Dogmatik Tartışma

Kader ve yazgı, ayrılık doğuran nüanslar, ateşe tapan kafirler, putperestlik hakkında sorular sorarak vaktinizi boşa harcıyorsunuz. Öte yandan kendinizi çok az inceliyorsunuz. Gerçekten neye inanıyorsunuz?

Bunu söyleyebilecek kadar açık ve net olmaya çalışın. Başkalarını ve onların tuhaf düşüncelerini unutun. Gerçek yol peygamberlerin yoludur. Bu asil yol doğudan batıya uzanır ve her daim doğrudur.
Başkaları bu yolu takip ediyormuş gibi yaparlar, tüm uluslar ve cemaatler de, fakat yolun yanına bile yaklaşamazlar. Kendi dogmatik çılgınlıklarının tadını çıkarırlar. Musa’nın cemaati gerçekten onu takip etseydi, kafalarını taşlara vururlardı…

-Bahaeddin Veled-

7 yorum “Dogmatik Tartışma”

  1. Sorgulanmadan kabul edilen her düşünce dogmaktiktir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. “ateşe tapan kafirler” kimin kafir kimin imanlı olduğu hiç belli olmaz; buna kimse karar veremez.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Bir çok dogmatik düşünce sorgulanarakta ulaşılabilir. Dogmatikliğin ayrımı sorgulanmaması değil “doğruluğu kendinden” olmasıdır. Deneye, deneyime, gözleme dayanmamasıdır.

    Sorgulanmadan kabul edilen her düşünce dogmatiktir, doğru. Fakat her dogmatik sorgulanmadan kabul edilen düşünce değildir.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. “ateşe tapan kafirler” derken,
    kendine yöneltilen sorulardan alıntı yapıyor Bahaeddin. Muhtemelen birisi ona “ateşe tapan kafirler şöyle midir?” diye sordu… Bahaeddin de sualdeki abeslikten ötürü saçma bulmuş. Bu yazıda pek öyle olmasa da, uslubunda çok derin ve nükteli kelimeler kullanır genelde Bahaeddin. Bu pasajı Maarif adlı kitabından yazdım.

    Fakat burada olay bu değil, xenix’in dediği gibi; bilmek varken böyle sorularla vakit kaybeden avamı eleştiriyor. “Gerçekte neye inanıyoruz?”u sorduruyor bize.

    Deneyimlenmediği halde hakkında fikir sahibi olunan olguya, inanç denmiyor mu?..
    Tecrübe edilmeyen herşey, inançtan ötesi olamıyor.
    Ve zaten inancın da son nokta olduğu söylenmiyor, aksine; ilk basamak, iman.
    İnancın eyleme dönüşmesi, deneyimlenmesi halinde gerçekten bilmiş oluruz.
    Sufilerin en büyük gayesi
    “Kendini bilmek” ten geçmiyor muydu?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. “Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanın! ”
    —Hz. Muhammed (aleyhisselâm)

    “Sen insanca düşünüyorsun; Allah gibi değil! ”
    —Hz.İsa (aleyhisselâm)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.