Somali’ye Yardım

Somali’nin durumu ortada. Her gün binlerce insanın yoksulluktan öldüğü, recm cezasından öldüğü, iç savaşlardan öldüğü, elindekini almak için öldürüldüğü bir ülke. Kısacası hayatta kalma olasılığının çok düşük olduğu bir ülke.

Ve bugünlerde her yerde somali için yardım ilanları, vakıfları, hesap numaraları gibi şeyler karşıma çıkıyor.

Şimdi anladığım kadarıyla bu ülkenin doğru düzgün tarımı yok, sanayisi gelişmemiş. Belki hala avcı, toplayıcı bir kültür var. Ama beni düşündüren şey, yardımlarla bir ülkenin ne kadar idare edileceği. Veya taşıma suyla değirmenin ne kadar döndürüleceği.

Fikrim ise, Somali halkının devletlere dağıtılması. Onlara yardım götürüleceğine onları diğer ülkelerin içine dağıtmak. Mesela İstanbul’da her gün yenmeden çöpe atılan yemeklerle en az 100.000 insan karnını doyurur. Bunun Londrası, Berlini, Paris’i var. Zamanla bu kişiler çalışmaya da başlayabilir. En azından ne çöpe giden yemek, ne kime gittiği belli olmayan vakıflar, ne de taşıma suyla değirmeni döndürmeye çalışmayacak insanlar kalır.

77 yorum “Somali’ye Yardım”

  1. “Bir insana bir balık ver bir gün beslensin. Ona nasıl balık tutacağını öğret ömür boyu beslensin.” Çin Atasözü

    Öneri cazip görünüyor. Özellikle Somali boşalırsa sanırım orası çok kısa zamanda cennete döner. Ama birisinin “sahip” olması gerekir… O “sahipler” açısından bu öneri caziptir:)

    Aslında Somali’den çalınanlar Somali’ye iade edilse Somali kendisini kurtarır… Talan edilen Afrika’nın açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmiş bir parçası Somali. Sonra dünya egemenleri vicdanlarını parlatmaya çalışıyor burada… Gerçekte ise kanlı dişlerini fırçalamaktalar…

    Hangi toprakta bir insan var ise, o toprakta o insanın bir yaşama ve var olma nedeni vardır. Ona herkesin saygılı olması gerekir… Ancak aynı toprağa göz diken bir diğer güç onu oradan söküp atıyor. Sorun yine güç sorununa gelip çatıyor. Peki güç paylaşımı olası mıdır? Neden olmasın? Güç birliği güç paylaşımıdır aynı zamanda. Tüm dünya halklarının dünyadan eşit yararlanmak konusunda bir anlaşmaya varması gerekiyor. Bu güç görünüyor!

    Bu güç görünüyor!….

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. bu konu hakkında taslak hazırladım yazı ekleyecektim, xenix benden önce davrandı:))) neyse ,

    yardım etmek yardım edilmek insani bir davranış olmakla birlikte pek iç açıcı olmayan durumlarada düşürebilir insanları, toplumları… alışkanlık halini alan yardım bekleyişlerin alana da verene de pek kazanç sağlamayacağı düşüncesindeyim.

    çöpe gidecekleri bu şekilde değerlendirmek açıkçası benim içime sinmiyor,
    ülkeyi dağıtıp bölüp yok etmek fikride öyle, zira afrika ülkelerinin hemen hemen hepsinin sorunu bu yönde AÇLIK!!! hepsi bölünüp nasıl yok edilir, nasıl paylaştırılır diğer ülkelere?

    bir ara birleşmiş milletlerde bu ülkeye konuk olup:) epey uzun kalmıştı yardımcı olup düzenlemeler ypmak için sanırım ama değişen pek bişi olmadı. duyarsız filan değilim, ama ne mesaj attım telefondan ne de para yardımı yaptım. bu tür yardımın meseleyi kökten çözeceğine inancım yok. okyanusa uzun bir kıyısı var, tarımı olmayabilir ama yatırım fln yapılamazz mı ?

    madem yardım çağrısı yapıp bir kereye mahsus(özellikle rmazan diye sanırım sevap kazanmak da var tabiii:)) yapılıyor, o zaman tüm ülkeler bir kereye mahsus yüklüce bir yardım yapsınlar ve yardım için birbirini ezen guruplar sadece bir kereye mahsus sağlam bir yardım!!! herşey kökten çözülsün o zaman… hee? duyamadım!!! olmaz mı?? ee bekleyelim o zaman olgunlaşır belki zamanla:)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Daha önce de yazdım hala da yazıcam yazmaya devam edicem. Zerre ce vicdanım sızlamıyor. Yardım mış. Duygu sömürüsünden rant elde edenlere çok güzel malzeme. Kimi kandırıyor bu sinekler. Yok yardım mış yok mesajmış…

    Neyse kinimizi de kustuk.

    Yardıma karşıyım. Yardım edilmemeli eğer yardım edilmesi gerekiyorsa bu cennet vatanımda yoksul, hasta, biçare insanlar mevcut onlara (ediyorum) edilmeli.
    Hiç olmazsa ölürler de dünya nufusu azalır. Hem onlar kurtulur hem vicdansız vicdan.!! sahipleri.

    Bana ne somali’den, gazze’den, filistin’den, suriye’den, Libya’dan, mısır’dan.
    Bana faydası ne..?

    Koca Bir HİÇ.

    DEC CAL,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Dün gece ben de NTV’de izledim. Kenya sınırında 600.000 ikşilik bir kamp kurlmuş. 600.000 ne demek ya, aklım almıyor, büyükşehir nüfusu bu. Kanalizasyonsuz, yolsuz, elektriksiz, kısaca altyapısız üstyapısız büyük bir şehir… Nasıl bir şeydir bu ya. Görünütleri izleyince hissettiklerimi tarif edemiyorum, üzüntü mü desem, şaşkınlık mı yoksa dehşet mi bilemiyorum.

    Nedir bu Afrika’nın sorunu dedim kendi kendime. Dünya’nın üvey kıtası. İlk soru hakkında bir cevabım yok tabi. Ama çoğu Afrika ülkesi diktatörlerce idare ediliyor. Kendi halklarına köle gibi davranıyorlar, zalimliğin sınırı yok. Milliyetçilik, ümmetçilik tarzı birleştirici siyasi akımları ben doğru bulmuyorum. Burada demek istediğim; insanın bireysel mutluluğu için sağlıklı bir popülasyon içinde yaşaması da gerekir diye düşünüyorum.

    Darwin’in Kabusu’nu izleyen varsa orada Rus bir kargo uçağı pilotu vardı, birçok afrika ülkesine gitmiş gelmiş. Biz onlara silah getiriyoruz ve buradan balık götürüyoruz diyordu. Kanımca filmin de özeti bu cümleydi. “Kaçak” silah tüccarlarının en büyük pazarı; Afrika.

    Avrupa’nın ayıbı olarak bizimle birlikte hala yaşamaya çalışıyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. SOMALİ NEDEN TON BALIĞI YEMEZ ?..SOMALİ NEDEN AÇ ?
    BALIK HARAMDIR DİYECEKSİN,MİLLETİN BALIĞINA EL KOYACAKSIN…..

