Yeni bir kitap okudum. Tanrı’nın doğumu adında. Buna göre tek tanrılı din, uzaylılar tarafından insanlara indirilmiş. Kuran, Tevrat ve İncil’de anlatılan melekler aslında uzaylılardan başkası değilmiş. Evrim tamamen doğruymuş. Bu konuda bilgisi olan var mı?
bu kitap bana bu soruyu hatırlattı?
Neden olmasın?
Sümer mitolojisinin İslam’a enjeksiyonu.
Veya şöyle tarif edelim. 2 ölçek Sümer mitolojisi üzerine 1 ölçek islam konur, ardından biraz mistisizm katılarak kısık ateşte ısıtılır. Ardından kitap olarak sunulur.
çok manyak bir iddia…
Niyet sorunu abi niyet.
Adamın derdi masal dinleyip uykuya dalmak.
İncilmiş tevratmış uzaylıymış…
Bak kardeşim, güzel arkadaşım eğer derdin gerçekleri öğrenme ise şayet bunun metodolojisi üç aşağı beş yukarı bellidir!
Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yoktur.
Bu borderline hastalar gibi aha da herşeyin sırrını çözdüm, ulan ahanda ben çok değişik bişey vuldum bi bağın laaa diye feryad etmenin de bi anlamı yok.
Önce bir felsefe oku.
Sonra psikoloji oku.
Sonra düşün.
Sonra tarih oku.
Sonra yine düşün.
Sonra biyoloji bilgini yikselt, antropolojiye kulak ver az.
Sonra kendini eleştir ve yine düşün.
Sonra safsataları üzerine biraz inceleme yapta insanoğlunun nasıl kendisinin çalıp kendisinin oynadığını bizzat kendin deneyimle.
Ondan sonra da bu kitabı okuma!
Okursan Allah belanı vermesin senin emi ne diyim daha ki.

bana göre kimsenin birşey indirdiği yok,
uzaylı derken bizim de uzaylı olduğumuzu unutmayalım, uzayda yaşıyoruz, uzaylıyız.
indiyse birşey biz indirmişizdir,
neden indirmişiz: hesaba öyle gelmiştir, kontrol etmek içindir, yönetmek içindir, korkutmak içindir…
yeni birşey değil, uzun zamandır değişik yayınlar aracılığıyla bu yeni bakış açısı yayımlanıyor, işin ilginç yanı bu tarz kitapları yeni okuyanlar için söylüyorum şimdiilik inanmasanızda sonradan taşların yerine oturduğunu çok ilginç bir şekilde keşfediyorsunuz.Aslında çok da mantıklı gelsede yine de bu bilgiye inanıyorum demiyorum sadece gözlemleymekle yetiniyorum, çünkü kafamda oturan taşlarla birlikte oturmayan şüphelendiğim çok şey var.Şirke girmektense sadece okuyup öğrenmeye anlamaya çalışıyorum kesin yargılarla kendimi sınırlamıyorum.Bakın size bir örnek vereyim bu sıralar şunu keşfettim Azazil denen meleğin ademe secde etmediği için Allahın huzurunan kovulduğunu ve kibirlendiği için şeytan olduğunu biliyoruz.Oysa Allah kendisinden başka kimseye secde edilmemesini istiyor demekki Şeytan ademe değil ademin içindeki Allahın nuruna secde etmedi yani O’nu göremedi.Bu tasavvuftaki vahdeti vücud anlayışına da çıkar.Fakat şu da var Firavun tanrı olduğunu ilan ettiği için Allaha şirk koşmuştu ve şirk en büyük günahtır.Şimdi tüm bu oturan taşların içinde çok tehlikeli bir şey ortaya şıkıyor şirk.Bu yüzden bu tür konulara önyargıyla bakmadan öğrenmeye çalışalım ama hemen herşeye inanmayalım, genelde herkesin sevdiği ve saydığı mevlanaya bile mesneviyi okuduktan sonra şüpheyle bakıyorum.
xenix, sen önce kendi sapık dininin çorbasını yap ve güzelce iç. Anlaşılan papazlar seni vaftiz ederken günahlarını iyi çıkaramamışlar.
Asılmış bir Peygamberden medet uman, kurtuluş bekleyen (BİZ ONUN ASILDIĞINA İNANMIYORUZ) cahil!
