Birleşik Alan Kullanımı ya da BAK

BAK Hakkında:

Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile kendi düşünsel ve pratik yolculuğumun verileri bir araya getirildiğinde sanki hep elimizin altında idi buna rağmen deneme aşamasında hepimizi şaşkına çevirdi.

Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. Birincisi, her birimizin ben öznesinin TEK bir BEN oluşu, ikincisi ise her birimize has, eşi benzeri olmayan biricik ben oluşudur.

Biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan benlerimiz, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz benler’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık). Diğeri ise hepimizde bulunan tek BEN yönüyle bileşik benliğimizdir (dalga).

Bu gözlemlerimiz neticesinde Bileşik benliğimizin bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağ bağlantısına sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz. Holografik yapımızın bir belirtisi sayılabilecek bu uygulamamız her seansta yeni bir yönüyle kendini ortaya seriyor ve bizi yeni denemeler yapmak için heveslendiriyor.
Bu uygulama ile her türlü soruya cevap bulabiliyoruz, yeter ki soruyu akıl edebilelim.

BAK uygulamaları ne tür sonuçlar veriyor?

BAK’ın şimdiye kadar gözlemleyebildiğim bikaç işlevi var ve kimbilir bilemediğim daha neleri var 🙂
İşlevlerden birincisi, açık ve ortada olan, yani birleşik alanın zaman ve mekan kısıtı olmaması sebebiyle bilmediğimiz bir soruya bireysel tahminimizden daha olası ve yakın cevaplar verebilmesi.
İkincisi, oyunculara, her birini kendini bildiği (birleşim noktasının sabitlenmiş olduğu nokta) algı noktasından/rolünden 40 dakika için kısmen çıkarabilmesi! Bu büyük bir başarıdır ancak rüyalarda ya da dış madde alımıyla başarılabilen bir durumu kolayca yapabilmesi.
Üçüncüsü, oyuncuları kendi bildikleri algı noktasından çıkarmakla genel bir şifalanma için uygun hale getirmesi.
Dördüncüsü, oyuncuları bütün bu olayları bir yandan oynarken bir yandan seyirci olma (uyanık rüya gibi, lücid) konumunda tutması ve yerine döndüğünde bir çok şeyi hatırlayabilmesi.
Beşincisi, Hatırlayamadıkları için de gurup çalışması yapılıp birbirine (hapishaneden kaçmak için yardımlaşma) anımsatılabilmesi

Altıncısı, ilk işlevle ilgili olarak bir çeşit zamanda yolculuk yapılabilmesi. Bu yönüyle bir solucan deliği oluşmasına olanak veriyormuş gibi görünüyor.

Yedincisi, Egomuz itibariyle sık söyleyemediğimiz bir kelimeyi; “bilmiyorum” kelimesini tam bir kabul haline getirebildiğimiz ve ancak bu şekilde oynayabildiğimiz nadir bir olanak yaratmasıdır diyebilirim.

Tarihte buna benzer belki de daha kapsamlı ve bilinçli uygulamalar da yapılmıştır bunu bilemeyiz. Önemli olan şu an böyle bir uygulamayı akıl edebiliyor oluşumuz. Bu konuda özellikle ilk denemelerde bana güvenerek deneyimi gerçekleştirebilmemize olanak veren TUVA’daki arkadaşlarıma minnetarım.

Ben yalnızca BAK uygulamasının fikir babası ve onu denemeye cesaret ederek onu doğurmuş olan annesiyim. Uygulama ile ilgili hiç bir şahsi hak iddia etmediğimi ve dünyanın kullanımına açık olduğunu belirtmekten mutluyum. Zaten adı üstünde BİRLEŞİK ALAN KULLANIMI.

Şimdi aradan artık bir yılı aşkın süre geçti ve bazı yerlerde BAK uygulaması modere etmeye cesaret eden arkadaşlarımızın varlığını sevinçle öğreniyorum. (Zaten en çok on seneye kadar okullardaki eğitim sisteminde ve sokaklardaki çocuk oyunlarında da BAK esaslarını görmeye başlayacağımız kehanetinde bulunmuştum. Belki bu kadar bile sürmez, az ihtiyatlı davrandım)

Bu durumda BAK moderasyonu yapacak arkadaşlarımıza da bazı önerilerim olacak:

  1. BAK uygulamasının temeli “bilmiyorum” da yatar. Cevabını bildiğiniz bir soruyu alana yönlendirmeyin; çünkü bu kendi benzersiz benliğinizi geri çekemeyeceğiniz anlamına gelir. Bilmiyorum hissi, ortamda bir alçak basınç alanı oluşmasına sebep olur, böylece bu konudaki bilginin ister istemez alana doluşmasını sağlar.
  2. Oyuna, soruyu yönlendirmek, gelecek rolleri duyabilmek için “pür bilmiyorum” da kalabilmek ve oyun süresi boyunca “bilmiyorum” halini sürdürmek, sadece tanıklık etmek esastır.