    Somalili neden balık yemez? 13.08.2011 / 16:12

    Ülkenin kuzeyi Aden Körfezi, doğusu Hint Okyanusu… Türkiye’nin 3’te 1’i kadar sahili var Somali’nin.Denizi ton balığı kaynıyor ama açlıktan çocuklar ölüyor. Peki ama neden? Hürriyet Gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu bugünkü yazısında açlıkla pençeleşen Somali konusunda ilginç bir noktaya değindi. 2 bin 680 kilometre kıyı şeridi olan Somali’de insanlar neden balık yemiyor? Bu soruyu yönelten Semercioğlu şaşırtıcı bilgiler de verdi. İşte yazınının ilgili bölümü: Somalili neden balık yemez? Onlarca haber kanalı var, ekranda horoz dövüşü yaptırmaktan haberciliği unuttular… Mesela Somali hakkında ne bilgi veriyor haberciler bize? Bugüne kadar bir ekibini Somali’ye gönderen haber kanalı var mı? Somali’de ne olduğunu derli toplu anlatan bir Allah’ın kulu çıktı mı? Yok… Yok… Haber kanalı sayısı çok ama habercilik yapan kanal yok ülkede. Stüdyoda sesi çok çıkan iki kişiyi karşı karşıya getirip saatlerce kavga ettirmek kolay çünkü… Somali’ye gidip, ne olup bittiğine yerinde bakıp, seyirciye anlatmak zor… İlkini yapmak, konukların önüne birer bardak su koymaya bakar… İkincisi emek ister, para ister… Somali’de açlık var, çocuklar ölüyor… Tamam… El Kaide destekli El Şebab örgütü uluslararası yardımları engelliyor… Peki… İyi de neden? Bu sorunun yanıtı Türk medyasında yok. Anlatılan bütün bilgiler yüzeysel, yıllardır süren açlığa derinlemesine bakan birileri çıkmıyor. Mesela, “2 bin 680 kilometre kıyı şeridi olan bir ülkede nasıl bu boyutta açlık olur” sorusunun yanıtını merak eden bile yok. Ülkenin kuzeyi Aden Körfezi, doğusu Hint Okyanusu… Türkiye’nin 3’te 1’i kadar sahili var Somali’nin. Denizi ton balığı kaynıyor ama açlıktan çocuklar ölüyor. Neden gidip balık tutmaz bu insanlar? Birincisi, sahil şeridinde yeterli sayıda doğal limanları yok. İkincisi ve daha önemlisi, Somali’de bazı mezheplerde balık yemek günah! Balık dışındaki midye, karides gibi deniz ürünlerine zaten ellerini sürmüyorlar. O kadar ki, şöyle bir söz bile vardır Somalili göçmenler arasında; “Balık kokan ağzınla benimle konuşma!” Alay etmek, karşısındakini aşağılamak için kullanılır. Bunları bize anlatan bir haber kanalı var mı? Bir ülkenin hiç de kısa sayılmayacak kadar deniz kıyısına sahip olup açlık çekmesi tezatını bile merak etmiyorlar. Bununla bile ilgilenmeyen haberciler Somali’de 1991’den bu yana hükümet kurulamamasıyla… Ülkenin kuzeyinde Somaliland diye özerk bölge olduğuyla… Ülkedeki savaş ağalarıyla… Neden ilgilensinler ki?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Monde Parallèle: Afrikali herseyi 150 yillik somurgecilige indirerek bakmamali bu konuya; Afganistanda kimse BIZDE SORUN VAR DEMIYOR : sorun Pakistanda deniyor…surekli benim sucum yok sen suclusun demek cocuklarin mahalle kavgasidir…..

    Bülent Tegün: Beni şaşırtıyorsun Monde… Açık konuşmak istiyorum: ”Afrika’nın sömürülmesi normal ve haklıydı” diyen Zemmour ve ”Afrika insanı tarih yapamadı” (dolayısıyla biz de onları kolonize ettik) diyen Sarkozy gibi mi düşünüyorsun ? Böyle bir m…antıkla kolonyalizmi haklı gösterip, aklayacak mıyız ? Kolonyalizm ”zavallı ve kendini yönetmekten aciz” Afrikalılar’a fransızca öğreterek, onlara ”medeniyet götürmek” midir, yoksa ülkelerin tüm zenginliklerini nüfuslarını da köleleştirmek suretiyle sömürmek midir ? Afrika’nın günümüzdeki yoksulluğunda Fransız kolonyalizminin korkunç payı konusundan ne düşünmek gerekiyor ?

    Monde Parallèle:
    yukardaki yazimda asla boyle bir ifade yok; tekrar okuyun cunku demek istedigim baska birsey….

    Bülent Tegün: Afganistan/Pakistan apayrı bir konu, o coğrafya zaten dünyanın en sorunlu bölgesi, tarih boyunca da öyleydi. Ama Afrika’dan sonra özellikle oraya gönderme yapman bana biraz ”justification” gibi gelmişti. Afrika bunun tek örneği değil zaten, Fransız kolonyalizminin en büyük günahlarından birisi Haiti’dir. Katılıyor musun ?

    Monde Parallèle: Gecmis durumu konusmak farkli birsey bugunu konusmak farkli birsey; Fransa dunyanin en borclanmis ulkeleri arasinda ve buna ragmen Haitiye yaptigi yardimlar hicbir sonuc vermedi; Haiti olsun Afrika olsun cocukukluktan cikip olgunlasma donem…ine girmeli; ac bir insan bir duzine cocuk yapiyorsa bu benim sorumlulugumda degil…bugun artik afrikada olan hersey acikca kendi sorumluluklarinda; Somurgecilik bitti biteli eger Afrikaya karsiliksiz verilen trilyonlarin hemen cogu diktatorlerin eline gecti ve bir avuc soyguncu kapti ise buda Afrikalinin sorumlulugu; Bir cocugun buyumesini ve ayaklari ustunde durmasini istiyorsaniz surekli degnekle yurutmeye calismayin…Yardim etmek sarttir ve bugune kadar yapilan yardimlarin hatti hesabi yok- somurulme konusu tamamen ici bos bir durum ve eger varsada bu afrikalilarin kendi arasinda olan birsey – ve bu yardimlar ise paramiz oldugundan degil borc alinarak verildi; Cezayirin su anki reservleri ve sicak parasi Fransanin borclarinin disinda korkunc bir rakam ama bu bilinmez; Birakin Cezayirin kendi kitasina yardim etmesini kendi halkina dahi caldigi paralarin rantini vermiyor….artik bu 19 yy mantigi ve kitapalarini birakmazsak bu boyle gider….birbiimizi anlayamayiz..

    Bülent Tegün: Birbirimizi anlamak için konuşuyoruz zaten. Seninle konuşmak hoşuma da gidiyor. Ama bildiğin gibi bugün dünden bağımsız değildir, yarın da bugünden bağımsız olmayacaktır (diyalektik ve tarihsel materyalizm 😉 Bu anlamda, Afrikanın borçları…, dünden yani kolonyalizmden bağımsız değildir ve olamaz. Bu bilim dışıdır. Fransa’yı da Cezayir’i de sandığından çok daha iyi biliyorum. Cezayir’de yaklaşık 1 yıl kaldım. Ama Monde, gördüğüm kadarıyla sen, sorduğum açık sorulara rağmen, Fransız kolonyalizmini kınayamıyorsun, üstüne üstlük bir de eski kolonilere yapılan ”yardımlar”dan falan bahsedebiliyorsun. ”Sömürülme falan yok” diyorsun. Ben ne 19. yy. mantığı ile ne de klasik terminoloji ile konuşuyorum. Ben uluslarüstü ve ideolojiler üstü bir mantıkla konuşuyorum. Nasıl ki Osmanlı’yı geçmişteki ”günahları” nedeniyle eleştiriyorsam (ki onlar daha akıllı sömürgenlerdi), RF’yi de eleştiririm. Bir çok Fransız aydını, Fransa’nın kolonyalist geçmişini şiddette eleştiririrken, sen toz kondurmuyorsun ! Neden ?

