Hepimizin yeterli derecede kaynağı olduğunu varsayarak bir ülke oluşturmamız isteniyor. Bu durumda ülkemizi oluştururken insan tipi oranlarını da belirlemek bizim görevimiz olsun. İnsan tipleri aşağıda listelenmiştir. Seçeceğiniz insan tipleri oranlarını yorum olarak yazarsanız oluşan ülke profillerimizi inceleyebiliriz.
Kullanılacak İnsan Tipleri
a- Memur, işci, beden veya emek gücüne dayalı insanlar
b- Savaşçı, asker,
c- Bilim adamı
d- Teolog, din görevlisi, vs
e- Filozof, yazar, şair, sanatçı
f- Mühendis, Doktor, Bilim ve teknoloji uygulayıcısı
g- Çocuk
(aklıma gelenler bunlar, bunlar dışındaki önerilerinizi yazarsanız eklerim)
%45 Memur, işci, beden veya emek gücüne dayalı insan
%1 Savaşcı, asker
%4 Bilim adamı
%0 Teolog, din görevlisi, din adamı
%20 Filozof, yazar, şair, sanatçı
%15 mühendis (teknik uzman)
%15 Çocuk
%40 Memur, işci, beden veya emek gücüne dayalı insan
%5 asker
%20 bilim adamı
%0 Teolog, din görevlisi, din adamı
%10 Filozof, yazar, şair, sanatçı
%15 mühendis (teknik uzman)
%10 Çocuk
Hepsi filozof olsun. Ciddiyim.
Hepsi ebubekir olsun.:)
%25 asker, savaşçı
%25 öğretmen
%50 çocuk
giriş yapmayı unutmuşum
%25 asker, savaşçı
%25 öğretmen
%50 çocuk
bu ülke benim 🙂
%10 Memur, işci, beden veya emek gücüne dayalı insanlar
%10 Savaşçı, asker,
%25 Bilim adamı
%5 Teolog, din görevlisi,
%30 Filozof, yazar, şair, sanatçı
%15 Mühendis
%5 Çocuk
xenix, listen iyi hoş da ben “çocuk” kısmına takıldım. Tüm meslektekilerin çocukluktan geçeceği düşünülürse yüzde 100 “çocuk” desek yanlış olmazdı herhalde. Ama yüzde 0 “çocuk” dersek (“çocuk” sevmediğinizi varsaydım, insan genelde sevmediği şeyleri “iş”ten sayar ya) hokkabazlar, komedyenler, oyuncu ve karikatüristler de olmalı derim. Tabii bu filozof, sanatçı grubuna da konabilir. Bu sınıf en yüksek olmalı, sonra bilimadamı, doktor grubu gelebilir.
Aslında bu konu “Bana yaratacağın ülkeyi söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” gibi oldu biraz 🙂
Şu an oluşturacağınız ülkede, yeterli çocuk olmazsa, bir kuşak sonra dışarıdan insan almaya başlarsınız ülkeye. (Tıpkı Almanya gibi) Ama tamamı çocuk olursa bu sefer üretim, sağlık, vs gibi hiç bir iş yürümeyeceğinden heralde nüfusunuzun %80 ini kaybedersiniz.
Hepsi filozof olursa açlıktan ölürler Gamaro :))
xenix: Bu arada f şıkkında hafif bir değişiklik yaptım.
Ben de onu diyorum zaten xenix:)
Bütün şıklar olsun ama hepsi de filozof olsun. Askeri de filozof olsun komutanı da, ahçısı da doktoru da çocuğu da. Yemeği de onlar yapsın, bulaşığı da onlar yıkasın, kompresörü de onlar kullansın.. görsünler sonra hanyayı konyayı 🙂
Bir ülke yaratmanız mümkün değildir. Bazen bir insanın enerjisi binlerce insanı dengeler. Bazende bir insanın dengesizliği milyonlarca insanı dengesizleştirir. Ülkeyi yaratırken kaynaklarıda yaratmanız gerekir. Matematiksel sayı denge yaratmaz. Bilge insanlar gerekiyor. Bilge insanlarda kendiliğinden çıkagelirler. Bir insan bir ülkeyi yaratamaz varolanı dengeleyebilir
Cümleleriniz sizi engelleyen şeyler olmasın lütfen.
link to sonsuz.us
Bir şeyi başarmanızı engelleyen şey çoğu zaman o işi yapmanın mümkün olmadığını belirten önyargılarınızdır.
