SSÇ Samast!

Gazeteci Hrant Dink, 4 yıl önce o zaman 17 yaşında olan Ogün Samast tarafından ensesinden kurşunlanarak öldürüldü. Duruşmada özellikle ensesinden vurması için talimat aldığını anlatıyordu:

“Arkasındaydım. Ama çaprazında kalmıştım. Ensesinden nişan aldım. 2 ya da 3 el, tam hatırlamıyorum, ateş ettim.”
Samast bugün 21 yaşında. Cezaevindeyken de evlendi.7 ay önce yürürlüğe giren “Taş Atan Çocuklar Yasası” diye bilinen yeni Terörle Mücadele Yasası kapsamında çocuk mahkemelerinde yargılanmaya başladı. Yasaya göre sanık ya da şüpheli değil, o bir SSÇ yani, “Suça Sürüklenen Çocuk”tu.

SSÇ Samast, soruların çoğunu ya “bilmiyorum”, ya da “hatırlamıyorum” diye cevapladı. Aradan 4 yıl geçtiği için olayı hatırlamadığını eski ifadelerini tekrarladığını söyledi. Hakimlerin, avukatların sorularına zaman zaman sinirli, aksi cevaplar verdi. Ama cevaplar değişmedi; “hatırlamıyorum, bilmiyorum”.

Gülüyor, çişe çıkmak istiyor, “Bunları zaten söylemiştim. Niye aynı soruları soruyorsunuz?” diye avukatlara fırça atıyordu. Hali, tavrı en ufak bir pişmanlık taşımıyordu. O sadece yapmıştı işte. Talimatı yerine getirmişti. Hakim sordu; “Ogün bu cinayeti neden işledin?”

Ogün cevapladı: “Bilmiyorum”.

Dink ailesini avukatları temsil etti. Aile bugün duruşmaya gelmedi. Bence iyiki gelmediler. Hrantlarını öldüren ve niye öldürdüğünü bilmeyen bir katilin, bir çocuk olduğu için haklarının geniş güvenlik önlemleri ve yasalarla ihtimam edilmesine seyirci kalacaklardı. Ne yapsınlar?

Ya siz, benzer durumda siz olsaydınız ne yapardınız?

104 yorum “SSÇ Samast!”

  1. bence dogru söylüyor niye öldürdügünü kendide bilmiyor birileri yürü oglum sık gel demiş oda bir catlı yada agca olurum umuduyla katil olmuş ben bu olayda bir türk olarak türklügün adını kullanarak cinayet işletenleri şiddetle kınıyorum

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. tabiiki sürüklenmiştir..onu sürükleyenler cezalandırılsın..bir çok değerli kişiler yitirdik.faili meçhul dediler..hrant dink olayında tetikçi belli..onu yönlendirilenler veya suça sürükleyenler cezalandırılmalı..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. sanırım en has cevabı yine rakel dink vermişti; bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamalıyız ilk başta.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. artık aydınlıktan o kadar çok korkan varki,karanlıgı sorgulayacak kimse kalmadı..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Kaç tane ogün samastı, üst üste, yan yana, alt alta dizsen bir tane Hrant Dink eder?

    )kapa parantez

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. “artık aydınlıktan o kadar çok korkan varki,karanlıgı sorgulayacak kimse kalmadı..”

    hrant’ı uğurlamaya gelen milyonlar, bu ülkenin aydınlık yüzünün hiç de tahmin edilemeyecek düzeyde büyük bir güce sahip olduğunun kanıtıdır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. marmaramus yazmis;
    “sanırım en has cevabı yine rakel dink vermişti; bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamalıyız ilk başta….”

    ama
    karanligin adini ES gecmis E diger yorumcular yazdiklari da pek farkli degil..

    adi teleffuz edilemeyen “karanlik” hic de mechul degil aslinda..

    zorba ideoloji mensubu toplum mühendislerinin 80 yildir cevirdikleri firildaklari bilmeyen mi var ama dile getirmek icin zülfü yare dokunmak,mangal gibi bir yürek sahibi olmak gerekir..

    fasist kemalist zihniyetle yüzlesmeyenlerin hrantlari da bitmez ah vah larida..

    binlerce mechul olmayan “mechul cinayet”in islendigi,ideolojik fanatiklerin
    vatandasi maddi manevi sindirdigi,ötekilestirdigi ülkemizde islenmis bir hrant dink cinayetinden bahsediyorsunuz fakat adini koyamiyorsunuz..

    halbuki
    karanligin ADI:kemalist toplum mühendisleri..

    adini koyamiyanlar hrant dink´in ölümüne degil kendi acizliklerine aglamali..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. vandalist ebubekir şu içindeki kin, nefret, düşmanlığı bir türlü atamayacaksın. Hrantı uğurlamaya gidenler sanıyor musun dinci, dindar tayfası. Sen şu karanlığa “dinci yobazlar” diyemiyorsun ya, belki kendinden dolayıdır.

    )kapa parantez

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Ya öyle mi?

    İran’dan veya cemaatlerden para almadığı ne malüm ? Kemalistleri kötü duruma düşürmak üzere ABD den almadığı ne malüm…

    Ne çok biliyorsunuz. Ne çabuk yargıladınız. Magribi gibi atlamayın başınızı taşa vurabilirsiniz.

    Biz susurluk için ışık yakıp söndürürken ne demişti piriniz : GLU GLU DANSI… İyi mi? Şimdi ne değişti sizler için ? Ben sölim hiçbirşey… Ta ki CİHAD tamamlana kadar… Tamamlanması için engeller neler ? AAA ne garip kemalistler ve ordu… Onları da bertaraf edince işlem tamam hayırlı olsun…

    Faşist demekle olmuyor canımcım, çok beklersiniz…

    Kadın tecavüze maruz kalabilir dekolte giyinmesin aman!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. açparantez yazdi;”Sen şu karanlığa “dinci yobazlar” diyemiyorsun ya….”

    sürekli gelenekciler ile reddiyecilerin beslendigi batakliktan bahseden benim..

    “bataklik” = “karanlik”

    ayrica

    ben
    bana mal etmeye calistiginiz “dindar” yobazi elestirirken siz “kemalist”yobazinizi aklamaya calisiyorsunuz yani siz agaclara bakmaktan ormani iskaliyorsunuz Eh bu kadarini da anlamiyorsaniz ben ne yapiim..:)))

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Agnostik yazdi;Ya öyle mi?İran’dan veya cemaatlerden para almadığı ne malüm ? Kemalistleri kötü duruma düşürmak üzere ABD den almadığı ne malüm…”

    öyleyse
    Hrant Dink cevap versin sana..(agos Sayı: 563)

    “………………Hrant Dink
    zaten epeyi bir süredir dikkatlerini çekiyor, canlarını sıkıyordu.

    1996 yılıyla birlikte, AGOS’u çıkardığından beri Ermeni toplumunun sorunlarını dile getirirken, haklarını talep ederken ya da tarihin konuşulmasına ilişkin Türk resmi tezinin hoşuna gitmeyen kendi duruşunu sergilerken, arada bir çizmeyi aştığı olmuyor değildi ancak asıl bardağı taşıran damla 6 Şubat 2004 tarihinde AGOS’ta yayınlanan “Sabiha Gökçen” haberi oldu.

    Dink imzasıyla ve “Sabiha-Hatun’un sırrı” başlığıyla verilen haberde Gökçen’in Ermenistanlı akrabaları konuşuyor ve Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in aslında yetimhaneden alınmış bir Ermeni yetim olduğunu iddia ediyorlardı.

    Bu haber,
    Türkiye’nin en çok satan gazetesi Hürriyet’te 21 Şubat 2004 tarihinde AGOS’tan alıntılanarak manşetten verilince olanlar oldu ve Türkiye’de yer yerinden oynadı.

    15 günü aşkın bir süre tüm köşe yazarları habere ilişkin olumlu, olumsuz yorumlarda bulundular, değişik kesimlerden değişik beyanatlar verildi.

    Tüm bunların içinde en önemlisi ise Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı yazılı açıklama oldu. Genelkurmay bu haberi yapanlara karşı “Böyle bir sembolü amacı ne olursa olsun tartışmaya açmak, milli bütünlüğe ve toplumsal barışa karşı bir cürümdür” açıklamasıyla tepki koyuyordu.

    Onlara göre bu haberi yapanlar art niyetliydi, Türk kadınının miti ve sembolü haline dönüştürülmüş bir kişinin Türklüğünü birden bire onun üstünden çekerek o kimlikte deprem yaratmaya çalışıyorlardı. Kimdi bu densizler, kimdi bu Hrant Dink? Ona haddi bildirilmeliydi!

    Genelkurmay bildirisi 22 Şubat Pazar günü yayınlandı. Evimde, televizyon haberlerinden dinledim uzun bildiriyi.

    O gece çok rahat değildim.
    Ertesi gün muhakkak birşeyler olacağını seziyordum. Nitekim tecrübelerim ve sezgilerim beni yanıltmadı.

    Ertesi gün sabahın erken saatinde çaldı telefonum.
    İstanbul Vali yardımcılarından biri arıyordu. Sert bir tonla, habere ilişkin elimdeki belgelerle Valiliğe beklediğini bildirdi.

    “Bu çağrının hangi amaçla yapıldığını?” sorduğumda ise “Sohbet etmek ve elinizdeki belgeleri görmek” şeklinde yanıtladı.

    Tecrübeli gazeteci dostlarımı aradım, bu çağrının hangi anlama geldiğini sordum. “Bu tür sohbetlerin gelenekten olmadığı gibi bunun yasal bir prosedür de olmadığını ancak elimdeki belgelerle davete icabet etmemin doğru olacağını” telkin ettiler.

    Tavsiyeye uydum ve elimdeki belgelerle birlikte Vali Yardımcısı’nın yanına gittim. Hayli nazikti Vali Yardımcısı. İçeri buyur ettiğinde, odasında biri bayan iki kişi daha oturuyordu. Nazikçe “Onların kendisinin yakınları olduğunu, sohbetimizde hazır bulunmalarında bir mahzur görüp görmediğimi?” sordu.

    “Bir mahzur görmediğimi” söyleyip oturduğumda zaten ortamın nazikliğini kavramıştım. Hiç beklemeden girişi yaptı Vali Yardımcısı. “Hrant bey” diyordu “Siz, tecrübeli bir gazetecisiniz. Daha dikkatli haber yapmanız gerekmez mi?

    Sonra böyle haberlere ne gerek var?

    Bakın ortalık nasıl allak bullak oldu. Hayır, biz sizi biliyoruz ama sokaktaki adam ne bilsin? Bu tür haberleri başka bir niyetle yapıyorsunuz sanabilir.

    Bakın şu elimdeki evrakı görüyor musunuz?
    Ermeni Patriği’nin bir başvurusu vardı, bazı internet sitelerinde Ermeni toplumunun bazı kurumlarına yönelik bazı densizler terör sayılabilecek girişimlerde bulunmaya çalışıyorlarmış.

    İşte biz de onları aradık ve Bursa’da bulduk, sonunda adalete de teslim ettik. Ama bakın işte sokaklar ne gibi insanlarla dolu. Bu tür haberlere daha dikkat etmek gerekmez mi?”

    Vali Yardımcısı’nın bu girişle başladığı sohbete, odadaki misafirlerden erkek olan da katıldı ve ondan sonra da zaten sözü bir daha başkasına bırakmadı.

    Vali Yardımcısı’nın sözlerini daha da net bir üslupla bu kez o yineledi. Dikkatli olmamı, ülkeyi ve ortamı gerecek girişimlerden kaçınmamı telkin ediyordu: “Sizin yazdığınız bazı yazılardan, her ne kadar üslubunuza katılmasak da, niyetinizin kötü olmadığını anlayabiliyoruz, ancak herkes bunu böyle anlamayabilir ve toplumun tepkisini üzerinize çekebilirsiniz” diyerek de beni kerelerce uyarıyordu.

    Ben ise haberi hangi niyetle yaptığımı anlatmakla yetindim. Birincisi ben gazeteciydim ve bu bir gazeteciyi heyecanlandıracak bir haberdi.

    İkincisi de, Ermeni sorununu hep ölenler üzerinden konuşmak yerine biraz da kalanlar ve yaşayanlar üzerinden konuşmayı denemek istiyordum.