  3. Birleşik alan, sorulan bir sorunun makul bir süre öncesinden hangi şartların nasıl oluştuğunu anlatarak başlar ve sonunda (30 ila 40 dk sonra) ŞU AN’daki son duruma ulaştırır. Hareketin sonlandığını, oyuncuların durağan bi hal aldığını gördüğünüzde, oyunu sonlandırmadan önce bir kez oyunculara “herkes yerinden memnun mu, böylece fotoğrafınızı çekeceğim” diye sorunuz. Onlar bulundukları konumu kesinleştirdiğinde bunu elinizdeki deftere not ediniz.

  4. Birleşik alan Kullanımı, bir fal bakma yöntemi değildir, çünkü yapısı itibariyle geleceği göstermez. Geleceğe dair her şey şu an alınan radikal bir kararla değişmektedir. Ve dünyadaki insanlar her an milyarlarca yeni karar alıyorlar.

  5. Her bir BAK seansında moderatör haricinde 7 ila 14 katılımcı olmasının şu ana kadar en iyi sonuçları verdiği gözlenmiştir. Oyun esnasında Katılımcılar hangi rolleri oynadıklarını bilmezler. Bunun Oyun sonuna kadar böyle kalmasına özen gösteriniz. Oyun esnasında tanıklık ettiğiniz önemli olayları ve sözleri elinizdeki not defterine kaydediniz. Bunları oyun bitiminde katılımcılarla paylaşabilirsiniz.

  6. Oyunu sonlandırdıktan sonra katılımcılara ve Birleşik Alan’a teşekkür ediniz. Şimdi artık bilebilirsiniz! Kendi biricik görüşlerinizi düşünebilir ya da dile getirebilir, hatta Birleşik Alan’ın gösterdiği cevaba katılmadığınızı bile söyleyebilirsiniz. Şüphesiz ki her birimiz benzersiziz.

  7. Birleşik Alan, bir sorunun cevabı olarak dünya çapındaki tüm bilinçli varlıkların titreşimlerinin bir ortalamasını sunar bize. O bir son an ölçücüsüdür. Ve bunu modere etmek büyük bir onur/sorumluluktur.

sevgilerimle

Sibel Atasoy

Yazar, görüşmeci

not: Lütfen soru sormanın incelikleri konusundaki şu yazımıza da bi göz atıverin, tıklayınız.

Birlikte BAK oynadığımız arkadaşların Kuantum fiziği ile ilgili yayınlanan videoları kaçırmadan izlemelerini arzu ederim. Zaten BAK’ı deneme isteğim; kuantum fiziğine olan büyük ilgim ile sezgilerim ve oyuncu kişiliğiml birleşmesi ve artık bilginin bizatihi “uygulama” olduğu bu zamanın doğal itişi sonucudur muhtemelen.

Not: Her hafta cumartesi saat 16′da Tuva Sanat-Taksimde BAK oynuyoruz. Oynamak için önceden hiç bi bilgiye, hazırlığa gerek yoktur. Oyununuz gelirse koşarak gelin (dikkat edin ayağınızı burkmayın)

Ayrıca, en az 8 katılımcı toplayabildiğiniz her yere gelip BAK oyunu modere etmeye hazırım. Bu şehirlerarası bile olabilir. Buradan duyurmuş olayım. (moderasyonla ilgili ücret filan aldığım yok, aklınıza gelirse diye söylüyorum). Bu oyun hakikaten ilginç 🙂

http://sibelatasoy.com/?p=4102

15 yorum “Birleşik Alan Kullanımı ya da BAK”

  1. Bu her an her sıradan insanın farkında olmadan kullandığı bir şey zaten.Bazen rüya görürsünüz ve aslında bir başka kişinin sorusuna cevap bulursunuz, Yüksek benlik iletişimi de deniliyor buna, bir başkasının burdaki açıklamasıyla; tek BENle birleşik olan benliğine sorular sorabilir onun için doğru olan uygun olan yolları bulmak üzere cevaplar alabilirsiniz.Gelecekle ilgili cevaplar alınamaz çünkü gelecek henüz belli değildir ya da her an değişebilir; ancak andaki sorun , durumlarla ilgili bilgi alınabilir.
    Bazı enerji ile ilgilenen kişilerin uyguladığı “aile dizilimi” de buna benzer birşeydir sizin hayatınızdaki en önemli 4-5 kişiyle olan gerçek ilişki durumunuzu oynanan bir oyun gibi izlersiniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Bak şimdi;
    “Toplumsal alan” diye bir kavram var mı?
    Var!
    “Bireysel alan” diye bir şey var mı?
    Var!
    Arkadaşımız yeni bir şey mi bulmuş şimdi?
    “toplumsal alan” dediğimiz alanı “BAK” yapmış, bize “bak nasıl buldum, geliştiriyorum, çak!” diyor…

