Faiz Nedir?

Dün akşam bir arkadaşla faizi tartışırken ne olup ne olmadığına, dini hükümler altında nasıl incelenmesi gerektiğini epey tartıştık.

Kafamıza takılan problem şu şekildeydi. Ben borç alacak kişiyim A ve B kişileri olmak üzere iki kişiye gidiyorum ve bana söyledikleri şu şekilde.

A- Sana 1000 lira veririm, 1 yıl sonra 1500 liranı alırım.

B- Sana 1000 ekmek parası veririm, 1 yıl sonra 1000 ekmek parası alırım. (Bu arada bir yıl sonra 1000 ekmeğin en az 1500 lira olacağı kesin olsun)

Bu durumda ikiside faizcilik mi yapmış oluyor?

Birde islami şartlara göre paranın para kazanması (yani emek olmadan kazanılan para) haramdır. Ama günümüzde bir ev alıp bunun kiraya verilmesi tamamen paranın para kazanması değil midir?

Yani ben 100.000 liraya ev alıp ayda 1000 liradan kiraya veriyorum.
Veya
100.000 lirayı bankaya yatırıp her ay 1000 lira faizini çekiyorum.

Bu ikisi arasında fark var mıdır?

Ev kirasının her yıl artması da faize girer mi?

Nedir bu konuda ki düşünceleriniz?

23 yorum “Faiz Nedir?”

  1. Qur’an’ın yasakladığı “RIBA” sistemi yoksulları ezen tefeciliktir..
    “..Ey inananlar, kat kat RIBA yemeyin
    Allah’tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz” (nisa/130).

    “..Riba yiyen kimseler,
    seytan carpan kimse nasil kalkarsa ancak öyle kalkarlar.
    Bu ceza onlara, “alisveris de riba´da gibidir” demeleri yüzündendir. Oysa Allah,
    alışverisi helal,riba´yi da haram kilmiştir. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir ögüt üzerine riba´ciliga son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah’a kalmıştır. Her kim de yeniden ribaya dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır..”(bakara/275)

    “..Allah riba´yi mahveder, oysa sadakalari bereketlendirir. Allah günahta ve inkarda direnen hiç kimseyi sevmez..”(bakara/276)

    “..Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve artık riba´nin peşini birakin, eğer gerçekten müminler iseniz..”(bakara/278)

    “..yasaklandiklari halde riba almalari ve insanlarin mallarini haksiz yere yemeleri sebebiyle..(nisa/161)

    “..İnsanların malları içinde artsin diye verdiğiniz riba
    Allah yanında artmaz. Allah’ın rizasini dileyerek verdiğiniz zekata gelince, iste onlar, malları kat kat artmis olanlardir..”(rum/39)

    *

    Qur´an daki
    “Riba”
    kavrami Faiz olarak tercüme edilmis ve bunun üzerinden reel yasam ve ekonomik hayatla celisen akla zarar fetvalar üretilmistir..

    Qur´an
    Riba´yi yani tefeciligi yasaklamaktadir
    (o dönemin ekonomik sistemi tefecilik üzerine kurulmustu)

    Bati uygarliginin uyguladigi Faiz sisteminin
    Riba ile uzaktan yakindan bir ilgisi yoktur..

    Riba tefeciliktir
    tefeci borc verdigi kisinin kazanmasini
    zamanla ekonomik olarak bagimsizligini elde etmesini hedeflemez
    tefeci borc verecegi kisinin aldigi parayi geri ödeyebilecek durumda olup olmadigini da arastirmaz..

    Faiz bir Bankacilik sistemidir
    borc verecegi kisinin alacagi krediyi ödeyebilecek maddi imkanlarinin olup olmadigini arastirir olumlu kanaate varinca
    da talep edilen krediyi günün sartlarina göre onaylar..

    sistem,ve hedef farkliligi nedeniyle Faiz´in Tefeci(Riba)likle
    özdeslestirilmesi yanlistir..