xenix
Sevgili xenix önyargılar konusunda haklısınız. Bizleri yetiştiren herşey önyargıdır. Fizik, kimya, matematik, bilim, ilim, ama herşey önyargıdır. Bu yargılarla yetişiyoruz. Oysa gerçek anlamda yaradılışa müdahale edemeyiz. Yani dünyayı dilediğimiz sayılarla dilediğimiz anlamda şekillenemez. Ölüm var. 2 tane çocuk yazarsınız listeye. Bu iki tane çocuk gelir yarattığınız dünyaya meydan okuyabilir. Benim demek istediğim öyle şu kadar mühendis, bu kadar doktor, bu kadar kimyager, bu kadar diplomat diyerek dış şekli oluşturabilirsiniz fakat içlerindeki enerjiyi bilemezsiniz? İçlerindeki enerjiyi şekillendiremezsiniz. Bilgi yüklemek demek bilgelik değildir. o anlamda yani….
Ben genelde önyargı değil de sonyargıları kullanıyorum kendi adıma.
xenix
Platon’un yaptığı gibi ütopik bir devlet sistemini baştan yaratmaktansa, Aristoteles’in Platon’dan daha gerçekçi davranarak var olan devlet sistemlerine eleştirel yaklaştığı gibi, bizim yapmamız gereken sıfırdan bir ülke kurmak değildir -ve zaten bu olursa hayaller de gerçekleşebilecek olur.- Daha gerçekçi davranarak, var olan tüm ülke sistemlerini özümsemeli ve sonra da sentezlemelidir. Daha sonra yapılacak iş ise, bu sistemlerden yola çıkarak, ve ulaşmak istediğimiz bir hedef belirleyerek (örneğin Hitler’in hedefi Avrupa’nın hepsini almak ve Yahudileri yok etmekti.) bu sistemi ona göre geliştirmeliyiz.
Elbette ki söylemesi her zamanki gibi yapmasından kolaydır. Tüm devlet sistemlerini inceleyelim diyorum ama kendimin bile bunu yapabileceğini düşünmüyorum. Bunun en önemli nedeniyse kapitalist ve dogmatik dünyamızın bizi pratik yaşama sürüklemesidir. Derin düşüncelere dalmak sanki imkansız gibidir bu dünyada.
Hepsi cocuk olsun. Ortaya ne cikardi acaba.????
Hayatta kalmak icin yukardakilerin hic birine ihtiyac yok aslinda ..
ben % işini beceremedim ama ütopik dünyamı paylaşmak istedim bu başlıkta:)
*herkes filozof gibi olsun ve mutlaka sanatın bir dalıyla uğraşsın
*o insanilik atfedilen hırslar lütfen olmasın (abartıp insanı doğasına kadar değiştirmeyi düşünüyorum neredeyse)
*doğaya olabildiği kadar az zarar verilsin.hiçbir yer beton beton olmasın.hatta olabileceği kadar doğal yaşayalım.mesela evden çıktığımızda orman olsun mümkünse.akarsu göl ya da deniz olsun yakın çevremizde.yani doğayla iç içe yaşasın herkes
*alışveriş yapılacak yerler çok fazla olmasın.çünkü kıyafet vs,insanlar önem vermiyor olsun böyle şeylere.kimsede yeterinden fazlası olmasın.3-5 parça şey de yetsin herkese bir zahmet
*kesinlikle savaş kavga gürültü vs olmasın.kavga nedir kimse bilmesin burada.kahkaha gürültüsü olabilir(ki bence gürültü de değil aslında) birinin başkasına zarar vermeyi aklı hayali almıyor olsun.hatta en iyisi öyle kelimeleri bilmiyor olalım.komple attım onları
*gece kapkaranlık olsun.her yer ışık olmasın.uzanınca en minik yıldıza kadar bütün samanyolunu görebilelim
*nüfus çok olmasın
*belli yerlerde meyve sebze bahçeleri olsun.ama birilerine değil kamuya ait olsun.mesela canı isteyen yeteri kadar alıp evine götürebilsin ve aynı zamanda komün şeklinde ilgilenilsin bu yerlerle.bir sisteme gerek yok.insanlar bakıp ihtiyaç varsa düzenlesin ya da sulasın.daha doğrusu birine ya da kamuya ait olması gibi fikirler de hiç olmasın insanların aklında.çünkü eğer olursa o yerler mutlaka bir gün birilerine ait olacaktır.gerçi onca zaman birilerinin olmamışsa sonradan da olması saçma olur sanki.neyse pek bilemedim bu kısmı
