herkesin derdi

Kaçmadım, sadece hastayım, tedavim zahmetli ve zor..Ama yine de dayanamadım,hasta yatağımdan kalkıp göz attım forumlara..

Neden böyledir anlamak zor..yazılan pek çok şey ve yazım tarzı acı veriyor bana..

Birkaç hususu vurgulayıp takdirleriniz bırakacağım öylece..

Hiçbirimiz bir büyük düşünür veya filozof değiliz..Ama her sıradan insanın sahip olduğu gibi, bizim de yaşamı, çevremizi ve dünyayı anlayıp algılama çabamız, ve kendimizi ifade etme dürtümüz var..Bunun için okuyoruz, bunun için bilgi edinme yollarını zorluyor ve kendimizce didiniyoruz..

Her birimiz pek çok şeyden şikayetçiyiz..ve yine her birimiz önümüzde öyle yadsınamaz bir şekilde durduğuna inandığımız o “büyük hakikatin” neden başkalarınca bir türlü görülemediğini sorguluyoruz..bazen de sinirleniyoruz buna..Kimimiz biraz, kimimiz çok, kimimiz narin, kimimizse pek bir şiddetli.. Ama benzetme yapmak gerekirse eğer, hepimizde öyle ya da böyle var biraz “KAYNANALIK” ..Herkesin kızı ve gelini de kendine elbet..

Buraya kadar bir sorun yok..Bu forum alanının kendisi kendi değerini ve ortalamasını yaratıyor zaten..Kimin neyi hak ettiği ya da hak etmediği önemli değil, hiç değil..Hepimiz bir bütüne dahiliz ve biz kendi başımıza ne kadar değerli ya da değersiz olursak olalım, ait olduğumuz bütünün ortalaması bizim de kişisel karnemiz olacaktır aynı zamanda..

Bir kadın hiç hak etmediği davranışlara maruz kalabilir sevdiği erkekten..Ya da bir erkek sevdiği kadından..Kim cefakar, kim fedakar, kim iyi, kim kötü, ne önemi olabilir burada..Belki kadın daha iyisini hak etmiştir, belki erkek..Asıl bu aşk hikayesinin kendisi neyi hak etmiştir, onu da gözetmek lazım..Çünkü kim kiminle yatağa girerse, bir olur onlar..Vali de olsan, fahişeyle yatsan, orada sen vali ben fahişe olmaz, herkes bir olur..aynılaşır. Onun için aynılaştıklarına hürmet etmelidir insan, çünkü bahsettiği kimse kendisi de onun gibi olur.

Burada yazılanlar bana acı veriyor..

Kendi çapında amatör bir düşünür gibi yazabilmek için çabalamak varken..neden bir siyasetçi ya da politikacı gibi yazma kaygısına yenik düşüyorsunuz arkadaşlar..Tüm samimiyetimle söylemeliyim ki, bazı arkadaşların yazdıklarını okuyunca kendimi acar bir politikacının mitinginde gibi hissediyorum..Oranın gerçeği daha başka, daha konu dışı, daha bir itici..

Ayrıca bu kadar alıntı, bu kadar metin, cümle..Mesela kitaplar bölümünde bütün Kuran’ı ayet ayet, sure sure yazmak daha mantıklı bir seçim olurdu pek çok katılımcı için, diye düşünüyorum..Meraklısı da gidip altına yazardı yazmak istediklerini..

Ve yine ayrıca, bir aydınlanma mücadelesi filan da vermiyoruz burada, bazılarının iddea ettiği gibi..Burası sadece bir forum, hepi topu bu..Okumak, yazmak,ve paylaşmak..

Sonsuz us’un katılımcılarının teker teker neyi hak edip etmediklerini bırakalım bir kenara lütfen..Sonsuz us’un kendisi neyi ne kadar hak etmiştir sayemizde, böyle de bir derdimiz olsun..

Herkese sonsuz sevgi….

13 yorum “herkesin derdi”

  1. Çok güzel tespitler yapmışsınız. Bunun farkına çok daha önce varıp bazı kurallar koymak istemiştik. Fakat kural olarak konulması insanların tepksine sebep olduğundan kendiliğinden böyle şeylerin oluşmasını bekledik.

