Mantık

İnsanların ikna oluş veya inatlaşma süreçlerinde sıkça karşımıza çıkan mantık kurallarından biraz bahsetmek istiyorum. Düşülen mantık çıkmazını fark edip veya fark etmeyip devam etmenin tek mantıklı açıklaması düşüncelerinin aslında sağlam olmadığını kabul etmekteki zorluktur.

Dil aynı zamanda mantık kuralları için oluşmuştur. Bu yüzden söylediğiniz her cümle aslında bir mantık cümlesine çevrilebilir. Cümlelerinizdeki tutarsızlık mantığınızdaki tutarsızlığı ortaya serer.

Geçmişten günümüze bazı basit mantık kurallarına birlikte göz atalım.

Özdeşlik yasası: Her şey kendisiyle özdeştir. Yani a=a
Çelişmezlik yasası: Hiçbir önermenin aynı anda hem doğru hem de yanlış olamayacağını belirtir.
Üçüncü halin olanaksızlığı yasası: Her önerme ya doğru ya da yanlıştır.

Bununla birlikte ikame yasası da kullanılanlar arasındadır. Eğer a, b ise b’de c ise, o zaman a, c’dir.

Bunlar bildiğiniz klasik mantık yasaları. Fakat benim değinmek istediğim konu biraz daha ilginç. Sıkça kullanılan –mantıksal açıdan tanımlanmış- yöntemler.

Totoloji: Bir totolojide doğruluk sadece mantıksal sözdizimden dolayı başka bir doğruluktan zorunlu olarak ortaya çıkar. Mesela “yağmur ya yağıyor ya da yağmıyor.”

Saçmaya indirgeme (reductio ad absurdum): Saçmaya indirgeme yönteminde bir önermenin doğru olduğunu varsayarız ve bundan hangi sonuçlara ulaşılabileceğimize bakarız. Eğer sonuçlara ulaşırken bir çelişki yakalarsak, ilk önermenin yanlış olduğunu anlarız, çünkü çelişkiler her zaman yanlıştır.

Paradoks: Paradoksların çoğu kendine gönderme ve sonsuz döngü barındırır. Aslında karşımıza her zaman çıkmazlar. Fakat tartışmalarda yanlış kullanımını çok gözlemledim. Mesela çelişki durumunda paradoksa düştün derler. Elbette bu mantık bilgilerinin az olmasından kaynaklanmaktadır.

Alakasız sonuç (ignoratio elenchi) : Birbiri ile doğrudan ilişki kurulamayacak iki yargıdan alakasız bir sonuç çıkarmaktır. Forumlarda en çok görülen saçmalama türüdür. Bunu siyasetçiler ve köylü kurnazları sıkça kullanır.

Circulus vitiosus (ya da circulus in probando) da var ki, bu da dinci tayfa için vazgeçilmezdir naçizane:)
Nam-ı diğer: Varılacak sonucu esasen kendilerinde taşıyan öncülleri ihtiva eden kanıt veya ispat.
Daha anlaşılırı ise; İspat edilmesi gereken şeyi bir kanıt olarak kabul etmek suretiyle muhakeme yürütülmesi.
Bknz. helikopter böceğinin kanadına bakıp tanrı olmasaydı heç olur muydu böyle bişey demek:)

Zamanla forumda rastladığım örnekleri bu başlığın altında toplayarak size kaynak olmasına çalışacağım.

50 yorum “Mantık”

  1. O tartıştığı insanların çoğunu ringde boks maçına davet edermiş, birgün sonunda ABD’li bir sporcudan feci bir dayak yemiş, herhalde bundan sonra bu huyunu bırakamayacağını anladı, ama dayak yiyerek de yaşamaya tahammül edemeyeceği için intihar etti.
    Neyse ki sonsuzda böyle, ”ben seni bilek güreşinde yenerim” veya ”çık karşıma satrançta” diyen tuhaf tipler yok.
    Sağlıcakla kalınız.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Uygulamalı olsun bence peykamber efendimiz gibin.

    Örneğin aşağıdaki ileti üzerine bir kaç yorum yapmışlığım vardı(r)

    “Ancak -bir sayı- dır. Yıldızların, evrenlerin, yerlerin, göklerin sayısı -Bir-. Önünde sonsuz sayıda sıfırlar,-Birvardır-
    -bir yoktur- ” Allahtan başka hiç bir şey ve kimse yoktur (1) Şu halde her şeyden önce insan olma ve insanlaşma sorunu çözülmelidir”

    He he:)

    Yazarım bi ara, güzel konuymuş.