    Soru sorma bölümü… Eğitim, gelişim amaçlı herhangi bir toplantıda, konuyu anlatan ve toplantının konusu hakkında uzman olan arkadaşın, görüşlerini dile getirmeden önce, katılımcıların konu hakkındaki bilgilerini, meraklarını, sorularını önceden ortaya koymalarını istemesi bilinmedik bir yöntem değil. Daha çok izlenen yöntem ise uzman kişi görüşlerini ortaya koyar, dinleyici ya da katılımcılar sorularını sorar… Uzman arkadaşın önceden soru sordurması ise, önyargılardan uzaklaşma sağlar. Katılımcıların uzmandan etkilenmeden görüş ortaya koymaları konuyu zenginleştirebilir… Her iki yöntem de bilinmeyen bir şey değil…

    “İletişim” diye kocaman bir alan var. Adına üniversiteler kuruluyor. Ama bazıları Amerika’yı kendince keşfetmeyi seviyorlar. İyi de eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşek, sen keşfedip bulunca Amerika’nın koordinatları mı değişiyor, enlemi boylamı farklı mı oluyor?
    Tamam, çocukluk çağında iyidir bunlar da, bu saatte çekilmiyor. Sanki yeni bir şey bulunmuş gibi sunuyorsunuz.
    Haaa, belki, “toplumsal alan, kamusal alan, bireysel alan, özel alan” bu alanlardaki insan devinimlerini ve devinimler arasında diyalektik bağları kuramayanlar için belki yeni bir dil geliştirebilirsiniz!!…

    Ne diyelim, kolay gelsin… Eskiler “taş at kolun incinsin” derdi, ya da “boş durma çuval ağzı aç”, ya da “boş durmaktansa boşa çalışmak yeğdir” falan…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Oyuna katıldınız mı da bu parlak fikirlerinizi beyan ettiniz. Sizleri hatırlayamadım.

    Bi sürü atasözü var, ben de çok severim:
    Boş durma boşa konuş
    Lafla peynir gemisi yürümez.
    Boş duranı allah sevmez
    Bal bal demekle ağız tatlanmaz
    Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla
    Bir ahırda at da bulunur, eşek de
    Bitli baklanın kör alıcısı olur
    Boş fıçı çok langırdar

    En sevdiğim de sonuncusu 🙂
    Neyse biraz çalışıp, zıplayıp gıdıklamam geldi

    http://sibelatasoy.com

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Agnia; hep oyundaydık diyorum ben yeni keşfedilmiş birşey değil diyorum.Bence herkes yapabilir ben yaptım defalarca ama sizin gibi adlandırmıyorum ve kuralları yok.
    Buraya bu konuyu yazdığınıza göre yorumlara açık olmak gerek yoksa başına sadece oyuna katılanlar parlak fikirlerini paylaşsın demeliydiniz 🙂
    sevgiyle..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Buraya yazılan bir yazıya yorum yapmak için toplantınıza katılmak mı gerekiyordu?

    Üstelik “Langırtınız” buradan duyulurken?…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. yazın yazın her diyeceğiniz sahibini bulur, ben memnunummm

    Birinci elden deneyerek
    oooyooo…heyoo….ooooo
    ikinci elden dinleyerek
    heyoooo, heyoooo… hoooooo
    Bilinmeyenden bilmeyerek
    yeye yeee haye yeee, oooooo

    http://sibelatasoy.com

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Bence sayın Gamaro oyuna katılsın birinci elden denesin sonra ikinci elden biz dinleyelim 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. İkide bi “sayın” deyip durmayın bana beaa:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. bu ilkiydi ama sevgili gamaro 😛 oyuna katıl sor soracaklarını aklında soru kalmasın 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. ”gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile kendi düşünsel ve pratik yolculuğumun…

    Kadim öğretileri günümüz modern öğretimi ile kıyaslarsam; benim anladığım şu, Arşimet veya Pascal’ın bildiklerini bugün iyi bir ilköğretim 7. veya 8. sınıf öğrencisi kat kat fazlası ile biliyor.

    Kuantum Fiziği’ni nerede öğrendiniz? Bir madde aynı anda 2 yerde bulunabilir mi? Kuantum yasaları günlük yaşamı etkileyen fizik yasalarına benzer mi?

    Bilimden yola çıkarak, düşünsel ve pratik yolculuk ne demekse artık…(Hem düşünsel hem pratik, vay be neler varmış ?!)

    Sayın Agnia Kuantum Fiziğini bırakın da ben size çok daha basit bir fizik sorusu sorayım. Elinizde bir taş var, dikey olarak havaya atıyorsunuz, taş elinizden çıktığı noktaya 4 saniye sonra geri dönüyor. Taş havada kaç metre yükselmiştir? Hava direnci vb. unsurlar ihmal edilecek. g= 10 m/sn.sn.

    Çoğunlukla bir metni okumaya başladığım zaman ilk tümceyi beğenmediysem devam etmem. O yüzden yazınızın tamamını okumadım, zamanım değerli.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Yok Hüseyin bey, bu seferki farklı. Şirincik-asabiler hattında kapışan yazarların pati yaptırdığı kelimeleri izlemekten daha keyiflisi yok, sizin langırt’ın ardından müthişti Agnia’nın heyooo’su da:)

    Haa.. Alaaddin’in lambasından kaçar kaçmaz ordayım, ben de oynayacağım:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.