Sitemizde bir çok konuda “ruh” kavramı ortaya çıkıyor. Fakat ne ortak bir tanımı var ne de mahiyeti hakkında bir bilgi. Bu başlık altında çeşitli dinlerden gelen inançlar olsun, bazı bilimsel olduğu iddia edilen bilgiler olsun, ontolojik ve epistolojik açıdan ruhun ne olduğuna dair düşüncelerimizi paylaşalım.
Ortak bir tanıma ulaşamasak da , birbirimizin ruh dediğinde neyi kastettiğini anlayalım en azından. Her insanın ruh tanımı farklı oluyor.
Aşağıdaki sorular tanımlamalarınıza yardımcı olabilir.
Ruh sizce nedir?
İnsanlarda ruh var mıdır?
Hayvanlarda ruh var mıdır?
Ruh ölçülebilir mi, gözlemlenebilir mi?
Ruh enerji midir?
Yapısı nasıldır?
Tanrısal mıdır?
Sizler de tanımlarınızı yaptıkça sorularınızı ekleyebilirsiniz.
aura değil de beynin parmak izi mahiyetimde bir tür dalga(elektromanyetik dalga) olabilir…isa As.ın resimlerde başının üstündeki hare gibi örneğin…böyle oluncada teknolojiyle tesbit edilebilecek,gözlemlenebilecek bir şey olduğunu düşünüyorum.
Ruh ,ilahiyatın konusu olsada İnsanda bulunan RUH un mahiyeti-hakkında Kuranda bilgi verilmemiştir. bazı arkadaşlar Kuranda çok yerde RUH kelimesine rast gelince kafaları karışıyor olabilir. Kuranda insan haricinde geçen ayetlerdeki Ruh =cebraildir.
Hicr Suresi 29 “Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın.”
insan modeli aramaktadır.
Bu yüzden hayvanlarda düşünce (ruh) olmadığı için onlar insanlar gibi sorumlu olmadığı gibi içgüdüsel yaşıyacak şekilde programlanmışlardır.
Ruhumuz bizi saran bir enerji kozasına benzer. Her canlı varlığın enerji kozası bulunur. Bu kozaya Aura adı da verilir. Kadim bilgeler insanın ruhunu sembolik olarak çizmişler ve adına Mandala demişlerdir. Mandala ortada insanı simgeleyen bir artı işareti ile onu saran bir daireden oluşur. Ruhumuz Tanrı/Allah sıfatlarını tanıyan ve o …enerji ile etkileşen yönümüzdür. Yetilerimizin kaynağı da fizik ötesi Melekut âlem olabilir. Günümüzde her olayı ve yetiyi maddi dayanaklarla açıklamak tek kabul gören görüş olduğundan, farklı bir yapıya sahip olan bir özelliğimiz genelde kabul edilmez. Oysaki kadim bilgelikte Ruh denen enerji yumağımız, eski dönemlerden bu yana, önemli bir kavram olarak kabul edile gelmiştir.
Ruh, Aristo zamanında canlı beden ile cansız beden arasındaki farkı anlatmak için kullanılmış hareket kavramından doğmuştur. Daha doğrusu bedene hareketini veren “şey” e ruh denmiştir. Temel felsefesi bunun üzerine.
)kapa parantez
Ruh bana göre bir soyutlamadır. Fiziğin konusunun dışında, insan kelimesinin altını 5 defa çizilmek için kullanılması gereken bir kavramdır. İnsanın önemine indirgemeci bir bakış olmalıdır.
Maddenin, insanın kendisi de dahil olmak üzere, insan tarafından algılanan en ince titreşimi…
Arthur Clarke’ın Bir Uzay Efsanesi serisinde bahsettiği bir olay var. Bir uygarlık bedenden kopup saf enerjiye dönüşüyordu. Tıpkı cin tariflerine benziyordu. Ruh da benzer birşey olabilir. (ne cinlere mi inanıyorum? Cinden ne anladığınıza bağlı. Arthur Clark’ın anlattığına benzer şeyler neden olmasın?)
Ya Metafizik19, bi bak gözünü seviyim insanlar ondan bundan mı alıntı yapıyorlar.
Kuran’ın belirttiği ruh anlayışı dışında başka bir ruha gönderme yapman neden bu kadar korkulası bir durum anlamıyorum. “Ruh” lafı gördüğünüz an atlamayın öyle her yazıya.
SİZİN dininiz, Hitler ve Musolini’nin imparatorluklarından farksız. Birşeyi varsaymak için herşeyi yoksayıyor. Zincirlerinden kopmuş bir canavarın insanları zincire vurma arzusunda yatıyor kuran-ı kerimin mantığı. “İnsan” adı altında yatan nevrotik bir “evrensellik” düşüncesi.
Yaratıcının ozelliklerini taşıyan en küçük parçalardan biri.
(Biz yaratıcıyı total bilinç diyede tanımlayabiliriz.)