    Monde Parallèle: Bu nerden cikti ? Yazilarimda her zaman somurgeciligin ulusu olmadigini soyledim ve bunun Fransa icinde gecerli oldugunu yazdim vede hicbir zaman iyi bir somurgecilik olduda demedim zaten. Ama bugun dunden bagimsiz degil derken dun biz barb…arlikla yasiyorduk ve bizi ne Afrikalilar nede baskasi kurtardi; bedeli bunun cok agir olarak odendi ve iyi kotu hata ve eksiklerle bu durumdayiz. Gelelim Afrikaya; Afrikanin dunu yani somurgecilik oncesi bir barbarlik tarihidir ve bu yazilmaz ve konusulmaz; dun Afrikali surekli birbirini yok ediyor ve hergun savasiyordu aralaridan; kabile savasida olsa ne bir savas hukuku nede bir ic hukuklari vardi. Ancak kabile kurallari tabiki cok duzgun bir sekilde calisiyor ve otuz tane cocuk uc tane kadin aldiktan sonra eger nufus coksa birbirlerini oldurup dengeliyorlardi. Iste Afrikanin DUNU BUDUR. Afrikanin dunu somurgecilik degildir; somurgecilik araya giren bir parantez oldugu gibi kabile savaslarini azaltmistir. Romantik ve duygusal ama asla gerceklere uymayan analizlerle Afrikaliya yardim edemeyiz….Buyumesi lazim Afrikalinin baskada care yok…

    Bülent Tegün:
    Eurocentrisme…

    Bülent Tegün: ‎”Beyaz adam elinde İncil’le Afrika’ya geldi ve toprağın sahibi olan siyah adama dua ederken gözlerini kapatmasını söyledi. Siyah adam gözlerini açtığında, beyaz adamın toprağa, kendisinin ise yalnızca İncil’e sahip olduğunu gördü” / Kenu Kenyattu, Kenya Kurucu Devlet Başkanı

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. esaslı bir kapitalizm eleştirisi yapılmaksızın yapılacak bu tür yardımlar yalnızca günü kurtamakla sınırlı kalacaktır ve yapılansa dakikada ölen cocuk sayısının yalnızca 1 ay için engellenmesinden ibarettir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. çok inandıkları yerlere göklere sığdıramadıkları tanrıları, bu aziz mübarek günlerde! binlerce meleğin yeryüzüne gönderen çok merhametli, kudretli, herşeye gücü yeten… büyük güç neden yardım etmiyor.
    allah versin!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Somurge deyince aklima sunlar gelir: Bir ulkeyi baska bir ulkenin ordusu isgal eder, yonetime el koyar, eski yoneticileri atar ve kendi tayin ettigi yoneticilerle ulkeyi diledigi gibi yonetir. Bu arada ulke zenginliklerini ve is gucunu yagmalar, ulkenin gelirinin buyuk bir kismini kendi kasasina aktarir. Genellikle de bu ulke kendi uretimi olan, gelismis ve zenginlikler ulkesidir, Hindistan veya Cin gibi. Somali bu tanimlamaya hic uymuyor. Somurecek herhangi bir uretimi veya yaratici is gucu yok. Nesini somureceksiniz? Onlar sizi somurur.

    On yil kadar once Kongo’da isyancilar Beyaz Ciftcileri kovup ciftliklerine el koymuslardi. Belcika asilli yasli bir ciftci ailesi gozyaslari icinde televizyon muhabirine sunlari soylemisti:

    “Biz burada dogduk, burada buyuduk, Kongo bizim de vatanimiz. Bu ciftligi dedemiz kurdu, bize babamizdan miras kaldi. Her tasinda emegimiz var. Belcika’yi tanimayiz etmeyiz, hayatimiz boyunca bir kez turistik amacla gittik. Biz uc nesildir Kongo’luyuz. Neden bizi disladilar, neden ciftligimizi elimizden aldilar? Biz simdi ne yapariz, nereye gideriz? Hic bir seyimiz kalmadi, gidecek hic bir yerimiz yok.”

    Aslinda bu yasli ciftci ailesi sansliydi, hic degilse oteki beyaz komsulari gibi kafalari kesilmemisti. El konulan ciftliklerin durumu simdi nasildir bilmiyorum. Ama adim gibi eminim ki ortada ciftlik filan kalmamistir. Bence asil amac ciftligi millilestirmek filan degildi. Ciftcinin kecilerine ve mandalarina el koyup ziyafet cekmek, koltuklarini karyolasini, varsa parasini paylasmakti. En kabadayilari da eve el koymustur. Ve artik o ciftlikte uretim filan kalmamistir.

    Kara adamlarin, baslarinda bir “Sahip” olmadan kendi iradeleriyle uretim yapabilecek becerileri olduguna, gozumle gorsem inanamam. Afrika icin gercekten bir seyler yapmaya calisanlar yalnizca Hristiyan misyonerler. Buyuk bir ozveriyle, hic bir karsilik beklemeden bunlara oturup kalkmasini, ozellikle de bir seyler ekmesini ve hasat yapmasini ogretmeye calisiyorlar. Zaman zaman misyonerler de kurban veriyorlar elbette.

    Acikcasi Afrika’lilarin durumunu hayli umutsuz goruyorum, en azindan simdilik. Belki uc bes nesil sonra onlar da bir yerlere gelebilirler. Bana kalirsa Afrika’lilarin sorunu ekonomik degil, biyolojik ve psikolojik. Ekonomik sorunlarini geri plana itip, insan olma savasini one almalari gerekir. Yok batililar somuruyormus da ondan geri kalmislar filan palavra. Bir seyler yapmak yerine ac cocuklarin resmini basip para dilenmek kolay.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Arkadaşlar, Somalideki açlık ve kuraklık yeni değil ki. Şimdilik bize finanse edebileceğimiz bir olay gerekiyordu, çıkardılar. Deniz feneri sönünce, ampülleriyle ışık tutmaya gittiler.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Açlıktan ölen çocukların manzarası karşında, önümüze 2 şıklı bir tablo çıkıyor;

    Eğer; bu insanları ölüme götüren olayların arkasında, insanlar(!) olduğunu bile bile, hiç bir şey yapamıyorsak… insan olduğumuz için utanalım…

    Eğer; hiç bir şey yapmıyor ve de insanlığımızdan utanmıyorsak… SUSALIM..susalım ki, hiçdeğilse insan sansınlar.

    Bu konu, pek çok boyutuyla ele alınacak bir konu, (hükümet de, iş adamları da, artizler de, siyasetçiler de, sömürgeciler de,
    tarihi de, geçmişi de, dini de, ırkı da vs..vs..)

    ancak;
    6 dakikada bir çocuk, açlıktan ölüyorsa; şu an’da tartışılacak olmaktan çıkıyor..(haa…hem duyarlı olalım, hem de tartışalım diyorsanız, eyvallah!!)

    Bence, insanlığın sınav verdiği günleri yaşıyoruz…

    buna duyarsız kalanların, fikirlerinin’de, kendilerinin de, “sonsuz us” platformunda, hiç önemli olduklarını düşünmüyorum..

    Zira; İnsanların(!) fikirleri değil…

    “insanların” fikirleri önemli…

    Not; xenix’e teşekkür ediyorum, forum konusu yaptığı için… (sonsuz us’a yakışır bir konu)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. yokk bence susmayalım!!!

    yazının altına yorum ekleyebilmiş biri olarak yazma gereği hissettim…

    “bence insanlığın sınav verdiği günleri yaşıyoruz” bir gazeteci köşe yazısında aynı cümleyi kullanmıştı hatırlayamadım şimdi o kdar çok yazar takip ediyorumki:) ama kimin yazdığı önemli değil cümle güzel… peki insanın sınav vermediği bir dönem hatırlıyor musunuz???

    bırakın insan olmayı bir anne olarak içinde çocuk açlığı ve bunun getirdiği yaşamsal sonlanmalara duyarsız kalmak mümkün değil. ben eti budu belli bi delişey olarak soruna çözüm getirecekse bir ay didine didine çalışma karşılığı olan maaşımı olduğu gibi verebirim cidden… peki sonuç değişecek mi?

    dünya üzerinde o kadar duyarlı olmamız ve duyarlı kalmamız gereken konular var ki… bu sıcakta susuz kalmaması gereken hayvanlardan tutun da, neslini tüketmekte olduğumuz kuşlara, yaşam hakkını bilinçsiz seçimlerimiz yüzünden gasp ettiğimiz insan evladına kadar uzar gider bu konu…

    hükümeti siyaseti saymıyorum bile, olayı şova çevirmekten başka niyet sezemedim. soytarılık!!!

    bilip yardım edememk, görüp duyarsız kalmak kadar acı…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. “dünya üzerinde o kadar duyarlı olmamız ve duyarlı kalmamız gereken konular var ki… bu sıcakta susuz kalmaması gereken hayvanlardan tutun da, neslini tüketmekte olduğumuz kuşlara, yaşam hakkını bilinçsiz seçimlerimiz yüzünden gasp ettiğimiz insan evladına kadar uzar gider bu konu…”

    Yani; sorun o kadar fazlaki, hangisine duyarlı olalım/ mı?

    yoksa; varsın, bi kaç bin çocuk açlıktan ölsün, yeterki birileri şov yapmasın, soytarılık yapmasın/mı?

