Evrimsel yol

Evrim wikipedia’da şöyle tanımlanmış:

“Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanma sürecidir.
[…]
Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun rastgele mutasyonlar yoluyla zamanla değişmesi anlamına gelir. Genlerdeki mutasyonlar, göçler veya çeşitli türler arasında yatay gen aktarımları sonucu turun bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin (varyasyonların) ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir. Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.”

Evrim çok tartışılır bir kelimedir. Evrimi en tartışmalı kılan ıafdesi ise gelecekle ilgilidir. Olguların herhangi bir hedefe doğru ilerlediğini rededer evrim. Onun için öyle bir önceden belirlenmiş deterministik bir yapı yoktur. Evrime göre tabiat bir deneme tahtasıdır. Hangi yapının önceden uyum sağlıyacağı belli olmadığı için tabiat kuş avlamaya saçma tüfekle gider, çünkü o iyi bir nişancı değildir. O koru korunu atar ve saçmalardan birinin kuşu vuracağını umut eder. “Saçma” değimine “varyasyon” dendiğinde tabiat deneme ve yanılma ile yol aldığı gözlemlenir. O bir problem için çok çözüm üretir ama bunlardan gerçekten başarılı olanı ayakta kalacaktır ve bu enformasyonlar gelecek nesile verilir. Diğerleri elenir.

Evrim hayatın her tarafında kendini gösterir. Herşeyin önceden bilindiğini savunmak bir nevi kendini kandırmak gibi birşeydir. Bu nedenle evrimsel yol almak şöyle bir algoritma izlenebilir:

1) Sürekli yeni şeyler dene
2) Yeni birşey denediğin zaman o şeyin boyutu faciaya sebeb olmayacak derecede büyük olsun.
3) Geri bildirim iste ve hatalarından öğren.

39 yorum “Evrimsel yol”

  1. Sorun sürekli yeni şeyler deneyecek enerjiye sahip olmayışımızda. Bu yüzden daha az enerji harcadığımız alışkanlıklarla yaşıyoruz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. sürekli değişimi baz alırsan bunun stabil olmaktan hiçbir farkı kalmaz.mesela çocukluğundan beri taşınan bir insana dışarıdan handikaplı bir değerlendirme yapılsa da o kişinin normalide o durumdur/o durum olmuştur.tıpkı bunun gibi sürekli değişim baz alınırsa sonuçta elimize stabil hayattan çıkabilecek sonuçların daha fazlası geçmez.bütün bunların aşılması gerekir.değişim ya da durağanlık hiçbir şey ifade etmemeye başladığında,bunların önemi kalmamıştır.önemi kalmadığında bu konu aşılmıştır ve ancak böyle olursa bir üst basamağa geçilir.yani içsel açıdan bunun böyle olduğunu düşünüyorum/deneyimliyorum

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. 3) Geri bildirim iste ve hatalarından öğren.

    Gerçekten böyle bir aşama var mı?

    Evrimin asıl işe yarar kısmı birçok rastgele şeyden sonra veya yanısıra, ‘kendini sürdüren sistemler’ ortaya çıkarmış olması olabilir. Canlılık bir ‘kendini sürdüren sistem’ (salt üreme bazında değil, günden güne de kendini sürdüren bir sistem. Tabii bir ömrü de var)

    Öğrenmek, akıl belirtisi göstermeyi gerektiriyor. Ama sistemin rastgele yeni durumlar üretmesi içerisinde bir akıl veya niyet unsuru gözlenmiyor veya atfedilmiyor. Örneğin evrim kuramı, ‘iradenin evrimin yönünde bir rolü olabileceği’ olasılığını da kabul etmiyor (ki bence hiç de fena bir olasılık değil. Aslında bunu kabel etmemesi hem araştırılmasının zorluğundan (evrim konusunda bin ya da milyon yılları konu alan kontrollü deney yapmak pek de olası değil gibi), hem de biraz keyfi gibi). Çünkü kabul ederse temel olarak bir ‘makina’dan bir ‘mekanik sistemden’, daha öte birşeyler olduğunu ima etmiş olacak, istemeden. Bu da materyalizme darbe vurur.

