Suuuuuu

Sonsuz, Xenix ve Kambur Kerim biraz macera, biraz temiz hava, değişiklik ve orjinal bir ortam için Abuzittinistan diye bir yerde çadır kurup birkaç gün kamp yaparlar.

Bulundukları yerde hava sıcaklığı +2 veya +3 santigrad derece yani oldukça soğuktur. Ancak yüzlerce metrekare etraflarında buz, akarsu ve herhangi bir canlı bitki ve de bir hayvan yoktur. Yağmur, kar ve dolu da buraya yıllardır yağmıyor, en ufak bir su birikintisi de yok. Bulundukları bölgeye kara yoluyla da ulaşım yok. Son derecede ıssız bir yer, buraya helikopterle Hüseyin Aktaş tarafından bırakıldılar, en yakın yerleşim yeri, yani bir insan rastlayabilecekleri yer, en az beş yüz kilometre uzakta.

Birkaç gün kaldıktan sonra belirli olan dönüş günü için helikopter pilotları olan Aktaş’a telefon edip ”artık bizi hemen alabilirisin” diyorlar. Aktaş ise kendisinin ücret ve diğer sosyal haklarının kabül edilmediği için tam 48 saat grev yapacağını, bunun onlara ders olmasını bir daha da emekçinin hakkının tam olarak verilmemesinin ne demek olduğunu öğrenin ve bu size ders olsun diyor.

Durumun vahametini telefonla öğrenen Doktor Gamaro ise; ”arkadaşlar o iklimde sizin için en tehlikeli şey dehidratasyon yani vücüdunuzun su kaybetmesi ve bunun neticesi geçireceğiniz kalp krizi veya ani ölüm”dedi. ”Mutlaka yudum yudum da olsa arasıra su için” diyerek telefonu kapadı.

Sonsuz, Xenix ve Kambur Kerimin yiyecek hiçbirşeyleri kalmadığı gibi içecek namına da birşeyler yoktu. Çadırdaki 3 kafadar tüm eşyalarını ortaya döktü. İşe yarar hiçbirşey yoktu. Suratlar asık moraller bozukken, Sonsuz: ”Sizlere güvenmiyorum, buraya gelirken freeshoptan aldığınız hediye paketlerini de açın” dedi. (Muhtemelen çikolata, içki vb birşeyler düşündü.)

Ardınan kendisinin nişanlısına aldığı gümüş kaşığı süslü ambalajından çıkarıp ortaya koydu.

Kambur Kerim de bir düzine, oldukça kalın ve uzun rengarenk ama işlevsel de olan mumları çıkardı.

Xenix ise Amerikan ve İsrail komonda askerlerinin kullandığı ful dolu en az 1 saat sürekli yanabilecek durumda hazır zıttırıpırt çakmağını çıkarırken dahice konuştu.

” Beyler yudum yudum da olsa sizlere su bulacağım, bu su bize 48 saat için yeterli olmasa bile, kalp krizi geçirtmeden yaşatır.

Evet, Xenix’in fikri nedir?

76 yorum “Suuuuuu”

  1. Tüm uçuş ve havayolu emekçileri Aktaş’ı haklı bulduğundan dolayı, başka bir helikopter pilotu çağırmanın olanağı yok.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Sevgili Kambur,
    Sanırım sorunu politik bir soru olarak algıladılar ve internette bu konuda tarihçiler ne demiş acaba diye belge araştırmaya gidilmiş olmalı. Tabi bu durumda iş biraz uzayacak gibi görünüyor. Ben en iyisi gelip sizi alayım oradan ve sana yanıt vermeyenleri götürüp bırakayım oraya. O zaman yanıtı çabuk bulurlar:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Bence de, uygun olur. Tehilke insanı zekileştirebilir.

    Bu yüzden 1. halifeyi bıraksak mı oraya? Çıksın karşımıza Marxist-Leninist Proleter Devrimci olarak, olaya bak sen ;-))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Mumu eritip vücutlarına sürerler.
    Mum tabakası su kaybını önler.
    Ayrıca mum kolay kolay hidrolize uğramaz.
    Su ile temasa girmez ve sabunlaşmaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. abi böyle sorumu olur… insan okurken baş tarafı unutuyor :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Mumun kimyasal formülünü tam olarak bilmiyorum ama yandığına göre içinde mutlaka C ve H vardır. Ee yandıktan sonra ortaya CO2 ve H2O çıkaracaktır. İşte o H2O buharını kaşıklar vasıtasıyla soğutur biriktirirsek belki bir iki damla su üretiriz gibi geliyor. Tabi mumun is’inden zehirlenmezsek.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Damlacıklar halinde suyu metal kaşıkta elde edeceksin, bu kısmı doğru. Ancak subahırını mumdan elde etmeyeceksin, başka yerden. Nereden?
    Sahi havalar nasıl sizin oralarda?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Bilimsel olarak mumun yanması için oksijen gerekir. Ateşten su elde edilebilir. Yani mum yanarken hidrjen ve oksijen atomları birleşir. Kaşıkta kendinden soğuk bir ortama çarpınca suya dönüşür. 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Bravo, bu da doğru yanıt yerine geçer, neticede suyu elde ettin.

    Ben önce mumu yakarım, daha sonra 2-3 derecelik soğuk ortama kaşığı çıkarırım. Daha sonra da bu kaşığı mum alevi üzernde kısa bir süre tutarsam su damlacıkları, kaşığın içinde toplanır.