Siz Hristiyanlar o kadar çelişki içerisindesiniz ki, Hazreti İsa’ya Allah’ın oğlu (Haşa) der ve taparsınız ama vaftiz olduğunu ve böylelikle günahsızlaştığını iddia edersiniz. Yani, Peygamberlerinizin bile günahkâr doğduğunu iddia edersiniz.
Atomu bölüp, parçalamışsınız ama içiniz hala gece gibi karanlık.
Bu nasıl bir dindir ki, dünyaya yeni gelen bir bebeği peygamber de olsa günahkâr kabul eder? Bu nasıl bir inanç sistemidir ki dünyaya gözünü yeni açan her bebeği suçlu ilan eder?
Mahkeme bile katliam yapan, onlarca kişiyi öldüren katile delil yetersizliğinden masum hükmü verebiliyorsa daha yeni gözlerini açmış bir yavru nasıl suçlu ilan edilebilir?
Afrika’nın putperest ilkel kabilelerinden ne farkınız var ki, totemciliğe din olarak sarılmış, bir de küstahça İslama dil uzatabiliyorsun. Sen aslında cehaletinle dalga geçiyorsun da farkında değilsin.
Sümer inançları ile karıştırıp çorba yapmaya çalıştığın İslam dini hiç de senin tarifine uymaz. Ama inandığın din buna çok uyar fakat sen kendi dinini bile bilmiyorsun. Vaftiz, çoğunlukla Pavlus tarafından geliştirilen “aslî günah” doktrininin bir alternatifi olarak görülerek, her Hıristiyanın mutlaka yapması gereken bir ayin şeklidir. Ayrıca Hıristiyanlığın yayıldığı bölgelerin eski paganist (putperest) kültürün tesirinde olması, Hıristiyanlıkta, çeşitli inanışlarda olduğu kadar vaftizde de etkili olmuştur. Vaftizin İlâhî dinlerden ziyade, Eski Mısır, Eski Yunan ve Eski Mezo-potamya’da biliniyor olması, bugünkü Hıristiyanlığın kültürel ve dinî temellerine de ışık tutmaktadır. Yani, sen önce bu Hristiyanlık çorbasının karışımlarının nereden geldiğini öğren.
Artık tencereye 1 ölçek mi atarsın, iki ölçek mi atarsın, bilemem. Ama ne yaparsanız yapın, bu günkü Hristiyanlıktan ne çorba olur, ne pilav.
Hristiyanlık öncesi Yunan Mitolojisinde ölümsüzlük kültü ile vaftiz arasında bir ilgi kurulmakta, eski Yunan dinî öğretilerinde günahları gidermek için bir takım törenler yapıldığı bilinmektedir. Bu törenlerden biri de “ vaftiz”dir. Eski bir belgede yer alan “elbiselerinle suya gir, sonra dışarıya çık elbiselerini değiştir, arkana bakmadan git” cümlesinden vaftizin suya girme şeklinde olduğu ve dine giriş ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Eski Yunan felsefesinde, suyun kutsallığı ve değişiklik (trans- formasyon) yapma gücüne sahip olduğuna inanılmış, kişinin Tanrı’nın ilhamını almaya uygun temizlik düzeyine ulaşması için suyun gerekliliği üzerinde durulmuştur. Sizin atalarınız da bu türedi gelenekleri MAL BULMUŞ MAĞRİBİ gibi DİN diye size yutturmuşlardır. Sen İslam’ı ve Müslümanlığı irdelemeden önce kendi dinini öğren, daha isabet etmiş olursun. Pagancılığa da fazla yapışma!
Eski Yunana mitlerinden,Cybele Kültünden devşirdiğiniz İNCİL’ DEN BIRAK KİTABI, MASAL BİLE OLMAZ!
Ha, bir de şunu hatırlatayım:
Babasız doğum Sümer kültünde de vardır.
“Hristiyanlıktan ne çorba olur, ne pilav” buyurmuş misafir. Aşçı aynı olduktan sonra ha hoşaf olmuşsun, ha şıra. 😉
Sevgili misafir benim hristiyan olduğumu nasıl anladın?
Gerçekten zekanı takdir etmem gerek…