    Peki bir makina ne kadar akıllıdır? Aklı ‘duruma/konuma uygun davranış gösterme yeteneği’ gibi düşünürseniz makina akıllıdır, veya akıllı olacak şekilde programlanabilir. Ama o zaman sandalye de akıllıdır. Çünkü sandalye bir sandalyeden beklenen şeyi yapıyor. Bir dijital veya analog saat de akıllıdır. Onlar da yapmaları gerekeni, durumun gerektirdiğini yapıyorlar. Öte yandan durumun/konumun neyi gerektirdiğini (ki bu size göredir) ve dolayısı ile aklı saptayan sizsiniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Ben de o kısma takıldım. Geribildirimi kimden veya neyden isteyeceğiz?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Bende bu konuyu açacaktım. Turan kardeşimize teşekkür ederim.
    Alıntılar yaparak eleştirecek fikrimizi yazacağız.

    Sevgili materyalist ateist evrimcilerimiz yine KÜPLERE BİNECEKLER, YAZIMI ENGEL OLMAK, KÖTÜLEMEK İÇİN ÇIRPINACAKLAR AMA ne yapalım.

    Gerçekler bulutların ardındaki güneş gibidir er geç ortaya çıkar. Kimilerinin isteğine, keyfine, inancına göre değişmez.

    = = =

    EVRİM YANILGISI

     İnsanlık tarihinin en önemli, en etkili varsayımlarının başında evrim teorisi gelir. Öyle ki ortaya atıldığı ilk günden beri insanlığın bilimsel, sosyal ve hatta ekonomik hayatını derinden ve önemli ölçülerde etkilemiş ve şekillendirmiştir. 
    

    Evrim teorisinin böylesine yaygın ve etkili olmasının en önemli nedenlerinden birisi şüphesiz ki materyalist-ateist felsefenin paralelinde olması, materyalistler tarafından tam anlamıyla sahiplenilip, desteklenmesiyle birlikte dinsel bir kimliğe büründürülmesidir.

    Bu gün evrim bilimsel yöntemlerden çok dinsel bir taassupla savunulup yaşatılmaya çalışılmaktadır.

    Evrim teorisi kendilerini bilimin tek mirasçısı gibi gören, bu nedenle bilimi ve bilimsel kimliği sahiplenmiş materyalist-ateist felsefe mantığına uygun olarak şekillendirilip kurgulanmıştır.

    Fakat bilim tam bir tarafsızlık ister. İnanca dönüştürülmüş herhangi bir mantığın güdümünde olan bilim, bilim değildir.

    <strong>Aşağıdaki bölümlerde evrim teorisi öngörülerini muteber bir kaynaktan tek kelimesini dahi oynatmadan alıntılayacak, evrimin ve evrim taraftarlarının çarpıtmış ve çarpıtılmış mantıklarını örneklerle gösterip yanıtlamaya çalışacağız. 
    
                                             EVRİM TEORİSİ
    
     Alıntı:
    
     Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanma süreci. 
    
     Bazen dünyanın evrimi, evrenin evrimi gibi kavramlardan ayırmak amacıyla organik evrim ya da biyolojik evrim olarak da adlandırılır. 
    
      Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır. 
    
                                                             = = =
    

    Cevabımız:

      Bir teoriyi ve bu teorinin temel mantığını niteleyip, eleştirmek için her şeyden önce bu mantığı doğru olarak bilmek ve tarif etmek gerekir. Gerçekten de evrim, temel mantığına uygun olup olmadığına bakmadan canlılardaki tüm değişimleri sahiplenen, çoğu zaman birbirleriyle çelişen bir anlam karmaşası içindedir.
    
     Kısaca evrim değişerek gelişimdir. Tüm var oluşu kapsar. Bu gelişmede herhangi bir iradenin rolü ve yönlendirmesi yoktur, doğal süreçlerin sonucudur.
    
     Bir olguyu evrim olarak nitelemek için rastlantılarla değişimi ve gelişimi birlikte gözlemlemek gerekir.
    
     Bir olguda değişim gözlenip, gelişim gözlenemiyorsa o olgu evrim değildir.
    
     Bu nedenle “Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanma süreci” tarifi yanlış olmasa bile eksiktir.
    
     Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı VE GELİŞKİN özellikler kazanma süreci” olarak tarif edilseydi daha doğru olurdu.
    


