(Bir seri okunanlardan alıntılar )
Bir gün hiç beklemediğim bir zamanda çıksın karşıma.. Yağmurun yavaş yağdığı ve paltomu almadığım için değil ; sevgisizlikten üşüdüğüm bir zamanda..Evle iş arası mekik dokuduğum ve başımı bile kaldırmadığım bir zamanda ; tam evimle işimin arasında dursun…Öylece baksın bana…Yanından geçmiş olayım..İlk gözlerimdeki sakinliğin farkına varsın ve birgün çarpsın monoton halime ,bilerek . Taşıyamadığım bütün umutsuzluklarım dökülsün yere.. Ben alelacele toplamaya çalışırken onları eğilip gözlerime baksın …Sakince sırtlayıp yükümü giderken benim elimi tutsun ve içimden geldi seni işten almaya ben geldim bugün desin !
Yada ne bileyim ; Biliyo musun ne oldu?” ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki baBir gün hiç beklemediğim bir zamanda çıksın karşıma.. Yağmurun yavaş yağdığı ve paltomu almadığım için değil ; sevgisizlikten üşüdüğüm bir zamanda..Evle iş arası mekik dokuduğum ve başımı bile kaldırmadığım bir zamanda ; tam evimle işimin arasında dursun…Öylece baksın bana…Yanından geçmiş olayım..İlk gözlerimdeki sakinliğin farkına varsın ve birgün çarpsın monoton halime ,bilerek . Taşıyamadığım bütün umutsuzluklarım dökülsün yere.. Ben alelacele toplamaya çalışırken onları eğilip gözlerime baksın …Sakince sırtlayıp yükümü giderken benim elimi tutsun ve içimden geldi seni işten almaya ben geldim bugün desin !
Yada ne bileyim ; Biliyo musun ne oldu?” ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte. “Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş” falan desin bi de sonunda…
Hep derler ki kadınlar çok konuşur ! Hayır anlatılanı anlamayan , dinlemeyen adamlar var ! Bir şey anlatırken sadece beni dinlesin ve baksın gözüme ! Bazı şeyler sözlerle değil , gözlerle anlatılır !!!! Benim ilgiye , şefkate , ihtiyacım var , denilmez ki.
Hiç beklemediği bir anda cebinden bir horoz şekeri çıkarsın yada 1 dal çiçek… Ben istemeden ,beklemeden.. Bazen de ,koca bir demet gülle gelsin , yılda 1 defada olsa . Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır . Bıraksın arada bir küçük bir kız olayım bende . Şımarayım , kapris yapayım ,kıskanayım . O olmazsam ,hep eksik kalırım , anlasın bunu . Beni sen psikopatsın , şöylesin böylesin diye suçlayıp cezalandıracağına ; küçük kızı bulup gönlünü alsın . Söz veririm bir daha yaramazlık yapmam bende .
Kıskandığımda gözümün içine baka baka yalan söylemesin mesela , o benimle değil yanımda ki arkadaşımla ilgileniyor demesin . Güçlü olmayı öğretsin bana , evet benimle ilgileniyor ama umrumda değil desin . Önce çok kıskanayım , sonra gururum okşansın ben yanındayım , o değil diye ve bir kez daha lafını bile etmememi sağlasın . Her gördüğümde yanında onları , yedekte tutuyor hissine kapılmamı engellesin mesela!
Suratım asıksa , mutsuz görünüyorsam , bilsin tek bir sevgi sözcüğü , yada minik bir teselli bütün kimyamı değiştirir . Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. ağlatırsan eğer ,az bir zaman sonra kendine sarılmayı öğrenir o kadın..Umarım öğrenir, yoksa ruhu yolunu kaybeder ve kayıp ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı…
Ben benim işte anlasın .. Eski yaşanmışlıklarına , gördüklerine hapsetmesin ,aynı yollarda yaşamasın beni ; çatlaklarından sızıntılarından akıp , azalmama izin vermesin . Bıraksın da kendi yolunda aksın herşey .. Yaşamış olmak için değil,istediği için yaşasın . Her söylediğinden ,yaptığından sıkılıp ,aman sende deyip boş vermesin , çabalasın biraz , eğer içinden geliyorsa , gelmiyorsa arkasına bakmadan hemen gitsin lütfen .
