Şekilde ki bir diskin tam ortasına ve kenarına bir atom saati (çok hassas saat) yerleştirelim ve ikisinide aynı zamana ayarlayalım. Ortada ki saate O saati, kenardakine ise K saati diyelim. Ve diski saat yönünde hızlandırarak 1/2 C (ışık hızının yarısı hızı) hızına kadar çıkaralım. Bir süre bu hızda döndürdükten sonra tekrar yavaşlatalım.
Sistem tamamen durduğunda…
1- O saati, K saati ile aynı zamanı gösterir.
2- O saati, K saatinden daha ileride olur.
3- K saati, O saatinden daha ileride olur.
Ve neden? Lütfen cevaplarınızı açıklaması ile birlikte yapınız.
2- O saati, K saatinden daha ileride olur.
Sizlerin formüllerine aklım ermez ama, K saati daha fazla mesafe katedecek, daha fazla hıza karşı direnmek zorunda kalacak, bu direnme kendi çalışma sistemine ters etkide bulunacak, saatin çalışma sistemini geri itecektir. Araba çalıştıktan sonra ya da araba hareket halinde iken marşa basınca marş motorundan hızlı çalışan araba motorunun marş motorunun dişlilerini sıyırması-aşındırması gibi…
Ben sezgisel bir yaklaşımla ikisi de aynı zamanı gösterecektir diyorum.
Dışardaki saatin 1/2 ışık hızıyla dönerken içerdeki saatten geri kalacağını, yani dönmenin herhangi bir anında kesit bir görüntü alsak merkezde geçen zamanın yörüngede geçen zamandan daha fazla olacağını, buna karşın yavaşlama ve durmanın ardından baktığımızda iki saatin de aynı zamanı göstereceğini düşünüyorum.
Ama neden böyle düşündüğüm hakkında hiçbi fikrim yok, sezgi diyorum sadece:)
“…merkezde geçen zamanın yörüngede geçen zamandan daha fazla olacağını…”
Gamaro,
Bence burada zaman değişmiyor. Aynı zaman içerisinde iki saatin katettiği yol değişiyor. Bu fark kesin olduğu için her iki saatin maruz kaldığı hıza karşı aldıkları direnç ve tepkiler, saatlerin içerisindeki hareketi farklı etkiliyor ve farklı çalışmalarına neden oluyor. Yoksa zaman dediğimiz şey evrende, en azından dünyamızda farklı farklı değil. Farkı yaratan farklı hızdaki hareket… Ya da saatin çalışması zamanın geçtiği anlamına gelmiyor, bir zaman ölçer olan saatin, zamanı geçirip geçiremediği; farklı çalışma koşullarında ölçüp ölçemediği söz konusu…
Sonsuz bence dalga geçiyor bizimle. Sanki “zaman”, zaman zaman farklı olabilirmiş gibi…
Hüseyin Bey, ben anlıyorum elbette ne demek istediğinizi, yani o anlamda henüz uçmuş değilim merak etmeyin 🙂
Ama bence yine de o kadar emin olmayalım, bir vakit Bilgisev hocamız detaylı olarak ve örneklerle anlatmıştı, evrende sabit bir zaman ölçer var mıdır, vesaire.. Bulabilirsem o foruma ait linki eklerim, lakin sonsuzun bizimle dalga geçtiğini zannetmiyorum.
O saati, K saatinden daha ileride olur. K saatinin hızı, ışık hızına yaklaştıkça zaman O saatine göre daha yavaş geçmeye başlayacaktır.
Aradaki fark:

denklemi ile hesaplanabilir.
İkizler probleminin disk üzerinde ki versiyonu.
xenix
cevap 2. neden: zaman görecelidir. albert amca bunu gayet iyi açıklamıştır.
İkisi de aynı zamanı gösterir…
…eğer farklı zamanı gösteriyor olsalardı o zaman ortada ve kenarda olmasının fark yaratması nedenli iki saatin arasındaki mesafenin bilinmesini gerektirirdi…mesela diskin yarı çapı verilirdi.
