| Facebook düşünceye ve fikre önem vermez | Sonsuz.us düşünceler ve fikirlerle yaşar. |
| Facebook, sosyal ağdır, tüketilir | Sonsuz.us zihinsel ağdır, üretilir |
| Facebookta yazdıklarınız zamanla yok olur gider | Sonsuz.us ta yazdıklarınız sonsuza kadar kalır. |
| Facebook anlık ve kolay paylaşımdır | Sonsuz.us zor fakat kalıcı paylaşımdır |
| Facebookta yazdıklarınız google’da çıkmaz | Sonsuz.us google dostudur. Yazdıklarınıza milyonlar ulaşır |
| Facebookta yazdıklarınızı arkadaşlarınız okur | Sonsuz.us yazdıklarınızı binlerce kişi okur |
| Facebook görseldir. | Sonsuz.us beyinseldir. |
Sizler de ekleyebilirsiniz. Olumlu olmak zorunda değil.
facebook görüntülerin tüm profil bilgilerinin doldurulup kişilerin asıl yüzlerini sakladıkları mekandır.
sonsuz.us hiçbir kişisel bilginin yer almadan insanların gerçek yüzlerini paylaştıkları bir mekandır.
Facebooka üye olmak kolay, sonsuz.us a zor.
Facebookta yazmak kolay, sonsuz.us ta yazmak için ya biliyor olmak ya da utanmıyor olmak lazım.
Facebook kişisel reklam sitesi, sonsuz.us kimliksizler sitesi.
Facebookta bilge olmak kolay, sonsuz.us ta zor.
Facebook zaman alır, sonsuz.us uyku alır.
xenix
Karım buraya üye değil…
iyi de facebook ile sonsuz amaçları ayrı iki site. neden aradaki farkı bulmak gibi bir derdimiz var anlayamadım:)
Sonsuz.Us un böyle bir karsilastirmaya ihtiyaci oldugunu sanmiyorum…Bu noktada Delisey’e katiliyorum..
Öyle bir derdimiz yok, siz de dert edinmeyin bunu. (Mizah bölümündeyiz)
hmm. kusura bakma sonsuzcum. ben biraz gerizekalıyım ya, gülemeyince mevzuuya “mizah” olduğunu fark edemedim:)
sonsuz.us turnusol kağıdı görevi yapar. facebook’un böyle bir gailesi yoktur.
Facebookta hoşuna gitmeyen kişileri engelleyebilir yazdıklarını okumayabilirsin,
Sonsuz.us ta ise tam tersi, hoşuna gitmeyen kişilerin yazılarını daha çok okursun.
xenix
Ben ise hiç okumuyorum…
Diyecem oradan saldıracak…
Facebookta gönderiye bakarsın önce öyle beğenirsin,
Sonsuz.us ta gönderiyi okumadan bile gönderene göre + veya – verirsin.
xenix: Takiplerim
Bence insan facebook’ta kuyruk acısı edinmez, ama burda edinir.
insanlar fespukk ta arkadaşlarını bulur… sonsuzda ?
tabi diğer taraftan fespukun kullanıcı sayısı 500 miyon, internette dünyanın ziyaret edilen 2. sitesidir, geliri (2009) itibarıyla 800 milyon USD ve kullanıcılarına ücretsizdir…
hımm ayrıca artı eksi kulllanımı diye bir butonu yoktur. sadece “beğen” butonu vardır… pozitifi sergiler… yani benim gibi eksi artı takıntısı olanlar korkusuzca kullanabilirler… yaptığı yorumu hangi okumayan beyinsiz ne için eksi verdi diye kurdeşen dökmezler :))
alın size firikikten bir gollll !!! madem mizah:)) ben tüm bu olumlu yönlerine karşılık yinede kullanmıyorum fespukçumu:))
illede sonsuz diyorum… neden mi? sölemiycem merak edin:))
Şimdi şöyle…
…interneti kullanan bir grup var ki, artık alfabenin hangi harfine denk gelen insan grubudur bilmiyorum. Bizim Orhan abinin bir akrabası ile dün gece yaşadıklarımı anlatacağım.