    Yani havanın buhar olan rutubetini likit suya çevirip vücudumuza alırız.

    Mumun yanması; kimayasal bir olay, suyun buhar fazından sıvı faza geçmesi ise fiziksel bir olay, kalanı da biraz zeka, biraz genel kültür.

    Tekrar tebrikler.

    Not: Bu soruyu dün de 50 kadar Kimya Mühendisine sordum kapalı bir face ortamında, umarım buradan kopya çekmezler ;-))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Anladığım kadarıyla diyorsunuz ki havadaki su buharı mum alevleri sayesinde kaşıkta toplanır.

    Bana bu pek mümkün görünmüyor. I ıh cevap doğru gelmiyor nedense.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Soğuk ortmadan sıcak ortama geçen bir cisim, cam bile olsa, hemen üstünde, havada olan su buharı damlacıklar olarak yoğunlaşır. Örneğin yaz sıcağında buz dolabından bir şişe bira al, git deniz kenarı veya bir açık havada banka oturup içmeye başla, hemen bira şişesini üstünde damlacıklar görürüsün. Hatta birayı buzdolabından almadan evel iyice kağıt peçete ile kurula, gene havadaki su buharı birkaç dakika sonra cama yapışır ve damlacıklar oluşur.

    Bu arada bir arkadaşım da, çadır veya tentede mutlaka sabaha karşı nem oluşurur dedi, onu kullanabiliriz deiye yorum yaptı. Bu da mantıklı.

    Sağlıcakla kal.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. yalniz soyle bir tehlike var sizin cadirda hava sizakligi saten+3falan , havadaki nem oranini bilmiyoruz eger bagil nem %90 bile olsa bu mutlak olarak(yani su olarak) cok az bir miktara tekabul eder (bkz 1-psikrometrik diyagram 2- cig noktasi 3- relatif nem kavramlari)
    Yni kalp krizi gecirmekten kurtulamazsiniz , en iyisimi sasal hamidiye biseyler bulmak lazim ;))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Aksi de mümkün değil stalker.
    Yani çöl veya dünya üzerinde herhangi bir açık havada, bir metali soğuk bir ortamda bir müddet tuttuğumuzda üzerine mutlaka atmosferdeki buhar yapışır. Bunu da sıcak bir ortama soktuğumuzda buhar sıvılaşır.

    Subaharının atmosferde sıfır olduğu doğal bir ortam yok.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. “Soğuk ortmadan sıcak ortama geçen bir cisim, cam bile olsa, hemen üstünde, havada olan su buharı damlacıklar olarak yoğunlaşır.”

    Tamam buna katılıyorum da soruda böyle bir şey yokki. Yani soğuk ortamdan sıcak ortama geçmek diye bir şey yok. 2-3 derece demiyor musunuz soğukluk?

    Ama verdiğiniz bira örneği tam tersi.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. tamam teorik olarak her zaman buhar var , ama -18C de mesela(buralarain normal gunluk kis havasi) bagil nem %100 dur ama bir gr bile su(buhar) yoktur havada. ancak insanlarin nefeslerinde vardir.-40C daki birayi cikar koy -18C ye bir damla yogusma goremezsin.
    yani yogusma olmasi icin havanin kayda deger miktarda mutlak nem tasimasi ve bu havaya yogusma noktasindan soguk yuzey degmesi gerekiyor.+3C orneginde bir kg hava(1,35m3)4.5gr dan fazla su tasiyamaz ,yani tum cadirin icinde 100gr su yok. bunu kasiga yapistirmak icin kasigi isitmak degil aksine sogutmak lazim. Yanlarinda freon balonu olsa 30-60 gr kadar su elde etme sanslari var, adam basi 10-20gr :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. Sevgili xenix; 2 veya 3 derecelik soğuk ortam yani çadırın dışıdır, içeride de kaşığa sıcak ortam için mumu yakıyoruz bu yüzden. Bira da buzdolabında 4 veya 6 derece arasında bulunur. Sıcaklığı 25-30 derece olan dış ortama çıktığında hemen cam yüzeyinde yoğunlaşma olmaz mı, bu da aynı prensip, mum alevinin sıcaklığı yerine hava sıcaklığı var.

    Sayın Stalker; elbette -40 dereceden -18 dereceye yoğunlaşma olmaz. Subuharının yoğunlaşması için mutlaka sıcaklığın sıfır derecenin üzerinde olması lazım. +2,+3 derecede metalin üzerinde normal şartlarda subuharı yapışır, zaten suyu damlacık halinde elde edeceğiz, kabaca, teorik olarak suyu ele geçireceğiz.