    örnegin;
    ben ticari emtiayı satarken maliyet+kar kor öyle satarim
    iste bankalarda parayi ticari mal gibi satiyorlar ve verdikleri her kredinin adını satis olarak ifade ederler..

    faizsiz
    bankacılık diye reklam yapan o bankalarin elleri mahkum bir şekilde faiz döngüsünün içinde vicdanen rahat olsunlar diye kar-zarar ortalıklığı diye isim uydurmuşlar kafadan..

    ne hikmetse
    hiç zarar olmuyor herkes parayı atıyor cebe
    ama sorduğunda -bu faiz değil ortaklık- diyorlar..

    Kendilerini kandırıyorlar yani..

    bir de
    şöyle bir şey var o bankalar da uluslararası kuruluslardan krediler alıyorlar..

    o kredileri
    sifir faizle mi aldıklarını sanıyorsunuz?
    elbette faiz ödüyorlar..
    madem faiz haram niye kredi çekiyorlar?

    ayrıca
    merkez bankası durumunu hesaba katın merkez bankası belirli kriterler koyar hepsi de ona uyar..

    merkez bankası
    “Faiz”siz sistemimi kullanır ?
    “Faiz” sistemini mi ?

    Faiz sistemini

    ee O zaman faizsiz bankalar “FAİZ” sistemi dengelerine ve kurallarına uymak zorunda mı ?

    evet

    eee.. ne oldu?

    slm

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. kira örneğini güzel yakalamışsın.ancak sorduğun soruların cevabı bence kuran içinde bir anlam ifade etmiyor(bakma sen haram laflarına) çünkü ben kuranı incelediğimde(aynı zamanda bir yönetim kitabı) kapitalist politikalarla örtüşmeler görüyorum(yani kuranda sosyalizm yok ki :)) faiz ,sermaye bunlar olması gereken şeyler

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Söylediklerinize katılıyorum ikinizin de.

    Aklıma kirayla uyuşacak bir örnek daha geldi. Bende 1000 koyun olsun ve birine verip diyorum ki bu koyunları. Bunların sütünden yününden yararlanabilirsin, ama her ay bana bir koyun vereceksin. Bu anlaşmamız biteceği zaman da 1000 koyunumu geriye ver.

    (Bakın ev kiralık eve ne kadar çok benziyor değil mi, birde aşağıdaki örneğe bakalım.)

    Bende 1000 tl var. Ben bu 1000 tl yi birine verip diyorum ki, sen bu parayı istediğin gibi kullan, ama bana her ay 1 lira para öde, anlaşmayı bitirmek istediğin zamanda 1000 liramı geri verirsin.

    (Faiz veya tefeciliğin bir başka versiyonu gibi görünmüyor mu? )

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. (Faiz alana da verene de lanet olsun!) [Müslim]
    . Kur’an-ı kerimde Bakara suresi 275. âyet-i kerimesinde, (Alış verişin helal, faizin haram) olduğu bildirilmektedir.
    Genel olarak “faiz” kelimesiyle ifade edilen riba; tartısı ve ölçüsü belli olan bir malı aynı cinsten daha fazla olan bir mal ile, bir karşılığı olmaksızın, peşin veya veresiye olarak değiştirmektir.
    Kur’an- ı Kerimde , ‘’Borç verilen şey’i belli bir ilave ile geri alma ‘’ manasında faiz kelimesi değil riba kelimesi kullanılmıştır.Faiz, kelime olarak ‘’ çoğalıp akmak , dolup taşmak ‘’ manasına gelen Feyz kökünden bir kelimedir.Türkçede bu manada kullanılan faiz kelimesinin son harfi dad’dır.Arapçada bir de son harfi ze olan faiz kelimesi vardır.Bu kelime ise ‘’ elde etmek, kurtulmak, dileğine ermek, başarmak’’ manasına gelen fevz kökünden gelen bir sıfattır.
    Fevz kökünden gelen faiz kelimesi ise Kur’an’da zikredilmektedir.Bu iki faiz kelimesinin zaman zaman birbirine karıştığı görülmektedir.Nitekim İzmir’de yapılan Türkiye 2. İktisat Kongresinde Türkiye Ziraat Odaları birliği adına sunulan bir tebliğde , böyle büyük bir yanlışa düşülmüş ; faiz kelimesine Kur’an’da övgüyle yer verildiğinden bahisle, faizin İslam’da haram olmadığı , haram kılınan hususun tefecilik olduğu ileri sürülmüştür.Bu iddianın yanlışlığı apaçık ortadadır.Türkçede kullandığımız manadaki faiz kelimesinin karşılığı Riba kelimesidir.
    Riba, lugatte ‘’ çoğalma , artma ve büyüme ‘’ manalarına gelmektedir.Bu manası ile riba Türkçede kullandığımız faiz kelimesinin tam karşılığı olmaktadır.