-Yaaaa bak iyi oldu seni gördüğüm…
-Hayırdır abi?
-Ya bir arkadaşa mektup yazmam lazım yazsana…
-Ne demek, yazarım bir ara…
Araya Orhan abi daldı:
-Alın işte buradan yazın
Buradan dediği orada duruyor…Orhan abinin bilgisayar, sehpalardan birinin üzerinde, muhtemelen annesinin çeyizlerinden dantelli bir ev tekstili malzemesi ile örtülü durmakta.
Bilgisayar açıldı…gmail e girilecek.
Gir abi, bul maili…
sirmentelligilogullari@gmail.com gibisinden bir isim yazılacak kullanıcı adı olarak…bilgisayar Amerika dan gelme…bilgisayarın klavyesi tuş takımı olarak İngilizce ama düzeni Türkçe. Yani noktaya basıyorsun ç virgüle basıyorsun i falan yazıyor. El alışkanlıkları ile yumuşak ge lere basmadan, ı lar yerine virgül altındaki i ler bulunarak, o lanet olası, hiçte pratik olmayan seçim, ad ve soyad, doğru ve bitişik olarak yazılması, tek parmakla aynı anda iki tuşa basmadan, bir kaç kez denenerek yazıldı…doğruluğundan emin olundu…
…şifre de girildi…
…çat.
Olmadı.
-Şifreni baştan yaz…ya da dur bırak ben yapayım.
-Dur ben yaparım.
Yukarıdaki durumlar tekrar yaşandı…
…şifre yazıldı…
…çat.
Olmadı.
-Ver yahu şunu…
-Yooook…
Üçüncü deneme ve yine dejavu…
…çat.
Olmadı.
-Ulan ver bakiiim…şifren ne…
-Ben yazarım…sen ilk kısmı yaz…
Kullanıcı adı kısmını bu kez hızlı geçtik;
-Yaz şifreni…
…yazdı…
…çat.
Olmadı.
Bir alay güvenlik kelime resimleri çıkmaya başladı…işin yoksa iki kilometre kullanıcı adı ve lanet olası şifreden sonra şimdi de şu amuda kalkıp okuyunca anca görebildiğin salak kelimeciklerle uğraş…
…yaz abi…
…çat…
…olmadı.
-Şifremi unuttum var oraya bas…
-Dur bir daha deniyeceğim
-Abi ben denedim…olmadı…şifreni unutmuşun
-Şifemi nereden biliyorsun?
-11122233 değil mi?
-Evet…nereden biliyorsun?
-Ulan önümde on kere yazdın…gördüm.
Aynı şifre ile yanlış olmamasına rağmen 4 kere daha denedi…bu arada Beşiktaş maçı bitti.
-Tamam bastım şifremi unuttuma ne olacak?
-Cep telefonuna kod gelecek…devam a bas.
Mesaj geldi açtık baktık ki 70 80 karakterli bir kod.
-Bu ne len?
-E cep telefonun eski model, gönderdikleri mesajı decode edemiyor…
Sim kart çıkartıldı, Orhan abi nin daha yeni model telefonuna takıldı…yeniden istendi…kod bu kez altı haneli geldi…kod girildi…g mail hesabına girilebildi.
-Evet kime ne yazacağız…
-İşte buna…
-Hatuna mı yazacağım…
-Evet…
-Yine mi…kaç yaşında bu?
-36
-Eh iyi bari…bu kez doğru bilgiler verdin değil mi?
Bilgisayar ile geçen seneden beri haşırneşir olmaya başlayan Sirmen abi, her yerli malı erkek gibi, sanmakta ki internete girince başından aşağıya karı yağacak…
…ne kadar uluslararası çöp çatan sitesi var ise, başta Slav ülkelerinin olmak kaydı ile, üye oldu. Hepsinin içinde yavaş çekim ama yine de fırım fırım dolanmakta.
Tuttuğunu davet ediyor.