    yoksa; çok duyarlıyım ama; sonuç değişmeyeceği için koyver gitsin/mi?

    yoksa; hayvanlarda çocuklar kadar önemlidir/mi?
    çözemedim…

    ilaveten;
    “”bilip yardım edememk, görüp duyarsız kalmak kadar acı…””

    hele bu cümleyi hiç çözemedim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. eee anlatamadıysam daha fazla yazıp kafanızı kurcalamayayım statik:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. sence en büyük başarı nedir?

    bence;
    “senin varlığınla birileri nefes alabiliyorsa” en büyük başarı budur.

    ayrıca;
    Kafamı başka şeyler kurcaladı, delişeyler değil;)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. bir tercihtir, duyarlı olmaktan öte…

    kendi evladınızın önünden alıp diğer çocuğun önüne koyduğunuz ekmek önemlidir,
    kendi evladınızla diğer çocuğa paylaştırdığınız ise değerlidir
    hep kendi evladınızı doyurup başka çocuklara dağıtmamak ise tercih:))

    anlaşılmamam da doğal ben çözümden bahsediyorum konu daha serimde:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. “sence en büyük başarı nedir?

    bence;
    “senin varlığınla birileri nefes alabiliyorsa” en büyük başarı budur. ”

    ben başarı nedir bilmiyorum ama benim varlığımla başkaları nefes alabiliyorsa bu beni mutlandırır:))

    konuya dönecek olursak ben çözüm öneriyorum büyük kitleler hep birlikte büyük bir yardım edelim açlığa çözüm olsun diyorum hep birlikte diyorum buna varım diyorum…

    ama sadece üç beş kişi ile bunu başaramayız diyorum:)) diyorum da diyorum… zira bu bitecek diğeri başlayacak hayat böyle bişi diyorum:))

    offf diyorumda anlatabiliyor muyum orası şüpheli:)) sevgili statik:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. seni mutlandıran (bana göre başarı) olan şeyi neden denemiyorsun?

    “tercih” cevabın geçersizdir;)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. bir telefon mesajı yada diyanet hesabına gönderilen üç beş kuruşun gideceği nokta beni mutlandırmıyor çünkü:) benim başarı ıvmem bu değil

    :((

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. hani delik büyük yama küçük olunca, yamamaya çabaladığın parçaçığın durumunu bi düşünsenize hiç bir işe yaramıyacağını biliyor olmak aynı zamanda deliğe çare olmaya çabalıyor olmak…!!!!

    büyük bir iğne iplik ve parça lazım ki delik delik olmaktan kurtulsun:) biz bu üçlemenin neresindeyiz???

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. göl olur. Ne güzel söylemiş atalarımız..

    Herkes, elindeki yamayı birleştirse, kara delik bile yamanır;) Somali ne kadar bi şey ki?

    Üçlemenin göbeğindeyiz;) belki onun için farkındalıklarımız kısıtlı..

    arada bir, yukardan bakmak lazım;)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. statik; bulaştım mı sıyıramıyorum kendimi:) bak ne diyeceğim, bizim evdekiler de dahil etrfımda bir yığın insan iki üç mesaj attı birkaç kuruş para transfer etti bittiiii…

    yürekleri rahatladı o ne? yardım ettik:) işte ben öyle değilim. su varsa damlar ya yoksa??? unutulacak üç vakte kalmayacak:)

    aha da buraya yazdım parmağımı ıslatıp, henüz kurumadan yitip gidecek bu düşünce….

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Bende bulaştım mı sıyıramıyorum;)

    “henüz kurumadan yitip gidecek bu düşünce….”

    Buna katılıyorum..
    çünkü; hepsi ölünce, sorun kökten bitecek ve bu düşünceye de ihtiyaç kalmayacak.. haklısın;))
    unutulup gidecek, yardımlar da..insanlar da…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Ne demeye çalışıyorsun statik, açık konuş. Ne yapmamızı istiyorsun? Sadaka mı verelim? Burada konuşup, bir kuruş bile sadaka vermedik diye mi kızdın?

    Ben de sana görüşümü söyleyeyim o zaman. Dünya’da hiç kimse benim varlığıma muhtaç olmadan nefes alabilirse bir gün, ben de o gün mutlu olacağım. Umarım yeterince açık olmuşumdur, beni de Delişey gibi 🙂 lafa tutmazsın burada.

    “Sadakamı verdim artık herkese laf sokabilirim”… mantığıyla mı hareket ediyorsun? Şurada düşüncelerimizi yazdık diye biz suçlu olduk şimdi? Somali’de açlıktan ölen çocuklarla ilgili vicdanımızı rahatlatmadık diye biz mi suçlu olduk?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. statik,

    o zaman evi köyü sat, beni de yanına kat, hadi gidelim Somali ye:))) ne diyim daha???

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. çok açık söylüyorum…daha nasıl söylenir ki?

    masum çocukları ölüme terkedenler, insanlar değil mi? (diktatörler, sömürgeciler, avrupalılar, amerikalılar, vs..vs)

    ne demişim;
    Eğer; bu insanları ölüme götüren olayların arkasında, insanlar(!) olduğunu bile bile, hiç bir şey yapamıyorsak… insan olduğumuz için utanalım…

    hiç kimseye insanlık dersi verme gibi bir küstahlığım olamaz…
    ama; İnsanlığı da bu kadar ayak altına almamalıyız…

    sorun;
    Düşüncenin yazılması değil,
    düşüncenin içindeki, (vahşeti görmezden gelen, hafife alan, banane yav!) diyen, düşüncedir.

    “Sadakamı verdim artık herkese laf sokabilirim”… mantığıyla mı hareket ediyorsun? Şurada düşüncelerimizi yazdık diye biz suçlu olduk şimdi? Somali’de açlıktan ölen çocuklarla ilgili vicdanımızı rahatlatmadık diye biz mi suçlu olduk?

    Bu çok çirkin bir cümle olmuş…

    amacın, laf sokma olmadığını sende gayet iyi biliyorsun.. vicdanların rahatlaması da, o kadar kolay olmuyor.

    Belki sen sadakayı, kendini rahatlatmak için veriyor olabilirsin..bu senin sorunun..

    Kendini suçlu görmen için; yazdığından değil belki, ama;
    bir şeyler yapamamanın vicdani suçluluğu ise, yazdıklarımdan zaten alınman yersiz…

    ayrıca; yazın, yazdığıma da paralel olmuş..dikkatli okursan!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. Somali’de açlık ve ölümler son 2 – 3 haftada mı başladı? Daha önceleri her şey güllük gülistanlık mıydı?

    Amerika demokrasi ve özgürlük götürdüğü ülkelerde durum nedir acaba, Kore, Vietnam, Afganistan, Irak, Yemen, Libya vs gibi (eğer yanlış hatırlamıyorsam Somali’ye de bir ara demokrasi götürmüştü). Sahi, Irakta Amerikan müdahalesinden sonra kaç kişi öldü? ya Vietnam’da? Afganistan’da?
    Amerikan savaş sanayini çalışması için devlet olarak bu işlere bakıyor bize de açları doyurmak kalıyor sanırım. Yok, eğer açlara senden artanı veriyorsan hadi neyse de boğazından kesip veriyorsan o zaman başka bir niyetin var gibi mi acaba?
    “Dünyada kimsenin bana ihtiyacı olmadığında mutlu olurum” demek “Dünyada ihtiyacı olana yardım etmek beni mutlu ediyor” demekten daha uygun, ya sizce?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. şimdi bir dakika müsaade istiyorum. konunun içeriğindeki yardımlaşma fikrine bakın başka bir boyut getiriyorum. hem para pul da istenmiyor paylaşacağım eklentide. sadece okuyun lütfen!!!!

    bir arkadaşım paylaşmış hemen kapıp buraya taşımak istedim. gerçekten ilginç:) biz kendimizi paralıyoruz ülke çapında yardım edelim diye peki, bizim Somali korsanlarınca rehin tutulup işkenceye maruz kalan vatandaşlarımıza kim yardım edecek???

    link to somalide3acturk.blogspot.com

    haberin detaylarını esir olan Fuat Özçelik’in kardeşi Banu Özçelik’in blogundan alabilir, burada bulunan dilekçeyi inceleyebilirsiniz…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. hayata, dünyaya kin ve nefretle bakanların, böyle bir konuya duyarlılık göstermesi beklenen bir şey olamaz,
    bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığı. şefkat ve merhametten uzak bir toplum olarak, biz nerelere gitmiş böyle. yazık çok yazık.
    Büyüklerin şerefsizliğini,alçaklığını,pisliğini küçücük çocuklara yıkmanın bir bedeli mutlaka olmalı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. “Belki sen sadakayı, kendini rahatlatmak için veriyor olabilirsin..bu senin sorunun..”