    Faiz ile kâr payının farkı nedir?

    Faiz, belirli bir miktardaki anaparanın belirli bir vadede, belirli bir oranda elde ettiği getiri olarak tanımlanabilir. Yani borç verenin (banka ya da özel kişi) vadeyi ve oranı belirlediği, alanın da kabul ettiği bir uzlaşma söz konusudur. Faizli uygulamalarda her iki taraf, üzerinde anlaşılan vade geldiğinde anaparanın dışında ne kadar vereceğini ya da alacağını bilmektedir.

    Faizsiz çalışma esasına dayalı kâr payı ise, taraflarca belirlenen vadeye kadar ticari veya sınai bir ekonomik faaliyette kullanılan anaparanın elde ettiği kârın vadesi geldiğinde dağıtılan kısmıdır. Tasarruf sahibinin Katılım Bankalarına yatırdığı para, bu kurumlarca sağlam ve verimli projelerde kullanılmak üzere yatırımcılara piyasa şartları içerisinde oluşan kâr oranları ile belirli bir vade için kullandırılır. Vade sonunda elde edilen getiri, yani kâr, % 80’i tasarruf sahibine, % 20’si kuruma olmak üzere dağıtılır. Görüldüğü gibi, faizin aksine kâr payı esasına göre çalışan sistemde anaparanın vade geldiğinde ne kadar kazandıracağı belirli değildir. Kaldı ki, kredilendirilen projelerden zarar edilmesi de ihtimal dahilindedir. Faizli sistemde ise bu mümkün değildir, vade geldiğinde önceden taahhüt edilen tutar mutlaka anapara sahibine ödenmelidir. Kısaca ve basitçe belirtmek gerekirse, kâr payı ile faiz arasındaki temel fark, faizde anaparanın vade sonundaki kazancı taahhüt edilirken, kâr payında kazancın destek verilen projelerin verimliliğine göre oluşmasıdır.

    Enflasyon oranında faiz helal midir? Yoksa faiz yerine altın, döviz vs.mi alınmalı?

    Faiz olursa, oran ne olursa olsun helal olmaz. Enflasyon oranında fazlalık faiz değildir. Mesela birine yüz lira ödünç verseniz, alt ay sonra enflasyon yüzde otuz olduğu için 130 lira alsanız bu otuz liralık rakkam fazlalığı faiz değildir, alt ay önce verdiğiniz paranın -satın alma gücü bakımından- eşit karşılığıdır. Bu böyle olmakla beraber faizcilik yapan bankalara para yatırarak buradan enflasyon oranında faiz almak caiz olmaz; çünkü: a) Bu bankalar sizden aldıkları parayı reel (enflasyon oranından fazla) faizle satmak suretiyle para kazanmakta ve size de o paradan ödeme yapmaktadırlar. b) Bankaya para yatırmak bir akit yapmaktır; bu akit, faizli para alım satım aktidir, sonunda kâr da olsa zarar da olsa yapılan akit faizli akit olduğu için İslam’a göre meşru değildir.(Hayrettin Karaman)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. xenix senin örnekten yola çıkarsak toprağında para etmesi “haram” olur. bunu ihtiyaç fazlası edinen mülkün ve paranın haram olmasına kadar götürebiliriz.ancak kuranda zengin ve fakir ayrımı açık bir şekilde ortaya konmamış mıdır?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Faiz = Siz yemeyin, biz yiyelim! Yoksa haramdır, günahtır!!…tam bir komedi.
    Bu mantığı (kesin) yahudiler müslümanlara empoze etmiştir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. sn xenix verdiğiniz örnekler açık bir şekilde faiz örneği olduğundan yorum yapmaya bile gerek yok bence!
    kıyas yaparsanız bunu sizde farkedersiniz 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Anlamadım sn efsa?