Aslında bahsettiğim klişe bir düşünce biçimi…aranızda bilmeyen mi var…
…sanmakta ki el ülkelerindeki hatunlar aç bi ilaç, bizim Türk erkekleri de beyaz atları ile 1024 KB /sn hızında oradan oraya gezinen ve ender bulunan prensler. Hatunlar bir Türk erkeği gelsin, bizi davet etsin…biz de gidelim Türk ün gücünü yaşayalım…
…hallerde bekleşmekteler.
Ve bizim Sirmen abi bunu bir buçuk senedir, dur durak bilmeksizin, yapmakta. Anlaşıldığı üzere de dil bilmez…yaş da 56.
-Bu kim?
-Bu İngiliz sitesinden Rus değil, Kanadalı.
-Kaç yazdın yaşını siteye?
-48
-Ulan neden gerçeği yazmıyorsun?
-Yaaa, bırak yazacak mısın yazmayacak mısın? Şurada işte mail…önce oku, cevabı yazalım.
Açtım.
-Yuhhhaa…bunun neresi 36?
-24 ama evleneceğim bak. Ciddiyim oğğğlum, aşık oldum.
-Yahu bir dakika…şimdi buna yazacaksın…hadi diyelim merakı da uyandırdık…
…yanılıp yunulup kalkıp gelse;
1-Dil bilmiyorsun, Konuşamayacaksın…
2-Karşısında dedesi yaşında adam bulacak…
…ne yapacaksın?
Yahu kardeşim yaz…sen bana bırak.
Mektubu okudum…
…ailesi ile yaşadığından babası ile annesinden, evinden bahseden bir kız;
-Bunun anası ile babası senden on yaş genç be…
-Olabilir…
-Yalnız yazdıkları arasında şu dikkatimi çekti; bir sevgilisi varmış, bir kaç kez kızımızı aldatmış. Artık daha tecrübeli ve yaşını başını almış adam arıyormuş…bu sen olmayasın?
-Yaz…ben çok romantik bir adamım. İki kere evlendim ama ikisinde de evliliğim kötü gitti…birinci karım zaten firijit çıktı, ikincisi de iki bin iki krizinde battım diye beni terk etti…yeni bir aile kurmak istiyorum ve mutluluğu arıyorum…
-Şunun yerine iki kez talihsiz evlilik yaşadım desem…
-Olur…söyle skype adresini versin.
-Lan dil bilmiyorsun, verse ne konuşacaksın.
-Konusurum o zaman…
-İyi de şimdi burada yazdığına bakıp seni dil biliyor sanacak…
-Ya sen bana bırak…
…yazdım ve bıraktım.
Şimdi şu okuduğunuz dallamlıktan başka bir şey olmayan halleri son günlerde yazılan çizilen bir çok başlığın altına yazsam olur da…
…burası olsun bari.
“Şimdi şöyle…
…interneti kullanan bir grup var ki, artık alfabenin hangi harfine denk gelen insan grubudur bilmiyorum. Bizim Orhan abinin bir akrabası ile dün gece yaşadıklarımı anlatacağım.
-Yaaaa bak iyi oldu seni gördüğüm…
-Hayırdır abi?
-Ya bir arkadaşa mektup yazmam lazım yazsana…
-Ne demek, yazarım bir ara…
Araya Orhan abi daldı:
-Alın işte buradan yazın
Buradan dediği orada duruyor…Orhan abinin bilgisayar, sehpalardan birinin üzerinde, muhtemelen annesinin çeyizlerinden dantelli bir ev tekstili malzemesi ile örtülü durmakta.
Bilgisayar açıldı…gmail e girilecek.
Gir abi, bul maili…
sirmentelligilogullari@gmail.com gibisinden bir isim yazılacak kullanıcı adı olarak…bilgisayar Amerika dan gelme…bilgisayarın klavyesi tuş takımı olarak İngilizce ama düzeni Türkçe. Yani noktaya basıyorsun ç virgüle basıyorsun i falan yazıyor. El alışkanlıkları ile yumuşak ge lere basmadan, ı lar yerine virgül altındaki i ler bulunarak o lanet olası, hiçte pratik olmayan seçim ad ve soyad, doğru ve bitişik olarak yazılmasından tek parmakla aynı anda iki tuşa basmadan bir kaç kez denenerek yazıldı doğruluğundan emin olundu…
…şifre de girildi…
…çat.