Verilmediğine göre bir önemi yoktur.
Bendeniz de böyle bir mantık yürüttüm.
Bu soru için, disk sabit hızlı olduğundan görelilik olmaz diyenler var.
Disk sabit hızlı olabilir. Hareket ivmeli.
xenix
Dönme hareketi ivmelidir, merkezdeki saate göre kenardaki saat hareket ettiğinden, kenardaki saat yavas işleyecektir .Diskin kenarındaki bir gözlemci, diski referans aldığında , ivmeli hareketten dolayı hissedeceği kuvveti çekim alanında olduğuna yorabilecektir. Einstein , kütleçekim alanında ki saatlerin bulunduğu yere göre farklılık göstereceği fikrinede bu gibi deneylerden varmıştır. Ama bu gibi deneyler, çok tartışma götürür gibime geliyor, fizik açısından.
Nasıl tartışmalar? Anlayamadım tartışma kısmını.
xenix
Dönme gibi doğrusal olmayan hareketlerde veya ivmeli hareketlerde ,görelilikle ilgili yorum yapmanın zorluğunu kastettim, neyi anlamadın?
Deney ortada sonuç ortada. Tartışılacak ne var onu anlamadım.
Bu tür deneylerin tartışmaları, -yorum açısından yani- belki fizikçi olmayanlar arasında internet ortamında olabilir. Hala çoğu insan evrendeki göreli zamanı anlayabilmiş değildir bu konuda bahse girebilirim.
xenix
Aslında diskin hareketi düzgün doğrusal hareket olmasa da xenix’in yazdığı rölativite formülü uygun bir çözüm diye düşünüyorum.
Çünkü; dönen bir diskin merkezine yakın noktadaki açısal hızla (w1), diskin kenarındaki açısal hız (w2) aynıdır. Ama v1 ile v2’nin çizgisel hızları farklı büyüklüktedir. v1>v2 olduğundan O noktasındaki saat daha önde olacaktır.
Farkettiniz mi bilmiyorum ama cevabı sorunun içinde de görebilirsiniz. :))) Küçük saate bakarsanız merkez noktanın kenardaki noktadan daha önde olduğunu görürsünüz. :)))
Bu arada xenix’i de tebrik etmek lazım. Zekasını daha iyi yerlerde kullanması dilekleriyle…
Teşekkür ederim iltifatlarınız için fakat;
v1 < v2 dir.
Bu arada kişisel merak. Mesela zekamı daha iyi nerelerde kullanabilirim, öneriniz nedir?
xenix: Takiplerim
2-O saati K saatinden ilerde olur.Çünkü O saati diskin tam ordasında olduğu için disk ne kadar dönerse dönsün konumu değişmez,K saati diskin kenarında olduğu için disk döndükçe konumu değişecektir yani bir dönme hareketi yapar ve ivme kazanır fakat özel görelilik eylemsiz referans sistemi için geçerlidir bu durumda O saatini sabit duran K saatini hareketli bir sistem gibi düşünebiliriz.to göreli zaman ile yukarıdaki denklemi çarptığımızda t has zamanı verir buda K daki zamandır.t < to olduğundan K < O olur.Sonuç;hareketli sistemlerde hız ışık hızına yaklaştıkça zaman daha yavaş akar,yani zaman görelidir.elimden geldiğince açıklamaya çalıştım…
belki bana ısrarla disk sabit kalacak diyeceksiniz ama ben diskin koni oluşturabileceğini ;böylece k saati ile o saati arasında bir alan oluşarak hızın daha da artmasıyla bir çizgiye ve sonrasında tek noktaya dönmesini bekliyorum .bu durumda sabit diskin nekadar süre döndürüldüğü ,hangi hıza çıktığı ivmesi felan önemli oluyor .belli süre sonra tek noktada buluşacaklarından zaman farkı olamaz bence.
not:gülmek serbest 😀
Yerçekimi zamanı yavaşlatıyor!
Amerikalı bilimadamları, atomun titreşimlerini ölçebilen yüz defa daha hassas iki süper atomik saatle yaptıkları bir deneyle, yerçekiminden uzaklaştıkça zamanın daha çabuk geçtiğini kanıtladı.