    Tanımlar daha başarılı hale getirebilir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Elbette uygulamalı olacak. Bir çok örneği burada tartışacağız beraber. Canlı örneklere geçmeden önce bir de bağlaçlardan bahsetmek isterim.

    Bunlar “ve”, “veya”, “değil” bağlaçlarıdır. Bunlar da yerine göre karıştırılır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. ignoratio elenchi üzerinde biraz durmak istiyorum. Çünkü bunu siyasetçiler o kadar çok kullanırlar ki bu mantıksal yöntem sayesinde bir çok manipüle yapılmaktadır. Ve malesef kafası basmayanları çabuk etkilerler.

    Bir örnek:
    ”yatıyosunuz kalkıyosunuz uludere diyosunuz, her kürtaj bir uludere’dir diyorum.”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Bi ara yazmıştım.

    ignoratio elenchi için iki tanım yapılabilir.

    1) Çürütülmesi gereken tezle çelişki halinde bulunmayan bir sonucu ispata çalışma. (bakın şunu ispatlamak suretiyle söz konusu tezi çürüttük işte.)

    2) İspatlanması gereken tezle çelişki halinde bulunmayan bir sonucu çürütmeye çalışma. (bakın şunu çürüttüğümüze göre tezimiz ispatlanmış oldu böylece.)

    Benim kendi kişisel okumalarım, gözlemlerim ve tecrübelerime göre; batı toplumlarında 1. tanıma ait örneklere sıkça rastlanırken, bizim memlekette 2. tanıma ait örnekler daha revaçta.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Circulus vitiosus (ya da circulus in probando) da var ki, bu da dinci tayfa için vazgeçilmezdir naçizane:)

    Nam-ı diğer: Varılacak sonucu esasen kendilerinde taşıyan öncülleri ihtiva eden kanıt veya ispat.

    Daha anlaşılırı ise; İspat edilmesi gereken şeyi bir kanıt olarak kabul etmek suretiyle muhakeme yürütülmesi.

    Bknz. helikopter böceğinin kanadına bakıp tanrı olmasaydı heç olur muydu böyle bişey demek:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. dinci olmasınlar da tinerci mi olsunlar vardı bir de, elenchi oluyor bu da heralde 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Merhaba Xenix,

    “Öyle olmasa bu kadar kişi inanır mıydı”

    veya

    “Şunu eleştiriyorum. Başka birisi konu olsa yine eleştirirdim. Eleştirdiğim kişi sevdiğim biridir zaten.”

    tarzı saçmalamalar yukarıdaki maddelerden birilerine girer mi?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Söylemek istediğim genelde mantıkla ilgili değil ama belagat sanatıyla alakalı belki de.

    İzleyenlerin duygularına hitap ederek (şefkat, korkutma, endişe, takdir yaratma vb) mantık silsilesini bozmak.

    1) Eleştirdiğiniz kişiyi çok sevdiğinizi söyleyerek dediklerinizin objektif olduğuna inandırmaya çalışmak

    2) Korku yaratarak istediğinizi yaptırmak (11 Eylül sonrası Amerika)

    3) Kanıt olarak kanıtsız inananları göstermek (Bu kadar kişi inandığına göre ..)

    Edebiyattan bir örnek Antonius’un tiradıdır.

    Sezar’ı övmeye şu şekilde başlamak: “Dostlar, Romalılar, vatandaşlar, beni dinleyin… Ben buraya Sezar’ı gömmeye geldim, övmeye değil.”

    Antonius’u yermeye ise de şu şekilde başlıyor: “O(Sezar) benim dostumdu, bana karşı vefalı ve dürüsttü; lakin Brütüs haris olduğunu söylüyor ve Brütüs şerefli bir zattır.

    Antonius öveceği Sezar’ı önce övmeyeceğini söylüyor ve sonra dozajı artırarak sözlerini Sezar’ın lehine çeviriyor.

    Brütüs’ü ise överek başlıyor ve sonra iyice yeriyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. E ama retorik diye de bişey var tabi.

    Tartışmalarda ve ispatlamalarda, ustaca tertiplenmiş hatalar içeren türde kanıtlara kasten başvurulması.

