüzde ise bilgiye ulaşmak çok kolay. Bilgisayar başına oturan veya cep telefonu olan herkes, en başta google, wikipedia gibi sitelere girerek bilgiye ulaşabiliyorlar.
Fakat eskiyle şimdi arasında şöyle de bir fark var. Eskiden bilgi daha çok süzülmüş olarak kitaplarda bulunuyor ve yanlış bilgiler genelde söylentilerle yayılıyordu. Şimdi ise bu söylentilerin hepsi yazılı hale getirildi ve sanal ortamda yerlerini aldılar.
Artık günümüzde bilgiye ulaşmak değil, onu doğru yorumlamak gerekiyor. Yeni nesil çocuklara ve bizlere, bilgiyi doğru yorumlayabilmek için ne tür önerilerde bulunursunuz?
Çocukların durumunu aynen Freud gibi yorumluyorum; Ne yaparsanız yapın kötü olacak… Sonra kötülerin arasından iyiler çıkacak.
tabiki de basılı kaynakları kullanmalarını yani kütüphanelerden faydanlanmalarını öneririm…
elektronik ortamdaki yazarı belli olmayan ve hiçbir otorite tarafından onaylanmamış bilgilerin kullanılmasından olabildiğince kaçınmak bilgiyi doğru yorumlamanın önünü açacaktır.
Stavrogin inanırsa, inandığına inanmaz
inanmazsa, inanmadığına inanmaz
Dostoyevski, Cinler
Basılı kaynaklar eskisi kadar önemini kaybetmiştir. Artık bir konu için kimse gidip kütüphaneye araştırma yapmaz kolay kolay. Hele elinin altında internet varsa.
Ona bir karşılaştırma veya bilgiyi analiz etme, ayıklama gibi özellikler kazandırılabilir mi? Veya nasıl…
bu iş için arama motorları var hatta kaynağı elektronik ortamdan elde edebiliosunuz ama bu araçlar genelde kütüphanelerde kullanılan yada profesyonel araştırmacıların ücret karşılığında üye olduğu yerlerdir yani sıradan bir araştırmacının bilindik kaynakları kullanmak dışında yapabileceği pek fazla bir şey yok internet ortamını kontrol altına almak ve ordaki bilgi kirliliğini önlemek şimdilik mümkün değil
Stavrogin inanırsa, inandığına inanmaz
inanmazsa, inanmadığına inanmaz
Dostoyevski, Cinler
Her şey o kadar hızlı ki…Öylesine hızlı yaşıyoruz ki, bazen hani azıcık daha hızlansak ses hızını ,ışık hızını yakalayıverecekmişiz hissine bile kapıldığım anlar oluyor:) Kimbilir ileriki yy larda insan beyninin de hızlı çalışması sayesinde onlarda gerçekleşebilir…
Hızlı hızlı yemek yiyoruz çoğu da hani şu ‘’fast food’’ dedikleri beslenme, nerede tüm ailenin bir sofra başında oturup aile fertlerinin birbirlerini görüp hatta sohbet bile edebildikleri su bardaklı sofralar…Su yerine asitli içecekler ikame etmekte zira midelerde…Ve yine hızlı ulaşım araçlarıyla insanlarımıza, mekanlarımıza kavuşup hızlıca ayrılıyoruz…İlişkilerimiz de bu hızdan nasibini alıp hızla tükenmekteler…Evet biz bu hızın içinde çok şeyi yanlış algılıyor, yanlış aktarıyor ve tüketiyoruz…Kendimizi tüketiyoruz soğuk madeni bir ses çıkararak bu teknoloji dünyasında…
Teknolojinin insan hayatındaki kolaylaştırıcı ve ileriye taşıyıcı unsurlarına karşı çıkmak elbette çok yanlış…Ama…Teknoloji bilgi kirliliği ve duygu kirliliğini de sırtlanıp gelince ‘’İtirazım Var’’ 🙂
İnternet ortamında öyle çok yalan yanlış şeyler dolaşıyorki, bilgiyi yorumlamaktan geçtim bilginin kaynağına ve geçerliliğine ulaşmak bile zor oluyor bazen…Meğer kimler neler neler yazmış, söylemiş, yapmış vs…Bir şiir yada bir söz bile, hangi yazara ait olduğuna eminim şaşırıyordur:)
Yeni nesil için böyle bir ortamdan kendilerini soyutlamalarının da çok zor olduğu bilinciyle yinede ben derim ki, kütüphanelerden uzaklaşmasınlar, kağıtlara dokunsunlar…Kitap satışlarının henüz devam ettiği günümüzde bu neden olmasın…Taa ki sonsuz’un güzel tanımlaması ‘’bilginin süzülmüş olarak’’ oluşturulan öyle ki bünyesine yabancı ve yanlış aktarımları almayan sitelerin zamanına kadar… Bugün için ütopik gibi görünsede…
Ah, Tanrı dünyayı yeniden yarataydı,
Yaratırken de beni yanında tutaydı;
Derdim: “Ya benim adımı sil defterinden,
Ya da benim dilediğimce yarat dünyayı.”