Bilgisayar yapısı gibi düşünürsekde, işletim sisteminde
çalışan bir alt program.
Matematiksel düşünürsekde, total memory kümesinin bir elemanı.
Hepimiz birer enerji formu yapısındayız ve birer yaşam formuyuz.
yani saf enerjiyiz.
Bizden daha yüksek seviyedeki yaşam formları bize işık olarak gözükürler.
Burada gördügümüz maddesel yapı aslında olmayan fakat bizim var
sandığımız bir şey.
Biraz daha ileriye götürürsek aslında ruh ta yok yani sadece var olduğunu zannettiğimiz
ruh total bilinç ile maddesel yapı arasındaki bir interface gibide düşünebiliriz.
Yani herşey bir sanal gerçeklik. (virtual reality.)
Bu tür yapılarda dahada ileriye gitmek idrak seviyesine ( Aydınlanma ) ya bağlıdır.
Tabi herşey oyunda ( Programda ) bir anlam ifade eder.
Oyunu biraz anlayabilmek, yaşamımızdaki ve dünyamızdaki bütün olayların farklı gözle
görülebilmesine yol açar.
Oyunu anlamak isteyenler Sibel Atasoyun oyun kuramını okusunlar.
Sevgi ve saygılar.
Burası bir forum sayfası herkes düşündüklerini yazabilir .. inanırsın yada inanmassın yada karşı tez sunarsın yada sende fikrini savunursun.
Olayı kişiselleştirmek niye?
Kuranın belirttiği RUH anlayışı ne imiş birde senin düşünceni alalım bakalım bunca yıl yanıldıkmı ? olabilir kıymetli bilgilerinden faydalanabiliriz.
Yukarıda yazdığım Kuranda geçen RUH kelimesinin anlamını yanlışmı buluyorsun bakalım????
kuran-ı kerimin mantığını biliyor olmanda ilginç..
hightech ile sanırım ilk defa karşılaşıyoruz yani rumuzunu ilk kez gördüm.
Yani RUH ve Tanrı konusunda aynı düşünceleri savunuyor olmak ve sürekli inanmayan arkadaşlara meram anlatmak gerçekten güç.
gerçek olan şey YOKLUK yani VARLIK tır..
yani orada HİÇ BİR ŞEY vardır. yani YOK —yoktur.
Ben ruhu sistem veya parçaların toplamındaki ilişki veya aralarındaki ilişki olarak görüyorum. Bir kitap vardır. Bir çok harften, kelimeden, cümleden oluşur. Ama öyle bir anlamı vardır ki işte o kitabın benim için ruhu vardır. Veya bir şehrin ruhu vardır. Bir karınca kolonisinin ruhu vardır. Bir sanat eserinin ruhu vardır.
xenix: Takiplerim
“Yokluk hiçlik kavramlarını hayal gücünüzün alacağını şimdilik sanmıyorum.”
Olmayan bir şeyi hayal edemezsiniz! Bu konuda kendinizi kandırıyorsunuz! hayal ettiğinizi sandığınız “şey” daha önce dediğim gibi, “varlığın bir başka varlığa göre durumudur.”
Örneğin ben şimdi senin ile aynı bilgisayarın başında ya da karşısında değilim ve senin evinde ben yokum, benim evimde sen yoksun… Ama bu her türlü “stratejide üç ana öge” olan; “mekan – zaman – insan” üçlemi içerisinde varabildiğimiz bir yokluktur… Bunun dışında yokluk yoktur! Senin hayal ettiğini sandığın da işte budur… Kendine söylediğin “yalanı” bize de yutturmaya çalışma!
Metafizik19,
Olayları değerler üzerinden incelersen, yapılan yorumlar kişinin üzerinden dönüyorsa değerlidir. Sen kuran-ı kerim’in sayfarlarını karıştırıp oradaki ruh anlayışını bu sayfalara yansıtıyorsan bu senin korkar olduğunu gösterir başka birşey değildir. Yani ha kuran-ı yorumlamışsın ha aynısını söylemişsin. Sen emir ve yasaklarla düşünmüşsün. O kadar.
“Burası bir forum sayfası herkes düşündüklerini yazabilir .. “. Toplumda da herkes sandığa gidip oyunu atabilir. Ama ülkesi için en iyiyi düşünen adam toplumdan ayrılır. Değerli ile değersiz arasındaki fark; makine ile insan, uyku ile uyanıklık, ölü ile diri arasındaki fark gibidir. Biri “ben” diyip yaratır, diğeri kuranın sayfalarını didikler.
