Göçmen Ağ Günlüğü

Geriye dönüp baktığımızda,,,,
Böyle başlar çoğu cümleler ,,, belkide geriye dönüp bakmaktan gelecek için kurduğumuz hayallerimize yetişemiyoruz, onlar ilerliyor biz kalıyoruz, ve ardından koşmaktan sonunda yoruluyoruz….
Yetişemediğimiz hayallerimiz aslında zamanla öyle dostlar ki ve zamanın nasıl hızla akıp gittiğinin farkına varamayan biz, hayallerimizin de zamanın peşine takılıp gittiğini görmekte epeyce gecikiyoruz. Ama yalnızca gecikiyoruz , gecikmemiz demek onların yok olması değildir çünkü…
Ve artık birşeyler yapmanın , onlara yetişecek yeni yollar aramanın vakti de geçmeden , henüz çok geç olmamışken neden onlar için kendimizi biraz yormayalım ki,,,Geç kalmış olmak bir bahane değildir, engel ; boşa geçen zamana hala daha seyirci kalmaktır…
Bizler kendimiz için , kendi isteklerimiz için çabalamaktan yorulmamalıyız. Belki bugüne kadar bunun farkında olamadık ama çoğu insan için farkındalık tam da geç kaldım dediği anla başlar ve onu umulmadığı güzelliklerle karşılaştırmak için sabırsızlanmaktan hiç yorulmaz,,
Hadi bişeyler yapalım artık ve düşlediğimiz hayatın içinde kendimizi nasıl bulabiliriz önce ona karar verelim,, Biliyorum çok zor belki ama imkansız değil,,

2 yorum “Göçmen Ağ Günlüğü”

  1. Zaman hakikaten çok hızlı akıyor ve bir bakıyoruz ki bir devir daha kapanmış, biz hazırlıklı olsak da olmasakta..Teşekkürler, cesaretlendirici ve yol gösterici yazınız ve zamanlaması için, öyle güzel oldu ki.. Bu gün tesadüf eseri eski gazetelerden kesmiş olduğum bir yazı geçti elime, yazarı kim bilmiyorum ama, sizin yazdıklarınızla örtüştüğü için paylaşmak isterim, umutsuz insanlardan söz ederk başlamış yazar ve devam ediyor:
    ..En derin umutsuzluk anlarında bile hayata çok daha farklı pencerelerden bakabilselerdi eğer ,bir değil birkaç çıkış yolu olabileceğini görebilirlerdi. Gelin yirmi yaşında, ilkokul mezunu bir insanı ele alalım..Geleceği için pembe hayaller kuracak değildir elbette bu insan. Umutsuzdur. Umutsuzluğunun, korkularının eseri olduğunun farkında değildir. Hayat karısında sadece yenilgiye uğramıştır. Ancak bu insan bütün yeteneklerini seferber eder, kararlı ve sabırlı davranırsa en geç otuzlu yalarının başında üniversiteyi bile bitirebilir. Bu süreçte çok kitap okur, hayatının gizlerinin peşine düşer, kendine yatırım yaparsa, su verimli çeliğe bile dönebilir o on yıl içinde. Sonra eriye dönüp baktığında aldığı yol kendisini bile aşırtabilir. Unutulmamalı ki, en onulmaz umutsuzluğun ardında bile bir umut her zaman vardır. Yeter ki korkularımızı bir kez olsun elimizin tersiyle iterek onun elinden tutma cesareti gösterelim diyor yazar. Sizin de söylediğiniz gibi hiç bir ey imkansız değil aslında, inanılmaz bir enerjiyle yaratıldık bizler, önemli olan bunu bir şekilde tetikleyebilmek ::)
    SEVGİLER

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Beğeniniz için ben teşekkür ederim Felicita ,
    Aslında bu yazı ne zaman okunsa , mutlaka mükemmel bir zamanlama olacaktır. Çünkü zamanın her diliminde, bulunduğu yerden memnun olmadığı halde, birşeyler yapmak için de geç olduğunu düşünerek, kendini zamana yenik düşmekten alıkoyamayanlar mutlaka vardır.
    Fakat sizin de alıntı yapmış olduğunuz yazıda yer aldığı gibi;
    ‘en derin umutsuzluk anlarında bile hayata çok farklı pencerelerden bakabilmek’
    bunu başarabilmek değilmidir bizi yenen zamana , ona mağlup olmadığımızı ispatlamak ….
    Belki bir konuda başarısız olmuş olabiliriz ve tüm fırsatları kaçırmış olabiliriz ama neden diğer pencerelere de bakıp , hala başarabileceğimiz birsürü seçeneğimiz olduğunu görmeyi denemiyoruz ve bizi bu monotonluktan çıkarıp, olmasını istediğimiz hayatın da kapılarını gösterecek diğer pencerelere yönelmiyoruz ?
    Bunu yaparsak zamanın gerisinde kalmaktan yorulmaz,, onunla dost olup birlikte adım atmayı da öğrenebiliriz…
    SEVGİLER

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.