    = = =

     <strong>Evrimi teori olarak niteleyip ardından biyoloji biliminin temel taşı olarak kabul ve ilan etmek materyalist- ateist- evrimcilere özel çarpık mantığın en belirgin işaretlerinden birisidir.
    
     Taraftarları için evrim </strong>(her ne kadar kanıtlanmamış bir teorisi olarak kalmış olsa da) <strong>sadece biyolojinin değil tüm bilimlerin temeli, doğruları yanlışlardan ayıran (sözde) bir mihenk taşıdır.
    
     Tüm bulgular bir kefesinde evrimin temel öngörüleri bulunan evrim terazisinde tartılır. Yanlışlığı ya da doğruluğu bu tartıma göre kararlaştırılır.
    
    Evrimin temel mantığına ters gelen hiç bir bulgu</strong> (çok güçlü bilimsel kanıtlarla, bulgularla desteklense dahi) <strong>kabul edilmez.</strong>
    
     <strong>Onun yerine evrime öngörülerine uygun fakat bilimsel bulgularla, kanıtlarla desteklenmeyen hayal ürünü ve hatta saçma varsayımlar muteber kabul edilip ve desteklenebilir.
    
     Bir evrimci için evrime ters gelen</strong> (Bir Varedici İradenin var olduğunu gösteren) <strong>bir olguyu kabul etmektense en saçma, en akıl dışı varsayımları kabul etmek çok daha kolaydır.</strong>
    

    Devam edeceğiz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. “”Sorun sürekli yeni şeyler deneyecek enerjiye sahip olmayışımızda. Bu yüzden daha az enerji harcadığımız alışkanlıklarla yaşıyoruz.””

    Haklısınız. Kendi kendini yenilemek enerji ister.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. ”

    Gerçekten böyle bir aşama var mı?

    Evrimin asıl işe yarar kısmı birçok rastgele şeyden sonra veya yanısıra, ‘kendini sürdüren sistemler’ ortaya çıkarmış olması olabilir. Canlılık bir ‘kendini sürdüren sistem’ (salt üreme bazında değil, günden güne de kendini sürdüren bir sistem. Tabii bir ömrü de var)”

    Evet, deneme yanılma ile çoklu seçeneklerden birkaç tanesi yaşamayı sürdürebiliyor.

    ”
    Öğrenmek, akıl belirtisi göstermeyi gerektiriyor. Ama sistemin rastgele yeni durumlar üretmesi içerisinde bir akıl veya niyet unsuru gözlenmiyor veya atfedilmiyor. Örneğin evrim kuramı, ‘iradenin evrimin yönünde bir rolü olabileceği’ olasılığını da kabul etmiyor (ki bence hiç de fena bir olasılık değil. Aslında bunu kabel etmemesi hem araştırılmasının zorluğundan (evrim konusunda bin ya da milyon yılları konu alan kontrollü deney yapmak pek de olası değil gibi), hem de biraz keyfi gibi). Çünkü kabul ederse temel olarak bir ‘makina’dan bir ‘mekanik sistemden’, daha öte birşeyler olduğunu ima etmiş olacak, istemeden. Bu da materyalizme darbe vurur.”

    Evrim önceden kimin ayakta kalacağı konusunda bir fikir yürütmüyor. Bu nedenle “akıllı” veya “akılsız” olmak evrim kriteri olamaz. Evrim ayakta kalanlara “doğal seçilim” sürecinden geçti diyor. Diğerlerine elendi diyor.

    ”
    Peki bir makina ne kadar akıllıdır? Aklı ‘duruma/konuma uygun davranış gösterme yeteneği’ gibi düşünürseniz makina akıllıdır, veya akıllı olacak şekilde programlanabilir. Ama o zaman sandalye de akıllıdır. Çünkü sandalye bir sandalyeden beklenen şeyi yapıyor. Bir dijital veya analog saat de akıllıdır. Onlar da yapmaları gerekeni, durumun gerektirdiğini yapıyorlar. Öte yandan durumun/konumun neyi gerektirdiğini (ki bu size göredir) ve dolayısı ile aklı saptayan sizsiniz.”

    Akıllılık bulunduğumuz değisken ortama uygun çözüm aramak değil midir? Beklenilen davranışı sergileyen bir sandalye pek akıllı sayılmaz. O ancak “bildiğini okur”.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. “Ben de o kısma takıldım. Geribildirimi kimden veya neyden isteyeceğiz?”