(Bence) RUH : Var olan her seyin(canli-cansiz) baslangic noktasi ve bitis noktasinin arasindaki enerji birikimi… Veya baska bir deyisle varliklari “o/kendi” yapan iclerindeki tözun enerjiyle yogrulmasiyla onlara varlik olma ozelligi katan seydir…
Bir otun ruhu/bilinci olabilecegi gibi bir insanin da ruhu/bilinci olmayabilir…
Ruhunun/bilincinin farkinda olmak -yani bu potansiyel enerjinizi harekete gecirmek- ruh ile madde arasindaki bagi kuvvetlendirir.. Eger istenciniz yeteri kadar yogunsa, tam olrak bu enerjiyi hareket noktasindan alip hareketin icine cekebilirsiniz.. Iste o anda ruh-madde arasinda herhangi bir bag kalmaz.. Bunlarin ikisi tek bir “sey” olurlar…
Insanlarin ruh ve madde diye ayirt etmelerinin nedeni hala bu bag ile yasiyor olmalaridir.Hatta bazilari bu bagi tamamen koparip ya ruhlar ya da maddeler dunyasinda kendilerini kaybederler… Baglar birbirinin icinde eritilerek yok edilirse ruh ve madde en bastaki gibi tek bir “sey” haline gelebilir…
G Milat
G Milat,
“Var olan her seyin(canli-cansiz) baslangic noktasi ve bitis noktasinin arasindaki enerji birikimi… Veya baska bir deyisle varliklari “o/kendi” yapan iclerindeki tözun enerjiyle yogrulmasiyla onlara varlik olma ozelligi katan seydir..”
Buradaki enerji ölçülebilir birşey mi? Elektromanyetizma vs gibi.
Yoksa reiki gibi birşey mi?
Yoksa varoluşçuluğa vurgu yapan bir metafor mu? (ben bu kokuyu aldım biraz)
Ruh bir güzellemedir.
Anlam arayışında keyifli bir mola.
O bir istenç kümesi.. ve manzara… şekerin potansiyel enerjisiyle kaşığın kinetik enerjisini harmanladığınızda başlayan reaksiyon ve damak… kıtlama da yapsan aynı, çünkü aslolan kendisi ve kendisi. (bağsız olursa daha iyi)
çay güzel ama yolculuk devam edecek:)
Aslinda ucu de desem yanlis olmaz. Cunku henuz olculemese de (veya olculuyorsa da ben bilmiyorum) meditasyon sirasinda insan, bir enerji ortaya cikardigi gibi; evrenin de enerjisini kendine aliyor. Yani sozu gecen evrensel yasam enerjisi(reiki) zamanla fizikciler tarafindan olculebilir hale gelecegini dusunuyorum.
madde-ruh/bilinc arasindaki bagi tamamen ortadan kaldirip ikisini tek “sey” haline getirebildigimiz anda bu varoluscu metaforlar da daha anlamli hale gelecektir (umarim :)(: )
Ehhh ne de olsa “çay güzel ama yolculuk devam edecek:)”-gamaro- :)(:
G Milat
ruh=metafizik:P
ruh=bilincin saf hali:D
ruh= kişinin kendine özgü iç planı v.s
ruhumla kavgalıyım…
Ruh; olması arzulanan ve fakat mevcut olmayan bir kavramdır.
İnsanoğlu kavramlarla yaşar, kendini soyuta atfederek ölümden çıkış yolu arar. İşte ruh, bu soyut maddeciliğin bir inşasıdır.
Keşke Metafizik olsa di mi? Maalesef onu maddeleştirmek insanoğlunun vazgeçilmez arzusudur.
Delişey’in tarifinde RUH aslında “BEN”dir. Kendi benliğinde özleştirdiği maddesel bir olgudur.
Şimdi yazayım öyleyse : Ruh EGOdur. Hani ruhsalcılar sürekli egoyu öldürmekten bahseder ya! Bre yoldaş, ruhunu öldürürsün. Aman dikkat…
Zira RUH kişinin dışında bir varlık olarak görülür. Hem odur hem değildir. İkisi de işine gelir.
Hadi hep beraber Tibet’e gidelim bi güzel reenkarne olalım.
Not : Hücreyi unutmayın. O sizin içinizde…
G Milat şöyle demiş:
“Aslinda ucu de desem yanlis olmaz. Cunku henuz olculemese de (veya olculuyorsa da ben bilmiyorum) meditasyon sirasinda insan, bir enerji ortaya cikardigi gibi; evrenin de enerjisini kendine aliyor. Yani sozu gecen evrensel yasam enerjisi(reiki) zamanla fizikciler tarafindan olculebilir hale gelecegini dusunuyorum.”
Mutlak suretle katılmıyorum sayın G Milat. Reiki veya eneji dediğiniz şey bir hayalkırıklığı ifadesidir. “Madem hayat acımasız ve anlamsız, madem tanrı yok o halde iyi bir yerlerde gizlidir, olmak zorundadır” cümlesinin çığlığıdır evrensel enerji.