    Sağlıcakla kalın.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Hee. Mumlarla çadırı ısıtacaksınız yani. Ve içerdeki nem oranını arttırmak için arasıra cadırı havalandırcaksınız. Ee iyiymiş.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. Kamburcum Kerim,soru tam bir isi mekanigi iyi antrenman oluyor;

    simdi sitemi tamamen analiz edelim bu ortam +3 derece ve de ormanlik olsun (yani %100 doymus hava-tasiyabilecegi maximum suyu tasiyor-buda nedir?4,5grsu/1kg hava basina)
    Diyelikmi cadirin icini isittik , ama nem nereden gelecek? bir tek kaynak var orda: insanlar eger cadirin ici +20Cye ulasabilir ise …18m3 hacmi olsun cadirimizin(yani22,5kg hava), saatde 150gram su girisi var(adam basi ~50 gram olarak sizlerin su kaybi)toplam4.5+6.66gr=11,16gr/kg ..
    Vaay tebrikler icerideki nem seviyesi%70 oldu . Cig noktasi(Dew point)sicakligi 15C civarinda, yani kasigi 15C den soguk tutugunuz surece uzerinde yogusma olacaktir.
    Tebrikler kaybettiginiz suyu teorik olarak geri kazaniyorsunuz. tabi cadirin+3den +20ye isitilisi biraz saibeli oldu ona da kustuyu yalitim var diyelim.

    Bu rakamlari oyle yazdim ama onumde psikrometrik chart var(excel formatinda)oralarda hesaplayip yazdim.Yaklasik dogrudur hepsi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Yalnızca kaşığı ısıtmak yeterli, ona da mum alevi kafi gelir.

    Geçmiş olsun bu arada, kendine iyi bak, çok soğuk havalarada yorgan yetmez yalnız yiğide ;-))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. kesinlikle yannis…
    Kasigi sogutmak lazim15Cden daha soguk olmali ..
    Kerimcim bu hem benim meslegim , hemde 15 yildir turkiyedehic deneyimlemedigimiz sicaklik farklari ile muhatabim 1 e 1 yasiyorum kondens olayini . isim bu..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. “Yalnızca kaşığı ısıtmak yeterli, ona da mum alevi kafi gelir.”

    Kaşığı ısıtmak mı? Kaşığı neden ısıtıyoruz? :)) İşler iyice karıştı.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. Bakın deneyin, en kolayı, hava soğuk, kaşığı soğukta birkaç dakika tutun sonra mum alevinde ısıtın bakalım.

    Hava sıcaksa buzdolabında kaşığı soğutup yine kaşığı ısıtın.

    Stalker kondens olayı: Subaharı yaklaşık 100 derece olduğu için soğutuyorsun onu 15 dereceye. Oysa kaşıktaki yapışkan rutubet 2 veya 3 derece, onu da 15-25 dereceye getiriyorsun ısıtarak. Yöntemler farklı da olsa mantık aynıııı.

    Xenix de yaşlanıyor belli.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Sıkılmayın, daha yeni başlıyoruz.

    Şimdi bilimsel olan ne? Soğuk bir cisim, sıcak bir hava ile buluştuğunda havadaki su buharının soğuk cisim üzerinde yoğunlaşarak damlacık oluşturması. (Bira ve sıcak yaz günü örneği)

    Ama sizin soruya getirdiğiniz çözüm ne? Soğuk havada, cismi ısıtmak. Yani tam tersi. Bırakın üstünde su yoğunlaşmasını, varsa yoğunlaşmış su da buhar olur.

    Gözlüğü olanlar bilir, dışarıdan sıcak bir eve veya kafeye girdiklerinde gözlüklerinde buğulanma (su yoğunlaşması) olur. Girdikleri ortamdaki su buharı gözlüğün soğukluğundan dolayı yoğunlaşır ve sıvı hale geçer. Bu yoğunlaşmadan kurtulmak için gözlüğü ısıtmak gerekir.

    Veya arabası olanlar. İçeride ki hava ısındığında camlarda buğu oluşur. Bu buğulanmayı engellemek için camları ısıtma teknolojisi bile geliştirilmiştir.

    Hal böyleyken, siz şimdi kaşığı ısıtarak üstünde su yoğunlaşması oluşturabileceğinizde ısrarlı mısınız hala? (Bence siz bir deneyin bunu)

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Kambur kerim bu kondens meselesi boyledir cok kafa karistirir.Senin kafa fena karisti ..olur oyle :)) Denemesi bedava odaya bir cay bir bira koy , cayda kondens olmaz birada olur. Cig noktasi tanimli sicaklik ve nem degerinde buharin sivilasma degerini ifade eder .sicaklik sabitse nem arttikca cig noktasi sicakligi artar (yani daha sicak kasikta yogusma olabilir) bir kasigi buzdilabina koy digerini cakmakla isit sonra ikisinide kurulayip banyoya git , bak bakalim ne oluyor :))
    Bu ne inattir hocam .:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. 1-kondens cig noktasi (Dew Point)sicakligi altindaki yuzeylerde olusur
    2-Dew point sicakligi ortamin sicakligina(kuru termometre olcumu) nemine (yas termometre olcumu)ve denizden yukeskligine baglidir .
    3-Dew point den sicak yuzeylerde kesinlikle kondens olusmaz.(ornegin +20C bir odada bagil nem %50 ise 15,5 derece sicakliktaki yuzeyde kondens olmaz)
    4-Bina cephelerinde air conditionerkerin hep sokaga su akittigini gorurusunuz . soguyan serpantinde yogusma olur (odayi 28 den 18 e indirmeye calisirken serpantin yuzeyi 8-15C civarindadir bu da kesinlikle oda icindeki cig noktasindan dusuktur, su pompa ile sokaga atilir.
    5-kisin evlerimizde pencereler iceriden kondens ile kaplanir , cunku icerisi+20 disarisi +3 gibi cam yuzeyi +10 gibi , sonuc:soguk yuzeyde kondens .
    6-ofislerde, carsilarda falan tum sogutuculardan kondens toplayan bir boru sebekesi vardir , bu arizalaninca altindaki masaya su akar.Kisin ise ayni sistem(Fan koil) isitma yaparken kondens olmaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. Stalker, doğadaki çiğ olayı apayrı bir olay. O metal olsun olmasın fark etmez. Bizim konumuzda metal var.