    Eğer öğrenmek için evrimsel yol izlenmek isteniliyorsa geri bildirim şart. Geri bildirim ya anketlerle olur, ya da soru sorarak.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Sayın tersinim,

    öğrenmek ile evrim arasındakı düşünceniz nedir?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. EVRİM TEORİSİNİN SAKAT MANTIĞI

       Alıntı:
    
     Bu teoriye göre hayvanlar, bitkiler ve Dünya'daki diğer tüm canlıların kökeni kendilerinden önce yaşamış türlere dayanır ve ayırt edilebilir farklılıklar, başarılı nesillerde meydana gelmiş genetik değişikliklerin bir sonucudur.
    
                                                     = = =
    
       <strong>Cevabımız:
    
      Evrimin temel ilkelerinden biri olan yukarıdaki ifadenin canlılardaki değişmezlik ilkesi ve kalıtım kanunlarıyla çeliştiği açıktır.
    
     Ayrıca yukarıdaki iddialı ifadeyi gerçekten destekleyen hiçbir bilimsel bulgu ve kanıt yoktur. 
    

    Evrimleşen Tek Şey Bilimdir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. son cümlenize katılmıyorum.
    çünkü bilim deyince 2×2=4 eder’ i anlıyorum. bilimde evrim olsaydı iki kere ikinin önce dört sonra beş, sonra altı… etmesi lazımdı.
    evrimleşen tek şey, “evrim teorisinin kendisi”dir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. GENETİK KOMBİNASYONLARIN MUTASYONLARLA DEĞİŞTİĞİ KONUSU

        Alıntı:
    
     Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun rast gele mutasyonlar yoluyla zamanla değişmesi anlamına gelir. 
    
     Genlerdeki mutasyonlar, göçler veya çeşitli türler arasında yatay gen aktarımları sonucu türün bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin <strong>(varyasyonların)</strong> ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir.
    
    Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.
    
    
      <strong>Cevabımız:
    
     Canlıların zaman içinde az ya da çok değiştikleri doğrudur ve bu doğal bir süreçtir. 
    
      Bu tür değişimlerin en büyük nedeni eşeyli üreme sonucu oluşan çok zengin gen kombinasyonlarıdır. 
    
     Bu öylesine zenginliktir ki aynı türden olsalar bile hiç bir canlı bir diğerine tıpatıp benzemez, yok oluncaya kadar da benzemeyecektir. 
    
     Bu olaya varyasyonlar = çeşitlenmeler denilir.
    
     Fakat bu değişimler SADECE gen havuzu sınırları dahilindeki AYRINTILARDADIR. 
    
     Bu arada eşeysiz üremeden eşeyli üremeye geçişin evrim teorisinin önündeki en önemli engellerden, yanıtlanamayan, yanıtlanması mümkün değil gibi görünen en önemli sorulardan birisi olduğunu AYRICA belirtelim.
    
                                                  = = =
    
      Türler arasında aşılmaz engeller vardır. Bu nedenle varyasyonlar yoluyla türlerden türlere geçiş mümkün değildir. <strong>(Kalıtım kanunları ve canlılardaki değişmezlik ilkesi bölümlerine bakınız)
    

    Evrim zannedilen olay sadece TÜRLER İÇİNDE OLUŞAN bir çeşitlenmedir. Çeşitlenmede genetik kombinasyonlar kadar çevreye uyumda önemli bir etkendir.

                                            = = =
    
    Dar alandaki çeşitlenme = Allopatrik varyasyon sonucu aynı türün popülasyonları arasında ayrıntı farklılıkları büyüyüp derinleşebilir ama asla türlerden türlere geçilemez.
    
     Bunun nedeni ise gen havuzu bilgilerinin tüm ayrıntılarıyla <strong>( bu ayrıntılar milyarlarca ve hatta trilyonlarcadır.) </strong>tümden değişip yeniden organize edilme gerekliliğindendir.
    
     Böylesine köklü bir değişim evrimleştiği iddia edilen canlının yenilerini kazanma fırsatını bulamadan TÜM YAŞAMSAL AVANTAJLARINI KAYBETMESİ ve yok olması demektir.
    