    İlk önce şuna bir cevap vereyim sonrasına bakarız. Ben sadaka vermem, vermem yani anlatabildim mi, vermem. Hiçbir amaçla vermem, anlaşıldı mı? Küçük bir kızdan selpak almadım diye sokak ortasında ağladığım da oldu ama ben vermem. Zaten bir önceki mesajımdan da bu sadaka kültürüne tepkili olduğum anlaşılırken sen gene de bu şekilde bir söz söylemişsin bana. İki ağrına giden söz işittin diye hemen olur olmaz sözlerle karşılık vermeye çalışmana gerek yok ki. Sakin ol, ben seni kızdırmaya çalışmıyorum, burada savaş çıkartmıyorum, bir şey yapmıyorum.

    “hiç kimseye insanlık dersi verme gibi bir küstahlığım olamaz…
    ama; İnsanlığı da bu kadar ayak altına almamalıyız…

    sorun;
    Düşüncenin yazılması değil,
    düşüncenin içindeki, (vahşeti görmezden gelen, hafife alan, banane yav!) diyen, düşüncedir.”

    Sonra da bu sözlerine gelelim: Bana bu başlık altında herhangi bir arkadaşımızın yazdığı insanlığın bu kadar ayaklar altına alındığı bir cümle gösterebilir misin(sen konuya girmeden önceki yorumlardan)? Hangi cümlede bir şeyler yok sayılmış, nerede bana ne denmiş. Herkes sakince aklına gelenleri yazmış. Niye durup dururken galeyana geldim anlamıyorum.

    Bak bugün ilk gönderdiğin yorumda ne demişsin:

    “Eğer; hiç bir şey yapmıyor ve de insanlığımızdan utanmıyorsak… SUSALIM..susalım ki, hiçdeğilse insan sansınlar.

    …

    ancak;
    6 dakikada bir çocuk, açlıktan ölüyorsa; şu an’da tartışılacak olmaktan çıkıyor..(haa…hem duyarlı olalım, hem de tartışalım diyorsanız, eyvallah!!)

    …

    buna duyarsız kalanların, fikirlerinin’de, kendilerinin de, “sonsuz us” platformunda, hiç önemli olduklarını düşünmüyorum..”

    İşte bu ifadeler beni sana cevap vermeye itenler, başka bir şey değil. Bir şey yapmıyorsak susacağız, konuşursak insan değiliz.

    Ondan sonra bu platformu da kafanda nasıl büyütmüşsün bilmem. Düşüncelerimizi ve bilgilerimizi paylaşıyoruz, daha fazla napıyoruz burada. Somali özelinde ise zaten hiçbirimiz yeni şeyler söylediğini düşünmüyor ki, konuyla ilgili bildiğimiz kadarını burada aktarıyoruz. Afrika’nın uzuun yıllar boyunca Avrupalıların sömürgesi olduğunu buradaki arkadaşların benden öğrendiğini düşünmüyorum mesela. Somali’nin derdine çözüm buradan çıkmayacak, sen böyle mi düşündün? Söz konusu somaliyse biz boş konuşuyoruz elbette. Ve elbette biz bunun zaten farkındayız, bizim ayaklarımız yere mi bastırmaya çalıştın onu da anlamadım. Kendimizi Bilderberg toplantılarında sanmıyoruz.

    Dikkatli de okudum ama yazımla yazın arasında bir türlü paralellik kuramadım.

    Biraz rahat ol dostum ya, geniş ya, large anlıyon mu larc. Memleket kurtarılmıyor burada, takıl kafana göre.

    “Bu memleketi sen mi kurtaracaksın be selo”

    Bir de ben bu başlığı gördüğümde Somali’de korsanlar azaldıkça ülke hepeten boka batıyor, Somali’ye daha çok korsan lazım falan diye sulu espiriler yapacaktım. İyi ki susmuşum, iyice itin götüne sokacakmış demek ki statik beni o zaman.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Somali’de çocuklar açmış…
    Bilmem kaç saniyede bir çocuk ölüyormuş açlıktan…
    İnsanlık adına yardım edecekmişiz…
    Ve yardımlar Türk Kızılay’ında toplanacakmış!
    Oysa geçen gün Kızılay Başkanı TV’lere çıkıp yardımların sadece %30′unun yerine ulaştığını söylemedi mi?
    Ne tesadüf, hiçbir yayın kuruluşu ya da devlet yetkilisi bunun nedenlerini “şu işi bir araştıralım”demedi!
    Peki sen güzel kardeşim, sen çıkıp ta “bak arkadaşlar bak hükümetim bu yardımları kim alıyor? “ diyebildin mi?
    Önemli olan kalpten geçen niyettir dedin, ama yardımların yerine ulaşmaması gibi bir durumun söz konusu olduğunu unuttun!
    Oysa Yeni Dünya Düzenini ve stratejileri tam da bunu hedefliyor. Yıllardır Somali gibi birçok ülkeyi sömürenler, şimdi yardım kampanyaları düzenleyip, halkımızın duygularını da sömürüyorlar.
    Demokrasi ve Özgürlük getireceğini söyleyip, ekonomik ya da silahlı savaşlarla o ülkelere girilip, yardım kuruluşlarıyla kuşatılıyor. Ve böylece Yeni Dünya Düzeni yoluna hız kesmeden devam ediyor!
    Önemli olan niyettir diyen güzel kardeşim, sen Afrika’da açlığın nedenini kuraklığa, yaşam şartlarına ve olmayan bürokrasiye bağlıyorsun ama hiç kendine sordun mu, o verimli toprakları ona buna peşkeş çekenleri o koltuklara kim oturtuyor, o silahları çetelerin arkasında kim var, neden hep beyaz adam kazanıyor siyah adamın zümrüdünü, petrolünü çalarken? Bunları hiç kendine sordun mu?

    Unutma, Somali gibi ülkelere yapılan yardımlarla o halklar, o ülkeler kurtulamaz! Bugün karnı doysa bile, yarına muhtaç ve açtır!
    Emperyalizme ve sömürüye baş kaldırmadıkça, o halkın, o ülkenin kurtuluşu yok! Yapılanlar sadece bir “perdeleme” oyunu, tüm dünya siyasetin odağını oraya çekmek adına!

    Önemli olan niyetse, yardımlarının ulaştığı yerlere de o temiz yardım elini uzat ve niyetlen lütfen. Somali’ye de yardım et, bilmem nereye de et. Ama gel gözünün gördüğü yere de yardım et.

    Bu satırları okuyup ta art niyetli olanlara sesleniyorum. Yardımlara karşı değilim. Gözlerimin önünde bir perde olmadan, gerçeği görüp yardımları güzel niyetimle birlikte ve ulaştığını kendi gözlerimle görerek yapıyorum.
    Somali mi? Yeme beni güzel kardeşim!

    Elleri nasırlı, oğlunu bu ülkeye şehit veren bir emekçiye yardım ederim!
    Gazi olan eşine kol kanat olmuş bir bayana destek çıkarım!
    Saçını çocukları için süpürge etmiş bir dul anneye tercih ederim!
    Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumunda çalışan bir arkadaşıma yardım ederim!
    Kitaplar satın alır ve sokakta çocuklara dağıtırım!

    Okumak için amelelik yapan gençlere destek çıkarım!
    Evet, ben emperyalizmin oyuna gelip Somali’ye yardım etmem!
    Etmem çünkü..
    Nasılsa yarın unutulduğunda her şey eskiye dönecektir ve bu sömürü oyunu başka ülkelerde tekrarlanacaktır!