    Ama
    görüyordum ki kalanlar üzerinden konuşmak daha zordu! Odadan ayrılacaktım ki götürdüğüm belgeleri görmek ya da almak için ısrar bile etmediklerini farkettim.

    Belgeleri isteyip istemediklerini onlara ben anımsattım ve verdim. Zaten de konuşmaların içeriğinden, beni hangi amaçla oraya çağırdıkları belliydi. Haddimi bilmeliydim…
    Dikkatli olmalıydım…
    Yoksa iyi olmazdı!

    Hakikaten de sonrası iyi olmadı.
    Valiliğe çağrıldığımın ertesi gününden itibaren birçok gazetede birçok köşe yazarı Ermeni kimliği üzerine yazmış olduğum deneme serisinin içinde geçen “Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermenilerin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur” cümlesini cımbızlayarak, bununla Türk düşmanlığı yaptığımı ortak bir kampanyayla dile getirmeye başladılar.

    Bu yayınların ardından ise
    26 Şubat günü İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanı Levent Temiz’in başını çektiği bir grup ülkücü, AGOS’un kapısına gelerek aleyhime sloganlar attı ve tehditlerde bulundu.

    Polis
    gösterinin olacağını önceden haber almıştı. AGOS içinde ve kapısında gereken önlemleri aldı. Tüm televizyon kanalları ve gazete muhabirleri de haberdar edilmişlerdi, hepsi AGOS’un önündeydi.

    Grubun kullandığı sloganlar çok netti:

    “Ya sev ya terk et”,
    “Kahrolsun ASALA”,
    “Bir gece ansızın gelebiliriz”

    Grubun lideri
    Levent Temiz’in yaptığı konuşmada hedef açık ve seçikti: “Hrant Dink, bundan sonra bütün öfkemizin ve nefretimizin hedefidir, hedefimizdir.”

    Grup gösterisini yapıp dağıldı.
    Ama ne hikmetse o gün ve ertesi gün herhangi bir televizyon kanalında (Kanal 7 hariç), herhangi bir gazetede (Özgür Gündem hariç) haber geçilmedi.

    Belli ki
    Ülkücü grubu AGOS’un kapısına yönlendiren güç, basını ve medyayı da o olumsuz görüntü ve sloganların ardından blokaj altına -bir iki fireyle- almayı başarmıştı.

    AGOS’un önünde
    benzer bir gösteri de birkaç gün sonra kendilerini “Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Federasyonu” olarak adlandıran grup tarafından yapıldı.

    Ardından da
    devreye o güne değin hiçbir popülaritesi olmayan Av. Kemal Kerinçsiz ve onun başkanlığını yaptığı Büyük Hukukçular Birliği girdi.

    Kerinçsiz ve arkadaşları Şişli Cumhuriyet Savcılığı’na giderek, hakkımda suç duyurusunda bulundular.

    Bu başvuruyla birlikte, Türkiye’nin itibarını bütünüyle zedeleyen 301 davalarına da hız verilmiş oldu.

    Benimle ilgili ise yeni ve tehlikeli bir süreç başlıyordu.

    Gerçi
    ben hayatım boyunca hep tehlikelerin etrafında dolaşmıştım.
    Ya tehlikeler beni çok sevmişti, ya ben tehlikeleri… Ve işte yine uçurumun kıyısındaydım.

    Peşimde tekrar birileri vardı. Onları seziyordum.
    Ve onların Kerinçsiz ekibiyle sınırlı ve salt onlardan oluşacak denli sıradan ve görünür olmadıklarını çok iyi biliyordum…”

    evet iste böyleee..

    türklerin türklere anlattiklari masallardan bikmadiniz mi, yorulmadiniz mi ?

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. *Bir insan neden oldururulur?
    *Kucucuk bir cocuk elinde bir silah(o yasta!) alip hic tanimadi bir adama bu kadar kinlenip oldurecek kadar ne bulabilir ki? Ya dini icin yapmistir ya da milleti icin… Bilmez tabiki, ne din bildirebilir boyle hungarca bir eylemin nedenini ne de milliyetcilik duygusu!! Kime ne kim Hristiyan/ateist/agnostik/Musluman, kime ne kim Turk/Kurt/Ermeni/Farsi/Bulgar/ingiliz… Beyinler orumcek aglariyla dolu olunca, bu hinc, bu cahillik, bu sevgi yoksunlugu, bu “insnalik ayibi” daha coook surer… Yazik!

    G Milat

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Ee ne demiş ?

    Haber yapıldı… Ülkücüler tepkili… Tamam kim ülkücü ? DİNDAR ve MİLLİYETÇİ… Ben neyim AGNOSTİK bana uyar mı uymaz. Kemalist mi ? Hadi ordan…

    Bunları da geç… Haberi duyan ve bu tepkiden nemalanıp Dink’i öldürmek isteyen kim ?

    Kemalist mi? Kar’ı ne ? KOCA BİR HİÇ… ORDU mu ? ya onların bu işten çıkarı ? Kim çıkar sağladı tüm bu olaydan ?

    Uğur Mumcu’nun katili neden susuyor ? Neciydi Mumcu ?

    Sadece Kemalistleri ve orduyu küçültmek isteyen kimliği belirsizler!… Yoksa çoktan ötmüştü o çocuk… Bu bu demişti… Neden ötmüyor… GÜÇ kimde şu an ? Hapishaneleri, emniyeti, hukuku ortamı ele geçirenler kimler, çocuk kimlerden korkmalı ? Milyar dolarlık tarikatlar kimlerin elinde ?

    Hadi ordan… Yalanlarınızı başka yerde

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Daha önemlisi, Ogün Samast eğer beni bu bu kandırdı diyebilseydi.. Çoktan dışarıdaydı… Ne zoruna içeride yatıyor ? Bu grubun bildiğimiz ülkücü mafyası olduğunu biliyoruz. Kemalistmiş ıvır zıvır, bu çocuk Atatürk’ün kaç yılında doğduğunu bilmez bırak onu bunu… Heee ne bilir ? DİN elden gidiyor yobazlığını… Üstüne iki dua… Başka ?

    Ana tema süper cahil olduğudur. Bu konuda herkes hemfikirdir sanırım.

    Geriye tek şey kalıyor PARA…

    Kimlerde bu kadar para var ? Yukarıda söylemiştim…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Öyle sonsuz bir karanlık ki değil meşale projektör yaksan kafi gelmiyor maazallah.

    Ajitasyon, ajitasyon. Senin ne işin olsun aydınlıkla.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. Ogün Samast Çocuk Mahkemesi’nde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Haberlerde okumuşsunuzdur belki. Bu kez şiirselliğiyle (!) dikkat çeken bir mektup okudu. Mektup,

    “Lanetli bir nehir gibi akıp giden gençliğimi, tükettiğim bu yolda yaşananları tüm ayrıntılarıyla anlatıyorum “

    diye başlıyordu.

    “Damarlarımda cahillik aktığı ilk gençlik yıllarında ben nereden bilirdim Agos gazetesini, nereden tanırdım Hrant Dink’i, Ermeni nedir, tarih nedir, hiç bilmezdim. Ortaokul mezunu yurdun çocuklarından bir tanesiydim. Benim de hayallerim vardı. Deniz kenarında gün batımını melisa düşleri eşliğinde karşılamak, yarimin karşısında terlemek idi.”

    diye dramatik bir hal alıyordu.

    “Hayallerim dıştan açılan mavi çelik kapı, içten açılan demir parmaklıklı pencere, bir avuç gökyüzünü hapseden çelik teller eşliğinde yalnızlığın bile yalnız olduğu demir duvarları hayal etmiyordum.”

    cümlesiyle duygusallığın zirvesine varan mektup, Ziya Paşa’nın

    “”Yaşarken tuz katmazlar aşına methiyeler düzerler mezar taşına””

    cümlesiyle süsleniyordu.
    SSÇ Samast mektubunun devamında da,

    “”‘Utanmaz vatan haini’ diye manşet atanlar, Hürriyet ve Vatan gazeteleri değil miydi? Orhan Pamuk ve Dink’i ‘vatan haini, bize küfreden, bizi aşağılayan işte bunlar’ diye hedef gösteren ben miydim? Emin Çölaşan o yazıyı cımbızla çekip yazmasaydı, bunların hiçbiri yaşanır mıydı, soruyorum. Bunlar bilmezler mi yurdumdaki cahil ve milli duyguları kullanılmaya bu kadar açık olan gençlerimizden birinin bir kötülük yapacağını? Bilirler, amaç da o zaten. Ben kurban oldum, başkası olmasın” “

    diyordu.
    Birilerinden akıl aldığını sandığım mektubu dramatikte olsa ve onu haklı çıkarmasa da çok yanlış da sayılmaz. Maalesef tüm bunlar oldu. Gazetelerde haberin veriliş şekli, televizyonlarda Ermeni meselesinin Dink’in bu konu hakkındaki görüşlerinin yansıtılış biçimi “linç kampanyasına” dönüştü. Sonra Türklüğe hakaretten davalar açıldı Hrant’a. Sonra milliyetçi kesimin hedefi oldu. Sonra da toprak!
    Manşet atmak, kalem oynatmak büyük sorumluluktur, onlar da bilirler dostlarım. Ama kalemin vicdanı çoktan tükenmişti. Yazık ki!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. -Turan Dursun’un da öldürüldüğünü hatırlatmak isterim. Sizce kimler yaptı ? Hangi gazeteler o tarihte aleyhinde çarşaf çarşaf yayın yaptı ?

    -Hüseyin Üzmez denilen garabet bundan yıllar önce 1952 yılında bir gazeteciyi Ahmet Emin Yalman’ı vurmuştu. Kendisi halen vakit gazetesi yazarıdır. (kahramanlık payesi olarak kendisine gazete kösesi verilmiş)

    Türkiye’de sanki bunlar hiç olmamış gibi davranan bazı dinciler ve liboşlar var. Herşeyin sorumlusu olarak vatanseverleri ve kemalizm’i gösterirler. Kendilerini temize çıkarırlar aniden ak süt oluverirler. 40 lar meclisi falan yoktur. 1 Mayısı onlar planlamamıştır ve daha birçok kanlı planı…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. ned,yorumunu söyle bitirmis;
    “Manşet atmak, kalem oynatmak büyük sorumluluktur, onlar da bilirler dostlarım.

    Ama kalemin vicdanı çoktan tükenmişti.

    Yazık ki!……”

    anlasilan
    oikos üzerine alindi yada alinmis ki söyle yazdi;”Turan Dursun’un da öldürüldüğünü hatırlatmak isterim. Sizce kimler yaptı ? Hangi gazeteler o tarihte aleyhinde çarşaf çarşaf yayın yaptı ?

    halbuki
    vicdan tükendikten sonra kim ve hangi fraksiyon ne fark eder adi üstünde bir tükenistir bu “belhum adal” hayvandan asagi olmaktir..

    kötü emsal olmaz ama gaye “kötü ile kötüyü” karsilastirip puan toplamak olunca:) hem “ama onlarda yapti” muhabbeti de bi cesit itiraf..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Ogun Samast cocuk ta olsa aynen buyukler gibi yargilanmalidir. Aksi halde her karanlik kisi veya kisiler baska Ogun samastlar bulup yonlendirebilir. Ayrica Ogun Samast yaptigindan hic pismanlik duymuyor. Bu durumda yaptigini bilincli yapmis kabul edilmelidir. Cocuk olarak ozel muamele yapilmasi, tipki tore yasasi gibi kapanmayan bir yara olarak devam eder gider

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. Gelenek devam ediyor. Ve yargı, “örgüt yok” kararı aldı. Dink’in kanı diğerleri gibi yerde kaldı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. Hrant Dink cinayeti davası, beş yılın ardından 25. duruşmada karara bağlandı. Örgüt suçundan tüm sanıklar beraat ederken, Yasin Hayal müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tuncel ise, Dink cinayetinden beraat ederken, Mc Donald’s bombalamasından ceza aldı ancak tahliyesine karar verildi!

    Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin karara şu sözlerle tepki verdi:

    ”
    Beş yıl geçti, bu sürede Arat Dink ne demişti, ‘bizimle dalga geçtiler’ dalganın büyüğünü meğersem en sona saklamışlar; onu da bugün öğrendik. Meğer Dink bütün o planlı eylemlerden değil, üç beş kendini bilmez tarafından öldürülmüş; burada örgüt yokmuş. Bu kadarını beklemiyorduk.