    “sn xenix verdiğiniz örnekler açık bir şekilde faiz örneği olduğundan yorum yapmaya bile gerek yok bence”

    Ev kirası faiz mi yani?? Veya enflasyon oranında ki fazla para?

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. “Aklıma kirayla uyuşacak bir örnek daha geldi. Bende 1000 koyun olsun ve birine verip diyorum ki bu koyunları. Bunların sütünden yününden yararlanabilirsin, ama her ay bana bir koyun vereceksin. Bu anlaşmamız biteceği zaman da 1000 koyunumu geriye ver.”
    “Bende 1000 tl var. Ben bu 1000 tl yi birine verip diyorum ki, sen bu parayı istediğin gibi kullan, ama bana her ay 1 lira para öde, anlaşmayı bitirmek istediğin zamanda 1000 liramı geri verirsin.
    “

    Bahsettiğim örnekler bunlardı..açıkça anlaşma yapıyorsunuz, her ay şu miktarda kazancı taahhüt altına alıyosunuz.Enflasyon oranındaki para konusunda ise bazı alimlerin fetvası var fakat İmam-ı azam ise alınabilirmi şeklindeki soruya bilmiyorum diye cevap vermiştir.Yani işin fetva ve takva boyutu var gibi.
    Bilmem anlatabildim mi. 🙂
    Ayrıca vaizden kastınız islam hukukunda ehil birinin fetvasıysa istediğiniz gibi düşünün. Her dinde ilmi konularda ehil kimseler vardır, yoksa herkes fetva makamı olsaydı işler buradaki gibi herşeyi normalleştirmeye giderdi değilmi!!
    Ev kirası faiz değil ayrıntılarına sonra gelebilirim ..Şimdilik hoşçakalın sn xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. faizin yasaklanmasının nedeni bence eflasyona neden olup paranın değerini düşürdüğü ve bu yüzden adaletsizlik olduğu için yasaklanmış

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. faiz kardeşim hepsi
    ne kadar meraklısınız faize bide utanmadan haramı helal yapmak için kıvırıp duruyorsunuz benim size bir tavsiyem faizi haram kabul edin ve yinede yiyin günah sahibi olursunuz sadece ama faize kılıf uydurup harama helal demeye uğraşırsanız kafir olursunuz allah korusun.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. “..O RIBA´yı yiyenler
    -seytanin bir dokunusla carptigi kisinin kalkısından baska türlü kalkamazlar
    -Bu böyledir
    -cünkü onlar”alıs-veris de RIBA(tefecilik) gibidir” demislerdir
    -Oysaki Allah, alıs-verisi helal
    -RIBA´yi(tefeciligi) haram kilmistir.
    -Kendisine Rabbinden bir ögüt gelip de yaptigindan vazgecenin -gecmisi kendisine
    -isi Allah’a kalmistir
    -Yeniden RIBA´ya(tefecilige) dönene gelince
    -böyleleri atesin dostlaridir
    -Sürekli kalacaklardir orada..”(bakara/275)

    Qur´an da RIBA gecer
    faiz degil..

    Riba tefeciliktir
    faiz ise bir sistemdir..

    eger RIBA = faiz olsaydi Allah kitabinda FAİZ sözcüğünü kullanırdı..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Tefecilikte bir sistemdir. Bir şeyin sistem olması onun haramlığını meşru mu kılar?