Olmadı.
-Şifreni baştan yaz…ya da dur bırak ben yapayım.
-Dur ben yaparım.
Yukarıdaki durumlar tekrar yaşandı…
…şifre yazıldı…
…çat.
Olmadı.
-Ve yahu şunu…
-Yooook…
Üçüncü denemede yine dejavu…
…çat.
Olmadı.
-Ulan ver bakiiim şunu…şifren ne…
-Ben yazarım…
Kullanıcı adı kısmını hızlı geçtik;
Yaz şifreni…
…yazdı…
…çat.
Olmadı.
Bir alay güvenlik kelime resimleri çıkmaya başladı…işin yoksa iki kilometre kullanıcı adı ve lanet olası şifreden sonra şimdi de şu amuda kalkıp okuyunca anca görebildiğin salak kelimeciklerle uğraş…
…yaz abi…
…çat…
…olmadı.
-Şifremi unuttum a bas…
-Dur bir daha deniyeceğim
-Ben denedim…olmadı.
-Şifremi nereden biliyorsun?
-11122233 değil mi?
-Evet…nereden biliyorsun?
-Ulan önümde on kere yazdın…gördüm.
Aynı şifre ile yanlış olmamasına rağmen 4 kere daha denedi.
-Tamam bastım şifremi unuttuma ne olacak?
-Cep telefonuna kod gelecek…devam a bas.
Mesaj geldi açtım baktım ki 70 80 karakterli bir kod.
-Bu ne len?
-E cep telefonun eski model, gönderdikleri mesajı decode edemiyor…
Sim kart çıkartıldı, Orhan abi nin daha yeni model telefonuna takıldı…yeniden istendi…kod bu kez altı haneli geldi…kod girildi…g mail hesabına girilebildi.
-Evet kime ne yazacağız…
-İşte buna…
-Hatuna mı yazacağım…
-Evet…
-Kaç yaşında bu?
-36
-Eh iyi bari…bu kez doğru bilgiler verdin değil mi?
Bilgisayar ile geçen seneden beri haşırneşir olmaya başlayan Sirmen abi, her yerli malı erkek gibi, sanmakta ki internete girince başından aşağıya karı yağacak…
…ne kadar uluslararası çöp çatan sitesi var ise, başta Slav ülkelerinin olmak kaydı ile, üye oldu, hepsinin içinde fırım fırım dolanmakta.
Tuttuğunu davet ediyor.
Aslında bahsettiğim klişe bir düşünce biçimi…aranızda bilmeyen mi var…
…sanmakta ki el ülkelerindeki hatunlar aç bi ilaç, bizim Türk erkekleri de beyaz atları ile 1024 KB /sn hızında oradan oraya gezinen ve ender bulunan prensler. Hatunlar bir Türk erkeği gelsin, bizi davet etsin…biz de gidelim Türk ün gücünü yaşayalım.
Bunu bir buçuk senedir…dur durak bilmeksizin yapmakta.
Anlaşıldığı üzere de dil bilmez…yaş da 56.
-Bu kim?
-Bu İngiliz sitesinden Rus değil, Kanadalı.
-Kaç yazdın yaşını siteye?
-48
-Ulan neden gerçeği yazmıyorsun?
-Yaaa, bırak yazacak mısın yazmayacak mısın? Şurada işte mail…önce oku, cevabı yazalım.
Açtım.
-Yuhhhaa…bunun neresi 36?
-24 ama evleneceğim bak. Ciddiyim oğğğlum, aşık oldum.
-Yahu bir dakika…şimdi buna yazacaksın…hadi diyelim merakı da uyadırdık…
…yanılıp yunulup kalkıp gelse;
1-Dil bilmiyorsun, Konuşamayacaksın…
2-Karşısında dedesi yaşında adam bulacak…
…ne yapacaksın?
Yahu kardeşim yaz…sen bana bırak.