    Bu biraz da nerde ve ne amaçla yaptığınıza bağlı.

    Söz söyleme sanatı da olabilir, kendini ve başkalarını kandırma amacı veya kanlı bıçaklı bir planın parçası da.

    Felsefe veya bilimde retorik ise, laf ebeliğinden başka birşey değildir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. mantığın dört değişik türü var:

    • aristo mantığı
    • modern sembolik mantık
    • diyalektik mantık
    • bulanık ( fuzzy) mantık

    alev alatlı’nın bu konuda yapılmış mükemmel bir çalışması var: safsata klavuzu

    bu kitapta alatlı çeşitli mantık hatalarına, politikacıların, gazetecilerin yaptığı demagojilere örnekler veriyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Circulus vitiosus’a örnek:

    Descartes’in nesnel gerçeklikten şüphe ederek kendini aşkın bir gerçeklik olarak bulması ve akabinde tanrı …

    Düşünüyorum o halde varım. Ben varsam tanrı da var. Ben ve nesnel gerçeklik mükemmelse, mükemmelin temsilcis tanrı da var olmak zorundadır :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. ignoratio elenchiye ilkokullarda çok rastlanan bir örnek vardır.
    Mesela öğretmen samete sorar: “Oğlum niçin küfrettin”
    Samet cevap verir: “Ama öğretmenim gamze de küfretti.”
    Yani çocukların mantık dizgisi. Gamze küfretti öğretmen bir şey demedi, demekki ben küfredersem bana da bir şey demez.

    Oysa belki defalarca konuşulmuştur sınıfta. İnsan kızgın olabilir, öfkeli olabilir, haksızlığa uğramış olabilir, çaresiz olabilir vs vs. Bir sürü sebep karşısında küfretmiş olabilir. Önemli olan küfretmek değil küfretmesinin sebebidir.

    Tabi bu diyalogun arkasından öğretmenin klasik cevabı gelir. Gamze pencereden atlasa sen de atlayacak mısın?

    O da ayrı bir geyiktir ama alakasız sonuç çıkaran öğrenci için yine de ders vericidir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Yok satranç. Onlar gamaronun da dediği gibi retorike, ikna etme sanatına giriyor.

    Gerçi gamaro retorik için safsatadır demiş ama o başlık altında da tartışmıştık. Benim için bütün felsefe bir ikna etme sanatı gibi duruyor. 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Konuyu biraz dağıtacağım ama depresyon tedavilerinde kognitif (bilişsel) terapi diye birşey var. Kişinin yersiz kaygıları bir depresyon oluşturmakta.

    Örneğin birisi işten çıkarılmıştır. Zincirleme olarak bir daha iş bulamayacağını, aç kalacağını, insanların onu sevmeyeceğini, mahvolacağını düşünmeye başlar. Duygulardan dolayı mantık silsilesi bozulmuştur. İşte bu noktada adeta hesap kitap yapar gibi durumunu ve olası çözümleri mantıklı bir şekilde incelerse kendini rahatlatır ve tedavi eder.

    Merak ettiğim şunlar:

    Kuvvetli bir mantık kurabilme yapısına sahip olmak depresyon engelleyici midir?

    Google’ın yalancısıyım. Dünyada 10 erkekten biri depresyona girerken kadınlarda bu oran 5’e 1. Kadınların daha çok depresyona girmesinin sebebi duygularını ön plana çıkartıp mantıklı düşünememeleri mi acaba?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. Bir ara Ebubekir’in bir C. Sagan cümlesini tahrif! etmesi üzerine şuna benzer birşeyler yazmıştım;

    Babamın erkek kardeşi yoktur. Ancak amcam’dan kasıt teyzemin adet görmesiyse, o zaman amcam kesinlikle vardır.

    🙂

    Bilimle felsefe arasında dolanırken nazikçe edilmiş ve genel bir değerlendirmeye taabi tutulduğunda bileşenleri tutarlı ve ayakları yere basan bir önermenin, dinci tarafından nasıl da futursuzca “laf ebeliğine” çekilebileceğinin bir göstergesi olması bakımından… sevgili xenix’e retorik/sofistik hatırlatması yaparım:)

    Ben bu sayfalarda yazdığım mesajlara sinen mizahın ve bu anlamda azımsanamayacak ölçüde bir yeteneğimin olduğunun farkındayım. Ancak bu çoğu zaman, bu başlık altında sıralanan pek çok mantık hatasının gırla dolaştığı mesaj ve yorumları yine kendi üzerine devirmekten/ yönlendirmekten ibaret oluyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Bu arada..