    Dün Irak, Bosna, Sudan ve niceleri… Bugün Somali, yarın Suriye, İran, Güney Kore…
    Ve sen güzel kardeşim, önemli olan yine niyettir diyeceksin, yardımının ulaşıp ulaşmadığını gözetmeksizin!
    ?
    Hele ki benim ülkemde açlık sınırında yaşayan insanlar varken birilerin çıkıp ta “Afrika aç yardım elimizi uzatalım!” demesi gülünçtür!

    O kadar vicdan sahibi iseler işsizliği ortadan kaldırsınlar bakalım!
    Bir gün o yardımlar tamamen ulaştığında ve de artık gösteriş için insanım diyebilmek için yardım kampanyaları düzenlenmediğinde insanlık borcu adına önemli olan niyettir diyerek, yardım edeceğime dahil söz veriyorum!

    Ümit DOĞANCI

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. Bu konuyla ilgili söylenmek istenen, aşağıdaki formda tarşılmıştı.

    link to sonsuz.us

    Somali bir semboldür…. ana fikir insani duygulardır.

    bu sebeble,
    topu taca atmaya çalışanlar, verdiğim linkte maçını sürdürsün…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. neyse bizimkiler imdade yetiştiler!

    aklıma grev yapanlar geliyor.
    birisi neden grev yapar?
    demek bir menunisyetsizlik var.
    grevcilere bakarım…davul zurna göbek halay.

    ya da sivil toplum kuruluşları.
    aktivite eylem yaparlar…
    belli ki bir şeyler ters.
    bildiri okunur…oradan doğru tavernaya…

    …gerdan kırmaya.

    e haliyle sefilliğin olduğu yere giden, üçü beşi bir araya gelince ne bok yiyeceğini bilmeyen, kermes aktivitesi sonrasında göbecikler atan yellozlar misali oralarda varlık gösterdiler.

    baktılar ki çol çocuk aç…ellerindeki avuçlarındakiler alınıyor…tepkisiz kalmamak lazım bittabii ki:

    -ammmaaaaan petrol

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. 1980 lerde 2 milyon olan Somali Nufusu 2000 lerde 12 milyona, bugun 15 milyona ulasti.
    Suudi Arabistana calismaya giden Somalililer bu yontemin surekli olacagini sanmis olabilirler. Bir yandan nufus 7-8 e katlanirken uretim yontemlerinde hic bir cagdaslasma getirememisler ise, Somalinin acligini “Batili Somurgecilere” veya “Insanlik sucu” na baglamak biraz ucuz bir edebiyat oluyor.
    Yasamayi haketmek gerek.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. Yapılan yorumları okuyunca ülkelere dağıtma fikrinden de vazgeçtim. Yardım kampanyalarının altında da deniz feneri vari şeyler olacağına şüphem arttı. Somaliler de balık yesinler, balık verip silah almaktan vazgeçip.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. Bir Afrika’lı anlatıyor:

    ” Misyonerler Güney Afrika’ya geldiklerinde toprak bizde, İncil onlardaydı.
    Sonra bize, ” gözlerimizi kapatalım dua edelim” dediler.

    Gözlerimizi açtığımızda gördük ki; İncil bizde, toprak onlardaydı…”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. Konu Vatansa Gerisi Teferruattır…

    Somali’li insanların, 1915 Ermenilerinden ne farkı var? burda ölen insanlar siyah oldukları için mi ölmeliler??

    günümüzde birileri açlıktan ölüyor, dönüp bakan yok! bakmayı geçtik, yardım edenlere bile saldırı var..

    Öbür taraftan; ekmek yedikleri kaba sıçtıkları için ve arkadan insanları vurdukları için ölüyor…ama onların ölümü kutsal oluyor..

    İnsanlık adına, tek kuruş yardım etmeyeceğini bar bar bağıranlar, konu Türkiyenin çıkarlarına ters bi durum olunca, birden bire insancıl kesiliyorlar…

    eğer bu;
    İkiyüzlülük değilse,
    kuyruk acısı değilse,
    mutlaka bir izahı olmalı… onu da artık yazmayacağım…çünkü bıktım yazmaktan
    vah insanlığım! vah!
    vah ikiyüzlülüğüm! vah!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. Konu Vatansa Gerisi Teferruattır sözü Çar II. Petro’ya aittir, dikkatinize.

    Ayrıca Somali’ler ile Ermeni’ler arasındaki fark. Biri kendi topraklarından sürüldü diğerleri sürülmedi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  39. Ya sevgili statik bişey sorucam izninle;

    Yunanistan’ın Osmanlı’dan ayrılışı sence nasıl bir tarihi gelişme?

    Yani nası diyeyim ki.. mesela bu da bir tür yediği kaba sıçma durumu mu? Yoksa 6 asırlık balkan bahçemizi hançerleyen hain bir isyan mı? İngiliz oyunu mu?

    Veyahut; Yunanistan’ın bağımsızlık savaşı mı?

    (Yunanlılar bastırılsa ne olucaktı peki? Hani konu vatan olduğu için bu sefer de bir başka teferruat mı?)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  40. Somalilerin neden öldüğü açık. İnandıkları din onlara balık yemeyi haram kılmış, ülkenin de en çok ürettiği besin kaynağı balık.

    Bunu anlamak için (hani şu sözde %10 luk) kapasiteye sahip olmaya gerek yok.

    Ayrıca gamaro’nun sorusu da 10 numara.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  41. “eğer bu;
    İkiyüzlülük değilse,
    kuyruk acısı değilse,
    mutlaka bir izahı olmalı… onu da artık yazmayacağım…çünkü bıktım yazmaktan
    vah insanlığım! vah!
    vah ikiyüzlülüğüm! vah!”

    söyleyene bakın!..

    gamaro’nun sorusu evet bence de gerçekten güzel. Diğer başlıkta neden, neden diye sorarken ben de bunları düşündürtemk istemiştim ama olmadı, belki de açıkça sormak gerekiyormuş… göreceğiz..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  42. evet sevgili gamaro,…
    Konu vatansa gerisi teferruattır sözünü, “Tripoliçe Katliamı” nı yapanlar, nasıl izah edebiliyorsa, bende aynı şekilde, izah edebilirim…yok yok!

    yanlış anlama…böyle bir katliam için atalarını suçluyacak değilim..

    Bağımsızlık savaşı çok kutsaldır.
    Tüm halklar, kendi vatanları, bağımsızlıkları için katliamlar yaptılar.
    Akla hayale gelmeyecek işkenceler yaptılar.
    Kimler bunlar? Senin, benim atalarım, kim olduklarının ne önemi var ki?
    Tarih boyunca herkes birbirini katletti, sürdü, işkence etti.
    Neden yaptılar?
    Vatanlarını korumak veya genişletmek için.

    Demek ki; “Konu vatansa gerisi teferruattır” sözü, vatanları için mücadele eden tüm halklar için geçerlidir.

    Ee diyeceksin ki; ermenilere isyanın niye??
    Yahu ! işte isyanım buna… Tarih boyunca herkes birbirini katletti, sürdü, işkence etti, topraklarını işgal etti…
    güçlüler kazandı, güçsüz kalanlar zorlandı…

    Aradan geçmiş 100 yıl,
    sen git, dünyanın güçlü ülkelerinde lobi kur, işi siyasallaştır ve gel “sen beni katlettin, soyumu kırdın, ver bakalım toprak, ver bakalım para” gibi lobi kuvveti ile, ülkeyi güç durumda bırak!!

    eğer bunu, yunanistan’da yaparsa aynı tepkiyi veririm…

    Kabullenemediğim; savaş yaparak yenilip, 100 yıl sonra gelip kalleşçe geri istemek…

    Sana özel şunu yazmadan geçemeyeceğim.
    Ruslar, Yunanlıların bağımsızlığını verirken…50 yıl sonra, benim atalarımın bağımsızlığını alıyor, sürgüne gönderiyordu…

    tek gerekçesi;
    Bizimkiler müslüman, sizinkiler hristiyan olduğu için…

    tarih, din savaşları ile doludur… ve tarih yalanla, hıyanetle, kanla, gözyaşı ile doludur… haklıyı haksızı aramak, çok salakça bir durumdur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  43. Somali 1000km den fazla sahili olan bir ulke. Tutulan balik tum ulkeyi beslemeye yeter.
    Ama Somalili balik yemez, korsanlik yapmayi tercih eder.
    Dinde balik yenmez diye bir sey yok. Keza korsanlik yap diye de yok.