    Bu karar hiçbir şekilde bozulmasına izin verilmediği anlamına geliyor. Devletin siyasi cinayetler geleneği bir kısım vatandaşını ötekileştirerek düşmanlaştırmaya devam ediyor. Bu kararla bunu tescil ettiler.

    Halkını bombalayan, suikastçı, katliamcı, kundakçı sıfatlarıyla yan yana anılmasından ve bunlarla telafuz edilmesinden rahatsız olanlar, devleti bu sıfatlardan arındırmak için hiçbir çaba safa etmedi. Bu fırsatı da ellerinin tersiyle ittiler.

    Bu dava tarihle yüzleşmek, arınmak, yeni cinayetlere asla diyebilmek, demokratikleşmek için eşsiz bir fırsattı ama onlar bunu kullanmadılar; bunu istemediler. Dünün ötekileştirilenleri bugünün egemenleri kendilerin ötekileştiren gelenekle ittifak kurdu. Bilsinler ki bu ittifakları geçici.

    Bu gelenek önce geçici müttefiklerini yiyerek yoluna devam etmiştir. Cinayet tetikçilerinin yargılandığı dosyanın ilk safhası kapandı. Bu dava bitmedi, biten bir komedi dosyasıdır. Bizim için bu dava yeni başlıyor.

    Gideceğimiz pek çok yol var. Her birini büyük bir kararlılıkla kullanacağız. Biz bitti diyene kadar bu dava bitmeyecek.”

    Traji-komik bir karar örneği! Bu karar, insanı en masum açıdan “anarşist” yapar. Gel de bu ülkenin iyi vatandaşı ol! Ötekinin güvercin tedirginliği bitmedi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. demek ki,reformlari hak/hukuk temelinde uygulayacak eleman kitligi var bu ülkede..

    ned yazdi;”..Bu karar, insanı en masum açıdan “anarşist” yapar. Gel de bu ülkenin iyi vatandaşı ol! Ötekinin güvercin tedirginliği bitmedi…”

    hakli..

    ülkemizde bir cok masum insanin anarsist/terörist vs. olmasinin perde arkasinda adalet dagitAmayan yargiyi,yargilayamayan zihniyet yatiyor..

    bu müzelik zihniyet ister islami gelenekten beslenmis olsun ister kemalist gelenekten ne fark eder at cöpe gitsin..

    hrant dink ailesine ve sevenlerine sabirlar diliyorum umarim hükümet sorumlulugunu yerine getirir..

    ömer celigin serzenisi umut verici..

    “….mahkemenin,cinayette örgüt şüphesi görmemesine hükümet kanadından ilk tepki geldi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, twitter hesabından yaptığı açıklamada, karara tepki göstererek,
    “Bu kadar organize bir cinayette ‘örgüt ötesi örgüt’ aranması gerekirken, örgüt yok denmesi, kamu vicdanında karşılık bulmadı.

    Tam tersine çok organize bir örgütün varlığını daha da çıplaklaştırdı” ifadelerini kullandı.

    Ömer Çelik,
    beraat kararlarının aslında örgütün kaynağının neresi olduğunu gösterdiğini de savunarak, “Ortaya çıkan beraat kararı, örgütün varlığının başladığı yeri gösteren bir işarete dönüştü.

    Hrant Dink cinayeti davası, adaletin varoluş davasına dönüşüyor” dedi. Adana Milletvekili Ömer Çelik sözlerini ise şu sözlerle noktaladı:

    “Hrant, yaşamı gibi vefatından sonra da bu ülkenin adalet arayışına rehberlik ediyor.

    Karar ne kadar kabul edilmezse; karardan sonra toplumun ‘adaleti sonuna kadar arama’ iradesinin bu derece kuvvetlenmesi ve berraklaşması da o kadar anlamlı….”

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Moda deyimi olumsuzlaştırarak ”gül ” bir başlangış yapayım. Ben Dink davasını Nedim Şener’in Ergenekon Belgelerine dayanarak yaptığı kitaptan okudum. Nedim Şener, böyle bir kitap yayımladıktan sonra doğal olarak, birtakım nedenlerle, Özel Görevli Mahkeme tarafından tutuklanmıştır. Delillerin toplanması yılarca sürecek, ucu açık bir davada esir olacaktır.

    Ülkemizde yargı siyasallaşmıştır. ” Ergenekon Savcısı benim” diyen bir başbakan vardır. Savcılar gerektiğinde Habur sınır kapısında çadır mahkemesi kurar ve bu mahkemelerde terör örgütü liderinden talimat aldığını belirten teröristlerin bile ülkeye serbestçe girişine izin verir. Anayasa Mahkemesi, Danıştay vb birçok hukuk kurumunun iktidar tarafından güdümlü olmadığını iddıa eden kişiler, iktidar yandaşlarıdır sadece.

    Cinayet işlendiği tarihteki üst düzey devlet görevlileri bugün AKP milletvekilidir. Hatta içlerinden birisi daha cinayetin ilk günlerinde ” Örgüt yok” gibi, bir beyanat verdiğinde, ben bu davanın 2-3 durgun zekalı, eğitimsiz ırkıçının üstüne kalacağını hissettim ve öyle de oldu.

    Dünyanın hangi demokratik ülkesinde eli kanlı bir katil, emniyet ve/veya silahlı kuvvetler mensuplarıyla cinayetten sonra fotoğraf çektirir? Bu ne vahşet, ne vicdansızlıktır. Bu eylem yani fotoğraf çektirme eylemi bile başlı başına suçtur, suçluyu övme, suçu teşvik etme vb bir sürü alana girer.

    Turan Dursun, Uğur Mumcu, A. Taner Kışlalı ve sayamıyacağım nice değerli gazetecilerin hunharca katledilmesi nasıl karanlıkta bırakıldıysa bu olayda maalesef karanlıkta kalacaktır. Ak adalet böyle kalkınıyor ileri demokrasiye doğru.

    Kim ne yazarsa, ne çizerse çizsin, hiçbir zaman bunu kendi cahil aklıyla yargılayacak ve katledecek olan eli kanlı katiller bağışlanmamlı ve arkalarındaki teşkilat , güç odakları açığa çıkarılmalıdır. İnsan olmanın gereği budur. Ben idam cezasının kaldırılmasına da karşıyım ama bu başka bir tartışma konusu.

    Memleketimiz için tüm zalimler ve arkalarındaki güç odaklarının, atomlarına kadar ortaya çıkarılacağı, yargılanacağı aydınlık yarınlar dilerim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Ne adamsın ebubekir? Neredeyse bütün suç aynı anlayışın ve hükümetin iken bundan bile oy çıkarma derdindesin. Dönemin polis müdürleri şimdi vali olmuşlar. Ceza bir yana mükafatlandırılıyorlar. Yakında çıkar başbakan Hrant Dink’ten bir yazı okur timsah gözyaşları döker; hadi sen yersin de biz yemeyiz anla artık.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. Adaletin hali o kadar komik ki ! Mahkeme heyeti, bir sanık hakkında hüküm vermeyi tamamen unutmuş. Mahkeme Başkanı bir gazetecinin bunu sorması üzerine “Önce hata yaptık, bu sanık hakkında artık bir karar alamayız, dosya Yargıtay’a böyle gider” dedi. İlerleyen saatlerde diğer gazetecilere “Ek karar vereceğim” dedi. Bu bu insafsızlığı, vicdansızlığı protesto için yarın Agos’un önündeyim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. saron,ne yemesi,ne oyu?

    hem kimin oylari yerde sürünüyo biliyosun:)

    cikan karardan rahatsiz oldugumu yazdim,genel baskan yardimcisinin rahatsizligini dile getirdim vs. önyargili,pesin fikirli okudugun nasil da siritiyor..

    ömer celik´in aciklamasi kesmediyse Adalet Bakanı Sadullah Ergin´in aciklamasini verelim:)

    “..yargılamanın üç aşamalı olduğunu, soruşturma, kovuşturma ve temyiz aşamalarının bulunduğunu ifade etti.Dink davasında yargılama sürecinde kovuşturma ve soruşturma aşamalarının tamamlandığını, temyiz aşamasına henüz gelinmediğini anımsatan Ergin, ”İlk iki aşama tamamlandı.

    Bu dava bitmiş değil, süreç devam ediyor. Sürecin bitimiyle bir değerlendirme yapılır” diye konuştu…”

    dedim ya reform yetmiyor..evrensel standartlari hazmetmis elemanlara ihtiyac var..

    ideolojik ezber “tunc el”den kurtulmak elbette kolay degil ama insan nefsindekini degistirmek isterse mümkün yani asilamayacak engel yoktur..

    sözü bile var;
    “dag ne kadar yüce olsa,yol onun üstünden gecer..”

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. Hrant Dink’e yönelik süikastın, medya tarafından nasıl kamu0yu 0luşturularak gerçekleştiğini aşağıdaki pdf’den 0kuyabilirsiniz.. Belki de bugün 0kuduğunuz veya saygı duyduğunuz gazetelerin, köşe yazarların veya kurumların da bu sürece nasıl katkı verdiğini şaşırarak görebilirsiniz.

    0kuyun, 0kutun.

    link to nefretsoylemi.org

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Ya ya…

    Nefret demişken;

    Hiçbirimiz öldürülen onlarca diplomatımız hatta eşlerinden hiç bu kadar bahsetmemiştik.

    Hiçbirimiz o diplomatlardan, onlardan biri olmamıştı…(Hepimiz Hrant’ız) Ne olacak ki dökülen TÜRK kanıydı nasılolsa…

    Nefret tohumları atanlar rahat rahat demokrasi söylemleri yaparken onların eşleri, çocukları ağlıyordu.

    Ne uğruna ?

    Katkıyı verenlerden biri de HRANT DİNK’in kendisiydi… Yazılarında hiçbir zaman ASALA cinayetlerine değinmemişti. Onun ve gazetesi için sadece 1915 in nefreti vardı…

    Dökümanter :

    7 Ocak 1973 Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir, 78 yaşındaki Amerikan uyruklu Ermeni Gurgen (Karakin) Yanikiyan tarafından öldürüldü. Yanikiyan, Baydar ve Demir’i Türk-ermeni dostluğunu geliştirme bahanesiyle kendi evine yemeğe çağırmıştı.

    22 Ekim 1975 (Avusturya) Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Daniş Tunalıgil 3 saldırgan tarafından makamında öldürüldü.

    24 Ekim 1975 (Fransa) Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener, büyükelçilik yakınlarında pusuya düşürülerek öldürüldü.

    16 Şubat 1976 (Lübnan) Türkiye’nin Beyrut Büyükelçiliği Başkatibi Oktar Cirit, bir salonda otururken öldürüldü. ASALA ilk kez bu cinayetle adını ortaya attı.

    9 Haziran 1977 (İtalya) Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Taha Carım, büyükelçilik ikametgahının önünde iki örgüt üyesinin açtığı ateş sonucu öldürüldü. Saldırıyı bu kez “Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları” adlı örgüt üstlendi.

    2 Haziran 1978 (İspanya) Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Zeki Kuneralp’in makam aracına 3 terörist tarafından ateş açılması sonucu büyükelçinin eşi Necla Kuneralp ile emekli büyükelçi Beşir Balcıoğlu, hayatlarını kaybettiler. Saldırıyı “Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları” adlı örgüt üstlendi. Bu olayda makam Şoförü İspanyol Atonyo Torres de kurşunlara hedef oldu.

    12 Ekim 1979 (Hollanda) Türkiyenin Lahey Büyükelçisi Özdemir Benler’in oğlu Ahmet Benler, silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Olayı bu kez hem “Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları” hem de ASALA ayrı ayrı üstlendi.

    22 Aralık 1979 (Fransa) Türkiye’nin Paris Turizm Müşaviri Yılmaz Çolpan bir saldırı sonucu öldürüldü. Saldırıyı “Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları” adlı örgüt üstlendi.

    31 Temmuz 1980 (Yunanistan) Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip Özmen ile 14 yaşındaki kızı Neslihan Özmen, bir silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Galip Özmen’in eşi Sevil Özmen ve oğulları Kaan Özmen olaydan yaralı olarak kurtuldular. Saldırıyı ASALA üstlendi.

