DENEMELER

deniz

hoş bir hayale yaslayıp bebek gözlerini
okşayıp uyutur göğsünde ince düşlerini
mavi deniz
saydam su
beyaz dalgalar

sesinde hep o hasret uğultuları
ne baharı tanıdı duyguları
ne bahardan öte diyarları
tek isteği
kıyıdan öteye taşıyabilmekti,köpüklü beyaz dalgaları

23 yorum “DENEMELER”

  1. “bebek gözlerini”… Çok hoş bir imge olmuş, “göz bebeğini” de çağıran…

    Ve son dize; “kıyıdan öteye taşıyabilmekti, köpüklü beyaz dalgaları” ile de eski bir şiirimin bir parçasını anımsadım:

    “İşte şimdi
    Lacivert sularda yıkadı yüzünü
    Ve açtı gözlerini gökyüzü
    Hakkına düşeni bir bir alıyorlar
    Uzak-yakın tüm yıldızlar
    Güneşi paylaşıyorlar
    Ve aşağılarda
    Lacivert suların yüzü
    Sere-serpe yıldız ölüsü
    Ve sevgili soluklarının bireştirdiği
    Esil esil bir esinti
    Soluklayıp diriltiyor ölüleri
    Durulmak duygusuyla dolu dalgaların
    Durulmamış ve durulmaz kinetiği
    İşte şimdi
    Canım seni istedi!…”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Sonsuz us’a hoşgeldin. Derin hissedişlerini , derin anlatımını burada da okumaktan zevk alacağız.

    Hüseyin Aktaş’ın şiiri de çok hoş .

    İki Hüseyin karşılklı sonsuz us semalarını ışıldatacağa benzer.

    Belki bazı acemiler de bu başlığın altına birşeyler karalar 😉

    Haydi hayırlısı 😉

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Ashtar güzel bir başlangıç yapmışsın. Hoşgeldin. Şiirin hem duygusal, hem de ezoterik. Edip CANSEVER, felsefenin imgeyi dışladığından bahseder. Bence tam olarak değil. Senin gibi felsefik edebiyat üretenleri gördükçe buna olan inancım daha da artıyor.

    Bebek gözlerle ve yeterince istediğimizde, ince düşlerimiz gerçek olabilir.

    Üstat Ching Hai, harika şiirler ya da kitaplar yazabilmenin, “Yaratıcının Krallığı”na giden yolun ilk basamağında edineceğimiz niteliklerden bazıları olduğunu söyler. Kitap yazmanın, kendini fiade etme korkusunu beslediğini düşünmekle birlikte, bu niteliklerin paylaşılması gerektiğini de düşünüyorum. Güzel paylaşımlarda bulunacağını umuyorum.
    Kaplumbağanın deyimiyle; Sanırım sizin güzel yemişleriniz var. Onları görmek isteriz. Buyrun, bu taraftan efendim… 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Eski bir dostun, imgesel olarak benzeyen ve zamanında beni çok etkilemiş olan bir şiirini anımsadım.

    “Seni düşündüğümde

    Bir sıcaklık sarar bedenimi
    Coşkuyla koşmak gelir içimden çocuklar gibi
    Adımlarım büyür büyür…
    Koşarım
    Maviyi yakalayıp zamanı yaşamaya.
    Koşarım,
    Tutmak için gökkusağı renklerini.

    Seni düşündüğümde
    Bir yanım çocuk kalır
    Henüz tatmamış hüznü,yorulmamış sevda yollarında.
    Elele tutuşmanın sevincini yaşarım
    Mutluluk,
    Hiç söylenmemiş,hiç duyulmamış kendine özgü türkü olur dudaklarımda.

