Tek Millet, Tek Devlet, Tek Yönetim

Bu mümkün müdür bilmiyorum fakat, farkettiğim bir şeyi paylaşmak istiyorum. İnsanlığa dört bir koldan ilahi evrensel bilgiler akıyor. Ve bu bilgilerin tamamı birlik ve beraberlik üzerine konulanmış ruhsal eğitim bilgileri. Bazı bilgler din kökenli olurken bazıları da uzak doğu felsefesi, kadim bilgiler, toltek vs vs. Son bir kaç yıldır daha bir yaygınlaşıp gelişen bu bilgilerin arınma, arınmak dan ayrı bir mesajı daha var, Dünyada TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK YÖNETİM in olmsı gerktiği. Aslında benim farkedip kendime sorduğum bir soru bu. Dünyayı yöneten o çok bilindik gizli güçler ( ki o güçler her devirde insanları ırk, din, dil olarak parçalamışlardı ) nasıl oluyor da dünyayı dört bir yandan saran bu birlik beraberlik oluşumuna izin veriyorlar.? İsteseler her şekilde bu bilgi akışını durdura bilirler, ama yapmıyorlar ? Acaba bu bilgiler gerçekten birlik beraberliğe mi hizmet ediyor, yoksa dünyayı her devirde menfaatleri doğrultusunda yöneten gizli güçlere mi ? Yoksaaa…..

Bildiklerinizi paylaşırsanız memnun olurum arkadaşlar.

14 yorum “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Yönetim”

  1. Dünyayı yöneten gizli güçler derken,ekonomik güçlerden bahsediyorsunuz heralde(ve o güçlerde bizleriz,hepimiziz).Ama şu dört koldan akan ilahi bilgilerde artış olduğu,iddianız beni endişelendirdi.Bilemiyorum varmı böyle başka gözlemi olan.Birlik beraberlik konusu globelleşme olgusunun bir parçası olabilir ama milliyetçiliğin ve muhafazakarlığın da bir çok coğrafyada yükselişe geçtiği bir dönemde yaşıyoruz gibi geliyor bana.
    Konuyu biraz daha açabilirsiniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. evet farabi, dünya ekonomisini elinde tutan, giydiklerimize, yiyip içtiklerimize, eğitimimize, nasıl yönetileceğimize kadar her şeyin kararını onların verdiği maddesel büyük güçten bahsediyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. ” İnsanlığa dört bir koldan ilahi evrensel bilgiler akıyor. “

    Aslında bunun sebebi son 20 yılda iletişimin hızla artması. Herkes dünyanın bir ucunda ne oluyor anında haberdar olmaya başladı. Bu yüzden sanki bilgi akışı varmış gibi bir yanılsama içine girdiler. Eskiden elimize bir kitap geçerdi onu okurduk. O kitaptaki bilgiler bize gelene kadar, uzun bir süreçten geçerdi. Oysa şimdi öyle değil. Bizim gibi klavyeyi eline alan başlıyor yazmaya doğru-yanlış. Eh tabi çoğu gözlemlenebilir, kanıtlanabilir, hatta tartışılabilir şeyler olmadığından “evrensel bilgi” veya “ilahi bilgi” gibi duruyor bakıldığında.

    Fakat bir konuda yanılgınız var. Spritüel öğretiler veya din kökenliler birlik beraberliği savunurken diğer bir çoğu birlik beraberlikten ziyade bireysel özgürleşme üzerine. Bunların bazılarında bahsettiğiniz gizli güçlerin parmağı olduğuna inanıyorum. Ve bunu bir öğretinin veya bilginin içine bakarak görebiliyorum hangisinde parmaklarının olduğunu.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Bütün kabahat SATAN’da kendisi bir zamanlar bereket tanrısı olup şimdilerde şeytan diye anılır.

    E tabi nerde bereket orda hareket:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Açmış olduğum bu konu hakkında arkadaşlarımızdan pek bir fikir alamadım. Sanırım farklı bilgi bilincinde olduğumuz içindir ( inanç ve inançsızlıkla ilgili )

    Xenix doğru söylüyorsun, iletişimin hızlanması büyük bir etken olabilir yalnız, 20 yıl önceki bilinen evrensel, ruhsal bilgilerle bu günkü bilgler aynı değil.. bir çok ruhsal rehberler geliyorlar ve kitlesel olarak insanlara bilgi aktarıyorlar.. İşte hristiyanlık boyutuna Kron, islami boyuta mustafa molla gibi ruhsal öğretmenler ilahi boyuttan bilgi veriyor.