    Bu dunyada aptallara yer yok. Gelismis beyin geri beynin yerine alir. Oyle olmasaydi hala dinazorlar yasiyor olurdu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  44. “Bağımsızlık savaşı çok kutsaldır.”

    Nedense yalnızca Türklerin bağımsızlık savaşı kutsal(!).. Kutsallık diye yüceleştirdiğiniz değerler sosyal anlamda bir kültleşmedir. Kafalarınızdaki KÜLTleşmiş profilleri yıkamadıkça kutsal(!)lardan kurtulmanız mümkün değil…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  45. Statik benim atalarımın Yunanlı olduğunu nerden çıkardın yahu:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  46. “Nedense yalnızca Türklerin bağımsızlık savaşı kutsal(!)..”
    onca yazılanlardan bu kadarcık çıkarma yaptıysan, iflah olmaz rahatsızlığına benim yapacak fazlaca bir şeyim yok demektir…
    “kutsal” kelimesinin sağlamış olduğu rahatsızlık, iliklerinize kadar işlemişse, kültleşme profili için, aynaya bakmanız yeterlidir sanırım…

    Ayrıca; Dini kutsalların dışındaki Kutsallarımdan, kurtulmak istediğimi kim söyledi.. ben kutsallarımdan memnunum…
    Ama,
    senin gibi; DEĞERLERİNİ/ kutsallarını, KİN ve NEFRET olgusu dışında gösteremeyenler için, sanırım yeni bi başlık açılmıştı…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  47. Yunan bağımsızlığını sorduğun için rum sandım, yanlış teşhis mi olmuş;)
    ee yaz sende açıkça,
    neden herkeste bi gizemlilik vardır? bunuda anlamıyorum yahu;))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  48. Yunanistan’ın Osmanlı’dan ayrılışına Yunanistan’ın Bağımsızlık Savaşıdır demek için Rum olmak mı gerekiyor?:)

    Yoksa yoksa, sadece Türk olmamak da yeterli midir?

    🙂

    İlahi statik, hayır ne Rum’um ne göçmenlik var bende. Bir başka sevilmeyen* alt kimliktenim:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  49. Bence sadece “insan” … hem kedileri de seviyor:) kedileri de seven insan :))

    Hem insanları hem kedileri seven insan ®.:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  50. “Bir başka sevilmeyen* alt kimliktenim:)”)

    gamaro, bence yanılıyorsun.. alt kimlikler arasında, sevgi ve saygıda kusur yoktur.

    halkın sevemediği tek kimlik,”üst kimliktir” her türlü gürültü, tantana da, bu üst kimlikten doğmaktadır.

    ama sen, devletin sevgisinden bahsediyorsan o başka… işte bunu anlayabilirim;)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  51. “onca yazılanlardan bu kadarcık çıkarma yaptıysan, iflah olmaz rahatsızlığına benim yapacak fazlaca bir şeyim yok demektir…
    “kutsal” kelimesinin sağlamış olduğu rahatsızlık, iliklerinize kadar işlemişse, kültleşme profili için, aynaya bakmanız yeterlidir sanırım…”

    Sosyolojik çıkarımların bireylerin psikolojik durumuna yansımasıyla oluşsan kültleşmeye ancak bu kadar komik cevap verilirdi hahahaha “aynaya bakın” oldu canım.. Hemen koştum da baktım 😀

    Kültleştirdiğim tek bir kişiyi gösterin bakayım?

    Sahi nedir bu kültleşme desem sizin vereceğiniz cevap emin olun açtığımız “Nefret Suçu” başlığına harfi harfine uyan bir örnek olur, xenix’in de dediği gibi -ve benim de o başlıkta 19.maddeyle belirttiğim gibi- kimse nefret suçu işliyorum demez.Dese dese aynaya bak der:)

    Hadi hadi durmayın..

    Nedir KÜLTleşme:)

    Bazı kesimlerin kutsallarına ve tabularına dokunulunca, dincilerden beter çığlıklar atarlar.. Normaldir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  52. Ve sevgili Hüseyin, bana tek bir vaka söyle ki tarihimizden; yaşananlar için “resmi” bir özür dilenmiş olsun.

    Hani sanki geleneğimizde varmış gibi..

    Neyse 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  53. kürtçülük, ermenicilik dışında, sen kendi kendinin KÜLTüsün? daha neyi soruyorsun ki??…
    ben senin kadar kendine tapan bi yaratık görmedim ciddiyim…
    en tehlikelisi…”ben hamdım, okudum oldum” veya “ben ben idim, şimdi de KÜLT oldum hamdolsun”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  54. Senin gözün dönmüş Statik 😀

    Hahaha Kürtçülükmüşmüş Ermenicilikmişmiş.. Daha yaratıcı olmalısın bence.. Bütün Dünya örgütleri elimde, NATO’yu parmağımda oynatıp her sabah Fetoşla kahvaltı ederim 😀 Kült desen oooo.. Nerede kötü, pis, faşist var hepsi de benim kültüm..

    Hahaha yani bu aralar hiç bir şeye bu kadar gülmemiştim 🙂 Konu Somaliyken, onların da suçlusu benim..Bunu daha önce söylemiş miydim? Onlara gönderilen bütün yardımları hortumluyorum..

    Hayal gücünde sınır yok Statik:) Sen en iyisi bir duble rakı iç de sakinleş 😀 Hatta sonrasında Türk kahveni de ben yaparım, bol köpüklü 😉

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  55. Tayyip Erdoğan açıkladı: “saldırıyı yapanlar da müslüman. ”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  56. Basabakn acikladi;

    “….Bu saldırıyı yapanlar da güya Müslüman.

    Hükümetimize karşı yapıyorlar.

    Neden, Mogadişu’daki kardeşlerimize yardım ettiğimiz için……”

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  57. Sorun şu ki onlar sizi müslüman olarak görmüyor. Olsa olsa çakma müslüman olarak görüyordur.

    Yardımları iç mi ettiniz ne yaptınız?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  58. xenix,

    dert etme cünkü umrumda degil..

    yardimlarin akibetini ben bilmiyorum sorduguna göre birleri kulagina biseyler üflemistir belge/kanit paylasirmisin ?

    sen belgesiz konusmazsin da..

    🙂

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  59. Denizfeneri E.v den dolayı tecrübeli olduğunuz için sana sordum ebubekir. Haklısın ben belgesiz kanıtsız konuşmam fazla. Ama siz bu konuda maşallah çok iyisiniz (kimin hangi partiye oy attığını bile oturduğunuz yerden atıyorsunuz). Bu yüzden buna da bir senaryo uydurursunuz diye ummuştum. 🙂

    Ben soruyorum, sen uyduruyorsun. Anlaşıp gidiyoruz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  60. xenix,

    “ic etmek” sadece karsitlariniza mahsusmus gibi konusuyorsun “pastafaryan” mi ögretiyor ?

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  61. Hemen kutuplaşma hemen karşıtlaşma :)) Sen kendini hep karşıt görüyorsun, bu etiketlemeler, fişlemeler falan sizin olmazsa olmazınızdan zaten.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  62. yoo ifadeler ortada anlamazliktan gelerek ancak kendini kandirirsin..

    örnegin “..Denizfeneri E.v den dolayı tecrübeli olduğunuz için….” ifaden okuyan da denizfeneri sorumlusuyum sanacak..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  63. Almanya’da ki gurbetçi vatandaşlar bu konuda daha çok tecrübeli olduğundan sana gönderme yaptım ebubekircim. Bak yine niyet okudun ama yine yanlış çıktı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  64. yoo söyledigim cok acik, “..senin ifadeni okuyan beni denizfeneri sorumlusu sanacak..” diyorum ama anlamak istemeyince mahmut
    neylesin mabut..

    🙂

    hem t.c.de her kesimden onca yolsuzluklar yapiliyor sende TIK yok varsa yoksa denizfeneri vs. vs..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  65. Batı hayranı arkadaşlara duyurulur..