    17 Aralık 1980 (Avustralya) Sidney, Türkiye’nin Avustralya Başkonsolosu Şarık Arıyak ile koruma görevlisi Engin Sever öldürüldü.

    6 Şubat 1980 (İsviçre) Türkiye’nin İsviçre Büyükelçisi Doğan Türkmen, Bern’de uğradığı saldırıdan yara almadan kurtuldu.

    17 Nisan1980 (Vatikan) Türkiye’nin Vatikan Büyükelçisi Vecdi Türel’in makam aracına ateş açıldı. Türel ve koruma görevlisi Tahsin Güvenç saldırıdan yaralı olarak kurtuldular.

    26 Eylül1980 (Fransa) Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği Basın Danışmanı Selçuk Bakkalbaşı, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

    4 Mart 1981 (Fransa) Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Reşat Moralı ile din görevlisi Tecelli Arı, Çalışma Ataşeliği’ önünde saldırya uğradılar. Moralı saldırı sırasında hayatını kaybederken, din görevlisi Arı, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede öldü. Saldırıyı ASALA üstlendi.

    9 Haziran 1981 (İsviçre) Türkiye’nin Cenevre Başkonsolosluğu Sözleşmeli Sekreteri Mehmet Savaş Yergüz uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Saldırıyı ASALA üstlendi. Olaydan sonra yakalanan Lübnan uyruklu Mardiros Camgozyan, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

    24 Eylül 1981 (Fransa) Türkiye’nin Paris Başkonsolosluğu ile Kültür Ataşeliği’nin bulunduğu binayı işgal eden 4 örgüt üyesi, 56 Türk görevli ve vatandaşı rehin aldı. Teröristler, kendilerine müdahale etmek isteyen güvenlik görevlisi Cemal Özen’i öldürdüler, Başkonsolos Kaya İnal’ı yaraladılar. Olayı ASALA üstlendi. Saldırıyı gerçekleştiren 4 kişi, Vasken Sakosesliyan, Kevork Abraham Gözliyan, Aram Avedis Basmaciyan ve Agop Abraham Turfanyan, 31 Ocak 1984’de Fransa’da 7’şer yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Mahkemenin sonucu Türkiye’de tepkiyle karşılandı.

    2 Nisan 1981 (Danimarka) Türkiye’nin Kopenhag Çalışma Ataşesi Cavit Demir, oturduğu apartmanın asansöründe uğradığı silahlı saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.

    25 Ekim 1981(İtalya) Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği İkinci Katibi Gökberk Ergenekon yolda yürürken uğradığı saldırıdan hafif yaralarla kurtuldu.

    28 Ocak 1982 (ABD) Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan öldürüldü. Arıkan’ın katili Taşnak militanı Hampig Sasunyan, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

    5 Mayıs 1982 (ABD) Türkiye’nin Boston Fahri Başkonsolosu Orhan Gündüz, uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.
    7 Haziran 1982 (Portekiz) Türkiye’nin Lizbon Büyükelçiliği İdari Ataşesi Erkut Akbay otomobilinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü; eşi Nadide Akbay yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    27 Ağustos 1982 (Kanada) Türkiye’nin Ottawa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Atilla Altıkat silahlı saldırı sonucu öldü.

    9 Eylül 1982 (Bulgaristan) Türkiye’nin Burgaz Başkonsolosluğu İdari Ataşesi Bora Süelkan öldürüldü.

    8 Nisan 1982 (Kanada) Türkiye’nin Ottawa Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Kani Güngör, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

    21 Temmuz 1982 (Hollanda) Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu Kemal Demirer’e konutu önünde silahlı saldırıdan yara almadan kurtulurken, saldırgan yaralı olarak yakalandı.

    7 Ağustos 1982 (Türkiye) 2 ASALA örgüt üyesinin Ankara Esenboğa Havalimanında düzenlediği silahlı baskında 8 kişi öldü, 72 kişi yaralandı. Bu örgütün Türkiye’deki ilk eylemi oldu.

    9 Mart 1983 (Yugoslavya) Türkiye’nin Belgrad Büyükelçisi Galip Balkar’a 2 örgüt üyesi tarafından silahlı saldırı düzenlendi. Olayda ağır yaralanan Balkar, 11 Mart’ta hayatını kaybetti. Olayda bir Yugoslav öğrenci de öldü. Saldırıyı yapan Kirkor Levonyan ile Raffi Aleksandr, olaydan tam bir yıl sonra 9 Mart 1984’de 20’şer yıl ağır hapis cezasına çarptırıldılar.

    14 Temmuz 1983 (Belçika) Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Dursun Aksoy silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

    27 Temmuz 1983 (Portekiz) Türkiye’nin Lizbon Büyükelçiliği, 5 örgüt üyesi tarafından basıldı ve bina içindekiler rehin alındı. Baskın sırasında büyükelçilik Müsteşarı Yurtsev Mıhçıoğlu’nun eşi Cahide Mıhçıoğlu hayatını kaybetti. Portekiz polisi, düzenlediği operasyonla rehineleri kurtardı, 5 teröristi de öldürdü. Saldırıyı, “Ermeni Devrimci Ordusu” adlı örgüt üstlendi. Örgüt, üyelerinin öldürülmesi nedeniyle Portekiz Başbakanı Mario Soarez’i ölümle tehdit etti.

    16 Haziran 1983 (Türkiye) İstanbul Kapalıçarşı’da bir terörist tarafından halkın üzerine ateş açıldı. Olayda 2 kişi öldü, 21 kişi de yaralandı. Saldırgan, olay yerinde öldürüldü.

    15 Temmuz 1983 (Fransa) THY’nin Paris Orly havalimanındaki bürosu önünde bomba patladı. Olayda, 2’si Türk, 4’ü Fransız, 1’i Amerikalı, 1’i de İsveçli olmak üzere 8 kişi öldü, 28’i Türk, 63 kişi de yaralandı. Bu olay tarihe “Orly Katliamı” olarak geçti.

    28 Nisan 1984 (İran) Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği Sekreteri Şadiye Yönder’in eşi, İran ile Türkiye arasında ticaret yapan işadamı Işık Yönder, bir ASALA militanı tarafından öldürüldü.

    20 Haziran 1984 (Avusturya) Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Erdoğan Özen, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü. Olayı, “Ermeni Devrimci Ordusu” adlı örgüt üstlendi.

    27 Mart 1984 (İran) Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği Ticaret Müşavir Yardımcısı Işıl Ünel’in otomobiline bomba yerleştirmeye çalışan bir terörist, bombanın elinde patlaması sonucu öldü.

    28 Mart 1984 (İran) Tahran’da Büyükelçilik Başkatibi Hasan Servet Öktem ve Büyükelçilik Ataşe Yardımcısı İsmail Pamukçu, evlerinin önünde uğradıkları silahlı saldırıda yaralandılar.

    19 Kasım 1984 (Avusturya) Türkiye’nin BM temsilciliğinde görevli Enver Ergun, aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü. Bu olayı da, “Ermeni Devrimci Ordusu” adlı örgüt üstlendi.

    SAYABİLDİNİZ Mİ KAÇ CİNAYET İŞLENMİŞ.

    Şimdi bazı hümanist geçinen kansızlar diyebilir ki: Ölmeseydi iyi değil miydi… Elbette elbette ölmeseydi iyiydi, ölümünün bana ve bu ülkeye katkısı yok. Velakin bu kadar abartılacak bir durum da yok. Abartılacak birşey varsa o da sevgili diplomatlarımızın ölümüdür. Onların da hiçbir suçu yoktu, görevliydiler ve işlerini yapıyorlardı.

    Kim ağlar…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. BU BİR OYUNDUR.

    ATATÜRK CUMHURİYETİNİ SORGULAMAK ÜZERE KURGULANMIŞTIR.

    MAHKEME BU OYUNU BOZMUŞ VE GEREKEN CEVABI VERMİŞTİR.

    Not: Ermenilerin TÜRK nefreti bugün de devam etmektedir. Fransa’nın atılımı bu duruma tam bir örnektir. Ermeni lobisi tam gaz ve hiç bitmeyen nefretiyle çalışmaktadır. Acaba hedefleri nedir ?

    Sağduyulu TC. vatandaşları tüm bu diplomatlar öldürüldüğünde dahi Türkiye Ermenilerine herhangi bir zarar vermemiş, metanetlerini her zaman korumuşlardır. Samast olayında çok farklı bir çıkar odağı vardır.

    Bu saldırıyı Ermeni ve din odaklı grupların ortak yaptığına kalıbımı basarım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. Sevgili oikos. Gülen cemaati de aynen böyle düşünüyor. Onlar da mahkeme kararını savunuyor.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Onun hedefi farklı… İşleten olarak…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hrant Dink davasına ilişkin ”Parasız eğitim isteyen öğrencileri örgüt üyesi yapanlar, Hrant Dink’i öldürenleri örgütsüz yargılıyorlar. Bu AKP’nin adaletidir” dedi.

    En güzelini Kemal’ler söyler.

    )kapa parantez

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. Ben de Türk’üm, kanımın son damlasına kadar da bu ülke için savaşırım. Ama bir cinayet, bir haksızlık olduğu anda başka cinayetleri ortaya koymak benim etik anlayışıma uymaz. Öncelikle insanım çünkü. Politikaya siyasete gelirsek o dönem diplomatların öldürülüşünün ardında hangi güç odakları vardı, diye sormak gerekir. Bugün Hrant Dink’in ölümü neden Atatürk cumhuriyetini hedef alsın ki? Ayrıca bu cinayeti, polis biliyor muydu, biliyordu. Asker biliyor muydu, biliyordu. Bu adamın öldürülmesi engellenebilir miydi, engellenirdi. O zaman neredeydi, bu Atatürkçü cumhuriyetçiler? Dink, Ermeni’dir, ölsün mü dediler?
    Aktörler değişir, değişim geriye doğru olmadıkça sorun yok bence. Ancak sözde Atatürkçülük yapacağım diye, kafatasçılık yapmak geri bir ideolojidir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. Yine bazı faşistler 0rtaya çıkmış, salyalarını akıtarak Hrant Dink davasını itibarsızlaştırmaya devam ediy0rlar anlaşılan.. Bu davayı gündeme getirenleri de ‘kansızlık, Atatürk Cumhuriyetini s0rgulamak’ gibi saçma sapan milliyetçi, faşist ifadelerle suçluy0rlar.

    Hrant Dink’in Asala’yı desteklediği k0ca bir yalandır.. Kendisi, eğer böyle bir s0rumluluğu varsa, ”Asala’nın işlediği cinayetlerden ötürü özür diliy0rum” diyecek kadar da yürekli bir insandır.

    Bugün 1915 S0ykırımı’nda ölen 1.5 mily0n Ermeninin isimlerini yazmaya kalksak, bırakın bu sayfayı isimler siteye bile sığmazken, bu s0ykırımı inkar edip üzerine böyle faşistçe k0nuşmak tek kelimeyle arsızlıktır.

    Bu durum bir yana günümüzde PKK, Asala, ETA, IRA gibi örgütlerin hangi sebeplerden 0rtaya çıktığı, neyi amaçladığı, amaçlarını gerçekleştirmek için hangi yöntemlere başvurduğuna dair bir d0lu analiz vardır.. S0l akımda kabul edilen bu analizlerden hiçbiri de bu örgütleri ‘teröristlik’le suçlamaz ve peşin hükümlü davranmaz.. Ancak devletin bekası/0t0ritesi, milli birlik ve bütünlük, devletin ayrılmaz ve bölünmez bütünlüğü gibi sağ akımda ç0kça kendine yer edinmiş milliyetçi söylemlerde, bu örgütler terörle, kha0sla, anarşiyle birlikte anılırlar.

    Bu yüzden nerede durduğunuz da önemli bir k0nu tabii ki.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. Bir cinayet,
    Bir fikir,
    Bir adam,
    Bir inanc,
    Bir cemaat,
    Bir cocuk…

    Bunlarin neresinde Ataturkculuk var?

    Bu cinayeti aklayanlari bir ideolojiyle aklamaya calismak, cinayetin kendisi kadar vahsidir.

