serbest tırmanma

Alex Honnold’u Nationel Geographic Adventure’da izlemiştim.

Hiçbir ekipman, malzeme, güvenlik halatı ve benzeri teçhizatı kullanmadan tırmanıyor..

Kendisiyle ilgili belgeseli seyrederken bazen ekrana bakmakta zorlandığımı hatırlıyorum.

Tanrılar bu hususta ne der acaba..

Bilmem.

Bendeki ama, hayranlıkla karışık bir muamma.

20 yorum “serbest tırmanma”

  1. Ödleğin tekiyim hatta korkudan andropoza girdim seyrederken. Tanrı yoksa benim gibi ateisti ceza olsun diye korkak mı yarattı? O zaman Ebubekir tırmansın. Ebubekir, tırmanamazsan sen de korkak bir ateist olursun ona göre.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Bu tırmanış dinen caiz olmayabilir kambur kerim:)

    Zaten ahrette bi faidesi olması da beklenemez sanırsam.

    Sen naaptın?

    İpsiz-halatsız dağa tırmandım..

    Aferim, arkadaşı şöyle alalım:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Adamın eli tırmanırken uzun süre müstehcen bir organı andıran yarıkta idi. Boy abdesti alması da şart oldu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Ben bazen ruyamda (hatta kabus diyelim)bulurum kendimi boyle bir tepede.. in inebilirsen .. Ya kaytarip baska ruyaya gecmece, ya da hile .

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Kolay olmadığı ortada, ancak bu tırmanış alanları önceden keşfedilmiş görünüyor. Yani profesyonel dağcılar tarafından, daha önceden tırmanılmış ve tutuş için çentikler oluşturulmuş. Ana metin içinde paylaşılan videoda, tırmanıcının hiç görmeden tepeye doğru elini uzatarak bulduğu beyaz renkli bir çentik var. çekiçle açılmış bana kalırsa. Bu çentik önceden açılmış ve tırmanıcının “ezberinde” sanki; elini uzatıyor ve bakmadan “şıp” diye tutuyor.

    Çekimler de biraz hileli olunca (videoyu yan yatırınca kayalar da yatık görünüyor) tırmanışın zorluk derecesi izleyiciyi ürkütüyor.

    Bu tip tırmanış kayaları heveskarları (amatörleri) eğitmek için “çalışılmış” kayalardır genelde. Tırmanışın ilki zordur, sonrası evinizin merdiveninden farksızdır. Buna rağmen bu tırmanışı gerçekleştirmek için eklem ve kaslarınızda hiç bir türlü romatizmal rahatsızlığınız olmayacak, düzenli olarak antrenman yapacaksınız, vücut ağırlığınızı tırmandığınız alanın her noktasına paylaştırmayı bileceksiniz, yani eğitimli olacaksınız… “Eğitim şart!”

    Kulakları çınlasın; 7. Katın su borusundan 70 ekran televizyonla inen “Uçan Daire” lakaplı hırsız Selahattin’in bunlara nal toplatacağından eminim. Keza düz duvara koşarak gelip dört beş adımda, yağmurlu bir akşam üstü Eski Antalya Ceza Evinin çatısına çıkarak jandarma kulesine nanik çekerek sırra kadem basan “Şeytan İsmet” de bıyık altından gülüyor olsa gerek…

    Her şeye rağmen zor bu iş. Zaten çekimlerin amacı da bu zorluğu idrak ettirerek, izleyiciyi “provake etmek” diye düşünüyorum… Bizim Kel Sülo olsa şöyle derdi: “Heyacanlanma, yönetmen öyle istemiş, inanma!!”:))

    Bilmeyene her şey zor… Ya da kolaydır… Yani bir bilene kolay ve zor var, bir de bilmeyene kolay ve zor var…

    Kambur Kerim, gel sen Antalya’ya Güver Uçurumu’ndan başlayalım korkularını yenmeye. “Korkularını yenenler için nice güzellikler sakladık biz oraya” diye yazar kutsal kitaplarda:)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Tırmanma sporunun vucuttaki tüm kasları çalışmak zorunda bırakacağı bariz fakat bence beyni de zorluyor olmalı.Konsantrasyonunu koruma ve bu arada ne yapacağına karar verme, yani sürekli bir problem çözme hali.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Son olarak eklemek istediğim şey;

    Kas gücü, çeviklik, sağlamlık gibi unsurların dışında “korku” faktörü..