    Kuran da cebrail ismiyle geçen aracı melek bu gün mustafa molla ismiyle kuranın aslını, manasını, insanlığa ne vermek istediğini, insanlığın ne yapması gerektiğini, baştan bu yana ( yaratıcı enerjinin ilk oluşumundan bu zamana kadar ) olmuşu ve olması gerekenleri açıklıyor. Kron da aynı şekilde hristiyanlara bilgi veriyor.

    Ve daha başka aracı varlıkların bir çok insanda tezahür edip onlara kitap yazdırmaları, bu dönem bu tür kitapların çoğalması, neredeyse her bir insanın kitap yazabilecek uyanışta olup bilgilendiği ve bilinçlendiği bir dönem içinde yaşıyoruz.

    Artık sır dediğimiz, gizli bilinmeyen hiç bir şey kalmadı. Düşünsenize yaratıcı enerji ( Allah ) ın oluşumundan onun oluşturduklarına kadar merak edilen tüm bilgiler veriliyor. Bu bilgileri bu güne kadar yazılmış tüm kitaplar da ( felsefe, psikoloji, sosyoloji, din, kadim bilgiler, sanat, astronomi, teknoloji ve bilimle ilgili tüm araştırmalar ) sağlamasını yaptığımız zaman hepsinin bire bir örtüştüğünü görüyoruz. Bunu öğrendikten sonra bize düşen şey sadece egoyu ezecek güçte sevgi taşımak oluyor. hatta saf sevgi olmak 🙂

    Beklenti bu.. kim ne kadar başarır bilinmez. Yazımın sonunda, yoksaa….. ? diye sorduğum soru, maddenin tek güç olarak algılandığı bu dünyada, maddeden daha güçlü olan ilahi planın olaya el koyup, ilahi görevlileriyle birlikte maddeyi etkisiz hale getiriyor olması ola bilirmi acaba diye de düşünüle bilir. Ki tüm ilahi kitaplar böyle bir günün olacağını bildirmişler.

    Agnostik, şeytan yaptırımı olan büyük bir güç hatta sürekliliğimizi sağlayan tek etkili güç..önemli olan sevgi yönümüzle bu gücü hakimiyetimize alıp kullana bilmek..onun bizi kullanmasına izin vermemek. evrenlerin sürekliliğide bizim bu başarımıza bağlı.. bereketin olduğu yerde olumlu hareketin var olduğu anlamına gelir. ( bereket tanrısı bu işin içinde değil ) :))

    Not : tek millet, tek devlet, tek yönetimle ilgili yazımı neredeyse bire bir alıp biraz kendinden ilavelerler yaparak facebook ta paylaşan biri var, isim vermeyeceğim, spritüel arkadaşlar bu konuyu baya bir büyütüp tüm ruhsal gelişimcileri gizli güçlerin adamı olmakla suçladılar.. anlaşılan dökme suyla değirmen dönmüyormuş..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. “20 yıl önceki bilinen evrensel, ruhsal bilgilerle bu günkü bilgler aynı değil.. bir çok ruhsal rehberler geliyorlar ve kitlesel olarak insanlara bilgi aktarıyorlar..”

    Aslında bu konuda yine en büyük etkenin iletişim araçları olduğunu düşünüyorum. Çocuklara baktığınızda 4-5 yaşında ki çocuklar sanki bir kaynaktan bilgi alıyormuş gibi konuşuyor. Sanırsınız ki vahiy almış onu iletiyor. Ama dikkatle incelediğinizde bence çocuklar ve insanlar papağan gibi cümle tekrarları yapıyorlar. Ruhsal bilgi aktarımı daha kolay. Çünkü içinde mantık olmak zorunda değil. Zaten mantıklı şeyler insanların ilgisini çekmiyor o da ayrı bir konu.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. İş mantıkla bitiyorsa mantığı olmayan hiç bir görüş, fikir bulamayız xenix. Mantık dışı fikir ve düşüncede olsak bile o dşüncemizi desteleyecek bir mantık yarata biliriz..bu zor değil. Bu da kimin mantığına göre, hangi mantık oluyor..kendi yaratımımız.. Bu dünyaya ait olmayan bizde iki şey var akıl ve sezgi. Bunun bilincinde olarak düşünce üretmemiz daha ”mantıklı” sanırım

    Her yerde, her zaman iki kere iki dört etmeye bilir 🙂 etmesinde zaten.. yerinde saymak gibi birşey..hep aynı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Benim merak ettiğim:

    “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Yönetim”

    …gibi bir konunun “DİN” başlığının altında işi ne?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Hola,

    Başlığın içindeki gizli görüş, üçüncü tür bir din modelidir: Spritüalizm. Ruhsal bilgi aktarımı, sezgi vs…

    Genellikle sezginin, bilgi birikiminin yansıması olduğunu kabul etmezler. Sezgiye, doğaüstü (tanrı-bilinmeyen enerji) bir tanım giydirerek bilginin gücünü hiçlerler.