    Adalet, hukuk, ifade hurriyeti, siyasal alanda ozgurluk gibi kavramlarin tekduzelestigi bir ideolojinin yandasligi ne kadar savunulasidir?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. OikOs,
    Sen Hrant Dink’i işbirlikçi basından tanımışsın. O hiç bir zaman diaspora’yı destekleyen bir Ermeni değildi.
    Hrant’ın ölümü Uğur Mumcu’nun ölümü ile çok benzeşen bir ölümdür örneğin. Uğur Mumcu için yanan yüreğin varsa, Hrant Dink için de yanmalı. Hatta öldürülen diplomatlara ne denli yanıyorsan Hrant’a da o denli yanmalısın.

    Bu “büyütülecek” bir sorundur!…

    En basitiyle ortada bir cinayet var, nesini savunacaksın?

    Sangre ve Spartacus’un yorumlarını imzalıyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. Hadi ordan…

    Eğer sen diplomatlar için yollara çıkıp bağırsaydın belki…

    Ya şimdi ne için ?

    Aklınızı da arka yolda satmışsınız.

    Diyorum ki ; Bu cinayeti ergenekon isimli hayali örgüte havale edip, bunun üzerinden Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı yapılmıştır. Bu cinayet üzerinden yandaş basının halka pompaladığı; Örgüttür. Bu hangi örgüttür ?

    Kürt milliyetçisi olunur. Ermeni milliyetçisi olunur. Bosna milliyetçisi olunur ama Türk milliyetçisi olunmaz, olmak haşa lanetlenmektir. Hadi leyn… Birileri size mi soracak ne olacağını ? Madem demokrasiden bahsediyorsun herkes istediğini olur.. Hatta en önemlisi HİSSEDER. Bi adam üzerinden kendini yeni bir yere pozisyonlamaz.

    Ne hürriyeti ne adaleti yahu ? Hrant Dink adalet ve hürriyet savaşçısıydı da haberimiz mi yoktu ?

    Kürt – Sünni – Ermeni – Çerkez – Laz vs… herkes değerli anasını satim… Bi Türkler değersiz…

    Hemen ordan blüblü bulmuş magribi gibi de atlıyor. 1,5 milyon ermeni falan… Soykırım ??? Ordaydı ya arkadaş biliyor. Veya açılmamış tarihi yuttu. Onu da biliyor. Herşeyi biliyor… Yalanla kendini ifade edecek. Diyecek sen vahşisin ben değilim… Gerizekalı…

    Eeee sonuç ? Kaç Türk ölmeli ? Senin ferah olman için bi söyle bilelim.

    Türklerin diğerlerinin gözünde vahşi, soysuz, katil diye bilinmesindeki YARAR ?

    Senin yararın ? (İnsanlık adına yarar vardır mutlaka… Kürt devleti kurabilir arkadaş)

    Lanet olsun sizlere…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. Sen kendinde misin OikOs?

    Yani söylediğin laf ola beri gele…
    Ne diyormuşsun?
    Şöyle diyormuşsun: “Diyorum ki ; Bu cinayeti ergenekon isimli hayali örgüte havale edip, bunun üzerinden Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı yapılmıştır.”

    Yani kendi ağzınla, birileri diyorsun, bu adamı öldürdü ve bu cinayet üzerinden şu şu yapıldı. Peki adamın suçu ne burada?

    Birileri bir işini görmek için adam öldürecek ve sen buna “büyütülecek bir şey değil” diyeceksin.

    İyi, savunduğun değerlere bundan daha güzel zarar veremezsin!!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  39. Hüseyin,

    Ölümünün hemen ardından yazılarının bir bölümünü internetten okudum.

    Çoğunlukla satır aralarında soykırımdan başka birşeyden bahsetmeyen yazılar yazmış. Asala için ise, ne öyle ne böyle demiş.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  40. Sapla samanı karıştırma diye buna derler. Örgüt, yumurtalı eylemler yapan öğrenciler varken var da, son derece organize işlendiği ortada olan Dink cinayetinde niye olmasın ki?
    “hayali örgüt”!! Hayali mayali, sonuçta plan var mı, var. Birileri oturup bir şeyler organize edip bir takım hedefler (artık ucu Atatürk Cumhuriyeti’ne mi gider) peşine düşmüş mü, düşmüş. Demek ki derin güçler işbaşında. Bu derin gudubetler vicdansız, aşağılık eylemler işlediğinde alkış mı tutalım, mahkeme “örgüt yok” deyince susup oturalım mı, Türk’e helal gelmesin diye?
    Yok öyle yağma, hümanist de değilim, vicdan sahibi, etten kemikten biriyim. Türklüğüm de sonra gelir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  41. Sen ne diyorsun ?

    Argümanları birbirine karıştırıyorsun.

    Teknik:

    1- Cinayetin sorumluları için hedef şaşırtmadır. Olay ülkücülere havale edilmiş lakin ilgisi yoktur.(ülkücü falan olmadığımı biliyorsun)
    2- Abartı vardır. Zira bu yandaş basın tarafından bilinçli yapılmıştır. Ucu cumhuriyete dayanan korkunç bir komplodur.

    Hissi:

    1- Hissi yanı ise, ölen onca insan için cenazelerine bile katılmayan insanlar aniden hümanist kesilmiş ve hepimiz Dink’iz diye bağırmaya başlamıştır.
    2- Hrant Dink yazılarıyla tahrik edicidir. (Yandaş basından izlemeyin)
    3- Ermenilerin bunca yaptığı düşmanlık, bunca nefret haklı biz haksız mıyız ?
    4- Ola ki bir ermeni soykırımı var, istenen nedir ? Bi özür işi halledecek falan mı zannediyorsunuz ?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  42. “Ergenekon” “hayal gibi” ama hayali bir örgüt değildir. Namı diğer “Konturgerilla’dır”!…

    Ancak AKP hükümetinin bu konudaki tavrı tamamen takiyyedir. İçeri atılanların çoğunluğunun da bu örgütle alakası yoktur. Öyleki hayatlarının tamamını Konturgerilaya karşı mücadele ile geçirmiş insanları bu örgüte dahil etme çabası vardır. Kimin başını yakmak istiyorlarsa eften-püften bir gerekçe ile bu örgüte üyelik ile suçlamaktadırlar.

    Bu konuda ipin ucu kaçmış durumdadır…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  43. 0 diplomatların, askerlerin cenazelerinde ”Ermeniler, Kürtler haddinizi bilin, bu ülke Türktür, Türk kalacak” diye etrafa tükürük saçacaksınız, sonra da bizim o cenazelere katılmamızı mı bekleyeceksiniz?.. Siz tüm halkları aynı şekilde selamladınız da, ”Her iki tarafta da akan kan dursun.. Kürt-Türk kardeştir.. Hepsi bizim çocuklarımızdır’ diye haykırdınız da, o cenazelere gelmedik mi?

    Ergenekon hayali bir örgüt değildir.. Hükümetin ve hükümetin kontrolündeki yargının yanlış politikaları yüzünden bu tür davalar bir hesaplaşma aracına dönüşmeye başlasa da, devletin resmi ideolojisini yansıtan bir organizsyonun varlığı açıktır.. Hrant Dink’in bu belgelerde şüpheli, tehlikeli kişiler arasında gösterilmesi ve operasyon düzenlenecek kişiler arasında gösterilmesi de, bunun en açık kanıtıdır.

    Biz ne Türk, ne de başka bir halkın milliyetçisi değiliz.. Çünkü milliyetçilik, aynı din gibi zehirli bir düşüncedir/ideolojidir.. Diğer tüm etnik veya dini gruplara karşı bir nefret pompası işlevi görür.. Bu yüzden her ikisini de kendi adıma reddediyorum.

    Bir soykırımın olduğunu bilmek için ‘orada’ olmaya gerek yoktur.. Hitlerin, Mussolini’nin kazanlarını bilmek için, orada olmaya gerek yoktur.. Bugün Yahudi Soykırımı’nı herkes kabul ediyorken, hiçbiri Hitlerin kazanlarından kurtularak bunu savunmamıştır.. Daha sonrasında Cumhuriyet rejiminin kadrolarını meydana getiren İttihat ve Terakki partisi yönetimindeki osmanlı’da bir Ermeni soykırımı yaşanmıştır.. Açılmamış tarih, arşiv diye uydurma durum bir yana, sadece osmanlı arşivleri incelense dahi ne denli büyük bir soykırımın olduğu apaçık ortadadır.. Dönemin Genelkurmay yayınlarınca bastırılan resmi kitapta dahi 8oo bin Ermeni’nin 2oo bin Rum’un katl ve tehcir sırasında öldüğü itiraf edilir.. Dönemin Ermeni kilisesinin vergi kayıtlarına göre 1.9 milyon Ermeni vardır.. 1927’deki Cumhuriyetin ilk dönemindeki nüfus sayımına göre ise Ermeni sayısı sadece 1oo bindir.. Bu aradaki fark bir anda kendiliğinden ortadan kaybolmuş mudur?.. Buna inananları saflıkla suçlamak doğru olmaz sanırım.

    Tüm bunları geçiceksin arkadaşım.. Tüm bunlar senin Faşist olduğun gerçeğini değiştirmiyor.. ‘Kansızlar!’ diyerek nefret suçu işlediğin gerçeğini değiştirmiyor.

    Umut ediyorum ki, azalarak bitersiniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  44. Türk düşmanı olunca Faşist olunmuyor evet…

    Katil güruhu sizi… Kendin ol canımı ye…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  45. Biz ne Türk, ne de başka bir halkın milliyetçisi değiliz..

    Siz kimsiniz ?

    Cumhuriyet düşmanı
    Türk düşmanı
    Ermeni dostu
    Rum dostu

    Başka ?

    Kişiliksizlik moda oldu…

    “Paranın dostuyum” desene…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  46. Kan, her ırkta kırmızı! Hatasını da, sevabını da, eğrisini de, doğrusuna söyleyen bir devletçilikten yanayım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  47. Gerçekliğin, TÜRK düşmanlığıyla kendine bir yer buluyor bilmem farkında mısın ?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  48. Yanlışı söylüyorsam, buna Türk düşmanlığı yakıştırması deniyorsa, bu o yakıştırmayı yapanın dar kafalılığıysa banane. Derse der, dediğiyle kalır. Ben vallahi de anlamıyorum, öldürülen Ermeni kökenli, bir Türkiye Cum. vatandaşı değil de, Türk olsaydı, Uğur Mumcu gibi mesela, yine böyle mi konuşurdunuz. Bir kendinize sorun bakalım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  49. “Siz kimsiniz ?

    Cumhuriyet düşmanı
    Türk düşmanı
    Ermeni dostu
    Rum dostu

    Başka ?”

    Ben faşist bir Cumhuriyetin de, faşist bir Türkün de, Rumun da, Kürdün de düşmanı pek tabii 0labilirim.

    Fakat dem0kratik ve insan haklarına saygılı bir Cumhuriyetin de, Türkün de, Rumun da, Kürdün de aynı zamanda d0stu 0labilirim.

    Yani benim için bir rejimin veye etnik unsurun isminden ziyade, gerçekte ne 0lduğu önemli.. İkimizin arasındaki fark da bu zaten.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  50. Tek farkın, beylik söylemlerle kendine bir yer bulma gayretin.

    Ben demokratım.
    Ben liberalim.
    İnsan haklarına saygılıyım.

    Demek kolaylığıyla olmuyor.

    Ben ise anarşistim… Hedefim ise yalanlarınızı, riyakarlığınızı, basitliğinizi ortaya çıkarmak.

    Sen ve senin gibiler Yalancısınız. Kürt milliyetçisisiniz. Ve Türk düşmanısınız.

    Ne sayıklarsan sayıkla…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  51. Haksizligin yaninda olan herkes Turk yandasiysa Hrant Dinkler bitmez.

    Anlatilamayan bir nokta var..

    Haksizliga ugrayan bir kesimin hakkini savunmak icin, o kimselerin etnik kimligine bakilmaz. Kurt, Turk, Ermeni, Irlandali, Ispanyol fark ediyorsa sizin icin, fasizmin kanatlanip ucmasina ramak kalmistir..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  52. Dam üstünde saksağan, gel bize bazı bazı…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  53. Bir anarşist Türk düşmanlığına takmaz ya, ama hadi öyle olsun 😉

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  54. Anarsitler cumhuriyet de dahil hic bir devlet otoritesini kabullenmez!