Ömer Hayyam
Azıcık kopya gibi oldu ama Sisifos’ dan özendim, ben de Hayyamı aldım:)
Pratik tarafından sınanmayan bilgi bilgi olamaz.Bir kimsenin buradan okuduğu bir tümceyi bilgi sayabilmesi için bile öncesinde binlerce pratik yapmış olması gerek…
Bilginin sınanacağı alanlar ise konusuna göre bir fen labaratuarı olabileceği gibi, bir dernek çalışması da olabilir. Bir tarım faaliyeti de olabilir… Sevişmek de olabilir… vb…
Sözün madde ile kaynaşması ve bir alaşım oluşturması gerekir…
Bu olmadan sözün ya da gözün(?) bilgi kabul edilmesi eksiktir…
Önerim bilgiyi pratik ayaklarına oturtacak yolların bulunmasıdır…
bilginin internette bu kadar hızlı ve tabir-i caizse sahipsizce yayılmasının sonucu olarak, ileride, sanal ortamda yer alan her türlü bilgi ve sanat eserinin anonimleşeceğini düşünüyorum. “sanal ortam” şartını koşmamın sebebi, tablo, heykel vs. gibi bir tane olan ve kopyalanamayan fiziki eserlerin bu durumdan etkilenmeyeceğini düşünmemden kaynakanıyor. ancak, bir kez internete düşmüş bir lafın, bir resmin, hatta koca bir romanın bile kısa süre içinde anonimleşeceğini, herkes tarafından paylaşılsa bile ilk sahibinin unutulacağını ve daha da önemlisi umursanmayacağını düşünüyorum.
sonsuz’un sorusuna gelirsek, bence bunun cevabı internetteki bütün bilgiyi bizim yerimize tarayan ve analiz eden yapay zekadır. hatta, linkini bulamadım ama bildiğim kadarıyla böyle bir yapay zeka bir bilgi yarışmasında insanlara karşı yarışmış ve kazanmıştı. yani yakında, bir bilgiye ihtiyaç duyduğumuzda büyük ihtimalle onu kendimiz aramayacağız, bir yapay zekaya bizim için aramasını ve ihtiyacımıza en uygun sonucu bulup getirmesini söyleyeceğiz.
tabii bu durum beni biraz tedirgin ediyor. çok yakında, insana ne gerek kalacak onu merak ediyorum.
Benim önerim internetten kopyala / yapıştır yapmadan önce okuyup anlamak, içeriği değerlendirmek, biraz da kimin yazdığını araştırmak…
Yoksa insan çok fena rezil olabiliyor. Örneğin biraz önce ataan, bir pratisyen doktorun salladığı bilgileri tuttu yapıştırdı, eline yüzüne de yapıştı tabi…
xenix: Takiplerim
Sorularınızın cevabı METODOLOJİ de saklı…
METODOLOJİ bir konuda en sağlıklı sonuca ulaşma yolunun belirlenmesi için gerekli olan bilgileri kapsar.
İlk defa bir yere gideceksiniz.
Kaybolursam birine sorarım…
…dediniz ve gönül rahatlığı ile yola çıktınız.