İzninizle bir soru soracağım: Neden evrensel enerji hep iyiyi araç olarak kullanır. Bu işte usta seviyesinde olan annem bana: “Bir insana kötü reiki yapamazsın.” demişti. Bu bile, iyiyi saplantılı bir şekilde amaçlayan metafiziksel bir çıkarım değil midir? Kant’ın ödev ahlakının garip bir devamı veya yeni bir din.
herşey bir yana, yeni ikonları destekliyorum.
yeni ikon yeni ruh:))
Bazen anne sozu dinlenmeli 🙂
Sanirim yanlis anlasildi yazdiklarim ama olsun… evrenin olculebilir enerjisi olduguna inaniyorsunuz fakat evrenle parca-butun iliskisi olan ruh/bilinc’in olculebilirligini “tanri”fikri yaratmak veya yeni bir din olarak yorumluyorsunuz… Ilginc..
Bahdettigim ruh/bilinc maddeden bagimsizlastirildiginda metafizik, sirf maddeye donusturuldugunde materyalist bir kavram olur.. Ne maddeyi ne de ruhu on plana cikarmak,gerekir.. Ikisi de birbirine “bag”larla tutunmamali, birbiriyle butun olmali…
Haa bu arada Kant’cilik yapmiyorum, belki Kant G Milat’cilik yapiyor :)) Gerci kabul etmeliyim ki omur biter Kant bitmez…
G Milat
Ahlak konusunda Kant çoktan bitti de neyse…
Ben demek istediğinizi anladım. Reiki’ye yaptığınız vurguyu eleştirdim zaten.
Aslında belki siz beni yanlış anladınız (bir pozitivist gibi algılandım kanımca).
Dedim ya vaoluşçu bi koku sezdim. Hoşuma gitti.
Reiki’yi gördüm üzüldüm.
Ayrıca, parça bütün ilişkisi panteist bir çıkarımsa bile hoşuma gitmez. İnsan parça değil, tektir. Stirner’ın değişiyle BİRİCİK.
Neyse. Ruh kavramına yaptığınız öznel bir yorum bile sizin, bütünün bir parçası değil bir tek olarak değerinizi gösterir. Bireysel ifade bunun dışavurumudur.
Bana göre ruh dediğimiz kavram da bu tekliğin dışavurumudur. Tekliğe vugudur. Fazla varoluşçu oldu ama 🙂
Neyse, ifade ediyorum o halde varım sayın G Milat.
Sanirim ikimiz de birbirimizi yanlis anlamisiz :)(:
Kant, G Milatcilik yapiyor derken ironiydi ve iki felsefefi ogretiyi birlestirici olsa da Kantin odev ahlaki konusynda hem fikiriz sanirim.. Varoluscu koku almaniz normaldi metaforlar, bilinc-madde iliskisi “tek”lestigi zaman (sizin vurguladiginiz gibi biriciklestiginde) anlasilacaktir..
Ben evrenin ruhu/bilinci ve diger butun variklarin -insan, bitki, hiclik vs- ruhu/bilincinin birlesimiyle butune ulasilacagini dusunuyorum. Sembolize edersem soyle olur sanirim:
Evren bilinci+varlik bilinci(canli, cansiz -insan, bitki, masa-)+hiclik bilinci = butunsel bilinc
Yani panteist falan degilm hatta su siralar FSM deneme asamasindayim.. (30gunluk deneme sureci var.Urunden memnun kalmazsak iade hakkimiz var, bence siz de deneyin)Begenirseniz seker, spagetti ve bira veriyorlarmis. Bi de striptizciler var tabi :)))) siz de bir gun pastafaryan olursaniz bol bol varolusculuktan konusur egleniriz :))) makarnayla reiki yapariz falan :)(:
G Milat
Arkadaşlar en sevdiğin yemek ne diye sorduklarında “Spagetti. Taparım” dediğimde ben de farkına varmadan bu yola başvurmuşum :)))
Neyse, insanı bir spagettinin parçası bile görmek kötüdür bana göre :))))
Bolonez makarnanın içinde bir kıyma parçası olamayacak kadar değerliyim diyerek, ve ne kadar saçmaladığımı da belirterek son noktayı koyuyorum :))))
evren bilinci, varlık bilinci, hiçlik bilinci… eşittir bütünsel bilinç… alla alaaaa, jurassik park’ın kavramski versiyonu mu ?
Bu arada Kant hem/hem’cidir, meraklılarına*:)
Şimdi bir başka başlıkta ebubekirin ruhla ilgili “ateistin çelişkisi” ifadesi üzerine vakti zamanında açılan bu başlığa yorum yapmış mı diye baktım ama malesef göremedim. İşte kargadan başka kuş tanımayan bir zihin yapısının ruh denildiğinde sadece kendi arap tanrısının ruhunu sanmasının bir sonucudur malesef o yorumu.
ruhla ilgili ateistin celiskisi asikar örnegin oikos söyle der,
“..Ruh; olması arzulanan ve fakat mevcut olmayan bir kavramdır…”
ama bakiyoruz dindar özellikle sünni karsitligiyla ünlenmis oikos dindar alevi (ya allah,ya muhammed,ya ali) avukatligina soyunur (gibi yapar)..