    Hele hele Turk’um diyerek diger kimlikleri bastirmaya da kalkismazlar..

    Ne olmadiginizi biliyorsunuz ama ne oldugunuz konusunda bir gram fikriniz yok…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  55. anadolu insani yüzde yüz safkan türk mü?
    atalarimiz ANAdolu´ya geldiklerinde buralar bosmuydu ?rumlar,araplar,ermeniler,kürtler vs. yokmuydu?

    onlar bizden daha fazla ANAdolu-lu- degil mi?

    artik

    ATAlarimizin bir kisminin ANAdolu´nun farkli irklarindan oldugunu kabul etmek gerekmiyor mu ?

    ulusalci vatandas gibi degil,dünya vatandasi gibi düsünme zamani..

    cagdaslik/evernsellik mi dediniz ?

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  56. Kimlik bastırmak ?

    E be eblekler… Türk’ün hakkını savunmak da faşistlik oldu…

    Siz demokrat geçinenler :

    Babanız katil olsa ve sizleri ikide bir yoldan çevirip, itiraf et baban katil deseler …
    Babanızın katil olduğuna inanmıyorsanız vay halinize…

    Bildik işte faşist bu… Diye yaygara mı yapacaksınız ?

    Geri zekalı sürüsü…

    İnsanların duygu dünyasına da girmeye kalkıyorsunuz. Ben kendimi TÜRK hissedemezmişim…

    Vay be!.. Sana soracağız… Ama birileri kendini Ermeni hissedebilir ve diyebilir ki siz ERMENİLERİ kestiniz… Neymiş Ermeni… Pardon hani dünya insanıydınız ?

    Ermeni Türk var mı ki ???

    O halde sorun ne ?

    Gerçekten gerizekalısınız.

    İstediğimi hissederim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  57. istedigini hissetmek degil,hissetigini bir baskasina dayatmak geri zekalilik..

    okey..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  58. OikOs seni bazen tanımakta güçlük çekiyorum.
    İtiraz ettiğin kimi noktalarda haklısın.
    Ancak haklı olduğun noktalar Hrant Dink cinayetinin “büyütülecek bir olay olmadığının” gerekçesi değil. Soykırım tartışması ayrı bir konu. Bu savların kabulü reddi ayrı bir konu. Bu cinayet başka bir konu.

    Neredeyse “Hrant’ı öldürenlerin eline koluna sağlık” demediğin kaldı. Kendin diyorsun; “bu cinayet birileri tarafından cumhuriyete karşı kullanıldı”, bu cümleyi kurarken de ölen insanın TC vatandaşı olduğunu, hiç kimsenin keyfine göre adam öldürme hakkı olmadığını, devletin görevleri arasında yurttaşlarının can güvenliğinin sağlanmasının da olduğunu atlıyorsun. Birilerinin elini kolunu sallaya sallaya cinayet işlemesini meşru görüyorsun sanki…

    Bak oraya bir link koydum. Orada Hrant diyorki; “Soykırımı kabul etmemek de onurlu bir duruştur, Türkleri bu konuda anlamak gerekir, bizi ne Fransız senotosu nede başka bir ülkenin kararı ilgilendirmez” diyor… Yani Hrant’a ait ne okudun bilmiyorum ama, bu insanı öldürenin, Ermeni diasporası olma olasılığı bile çok yüksek bir olasılık iken, ipe sapa gelmez bir yığın laf sayıyorsun ve haklı olduğun noktaları da gölgeliyorsun.

    Bir de insanlara “geri zekalı sürüsü” gibi hakaretler ediyorsun! Ayıp oluyor ama… Sana yakışmıyor!…

    Sen sanırım bu başlığı “empati oyunu” başlığı ile karıştırdın ve kendine kendinin karşıtı bir rol biçtin:)) Ya da senin nickini ergenokoncular ele geçirdi ve senin adınla onlar yazıyor olmalı:)) Bir ihtimal sen de şu an Silivri hücrelerinde olabilirsin, birgün bunları senin yazmadığın anlaşılır ama iş işten geçmese bari:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  59. Ebuş canım…

    Ben ortaasya safsatalarına inanmam üstelik ırk üstünlüğü falan hikayelerine karşı yazılarım mevcuttur. Hepiniz Haluk hocanın yazılarına sessiz kalırken ben yazacağımı yazmıştım.

    Benim savunduğum şey Türklerin üstün IRK olduğu falan değil… Sadece aidiyet meselesi… Eğer bir ermeni kendini ermeni, bir kürt kendini kürt hissedebiliyorsa ve bunun üzerinden siyasetlerini konuşlandırıyorsa benim de kendimi Türk hissetmem ve savunmamdan daha doğal birşey olamaz.

    Benim odağım savunma kaynaklıdır. Savunacağım bir ailem, bir evim, bir memleketim olmasıdır.

    Gerisi havacıva…

    Ve elbet birileri benim ne hissettiğimi ne hissedeceğimi sorgulayamaz.

    Ne sen ne de başkası…

    Sorgulamanız durumunda FAŞİST durumuna düşen siz olursunuz.. Hatta çoktan oldunuz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  60. Hüseyin,

    Bu olay üzerinden,

    Türkleri küçük düşürmek, Cumhuriyet kazanımlarını yok saymak, Kendini TÜRK hissetmenin FAŞİSTLİK olduğu gibi varsayımlar yükseldi ve hala yükseliyor.

    Cinayet hergün işleniyor. Kürtler aile meclisi kararlarıyla kadınları öldürüyor. Bir diğeri davar tarlasına girdi diye komşusunu öldürüyor. Bir diğeri allaha küfretti diye öldürülüyor.

    İnsanlığın sorunları çoktur. Cinayet işleyen de çoktur. cinayete sevkeden de… Bir cinayetin önü alınamaz. Olur ve bulursan yargılarsın… İnsanın vahşeti, Türk’ün küçük düşürülmesiyle çözülecek bir olay değildir. Karşı durduğum budur. Aynı adam pkk cinayetini görmezden gelirken konu Türk olduğunda kendini kaybetmeye başlıyor. Bu duruma bir dur demenin zamanı geldiği kanısındayım.

    Ermeni haklı… (burada bir milliyet var)
    Kürt haklı… (burada da bir milliyet var)

    Türk; hem faşist, hem haksız… (Türk’ün milliyeti olamaz.)

    Yok öyle yağma…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  61. Kim gerizekalı?

    Bugün yürüyüşteydim. Orada anarşistinden solcusuna, ermenisinden türküne, demokratından liberaline onbinlerce insan vardı.

    Olmayanlar ise akp, ülkü ocakları ve dincilerdi.

    Oldu olacak, samastla bir hatıra fotoğrafı da sen çektir oikos.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  62. Bu yürüyüşlerin de altından derin devlet çıkacak…
    Yürüyenler maşa olduklarını anlayacaklar ama, kimin maşası olduklarını asla anlayamayacaklar…

    34 kişinin katilleri için kimse kılını bile kıpırdatmıyor neden acaba?
    Ülkem gittikçe ilginçleşiyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  63. Eee xenix ?

    Sonuç ?

    Samast adam oldu mu siz oraya gidince ?

    Ya peki Ermeniler mutlu oldu mu ?

    Kürtler ?

    Bu arada…

    Türkler faşist oldu mu ? Onu anlayalım…

    Ben ne diyorum sen ne diyorsun ?

    Hiçbirinizin ermeni bir arkadaşı olmadı… Hiçbirinizin ermeni bir teyzesi olmadı… Hiçbirinizin rum arkadaşı olmadı… Hiçbirinizin evinize girip çıkan yahudi dostu yok. Hiçbirinizin evinde o çocukların anneleri hep beraber pasta çörek yapmadı…

    Sizlerin, Garbis, Alen, Niko, Alex, Koko, Nini, Mey, Yasef, Maksut, Anri, Abut ve daha adını sayamadığım arkadaşı oldu mu ?

    Hiç evlerine girdiniz mi? Düğünlerine gittiniz mi? Bir cuma akşamı hep beraber şabat yemeği yediniz mi ?

    Neye aç olduğunuzu biliyorum.

    Bunu Türk düşmanlığıyla aynı kefeye koymayın…

    Fakat mesele bu değil.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  64. Mesele, sizi bu ruh haline itenlerde…

    Ben nasıl ki, bir Ermeni’ye gidip (İster Ermenistan’da yaşasın ister burda veya dünyanın başka yerinde) Ermeni olmayın kardeşim dünya insanı olun demiyorsam. Bunu onlara yapılmış bir saygısızlık olarak adlediyorsam. Aynı saygıyı ben de beklerim.

    Taşları yerinden oynatmayı sadece kendini Türk hissedenlere karşı becerebiliyorsanız veya bunu becermeyi umuyorsanız; Yanlış adrestesiniz. Yanlış bir hümanizm oyunu içindesiniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  65. Deliller karartılmış, sanıklardan birisinin yargılanması unutulmuş, defalarca ölümle tehdit edilmesine rağmen o zamanın polis müdürü şimdi vali olmuş durumdayken…

    Asıl sizin bu ruh haliniz nedir yahu?

    Benim bildiğim sizin sesiniz haksızlık ve yandaşlık durumlarında gür çıkardı…

    Ne oldu ermeni arkadaşlarının isimlerini sayınca lütuf mu etmiş oldun onlara? Hrant’ı ermeni olarak değil de Türk vatandaşı olarak görmeni engelleyen şey nedir sevgili oikos?

    Burada mevzu türk, kürt veya ermeni meselesi değildir. Devletin, hükümetin veya bir grup insanın cinayet işleyip-işletip yine kendi yargısıyla bunu aklamasıdır. Bugün pankart açan öğrenciler örgüt suçundan yargılanıyorken, olayda bir sürü adamın parmağı varken mahkemenin böyle bir karar almasına hangi ideoloji hangi milliyetçilik veya ulusalcılık adına razı olabiliyorsunuz?

    Evet ben bile bu ülkede bir zamanlar apolitikken beni bu ruh haline itenlere tepki göstermeden duramamaya başladım. Peki sizi bu ruh haline, herşeyi kabullenme haline veya kesin amerikalıların işidir, kesin derin devletin işidir gibi hallere iten nedir?

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  66. Siyasi uçların kim olduğu belli: Olayı en başından beri bir şaşırtmacayla kendilerinden başka bir gruba yıkmak isteyen AKP zihniyeti… Mahkeme kendi istedikleri gibi karar vermeyince ve üstlerine kalınca panik olmuşlar felan… Geçiniz…

    Abd, Din odakları, BOP, vs.. bunları defalarca konuştuk. (şimdi sırası değil)

    Ben olaya kişisel bakıyorum. Öldürülene kadar adını bile bilmediğiniz biriydi Hrant Dink, birkaç defa TV’de görülmüştü. evet bir gazeteciydi, şimdi içeride çürüyen gazeteciler kadar… Öldü evet ve fakat hiç birinin ölümü bir iktidara bu kadar yaramamıştı… Hemen akabinde ergenekon safsatası başlatıldı… (yoksa unuttun mu?) Gazeteciler içeri alınmaya başladı.

    Bak burası önemli:

    İçeride çü-rü-yen… Hapiste çü-rüü-yen… Zindanda çü-rüüü-yen…

    Ne uğruna : AKP’nin bir reaya devleti yaratmaya yönelik sahte demokratik planları uğruna…

    Kim TUKAKA : TÜRK

    Ne olmalı : DÜNYA İNSANI

    Ne düşünmeli : DİMOKRASİ KILICI

    Sonra : Allahın izniyle şeriatı tesis edeceğiz.

