Küçük Kara Balık

Herkese merhaba,
Sizlerle Samed Behrengi’nin Küçük Kara Balık adlı başyapıtını paylaşmak istiyorum. Behrengi’nin bu eseri bir çocuk masalı olsa da aslında 7’den 77’ye herkese hitap eden bir eser.
Behrengi’nin bu eseri hem Can hem de Versus yayınlarınca Türkçeye kazandırıldı. Bana sorarsanız ben Versus yayınlarının çevirisini öneririm…

Küçük Kara Balık

“Hayır anne, ben böyle yüzmekten bıktım, başka yerlerde ne olup bittiğini öğrenmek istiyorum. Belki de bunları birisinden öğrendiğimi düşünüyorsun. Ama inan bana, çok uzun zamandır düşünüyorum bunları. Elbette başkalarından da öğrendim bir şeyler. Örneğin balıkların pek çoğunun yaşlandıklarında, ‘Hiçbir şey yapmadık, boş bir hayat geçirdik’ diye şikâyet ettiklerini biliyorum. Hiç durmaksızın yakındıklarını biliyorum. Bense yaşam nedir onu öğrenmek istiyorum. Yaşam, ufacık bir yerde yaşlanana kadar hep aynı şeyleri yapmak olamaz. Bu dünyada başka türlü yaşamak mümkün mü, onu bilmek istiyorum.”
…

Samed Behrengi’nin bu masalında öne çıkan üç şey var. Birincisi, her türlü engel, karşı çıkış ve baskıya rağmen insanın içindeki merak duygusunun hiçbir zaman sönmemesi ve içinde yaşanılan dünyanın sınırlarının ötesine çıkılarak, kişinin kendini “bilinmezlikler” dünyasına bırakması… Masalda bu, Küçük Kara Balık’ta sembolleştirilmiş.
Bir diğer şey ise, egemenle yapılan iş birliğinin ölümcül sonuçlar doğurması gerçeği… Masalda metaforlarla anlatılan bu durumun bugün, gözlerimizi çevirdiğimiz Arap Dünyası –özellikle de Libya ve Suriye- için hâlâ güncelliğini koruduğunu söylemek çok da yanlış olmasa gerek…
Bir üçüncü şey de, kişinin başkaları için bir tehdit olan şey uğruna (masalda bu, balıkları midesine indiren “balıkçıl” ile sembolleştirilmiş) kendi canını feda etmesi…

“Bu dünyada başka türlü yaşamak mümkün mü, onu bilmek istiyorum.”

Küçük Kara Balık, kökleşmiş değer yargılarına karşı bireysel başkaldırının, cesaretin, kendine güvenin bir simgesidir.
Kişinin kendini özgür kılmada praksisin önemine de vurgu yapıyor Küçük Kara Balık…

Gencer Çakır, 25.04.2012

2 yorum “Küçük Kara Balık”

  1. Küçük, kara ve yalnız balık.

    Diğer balıklardan farklı olmak çabasında,
    Dolanır dururdu engin sularda.

    Yalanı sevmem derken,

    En büyüğünü kendine söylerdi

    Mutluyum…

    Bu söze diğer balıklar gülerdi

    Heyecansız durgun yüzerdi

    Sevinci de, hüznü de gösteremezdi.

    Duygular neden saklanır?

    Kendi de bilmezdi,

    Övündüğü tek şey,

    Yüzmeyi iyi bilmesiydi

    Peki kendi etrafında dönmek

    Yüzmek miydi?

    Küçük bedeni

    Büyük isteklerle dolu

    Kaybolurdu hep

    Bulamazdı yolu

    Bir gün yüzgecinden büyük bir balık tuttu onu

    “Heyyy” dedi

    “Nereye varacak bu işin sonu?”

    Küçük balık şaşkın birazda sersem

    Düşündü durdu “acaba ne desem?”

    Serde burnu büyüklük var ya…

    “bak” dedi “uğraşma benle”,

    “Hiç sıkıntılara gelemem”…

    Büyük balık bilge, birazda muzip,

    “Hmm” dedi

    Ya benimle gelip, derin suları keşfedeceksin

    Ya da, kendinle kalıp,

    Hep merak edeceksin

    Ama benim karasularımda

    Hiçbir zaman yüzemeyeceksin…

    Seçim senin…

    delişey,

    Bu masaldan sonra üstteki yazıları imgelemiştim eskidenn tabii çook eskiden:))

    “Küçük Prens” ve daha niceleri… severim masalları:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Sevgili “Delişey” sevimli yorumun için teşekkürler 🙂
    Evet “Küçük Prens”in yeri başkadır. Buna benzer çocuk edebiyatında örneğin “Balina Süleyman’ın 931. Dünya Turu” (Ursula K. Le Guin) ve “Büyük Sözcük Fabrikası” gibi başka değerli eserler de var. Türkiye İş Bankası ve Yapı Kredi yayınları çocuk edebiyatı alanında güzel eserler çıkarıyor..

    Görüşmek dileğiyle… 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.