Metodoloji;
Kaybolursam birine sorarım…
Gitmeden telefon eder adresi alırım…
Yolda giderken çevremdekilerden yönümü teyit ederim…
Bir harita edinirim…
Allah kerim…yanlış hesap nasılsa Bağdat dan döner ise yanlış yol da nasılsa doğru yolu nasipse bize kısmet eder…
…gibi gibi
Metodoloji, bunların hepsini ya da en az bir kaçını kullanmanız üzere izlenecek yolları önceden oluşturma disiplinini size verir.
Bilgi çöplüğü her daim var idi…yoğunluğu arttı.
Yağmur her daim vardı…silecek keza. Ne oldu? Daha hızlı çalışan pünematik motorlar ile çözüm bulundu.
Aslolan metodolojidir.
İşkembenin ebadı ya da sayısının artması sorun değil…
…ilk okuduğun, duyduğun, izlediğin bilgiye tapmayacaksın.
Metodoloji skolastik öğrenmeyi yenebileceğin yeğane aletindir…
Zıt, çapraz, çapraşık, kontra bilgiler ile sentezleme…
:))))
Bilgiyi yorumlamak ve Sonsuz Us..Ateistler her konuda haklilar aksi fikirdeyseniz hakareti, küfürü yersiniz..
Sitede bana yaptığınız ilk yorum.
Koyu kısımlar sizin ahlakınızı ve ağzınızı gösteriyor. Sanki kahvede okey oynayan birinin ağzından çıkan laflar. Yakışmıyor size malesef.
xenix: Takiplerim
Ben bu mesajla ilgili özür dilemistim..Size degildi bu söylem..Gamoro efendi ve porno kafa hola nin küfür ve hakaretlerine karsilik yazilmisti ancak yeni oldugum icin üye isimlerini karistirmistim..
Bakarsaniz mesajlara özür mesajimida görürsünüz..
Benim ahlaki bir sorunum yok sükürler olsun..Agzimda sadece burda bozuldu sagolsun Gamaro ve Porno kafa holadan ögrendim :)))
Diğer kısımda (başlıkta) da özür bekliyorum. Yine iftiracı falan demişsiniz, anlamanızı umuyorum.
xenix: Takiplerim
Ben hata yaparsam özür dilerim bundan hic süphen olmasin..
bir söz var efendiler! ‘vûsülsüzlüğümüz, ûsülsüzlüğümüzdendir’ diye. daha türkçesi ve bu forumlarda seyr-ü sülük edenlerin seviyesince(hala, -hola değil- ve avanesi üzerine alınabilir) izah edecek olursak elinizde tuttuğunuz ve kendinden medet umduğunuz pusulanız iflas bayrağını çekmişse hal-i pür melalinizi izaha ihtiyaç yok zannındayım…
En azından ağzınızın bozuk olduğunun farkındasınız. Bu da güzel.
xenix: Takiplerim
yok bilgi diye bi şey; kitap diye bi şey; kitap okumak diye; (-juoda)
doğada geçen zaman- uzamış ayrılmış ve genişsemiş gibi olur-bitmez bazen-içiçe- uzar da uzar-bitmez
boştur kitap
okuma sadece yaşa- sadece düşün (coda) sadece ol-varol (bu da)
okumak bazen yığıntıdır-iskinti-atma isteği-her şeyi aklında söküp gibi; akıl kusma tiksintisi-akıl bulantısı; çok yemekten-gereksiz yemekten ve karıştırmaktan gibi (joda)
aklın-mantığın süzgeçleri ve gözün esini;
yaşamak bir denem-deney işi belki de ;deneyim- ve gözlem; yani takılmamalı bilgiye belki de bilmiyorum; bi eğri-doğru yanlış arama işi bu ve sınıflama ölçme değerlendirme -(takılma-takın)
her şey kaydedilir – işaretlenir-sınıflanır
belki tümüyle emin olmamak iyi bi kavram ve yaklaşım
açık olmak-
bi şey dezenformasyonsa dezenformasyondur, bi şey iyiyse iyidir;
bi şey içtense, bi aktarım/bildirim, yanlışta olsa doğrudur
genelgeçer bilgi aramak mı? yoğun bilgi mi? bilgi kirliliği mi? duygusal süzgeçler belki o zaman; iki romanı sevme arasındaki fark gibi ya da iki şiiri
(bi şey dezenformasyon değilse değildir yani)