öyle tuhaf bir yer işte.fazla hayalperestlik yaptım ve sığ yazdım sanırım.beğenmediğiniz ya da hatalı bulduğunuz yerleri değiştirip,ekleme yapabilirsiniz.buna sevinirim
not:iyice abartıp karada havada ve suda yaşayabilen canlılar olalım diyesim geliyor
başlık çok ilgimi çekti ya da bu fikir üzerine düşünmek ,
ki geçmişte de düşünmüştük ama sınırlı; eğer sosyal kurumlar-sosyal adalet ve anayasalar -özgürlükler ve bireysel kamusal özgürlükler evrilirse-insan düşüncesi-bi gün olacaktır olabilir; olmalı; Özerk yaşam alanları tanınmalı bağımsız düşüncelere; Kamusal haktır ve olmalı;
link to isiklidusler.blogspot.com.tr
özerk yaşam alanı kurulsa ne değişecek? daha az kötüler olarak orda gül gülistan geçinecek miyiz? “insanoğlunun doğası değişmediği”(?) sürece bütün bunlar böyle devam edecek. zaten işin özü, bizim o beğenmediğimiz şeyler savaşlar vs aslında bizi hayatta tutan şeylerdir aynı zamanda 1 bakıma. ama “özünde”. (doğal seleksiyon)
bi şey bölünmeli ya da bireşmeli; sonsuz çoğalmalı mı?
bi şey sonsuz bölünmeli ya da bi arada bi denge-uyum geliştirmeli;
baskın renkler var belki de ve mürekkep gibi herşeyi boyuyor ve herşeye ren kverdiğ iizlenmi veriyor;
sonsuz bölünmeli belki de;
ben ülkelerine kadar;
özel ve özerk ben ülkelerine kadar;
kendi hukuku kanunu/kanunları olan ben ülkelerine kadar bölünmeliyiz ve herkes birbirinin hakkına ve hukukuna/anayasasına saygı göstermeli!
sıfırdan ülke oluşturacaksanız tüm insanları öldürün bir tek yerliler kalsın. Geçmişteki bilgileri toplayıp büyük bir koruma alanlı kütüphane yap ve buraya kutsal alan de) geçmiş dünyadaki yaşayan insanlardan bilge olanları az sayıda ayırın. ( kutsal alandaki kitapları okuyup yazabilen öğretebilen niteliğe sahip bilge anneler babalar ve çocuklar ) ülke kendini zamanla oluşturur. geçmişi sil geleceği geçmişten örnekle yeniden yarat.
Katil, hırsız, rüşvetçi, yalancı, dinci, kinci, gerici ve elbette Osmanlıca da öğretecek vicdansızlara da ihtiyaç var.
(Uzayzaman)
Hepsi deli olsun.Neye göre kime göre akıllılara göre mi deli?:)Deliriyorum galiba
sivil paradoks
taşındı
demokrasiyi vicdanlarına kursunlar önce
taşındı
ülke adına
sivil gençler adına
paylaşan herkes adına
taşındı
link to sonsuz.us
o iyi insanlar adına;
atlara binip gelsinler – gelmeliler
umut-ku
sivil vicdan
sivil vicdan girişimi
vicdan sevilmedi -eski ve arapça gibi- durumu,
türkçesi ağrılıklı-eşit-varsayım
sivil paradoks adına konuşka
-açımı
sivil iççeper girişimi
-içlek=vicdan ;kuruldu
sivil içlek ve içlek=vicdan
taşındı
içlek izlenimleri; içbilşiem öncengenlik çeper
bağışık metin – iç
% 99,99 bedevi
Gerisi zeki çobanlar olsun.
Ülke değil komünizmi oluşturuyorum. Benim listemde çocuklar ve yetişkinler var. Yalnız böylesi bir mesleki ayrım yok. Çünkü biz, kafa ile kol emeği arasındaki farkı ortadan kaldırdık. İnsanlar günde birkaç saat çalışıp geriye kalan zamanlarını bilime, sanata ve ailelerine harcıyorlar.
çocuk hepsi-düz mantık
bunlardan başka değişik boylarda ve hiçlerde çocuk