Depresyon Mantık İlişkisi

Depresyon tedavilerinde kognitif (bilişsel) terapi diye birşey var. Kişinin yersiz kaygıları bir depresyon oluşturmakta.

Örneğin birisi işten çıkarılmıştır. Zincirleme olarak bir daha iş bulamayacağını, aç kalacağını, insanların onu sevmeyeceğini, mahvolacağını düşünmeye başlar. Duygulardan dolayı mantık silsilesi bozulmuştur. İşte bu noktada adeta hesap kitap yapar gibi durumunu ve olası çözümleri mantıklı bir şekilde incelerse kendini rahatlatır ve tedavi eder.

Merak ettiğim şunlar:

Kuvvetli bir mantık kurabilme yapısına sahip olmak depresyon engelleyici midir?

Google’ın yalancısıyım. Dünyada 10 erkekten biri depresyona girerken kadınlarda bu oran 5’e 1. Kadınların daha çok depresyona girmesinin sebebi duygularını ön plana çıkartıp mantıklı düşünememeleri mi acaba?

-Satranç

9 yorum “Depresyon Mantık İlişkisi”

  1. Bana sorarsan, sorunun temelinde kadınların egolarının daha kırılgan olmasından kaynaklanıyor. Olumsuz gelişmelerin çoğunu kişisel algılayıp daha fazla sorun yapıyorlar. Elbette düşünce ve mantık sistemlerinin de buna katkısı var. Genelde öncülleri yanlış olduğu için yanlış sonuca ulaşıyorlar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Ben yine narsisizmden kuracam hacı teorimi. Ama teori ha, öyle sıradan bi düşünce falan değil. öhöhh

    Kişi narsisizmini besleyemeyince depresyona girme ihtimali artar. Kişinin narsisizmini beslemesi de kişinin hayattaki genel başarısı ile doğrudan ilişkilidir. Ve erkekler kadınlardan daha güçlü ve daha başarılıdır. Dolayısıyla efendim, buradan hareket ile bayanların daha fazla depresyona girmesi, gayet tabii.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Psikolojik direnç denen şeyi arttırmamız lazım. Bunun bazı örnekleri hobilerimiz çeşitlendirmek olabilir, daha fazla ve düzenli egzersiz yapmak, kitap okumaya daha fazla zaman ayırmak ilk aklıma gelen şeyler.
    İşsiz kalmak çok kuvvetli bir depresyon sebebi, insan emekliliğini garanti etmişse, kiradan kurtulmuş, iyi kötü çocuğunu okutacak kadar birikim yapmışsa işsizlik veya emeklilik pek dert değil. Oysa, diyelim ki kredili ev borcunuz var, çocuk küçük, işyerinizden hergün insanlar atılıyor ve siz hesap yapıp atılırsam evimi bile banka geri alır diyorsunuz işte buna çözüm yok gibi. Bu en kötü durumda bile yine de üzülüp hasta olmak ekstradan sağlık masrafı olur diye düşünüp soğukkanlı olmak lazım.
    Kadın erkek depresyon oranı ise Türkiye için pek doğru değil, bizim insanlarımızın çoğu depresyonda olduğunun farkında bile değildir. Trafikte yol vermedi diye veya otopark yeri yüzünden kanlı bıçaklı kavga eden insanlarız. Ne bileyim en huzurlu olduğumuz anda bile rahatsız olabiliyoruz birdenbire, örneğin ben ne zaman havuza, denize girsem Balbay, Tuncay Özkan başta olmak üzere yıllardır tutuklu olan insanları anımsıyorum birdenbire, şu sıcakta bu yazı da denize giremeden geçirdiler diyorum. Aynı şekilde soğuk biramı içerken de bir ara muhabbet politikaya gelince çok kötü oluyorum.
    Off of en iyisi deliliğe vurmak galiba.

    ”Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir” (Wittgenstein)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Konuyu yeni başlığa aktardığın için teşekkürler Xenix.