    Evrimleşen Tek Şey Bilimdir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Benim görebildiğim bu başlık evrimle ilgili değil, evrimi baz alan bir öğrenme modeliyle ilgili. Ancak belirttiğim gibi ‘geri besleme’ evrimin kullandığı bir yöntem değil iken, öğrenme için de neredeyse olmazsa olmazdır, dolayısı ile modele eklemlenmiş gözüküyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Canlıların ilk dönemlerdeki öğrenme arzusu sonraki dönemlere göre çok daha güçlüdür. Nedeni ise merak edilen şeylerin daha çok olmasıdır.

    Bilgi, kimi insanlarda merakı-öğrenme arzusunu- tetiklerken kimi insanlarda güdükleştirir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Bilimi elde edilen bilgilerin diğer nesillere aktarılarak birikimi olarak tanımlarsak sloganımızı doğru kabul edebiliriz.

    Gerçekten de bilgimiz her geçen gün artıyor, gelişiyor yani BİLİM EVRİMLEŞİYOR.

    Tek evrimleşen de o.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. Burada zatan anlatılmak istenilen şey evrimin betimlenmesi tam olarak değildir, burada “evrimsel yol” dan bahsediliyor. Evrimi kendi hayatımıza uyguladığımızda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği acıklanıyor. Sınama ve yanılma yöntemi ile geri bildirimin önemine vurgu yapılıyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. “Dar alandaki çeşitlenme = Allopatrik varyasyon sonucu aynı türün popülasyonları arasında ayrıntı farklılıkları büyüyüp derinleşebilir ama asla türlerden türlere geçilemez.”

    Sizce türlerin çeşitliliği neye bağlıdır? Veya başka bir soru: yeni türler nasıl oluşur?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. ”

    Evrimin temel ilkelerinden biri olan yukarıdaki ifadenin canlılardaki değişmezlik ilkesi ve kalıtım kanunlarıyla çeliştiği açıktır.

    “

    Canlılardaki değismezlik ve kalıtım kanunları nedir? Ben canlılarda değismeyen hiç birşey göremiyorum.

    ”
    Ayrıca yukarıdaki iddialı ifadeyi gerçekten destekleyen hiçbir bilimsel bulgu ve kanıt yoktur.
    “

    Bilimsel bulgu zaten gösterilemez, eğer öyle olmuş olsaydı evrimi kendi gücümüzle de yönlendirme olasılığı olacaktı. Bilimde deneylerin tekrarlanma ilkesi vardır.

    ”
    Evrimleşen Tek Şey Bilimdir.”

    Bilim de evrimselleşiyor ama diğeer tüm canlılar da. Evrimleşen şey aslında enformasondur. Her enformasyon akımı hatalarla boğuşur ve gereği ile kaynaktan yola cıkan enformason deformasyon olur. Bu kat ettiği kanala ve o enformasona dışardan gelen etkenlere bağlıdır, daha da önemlisi o enformasonun deşifre edilirken yapılan hatalar da göz önünde bulundurulmalıdır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Öğrenme mekanızması sizce evrimsel yol cizebilir mi? Yani yukarda anlatılmak istenilen o 3 noktada eksik birşey var mıdır?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. Aslında geri bildirimi istesek de istemesek de alıyoruz bir şekilde. 🙂

    Tabi seve seve almakta fayda var.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. ” Canlıların zaman içinde az ya da çok değiştikleri doğrudur ve bu doğal bir süreçtir.

    Bu tür değişimlerin en büyük nedeni eşeyli üreme sonucu oluşan çok zengin gen kombinasyonlarıdır.

    Bu öylesine zenginliktir ki aynı türden olsalar bile hiç bir canlı bir diğerine tıpatıp benzemez, yok oluncaya kadar da benzemeyecektir.

    Bu olaya varyasyonlar = çeşitlenmeler denilir.

    Fakat bu değişimler SADECE gen havuzu sınırları dahilindeki AYRINTILARDADIR. “

    Tersinim size iki soru daha sormak istiyorum

    1-genlerde varyasyonlar nasıl ortaya çıkarlar?

    2-canlılar dünyasında varyasyonlar neden vardırlar? canlı ve canlılık dünyasında varyasyonun işlevselliği nedir?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. Turan’a,

    Çeşitlenme üremenin hızı, miktarı ve canlının yaşamda bulunduğu süre ile doğru orantılıdır.