    Air condition yani iklimleme cihazlarında ise makinanın yaptığı bir havayı soğutma işlemi var. Veya ısıtma. Bu da bulmaca ile ilgisiz.

    Şimdi elimizde düdüklü bir tencere ve hortum olsun. Deniz suyundan içme suyu elde edelim. Koy tencereye suyu, kaynat, düdük kısmına hortum tak, 100 derecede buharlaşan kısım saf su olur. Bu hortumun ucunu bir beher koy, yoğuşma (kondens) olması için de burada beheri tabiiki soğutacaksın. Örneğin beheri de su banyosuna koyacaksın. Burada yaptığımız distilasyondur aslında. Sen burada olayı karıştırıyorsun, bu örnekle benim bulmacam arasında hiç bağ yok.

    Xenix, lütfen internetten bir araştır. Soğuk bir metal ısıtıldığında su damlacıkları yüzeyde toplanır mı?
    Olay bu kadar basit.

    Ayrıca 10 veya 3 şubat tarihli Cumhuriyet Bilim Teknik ekini bul. Burada Ateş’den su elde etme kısmında aynı benim yukarıda zikrettiğim ifade var. Ben de bunu kurgulayıp bir bulmaca yaptım.

    Off yapmaz olaydım yahu, bunaldım be ;-))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. Aman Hocam estagfurulluh, kimseyi bunaltmak istemem hele hele iyi arkadaslari..

    Ama demeden de duramayacagim (yola devam)

    1-yuzeyin metal veya baska birsey olmasi fark etmez, kondens kondensdir.her sekilde her durumda ayni kurallara tabiidir.
    2- soguk metalin isitidiginda yuzeyinde su damlalari toplanmasi icin anca icinde onceden buz olmasi lazim.
    3- Distilasyon hakkinda yazdiklarina katiliyorum(ama bilmecenin distilasyonla ilgisi yok)

    yalanim varsa gozum ciksin :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Türkiye’ye uğradığında mutlaka bir Bira Muhabbeti yapalım.

    Temmuz ayı dışında İstanbuldayım. Şöyle buz gibi soğuk bir bira, bira bardağının üzerinde de kondes olmuş su buharı ;-)) Yanında bol kırmızı et, örneğin Arnavut ciğeri…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. Sevgili kambur kerim, kaşık ısıtıldığında üzerinde su damlacıkları oluşacağını düşünmenizin bilimsel açıklaması nedir?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. Yani buhar fazdan (halden) sıvı faza geçiş için sıcaklık değişikliği lazım. Kaşık zaten soğuksa daha fazla soğutmanın anlamı yok, ısıtmak lazım. Thales’in çözümü de olur ama, aynı mantıkla. Kaşığı önce çadırın içinde mum alevi ile ısıt, sonra dışarı çıkar, havanın rutubeti üzerine yapışsın. Aynı dolaptan alınan soğuk bira şişesi gibi. Soğuk kaşığı bu kez açık havada yalamak lazım su almak için.

    Dikkat: Senin son sorunda soğuk kaşığı ısıtıyoruz. Normal sıcaklıkta olan kaşık değil.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Yok ben bilimsel düşünüyorum.

    Kaşığa işedikten sonra biraz yukarısına bir bez tutun. Alttan verin ateşi.. Oh mis gibi su biriksin beze…

    Afiyet olsun 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. Faz değişikliği ne alaka hocam?

    Soğuk cisim sıcak ortama girerse buğu yapar.

    Sıcak cisim soğuk ortama girerse bişey olmaz.

    İstediğin kadar kaşığı ısıtıp ısıtıp bu kış gününde pencereden dışarıya çıkarıp deneyebilirsin.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. Zor durumda kaldığımızda herkes kendi idrarını içebilirmiş.

    Bir ara çölde yolunu kaybeden bir atletin belgesli çekilmişti. Bu adam yıkık dökük bir harabeye sığınıyor, idrarını boşalmış pet şişesine yapıp onu da su yerine kullanıp yanında olan bazı katı yiyecekleri pişirip yemek yapıyor. Sonra o harabede bunalıma girip bileklerini kesiyor ve intihar ediyor. Ancak bir şekilde uyandığında ölmediğini ve bileğindeki yaranın kabuk bağladığını görüyor.

    Harabenin içindeki tavana asılı duran yarasaları da fark edince onları çiğ çiğ yiyiyor. Yarasa kanı ve eti onu bir müddet daha yaşatıyor. Sonunda yeri tespit edilip kurtuluyor. Böbrek ve diğer organlarında birtakım hasarlar oluşmasına rağmen, belgesel en sonunda onu deniz kenarında yine antrenman yaparken bitiyordu. Ve adam koşmaya devam edeceğim diyordu…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. Çok şaşırttın beni.

    “Yani buhar fazdan (halden) sıvı faza geçiş için sıcaklık değişikliği lazım. Kaşık zaten soğuksa daha fazla soğutmanın anlamı yok, ısıtmak lazım.”