    Bir bankaya gittiniz, 1 yıl sonra ödemek üzere borç aldınız. Hangi ülkede yaşıyorsanız yaşayın (enflasyonu 0 olsun farketmez) aldığınız parayı ödemez 1 yıl sonra fazlasını ödersiniz.
    Bir tefeciye gittiniz, 1 yıl sonra ödemek üzere borç aldınız. Hangi ülkede yaşıyorsanız yaşayın aldığınız parayı ödemez, 1 yıl sonra fazlasını ödersiniz.

    Farkı ne? İkiside aynı oranda faiz alsın sizden.

    Faiz almadan kredi veren bir banka varsa söyleyin ordan alalım borç.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. fark surda;

    -tefeci
    size verdigi borcu ödeyip ödeyemiyeceginizi arastirmaz hatta ödeme sartlarinizin olmamasi tefeci icin arti degerdir
    verdigi parayi gayri yasal yollardan kat kat geri alir..

    -tefeci
    borc verdigi insani mal mülk sahibi yapmaz..

    -banka
    talep ettiginiz borc miktarini ödeme imkanlarinizin olup olmadigin arastirir sartlar müsait ise krediyi öder yoksa red eder..

    -banka
    borc verdigi kisinin maddi imkanlarinin artmasina ve ihtiyaclarinin giderilmesine katki saglar..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Tefeci ödeyemeyecek kimseye para vermez. Tıpkı banka gibi. İkiside sonuçta para verir. Senin mal mülk sahibi olmanı sağlar geçici bir süre. Bakın aşağıda ki linkte kredi kartı yüzünden intihar haberlerini gönderiyorum. Bakalım bankalar sandığınız kadar insaflı ve kişinin iyiliğini mi düşünüyor?

    Kredi Kartı İntiharları

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. bir yazimda
    ülkemizde uygulanmakta olan sistemin bir
    “KAP KAC” sistemi oldugunu ifade etmistim..

    simdi
    siz “tavsana kac taziya tut” sark mantigiyla isleyen bu cürük sistemi bana örnek olarak gösteriyorsunuz öyleyse yazdiklarimi tekrar okuyun lütfen ben evrensel norm/standartlardan bahsediyorum..

    magdur ?
    belki irade/sizlik magdurlaridir..

    adi üzerinde -kredi- karti
    kredi nedir?
    borctur..

    yani neymis
    banka sana X miktar ytl´yi -borc- vermeyi kendi RISK analizine göre uygun bulmus..

    irade yoksunu magdur kardes
    ödeyemeyecegin borcu alirken sucsuz ve magdur oluyorsun da banka sana yine kullanımı senin iradene bırakılan
    X miktar ytl´i borcu verirken mi suclu oluyor ?

    irade yoksunu magdur kardes
    ayagini yorganina göre uzatanlar enayi-miydi ay sonunu kredi karti kullanmadan getirirken hesap kitapla bogusurken ?

    irade yoksunu magdur kardes
    vaktiyle hamuduyla deve götürürken nerdeydi akliniz..

    irade yoksunu magdur kardes
    cok mu uyaniktiniz cebinde mevcut olmayan parayi barda
    cafede harcarken ?

    suna
    irade yoksunuyum
    üc kurusluk bütcemi yönetmekten acizim demiyorsunuz da
    cikip magdurum diye aglaniyorsunuz..

    ülkemizdeki mevzuati bilmemekle beraber
    müsterinin yazili istegi olmadan hic bir banka kredi karti vermez veremez diye düsünüyorum..

    bankalar öcü degildir..

    faiz haramdir modunda takilip kalanlar haric cünkü onlara göre bankalar öcüdür ama acgözlülük (kat kat kar/RIBA/ hirsi)
    onlarida yesil sermaye(tefeci) hirsizlarinin pardon öcü-lerinin tuzagina düsürdü..