    Bu tanımlar dinlerin neden ortaya çıktığını bize hem ispatlar hem de günümüz insanının homosapiensin ilk dönemlerinden beri neredeyse hiç gelişmediğini gösterir.

    Hani deselerki bana bunun resmini yap: Ağzında ampul yakan 220 volt elektrik almış arkadaşı çizerdim (saçlar dik dik, gözler faltaş)…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Genellikle sezgi, sizin anladığınız şekilde bir bilgi yansıması değildir zaten 🙂 Yine burada kavramlar devreye giriyor..sezgiden bilgiden ne anlıyoruz a geliyor..anlayış, algı farkı oluncada ortaya sizin bilginizce ” insansılar” ( sezginin bilgi yansıması olduğunu fark edememiş ) ve ”homosapiens” ( sezginin bilgi yansıması olduğunun farkında olan, hatta farkındalığını farkede bilmiş ) insan türleri ortaya çıkıyor. Saygı duyuyorum.

    Bilgiyi, sezgiyi her nasıl kavrıyorsak kavrayalım sonuçta önemli olan bilidiğimizle neler eylediğimiz oluyor. Bizdeki orangutanı ehlileştirmek kolay olmuyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Sezgi (his) karşılığı yüzde 50 dir. Kendini olumlamada bir durumun adıdır. Ben sezdim. Neyi… Yüzde elliyi… Şansınız yaver gitsin ne diyeyim.

    Geçen gün bir haber vardı: Kanser hücrelerinin agresif davrandığını ve agresivitenin diğer normal hücrelerde görülmemesinin kanserin durdurulmasında önemli bir buluş olduğunu söylüyordu. İlave etti: 35 yıldır gözlemlediğimiz…

    Bilimde yüzde elliye yer yok…

    Ve hernasılsa tipi söylemler (sen nasıl kavrıyorsan) ehlileleşmenin adresiyse eğer hala bir bilgi içermediğini söylemek zorundayım. Düşüncenin gelişiminde “zaman” gözlem ve analizin yanındadır.

    “Farkındalık” söylemiyle kendini, benden ve diğerinden farklılaştırman, bireyi farklı! yapmıyor maalesef…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Tek millet, tek devlet, tekyönetim,

    bunu adı küreselleşme, yeni dünya düzeni,
    dünyanın tek bir konfederasyon altında toplanması, birleşmesi, emperyalizmin en yüksek noktası, zirvesi.

    zeitgeist belgesellerinde bu konu detaylı olarak inceleniyor,

    alev alatlı’nın iki romanında bu konu mükemmel işlenmiştir:
    bakınız:
    A. Alatlı : schrödinger’in kedisi 1. cilt KABUS, 2. cilt: RÜYA

    moruk

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. kadim bilgi, birsiniz (bilin-aklınızda bulunsun) der, birleşin bir (devlet) olun demez; kime ne?
    ya da bilgi özgürsünüz ne yaparsanız yapın (özgürce devinin) der, (bilgisizce değil)

    teklik ya da belirtilen ölçüde bir birleşme devlette gerektirmeycektir – yönetimde; ve tabi millette;

    link to isiklidusler.blogspot.com.tr

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. ”
    Bildiklerinizi paylaşırsanız memnun olurum arkadaşlar.”

    bildiklerimizi mi?

    birlik nedir?
    aynı nitel ya da niteliğin tümevurumları, (olma durumu mudur?) burda parçalanma olur mu var mıdır?

    tüm varlık/varolan (ya da herşey) aynıdır aynısaldır demektir bu birlik bunu düşünüyorsanız ve savlıyorsanız bir düşünün

    birlik yerine başka bir kelime koyun bu sayı değildir

    birlik yerine aynı koyun ben yazınızı modere edeyim isterseniz

    aynı olanın aynılaşmasından sözedeceksniz
    yani zaten aynı olanın

    bir olduğumuz değil aynı olduğumuz söyleniyor-aynı şey
    herkes aynı -hepsi ve herşey aynı /gayrı yok sayrı
    bir bir sayı değildir

    “Bazı bilgler din kökenli olurken bazıları da uzak doğu felsefesi, kadim bilgiler, toltek vs vs. Son bir kaç yıldır daha bir yaygınlaşıp gelişen bu bilgilerin arınma, arınmak dan ayrı bir mesajı daha var, Dünyada TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK YÖNETİM in olmsı gerktiği.
    “

    böyle bi şey yok bunu nerden çıkardınız çıkarıyorsunuz kim diyor bunu?

    bildiklerim? bu subjektif ne diyebilirim

    “kendini tümevuran aynısalın”

    tümevurumda bir saçma tabi
    tümherşey her anda
    aynı şeydir

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.