    Başlığın mantık değil de.. mantık hataları olması daha uygun olurdu sanırım.

    Bu konuda kısa ve genel olarak yazabileceklerime gelince;

    Mantık hataları, muhakeme sürecinde atılan yanlış bir adımdan ileri gelen hatalardır.

    Belli başlıları şu şekilde sıralanabilir:

    -Bir önermenin yanlış yorumlanması (Carl Sagan örneğinde olduğu gibi, daha doğrusu Ebubekir’in en sık yaptığı)

    -Bir önermenin yanlış olarak öncül yerine kullanılması (Örneğin, ancak belli şartlar içinde doğru olan bir önermenin bütün şartlarda doğru olarak kabul edilmesi. Bilimum kuantum koçluğu ve diğer spritüel saçmalıkların altında yatan şey, kimi bilimsel verilerin ait olmadıkları alan ve disiplinlere uygulanması, mesela bizim Kaan’ın çift yarık deneyinden kadınlık adamlık dersi çıkarması, D.O.M’cuların börtü böcekten insanlık modellemesi vs.)

    -Muhakeme sürecinde mantık kurallarına uyulmaması (Bu başlı başına bir fenomendir işte. En bariz ifadesiyle, öncüllerin, aslında çok anlamlı olan ortak bir terime bağlanması ve muhakeme süreci boyunca bu farklı anlamların bir iç tutarlılık yaratmayı engelleyecek biçimde kullanılması. Bendeniz naçizane ters-totoloji diyorum buna. Örn. parçuketin orospu’su.)

    -Birbiriyle ilişkilendirilmesinde izdüşümsellik olmayan bazı olgu ve fenomenler arasında yürütülen bir dizi çürütme ve ispat faaliyetlerini takiben, bir önermeden çıkarılması mümkün olmayan bir sonucun çıkarılması. (ignoratio elenchi ve versiyonları)

    Şimdilik aklıma gelenler bunlar..

    Tabi bu arada, mantık hatalarının kasıtsız hatalar (paralojizm) ve kasıtlı hatalar (sofizm) olmak üzere ikiye ayrılması gerektiğini de belirtmek lazım..

    Neyse..

    Normalde internette veya gogol yaparak bulamayacağınız bu yazıyı, para verseler yazmazdım.

    Sonsuza hediyem olsun.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. Mantıkla ilgili üzerinde durmak istediğim konulardan birisi de şudur.

    Neden-Sonuç sorunu

    Hemen örnekleyelim.
    1. Barometre yağmur yağdığını her gösterdiğinde, yağmur yağar.
    2. Barometre yağmur yağdığını gösteriyor.
    3. Dolayısıyla yağmur yağıyor.

    1. Her yağmur yağdığında, barometre yağmur yağdığını gösterir.
    2. Yağmur yağıyor.
    3. Dolayısıyla barometre yağmur yağdığını gösteriyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Yeri gelmişken, xenix’in ana metinde ifade etmeye çalıştığı “özdeşlik kanunu” ve “çelişmezlik yasası” biraz zayıf kalmış.

    Yani anlam olarak doğrular da.. Neye istinaden söylendiklerini (konu bağlamında) biraz netleştirmek gerekiyor.

    Evet, özdeşlik kanunu, herşeyin kendisiyle özdeş olduğunu ve A=A yı ifade eder.

    Ama burda dikkatten kaçırılmaması gereken şey, bunun gerçekte (daha doğrusu realitede) böyle olduğu veya olması gerektiği değilidir.

    Özdeşlik kanunuyla amaçlanan asıl şey: Anlam taşıyan her ifadenin (kavramın, hükmün) muhakeme sürecince hep aynı anlamda kullanılması gerektiğiyle ilgilidir ve bu bakımdan (yani teknik bir) mantık kuralıdır.

    Fakat fiiliyatta ve pratikte, bu ayırma ve özdeşleştirme işleri her zaman mümkün değildir. Bu bakımdan, özdeşlik ilkesi aslında izafidir ve incelenen konu dahilinde ele alınan nesne ve fenomenlerin gerçek tabiatlarından ancak ve ancak soyutlama yoluyla ve zihnen ayrıştırılabilecek değişim, gelişim ve karşıtlıklara ait birlik gibi faktörleri sadeleştirip nispi bir tutarlılık yakalamaya çalışmaktan başka birşey değildir.

