realist ruhsallık olmaz

bir ömür boyu calısarak edindigimiz bilgilerin insan nefsini aşamaması ne kadar yıpratıcı ve uzucu.tum ruhsal bilgi ve yasam tarzımızın insanlar uzerinde edindigi etki sadece deli saçması gibi gozukuyor cok garip.ucube gibi gorulerek gercekliği anlatmaya calısmak cok komik duruyor aslında.her birey kendi bekasını gözetiyor.genel hümanizm ya da toplumsal deger yargıları ile hareket etmek sadece korkaklara mahsus gibi.bireyler neden tek basına bir hedefe gidemez neden insanlar vizyonlarını gerceklestiremez,anlamıyorum anlayamıyorum.bilgi sahibi olmak bile zaten bencillik degil mi?biliyorum diyen benliğe dusuyor zaten.işte bu beden ve kılıflanmıs ruhumuz ne derece tekamül etsede sonucta aciz bir bedene gomülü oldugundan sadece en ust duzeyde nefes alır ve verir dogası geregi de hictir.zaman gecirme ya da kendini ifade alanı olarak gorulen bir yerde,basta ben,neyin pesindeyiz acaba,merak ediyorum.
sosyal olmak adına,ya da ses olmak,seda olmak tarzında acizliğimize kılıc cekene kadar,bir cocugun gözlerinden aslımıza dönsek ne olur.her satırda kah suphe,kah bilgiyle saldırdıgımız arkadaslar kendimizdir.ben artık anladım ki bu yolcok cetindir ki 15 yıl sonra bile adama haddini bildirirken yazıya da döktürüyor.

13 yorum “realist ruhsallık olmaz”

  1. ben yazarım yorumlamak sizin işiniz sanırım.frekans tutarsa sorun olmaz…………

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Önümüzde n adet ruhsal öğreti olsun. Bunlardan birini tercih etmek için nasıl bir yöntem izlersiniz?

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Bu yol gerçekten de çok çetin, yazınızdaki hüznü ve bıkkınlığı görüyor ve hak da veriyorum. Aynı hüznü Jung’un ölmeden önceki bir makalesinde de görmüştüm, öyle ki beni ağlatmıştı. O buna “yaşlı adam arketipi” demişti.
    Xenix’e de cevap vermek isterim; ruhsal bir öğretinin yararı da bu dünyaya olmalıdır bana göre. Ölmeden bilemiyeceğimiz başka bir gerçekliğin yarar ve zararını hesap edebilecek durumda değiliz ne de olsa. Ruhsal öğretinin, kişiye ve onun kanalı ile çevresine ve tüm dünyaya öncekine kıyasla daha aydınlık katması beklenir bence.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Hani dünyaları keşfetmek için çıkmak istersin bir yola, zahmetli bir uğraştan sonra, yolculuk için hazırsındır ve yolculuk başlar o diyardan bu diyara dolaşır durursun…Ararsın bu arayış içinde tüm dünyayı dolaşırsın hikaye bu ya dünya da yuvarlak işte… Bakarsın ki yola çıktığın yerdesin tekrar anlarsın ki aslında hayatın boyunca sorularına cevaplar aradığın ve arayış içinde bir ömür boyunca dolaştığın ve aradığın şey aslında tam da burnunun uçunda senin keşfetmeni bekliyor. Samimi olarak söylemek gerekirse içimden bir his sorduğumuz tüm soruların cevaplarının yine kendi içimizde olduğunu söylüyor…:)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Yani diyorsunuz ki, bu hayatta, reel olarak faydası varsa amennaa. Oldukça yararcı bir yaklaşım. O zaman içinde nefs terbiyesi için “çile”, “azap”, vs barındıran öğretileri ilk aşamada eliyorsunuz sanırım.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Öyle tek kalemde “eliyorum” deyip geçemem tabi 🙂 Burada “yararlılık” dan bahsederken toplam kalite ile ilişkili bi şeyden bahsediyorum. Her tür öğreti kurucusunun bir takım deneyim sonuçlarını ve gözlemlerinin damıtılmış bir halini barındırıyor, dolayısı ile “vardır bi bildikleri herhalde” diyeceğim.
    Benim kendi deneyimlerim şunu gösterdi ki; bu dünyayı karalamakla kişinin eline bi şey geçmiyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Ben bir şeyi merak ediyorum. Tekamül dediğiniz nedir?
    Sanırım gelişerek bir üst bilince çıkmak.
    Peki bu yanlızca bu hayatla mı sınırlıdır, yoksa diğer hayatlar da söz konusu mudur?
    Ayrıca bu gelişim yolunun bir tarifi olabilir mi?
    Yani kişi öncelile şundan başlamalı, sonra bunu yapmalı şeklinde..
    Teşekkür ederim
    SEVGİLER