    “TBB verilerine göre 100.000 sorunlu kredi kartı ve
    15 milyon kredi kartı mevcuttur.”

    bu mudur bankalarin tefeciligi ?

    bankalar sadece hayatimizi kolaylaştıran ticari isletmelerdir bu acidan bankalara öcü muamelesi yapmak cok fazla sürat yapan arabalar yapıyorlar sürekli ölümlü kazalar oluyor diye arac üreticilerine kizmaya benzer..

    direksiyon imalatci firmanin elinde mi ki sorumlu olsun ?

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Direksiyon kimin elinde olursa olsun bişey değişmez.Her türlü faizin tefecilik sayıldığı günler geçmişte kaldı. Bugün kredi işlemleri ticari bankaların tekeli altında. Fakat dünyada tefecilik hala ölmedi; ülkemizde ise, son derece yaygın.Banka halktan para toplayan ve topladığı parayı şahıs ve şirketlere kredi olarak dağıtan kuruluştur. Banka fon toplama ve dağıtma yetkisini devletten alır. İşte bu husus banka ile tefeci arasındaki en büyük farkı oluşturuyor. Çünkü tefeci yasa-dışı para ticareti yapar; Banka ise, para ticaretini alenen ve resmen yapar.Bu durum tefeciliğin tarifini değiştirdi ve tefeci aşırı faizle borç veren kimse demek oldu. Diğer taraftan, “tefeci faizi” deyimi, kreditör kuruluş tarafından tatbik edilen, makul haddin üzerindeki faiz oranını ifade etmekte. Bu noktada bankalarımızın kredi kartı ve bireysel kredilere uyguladığı faiz oranını tefeci faizinden başka bir şekilde deyimlendirmek için sözlükleri karıştırmak gerekiyor.Okuma yazma bilmeyenlerin oranının yüksek olduğu, buna karşılık eğitimli insanların azınlıkta olduğu bir ülkede, sözleşme tuzaklarıyla borçlu ve kefilleri tongaya düşürmek bankacılığa mı benziyor,yoksa tefeciliğe mi?Ayrıca, bankacılık mevzuatına göre, kefil de borçlu gibi kredi kullanmış sayılır. Zaten bankalar kefillere müteselsil borçlu sıfatıyla imza attırıyorlar. Peki, kefile ödeme gücünün çok üzerinde risk yüklemek ne derece yasaldır?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. “magdur ?
    belki irade/sizlik magdurlaridir..

    rıba nedir?
    borctur..

    yani neymis
    tefeci sana X miktar ytl´yi -borc- vermeyi kendi RISK analizine göre uygun bulmus..

    irade yoksunu magdur kardes
    ödeyemeyecegin borcu alirken sucsuz ve magdur oluyorsun da tefeci sana yine kullanımı senin iradene bırakılan
    X miktar ytl´i borcu verirken mi suclu oluyor ?

    irade yoksunu magdur kardes
    ayagini yorganina göre uzatanlar enayi-miydi ay sonunu borcu kullanmadan getirirken hesap kitapla bogusurken ?

    irade yoksunu magdur kardes
    vaktiyle hamuduyla deve götürürken nerdeydi akliniz..

    irade yoksunu magdur kardes
    cok mu uyaniktiniz cebinde mevcut olmayan parayi barda
    cafede harcarken ?

    suna
    irade yoksunuyum
    üc kurusluk bütcemi yönetmekten acizim demiyorsunuz da
    cikip magdurum diye aglaniyorsunuz..”

    Bakın gördüğünüz gibi, banka yazan yerlere tefeci yazıldığında hiç bir anlam değişmiyor. Bu dedikleriniz tefecilik içinde geçerli.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. “..Sırf servetinizi arttırmak için
    -insanların mallarından elde ettiğiniz herhangi bir haksız kazanç ( Riba)Allah’ın yanında artmış sayılmaz..”(rum/30)

    “..Ey iman sahipleri!Riba-yı öyle kat kat katlayarak yemeyin
    -Allah’tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz..”(ali-imran/130

    “..Ey iman sahipleri, Allah’tan korkun
    -Ve eğer inanıyorsanız RIBA-dan geri kalanı bırakın..”(bakara/278)

