Bir prova alır mıydınız…

(damat fısıltılı bir sinirle kendini sahneye atar.gelin derdini anlatmak istercesine onu takip eder)Ne demek ya ?

Gelin: Aydıncım evet hayatımı sonsuza dek seninle ve tek eşli geçirmek istiyorum fakat bunu yapamıycam..? (izleyicileri mahcup birbakışla selamlayarak-el sallayıp şirinliği abartabilir) (kararlı)bunu yapamıycam.

Damat:(Derin nefes alıp yerinde huzursuz birkaç devinimden sonra) Nurancım, canım bana bir daha söyler misin neyi yapamayacaksın ?burada insanlar da duysun.

Gelin:Sakin değilsin ama sen.

Damat: yook… yookk çok sakinim(sahte bir cesaret verircesine) hadi hayatım (derin nefes alıp huzursuz devinime devam ederek)

Gelin: Peki. (izleyicilere yine mahcup bir yarım bakışla) sahne fobisi olmalı.

Damat: (neredeyse çıldırarak) duydunuz mu? Sahne fobisi diyor üstelik bir tiyatrocu .

Gelin: (damata hafif sokulur gönlünü almak istercesine) Ya bahara falan geniş geniş şöyle açık havada falan kıysak

Damat: Neye?

Gelin: “Ne “neye?

Damat: Neye kıysak?

Gelin (olağan) haa..bizee…

Damat: Yok kesin ateşin falan var ( gelinin, alnını yoklar) ya birazdan soracak memur Nuran, kendi rızanla falan emin misin diye..lütfen ya….

Gelin: Anne diyorlar Aydın.

Damat: Kim aşkım?

Gelin: Bak sen de çoraplarını sorup duruyorsun..

Damat: Nerede aşkım?

Gelin: (sinirli) Gelecekte Aydın!! Gelecekte!!

Damat: hayddeee…

(Gelin omuzlarını sallar bu krizden çok uzak bir yerde endişelidir.)

Damat: Güzel gelinim, sinirli gelinim bir tanem bulurum ben çoraplarımın nerede olduğunu falan, çocuklar da üzmez seni tembihlerim.

Gelin: Hangi çocuklar ?

Damat : ehh yani ….ben de onu diyorum Nurancım hangi çocuklar? Hadi canım, bak gelecek şimdi kırmızı yakalı havalı bi memur burada kostümüyle ezecek bizi. Hem ne kadar zor olabilir ki? Bir evet tamam ben seviyorum bu adamı zaten ilk gördüğüm andan beri aşığım, hep bu günü düşledim, onsuz yaşayamam falan diyeceksin. Bu kadarcık.

Gelin: (şüpheyle) Bu kadarcık?

Damat: hıhı

Gelin: yok çok heyecanlıyım yapamıycam, karıştırıcam herşeyi, sufle falan mı istesek

Damat: Nuran saçmalama gelinim, ne suflesi?

Gelin: BulduMM. (keşfetmenin ışıltısıyla) ProvA. Minik bi prova alamaz mıyız aşkım hıı…(tüm kırılgan haliyle)

Damat: (düşünür) Peki. Ama nikah memurunu kim oynayacak?

(nikah memuru ilk sırada izleyicilerin arasındadır-çiftin dışında kimse bilmez) sahnenin karanlık bir köşesindeki askıda nikah memurunun kostümü aydınlanır damat memuru seçer)
Damat durumu memura : gördünüz gelin biraz heyacanlı yardımcı olsanız falan diye özetlerken kostümünü nikah memuruna giydirir ve bu mizansenle prova görünümünden nikaha geçilir:)

PS: sahnede izlemek mümkün olmadı, tiyatrocu arkadaşlarımızın sahnede süpriz nikahı için yazmıştım:) çok güldük sonra çok:) süpriz nikah severlere ilham dileğiyle:)

11 yorum “Bir prova alır mıydınız…”

  1. okurken bi yandan da gözümde canlandırdım:) çok eğlenceliydi.

    sadece gelin ve damadın kim olması gerektiğine karar veremedim, bir ara düşüneyim bunu:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Cok muthis.. Gulumseme kondurdu yuzume :)(:

    Ellerinize saglik.

    G Milat

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. “Hadi canım, bak gelecek şimdi kırmızı yakalı havalı bi memur burada kostümüyle ezecek bizi.”

    Geçtiğimiz hafta sonu çok sevdiğimiz arkadaşlarımızın nikah töreninde yaşananlar hakikaten çok uzun süre gülmemize neden oldu… Nikah memuru; görevini o denli büyük bir ciddiyet ve sorumluluk bilinciyle yerine getiriyordu ki (aynı memur bizim de nikah memurumuzdu bu arada) gelin ve damat “evet” dedikten sonra -ki o tonlamada size kim ne sorarsa sorsun “evet” diyeceğinizden kuşkunuz olmasın! sıra şahitlere geldi: şahitlerin “şahit misiniz” sorusu üzerine ilk tepkileri birbirlerine bakmak oldu, sesleri, onay ifadeleri tereddütlü-titrek belli ki korkutmuş nikah memuru….salonda gülüşmelere neden olan bu sahneyi de oldukça sert ve bizleri ciddiyete davet eden bir bakışla bertaraf etti memurumuz… yazıyorum, anlatmaya çalışıyorum ama yok mümkün değil aynı memurla evlenmek, öyle bir nikaha şahit olmak lazım! bir de “lütfen ayağa kalkın” denildiğinde bütün salon kalkar mı ayağa? ben hatırlamıyorum ama biz de bitekmil kalktık ayağa….artık ne kadar korktuysak:) güzeldi güzel arkadaşlarımızın nikahı..mutluluklar dileyelim bu vesile ile tekrar…

    PS: Teşekkür ederim G Milat

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Sevgili Marsseh,

    nikah töreninden yaşananları anlattıkça siz, ben gelinimi ve damadımı gözümde canlandırdım bir anda… ve “evet” kelimeciğinden sonraki bölüm kim kimin ayağına basar, bastıı !!

    bass, bass bass bas:))) bu tempoya bayılıyorum… sözde kim kimin ayağına basarsa onun sözü geçermiş:)

    ve bende mutluluklar diliyorum bu cesur kararı verip yıllarını birlikte geçirmek isteyenlere…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. zor iş, kararsız kalmalarını hele ki, “aman şahit yazarlar” gibi bir çekinceyi içselleştirmiş toplumun elemanları olarak bi anlık duraksamayı çok görmemek lazım :)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Tatli duraksamalar, tatli evetler, tatli sahitlikler bunlar :)(:

    Yeni evlilerin ruyalari sonsuz olsun:)

    G Milat

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. “aman şahit yazarlar”

    ha:) çok güldüm köyün delisi:) bu; bizim o gün yaptığımız yorumlardan iyiydi:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Kararsız şahitler ve izleyiciler hazır olda da hoştu..Teşekkürler ve elbette sevgileeeeer…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.