İtibar mı? Karakter mi?

*İtibarı, içinde yaşadığın ortam belirler;
Karakteri, inandığın doğrular…

*İtibar, sandığın şeydir ;
Karakter, olduğun şey…

*İtibar, fotoğraftır ;
Karakter, ise yüz…

*İtibar, dışarıdan gelir ;
Karakter, içerden…

*İtibar, yeni bir topluluğa girdiğinde sahip olduğundur;
Karakter, giderken elinde olan…

*İtibarın, bir anda olur ;
Karakterin, ömür boyunca…

*İtibarın, bir saatte öğrenilir ;
Karakterin, bir yılda açığa çıkmaz…

*İtibar, mantar gibi büyür ;
Karakter, sonsuza kadar sürer…

*İtibar, zengin veya fakir yapar ;
Karakterse, mutlu ya da mutsuz.

*İtibar, insanların mezar taşına kazıdıklarıdır ;
Karakter, meleklerin TANRI huzurunda senin için söyledikleri…

6 yorum “İtibar mı? Karakter mi?”

  1. *İtibar, insanların mezar taşına kazıdıklarıdır ;
    Karakter, meleklerin TANRI huzurunda senin için söyledikleri…

    Aslında bu şöyle de olabilir;
    İtibar, insanların mezar taşına kazıdıklarıdır ;
    Karakter, insanların senin için arkandan söyledikleri…

    itibarlı insanlara yapılan anıt mezarlar.. mezarı dahi bilinmeyenlerin, halen yaptıklarının, yazdıklarının okunması, söylenmesi gibi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Valla sevgili statik, çok klasik olacak ama şu itibar peşinde koşup sonra da- gayet doğal olarak- kaybedince” hamdım ,piştim elhamdüllillah” diyen öyle çok insan gördüm ki..
    Aslında bilemiyorum tabi gelişebilmenin daha doğrusu gerçeklerle yüz yüze gelmenin bir yolu olabilir “itibar” kazanıp kaybetmek.

    Ben karakter üzerinde bir şey anlamak istiyorum. Karakter doğuştan getirdiğimiz bir özelliğimiz mi yoksa sonradan kazandığımız bir özellik mi? Ya da her ikisinin karışımı mı?
    Mesela duygusal olmak, sakin veya hareketli natura da olmak biraz doğuştan getirilen özelliklerimize yakın duruyor. Ama kontrol edilebilen özellikler olarak vurgulanıyor sanırım yukarıda ki yazıda.
    Sanki bir telkin var gibi anladım.

    İtibar, dışarıdan gelir ;
    Karakter, içerden…

    *İtibar, yeni bir topluluğa girdiğinde sahip olduğundur;
    Karakter, giderken elinde olan…

    *İtibarın, bir anda olur ;
    Karakterin, ömür boyunca…

    Kim söylemiş bilmiyorum ama karakterle ilgili ilginç bir söz vardır:
    “Doğduğunuz karakterle öldüyseniz, hiç gelişmemişsinizdir”

    Her nasılsa karakterimiz, bu söze göre biraz evirip çevirmemiz gerekiyor galiba 😉

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Başarılar bizi ilgilendirmez, önemli olan karakterdir.
    Beethoven

    Karakterinize şöhretinizden daha çok önem verin, çünkü karakteriniz, aslında ne iseniz odur, oysa şöhretiniz, başkaları sizi ne sanıyorsa odur.
    John Wooden

    Karakter ne kadar kuvvetli ise, vefasızlığa o kadar az kabiliyetlidir.
    Cemil Meriç

    İnsanın karekteri en çok nelere güldüğünde belli olur.
    Johann Wolfgang von Goethe

    Zayıf karekter, bir günah değildir ama, insanı günaha götürür.
    Brigitte

    Güzel bir düşünceyle güçlü bir karekter birleşince, harikalar ortaya çıkar.
    Johann Wolfgang von Goethe

    Her insanın üç türlü karekteri vardır: Belli ettiği, sahip olduğu ve sahip olduğunu sandığı.
    Alphonse Karr

    Karakter; doğuştan değilde, sonradan çevre şartları ve yetiştirilme ile edinilen kişiliktir bence. Biraz genlerinde etkisi olabilir, gençlik dönemlerinde “Kişiliğin oturması” falan diye de laflar ederiz. Tüm bunlar insanın yaşam boyunca üstünde taşıdığı kimliğini oluşturur. Artık hayata bu kimlikle bakar insan.. karakter yapısına göre kimi çok mutlu olur, kimi çok mutsuz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. İtibar da karakter de aslında yoktur. Bunlar zihinsel kavramlardır arkadaşlar. bize öğretilmişlerdir. Bunu iyice öğrenip de hiç unutmamamız için de sıkı bir eğitimden geçirildik. İkna olduğumuzda da kendimizi o karakterler, kişilikler sanmaya ve bundan hiç şüphelenmemeye başladık. Bunlar bizim topluma üyelik kartlarımız. Bize sunulan yoldan çıkmamamız için önümüzde tutulan havuçlar… Bir adama demişler ki “sürüden ayrılanı kurt kapar” adam da demiş ki “sürüden ayrılmayanı kim kapar?”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Bektaşi, camide namazdan sonra dua etmiş;
    -Ey ulu tanrım, bana bir rakı parası ver..
    Yanında namazını bitiren softa da, ellerini kaldırmış;
    -Rabbim, bana iman ver..
    İki duayı da işiten hoca, bektaşiye;
    -Bak, herkes ne istiyor tanrı’dan, sen rakı parası istiyorsun.. Utanmıyor musun? demiş.
    Bektaşi usulca;
    -Ne yapalım hoca efendi, herkes kendisinde olmayanı ister..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.