    Birinci cümle sıcaklık değişimi eksik, doğrusu sıcaklık düşmesi olacaktı. İkinci cümle ise tamamen dumura uğrattı. Bu nasıl mantık?

    Buharı soğutursak su olur. Ama soğutamıyorsak, ısıtırsak da su olur gibi bir cümle olmuş yani.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. Su yalnızca + ısı ile buharlaşmaz, -ısı ile de buharlaşır. Sıcağın da soğuğun da “parçalama” gücü vardır. Sibirya’da kahveyi soğukla kavurduklarını duymuştum. Bu durumda sıcak nedeniyle buharlaşan su soğuk etkisi ile tekrar suya dönüşüyorsa, soğuk nedeniyle buharlaşan suyun da sıcak etkisi ile suya dönüşeceğini düşünsek yanlış mı oluyor?

    Çok bildiğimden değil, araya manzara koyayım dedim:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. Buharlaşma az da olsa her sıcaklıkta olur (çok düşük soğukluklarda değil elbette) Ama soruda istenen şey buharlaşma değil tam tersine sıvılaşma. Buhar fazdan sıvı faza geçmesi için moleküllerin enerji kaybetmesi lazım. Kaşığı ısıtmak ise enerji kaybettirmez aksine enerji verir.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. Xenix,tespitin doğru, tümcede sıcaklık değişikliği açıklamak istenen düşünceyi yetersiz bırakmış, sıcaklık düşmesi demek lazım.

    Kızgın buhar da enerji kaybederse sıvı su olur, bu da doğru.
    Şİmdi soğuk kaşıktaki yapışmış atmosferden geler buhar, kızgın buhar değil, paradoks burada.

    Bu yüzden kaşığı ısıtmak lazım. Belki de kaşığa yapışan gaz fazındaki atmosferden gelen subuharına buhar dememek lazım, ancak onun yerine koyacak başka bir sözcük de bilmiyorum.

    Hüseyin, soğuk ile kahve kavurmak da çok ilginç, iyi bir lezzet, güzel bir aroma verir kahveye bence. Yani sıcaklıktan dolayı uçucu özelliği olan bazı kokular, kahvede kalmış oluyor (herhalde).

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. Sayın kambur kerim. Paradoks falan yok merak etmeyin. Sizin sadece kaşığı ısıtıp pencereden çıkarıp denemeye ihtiyacınız var. Kaşığı ısıtmakla uğraşmayacaksanız eğer; neden dolaptan çıkardığınız biranın üstünde su oluşuyor da sıcak çay bardağının etrafında su oluşmuyor diye düşünmeniz lazım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  39. Erzurum’da kışın kahveden bir bardak sıcak çayı aldık, dışarıda 1 veya 2 derecelik soğuk havaya çıktık. Ancak bardaktaki çay soğuduktan sonra, yani çayın sıcaklığı ortam sıcaklığı ile eşit duruma geldikten sonra, bardağın etrafında yapışkan, atmosferde olan su buharı birikecektir. Bu bir bardak soğumuş çayı kahveye girip biraz ısıtırsak camın dış çeperlerindeki subuharı sıvı su haline geçecektir. (Sıcak çay bardağı burada ilk başta, camdaki buğulanmayı önleyen otomobil kliması gibi işlev görüyor.)

    Bu bardaktaki su buharı kızgın buhar da değil, o yüzden distilasyon işlemindeki kondens gibi sıvı saf su elde etmek için soğutmuyoruz, ısıtıyoruz.

    Elbette İstanbul’da 15 ve 30 derecelik sıcaklık aralıklarında, günlük yaşamda böyle bir olay gözlenemez.

    Bence hepsinin altında yatan temel fikir, kısa sürede olan (örneğin1 ile 5 dakika gibi), belirli sıcaklık değişmelerinde metal veya cam yüzeylere (gözlük camı gibi) yapışan atmosferdeki subuharını sıvı faza geçiren doğal bir sistem var.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  40. zeka tırmalayan bu soru için önerilen cevaplardan öyle gözüküyor ki Hüseyin Aktaş sizi almaya geldiğinde üç cesetle karşılaşacak..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  41. Çünkü, suyu nasıl elde edeceğimiz konusunda tartışmamız sürerken, ya susuzluktan, ya da kanlı bir kavgadan telef olacağız bence de.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  42. Soğuk sıkıştırarak parçalar! Sıcak genişleterek! Bakın bir kalp hastası olarak da şu bilgilere sahip oldum: Damarları büzen faktörler sıralanırken, I. yağ birikimi, II. Stres, III: soğuk! Damarları büzen soğuk, genişleten ise sıcaktır!
    Soğuk, suyu dondurup sıkıştırarak parçalarken, sıcak gevşeterek parçalayıp moleküllerine ayırmakta. Bunu kahve örneğinden de anlamak olası. Dolayısı ile Suyun soğuk ortamda da sıcak ortamda da su olabilmesi için, donma ve kaynama(sıcak ile buharlaşma) noktası arasında bir sıcaklığa davet edilmesi gerekiyor! Bu da üzerine buhar yapışacak olan metalin soğuk ortamda ise ısıtılması, sıcak ortamda ise soğutulmasını gerektiriyor gibi geldi bana.