    Ama malesef zaman bu şekilde işlemedi. Her zaman istediğim şey, alıntı yapılsa dahi, alıntı yapılan yazının en az yarısı kadar, kişinin kendisinin de bir şeyler söylemeye çalışması idi. Ama malesef, kendimde dahil olmak üzere bir çoğumuz bu alıntılardan ve copy/paste kolaycılığından kaçamıyoruz.

    Geçmiş olsun bu arada…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Gamaro öncelikle geç olacak ama acil şifalar.
    Umarım şu an o günlerden uzak ve sağlığınıza kavuşmuşsunuzdur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Dec Cal teşekkürler.

    Hafıza içinde sessiz bi kıymık.

    Hatırlamak istemediğim bi dönemdi ama geçti. Yani umarım.

    Ve ne kadar kötü yazmışım bu arada, tekrar özür:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. gamaro:
    Ve ne kadar kötü yazmışım bu arada, tekrar özür:)

    Hayır gamaro, bence güzel bir yazı olmuş.
    Galiba biz de alıntı konusunda biraz abarttık. En doğru, sağlam bilgi olsun derken kendimizi fazla kastık.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Merhaba Gamaro,

    Hastalığını yeni öğrendim. Çok geçmiş olsun. En “amansız” yorumlara karşı durduğun gibi hastalığınla da başa çıkabileceğine eminim.

    Yazında çok güzel bir biçimde özetlediğin nedenlerden dolayı çok uzun bir süredir girmiyordum foruma. Bir de malumunuz alıntılara karşı alerjim var:)

    Umarım bu yazı sonsuzlukta kaybolup gitmez, anlaşılır ve uygulanır.

    Sevgiler,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Evet yazılanlar acı veriyor, bir de ilgisiz, bilgisiz ve kasıtlı olursa tam bir zehir…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Arkadaşlar hepinize teşekkürler, ama siz geçmiş olsun dedikçe ben daha fazla mahçup hissediyorum kendimi , yani lütfen yeter:)

    (Bir yıl arayla onca değişim ,onca benzerlik ilginç tabi. Ama acının rengi bir yana, yine de fazla didaktik. Ah dec cal ah, böyle eski öyküleri bulup kendi kendimi yağmalatma bana. nokta:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. konu dışı da olsa ben gene de söyleyeyim, ben de uzun yorumları okuyamıyorum. Afakanlar basıyor. Ana yazı uzunca olabilir ama yorumları istisna durumlar hariç daha kısa ve öz yapsak daha okunaklı olurdu. Bir de şiir formatında yazılan yazılar var ki onlar hepten zor okunuyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Teşekkür ederim.

    O zamanlarki kadar kötü değilim ama, etkilerini moral bozucu bir şekilde farkettiğim başka birşey: Yaşlanıyorum.

    Yazıya gelince..

    Üç sene öncesinde yazdığım, obscrus per obscurius gibi olmuş.

    Bugün yazmak istesem (ki keyfim yok) daha aydınlık takılmaya çalışırdım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Hepimiz doğduğumuz andan itibaren kalıplara sokulmaya çalışıyoruz artık. Kendimize değil olmak istediğimiz kişilere daha çok önem veriyoruz. Kendimizi inanılmaz derecede küçümsüyoruz. Başarılı olmak için önce başarısız olmamız gerektiğini unutuyoruz. İşte bu yüzden hiç kendimiz olamıyoruz ve kendimiz gibi yaşayıp kendimiz gibi yazamıyoruz.

    Artık insanlar açık sözlü insanlardan, mütevazi olan ve kendi gibi yaşayan insanlardan korkuyor kaçıyor. En çok değer verilmesi gereken kişinin kendisi ve fikirleri olması gerekirken, tam aksinde bir gruba dahil olan kendi gibi yaşamayan insanlara değer veriyorlar.

    O yüzdendir kalıplar içinde kalıp yaşayanlar var olurken, kötüde anlatsa kendi düşüncelerini söyleyen kendi gibi yaşayan insanlar dışarıda kalıyor. Bu yüzdendir ki hepimiz kalıplara girip başarız olmadan başarılı olmak kaygısı yüzünden başkalarının gölgeleri arkasında yazıyoruz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.