Hiç bir kadın iyi bir evde oturduğu, her gün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, erkeğinin her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur. Soğuk ta ,eski de , her yere ,her şeye uzakta olsa evi , kalbinde yaşarsa ruhu sevgilisinin ve bunu bilirse mutlu olur kadın bunu bilsin.
Heyecanla telefona sarılıp ,aradığımda , seni ararım deyip ,3 saat sonra sitem edersem , beni azarlamasın yada sevgisiz cümleler kurmasın . Hayatım işim var , akşam ,sonra konuşalım desin , saygı duyduğunu , önemsediğini göstersin. Ben her aradığımda kurumsal bir şirketin numarasını aramışımda , nasıl bilsinler ki kimin aradığını , geri dönsünler hissiyle , telefon elimde yüzlerce saçma düşünceye sıkışıp ,3-5 saatimi saçma sapan geçirmiyim mesela .
Eğer senden soğudum ,seninle yapamıyorum , zaten ilerisi yok bu ilişkinin sözleri dökülmüşse ağızdan ve hala devam ediyorsa ; neden devam ettiğini bileyim .. Sevgiyse nedeni ,sevdiğini göstersin ama benim anladığım gibi. Yok alışkanlıksa yada bilmiyorsa neden ! Durup düşünsün üzerinde.
Spinozalektik bir dürtüyse bu , ne demek diye sormayın işte şimdi uydurdum , anlamı şu : Eğer biri başka biri tarafından sevildiğini düşünürse ve böyle bir sevgi için ona hiçbir neden sunmuş olduğuna inanmıyorsa, onu zorunlu olarak sevecektir. Yada başka bir dünyanın zarafeti” İlk bakışta aşk diye algıladığımız şey, aslında sevgi değil bir meraktır –sonradan sevgiye dönüşebilir ama anlaşılabileceği gibi epeyce kırılgandır . . Her aşkın başlangıcı böyle bir ‘başka dünyanın zerafeti’ algısıdır… Sevinç ile kahkahanın aynı şey olmadıkları gibi, birini sevmek , sevgiyi gerçekten yaşamak da ,yanındayım işte ya diyerek ispatlanmaz .Düşünsün üzerinde ne hissediyor diye !
Ne zor bir şeyken başka bir şeyin yerinde olmak. Ben üstüme yapışmış binlerce katmandan sıyrılıp kendim ne zaman olacağım ki? Ben benden bu denli uzakken nasıl asıl özüme varacağım ki? Şimdi gitme zamanı biliyorum. Ama kalmak için elimden geleni yapıyorum.
Kalmak için binlerce bahaneyi sıralayabiliyorum yüreğime. Kalmam gerektiğini sürekli telkin ediyorum düşlerime. Gitme zamanı geçtiğinde yorgun düşeceğim biliyorum gidemediğim için. Kalmak için gösterdiğim onca çabanın ardından bir bulut gibi baka kalacağım gidenlerin tozuna. Şimdi gitme zamanı ama kalmak için duruyorum…Birçok defa bu düşünceyle nasıl savaştığımı anlasın ,görsün ,çabalasın aksini yaşatmak için.
Ben kalmak için bu kadar çalışırken , o gitmem için her şeyi yapmasın ! Bir defa da olsa , belki de hayatında ilk defa herkesin beklemediği gibi davransın.
Çok mu bu istekler . Seviyorsa sevsin işte . Göstersin sevdiğini ,istediğini . Mutlu olmak istiyorum .. Her ne olursa olsun sıradanlaştırmasın .. Herşey , hergün , heran mucizeymiş gibi yaşasın ,yaşatsın .