    Lakin muhakemede bulunan kişi yeterince donanımlıysa bunu da bilir ve bildiği oranda da soyut mantıki denklemlerle realite arasında “olmayan” ilişkileri kurmaya çalışmaktan imtina eder.

    İşte bu kişi materyalisttir.

    Çünkü burda yapılan “sadeleştirme”, kişinin incelemekte olduğu madde ve fenomenleri kavramlar eşliğinde değerlendirirken donmuş veya mutlak değil, ancak nispi bir tutarlılık yakalamasına ve aynı zamanda elde ettiği sonucların realite karşısında her zaman izafilik’e açık olduğunu farketmesine yol açar. (Değişmeyen tek şey değişimdir’in altında yatan asıl espri budur.)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. Buna karşın metafizik, bunun tam tersini yapar.

    Kavram ve mantıksal önermeleri (hatta sembolleri) alıp, bu kavram ve sembolleri incelenen nesne veya fenomenlerin realitedeki hallerine birebir yansıtarak (daha doğrusu realiteyle sadeleştirilmiş kavramı bir tutarak) muhakemede bulunmaya kalkar.

    Sonucunda ise..

    İşte nası diyelim.. kadın=1 olur.. erkek = -1 olur.. insan = sıfır olur.. Arada toplama, çıkarma, logaritma neyim yapılır.. ve realitede yaşanan değişim ve sonsuz çeşitliliğin aksine, böyle bir donmuş ve mutlak bir soyutluk içinde “olmayan” gerçeklikler inşa edilip, bi de bu ödevmiş gibi önümüze konulur.

    Adam olalım filan denilir.

    İşin en ilginç ve ironik tarafı ise, kavramı veya hükmü mutlaklaştırıp her türlü zotturi zuttik saçmalıklara imza atan bu dinci ve bilimum spritüel tayfa, bi de gelip materyalistlere şöyle seslenir;

    Len olm, siz mantığın esiri olmuşsunuz, halbuse mantık sınırlıdır bi kerem herşeyi açıklamaz!

    🙂

    Rakı içtim bu kadar yazdım valla, yanlışım olduysa affola.

    Özet: Özdeşlik ilkesi muhakeme için gereklidir, ancak iyi bir mantıkçı özdeşlik ilkesinden yararlanarak incelediği bir fenomene ait bileşenlerin kavramsal karşılığının realitede yaşananla özdeş olmadığını ve bu şekilde elde edeceği sonucun da ancak nispi bir tutarlılık sağlayacağını bilir.

    Bilmediğini bilmeyen ise, dincidir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. Ben de ilave yapayım.

    Eğretileme:

    Bergson – Evolution creatrice (1907)

    “Bellek, daha önce de tanıtlamaya çalıştığımız gibi, anıları sınıflandırıp çekmeceye yerleştirme ya da kütüğe kaydetme yetisi değildir. Ne kayıt kütüğü vardır ne de çekmece… Hangi yeni nesneyle karşılarsa karşılassın, us kendine şöyle sorar:
    -Varolan kategorilerden hangisi bu yeni nesneye uygun düşüyor ?
    -Bu nesneyi, açılmaya hazır hangi çekmeceye koyacağız ?
    -Kesilip hazırlanmış hangi giysiyi geçireceğim sırtına ? “

    İlk okumada oldukça mantıklı ve ikna edici gözüken bu önerme bir eğretilemedir.

    Düzmece bir imge olarak kullanılan nesneler “çekmece” ve “hazır giysi”dir. Bergson, imgesini ve iddiasını kuvvetlendirme açısından aslında hiç tanımadığı bellek’i (nasıl çalıştığı bilinmeyen nesne) polemik aracı olarak kullanmaktadır. Ona göre kavram, tanımı gereği sınıflandırılmış düşünce olduğu için, ölü bir düşüncedir.