Yirminci yüzyılın en ünlü fizikçisi Albert Einstein’ın görecelik kuramına göre, yerçekiminin etkisiyle zaman daha yavaş akıyor ve buna göre yerçekiminin daha az olduğu bir yere doğru uçmakta olan bir uçağın yolcuları her uçuşta birkaç nanosaniye daha fazla yaşlanıyorlar.
Bilimadamları, yıllar önce bu ilginç olayı, yüksek irtifada uçan bir füzenin içinde bulunan atomik saat ile aynı zamanda, manyetik alanın etkilerinin daha güçlü olduğu yeryüzünde bulunan başka bir atomik saat ile yaptıkları ölçümlerle gözler önüne serdiler.
ABD’nin Colorado eyaletindeki Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü’te (NIST) görevli fizikçiler bu defa aynı olayı, yüz defa daha hassas iki süper atomik saat kullanarak günlük hayatta da izleyebildi.
İçinde atomik saat bulunan ve yüksek irtifada uçan füze ile yeryüzünde bulunan saat yerine, bu sefer sadece 33 santimetrelik bir irtifa farkı ile deney yapıldı.
Amerikan bilim dergisi Science’in 24 Eylül tarihli sayısında yayımlanan deneyin sonucuna göre, kişi 33 santimetre yüksekte, yani iki basamak yukarıda bulununca biraz daha çabuk yaşlanıyor. Fark çok zayıf olduğu için hemen farkedilmediğini belirten araştırmaya göre bu fark, 97 yıllık bir ömürde saniyenin 90 milyarda biri kadar.
Araştırmayı kaleme alan bilimadamları, bu farkın insanlar tarafından hissedilmese bile, bu çok hassas, ufacık farkı ölçebilme imkanı, jeofizik gibi başka araştırma alanlarında da kullanılabileceğini belirtiyor.
NIST’teki görevli araştırmacılar, İzafiyet Teorisi ya da Görecelik (relativity) kuramının günlük hayata başka bir etkisini daha tespit etti. Yaptıkları araştırmaya göre, kişi saatte 32 kilometre daha hızlı gittiğinde, zaman daha yavaş geçiyor.
Deneyler için araştırmacıların kullandığı, ne bir dakika ileri giden, ne de bir dakika geri kalan, NIST’in farklı laboratuvarlarında bulunan saatler, birbirlerine 75 metre uzunluğundaki bir fiber optik kabloyla bağlı.
NTVMSNBC
ahiret zamanı da dünya zamanından hızlıdır. bilim adamları yeni bulmuş. ayetler binlerce yıl öncesinden haber veriyor bu durumu
Yapma yahu! nasıl bulmuşlar ? bu dünyadan ahirete ölcüm ya da gözlem yapılabiliyormu?
Kimse de diskin dönüşünü hesaba katmamış.Asıl dönen şey disk.
İki saat de diske göre hareketsizdir.Birbirlerine göre çizgisel hızları aynıdır.
Birim zamanda taradıkları açılar da eşittir.
Kaldı ki kenardaki saat kesinlikle yörüngeden sapar ve diskin dışına fırlar.
Dönen cisimlerin bir ataleti vardır.Ve merkezkaç kuveti denen saptırıcı kuvvet üstteki saati bir miktar dışarı iter.
Merkezdekini itmez.Çünkü merkezcil kuvvet yarıçapla alakalıdır.Merkezdeki cismin yarıçapa uzaklığı sıfır olduğundan olduğu yerde döner.
Sonuç olarak diskimizi bir roket gibi düşünün.
Saatleri de roketin içindeki insanlar gibi.
Roketin hızı neyse insanların da hızı odur.Ve zaman roketteki tüm gözlemciler için aynıdır.
İki saat de aynı zamanı gösterir.
Başından beri okudunuz mu yazılanları?
xenix: Takiplerim
Zaman görecelidir. İki saat de farklı gösterecek. Çevrede dolaşan saat daha yavaşlayacağı için onun saati merkezdekine göre daha yavaş olacak.
