insanları yönetmek istiyorsanız onları meraklarına esir bırakacaksınız.
insanların hislerini kullanmayı bileceksiniz.Hisler insanlara yol aldırır ancak insanı zayıf duruma düşürende onlardır.Aslında bu bilinç hepimizde refleks olarak mevcuttur.Bunun içindir ki genelde hep duygusallığa oynama eylemi mevcuttur.Ancak bu genel bir eylem olduğunda ifşa olmuştur.Bunun için başka hissiyatları ele almak gerekir.
Bir insanla ,yüz yüze konuştuğun ,onun hakkındaki bir şeyi çok kısa bir süre geçse bile bilmiyormuş gibi davran.Bu onu etki altına almana yardımcı olacaktır.Çünkü bu onu şoka sokar,sinirlendirir ve bu durumda insanlar aciz olur.
insanların çok önemsediği şeylere sıradanmışcasına davranacaksın.Böylelikle onlara güven kaybı yaşatırsın.Güvenini yitiren insan yönetilmeye mahkum olur
Okuduğumda ters olan bir şeyler hissettim ama bulamadım henüz. Ya da kafam dağınık. Döneceğim bu konuya tekrar. 🙂
xenix
çevremizdeki insanlar, bunları sergiliyerek başkalarını esir alıp ben üstünüm diye bağırırlar.dış özgüvenlerini maalesef karşısındakilerini düşünceleriyle ezerler…bu tip insanlar karşısındakilerinin duygularını ,düşüncelerini davranışlarını o kadar basit görürlerki.. ve verdikleri sonuç karşı tarafa kendini yitime gibi bir durum söz konusu oluyor ve zaferi onlar kazanır TORO NUN DA SÖYLEDİĞİ GİBİ İNSAN YÖNETİLME ye MAHKUM OLUR.. bunlardan taviz vermemek lazım artık! BIRAKALIMDA GÜVENLERİnİ YİTİRİP YÖNETİLEM eye MAHKUM OLSUNLAR…bize sunulan yaşam biçimi ki bu durumdayız….
çocukları yönetmek istiyorsanız onları meraklarına esir bırakacaksınız, erişkinleri yönetmek istiyorsanız onların gereksinimlerini yöneteceksiniz…
Toro’nun insanyönetimbilim denemesi dar bir sosyal alanın deneyimlerinin soyutlanmış verileri halinde görünüyor. Bu dar alana milyarlarca farklı görünen ama birbirine eş değer sosyal deneyim sineği konabilir.
( benzetme umarım yanlış anlaşılmaz)
insanların çok önemsediği şeylere sıradanmışcasına davranacaksın.
Böylelikle onlara güven kaybı yaşatırsın.
Güvenini yitiren insan yönetilmeye mahkum olur.
Örneğin, ülkemizde Atatürk’e çok önem verilirdi. En azından 68 kuşağımızda. Daha sonraki kuşakta Atatürke önem verildi. Şimdi ki kuşakta Atatürk değilde Mustafa oldu. Böylece sıradanlaşan bu durum karşısında güven kaybı yaşatılan insanlarımızı başkalaştırarak yönetmek mümkün kılındı. Yöneten her kim ise onun vurduğu boyunduruğu kabullenip nereye çekerse oraya giden ( çok özür hayvanlar) bir toplum oldu…. Gerisi Allah kerim…
İyi bir tesbit…
xenix hani dönecektin bu konuya:) ters olan nedir?
Şimdi dikkatimi çekti konu tekrar.
İnsanları etkilemek için onları sinirlendirmek, şoka sokmak onların uyanmasını zihin berraklığını sağlar. Ne diyordu dövüş kulübünde Tyler Durden, “Biz tarihin ortanca çocuklarıyız, bizi süperstar olmakla, zengin olmakla, meşhur olmakla kandırdınız hep. Oysa hiç bir şey olamayacağımızı biliyoruz. Ve çok kızgınız.” Şimdi bu sözlerde acizlik var mı?
Güvenini kaybeden insan, yönetilmeye değil aksine isyana meğillidir. Yoksa dinler insanlara güven vermeye çalışıp durmazdı değil mi yönetebilmek için. Hatta bu güveni kazanmak için abartıp cennetten arsa satışlarına kadar vardırmışlardı işi.
xenix
bence ters olan bu cümleyi sanki insan değil de, android ya da daha bir insan üstüymüşcesine sarf ederken söyleyenin de bir insan olduğunu ve duyguları olduğunu hesaba katmıyor oluşu…söyleyişteki aroganlık ya da gizli erk-öfke karışımı…yani bence…yazarına yöneltilmiş bir eleştiri değil…savunmaya gerek yok. çünkü aynen bana ters gelenler gibi de olabilir..bence mahsuru yok, mahsuru olsa da fark etmez..yani iyi böyle..sadece bana ters daha doğru ifadeyle itici gelen buydu…
“insanları yönetmek istiyorsanız onları meraklarına esir bırakacaksınız.”
Peki Toro,
Yönetmek istediğiniz insanların merakları, “Acaba kendi kendimizi nasıl yönetebiliriz?” sorusu ise, nasıl bir çatışma çıkar ortaya?
Bir de insanları neden yönetmek ister bir insan? Basitçe görülen yanıtların ötesinde başka ne olabilir?
Tartışmaya açtığın bu konudan beklentin nedir? Ona ulaştın mı?
aram doğru söylemiş.ben bunları dar bir alanda sadece gözledim .bu tür davranışlar reflex olabilir.karakterle ilgili olabilir. yada tasarı olabilir. yine aram bunu insanyönetimbilim olarak nitelemiş, işte ben bu boyutla ilgileniyorum. Burda bir MEKANİKLİK seziyorum. Bu söylediklerimin insanların yaşamlarında daimi olmasını istemiyorum. insanların böyle yaşamasını da istemiyorum. ama bunlar oluyor. belki neyin nasıl olduğunu iyi bilirsek yaşamı ona göre şekillendirmek daha kolay olur.
bu konudan beklentim ise bu tür soyutlamalar.
bu sorunuzla ilgilide kabaca şunu düşündüm. insanlar kendilerini ne derece meraklandıra bilirler? cevap kısmen bunla ilgilidir.
Çöl kültüründen gelme bedevinin eline ne verirsen ver edepsizliğini ortaya koyacak bir şey muhakkak yapıyor. Hani görmemişin bir plastik mermi atan silahı olmuş çekmiş horozunu koparmış misali.
Arabın eline silah verdin mi neler yaptığının bir başka örneği…
Göstericiden otuz santim uzakta durmakta ve gösterici gençte tehdit olabilecek hiç bir sopa, hareket, girişim yok.
Ama bakın güvenlik mensubu ne yapıyor.
Olay ilk saniyelerde gelişen olaysa, sanki göstericiye atmıyor, namlunun ucu başka yöne doğru gibi.
)kapa parantez