    Ben şahsen, bu tür ekstrem sporlarla uğraşanların alışılageldik ifadeyle “adrenalin bağımlısı” değil, bilakis “adrenalin duyarsızları” olduğunu düşünüyorum.

    Korku, kaygı, stres gibi durumlarda böbrek üstü bezinden salınan bir dizi kimyasalın (adrenalin ve türevleri) organizmayı kaç veya saldır ikilimenin her ikisine karşı hazırlayan fizyolojik etkileri bulunur. Tehdit algısı karşısında gelişen bu durum, kana glikoz sunumunun arttırılması, solunum sıklığı ve derinliğinin artması, kas hücresi düzeyinde geçirgenliğin, uyarılabilirliğin kolaylaştırılması gibi etkileriyle, herhalükarda (kaçsak da saldırsak da) bize gerekli olabilecek güç, sürat, çeviklik ve enerji temini vs.nin biyokimyasal ve biyofizik alt yapısını hazırlar.

    Tabi bunun bir de bedeli olur. Tüm bu mikro süreçler bilinç düzeyindeki tehdit algısıyla birleştiğinde, “soğukkanlılık ve mantıklı düşünme” dediğimiz fenomeni de etkiler ve kaos duygusunu tetikleyerek, gerilmiş bir yayın aniden boşalması gibi kazalara da sebebiyet verebilir. Mikro süreçlerin kümülatif etkisiyle gelişen titreyiş, istemsiz aksiyonlar (refleksler), konsantrasyon kaybı vesaire.. Ve korku duygusuyla işler çığrından çıkar.

    Bunu tasavvur edebilmek için çok basit bir örnek verebilirim sanırım;

    İş yerinizde veya evinizde, zemindeki karolara veya fayanslara bir bakın. Mesela eni 40 cm. olan karolara.. Ve bir hat oluşturun. Genişliği tek bir karo, boyu salonun boyu kadar olsun.. Bu hat üzerinde hiç zorlanmadan ve denge problemi yaşamadan yürüyebiliriz hepimiz.

    Ve aynı hattı tek başına düşünün bir de.. Eni aynı (40 cm), ve boyu da aynı olsun.. Ama her iki yanı 800 metrelik uçurum olsun.. Şimdi yürüyebilir miyiz?

    Bu sporun (eğer spor deniliyorsa) yapılabilmesinin olmazsa olmazı, kas gücü vesaireden öte, ölümcül bir tehdit algısına rağmen sürdürülebilir bir zihinsel sukuneti sağlayabilmek olmalı.

    Afrikadaki fil veya aslan avcılığı yanında, çok daha doğucu ve yeniden doğurucu:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Şöyle bir baktım… Bu şekilde tırmanan kişilerin sayısı bi elin parmaklarını geçmiyor.

    Örümcek adam lakaplı bir fransız var, şimdilerde binalara tırmanıyor ama geçmişinde o da Alex Honnold gibi teçhizatsız doğal tırmanışlar yapmış. Hatta bir kez düşmüş, yaklaşık 500 metreden.. Mucize eseri hayatta kalmış, kafatasında, çenesinde, her iki kolunda, bacaklarında kırıklar var. Ve hala tırmanıyor, en son Dubai’deydi sanırsam..

    Bundan başka, Dan Osman adlı, amerikan-japon anne babanın oğlu olan bir adam daha.. O daha süratli tırmanıyor, yine hiçbir teçhizat kullanmadan, üstelik arada zıplayarak tutunmaları filan var. 35 yaşındayken bir tırmanış sırasında 700 metreden düşmüş ve ölmüş..

    Hüseyin bey’in bahsettiği bir kaç detay için de bişeyler söylemek gerekirse; bu insanlar tırmanacakları yapıyı tırmanıştan önce gözle ve dürbünle inceleyerek yaklaşık bir tırmanma hattı belirliyorlar, ama formula 1 pilotları gibi formasyon turu atıp pistin her köşesini her kıvrımını filan test etmiyorlar. Ayrıca tırmanmak için seçtikleri mekanlar dağcılık faaliyetleri açısından bilinen ve dikkat çekici yapılar olduğu için, kendilerinden önce uygun alet ve ekipmanla yapılmış diğer tırmanışalara ait bazı izler ve kalıntılarla karşılaşabiliyorlar. Video’da bir kaç sahnede görülebilir, halatlı tırmanış kalıntısı bir çivi, veya bir kaç çekiç izi vesaire..