Kim inanir/kim kanar ?
simdi bu 1 celiski degil de nedir mister pastafaryan ?
onu gecelim sen cevapla öyleyse..
ateist “ruh”a nasil inanir ?
inandi diyelim ateist sayilir mi/kalir mi ?
ayrica..
“ruh” nasil tanimlanirsa tanimlansin isin icinde 1 kabul varsa bu yol sizi enin de sonun da O´na cikarir ateizme degil..
ateizm cöktü..
😉
slm.
ruh tanımı temel olarak gerçeğin iki yönlü (idealizm) benzeri olduğunu düşünen felsefe ve düşünceler de -ya da maddi dünyanın ya da gerçeğin yanılsama ve kurgu olduğunu düşünen/benimseyen düşünceler de- (düşünce sistemlerinde) arkadaki (esas olan) bilinci ya da bilinçliliği belirtmek için kullanılır;
ya da temel olarak madde evrenine eşlik eden birde enerji evreni/gerçekliği (idealar evreni ya da benzeri) olduğunu düşünen felsefelerdeki yansımadır;
Ya da kısaca temel materyalist düşünecinin-düşünce yansımasının tersidir;
Bu felsefelerde genellikle beden ölümü ile bilinçlilik ölmez, son bulmaz, (Nasılı cevaplanmasa da -yanıtlanmasa da bi şekilde sürer) Bilinç süreğen ve sonsuzdur; Blinç maddeye bağımlı değildir; AMdde bir gerçeklik (görüntü-görüngü) unsurudur, Bilincin madde ile kurduğu ilişki geçici ya da (dualist) benzeridir;
bu durumda gerçeklik, yanılsama, üretim, yansıtım ya da benzeridir; Gerçek olan onu yansıtan kaynaktır; Ya da (gerçek olan) kaynağa bağlı ve bağımlı olan ruh (bilinç ya da bilinçlilik) ya da benzeridir;
en basit açıklama da (benzetmede) gerçeklik bi tasarımdır ve kurgudur-(gibidir); Tıpkı bi bilgisayar oyunu gibi; Bu durumda madde grafik ya da geçici grafik (akışkan grafiktir;)
Beden ise avatardır ya da kullanıcı-araç-taşıyıcıdır
ya da dışarıdan bağlanılabilen gerçeklik ara unsurudur;
Bu ikisi (bu iki unsur ya da üç-akıl-beden-ruh) bileşir (gibi örneğin;)
Yani temel olarak bilinçlilik madde ile son bulmaz;
demektir ruh
“ruh” : “..can (vücudu diri tutan cevher) demektir….” (lisanü´l-arab / Ruh mad.)
ve..
yunus; “….Ölür ise tenler ölür, canlar ölesi değil..” (sanalmanik)
slm.
Ne dediğimi anlamamış olman ve yazımın tamamını okuyamayacak kadar moronik olman yeni bişey değil.
Çok gülmem gerekiyor. ÇOOOK…
Herneyse…
Kavram, insanoğlunun şeye atfettiği bir seslendirmedir. Soyuttur. Genellikle elle tutulmazlar. Yokturlar ve hiç olmamışlardır.
Biraz anladın mı?
Birazcık yahu…
dün bi belgesel izledim ya da izledim denemez ama nette takılırken bi yandan da dinledim öylece ;
açık kalmıştı tv, Evrenin Sırları, (Hani o Morgan Freman’lı olan)
Orada okyanusun/okyanusların (bütüncül) bilinci olup olmadığı benzeri bi tartışma vardı; ,
Şimdi okyanus bütün bir bilinç; Balık ise müstakil/bölümüş/tekil/ayrık bir bilinç ve bilinçlilik;
Bazılarımız bizim müstakil varlığımız (ben ya da ben olan ben) öldüğünde bizim için (ben olan için) yaşamın bittiğine ama yine de kalan madde-enerji çevrimiyle (varlığımızın) bütüne dahil olarak dönüşrek (ayrışarak ve bütüne katışarak) yaşamaya devam ettiğimize ve edeceğimize inanıyorlar; (Ki zaten bütünün içinde bütünden ortaya çıktı;)
Bazılarımız ise müstakil varlığımızın müstakil ve bölünmüş olarak sonsuz yaşayacağına inanıyorlar;
Aslında bu ikisi de doğrudur ya da yanlıştır, Ya da ikiside bi ölçüde doğru ya da yanlış olabilir, Tartışılabilir; Ama yine de (belki de tüm sonuçlarda/sınamalarda) müstakil sonsuzlar olamayız; Ama bu karmaşık; İnançlarımız ve düşüncelerimiz bi şeyleri tam yansıtmıyorlar, Karmaşık;
Benimse böyle karmaşalarım yok; (aslında)
Ben ben olarak mı yaşayacağım?
