Dün bir yerde otururken yan masadan bazı konuşmalar şahit oldum. Kızın birisi sanırım bir akrabasını anlatıyor. Diyor ki;
“”Ne msn ne twitter kullanıyor, facebook hesabı bile yok ama Boğaziçi bilgisayarı kazandı. Bilgisayardan bu kadar uzak asosyal birisi bilgisayar mühendisliğini neden ister? Elbette para için.
Ayrıca günde 10 saat ders çalışıyordu. 130. oldu abii. Ben de günde 10 saat ders çalışsam ben de dereceye girerdim.””
Elbette bununla sınırlı değil söyledikleri. Söylediklerinde eleştirilecek çok şey var fakat bunu başlıkta değil de yorumlarda yapmak istiyorum. Sizin de yan masalardan duyduğunuz size ilginç gelen şeyleri yazsanıza.
Seviyorum yan masaları dinlemeyi…
Yan masa ya da dışarıdaki sesler.
Çoğunda birinin diğerini ikna etmesi ve bir amaca doğru ikna ettiği kadın/erkek/kişi üzerinden ulaşmaya çalışmasıyla ilgili.
Çoğunda birinin diğeri üzerinde ego tatmini yapıyor olmasıyla ilgili.
Çoğunda günlük tüketim ilişkilerinin sorunlu dışavurumları.
Hemen hepsinde ciddi derecede ego patlaması. Aşırı kendini anlatma ve kendini merkeze koyup yüceltme bunun üzerinden de varlık gösterme trajikomikliği.
İyi bir yan masa ya da dışarıdaki ses bulunca yazarım.
İlk yazımdaki yan masanın sözlerine eleştiri:
Bir kere bilgisayar mühendisliğini tiwtter, msn, facebook kullanımı gibi dar bir alana çekmek zaten başlı başına yanılgıdır. Ama elbette insanın bilgisayarla ilişkisi sadece bunlar olunca o da sanıyor ki bilgisayar bunlardan ibaret.
Bir diğer husus da “çalışsaydım yapardım” bahanesidir. Bu cümleyi çok duymuşsunuzdur. Hatta yeri geldiğinde kendimizde söylemişizdir. Bunun altında yatan sebep çok basit aslında. Ego. Hiç bir insan kendi aklından şikayetçi değildir. Çalışsaydım yapardım tam bir yalan. Birincisi çalışamazsın, çalışmak bile bir yetenektir. İkincisi çalışsan bile anlayamazdın, yapamazdın.
Zaten bu yeteneklerin olsaydı hem çalışır hem de yapardın.
xenix: Takiplerim
Bu öğle kahvemi beklerken kafeteryada yan masada oturan iki genç kızın konuşmalarına kulak misafiri olmak durumunda kaldım. Şen şakrak dalmışlar ses tonları kulağımın içinde zıplıyor. Canım da bi sıkkın!! Konu ilgimi çekiyor ama
Kısa saçlı olan —> Ayy sorma hayatım, mesaj attım bakalım ne yazacak.
Sarışın olan ….* Eee nası biri?
—> Jeapinin önünde resmi var. Çok yakışıklı yauu,mmm. Tam yemelik valla:))
….* Demee !! ee peki nası tanıştınız ki?
—> Feysten hayatım, eklemiş benii:))
….* Şansına …. Bize de düşer …. İstermisin iş ciddi ye binsin kızz.
–> Olur mu olur beeaa neden olmasın. Baklım iş güç durumu ne ? Ayy ama çok yakışıklı hıı!!!
….* İnanmıyorum yaaaeee. Bende istiyorum !!!
Kahvemi içene kadar bu cici kızların konuşmaları devam etti son duyduklarımda nişan giysilerine dek gitmişti konu:)))
Bu arada aklıma anneannemin (ışıklar içinde yatsın) bir hikayesi geldi:
“Aile meclisi kurulmuş oğullarını komşu kızı Fatma ile evlendirmeye karar vermişler. Kızın haberi yok tabi daha.
Ahh!! demiş anne;Fatma ne güzel bir gelin olur bu eve.. Güzel güzel torunlar verirler kucağıma.. Önce erkek isterim adı olsun Beşir:)
Baba çıkmış oradan, ben demiş beşirin dedesiyim, omuzumda taşırım onu, ne dilerse alırım. Gezdiririm köşe bucak.