    Ama böyle bir yüzeye hiçbir alet edavat kullanmadan yapılan bir tırmanış için “ilki zordur, sonrası evinizin merdiveninden farksızdır” ifadesine katılmıyorum. Zaten Hüseyin bey de bunu gerçek tırmanışlar için değil, antreman kayaları için söylemişti diye hemen ekliyeyim ki.. düşünceliyim yani, sonra “bak dikkatli oku ben onun için dememiştim de bunun için demiştim ama sen anlamıyosan naapim” benzeri etik tartışmalar hasıl olmasın filan:)

    Şaka bir yana, ben National Geopraphic’teki belgeselin tamamını izledim. Bazen kameramanların pozisyonu gereği görüntü dramatikleşse de (ki onlar Honnold’un etrafında çelik halatlarla bağlı olarak ilerliyorlar) çekimler hileli filan değil. Yüzey eğiminin 90 dereceden fazla olduğu bir hayli nokta var, ve bunlar farklı açılardan görüntülenerek tırmanışın kimi zaman imkansıza yaklaşan zorluğu hiçbir şüpheye yer bırakmıyor. Video’da Alex de diyor zaten; bütün bu tırmanış aslında sadece böylesi pozisyonlara ulaşabilmek için, ben bu an için yaşıyorum..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. This is Ueli Steck – a friend from Alex Honnold. Together they trained in speed climbing. With just an ice-axe in his hands and crampons on his feet, this fearless climber faces death with each strike of his pick as he races to scale a 4,000ft icy rockface in just 2hr 21min (normal it takes 4 days) with no ropes to stop his fall.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Acaba alışkanlıkla mı duyarsızlaşıyor insan yoksa zaten var mı bir duyarsızlık?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Literatürde böyle bir kaç olgu var.

    Korku duyguları yok bu insanların.

    Sonra ne oluyor derseniz.. gökdelenin tepesinde, boşluğun kenarında, demir korkuluklar üzerinde yürüyor eleman.

    Tabi bu evrimsel olarak canlıya avantaj sağlayan bir durum değil. Bilakis tam anlamıyla bir dezavantaj, çünkü vahşi doğada hayatta kalmayı ciddi bir şekilde tehdit edici bir durum. Yüksekten korkmuyorsunuz, yırtıcı hayvanlardan korkmuyorsunuz, depremden, yangından, uçurumdan… hiçbirşeyden. Bu şekilde hayatta kalmak çok zor olurdu şüphesiz.

    Ama bu başlıktaki gibi örnekleri düşününce, fiziki yeterlilik ve korku karşıtı doğal bir yatkınlık üzerine farklı bir zihinsel süreci inşa etmek şart gibi.

    Veya videodaki en zor tırmanış sahnesini gözümüzün önüne getirelim.. Sonra 3-5 metrelik bu alanı evimizin duvarına bire bir monte edelim, ama altımızda minderler bulunsun ve tırmanırken düşsek bile en fazla 1-2 metreden bu minderlerin üzerine düşecek olacağımız bilelim.

    Şu durumda çoğumuzun bu tırmanışı, hemen hiç strese girmeden ve kolayca başarabileceğini düşünüyorum.

    Free my mind dedikleri bu oluyor sanırsam..

    Ya da there is no spoon..

    🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Korku ve panik demişken..

    Yazmayı unutmuşum;

    Belgeselin en can alıcı sahnesi de bununla ilgiliydi aslında. Honnold yüzlerce metrelik bir yükseklikte ve tam da aşağıda resmini verdiğim konumdayken “panik duygusu” yaşadığını söyleyerek tırmanmayı/ yürüyüşü bıraktı ve uzunca bir süre fotoğrafta izlendiği gibi hareketsiz kalarak zihniyle mücadele ettiğini söyledi.

    İlk defa böyle oldu demişti.

    Sonra minik adımlarla o daracık çıkıntının üzerinde ilerlemeye ve tırmanmaya devam etti.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. O zaman genetik değilmiş. Denetlenebilen bir delilik gibi duruyor. Denetimli delilik*.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Farketmez.

    Dinen caiz değil nihayetinde.

    Boş işler bunnar, kıyamette bi faidesi olmıycek:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Vayyyyyyy!!! bu nasıl birşey böyle, öldüm öldüm dirildim seyrederken !!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. zirveye çıktığı anda yaptığı hareketler daha tehlikeli. taşların üstünde sekerek giderken ayağı tökezlese birde intihardan sorguya çekilecek eleman. 🙂
    zaten faidesiz iş yapmaktan dolayı dosya kabarık 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.