Ben bütüne ait ve dair miyim?
yalnız mıyım? Yalıtık mıyım?
Zekanın nasıl ortaya çıktığı (varolduğu) ya da devindiği bunları tartışalım, bulabildiğimiz kadar yanıt bulalım; bi araya gelelim/getirelim, tartışalım;
Ama yanıtlar, (bizim yanıtlarımız) ve tutumlarımız, gerçeği değiştirmiyor-değiştirmeyecek;
benli sonsuzluk aramak bizim büyük sınavımız?
ben sonsuzluğu- ruh bu değil; olamaz;
bende derim ki o zaman canlar yoktur; can vardır ve tek bir cana ya da bütüne (bilinçliliğe) ilişkindir; tüm bunlar ve tüm canlar; Varlık deneyiminde bu bize farklı yansıyabilir;
Müstakiller olarak evrimleşebiliriz; Ölümden sonra bilmediğimiz başka süreçlerle değişen yenilenen döngülerle (de) evrimleşebilir ve hayat bulabiliriz Tüm bunlar olasılık; Bilmiyoruz; Evet olasılık dahilinde; Tüm mistikler/seziciler ya da hatta kalbimiz bize böyle diyor; Müstakil olarak yeniden hayat bulacağız ya da ruh (enerji-bilinç) ölünce bedenden ayrılacak ve yeni hayat bulacak, Buna biz de inanıyoruz, Bu son kapımız-çaremiz ya da umudumuz mu? ama yine de sonsuz müstakiller değiliz, Tanrının bize benlik verdiği/sunduğu, sonsuzluk armağan ettiği yalıtıklar değiliz;
Bizler ruh olduğunu ya da sonsuz yaşam olduğunu düşünebiliriz; Ama birileri de bakıp doğal gözlem yapıp, insanların öldüklerini ve bilinçlerinin madde ile ayrışıp bütüne karıştığını ve görünmeyen-bilinmeyen iletişim kurulmayan (izlenmeyen-gözlenmeyen-ölçülmeyen) bi öte dünya olmadığını düşünebilirler; Bunun aksini ortaya çıkaracak olan inanç ve düşünce midir? Bununla ne kadar yol gittik; Belki de bilim ve gözlemdir; Varlığın düzenin sistemini ya da evrenin/oluşun dinamiklerini yapılarını bilmiyor olabiliriz; O zaman keşfetmeye bulmaya açıklamaya çalışmalıyız;
Ya da tüm bunları boşverelim;
Ne olur sonuçta;
ben öleceğime inanıyorum- sen ölmeyeceğine inanıyorsun;
O da bi şekilde (bütün-müstakil farketmez) yaşayacağına ve süreceğine inanıyor;
hayır, şunu demek istiyorum ;bizim inanç ve tutumlarımız gerçeği değiştirir mi? gerçeğin yapısını değiştirir mi?
gerçek sadece açık olarak arıştırılması-izlenmesi gözlemlenmesi hatat deneyimlenmesi gereken bi şeydir belki, Belki sonsuz olasılık vardır ve her şey olasıdır;
daha açık söyleceğim;
tanrı olsa ne olur? olmasa ne olur?
ruh olsa ne olur? olmasa ne olur?
tüm bu zeka-tüm bu sistem-tüm bu devinim ve varoluş var ve gerçek ve d-e-v-i-n-i-yo-r,
nasıllar onu değiştirmez; neden ve nasıl hatta başka soruların cevaplarını bilmekte varoluşun var olması gerçeğini değiştirmez;
tanrı kendini yokedebilir mi? ve yaratabilir mi? bunu sorunuz- düşünün;
tanrı mutlak varlığını mutlak yoklukla takaslayaiblir mi? Kendini öldürebilir mi tanrı?
varoluşun varolduğu gerçeğini yokedebilir misiniz? varolamanın varolmasını; varolmanın köksel kaynağını/doğasını/kaynağı yokedebilir misiniz? var bulunuşu; Kaynak kendinden ötürü vardır? Varlık felsefeleriniz nereye çıkacak? oturun-düşünün;
Kişisel varolşun yerine tanrı koyun, koyun o zaman;
Siz kendi varlığınızı değil tanrının varlığını sorgulayın, (Bu sorgulama var olması-olmaması-yok olması üzerine değil tabi; varlığını kabullenin ve devam edin;) Onun var bulunuşunu-nasıllığiını sorgulayın; Tanrının nasıllığını sorgulayın düşünün, Oradan başlayın;
şimdi ruh nedir?