Hareket halindeki saat geri kalacak yani.
Xenix demiş ikiz paradoxu diye, aynen o işte.
Ben de bu forumda akıllı adamlar vardır diye üye oldum.
Yaptığım yorumları anlayacak kapasite adamlar bile yokmuş 🙂
Her yoruma (-)
En basitinden bir tane bisiklet sorusu sordum saçma sapan cevaplar gelmiş soruyla alakasız.
1 ömür uğraşın cevabını bulamazsınız bu kafayla.
Ya siz Fizik bilmiyorsunuz ya da kendinizce bir Fizik uydurmuşsunuz.
Tartışın durun bakalım Einsteinler daha bu foruma girmem!
Diskin üzerine ne monte edersen et diske göre hızı sıfırdır bunu anlamayan kafalara Fizik anlatamam.
Merkezdeki cismin dönüşten etkilendiğini iddaa eden varsa yol yakınken fiziği bıraksın.
Yorumlara bak öl ya.
Saatlerin diske göre hızından bahsedilmiyor zaten. Bir birilerine göre hız ve ivmeli hareketlerinden bahsediliyor.
Diski roket gibi düşünüp saatleri de içindeki adamlar gibi düşünmek zor değil.
İkizler paradoksunu soruya uyarlamaya çalış soran arkadaş ama bambaşka birşey olmuş.
Bence burada algılama sorunu var! Mesela soyut olan zaman ile mekana bağlı olan zaman yani kütle ve harekete göre değişen zaman karıştırılıyor. Roket olayıda aynı şekilde. Roketin içindeki saat ne kadar hassas olursa olsun bulunduğu ortamdaki hızdan, sıcaklıktan etkilecenecek ve atomlar ya da diğer parçacıklar buna göre hareket edecektir. Bizde bunu hız artınca zaman kısalır veya yavaşlar olarak algılayacağız oysaki soyut olan zaman değişmemiştir.
Merkezdeki hareket etmediğinden ya da daha düşük hızla döndüğünden buardaki saatin parçacıkları hıza bağlı olarak çalışacak ve zamanı buna göre gösterecektir. merkezden uzak olan ve görece daha hızlı olan saat ise bulunduğu hıza göre parçacıklarının çalışması değişeceğinden zamanı daha farklı gösterecektir.
Peki sorun nasıl çözülür, yani hız ve kütleye bağlı olarak zamanın değişip değişmediği nasıl anlaşılır? Çözüm ancak ve ancak bulunduğu konumdan etkilenmeyen parçacıklara sahip yani ortamdan mutlak olarak soyutlanmış bir saat yaparak sonucu gözlemektir.
Bana göre bu yapılsa bile zamanın değişmediği görülecektir çünkü zaman dediğimiz şey mekanın mekanla ölçümüdür. Daha açık bir ifadeyle kütle ve hızdan oluşan cisimlerin toplamının yine kütlesi ve hızına göre oranlanmasıyla bulunan şeydir zaman. Zaman cisimlerin yer değiştirmesine ya da konum/enerji vs. değiştirmesine verilen isimdir.
Hiç alakası yok. Malesef göreliliği anlamadığınızı görüyorum. Atomlarla, sıcaklıkla, parçalarla ilgisi yok zamanın.
xenix: Takiplerim
Görelilik denen olguyu gayet iyi anladım ve bugün bile üzerinde şüpheler var. Işık hızından daha hızlı giden parçacılar vs. Bunların hepsi matematik hesabı ile düşünülen şeylerin ifade edilmesidir. Başka bir şey değildir. Eğer o kadar iyi anladıysanız bir anlatın da görelim. Nedir bu görelilik? Neden ışık hızı limittir ve ışığın hızı nasıl ölçülür? Hadi buyrun…
Alaka nasıl kuruluyor bir anlatın da görelim hele! Zamanın bulunduğu ortama göre farklı olduğu konusu saçmalıktır, evreni anlayamayan batılı zihnin yanılsamasıdır bu saçmalık.