    Ben resim yapmaya devam edeyim dedim:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  43. Nasa’da bir sorun çıkar. Sorun uzayda da yazabilen bir tükenmez kalem sorunudur. Dünyada yazan tükenmezler uzayda yazmamaktadır. Bu kalemin üretilebilmesi için milyonlarca dolar harcanır. En sonunda kalem üretilir. Bir kokteyl ve toplantı ile kalem basına tanıtılacaktır.

    Günü gelir. Toplantı başlar. Sıra gelir kalemin tanıtımına. Bu tanıtımın nedeni ise, kalemin üretimine ayrılan milyon dolarları haklı çıkarmak çabasıdır. Sunucu kalemi anlatır da anlatır. Artık icat edenleri sahneye davet etmek üzeredir. Derken arka sıralardan bir ses yükselir:

    “Ne gerek vardıki bu kadar masrafa?!”

    Herkes yönünü oraya döner. Seslenen salonun temizlik işçisidir. İşçi ekler:

    “Bir kurşun kalem bu işi yapardı!”

    Toplantı moplantı kalmaz. Herkes mosmor…

    Bence Agnostik’i dinleyin siz! Haydi bakalım, çişi gelen?:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  44. “Soğuk, suyu dondurup sıkıştırarak parçalarken, sıcak gevşeterek parçalayıp moleküllerine ayırmakta.”

    1- Su donunca sıkışmaz, genişler.
    2- Donunca parçalanmış olmaz, daha düzenli bir hale gelir.

    “Dolayısı ile Suyun soğuk ortamda da sıcak ortamda da su olabilmesi için, donma ve kaynama(sıcak ile buharlaşma) noktası arasında bir sıcaklığa davet edilmesi gerekiyor! Bu da üzerine buhar yapışacak olan metalin soğuk ortamda ise ısıtılması, sıcak ortamda ise soğutulmasını gerektiriyor gibi geldi bana.”

    Havasıcaklığı > Nesnesıcaklığı ise nesne üstünde su oluşur.
    Nesnesıcaklığı > Havasıcaklığı ise nesne üstünde su oluşmaz.

    Bu kadar basit yani.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  45. Senin bu son yorumun, Agnostiğin, erkeksi ve pratik çözümünü asla gölgede bırakamaz.
    Ben ikna olmadım, bulmacanın patenti bana aitse, çözümü de benim onaylamam lazım.

    Seninki doğru olsa da, Agnostiğin çözümü mükemmel.
    Ancak, içimizde prostat olan varsa o zaman işeme probleminden dolayı bir sorun çıkar.

    Gerçi doktorumuz var ama ben ona asla prostat muayenesi olmam, tırnak filan kırılır, kalır içeride bir de onunla mı uğraşacağız.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  46. 15 yıl olmuştur herhal.

    Bi şarkısı vardı Nihat Doğan’ın;

    Kırdıııığnn kalbimeeaaa..

    🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  47. Geridönüşüm bilinci oluşmamış sizde azizim.

    Aklıma takılan bi problem var: Hollanda’da Özgürlük partisi din’in siyasal olduğunu düşünüyormuş. No more cami diyormuş. Şimdi 2×2=3 olduğuna göre hristiyanlık diye bir din yok mu sayılıyormuş ? Bu durumu çözelim, güzelleşelim.

    Bendeniz bi çözüm getirdim. Buyrun:

    Vıdı vıdı vıdı pis CHP.
    Vıdı vıdı dıdı faşist CHP.
    Vıdı vıdı olduğundan dı dı gavur CHP.
    Dıdısı vıdı olunca cici AKP.

    Tibet’te mangal partisi…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  48. Gerçekten xenix,
    Nasıl atladım ben onu? Su buz tutunca hacmi genişliyor. Sanırım bir tek suda bu olay tersine işliyor. Diğer maddeler ısınınca ile hacmi genişlerken su donunca hacmi genişliyor.

    Peki bir şey sorayım; neden su donunca hacmi genişler?
    Moleküllerin “granül” haline gelmesinden mi? Sertleşen su moleküllerinin araları açıldığından mı?

    Vallahi öğrenmek için soruyorum, geyik değil yani!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  49. Su ve sıvı molekülleri birbirleri üzerinden kayarlar. Elbette katı buzda bu olay olmaz.

    ” Bu ise benim teorim: Şimdi borudaki sıvı su bu kayma özelliğinden dolayı, hiç boşluk kalmayacak yani verimli bir şekilde alan kaplıyabilir. Oysa buz olarak katılaştığında sıvı su içinde bulunduğu borunun şeklini alsa da, borunun içinde alan kaybı olacaktır. Ve katılaşmanın yaptığı basınç su borusunu bir yerde (bu bir yer, boruda alan kaybı olduğu için başka bir yere sıkışan ve extra basınç yapan eski sıvı su) çatlatacak veya patlatacaktır.

    Bence su likit halden, katı yani buz hale geçtiğinde pek kayda değer hacim değişikliği olmaz. Denemek lazım, bir bardağa bir küp buz koyup ağzına kadar su ile dolduralım, sonra oda sıcaklığına bırakalım, bakalım buzun tamamı eridikçe bardaktan taşma oluyor mu? Belki çok az, belki de hiç taşma olmaz.”