    Seni düşündüğümde,
    Durgun berrak sularda görürüm aydınlık yüzünü,kendimi…
    Gözlerin gelir aklıma sonsuz;
    Denizle gökyüzünün birleştiği çizgi gibi
    Eksik,yarım kalan yüzler tamamlanır gündelik yaşamın içinden.
    Sevmekten korktuğum,
    Korkusuz
    Beni koşulsuz ve ömür boyu seveceğini söyleyen
    Sen gelirsin aklıma.
    Ürker içimin kuşları havalanır bir anda maviliklere…
    Yüreğinin sesinin yürekten çağrısına dönerler yeniden
    Uysal,
    Ürkek bir teslimiyetle.
    Alabildiğine özgür
    Alabildiğine lekesiz mutluluk,
    Sorunsuz,
    Sonsuz sevgi istemim,
    Tadını unutmak istediğim düş kırıklığı gelir aklıma.

    Seni düşündüğümde,
    Sevgiyle saran kollarının arasında ısınır üşüyen yüreğim.
    Umutlarımın kocaman kocaman olduğunu
    Tene ilk dokunuşun sıcaklığını
    Sonsuzluğunu,
    Sonsuzluğun sa özgürlük olduğunu biliyorum.
    Renkler geçiyor gözümün önünden
    ‘Hep beyaz, hep mavi’diyorsun,
    ‘Hep beyaz, hep mavi’ diyorum
    Yalnız beyazı,
    Yalnız maviyi,
    Yalnız seni,
    Yalnız seni seviyorum
    Seni……….
    Seni………..
    Seni…………… ”

    Leyla IŞIK

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. bu sıcacık karşılama için tüm dostlara teşekkür ederim…arkadaşlarımın yazdığı şiirlerin de herbiri birbirinden güzel…sevgi ve sanat dolu akışlar yaşayacağımzı umuyorum….sevgilerimle

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Sevgili dostum Ashtar, seni burada görmekten mutluluk duydum. Bizlere ayrı bambaşka belkide, hiç anımsayamadığımız renklerle dolu şiirlerinle farklı dünyaların kapılarını açacağına eminim.:)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. “kıyıya vuran pırıltılar eşliğinde” buraya duygularını ekmişsin Ashtar. Tüm duyguların da “renk çümbüşünün yarattığı bilinmedik kıpırtılar” eşliğinde “boşluğun bıraktığı yolda kendine iz buluyor…”

    Ankara’nın en büyük eksikliği denizi olmaması diye düşünüyordum; ama o denizler sizin içinizde saklı sanırım.

    Sevgilerdesiniz
    ve hoşgeldiniz

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. deniz bende bambaşka çağrışmış.
    atölye çalışmalarımı gözden geçirirken gözüme takıldı, paylaşayım dedim…

    “kalem kıran elleri toplayıp
    masallar söyledim parmak izlerinde
    sancıya boğulurdu sözcüklerim
    oysa ben cümle kurmaktan tutuklanıp
    heceleri bölmekten
    hüküm giymiştim

    darağaçları kahrından yıkılırdı
    kendi canının ihanetineydi bütün ahı
    için için ağlarken
    o vakit kimbilir belki hazirandı
    terazinin kefesi eğriydi ya hani
    ben her gece
    ayrı şiire gebe
    ve her doğan tanın kızılına inat
    doğururdum yeniden deniz’leri”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. dedimki kendime sen nerede yer bulursun
    dedimki bir yermi vardırki kim nerede dursun
    dediki yerinde yok yurdunda oh olsun sana oh olsun
    dedimki yerden daha yüksekte bir denge oyunudur
    yerde kaldım bir vakit tuttu kaldırdı o kadın sağolsun
    dediki yerde kalır nicesi bulamaz bir yol olsun
    dedilerki deniz kokusu geçti bu yerlerden
    dedikki yer mavi, gök mavi, toprak birdir, güneş tek
    diyorumki anlayamadım gitti biri ötekinin niye üstünde olsun?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. savaşçı

    yorgun atlarıyla geldiler, toynaklarında kan izleri
    ne fırtınalar yaşadı kimbilir, pırıl pırıl düşleri
    karanlıklar içerisinde oynarken entrikaların son perdesi
    tarih *insan’a hazırlanıyor, ışıklar içerisinde yeni sahnesi