ölür ise tenler ölür canlar ölesi değil?
ben kendimi öldürebiliyorum, (o halde) tanrıdan daha özgürüm;)
ve ben bilincimin ayrışıp ayışmayacğaını (ölümle) bilmiyorum, (kesinsel olarak,matematiksel ölçüm ve bütünsel gözlem-doğal bilinç-ortak insanlık inanışı/bilinci- bunların hiçbiri yok;) Aslında ben bu nedenle de özgürüm; Var ve yok olabilirm; (Fikrine açığım; eğlenceli;) (Aslında yok olmak-yok olmayı göze almak, varolmamak fikri (de) eğlenceli;- Ah keşke yok olabilsem der şair;),,
(neyse o olacak, Ben onu değiştirmeceğim mi?;)
Ben umuyorum ki yaşayacağım, Ben umuyorum ki müstakil olarak (ben yine ben olarak) ölümsüz ve sonsuz hayatlara yeniden doğacağım,
Doğmasam ne olur; doğsam ne olur;
Ölmesem ne olur, Ölsem ne olur;
Ee sonra ne olacak; en son ne olacak, Sonunda ne olacak bunun, Nasıl bitecek bu film?,
Bilmesem ne olur? Bİlsem ne olur?
Ben sonsuz olduğumu varsayıyorum;
O ya da öbürü bi çiçek gibi evrende bittiğini ve solacağını ama evrenin yaşayacağını ve bilinmezlerle dolu olduğunu;
Ne olur;
ne farkeder;
Yaşamağa geldik yaşamağa; dar etmeyin-zindan etmeyin;
bi çiçek gibi yaşamaksa dimdik bit güneşe;
bi kelebek gibi yaşamaksa üç gün üç çiçeğe kon gez dolaş;,
biz ne gibi yaşıyoruz, kim gibi yaşıyoruz; çatık kaşlı doğalılar-biz; kendimiz; ne yerimiz-neyolumuz ne yönümüz var; bilmemenin özgürlüğü; düşünmenin çetrefili, alın sizin olsun;
heey, ben tanrıdan (daha) özgürüm; o kadar; nokta; (şimdilik;()
Şimdi bakalım İslam’ın yaratıcısı Muhammed ne diyor?
Bakınız koskoca Muhammed bile ruhun ne olduğunu bilmezken bizim ebubekir her şeyi biliyor. 🙂
Geçelim onu getirdiği tanıma bakalım.
demiş.
Halbuse kendi inandığı arap dini hayvanlarda ve bitkilerde ruh olduğunu kabul etmez. Getirdiği tanım bile kendi inancıyla çelişkili.
Gelelim sorularına.
Daha önce dediğim gibi kargadan başka kuş kendi putperestlikten devşirme dininden başka din tanımayan biri için böyle sorular sorabilmesi bile aslında birazcık insanı umutlandırıyor. Bir çok doğa dininde “ruh” kavramı vardır. Üstelik hiç de tanrı olmadan. Bu yüzden senin O dediğin şey bir çok dinde aslında Doğanın/ Evrenin / Madde ve ilişkilerinin kendisidir. Yani senin anlayacağın ruh için sistem dersen bırak canlıları bilgisayarlarda bile ruh vardır. Can dersen senin arap dininin kabul etmediği bitkisinden haşerasına ruh vardır. Ruhun ne olduğunu kabul ettiğine bağlıdır ruha inanmak ya da inanmamak.
Sanalmanik güzel yazılar yazmış okusan keşke biraz anlamaya çalışsan.
Mektepsiz olmak böyle bir şey heralde. :))
Ateizm çökmez mi, elbet çöker. Ama ne zaman. Bütün dinlerin saçma olduğu anlaşıldığı gün ateizm de çökmüş olacaktır.
google doodle yapmış; (Tolstoy)
ordan kısa bi arama-tıklama-gezinme;
açar açmaz bu çıktı, ilk söz olarak vikisöz de;
Xenixin dediğine ek olarak reenkarnasyon içeren dinlerde de ruh vardır ama tanrı yoktur.
Reiki’nin yoga’nın gurularından! kadın yeni aldığı cipiyle hava atayım derken o sırada kaldırımda bulunan öz dayıma çarptı.
Durduğunu ve yaralıya yardım edeceğini sandınız sanırım.
I Ih durmadı ve son hızla yoluna devam etti.
Neyse ki Ortaköy’ün tıkanıklığı sayesinde olayı gören diğer araçlar tarafından durduruldu.
Arabadan hiç inmedi.
Olay sonrası yaralının durumunu hiç sormadı. Telefonlara çıkmadı.
Dayım aradan bir sene geçmesine rağmen baston yardımıyla yürüyebiliyor. Kalçası, iki ayağı, kaburgaları, kafatasında ciddi kırıklar ve travma vardı. Bir hafta yoğun bakımda kaldı.
Reenkarnasyon denince aklıma bu orospu ve güya bu işlerle uğraşan onlarca şarlatan geldi kusura kalmayın.
Para, kötü bir alışkanlığa dönüştüğünde, kişi, idealizmin samimiyet ve onur gerektiren değerlerinden yoksun bir zihin haline gerileyebilir.
insan, kazanırken kaybetmemeyi öğrenmeli. Kazancın büyük göründüğü tercihler vardır, insanı ideal insan tanımının ifadesi olarak yetkinleştirecek kazançların gözden çıkarıldığı…
Ruh Ebubekirdir..