    Bu arada merak ettim, deneye başladım. Neticeyi yazarım gelecek sefere ;-))

    Evet buz fincandaki suyun içinde eridi, daha önce ağzına kadar dolu olan buz ve su hiç taşma yapmadı. Ancaaak, bir mantık hatası var, ben katı fazdan sıvı faza geçerken buzun hacmi artmıyor sonucunu çıkardım bu deneyden, oysa bize gereken, sıvı fazdan katı faza geçerken hacim artıyor mu’nun yanıtı. Çalışkanlar araştırsın, benim göbek adım Oblamov.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  50. Kayma ve boru sözcükleri yüzünden bu takılmalar biliyorum. O sözcüklere de tevbe artık kullanmayacağım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  51. İki günde bişi olmaz. Az konuşun (solunum yoluyla su ve buhar kaybını minimalize edin) yatın kıvrılın bi kenara bekleyin.

    Jesus wird kommen:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  52. “Ancaaak, bir mantık hatası var, ben katı fazdan sıvı faza geçerken buzun hacmi artmıyor sonucunu çıkardım bu deneyden, oysa bize gereken, sıvı fazdan katı faza geçerken hacim artıyor mu’nun yanıtı.”

    Sevgili kanbur kerim, sıvıdan katıya geçişte hacmi artan maddenin, katıdan sıvıya geçerken de hacmi azalmaz mı zaten? Bunlar birbirine bağlı olaylar :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  53. Emin olmak için deney olarak yapmak lazım. Bazen bu tür akıl yürütmeler beklenen sonucu vermeyebilir. Hatta benim mutfakta yaptığım deney de, laboratuarda, mezür denilen ölçülü silindir ile sabit sıcaklıkta, hem saf su (distile su), hem de normal içtiğimiz su ile yapılıp değerlendirilmeli.

    Çoğu kez gözümle gördüğüm şeye bile inanmayacak kadar yaşlandım. ;-))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  54. Suyun donduğunda sıvı halinden daha fazla hacim kaplaması hidrojen bağları yüzündendir. Kristalize olurken aralarında boşluklar kalıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Bunun gibi hidrojen bağı yapan bir kaç madde daha var, onların da katı hali sıvı hallerinden daha fazla hacme sahip.

    Kambur kerim bunun için bu kadar uğraşmanıza gerek yok, suyun içine bir tane buz kalıbı atarsınız dibe mi çöküyor üstünde mi kalıyor bakarsınız. Üstünde kalıyorsa sudan daha hafiftir. (yani aynı ağırlıkla daha fazla hacme sahiptir)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  55. Xenix rakıcı olduğu için, rakısının yanındaki buzlu sudan işi biliyor. Doğru, Yoğunluk= Kütle/Hacim, buzun hacmi aynı ağırlıktaki sudan büyük olduğundan, eşitliğin sağ tarafındaki payda büyür, yoğunluk azalır ve buz, rakı bardağının yanındaki buzlu suda yüzer.

    Senin de tespitlerin güzel Hüseyin, yani bilimin sonu yok. Ayrıca erkeğin kalın kafalısı makbuldür ;-)) En azından evde tabak, çanak atışına karşı direnç sağlar ve” kafası kalın olanın ruhu ince olur ” (Kamburche)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  56. “Suyun donduğunda sıvı halinden daha fazla hacim kaplaması hidrojen bağları yüzündendir. Kristalize olurken aralarında boşluklar kalıyordu yanlış hatırlamıyorsam.”

    1 Metreküp kurşun, saçma şeklinde bilyelere çevrilse, üretilen saçmayı 1 mertreküplük bir kaba sığdıramayız. Çünkü kurşun kütlesi daha önce molekül düzeyinde birlikte iken, şimdi yuvarlak bilyeler şeklinde birimlere ayrılmıştır. Bilyeler arasındaki boşluklar hacmi genişletecektir. Bir metreküp çakıl taşından 1 metre küp ince kum daha ağırdır…

    Söylemek istediğim “eriyik” bir maddenin hacmi, maddenin gaz halinden de katı halinden de daha dar olarak gerçekleşiyor olması. Su bir eriyik değil midir? Ya da “eriyik” terimi su ya da diğer akışkanlar örnek alınarak üretilen bir terim değil midir?

    Hidrojen ve oksijen bildiğim kadarıyla doğada saf olarak; özgün halleriyle gaz halindedir. İkisinin su formu bir eriyik oluşturmakta. Bu eriyik aslına dönerken de, katılaşırken de genişlemektedir. Suyun katı hali ile gaz hali arasındaki dönüşümlere etki eden ısıdır.

    Su ısınarak buhar olurken, soğuyarak da buhar oluyor diye biliyorum. Çünkü sıfır derece ısıda buhar olmuyor su belki ama, sıfırın altındaki herhangi bir seviyede moleküller iyice büzüşüp diğer moleküllerle bağını kopardığı anda kızgın buhardaki su molekülü gibi bağımsızlaşıp serbest hale geliyor. İlk etapta soğuk nedeniyle birbirine sarılan (buz tutan) moleküller daha sonra soğuk artışına bağlı olarak birbirini tutamaz hale geliyor. (Sarıkamış gibi…)

    Hastanelerde “geniz ve nefes kuruluğu” nedeniyle rahatsız olan çocuklara “soğuk buhar” tedavisi uygulanır. Nasıl bir sitemle çalıştıklarını bilmiyorum ama bunun için soğuk buhar üreten makineler var.