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Sevgili ashtar, güzel kelimelerin içine kattığın yüreğin her daim hoş olsun.
    Hoşgeldin..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. çırpınıp duran içimde
    sevdan değil
    sadece deniz

    geceleri üzerime çöreklenen
    hülyan değil
    sadece özlem

    sen beklerken beni kuytularda
    ben savrulurken tenhalarda
    çekingen bakışlar atarken etrafa
    yağan yağmur değil hasret

    susuzluğum had safhada
    arayışlarım yollarda
    hıçkırıklarım semalarda
    içeceğim ama tuzlusun deniz

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. BİTİŞ ZAMANI

    hücrelerimin tellerinde boşluğun akordu…!

    hey maestro! kaldır ellerini yol ver sultanıma!
    yol ver… yürüyeceğiz, kendinden daha beyaz sayfalara!
    yürüyeceğiz…auralarla bezeli gökkuşağı tayflarına!

    kitlesel hipnozların güdümünden geliyoruz, sığ sulardan!
    irin toplamış göynüklerimiz, yara bere içinde tenlerimiz…

    pervasız zırvalarla uyumladık duyularımızı!
    ah ne yazık yaşam adına…

    yaşadık sararmış sayfaların peşi sıra umutlarıyla!
    yaşadık iç çatışmaların göğe dönük isyanlarıyla!
    yaşadık yaşayacağımız günlere mağrur bakışlarla!
    yaşadık dirileceğimiz… dirileceğimiz ana alkışlarla!

    dirilin hücrelerim! dirilin ateş,su,hava,toprak!
    dirilin yok edilen benliklerimiz!
    dirilin pleybek kusan zihinlerimiz!
    dirilin bildiğini bilim sanan cahillerimiz!
    dirilin yürüyeceğiz…

    hey maestro! kaldır ellerini yol ver sultanıma!
    yol ver…yürüyeceğiz! bizden öncekilerin yürüyemediği sevdalara.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. farkındalık

    ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol !
    demiş Mevlana

    1- Bir kaplan, bir geyiğin peşinden koşar, onu yakalar ve parçalar. Yemeğini hazmederken ” ya bu geyiğe de çok ayıp ettim, kaba davrandım. Aslında biraz daha nazik olabilirdim. Kahretsin! Ben de hep böyle yapıyorum. Yazık oldu geyiğe ”

    der mi ? demez…
    olduğu gibi görünüp, göründüğü gibi olur !

    2- Cehennem sıcağı bir hava, yolda işçiler çalışıyor. Güneş yukarıdan aşağıya kafasını uzatıp ” yazık şu amelelere kan ter içerisinde kalmışlar. Ben şu ateşimi azıcık azaltıyım da adamcağızlar biraz nefes alsınlar”

    der mi ? demez
    olduğu gibi görünüp, göründüğü gibi olur!

    3- Bir portakal ağacı, ” tüh ya bu sene portakallarım çok küçük oldu, hem de ekşi ! yiyenlerin yüzü ne biçim buruşuyordur şimdi”

    der mi ? demez!
    olduğu gibi görünüp, göründüğü gibi olur!

    Olduğum gibi görünebilmek için
    Bir tek soru sordu, yıllar boyu hücrelerim!

    ben kimim?

    acemi bir kelebeğin boşlukta kanat çırpması mı ne ?
    yoksa usta bir kemancının aşkı yeniden yorumlayışı mı?

    bahar valsinde konacak tellere herhalde!
    tınısını yaşayabilmek için ipeksi sezgilerinde!

    şeklin-öze ıraklığı kaç arşındır aceb…?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. konuşan

    küçücük bir çanağın içerisinde,
    bilinç aktarımı sağlayan retorik…
    sanatına ilham veren estetik
    piyanonun tuşları kadar akustik…

    doğal ritm tellerin titreşimi…

    vurgular!

