Sevgili dostum ,
Nerden başlayayım ,herkesin çok ciddi olduğu bir dünya var artık. İnsanın içine sıkıntı düşüren bir insan tipi sardı dünyayı. Özelikle güzelim ülkemde. Belki bizde öyleydik diyorsun , belki haklısın, ancak biz biz olarak ciddiye alıyorduk ,yaşamı.Paylaşılan bir şey olarak. İneklerin ilk artı değer üreticisi olduğunu bulmuştuk gülerek , ardından , bir kaç arkadaşın cenazesine gitmiştik.
Ben olarak dünyayı ciddiye almak farklı bir duygu ,kendini dünyadan önemli saymaya kadar gidiyor usulca. Burası benim yağma alanımdır gibi bir durum oluşuyor. Umutsuzluktan diyorsun duyuyorum. Sen ki ölümle yüzleşirken bile bu kadar önemsememiştin, kendini vesana sunulan yaşamı.Kader mi?* Boşvermişlikten değildi elbet bu , onca gençliğine karşın. Haklı olabilirler diyorsun. Anlıyorum. Bana anlatıklarını bu yüzden yazmak gereği duydum.
Bir de burda istediğini yazacağın bir boş sayfa var yazayım bari dedim.(düz yazı yazmak bir cehennem olsada) Dünya bir zamanlar düzdü , artık çok iyi biliyorum değil mi? Bir dünya nasıl düz olur onuda biliyorum elbet , sevgiden öte nedenleri olmadan sevişenlerce dümdüz olur dünya. Düz bir tepsi olarak görülür ve rahat bir döşek gibi olur bu dünya. Öğrenmişim değil mi? Melekler, periler , cinler rahatça gelip giderdi , kimse aldırmazdı onlara .Varsa bir şeyler paylaşılır yoksa ‘Söyleyin Rabbinize bize yemek versin’ derlerdi sonra usulca öyküler uydururlardı rengarenk boyarlardı bedenlerini ,kırmızı hiç kullanılmazdı biliyorum, ilk cinayetle başladı değil mi?İnsanlarda geniş ferah ve düzdü.Yorulmamışlardı kendilerinden ve yarışlardan. Bunu sen söylemedin ama eski bir resminden öğrendim.
Bu arada Tahiti ‘de sörf sezonu açıldı desem buna inanır mısın? Irak’ta da insan avı turizmi son hız devam ediyor. Ancak artık dünya küre ve biz bunu biliyoruz. Bilmek yetmiyor ,illaki insanın gözüne sokuyorlar.Artık dünyanın düz olma şansı kalmadı.
Yeni bir sevgi ve buna uygun sevişme tarzı bulmak lazım değil mi ama?
Sonra 1 Mayıs kutlandı.İşçiler ve polisler birlikte havai fişekleri attılar, sonrada işçilerin çok terlediğini farkeden polis işçileri sularla serinletti ,desem.
Gerçi yine işçiler kendilerini yerlere atıp yaralanmayı başardılar.Zaten zeki olsalar işçi olmazlar ,iş olurlardı . Sonra da adam olurlarsa iş adamı pardon iş insanı olurlardı.
Evet artık herşeyin bir insanı var , yok canım insandan umut kesilmiş olduğu için değil, dünyayı anlayalım dizginleri ele alalım derken, insanda bana bakın dercesine kılık değiştirdi , sanırım. Sen bunu bir düşün , gelecekte kedi insanı , köpek insanı gibi tanımlarda ortaya çıkar , çıksın renk çeşit olur.Daha ileri gider, semizotu insanı,lale insanı(gerçi o çıktı galiba geçenlerde gördüm gibi ama belki düştü belki düşmedi) soğan insanı olmalı faydalı mı? Bence soğan erkeği yerine soğan insanı daha hoş oluyor, ama …
Yine de bir yanım , yanıyor gibi.
Gerçi sende haklısın,Allah başka dert vermesin derken.
Bir de İbrahim Tatlıses böyle yalnız yaşamak zorunda kalmasaydı ,Tuğba da hazır çıkmışken mahpustan değil mi ama?
Kader* hakkında bana bir şeyler söylersen sevinirim , şimdilik huzurlu ve nur içinde ol.
İnsanlarda geniş ferah ve düzdü.Yorulmamışlardı kendilerinden ve yarışlardan. Bunu sen söylemedin ama eski bir resminden öğrendim.
Bütünüyle güzel duygulu bir mektup, eminim yerine ulaşmıştır.
Anda yaşamaya çalışırken o an içinde olmayanı aramak özlem…Her an içinde tamdır oysa, eksiklik neden?
Bu akşam mayısın birini geçeli bir kaç saat oldu.Ama baharın insanları mayıslarını hiç unutmadılar. Senin gibi düz yeşil bir vadinin tomurcuk kokan havalarıdna ferah ferahtılar gepgeniştiler ve halada öyleler eminim. Çünki sen hala öylesin, kalbinden esen rüzgarı hissediyorum.Görüyorum ki hala daha değişmeyen yada değitirilemeyen bir kaç şeyden birisi şu, adama iş değil işe adam bulmalar, bırakltığımız gibi yerinde…
Sağol dostum inşallah hep beraber , o güzel dünyayı seyredeceğiz ,içinde bir tutam çiçek senden , bir su damlası benden.
Kalemin niye bana hüzün veriyor Yunus?
Teşekkür ederim.