Beni ben olduğum için sevsin , hak edeyim , bütün yaptıklarımın farkında olsun , içimi bilsin ; sevsin , sevebildiği kadar ! Ama yine de ; ruhunu saramazsam huzurundan vazgeçmesin !!!
Elimi tutmayan ele darılmadan ; tutmayacak bir ele uzattığım için elimi ; kızmadan kendime ! Elimden gelenin , bildiğimin en iyisini yaptım iyi ki de ; diyebileyim sonunda ve devam edeyim yoluma !!
Fındık kabuğunu doldurmayan işlerle boğuşmamı sağlamasın , fındık kabuğunda yaşayan kimse için laf söylemesin bana
Bakacaksak bundan sonra yüz yüze ; utanılacak sözler söylemeyelim ve bir gün gerçekten sevmeyi öğrensin , kırmayı ve incitmeyi değil . Gerekirse küçük bir kalpte , koca bir sevgi olmayı öğrensin .hçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte. “Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş” falan desin bi de sonunda…
Hep derler ki kadınlar çok konuşur ! Hayır anlatılanı anlamayan , dinlemeyen adamlar var ! Bir şey anlatırken sadece beni dinlesin ve baksın gözüme ! Bazı şeyler sözlerle değil , gözlerle anlatılır !!!! Benim ilgiye , şefkate , ihtiyacım var , denilmez ki.
Hiç beklemediği bir anda cebinden bir horoz şekeri çıkarsın yada 1 dal çiçek… Ben istemeden ,beklemeden.. Bazen de ,koca bir demet gülle gelsin , yılda 1 defada olsa . Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır . Bıraksın arada bir küçük bir kız olayım bende . Şımarayım , kapris yapayım ,kıskanayım . O olmazsam ,hep eksik kalırım , anlasın bunu . Beni sen psikopatsın , şöylesin böylesin diye suçlayıp cezalandıracağına ; küçük kızı bulup gönlünü alsın . Söz veririm bir daha yaramazlık yapmam bende .
Kıskandığımda gözümün içine baka baka yalan söylemesin mesela , o benimle değil yanımda ki arkadaşımla ilgileniyor demesin . Güçlü olmayı öğretsin bana , evet benimle ilgileniyor ama umrumda değil desin . Önce çok kıskanayım , sonra gururum okşansın ben yanındayım , o değil diye ve bir kez daha lafını bile etmememi sağlasın . Her gördüğümde yanında onları , yedekte tutuyor hissine kapılmamı engellesin mesela!
Suratım asıksa , mutsuz görünüyorsam , bilsin tek bir sevgi sözcüğü , yada minik bir teselli bütün kimyamı değiştirir . Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. ağlatırsan eğer ,az bir zaman sonra kendine sarılmayı öğrenir o kadın..Umarım öğrenir, yoksa ruhu yolunu kaybeder ve kayıp ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı…
Ben benim işte anlasın .. Eski yaşanmışlıklarına , gördüklerine hapsetmesin ,aynı yollarda yaşamasın beni ; çatlaklarından sızıntılarından akıp , azalmama izin vermesin . Bıraksın da kendi yolunda aksın herşey .. Yaşamış olmak için değil,istediği için yaşasın . Her söylediğinden ,yaptığından sıkılıp ,aman sende deyip boş vermesin , çabalasın biraz , eğer içinden geliyorsa , gelmiyorsa arkasına bakmadan hemen gitsin lütfen .
Hiç bir kadın iyi bir evde oturduğu, her gün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın, erkeğinin her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur. Soğuk ta ,eski de , her yere ,her şeye uzakta olsa evi , kalbinde yaşarsa ruhu sevgilisinin ve bunu bilirse mutlu olur kadın bunu bilsin.