    çanağı sıkıştıran mengenenin açılması
    ve
    tokmağın, çanak içerisindeki salınımıyla başlar
    ve
    her titreşim çanağının derinliği kadar yankı yapar…

    felsefe özün sözüdür…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. şiir

    rüzgarın dansı bu…

    zarif bir tanrıçanın ütopyalarını koynuna alıp,
    dalgalarla sevişecek
    aşkı anlatabilmek için seyir sayfalarına…

    inan sevgili sır olmayacak gelişi…

    esintilerinden yepyeni bir dünya inşa edip gideceğiz
    zamanı durdurabildiğimiz akşamlarda
    çok uzaklara…

    ne yaşam korkusu
    ne ölüm telaşı
    ne de ihanetin bedeli yapışacak çıplak bedenlerimize…

    bırak tarih masumiyetini kanıtlasın kendine,
    biz köprü olmayacağız, karanlıklardan gelen geçmişe…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Sevgili Ashtar, hiç kimse rüzgarın dansı şiirinizde olduğu gibi şiiri ve aşkı bu kadar harikulade anlatamaz. :)))
    Lütfen devam et şiir yazmaya ve bende devam edeceğim bu derin şiirlerin her yürek atışında melodisini hissetmeye…

    Duvarların arasında,
    Prangalar eskiten YÜREK…
    Saklayamazsın güneşin ışınlarını
    Bırak kendini hesapsızca…
    Pervasızca…
    Özgürce…
    Umarsızca…
    Aç benzersiz işlemeli kanatlarını…
    Bırak sevişsin beyaz dalgalı bulutlarla…

                                            :)))
    
    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. duyguların durumumu ne güzel de yansıtmış sevgili medisis…..sağolasın

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. yol

    gün sessizce uyanıyor!
    dalında aşk omurcukları baharın, nefesinde ılık rüzgarlar!
    çiçekler açıyor, kuytu köşelerinde yamaçların!

    bir kelebek özgürlüğe uçuyor, çok uzaklarda,
    korkusuzca!

    dinmişim, durulmuşum, hoyrat gecelerin ardında,
    yorulmuşum!

    aşka susadım!
    özgürlüğe susadım!
    daraldım, daraltıldım, darağaçlarında!
    körpe sevdalar bıraktım kervan geçmez yollarında.

    Bu benim ilk hasatım, biliyorum, acemisiyim
    ruhumda kopan binbir fırtınanın!

    itikat sayılır mı? avuçlarıma doldurduğum şarap!
    ihtimal sayılır mı? gözlerimin içine dolan serap!
    ibret sayılır mı? çektiğim onca azap!
    ihanet sayılır mı? prangası som altından düşlerle
    aldattığım hayat!

    ölüme susadım!
    cennete gidiyorum!

    mirasımdaki binlerce çaresizliğe aldırış bile etmeden!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. “ölüme susadım!
    cennete gidiyorum!”

    Ne şair, ne de şiir çözülmez belki… Çünkü herkes kendine göre çözer şiiri… Öylece de kalmalıdır…

    Ne varki

    “ölüme susadım!
    cennete gidiyorum!”
    Bu iki dizedeki “denklemi/ikilemi” çözmek isterdim… Diğerlerinin hepsinden müthiş keyif aldım. Kendime göre çözümledim hepsini… Bu ikisini ne zaman fethederim bilmiyorum… Fethedemezsem üzüleceğim…

    Sevgiler, teşekkürler…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. tatmin/ger-çek

    1- fanatik kaşiflerin geliştirdiği patentli enerjilerin içerisinde titreş/mek

    2- cennet ikamet manzaralı enerjilerin içerisinde titreş/mek

    3- herhangi bir nehir akıntısının içerisinde titreş/mek

    4- sadece içerisinde titreş/mek

    5- zihinsel-ruhsal ve espri’tüel bir denge içerisinde ” evrensel rollerin deneyimlendiği ” enerjilerin içerisinde titreş/mek

    buyurun hangisini seçerseniz
    *beyaz’da herkese yakışmaz!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
    1. seçeneği seçtim. Yalnız, evrensel rol değil de kendi seçtiğim rolleri deneyimlesem olmaz mı?
    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.