    Aferin… hadi bağırın : Hepimiz HRANTIZ…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  67. Hala şeriatın geleceğine mi inanıyorsunuz? Çıkın biraz Türklük meselesinden, biraz dünyaya bakın. Siz hala Türkiye’nin şeriata dönmesine büyük abilerin izin vereceğini mi düşünüyorsunuz?
    Başka bir mesele de, Türk milliyetçisi olmadığınızı vurgulamış olmanız. Diyorsunuz ki, “evime saldırıyorlar, evimi korumayayım mı?”..Kim evine saldırıya karşı savunmaya geçmez ki! Ancak siz sadece yatak odanızı koruyor gibisiniz. Mutfağınızın da önemi yok mu?
    Hrant Dink de bu ülkenin bir evladıdır. Ne oldu da sırtınızı döndünüz? Mari, Agop, Kirkor… saymış da saymışsın da, bir Ermeni hikayeciden hikaye okudun mu? Margosyan’ın hikayelerini okudun mu? Türk Tiyatro tarihine baktın mı? Dünyaca ünlü fotoğrafçımızı unuttun mu?
    Ne oldu da sırtını döndün ?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  68. spartacus, güzel bir noktaya değinmiş. Ülkemizin yetiştirdiği güzel insanları Ermenisi, Alevisi, Kürdüyle kucaklamayacağız da n’apacağız? Hangi ülkede olursa olsun azınlığı yalnızlaştırmak, onları itmek, sorunlarını görmezden gelmek çözüm değil, sorun yaratır. Bir ülkenin demokrasisi, o ülkedeki azınlık haklarıyla ölçülür.
    Bugün yürüyüşteydim. Ama gördüm ki, yürüyenler gazeteciler için yürüyenlerle aynı kişilerdi. Rakel Dink’i teşekkür etmesi için çağırdıklarında, “bir bebekten katil yaratan” şeklinde inanılmaz bir duyarlılıkta, incelikte söz etmiş insan, mikrofonu geri verdi. Eliyle kalabalığı selamladı, sonra elini kalbine koydu. Ben o güzel insanlara yalnız olmadıklarını hissettirmek için oradaydım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  69. Hrant Dink .. Sırt dönme… Hikayeler…

    Bi de abi dedin galiba ?

    O fotoğraf sanatçısıyla birebir tanıştım. Konuştum. Sohbet ettim. Beni sevdi. Kartını verdi. Davet etti. Hatta birlikte fotoğrafımız bile var. (Ara Güler’se eğer…)

    Hikayeleri okumadım. İlgi alanıma girmediğinden olsa gerek…

    Tarihi iyi bilirim.

    Şimdi:

    Ben tüm Türklerin eserlerini okumak zorunda olmadığım gibi Ermeni veya Rum veya Fin’li birinin eserini okumak, bilmek zorunda da değilim.

    Fakat en önemlisi, ki bu sürekli atladığınız en önemli olgu: Ben Hrant Dink’i sevmek zorunda değilim. Seni sevmek zorunda da değilim. Canım kimi isterse onu sever onun için üzülür onun için ağlarım. Etrafınıza o kadar arabesk bir örgü örmüşsünüz ki bu örgünün sahtekarlığından bir türlü çıkamıyorsunuz.

    Mutfak mış… Kardeşim arabesk fayanslardan kurduğunuz bu mutfağı bana niye pompalıyorsun ?

    Sonra da sırt dönmek diyorsun.. Sorunlu falan mısınız ya siz ?

    Kadir İnanır filmi gibisiniz yahu: Seveceksin…

    Hadi ordan manyaklar….

    Abiniz Tayyip orda ona söyle sana yardımcı olur. Tüm arabesk fiiliyatıyla…

    Siz hümanist falan değilsiniz yahu… Siz bildik delisiniz….

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  70. Adamın ölüsü üzerinden kendinizi VAR ETMEYE çalışıyorsunuz. Onu oyuncak yapıyorsunuz. Emellerinize alet ediyorsunuz.

    Sahi onun üzerinden neyi sorguluyordunuz ?

    Hatırlayabildiniz mi ?

    Ağca dolaşıyor…

    Son sözüm: Hapiste olmak ölmekten beterdir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  71. O bir kere öyle değildi.
    -Sevmiyorum,
    -Seviyorsun.
    -Sevmiyorum,
    -Seviyorsun.
    -Sevmiyorum,
    -Seviyorsun dedim.
    -Seviyorum…
    -Şlaaaak! Yalan söylüyorsun!

    :))

    oik0s umarım bir haksızlığa, adaletsizliğe, maazallah uğramazsınız, ama içiniz ferah olsun biz vicdanı hürler, sizin gibiler için de burdayız.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  72. Evet canım…

    Bir Türk olarak sürekli haksızlığa uğruyorum.

    Daha fazlası için yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  73. Tarihi bilmek, hem de iyi bilmek demek; farklı, çatışmalı görüş ve yorumları okumaktır bence. Yoksa tarihi güçlüler yazıyor. Güçlülerin yazdığı şeye inanmak pek matah bir şey değil bana göre. Resmi tarih ise tam bir kandırmaca. Kendi kaynakların kadar, yabancı kaynakları da taraman şart. Öncelikle önyargıları rafa kaldırmak gerek.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  74. Bak gene aynı şey…

    Bu sefer benim üzerimden kendini var ediyor.

    Kardeşim benim neyi okuduğumu, neyi okumadığımı, ilgi alanlarımı, kütüphanemi, yaşantımı, eğitimimi biliyor musun ?

    İlla ruh hastası demeliyim…

    Sana bir sır vereyim. Burada, bu platformda sadece yazdıklarınla varolabilirsin. Argümanlarını doğru kullan yeter.

    Ha bir de faşist olma… Ne olmam gerektiğini söyleme… (Hesapta hümanist ya)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  75. oikos yazdi;”..Siyasi uçların kim olduğu belli: Olayı en başından beri bir şaşırtmacayla kendilerinden başka bir gruba yıkmak isteyen AKP zihniyeti… Mahkeme kendi istedikleri gibi karar vermeyince ve üstlerine kalınca panik olmuşlar felan…”

    heh heh..

    hani

    akp mahkemesiydi ?
    akp yargisiydi ?
    akp müdahele ediyordu ?

    iftiralar tutmayinca,”Mahkeme kendi istedikleri gibi karar vermeyince..” oldu:) bla bla..

    yahu

    akp´nin yargiya müdahelesi söz konusu olsaydi bu cinayeti ERGENEKON´a baglatmasi gerekmezmiydi ?

    bence gerekirdi..

    bir,hrant dink davasi ergenokon davasina baglandiginda akp ermeni cemaatinin sempatisini kazanir iki,ergenokon örgütüne karsi yürüttügü mücadelede psikolojik/siyasi avantaj saglardi..

    bir tasla iki kus..

    oikos,karaladiklarinizi,yildizinizin barisik oldugu forumdaslar dahi icine sindiremiyor, ismini sayip durdugunuz ermeni dostlariniz nasil hazmetsin..haa,yazdiklarinizin dogrulugundan emin iseniz ermeni vs.dostlariniza bi okutun bakalim kimin yüzü kizaracak..

    “..Herkesi bir kere kandırabilirsiniz,birini her zaman kandırabilirsiniz ama herkesi her zaman kandıramazsınız…” (Abraham Lincoln)

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  76. Her mahkemeyi her yargıcı kendine bağlı nefer sanmıyorsun herhalde…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  77. Hem kimi sevip sevmeyeceğimi size mi soracağım diyorsunuz hem de Hrant’ı seven, adalet isteyen on binlerce insana kimi sevip sevmeyeceklerini dayatmaya çalışıyorsunuz. Size mi soracaklar kimi sevip sevmeyeceklerini. Manyak olan kim acaba bu başlıkta.

    Gazetecileri içeri atan yargıyla, Hrantın ölümünde örgüt bulamayan yargı aynı yargıdır. Tepki bunadır.

    Faşizme inat, kardeşimsin Hrant.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  78. Faşistliği “Yaftalama” ve “Arabesk”te arayacaksın. Ben de değil… İlk olarak da kendine bakacaksın.

    Bu yaptığın, kendini diğerinden ayıran koskoca bir basitlikten başka birşey değil.

    Ve o kadar da ahlakçı…

    Ben etik değerleri bilmiyorum sen biliyorsun. Ben katilim sen değilsin.


    Ben onlardan biriydim zaten, Fakat o benim için ölen bir türkten farksız. eğer arkadaşım olsaydı, yakınım olsaydı onun için üzülür ve cenazesine de giderdim.

    Fakat sizin gibi riyakar olmadığım için böyle birşeye gerek duymadığımı söylüyorum.

    Yaptığınız sadece Ebubekir gibilerinin ve İKTİDARIN ekmeğine yağ sürmek…

    Sürmeye devam et… Ve sakın seviyorum deme… Bu bir yalan…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  79. Tek bildiği ilkkurşun, açık istihbarat, yeniçağ gibi pislik saçan sitelerde yayınlanmış 0lan yazıları, gelip buraya aynen yapıştıran sayın misafir, amacın nedir tam 0larak?

    Senin 0 alıntı yaptığın siteler, gazeteler el birliğiyle öldürdüler Hrant’ı.

    Hrant katledilmeden önce Yeniçağ, 0rtad0ğu gibi gazetelerde neler yayınlandı, Emin Çölaşanlar, Deniz S0mlar neler yazdı haberin var mı?.. Ülkü 0cakları, Atsızcılar, İşçi Partililerin birlikte düzenledikleri nefret pr0test0larından haberin var mı?

    Şimdi de gelmiş 0rada yayınlanan, Hrant’ın arkadaşlarını yargılayan, utanmadan Hrant’a sahip çıkan yazıları buraya getiriy0rsun.. Hiç utanmıy0r musun?

    Bunu bilmeden mi, y0ksa bilerek mi yapıy0rsun ç0k merak ediy0rum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  80. Birileri alınıyor, üzülüyor diye faşistlik yapanlara faşist demeyecek miyiz? Ne diyeceğiz peki ? Eğer bu davadan Türklüğe zarar geldiğini düşünüyorsanız ,kendi katillerini ve suçlarını yaratan ırkçı,milliyetçi,dinci..vs ideolojiye karşı mücadelenizi yapmalısınız.Zira bu çamuru size onlar bulaştırıyor. Faşizme karşı tepkisini koyanlar değil. Bir cinayeti ideolojiniz uğruna görmezden gelecek hale gelmişseniz, sizden humanist falan da olmaz.Gelmişsiniz birde başkasının humanizmine laf ediyorsunuz.Okuduklarım gerçekten üzülmeme neden oldu.Yazık.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  81. oikos yazdi;”..Yaptığınız sadece Ebubekir gibilerinin ve İKTİDARIN ekmeğine yağ sürmek…”

    ne alaka ?

    oikos,ulusalci “rejim bekci”lerinin destegine ihtiyacimizin olmadigi halkin destegiyle tescillendi..

    her maglubiyet sonunda akp´ye oy verenlere,ayak takimi,odun kafali,bidon kafali,göbegini kasiyan adam diyerek hakaret eden zihniyet elbette kedi gibi ulasamadigi cigere mundar der teselli bulmaya calisir:)

    bu,”mozele ayar”li 1930 model kafa degismedigi sürece daha cook muhalefette kalir..

    oikos,siz devam edin:)))

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  82. Breh breh! arabesk müzikçiler gene gelmiş.

    Ebuşçuğum… Gayene az kaldı merak etme canım. Bu liberal geçinen müslümler seni şeriata taşıyacak. sonra belki kafalarını taşlara vururlar velakin iş işten geçmiş olacak. Hadi uğurlu olsun.. (sen sus)


    Ne diyor bu faşist dinci ?

    OY VERENLER… Biz çoğuz…

    Ne demiştin sevgili Ned: Bir ülkenin demokrasisi, o ülkedeki azınlık haklarıyla ölçülür.

    Ya ya azınlık olmak zordur…

    Biz türkler de azınlıktayız… Lütfen beni de bu kategoriye al 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  83. Baal da üzülmüş. Vah vah ! ben de üzüldüm.

    Sen önce ne yazdığımı anla sonra faşist maşist diye salak salak yazarsın… hahaha 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  84. Sevgili oik0s, elbette önceliğimiz azınlık haklarıdır. Kimse Türkler şöyledir böyledir demiyor; bunu Hrant Dink’in çevresi dahi dile getirmedi. Suçlanan hep yönetimlerdi, otoritelerdi. Hrant Dink’in arkadaşlarının söylemi de Türklük karştılığı içermiyordu. Sloganlardan biri “AKP’ye inat, kardeşimsin Hrant” tı. Özetle; mahkeme ile birlikte iktidar temsilcisi AKP de eleştiriliyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  85. Vah! quemquamne hominem in animum instituere, aut parare, quod sit charius quam ipse est sibi? (Terentius)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  86. Hayır sevgili Ned önceliğimiz kişisel haklarımızdır.