Hale demiş baba dikkat et elinden kayacak şimdi çocuk yaa, düşüreceksin!!!
Amca demiş yuhhh, bi çocuğa bakamadınız aha da düştü oğlan ağzı kanıyor:((((
hepsinde bir telaş fırlamışlar yerlerinden. Vay ben Beşir’in halasıyım eehhüüeee
ben Beşiri’in amcasıyım yazık oldu çocuğaaa eehhüüüee
Ben dedeyim ben nineyim gitti çocukk tüüühh… ehhüee
Tabii Beşir ortada yok:)))
yan masadan, öle işte…
Dün akşam gittiğimiz bir barda yan masada bir çift oturuyordu. Kız belliki alkolun etkisiyle sağa sola küfür ediyor, erkek ise -belki o da alkolun etkisiyle- sağdan soldan özür diliyor kızın yaptıklarından dolayı utanıyordu. Kendi kendini sıkıyor, kıza bir şey de söylemiyor ama utancını da gizleyemiyordu.
Oysa sağdan soldan kimsenin derdinde değildi kız. Herkes onu öyle kabul etmiş ve bu durumdan rahatsız olursa da söyleyecek insanlardı. Erkek kendi kendini yedi bitirdi yan masada.
xenix: Takiplerim
Dışarıdaki bozuk sesler.
Takım elbise, perdesü, ağır bir koku, elde çanta, parlak, göz alıcı ayakkabılar, traşlı bir yüz, narsisist bir aşırı özgüven. Ve adam benzer görnümdeki arakadaşına şöyle diyor; yemeği yapıyor, dağıtıma gidiyor, temizliği yapıyor ve sen bütün bunları bir kişi üzerinden gideriyorsun. Bu da senin ikinci bir kurye almanı sağlar demektir!
Olay yeri: İZMİR
Geçtiğimiz hafta sonu eşimle birlikte izmirde alsancakta Bonjour adlı bi cafede bişeyler içiyoruz. Masalar birbirine çok yakındı oyüzden mutlaka yan masanın konuşmaları duyuluyordu. yan masada bizimkileri duyuyormuş. Ben istanbulluyum eşim izmirli. Eee karşında oturan kişi İzmirli olunca chp eleştirisi yapmamak mümkün değil. Ben ve eşim ateist bir çifttiz. Ancak politik konularda ayrı düştüğümüz şeyler var. İzmirde ki kemalizm tutkusu beni deli ediyor ve her fırsatta bunu eleştirmeyi çok seviyorum. Bu kemalist tutku İzmirlileri kör etmiş. şehirde sanat ve bilim üzerine yapılmış hiçbişey yok. Sadece muhalefet olup hiç bir ilerleme sağlanmamış. eşime izmirinde bir istanbul gibi postmodern bir şehir olmasını çok isterdim diye paylaşımda bulunuyordum. her ne kadar akp ve din düşmanı olsakta Kadir Topbaş’ın bazı yeniliklerini görmezden gelemeyiz diye objektif bir şekilde bi aktarım yaparken eşim bana ”sakın izmirde akp bağlantılı adamların isimlerini ağzına alma burda adamı linç ederler ” dedi ve yan masadan bi ses geldi. İçimden eyvah dedim kesin yanımdaki masada oturan kadın İzmirin chp tutkunu ve hiç eleştri kaldırmayan bayanlarından biri şimdi bana verip veriştirecek sandım. Ama yanılmışım. orta yaşlı çok bakımlı şık bir bayan.” merhaba arkadaşlar ben İzmir AK parti kadın kolları başkanıyım” dedi. Eşim ve ben bi yutkunduk. Ama hanfendi hemen konuya özür dileyerek katıldı.” Burda özgürce herkes istediği düşünceyi savunabilir , Ben akpliyim diye birsi bana bişey derse asıl ben onu linç ederim ”dedi. Ve sonra kendini tanıttı ODTÜ mezunu bir mühendis olduğunu söyledi ve bi kaç bişi daha konuştu ve biz kalkıyoduk zaten dedik ve kalktık:))))
Not: Her nekadar akp ve din düşmanı olsamda chpli bir kadının dırdırını çekmediğim için bu yan masa olayı beni biraz sevindirdi:))))))