    Gökhan Koçak yazdığı bir makalede Bulanık (Saçaklı) Mantığın depresyona çare olabileceği düşüncesinde. Bir başka makaleden alıntılarla desteklediği makalesinin özü şu: İkili mantıkla düşünmeye zorlayan insanlar kendilerini

    ya çirkin ya da güzel
    çalışkan veya tembel
    başarılı veya başarısız

    buluyor.

    Uç noktalarda bulunduğunu düşünmek de duyguları olumsuz etkiliyor. Oysa tüm önermelerin dereceleri olduğunu düşünebilmek yani bulanık mantık ile hareket etmek kişinin daha gerçekçi ve daha memnun edici sonuçlara ulaşmasını sağlamakta.

    Bulanık Mantık nedir

    Depresyona Karşı Saçaklı Mantık

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. “Psikolojik direnç denen şeyi arttırmamız lazım. Bunun bazı örnekleri hobilerimiz çeşitlendirmek olabilir, daha fazla ve düzenli egzersiz yapmak, kitap okumaya daha fazla zaman ayırmak ilk aklıma gelen şeyler.”

    Haklısın K2

    Boş kalan insan vesveselere kapılıyor. Normalde evrim sürecinde olası tehlikeleri düşünmek doğal bir savunma mekanizması. Ne var ki ilkel çağlardaki çalışma gerekliliği azaldıkça insanlar kendi kendilerine sıkıntı üretecek daha çok zaman bulabilmekteler.

    Bu anlamda bu sitede antidepresan sayılır:) Millet birbirine laf yetiştirirken kendiyle uğraşmıyor.

    Satranç da iyi antidepresandır. Eski Prof Adnan Ziyalar hastalarını İstanbul Satranç derneği’ne yollardı sürekli. Sonra adamcağıza Adnan Hocacılar tuzak kurdu sanırım ve kariyeri bitti. Birine akıl sağlığı yerinde değil diye rapor hazırlarken “20.000 daha ver evladım” derken gizli kameraya yakalanmıştı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Tutunduğunuz mantık fazla katı kurallardan ibaretse ve esneyemiyorsa ilk döngüde zihinsel kilitlenmeye sebep olacaktır.bence kadınların depresyona girmelerinin sebebi; onları mantıklı olmaya zorlayan düşünce yapısıdır.kadın kendi doğallığından taviz vererek bir başka bilişssel sistemde zorlanmaktadır.

    kadınlar klasik mantık yerine sezgisel mantığı kullanmalıdır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Bulanık mantık konusuna da gelecektim “mantık” başlığında. Her önermede kullanılamıyor tabi bulanık mantık.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Depresyon konusunun bu kadar katı tanımlanabileceğini düşünmüyorum. Tanrıyla ilgili kafasında şüpheler olmuşmaya başlayan bir dindar da gayet tabi depresyona girebilir. Nietzsche statik değerlerin ani kayboluşunu nihilizm olarak tanımlar, psikoloji dilinde buna kabaca uzun vadeli depresyon da diyebiliriz.

    Zihnin depresyon durumlarında katı bir tutum sergilediği konusunda sizinle hemfikirim. Bulanık mantık konusu da okuduğum kadarıyla aydınlatıcı.

    Ancak mantık olarak depresyonla başetmek, karşılaşılan koşulların zihinde bıraktığı izlerle başetmek demek değildir. Eşinden ayrılmış bir erkeğin kendini değersiz hissetmesi bulanık mantık gibi rasyonel bir çözümlemeyle çözülemeyecek kadar irrasyonel bir mesele olabilir.

    Tabi bir psikolog olmadan yorum yapmam ne kadar etik tartışılır. Bence bu siteye üye biriki psikolog arkadaşın bu konuda yorum yapması aydınlatıcı olur diye düşünüyorum. Çünkü bu durumlara irrasyonel teşhisi koyarken bile metafizik bir hataya düşmüş olabileceğim gerçeğinden korkmuyor değilim :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.