    Kısacası eksi ısı nedeniyle serbest hale gelen su molekülleri ile artı ısı nedeniyle serbest hale gelen su moleküllerinin tekrar birbirlerine tutunarak su haline gelebilmesi için ısı etkisine gerek vardır. Bu soğuk buhar için artı ısı iken sıcak buhar için eksi ısıdır.

    Yaz günü soğuk bira şişesinin üstüne yapışan su buharı havadaki sıcak buhardır. Kendisine göre eksi ısı etkisi ile suya dönüşür.

    Soğuk buharın suya dönüşmesi için ise artı ısıya gereksinimi vardır.

    Ancak Kambur Kerim’in ana başlıkta bahsettiği koşullar +2 ila 3 derecedir. Bu koşullarda soğuk buhar oluşmaz. Daha önceden havada sıcak buhar halindeki buharlar donar ve onlar da henüz buz olma ve “birbirine sarılma” aşamasındadır.

    xenix, “hava, nesne sıcaklığı” ile igili dalgalı, alengirli bir şeyler açıkladı ve “bu kadar basit” dedi ama benim gibi bir kalın kafalı için bu kadar basit değil.

    Nasıl, bu günkü tablom daha güzel değil mi Kambur?:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

    ”Masumiyet ve dürüstlüğü yücelten her türlü erdem yürekten alkışlanır.” (Kamburnitsche)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  57. Suyun buz halindeki kristalize yapısı daha aralıklıdır sıvı haline göre. Sünger gibi düşünün, moleküller arası boşluklar kalır. Ayrıca su her derecede az da olsa buharlaşır. Ama bunun ters ısı veya soğuk buhar vs gibi elde etmek için kullanıldığını düşünmeyin. Isı her zaman buharlaşmayı arttıracaktır. Tek yönlü yani o kısım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  58. Ben bu yüzden kendimi zamanında frenleyip, çatıştığım durumlarda bazı kişilerin üstüne fazla basınç yapmıyorum. Benim yüzümden buharlaşıp sonsuzda kaybolurlar, sonra ben de vicdan azabı çekerim.

    Ayrıca sonsuz takipçileri absürd yorumları görmezse, akıl dolu yorumları nasıl diğerlerinden ayırt edebilir? Ayrıca bu tipleri de küçük gördüğüm düşmanlarım sanmayın sakın, benim ilke olarak; yalnızca nefret edeceğim düşmanlarım olabilir, küçük göreceğim değil.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  59. “Ayrıca su her derecede az da olsa buharlaşır.”

    Suyun donma eğilimi sanırım sıfır derecede beliriyor. Donma sırasında buharlaşma olacağını aklım almıyor. Bu an, “tehlikeyi gören” moleküllerin, tehlikeye karşı örgütlenip “birbirine sarıldığı” an diye düşünüyorum. Aralarındaki hangi mol-kişot alıp başını gitmeye cesaret edebilecektir ki?

    Not: Suyun sıcağa karşı tepkisi, “arkadaşlar dağılıyoruz, herkes başının çaresine baksın, bizi ya deniz kenarı ya da yaylalar kurtarabilir” şeklinde olurken, soğuğa karşı ise “arkadaşlar lütfen dağılmayalım, safları sıklaştıralım, birbirimize kenetlenelim” şeklinde oluyor…

    (Ulan bu insan ruhu da sudan mı teşekkül ediyor ne?)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  60. Aslında yazdıkların enerji açısından bakıldığında doğru sayılır Aktaş. Enerji arttıkça çarpışmalar ve uzaklaşmalar artar, enerji azaldıkça titreşimler azalır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  61. Sıfır derecede soğuk etkisi ile donma, ısı sıfırın altına doğru, örneğin -100 dereceye ulaştığında bu da bir enerji artışı değil midir? Ters yöndeki bu enerji artışı donan suyu tekrar parçalanmaya, yani moleküllerin tekrar serbest hale gelmesine sevk etmez mi?…

    İşte bu aşamada serbest haldeki ama donmuş, kristalize olmuş su moleküllerinin suya dönüşmesi için sıcaklığa gereksinim vardır. Bu durumda sıcak bir metal kaşığa yapışan moleküller, “su” dediğimiz eriyik ve kaynaşık hale gelecektir.

    Ancak, Kambur Kerim’in bahsettiği ortam +3 derecedir. +3 derecede su molekülleri donmuş vaziyette havada olamazlar. “Dağılmayalım arkadaşlar, soğuğa kaşı omuz omuza” sloganlarını atmaktadırlar!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  62. Su cok duygulu bir malzeme , hani var ya klasik muzik dinleterek dondurursan cok simetrik kristallar oluyor, heavy metal dinleterek dondurursan agresif bicimler falan ..
    Biz de %90 su yuz (denizanasi gibiyiz mubarek) o nedenne , haleti ruhiyemiz de su ya bagli . Su dan bahanelerle yirtabiliriz aslinda ..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  63. Kısa ve net cevap vereyim.

    “Sıfır derecede soğuk etkisi ile donma, ısı sıfırın altına doğru, örneğin -100 dereceye ulaştığında bu da bir enerji artışı değil midir?”

    Hayır değildir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  64. Ya nedir?
    Artışı değilse eksilmesidir o zaman. Eksilmenin de bir dönüşüm nedeni olduğunu kabul etmelisin! Ayrıca artışın zıddında eksilme, eksilmenin zıddında artma. Diyalektik…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.