Heyecanla telefona sarılıp ,aradığımda , seni ararım deyip ,3 saat sonra sitem edersem , beni azarlamasın yada sevgisiz cümleler kurmasın . Hayatım işim var , akşam ,sonra konuşalım desin , saygı duyduğunu , önemsediğini göstersin. Ben her aradığımda kurumsal bir şirketin numarasını aramışımda , nasıl bilsinler ki kimin aradığını , geri dönsünler hissiyle , telefon elimde yüzlerce saçma düşünceye sıkışıp ,3-5 saatimi saçma sapan geçirmiyim mesela .
Eğer senden soğudum ,seninle yapamıyorum , zaten ilerisi yok bu ilişkinin sözleri dökülmüşse ağızdan ve hala devam ediyorsa ; neden devam ettiğini bileyim .. Sevgiyse nedeni ,sevdiğini göstersin ama benim anladığım gibi. Yok alışkanlıksa yada bilmiyorsa neden ! Durup düşünsün üzerinde.
Spinozalektik bir dürtüyse bu , ne demek diye sormayın işte şimdi uydurdum , anlamı şu : Eğer biri başka biri tarafından sevildiğini düşünürse ve böyle bir sevgi için ona hiçbir neden sunmuş olduğuna inanmıyorsa, onu zorunlu olarak sevecektir. Yada başka bir dünyanın zarafeti” İlk bakışta aşk diye algıladığımız şey, aslında sevgi değil bir meraktır –sonradan sevgiye dönüşebilir ama anlaşılabileceği gibi epeyce kırılgandır . . Her aşkın başlangıcı böyle bir ‘başka dünyanın zerafeti’ algısıdır… Sevinç ile kahkahanın aynı şey olmadıkları gibi, birini sevmek , sevgiyi gerçekten yaşamak da ,yanındayım işte ya diyerek ispatlanmaz .Düşünsün üzerinde ne hissediyor diye !
Ne zor bir şeyken başka bir şeyin yerinde olmak. Ben üstüme yapışmış binlerce katmandan sıyrılıp kendim ne zaman olacağım ki? Ben benden bu denli uzakken nasıl asıl özüme varacağım ki? Şimdi gitme zamanı biliyorum. Ama kalmak için elimden geleni yapıyorum. Kalmak için binlerce bahaneyi sıralayabiliyorum yüreğime. Kalmam gerektiğini sürekli telkin ediyorum düşlerime. Gitme zamanı geçtiğinde yorgun düşeceğim biliyorum gidemediğim için. Kalmak için gösterdiğim onca çabanın ardından bir bulut gibi baka kalacağım gidenlerin tozuna. Şimdi gitme zamanı ama kalmak için duruyorum…Birçok defa bu düşünceyle nasıl savaştığımı anlasın ,görsün ,çabalasın aksini yaşatmak için.
Ben kalmak için bu kadar çalışırken , o gitmem için her şeyi yapmasın ! Bir defa da olsa , belki de hayatında ilk defa herkesin beklemediği gibi davransın.
Çok mu bu istekler . Seviyorsa sevsin işte . Göstersin sevdiğini ,istediğini . Mutlu olmak istiyorum .. Her ne olursa olsun sıradanlaştırmasın .. Herşey , hergün , heran mucizeymiş gibi yaşasın ,yaşatsın .
Beni ben olduğum için sevsin , hak edeyim , bütün yaptıklarımın farkında olsun , içimi bilsin ; sevsin , sevebildiği kadar ! Ama yine de ; ruhunu saramazsam huzurundan vazgeçmesin !!!
Elimi tutmayan ele darılmadan ; tutmayacak bir ele uzattığım için elimi ; kızmadan kendime ! Elimden gelenin , bildiğimin en iyisini yaptım iyi ki de ; diyebileyim sonunda ve devam edeyim yoluma !!
Fındık kabuğunu doldurmayan işlerle boğuşmamı sağlamasın , fındık kabuğunda yaşayan kimse için laf söylemesin bana
Bakacaksak bundan sonra yüz yüze ; utanılacak sözler söylemeyelim ve bir gün gerçekten sevmeyi öğrensin , kırmayı ve incitmeyi değil . Gerekirse küçük bir kalpte , koca bir sevgi olmayı öğrensin .