    Türlerden türlere geçiş yoktur. Her türün uygun yer ve zamanlarda yeterli miktarlarda eksiksiz var edilmiş arı ırkları vardır. Diğer ırklar arı ırkın çeşitlenmesi (özellikle dar alanda çeşitlenme) yoluyla oluşur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Turana

    1)-Canlılar zaman içinde elbette değişir. Fakat bu değişim gen havuzu dahilinde SADECE AYRINTILARDADIR ve tersinim yönündedir. Johann Gregor Mendel’in kalıtım kanunlarına bakınız.

    2)-Evrimi gözlem ve deneylerle sınayamazsınız ama tersinimi sınayabilirsiniz. Bu nedenle tersinim tek gerçektir.

    3)- Canlılar evrimleşmez (değişerek gelişmez) sadece gen havuzu dahilinde çeşitlenirler. Bilim ise ulaşılan bilgilerin diğer nesiller aktarımı yöntemiyle devamlı büyür, değişir ve gelişir yani evrimleşir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Turana

    Bilgi arttıkça öğrenme yöntem ve mekanizmaların çoğalıp gelişeceği tabiidir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. Baal’a

    a)-Tüm düzen ve sistemler mutasyonlardan etkilenirler. Genlerde düzen ve sistemler bütünlüğü olduğundan etkilenebilir. Etkilenme diğer nesillere geçerse genetik rahatsızlıklar ortaya çıkar.

    b)-Üreme anne ve babadan gelen ayrıntı genlerinin karşımı olduğundan neredeyse sonsuz sayıda kombinasyon meydana getirir. Bu nedenle aynı türden olsalar dahi hiç bir canlı tıpatıp birbirine benzemez ve benzemeyecektir.

    c)-Canlarda üreme genetik yenilenmedir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. “a)-Tüm düzen ve sistemler mutasyonlardan etkilenirler. Genlerde düzen ve sistemler bütünlüğü olduğundan etkilenebilir. Etkilenme diğer nesillere geçerse genetik rahatsızlıklar ortaya çıkar.”

    yani size göre mutasyonların genetik bilgiyi çeşitlendirmesi olasılığı yoktur?? düşünceniz bu ise çok yanlış biliyosunuz demektir.

    en son yapılan sayım çalışmalarında bir nesil ortalama 63 adet yeni mutasyonun ortaya çıktığı gösterilmiş bir çalışmadır..

    yani sizde anne ve babanızda olmayan 63 adet SNP’i mutasyon muhtemelen vardır ve çocuklarınızda da sizde olmayan ortalama 63 adet mutasyon ortaya çıkmıştır.

    bunlar birinin masa başında tasarladığı afaki şeyler değil…bilimse çalışmalarla ispatlarıyla gösterilmiş bulgulardan bahsediyorum..

    hatta eğer mutasyonun genetik bilgiyi çeşitlendirdiğine gösteren başka örneklerde getirebilirm.

    mutasyon mutlaka zararlıdır,kanser yapar,yıkım getirir türküsünü artık bırakma zamanı geldi de geçiyor.

    “b)-Üreme anne ve babadan gelen ayrıntı genlerinin karşımı olduğundan neredeyse sonsuz sayıda kombinasyon meydana getirir. Bu nedenle aynı türden olsalar dahi hiç bir canlı tıpatıp birbirine benzemez ve benzemeyecektir”

    .

    varyasyon, varyant özellikte olabilecek aleller arasında gerçekleşir

    şuan için tespit edilmiş 23.000 gen vardır mesela ama bunların hepsi birbiriyle yer değiştirerek varyasyon oluşturmaz..yani beli locus alanlarındaki genleri oluşturan ”aleller” arasında crossing over ,rekombinasyon /değiş tokuş olabilir…bahsettiğiniz gibi sonsuz sayıda kombinasyonu üretmek mümkün değildir.

    mesela kan grublarını belirleyen değişik alelerin ortaya çıkışını da mutasyonsuz açıklayamazsınız..mutlaka bir alelde mutasyon gerçekleşmesi ve kodda farklılık oluşması gerekir..

    ancak bu sayede yeni bir alelden ortaya çıkar ve diğer alel genlerle değişik varyasyonlara girebilir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. “Üreme anne ve babadan gelen ayrıntı genlerinin karşımı olduğundan neredeyse sonsuz sayıda kombinasyon meydana getirir. Bu nedenle aynı türden olsalar dahi hiç bir canlı tıpatıp birbirine benzemez ve benzemeyecektir””

    pardon!!

    s,z zaten bildiğimiz rekombinasyon ve crossingover’ dan bahsetmiyormuşsunuz..