    Halbuki kavramların icadına yönelik etkinliğin, basit sınıflandırılmanın ötesine geçerek kavramları aştığını görebiliriz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. “Lakin muhakemede bulunan kişi yeterince donanımlıysa bunu da bilir ve bildiği oranda da soyut mantıki denklemlerle realite arasında “olmayan” ilişkileri kurmaya çalışmaktan imtina eder. ”

    Gamaro’nun yukarıdaki cümleyle, maddeciliğn aslında ne demek istediğini çok iyi tanımlamış. Hani çok duyarız, materyalizmin bir küfür gibi kullanıldığını. Ruhsuzlukla falan özdeşleştirilir genellikle.

    Aslında modern toplumun asıl problemi materyalist söyleme değil materyalizm dışı bir söyleme sahip olmasıdır. Örneğin reklamlar, kullandıkları kavramları salt kavram olarak algılar, sloganları buna dayanır. Benetton’ın “savaşma seviş”‘i gibi, birçok reklamın söylemi maddi değil, ontolojik çıkarıma allahına kadar müsait bir şekilde simgeseldir, metafizikseldir. “Savaşmak” varolan tarihi ve maddi koşullarından soyutlanıp olumlu veya olumsuz KENDİNDE bir kavram haline gelir. Gamaro’nun dediği gibi izafi değildir. Israrla değildir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Mantık önermelerinde göreceli ifadelerle birlikte doğruluk da göreceli hale gelmiştir. Bu yüzden “tamamen doğru”, “çok doğru”, “kısmen doğru”, “çok yanlış”, “tamamen yanlış” gibi sonuçlara ulaşılabilirdir.

    Bunların çıkış sebebi sorites paradoksudur. Sorites (yığın paradoksu) paradoksu gamaronun da yukarıda belirttiği gibi “özdeşlik yasasına” da “çelişmezlik yasası” nada meydan okur.

    Bulanık mantığa sığınmak bir çözüm değil, paradoksa boyun eğiştir. Ama onu kabul ettiğimizde bile, bu paradokstan kurtulamayız. Bulanık mantığın doğruluk kesintisizliği sorites paradoksunun bir başka versiyonuna yakalanır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Bir de sağduyumuza epey ters gelen kuantum fiziğinin mantığı var ki bunu günlük yaşamda kullanmanın pek de bir yararı olacağını sanmıyorum. Yararı olsa da istisna kalacaktır.

    Bir örnek vermek gerekirse; pastanede hem çilekli hem de çikolatalı pastayı vitrinde gördüğünüz halde hangisini isterseniz onun kalmadığı söylenmesi gibi bir şeydir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. Son olarak Gödelin Eksiklik Teoreminden bahsetmek isterim. Gödel ispat etmiştir ki;

    “Bir sistem hem mükemmel hem de tutarlı olamaz.”

    Bu yüzden ekler: “Biz tutarlı sistemlerle ilgileniriz.”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. Xenix,

    Jan Lukasiewicz ismini hiç duydun mu?

    Ben fiii tarihinden kalma üniversite notlarımı kurcalarken, çok-değerli mantık başlığı altında bu adamın adını anmışım.

    Önermelerin yalnızca iki anlam (doğru veya yanlış) ihtiva etmesinden farklı olarak, çok anlamlı veya sınırsız çok anlamlı önermeler sistemini kuran kişidir. 1920’lerde 3 değerli ve n değerli önermeler mantığını ortaya koymuştur vesaire.. şeklinde devam ediyor.

    Şimdi ben bile hayal meyal hatırlıyorum, o yıllarda bizim herşeyi bilen arkadaşımız/ abimiz Çağrı’nın istifade etmemiz için hazırladığı ve nerden bulduğunu kimseye söylemediği yüzlerce makale, yazı, çizi, özet ve çeviri notlarından -ki bazılarını bizzat kendisi çevirirdi- birinde geçiyordu işte..

    Sormak istediğim şey;

    Fuzzy mantık dediğiniz şeyle çok değer-li mantık aynı mıdır?

    Bu fuzzy teriminin mucidi kim?

    Lukasiewicz’den mi geliyor bu süreç?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. Yok duymadım gamaro. Zaten isim hafızam kötüdür. Fakat söylediği şeyle bulanık mantık arasında fazla bir ilişki yok. Bulanık mantığı ilk kez Lütfi Zade kullanıyor.