    -Ramazanda konya’da öğle vakti yiyecek birşeyler bulmak gibi…
    -Trafikte sıraya ondan önce girdiğin halde ikinci, üçüncü şeritten senin önüne geçenleri önlemek gibi… (Böyle bir hak çalmayı Almanya’da aklına bile getiremeyen alamancı, bu ülkeye gelince sanki bir yaratığa dönüşüyor.) Hani bari o yapmaz diye düşündüğüm için söylüyorum.
    -Camiye 100 metre gibi…
    -Zorunlu din dersi gibi…
    -Tabi en önemlisi : Bu ülkede vergi, kayıtlı 700 bin şirketten ve onların çalışan işçilerinden alınır. Bu şirketler üretir veya alır satar. Diğer vatandaşlar vergi vermez. Alınan vergiyi paylaşır. Eğer yandaş değilseniz (her devrin hükümeti zamanında) Bu firmaları kurabilmek için devletten yardım alamazsınız. Mesela AKP nin yeni ticaret kanunu ile firmanızdan borç para alamazsınız. Gösterilen kâr üzerinden kendi hakkınız olan parayı ikinci kere vergisini ödeyerek alabilirsiniz. Çok ama çok hakkaniyetli olduğunu söyleyebilirim.
    -Hergün 5 kere Binlerce watt ezan sesine maruz kalmak gibi…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  87. Kendini adam sananları kim engelleyecek.

    İki satır,

    insan hakkı
    hak
    demokrasi

    yazan her ikiyüzlü adam olacak öyle mi ?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  88. 0ik0s haklı.

    Site m0dlarından birinin 0ik0s’u engellemesi gerekiy0r.. Bu iş böyle 0lmaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  89. Bazı siyasi tartışmalarda, birisini taraf tutarken karşındaki kişinin en azından konudan haberdar olması gerekir. Ağız dolusu küfretmeyi herkes bilir ama küfretmek acizliktir!

    Yahu daha anarşizmin ne olduğunu bilmeden, anarşistim diyerek Türkçülük yapan adamdan bu tip faşist söylemlerden daha fazlası da beklenemezdi. Ne olduğunu bilmeyen, diğerlerine ne olacağını söyleyecek kadar arif değildir..

    Hrant Dink cinayeti bir insanlık ayıbıdır. Bu ayıbı milliyetçilikle örtbas etmeye çalışanlar da o ayıbı yapanlar kadar suçludur! Hrant’ın Ermeni, Türk, Kürt, Alevi, Sunni vs olması onun savunulacak taraflarına ne bir eksi ne de bir artı koyar. Hala perspektifiniz o kadar dar ki, insanları milliyet veyahut dinlerine göre ayırmadığımızı göremiyorsunuz. O at gözlüğüyle yollarda dolaşmak zor oluyordur sizin için.. Yazık..

    Dünyada işlenmesi zor üç şey vardır: elmas, milliyetçilik, faşist insan ruhu. Nitekim birincisini gayet rahat işleyebiliyorlar artık!

    NOT: Küfürler site yönetimi tarafından kaldırılmıştır, bundan sonrakiler de kaldırılacaktır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  90. Tepki kimeydi?

    Bu yürüyüşlerdeki tepki;
    Yargının birini unutacak kadar özensiz olunuşaydı,
    Maşaları kullananları bulmak istemeyeşineydi,
    Her şeyi bilen dönemin polis müdürünün şimdi vali olunuşaydı,
    Delilleri karartan, sümen altı eden adalet anlayışınaydı…

    Biz orada Hrant’ın ruhunu şad etmek için yürümedik.

    İsteyen yürür isteyen yürümez. Kimse kimseye neden yürüdün veya neden yürümedin diyemez. Orada onbin değil 1 milyon insan olsaydı ne şimdi bahsettiğiniz kişisel haksızlıklar kalırdı ne de başka bir şey.

    Peki senin tepkin neye oikos?

    Hrant’ın ermeni oluşuna. Hepsi bu yani…

    Yani diyorsun ki orada ölen bir türk olsaydı ve aynı yargı süreci onlara yapılsaydı ben de yürürdüm…

    Karışmıyorum sana, istediğin için yürü istediğin için yürüme.

    Ama sen de bana karışma.. İstediğim için yürürüm, istediğim gün ermeni olurum, kürt olurum, eşcinsel olurum, ateist olurum, müslüman olurum, zenci olurum…

    Karışma…

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  91. Hrant Dink, Türklüğü aşağıladı mı?

    “Dünya’daki en büyük suç bence ırkçılıktır.
    ” H.D.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  92. Mahkeme kararı, Hrant Dink ve Ogün Samast konusu dışındaki yorumlar bu yorumumdan sonra silinecektir. Lütfen kişisel sataşmalar yerine konu ile ilgili düşüncelerinizi yazınız.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  93. Ne yazık ki bir kalem erbabının öldürülüşünün ardından konu kişisel sataşmalara, aşağılamalara ve hakaretlere kadar vardı. Bir vatandaş olarak tabii ki kişisel haklarım önce geliyor. Sırf bu nedenden ötürü, yani kendi kişisel haklarım için bir başkasının yaşam hakkını savunmak gerektiğini düşünüyorum. Bir insanın ifade özgürlüğünden söz ediyorum. Bir insan konuşmasın diye, eleştirmesin diye, sorgulayıp pürüzleri söylemesin diye (bu sözler yanlış veya doğru) öldürülmemeliydi diyorum. Yaşam hakkını savunmak, düşünme ve ifade özgürlüğünü savunmak ve acıları paylaşmaktan kimse rencide olmamalı, olmasın.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  94. Söz konusu rencide olmaksa ben de rencide oldum! Bir Türk olarak karanlık birtakım güçlerin organize ettikleri, meçhul ve hain planlar yüzünden devletimin alnına bir kara leke daha sürülmüş olmasından dolayı rencide oldum. Siyasi cinayetlerle lekelenmiş olan ülkemin bir de tahammülsüz Türkler olarak anılacak olması beni de yaraladı. Bu duyguyu hissedenlerle aynı şeyi hissettiğimi düşünüyorum. Karanlık odakların pislikleri yüzünden aşağılanan tüm Türkler olmamalı. Buna katılıyorum ancak mahkemenin kendi hakimlerinin bile tatmin olmadığı gelişi güzel kararının da yine Türkleri rencide edecek bir karar olduğunu düşünüyorum. Ki ben rencide oldum. Gelenek bozulmadı dediler, karanlık cinayetlere sahip çıkan bir devlet anlayışı hala devam ediyor dediler. Rencide oldum. Ben de Dink’in öldürülmesinden mutlu olmayan, azınlık Türkler’den olduğumu göstermek için yürüdüm. Başka ülkelerde, akil insanlar haberleri izlediklerinde “bizim ülkemizde de karanlık odaklar var” diye duyumsayabilsinler istedim. Türklerin bazısı da var ki karanlıklar, aydınlansın istiyor, cinayetlerden rahatsız oluyor diye düşünülsün istedim. Benim kişilerle derdim yok. Almanları tanımam ama tüm Almanların ırkçı, katil olmayacaklarını biliyorum. Amerikalıları tanımam ama Hiroşima’yı bombalayan ABD’nin her bir kişisinin, Kızılderililere zülmeden ABDlilerin her birinin kötü, aşağılık, iğrenç olmadıklarını bilirim. Ama tarihlerine baktıklarında herhalde azınlık ABDli, azınlık Alman rencide oluyordur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  95. Hrant’ın Ermeni Kimliği üzerine yazdığı (Türkleri aşağıladığı söylenen ifadeler de içinde) yazı dizisine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.. 0 ifade 8. bölümde geçiy0r.. Fakat yazının başı ve s0nu birlikte 0kunursa, faşistlerin ifadeyi çarpıttığı, aslında hiçbir şekilde hakaret 0lmadığını, Türklerden ziyade Ermeni kimliğine dair bir söylem 0lduğu net bir şekilde görülebilir;

    link to turquieeuropeenne.eu

    Aşağıda da mahkeme tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmayan bilirkişi rap0ru var.. 0rada da Hrant’ın yazdığı yazılarda hiçbir şekilde bu tür ifadeler yer almadığı yazıy0r.. Yazdığı s0n 3 yazı aşağıdaki linkte de mevcut.. Dileyen burdan da 0kuyabilir;

    link to radikal.com.tr

    Bu ifadeleri hangi gazetelerin, köşe yazarlarının çarpıtarak sayfalarına taşıdığını ise, bu k0nuya yazdığım ilk iletide, nefretsöylemi.0rg sitesinde yayınlanan bir makalede vermiştim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  96. Adam komsusunu kesmis, arazisine el koymus, mulkunu ikiye katlamis.
    Neden beni desteklemiyorsun, vatan haini kansiz imme diyorsa…

    Turklugu bu kadar asagi cekmeye kimsenin hakki yoktur.
    Katil katildir, savunulacak yani yoktur.

    Biz katillerine sefkat gosteren bir irkin ahfadi degiliz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  97. hrantı tanımıyorum . ne zaman ne dedi fazlada bilgim yok Ermeni veya türk oluşuda beni ilgilendirmiyor
    beni ilgilendiren bir adamın cinayeti ancak bu kadar örf bas edilebilir oluşu ve katil seviciliği bu ne arkadaş
    dedim ya hrantı tanımıyorum ama kendimi tanıyorum ben bir faşist değilim onun için bu yaşananaları içime sindiremem

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  98. “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatı üzerine Dink’i hedef alan suikastı inceleyen DDK, raporunu tamamlayarak kamuoyuna açıkladı.

    Raporda, “Hrant Dink’e yönelik bir tehlikenin varlığının Emniyet ve Jandarma personelince öğrenilmiş olduğu, Hrant Dink’in korunmasına yönelik istihbarat birimlerinin gerekli çalışmaları yapmadığı ve işbirliğine gitmediği, idari makamların Hrant Dink’e yönelik oluşan riskleri bilebilecek durumda olmalarına rağmen, her kademedeki sorumluların zincirleme eylemleri sonucunda tehlikeyi önlemek için gereken tedbirlerin alınmadığı”na işaret edildi.

    Raporda ayrıca, Dink’in ölümünün ardından devlet yetkililerinin veya organlarının sorumluluklarını ortaya koymak açısından gereken soruşturmaların derhal başlatıldığı ifade edilerek, “İdare organlarınca sürdürülen soruşturmalarda yasal olarak öngörülen süreçlere uyulmakla birlikte, gerek kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin mevzuat düzenlemelerinin niteliğinden gerekse kamu görevlilerinin soruşturulması hususunda izlenen yöntemlerdeki hatalar/yanlışlıklar ve diğer eksiklikler sebebiyle yürütülen soruşturmalardan etkin bir sonuç alınamadığı kanaatine ulaşılmıştır” denildi.”

    Bir işe yarayacak mı? Bence yaramayacak.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  99. Harfiyen brifing icraat mafiş.

    Çok uluslu bir firmada çalışırken bir ortadoğu kökenli meslektaşım söylemişti. Mühendisler fabrika hayatında, iş, makina, insan, üretim ve ilişkilerle uğraşırken çok yıpranırlar, işverende birkaç günlüğüne onları 5 yılıdzlı bir otelde eğitim, seminer vb etkinliklere gönderir, böylece biraz moral depolayıp daha verimli olursunuz işe döndüğünüzde. Yani aldığınız eğitim göstermeliktir çoğu kez.

    İşte böyle bir eğitim sonunda meslektaşım bunu kulağıma fısıldamıştı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  100. Hrant için, 6. yıl – Buradayız Ahparig!

    Hrant öldürüleli altı yıl, müsamere (cinayet davası) sonuçlanalı bir yıl oldu. Hrant’ın öldürülmesiyle ilgili olarak şaibe altındaki hiçbir devlet görevlisi doğru dürüst soruşturulmadığı, yargılanmadığı gibi, bu cinayete bir şekilde adı karışan herkes neredeyse ödüllendirildi. Hrant’ı yazmadığı şeyden ötürü mahkum edip hedef haline getirenlerden biri, Türkiye’ye ombudsman yapıldı. Cinayet gaddarlıktı, sonrası kepazelik, yüzsüzlük oldu. Altıncı yılda, adalet mücadelemiz sürüyor.

    Hrant için, 6. yıl – Buradayız Ahparig! from ümit kıvanç on Vimeo.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.