    ‘ayrıntı genleri’ diye tanımladığınız birşeyin varlığını iddia ediyorsunuz doğru mu?

    yanlış mı anlıyorum burayı bir açıklar mısınız?

    ayrıntı genleri nedir?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Baal’a

    Genetiik bilgilerin ETKİLENMESİ (bozumu=tersinimi) başka ÇEŞİTLENMESİ (bilgi ilavesi=evrimi) başkadır.

    Genetik rahatsızlıklar bozumdur ve bozumun=tersinimin kanıtıdır. Peki ya evrimin kanıtı?

    Rastlantısal mutasyonlarla bilgi ilavesi olmaz. Olsa olsa bilgi bozumu yani tersinim olur.

    Sonsuz sayı da derken NEREDEYSE kelimesini (yanlış anlamalara önlemek için) özellikle ekledik. Bunu yazarken muradımız ÇOK ama ÇOK SAYI DA KOMBİNASYONLAR idi.

    Aynı türden olsalar dahi hiç bir canlının tıpatıp birbirine BENZEMEMESİ ve de BENZEMEYECEK olması bu öngörümüzün kanıtıdır.

    Diğer değindiklerinizi yeri gelince yanıtlayacağım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. Tersinime göre her canlının ayrıntı kümelerinden oluşan bir ANA ŞABLONU (Gen havuzu ana planı) vardır.

    Canlılar ayrıntı kümeleriyle (binlerce olabilir) şablona uygun şekilde yapılanırlar.

    Her kümedeki gen bir ayrıntı genidir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. CANLILAR ORTAK BİR ATADAN MI GELİYOR?

    Alıntı:

    Tüm canlılar, ortak atalardan geldikleri için akrabadırlar.
    

    Cevabımız:

    Yukarıdaki ifadeler evrimcilerin en iddialı fakat bilimsel verilerden uzak, pek çok temel sorun ve sorulardan soyutlanmaya çalışılmış; miyop ve şaşı gözlerle çok yükseklerden kuş bakışı gözlemlerin sonucudur ve çok vahim hatalar, mantıksızlıklar, sorular, sorunlar içermektedir.

     Önce şunu ifade edelim.
    
    Tüm canlıların ortak bir atadan geldikleri konusunda bu iddiayı kesinleştirip gerçeğe dönüştüren herhangi bir bilimsel bulgu yoktur.
    
     Olsa olsa tüm canlılar aynı materyallerden (92 elementin seksen tanesi ve bileşiklerinden) var edilmişlerdir denilebilir. Nitekim gözlenen ve ulaşılan gerçek budur.
    
    Evrimciler “tüm canlılar, ortak atalardan geldikleri için akrabadırlar” diye kesin ifadelerle yazarak bu iddiayı bilimsel bulgularla kanıtlanmış gibi gösterme çabasındadırlar.
    
     Evrim taraftarları genelde ortaya attıkları evrime uygun bir iddiayı önce inkar edilemez bir gerçek gibi gösterirler sonra da kanıt ararlar; bulamazlarsa olayları, gerçekleri, bilimsel bulguları eğip bükerek öngörülerine uydurmaya çalışırlar.
    
     Yaptıkları budur. 
    

    Evrim teorisini mantıksızlıkların, çelişkilerin, içlerinden çıkılmaz soru burgaçlarının içine iten bu sakat mantıktır.

     Bu iddia önce ret ve inkar edilemez gerçek gibi kabul edilmiş sonra kanıtları bulunmaya, olmazsa uydurulmaya çalışılmıştır.
    
    Evrim teorisinin tüm öngörülerinin bu mantıkla kurgulandığını ayrıca ve özellikle belirtelim.
    
     Bu ise bilimin önce kanıt sonra sonuç ilkesine terstir.
    

    = = =

    Evrimleşen Tek Şey Bilimdir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. “Tersinime göre her canlının ayrıntı kümelerinden oluşan bir ANA ŞABLONU (Gen havuzu ana planı) vardır.