Xenix de ebubekirin ruh ikizidir.
“allah yok,din yalan”inanirlarin celiskileri..
“…….xenix tarafından Pzt, 06/02/2012 – 02:09 tarihinde gönderildi.
Ben cevaplayayım ebubekir seni bir ateist olarak.
Eğer ben başkomutan veya dediğin gibi bir ordunun başında olsaydım ben de “Allah Allah” diye bağırmalarını isterdim……..”
😉
kendini ateist sanan arkadas alevilik/sufilik vd. güzellemeler tamamda allah,muhammed,
ali´siz nasil olcak ?
tekrarlamakta fayda var imam ali,muhammed´in tedrisatinda yetismistir..
kisaca “allah yok,din yalan” 1 mektepli celiskidir..
ateizm cöktü..
slm.
ebubekir tarafından Çar, 08/02/2012 – 21:57 tarihinde gönderildi.
“…..mesela ateist,”allah yok,din yalan” iddiasini dillendirirken,
“allah yok ama siz yine de istediginiz gibi inanin/yasayin”demez tam aksine prof.nalcaci vs. gibi “kanimin son damlasina kadar savasirim” der….”
böyle prof.lar oldukca kemalizm de cöker ateizm/marksizm de nitekim cöktü de..
😉
slm.
link to felsefe.net
burdaki başlığı ve iletileri sevdim genel olarak
ve bi kaç kavramsal türetme ve yorumda ben denedim kabaca da
link to felsefe.net
ruhun 3 kademede oluşturulduğunu söyler islam ilmi. misal meleğin bile giremeyeceği lahut alemine insan ruhunun girebilme ihtimalinin olduğu bildirilir. peygamberlerin makamı olduğu aktarılır. cebrail aleyhisselamın dahi O’nun cemali ile bizzat muhattap olmadığından bahsediliyor. İşte O’ndan olan öz bizde emanetmiş. Yani bizde emanet gibi 1 cümle aslında tuhaf. bu şeyi anlatabilecek 1 dil yapımız gelişmemiş durumda sanıyorumki. biz aslında O’yuz, O’ndanız. ama benim gibi avamın söylediği şirk oluyormuş bi açıdan da. işte bu dil yüzünden insanlar öldürüldü. bunu söyleyen insanların vecd halini biz şu halde algılayamayız bile. bizi yanıltan ise nefsmiş. bizi birbirimizden ve O’ndan ayrık olma bilincinde tutan kisvemize nefs deniyormuş…. Ruh ne diye 1 soru …. akıl, izan almıyor. hayalin durduğu 1 nokta. boşuna “his alemi” denmiyor olsa gerek.
tibetten de bi grup ruhun 3 kademeli olduğunu söylüyordu yanılmıyorsam. ne yazıkki kaynak verecek kadar detay yok şuan bende. bulduklarımı buraya eklerim belki.
“Sonra onu esfel-i safiline indirdik.”(Tin:5)
eğer gerçekten böyle alırsam kendi dışımda bi şey buluyorum ya da daha tanım-lı-sız /soyut/olmaz-lıl-lı bi şey;
daha doğaya ait bi şey aslında varlığa ya da
böyle
ruh kavramına anlam vermeye çalıştık;
–
ruhsuz okumak
bi yazıyı ruhsuz okumak -bi şiiri örneğin
bi işi ruhsuz yapmak ya da aslında iki durumun ruhluluk kıyası-laması
ben deki tek karşılığı -aslında gerçel -bu olmalı -açık bu
açıkçası benden ayrışabilen ya da bana ait olan bi şey bulamadığımı da/değil bu kabullenmeliyim
ama biz yine de ruh kavramını tanımlamak ve yerlemekte ilgilendik çünkü bu önemli diye aslında yani maddeye ve katılığa göre ruh-bilincin evrimi ya da değişkenliliği gibi
katı ve soğuk bi hayata ve ölüme inanmak yerine belki dE;
belki de varlıkla bağ ve özdeşlik yakınlık ve aynılık-süreğenlik ve doku ilişkisi-berberliği (amaçlılık bağı da) kurmak
gibi işte bu kavram dedik;
hala işte
bu
ruh?
hayal dücü-düş-umutluluk
ruh dediğimde bi kavramsal soyut
umut gibi bi kelime sadece bu
ama görünene karşı araştırmayı-farklı bakmayı deneyen/anlatan/karşılayan ya da
yani görünene karşı bi arka gerçeklik var dedirten şey bize çok gibi oysa;
anlatamadımlar olayı bu ruh
sanırım bugün böyle bi kavrama da ihtiyacımız yok
tv nin siyah beyaz olması zamanından kalmış gibi demek istedim ama uymadı da bu biliyorum