    Fakat benim de üniversite yıllarında mantık üzerine çalıştığım sıralar non-logic diye bir şey epey ilgimi çekmişti. Orada aynen bunun gibi şeyler vardı belki de aynı kişiydi. Hani geometride Riemann geometrisi neyse bu mantık da onun gibiydi. Zemini eğip bükünce mantık da eğilip bükülüyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Bulanık mantık, saçaklı mantık, kırçıl mantık, fuzzy mantık,
    bilgisayarlarda kullanılan ikili digital 0 ve 1 den ibaret mantıktan farklıdır, çok değerlidir, 0 ile 1 arasındaki sonsuz ondalık değeri alır.
    yani digital mantık siyah ve beyaz dan başka renk değeri tanımazken, fuzzy /bulanık mantık siyahla beyaz arasındaki tüm gri tonlarını tanır, ya diğer renkler ne olacak ?
    kurucusu azeri asıllı Lütfi Askerzade dir.
    kaynak: Scrödinger’in kedisi – Kabus Alev Alatlı

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. Bulanık mantıktan bahsetmiştim yukarıda. Bir çok alanda kullanılıyor fakat temelinde ikili mantık vardır yine de. Sorites paradoksuna da çözüm olamaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. “Dersini çalışırsan sınıfını geçersin.” önermesini hangisi yanlış kılar ?

    • Dersimi çalışırım, sınıfımı geçerim.
    • Dersimi çalışırım, sınıfımı geçemem.
    • Dersimi çalışmam, sınıfımı geçerim.
    • Dersimi çalışmam, sınıfımı geçemem.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
    1. şık.
      Dönüyosunuz dincilere laf atıyosunuz. Size söylüyorum…
      Orda mısınız? Kelimelerin anlamlarını yeni anlıyor gibisiniz.
      Cahil adamlar sizin yaptığınızı yapmaz.
      Bu dincilerin ne çok şeytanı var.
    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Alemdar Polatın yasaları daha net. En azından çürümüyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. Dersini çalışıp sınıfını geçememesi yeterince çalışmadığı şeklinde yorumlanmaz mı? Neticede dersini gerektiği kadar çalışmamış ve sınıfını geçememiş oluyor. Üçüncü şık daha uygun görünüyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. “dersini çalışırsan sınıfını geçersin ama dersini çalışmazsan da sınıfını geçebilirsin” bu cümleye 3.şık tamamlanabilirmiş gibi değilmi.ama günlük dildeki yanlış bir algı bu bence.-se -sa ekleri şart koşar.çalışırsan geçersin,çalışmazsan geçemezsin gibi algılanmalı aslında.bu yüzden 2.şıkkın yanında 3.şıkta yanlışlıyor sanırım ilk cümleyi

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. Dindar insanlar,mantıksız bile olsa hocaların söylediği sözlere inanıyorlar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. Bakalım yazılanlar ne derece anlaşılmış.

    Önermeler.

    • Avukat katil değilse cerrah cinayeti görmemiştir.
    • Biyolog cinayeti görmüşse veya yalancı ise avukat katildir.
    • Cerrah suç ortağı değilse biyolog yalancıdır.
    • Dadı cinayeti görmüşse biyolog katil olamaz.
    • Dadı katil değilse biyolog katildir.

    Katil kimdir?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. Cinayeti işleyen kişinin aynı zamanda cinayeti gördüğü önermesi geçerli mi?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. Şöyle söyleyeyim. Cinayeti gören, işleyen, suç ortağı ve yalancı farklı kişiler.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. katil:biyolog
    suç ortağı:cerrah
    yalancı:dadı
    cinayeti gören:avukat
    mı?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  39. avukat katil değilse cerrah cinayeti görmemiştir yerine,avukat katil değilse cerrah cinayeti gören değildir desek? çünkü suç ortağı insan ister istemez görür yani cinayeti:) 2.cümle bulmacaya daha uygun olur sanki.anlam olarak bu ikisi aynı kapıya çıkmıyor sanırım

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  40. Rumana, burada işleyen, gören, ortak ve yalancı arasında anlamsal bir bağ yok zaten. Ortada kişi olarak 4 kişi (A,B,C,D) ve 4 eylem (K,G,S,Y) var, başka da birşey yok, tüm ilişkiler düz mantıksal. Ona bakarsan katil de olasılıkla görmüş olmalı. Veya diğer olasılıklar da var, katil görmeyecek şekilde işleyebilir cinayeti (uzaktan kumandadan bir vinç ile adamın kafasına konteynır düşürür, düştüğü anı görmez), suç ortağı da görmeyebilir (vinçi sağlar).

    Rumana’nın çözümüne katılıyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.