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. aslında bir baslangıcı ya da sonu yoktur,hayatımızla degil ruhumuzla ilgili bir ust bilinclilik hali dersek en kaba haliyle tekamul sonsuzdur ama ruh bunu evreler halinde tamamlar yasamdan sonra da devam eden bir haldir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Sonsuza kadar tekamul edeceksek yolculuk nereye? Nereye gidiyoruz? Sonu olmayan bir yolda…

    )kapa parantez

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. İslamdan başka ruhsal yolculuk arayanlar düpedüz sapkınlık içindedirler. Bunlar bize batılıların ve doğuluların misyonerleri tarafından bulaştırılmış, hak dinden ayırıcı niteliklerdir. Özellikle sosyete arasında ve kendini aydınlanmış sanan bir kesim arasında oldukça yaygın. Oysa apaçık bir kuran ve hadisler var önümüzde. Yüce dinimiz hepsine karşılık veriyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. çile azap yolun getirisidir.yoldaki çileleri çekmeden o burnunuzun ucundaki kendinize bakabilmeniz çok zordur .Herkesin yolu kendi seçimidir kimi tarikata gider göster bana der ,kimi kendim bulurum der yollara düşer veya amaçsız çıkarsınız yolculuğa bi bakarsınız anlam bulur .

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. arkadaşlar biri bir yol desin yazalım-çözelim;

    nereye ne yazacağız bilmiyoruz ve paramarça olduk geçerken
    düşünüyoruz-konuşuyoruz ve susuyoruz da;

    ruhsallık-ona bulduğumuz ne iyi iş ya da karşılık şu; Bir işi ruhsuz yapmak deyimi kim ne derse desin-ruhsallık budur, Bunu daha iyi anlatan/kavraştıran ve çağrıştıran

    Bir işi severek yapmak -yapmak sitediğinin o olması, İsteklerinin ve arzularının peşinden koşmak-(hata yamaktan korkmamam) kendini hırpalamamak yargılamamak-açık olmak-dürüst olma kendine ve en iyi ruhsallıklar bunlar -böyle uzar gider işte;

    –
    bilgi bir para kazanma biçimi mi?

    ”
    bir ömür boyu calısarak edindigimiz bilgilerin insan nefsini aşamaması ne kadar yıpratıcı ve uzucu.tum ruhsal bilgi ve yasam tarzımızın insanlar uzerinde edindigi etki sadece deli saçması gibi gozukuyor cok garip.ucube gibi gorulerek gercekliği anlatmaya calısmak cok komik duruyor aslında.her birey kendi bekasını gözetiyor.genel hümanizm ya da toplumsal deger yargıları ile hareket etmek sadece korkaklara mahsus gibi.bireyler neden tek basına bir hedefe gidemez neden insanlar vizyonlarını gerceklestiremez,anlamıyorum anlayamıyorum.bilgi sahibi olmak bile zaten bencillik degil mi?biliyorum diyen benliğe dusuyor zaten.işte bu beden ve kılıflanmıs ruhumuz ne derece tekamül etsede sonucta aciz bir bedene gomülü oldugundan sadece en ust duzeyde nefes alır ve verir dogası geregi de hictir.zaman gecirme ya da kendini ifade alanı olarak gorulen bir yerde,basta ben,neyin pesindeyiz acaba,merak ediyorum.
    sosyal olmak adına,ya da ses olmak,seda olmak tarzında acizliğimize kılıc cekene kadar,bir cocugun gözlerinden aslımıza dönsek ne olur.her satırda kah suphe,kah bilgiyle saldırdıgımız arkadaslar kendimizdir.ben artık anladım ki bu yolcok cetindir ki 15 yıl sonra bile adama haddini bildirirken yazıya da döktürüyor.”

    ben;çok susmalı günceler;

    biliyorum ki düşünüyoruz -kimimiz;çoğumuz
    biliyorum biliyoruz ki aktarmakta istiyoruz
    çözmekte
    ve gelecek nesiller olucak-sorgulayanlar
    anlaşsaydık

    –
    Bu şeyleri okuduk-konuştuk düşündük arkadaşlar yorulmayın; tertemiz açık olun kendiniz
    bi çok şey anlatılan çok şeyden şeydir

    ruhsallık? bu bir bilmece -kirletilmiş kelimeler var
    ruhsallık/candanlık-içtenlik, bunu herkes ölçebilir-görebilir

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.