    Canlılar ayrıntı kümeleriyle (binlerce olabilir) şablona uygun şekilde yapılanırlar.

    Her kümedeki gen bir ayrıntı genidir.
    “

    anladım..”ayrıntı geni” diye spesifik bir gen grubu tanımlamıyorsunuzda, her canlının göstermiş olduğu ayrıntıyı, ona yoracağınız bir gene bağlıyarak büyük bir havuz oluşturuyorsunuz..

    böylece bilinen genetiğe bir yandan daha yakınlaşmış olurken diğer yandan yine yaratılışçı düşüncelerinize yaşam alanı sağlayacak bir boşluk çıkarmış oluyorsunuz.

    tersinim siz bu hayalgücünüzle neden roman hikaye veya senaryo yazmıyorsunuz..??

    çünkü bilim yapmak böyle birşey değil.

    bilimde her bilgi,her iddia her tespit nesnel temellere dayanmak zorundadır.

    yukardaki resimde polinezya yerlisi bir çocuğu görüyorsunuz.

    solomon adalarında yaşayan popülasyonun yüzde 5 ila 10 ‘nunu sarışın ama siyah tenli insanlar oluşturuyorlar..

    adalara insanlar gittiğinde varolan tek gen siyah saç rengine olandı…daha sonra saçın rengini belirleyen gen üzerinde tek bir nükleotidlik mutasyon gerçekleşti ve yeni oluşan aleli taşıyanlar zamanla ada popülasyonunun belirtiğimiz kısmını oluşturan doğal sarışınlar oldular.

    buyrun size mutasyon ve gen havuzuna yeni bilgi katılması.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. “Evrim teorisinin tüm öngörülerinin bu mantıkla kurgulandığını ayrıca ve özellikle belirtelim.”

    Evrim teorisi kimin evrimsellesecegini ongormuyor, o sadece evrimsellesmis olgulara evrimsellesmis diyor. Evrim teorisi sonradan yakistirmadir, bu nedenle de bilimsel değildir. O hiç birşeyi ongormez.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. Baal’a

    Örnek verdikleriniz sadece bir çeşitlenmedir. Johann Gregor Mendel’in kalıtım kanunlarına bakmanızı öneririm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. Turan’a

    Evrimleşmiş olguları evrimleşmiş demekte ne demek?

    Yani peşinen hiç bir kanıt manıt göstermeye gerek görmeden canlıların EVRİMLEŞTİKLERİNİ kabul ediyorsunuz sonra da EVRİMLEŞTİ diyor, evrimi de bilimin anası babası, sönmez ışığı filan ilan ediyorsunuz öyle mi?

    Evrim yanıtlayamadığı binlerce sorunun altın kalıp ezilmiş bir TEORİDİR.

    Önce bu soruları yanıtlasın sonra yadsınamaz gerçek kabul edelim.

    Öyle beleşten bilimin tahtına oturmak yok.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. ben neyden bahsediyorummm

    Mendel’den bahsediyosun

    senle evrim tartışmak sıkıcı bir uğraş!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. Evrimi, kalıtım kanunlarını, canlılardaki çeşitlenmeyi bilmiyorsan ben ne yapayım?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. “daha inandırıcı ve bilimsel kanıtlar”

    kanıtlarını sunmanı hala bekliyoruz..

    ses var ama görüntü yok malesef..

    sonra palavracı deyince suçlu oluyorum..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. “a)-İlk canlılık nasıl meydana geldi?
    “

    evrimin konusu değildir

    yani evrimin kabul edilmesi için bu sorunun cevaplanmasına gerek yoktur..evrim kendisini ilgilendiren sahada açıklayıcılığını gösremiştir

    “b)-Ökaryot hücreler nasıl evrimleşti?

    c)-Tek hücreli canlılıktan çok hücreli canlılığa nasıl geçildi?

    d)-Eşeysiz üremeden eşeyli üremeye nasıl geçildi?”

    bu üç soruyada evrimsel biyologlar cevaplar üretmişlerdir

    merak edenler pek çok başka yerde ve şu adreslerde bilim insanlarının görüşlerine ulaşabilirler

    link to evrimianlamak.org

    link to evrimagaci.org

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.