    RIBA = zor durumda olan bir kimseden haksiz kazanc saglamak..

    maliniz mülkünüz artsin diye para yigmak icin sizden borc para isteyen kisiden verdiginiz borcu kat kat artırarak istemek RIBA-dır tefeciliktir..

    bu sekilde ac gözlülük ederek parasini arttirmaya calisanlar tefecidir..

    yani
    RIBA haksiz kazanc olup
    kat kat
    katlayarak
    yigmak
    tutmak
    toplamak
    stoklamak-tir..

    yani

    RIBA
    kirleterek
    sömürerek
    kisisel cikar icin arttirmaktir..

    “..kötülüklere cesaretle dalanlar
    -saniyorlar mi ki
    -biz kendilerini
    -iman edip hayra ve barisa yönelik iser yapanlarla
    bir tutacagiz
    -hayatlari ve ölümleri onlarla ayni olacak
    -ne kötü hüküm veriyorlar..”(casiye/21)

    sayin xenix,
    demekki farkli sistem ve paradikmalardan bahsediyoruz..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. Bizim sokakta tefeci hilmi abi var. Bankalar %3 le kredi verirken, o yıllık %2 ile para veriyor ve tefecilik (rıba sayılır mı bilmem) yapıyor.

    Bu durumda tefeci hilmi abi, size göre rıba mı yapıyor, yoksa kat kat para almadığı için helal bi iş mi yapmış oluyor vahy e göre?

    Nedir tefeci hilminin durumu?

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. Sevgili xenix güzel bir konu açmış. Gerçekten incelenmesi ve tartışılması gereken bir konu.

    İslama göre faiz müslüman ile müslaman arasında haramdır. Bir müslüman ile müslüman olmayan arasındaki bir alışverişte faiz geçerli değildir, haram değildir yani.

    Ülke olarak ta faiz bir İslam ülkesinde haramdır. Yani İslam hukuku ile yönetilen bir ülke demektir bu.

    Türkiyeyi ele alacak olursak, Türkiye her ne kadar çoğunluğu müslümanlardan oluşuyor olsa da, İslam hukuku ile yönetilen bir İslam ülkesi olmadığı için, İslami bir hüküm olan faiz diye bir şey geçerli olamaz!

    Dolayısıyla Türkiyedeki bankalar da, Dünyadaki kapitalist sisteme entegre olmuş bir sistemin parçası olduklarından, faiz diye bir şeyden söz etmek mantık dışıdır. Bir müslüman rahatlıkla faiz filan yiyebilir! Ancak 2 müslüman arasında nerde olursa olsun faizli alışveriş olmaz.

    Aynı şekilde bir müslüman bir müslümanla para için kumar oynayamaz! Ama bir müslüman bir inanmayanla, eğer kazanacağına kesinlikle inanıyorsa!, kumar oynayabilir, kaybetme riski varsa oynayamaz.

    Diğer taraftan bankalar nasıl faizsiz işlem yapabilir konusu gerçekten tartışmaya açık bir konu. Çünkü faiz almadan bir banka nasıl yaşayabilir? Yukarda da sorulduğu gibi hiç karşılık almadan, en azından enflasyon kadar, bir kurum veya kişi nasıl borç verebilir? Ben de tam emin değilim. En azından banka masraflarını alabilir, işlem ücreti alabilir, böyle kar yapabilir denebilir. Çünkü hiç kar etmeyen bir kurum nasıl yaşayabilir?

    Bunun cevabı bence, tefecilik düzeyinde kar etmeden enflasyon oranında kar yapmak makuldür bence. Önemli olan müşterileri soymadan, mağdur etmeden çalışan bir sistem kurabilmek.

    Mevcut bankaların tefeci gibi çalıştıklarına ve insanları soyduğuna ben de katılıyorum.

    link to geocities.com

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. İslama yeni bakış açıları kazandırdığınız için ikinizi de tebrik ediyorum sevgili ebubekir ve kutadgubilig.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.