    Somalideki açlık iç koşullardan, tabii bir kuraklıktan kaynaklanmıyor! Tamamen dış müdahaleler sonucunda Batı tarafından bilinçli olarak Tarım sektörünün bitirilmesi ve IMF’nin politikaları sonucu bu ülkenin tarımının bitirilmesi sonucudur. Ayrıca Batılılar petrol aramak için ülkeyi işgal etmişlerdir. Biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak batılılara yardım etmek amacıyla biliyorsunuz Amerikalılar ülkeyi işgal ettiğinde Çevik Bir kumandasında asker göndermiştik ve Amerikalıların korumalığını yapmıştık, her yerde yaptığımız gibi..

    Eğer Batılılarda zerre kadar insanlık, vicdan filan olsaydı bir emirle bir günde bu ülkedeki açlık sona erebilirdi. Bu ülkede yaşanan iç savaşta kullanılan silahları kim gönderiyor bu ülkeye? Eğer bu ülke Hristiyan bir ülke olsaydı acaba Batı burada böyle bir kıtlık yaşanmasına izin verir miydi?

    Hala Batının Dünyada yaptığı katliamları, işkenceleri görmeyen varsa yazıklar olsun.

    “Somali’de kıtlığın sebebi doğal koşullar değil!

    Somali’de kıtlık halkı perişan ediyor. Son 3 ayda 29 binden fazla çocuk öldü. Ancak kıtlığın altında yatan, kuraklık gibi doğal afetler değil. Bunlar tetikleyici sebepler. Asıl sebep, uluslararası kapitalizmin ülkenin tarım sektörünü çöküntüye uğratmış olması.

    Somali’de durum vahim. Doğa Afrika’nın bu ülkesi, bir kez daha kıtlıkla karşı karşıya. Özellikle ülkenin güney kısmını vuran kıtlık nedeniyle yüz binlerce kişi başkent Mogadişu’ya doğru bir yolculuğa çıktı. Kilometrelerce yolu yürüyerek giden Somalililer, yolda çok sayıda yakınlarını kaybettiler. Mogadişu’ya varanların oluşturduğu mülteci kamplarında da yiyecek sıkıntısı var.

    Ülkede 12 milyon kişi yiyecek sıkıntısı çekiyor. Birleşmiş Milletler’in hesaplarına göre 640 bin çocuk yetersiz besleniyor. Son 90 günde ise 29 binden fazla çocuk hayatını kaybetti. BM, ülkede beş ayrı kıtlık bölgesi ilan etti. Mogadişu’daki mülteci kampları da bunlardan biri – yani kilometrelerce yolu kat edip başkente yürümek de çözüm değil.

    Yiyecek kıtlığı, şiddet ve kaosu da besliyor. Uluslararası yardımların büyük kısmı, birtakım çeteler, askeri gruplar, hatta iki gün önce Mogadişu’daki BM dağıtım noktasında yaşandığı gibi hükümet askerleri tarafından zorla alıkoyuluyor, çalınıyor. İşin içine ülkedeki dinsel iç savaşı ve hepsi siyasi gruplara bağlı olan paralı milis kuvvetlerini de katınca, kaos tablosu gerçeğe biraz daha yaklaşıyor. Kıtlığın vurduğu güney kısmı büyük oranda kontrol eden islamcı el Şabab grubu, bazı uluslararası yardım kuruluşlarının bu bölgede faaliyet göstermesine izin vermiyor. Fakat Kızılhaç, Kızılay, Unicef gibi kuruluşlar buralarda halka yiyecek götürme çalışmalarını sürdürüyor. Bu örgütlerde çalışan kişiler, Somali’de halka yardım ulaştırmada asıl büyük sıkıntının “isyancıların saldırıları” olmadığını, asıl sıkıntının bölgeye yurtdışından yiyecek taşınması sürecinde yaşandığını belirtiyor.

    Bu bir “doğal afet” mi?
    Somali’de yaşanan ktılığın ardından uluslararası medya, bir kez daha -iç parçalayıcı açlık görüntüleri eşliğinde- doğal afeti ve islamcı isyan gruplarını yaşananlara gerekçe göstermeye başladı. Oysa geçmiş Somali deneyimi, aslında 20’nci yüzyılda kıtlığın yiyecek azlığından kaynaklanmadığını kanıtlıyor. Tam tersine, yakın geçmişte ve bugün yaşanan kıtlıklar, dünyanın yetersiz değil, gereğinden fazla ürün üretmesinden kaynaklanıyor.

    1980’lerden beri tahıl piyasaları, ABD ve Dünya Bankası’nın gözetiminde deregüle edildi ve ABD’nin ürettiği fazla ürün ucuz fiyatlarla ihraç edilmesi, Somali gibi ülkelerde köylülüğün ürettiği üründen kâr edememesi sonucu toprağı ekip biçmeyi bırakmasını ve ülkedeki tahıl üretiminin dibe vurmasını beraberinde getirdi.

    Yine kara talih: petrol
    Somali’nin başına gelen felaketin bir sebebi de-maalesef tıpkı Irak gibi- petrol. Ülkenin bugünkü durumuna düşmesinde en kritik dönemeç, 1991 yılında IMF tarafından bir “başarısız devlet” ilan edilmesi. Bu ilanla birlikte ülke kaosa sürüklendi. Fakat The Times dergisinin ele geçirerek yayınladığı belgelere göre bu ilandan önceki birkaç yılda Somali topraklarının üçte ikisinde petrol arama ve çıkarma izni, dört büyük ABD petrol şirketine bahşedilmişti.

    ABD yardım göndermiyor!
    Bugün yaşanan kıtlığın bir başka sebebi ise, “teröre karşı savaş” doktrininin batının her refleksine islam karşıtlığını enjekte etmiş olması. Somali’de kıtlık yaşanan bölgenin el Şabab’ın kontrolünde olması gerekçesiyle ABD’nin yardım kuruluşu USAID, bölgeye yardım göndermiyor. USAID başkan yardımcılarından biri, 20 Temmuz’da BBC’ye “bölgeye yardım götürmek için İslamcılar’ın vergi almadığı, rüşvet istemediği ve hiçbir şeye karışmadığı konusunda güvence almak için bekliyoruz” demişti.” alıntı

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  66. Ecdadımız Osmanlı ne yapmış bir de ona bakalım:

    Osmanlı İrlanda da kıtlık başladığını ve İnsanların sapır sapır öldüklerini duyar duymaz Hristiyan olmasına rağmen uzaktaki bu fakir ülkeye hemen yardımını gönderiyor.

    İrlanda o zaman İngiltere’nin sömürgesi konumunda ve İngilizler bu gariban ülkeye hiç yardım etmiyorlar ve kıtlığın da bir numaralı sorumluları kendileridir ve gelen yardımları da engelliyorlar. İngilizler yanıbaşlarındaki kendi dinlerinden olan bu zavallı halka acımıyor! Bunları öğrenin de ibret alın.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  67. İNGİLİZ EMPERYALİZMİ, İRLANDA KITLIĞI VE BİLİNMEYEN SULTAN

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  68. Yolsuzluğun dümeni iktidarın elindedir , bir garip Ecevit yapamadı bunu .

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  69. Bir sure once world wision dan bir kiz cocuguna yardim ediyordum.. Hic aksamadan resim kart vs gelince suphelendim arastirdigimda sadece hristiyan ulkelere yardim ettigini farkettim ..Benim acimdan bunun hic bir onemi yok ama ozellikle olmasi Kabul edilemez tabiki ..Dahada kotusu giden yardimlar tarikatlar tarafindan sevap karsiliginda cocuklarin ellerinden aliniyormus..Zaten paranin yuzde yirmisi masraf olarak kesiliyor kalaninida din kemirgenleri aliyor ..Yardim etmemek etmekten daha iyi yani…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  70. Zulme sesini çıkarmayan zalimin yanındadır. Bu durumda sen de en az çalanlar kadar sorumlusun.

    Ama akıl kirada, şuur kontratta olunca… 🙂

    Bütün yolsuzluklara yalan dolana karşı olduğumu bildiğin halde iftiradan da geri kalmıyorsun, ee kiracı gereği normaldir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  71. engel de ol-A-madi..

    xenix´den al fetvayi; “…Zulme sesini çıkarmayan zalimin yanındadır……..”

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.