Mektubu okudum…
…ailesi ile yaşadığından babası ile annesinden, evinden bahseden bir kız;
-Bunun anası ile babası senden on yaş genç be…
-Olabilir…
-Yalnız yazdıkları arasında şu dikkatimi çekti; bir sevgilisi varmış, bir kaç kez kızımızı aldatmış. Artık daha tecrübeli ve yaşını başını almış adam arıyormuş…bu sen olmayasın?
-Yaz…ben çok romantik bir adamım. İki kere evlendim ama ikisinde de evliliğim kötü gitti…birinci karım zaten firijit çıktı, ikincisi de iki bin iki krizinde battım diye beni terk etti…yeni bir aile kurmak istiyorum ve mutluluğu arıyorum…
-Şunun yerine iki kez talihsiz evlilik yaşadım desem…
-Olur…söyle skype adresini versin.
-Lan dil bilmiyorsun, verse ne konuşacaksın.
-Konusurum o zaman…
-İyi de şimdi burada yazdığına bakıp seni dil biliyor sanacak…
-Ya sen bana bırak…
…yazdım ve bıraktım.
Şimdi şu okuduğunuz dallamlıktan başka bir şey olmayan halleri son günlerde yazılan çizilen bir çok başlığın altına yazsam olur da…
…burası olsun bari.”
HoLa, çok güldüm bu zırvalarına ay ne komik adamsın sen ya, seni gidi falan filan folin fulin vesaire :))))))
Ya da sadece şu: Sayın HoLa, teşekkürler:))
Facebook’ta arkadaşlarına göre yazarsın; sonsuz us’da yazılarına göre arkadaşların olur 🙂
Facebook’ta her düsünceden insanlarla tartisabilirsiniz hakaret ve küfüre maruz kalmadan yani seviyeli bir bicimde ama Sonsuz Us’ta ateistlerin psikolojik siddetlerine, hakaretlerine ve küfürlerine maruz kalirsiniz sürekli..Hakaretlere karsi Cevap hakkiniz sadece evet agam sen ne buyuruyorsan dogrudur olmak zorunda..
#Facebook’ta ana format .jpg dir.
#Sonsuz.us’ta ana format .text tir.
#Facebook’ta beğenilmek kolaydır.
#Sonsuz.us’ta beğenilmek zordur.
#Facebook’ta kimliğiniz belli olduğu için kolay kolay hakarete maruz kalmazsınız.
#Sonsuz.us’ta kimin kim olduğu belli olmadığı için küfür yeme ihtimaliniz mevcut ve de had safhada.
face’de nice din simsarı fink atar bol kepçeden yazarken,
sonsuz.us’da din simsarlarına geçit yoktur!
Facebookta mazlum edebiyatı ve yaygara yapanları severler,
Sonsuz.us ta mazlum edebiyatı ve yaygara yapanlarla dalga geçerler.
xenix: Takiplerim
fespukta her gruba girersin, çoğulcudur…
sonsuz us da her grup seni almaz. hatta tekleşirsin zamanla…
feyspuk üyede bir kriter aramaz
sonsuz us. üyede kriter arar. (site değil üyeler)
feyspuk ne olursan ol gel der
sonsuz us. geç şöle bir endamını görelim der:) (bir çok üye çok bilmiştir:)
feyspuk açılısında “hoşgeldiniz … ” der
sonsuz us. üyeleri daha gelir gelmez ön yargılı yaklaşır… (bir çoğu ya hiç konuşmaz ya da konuşurken ısırır. ama öyle sağlam insanlarıda varki hiç belli etmeden elini tutarlar ve hiç de bırakmazlar… çok değil ama bir iki üç beş…)
feyspukun kuruluş amacı bellidir (okul arkadaşlarını bulup iletişim)
sonsuz us. un amacını ben halen çözemedim:)) insanların duygu ve düşünceleriyle yaşayan bir sistem yazıyor… ama cümlenin başına “bazı insanların” ibaresi eklenmeli:)
şimdi eksiler gelecek mesela:) hatta saldırılar bana:)) hatta soru cümleleri hmmm delişey madem öylee bik bik bik…:))))
facebook u fespuk diye söyleyebilirsin, sonsuz u değiştiremezsin:-))
sonsuz us. u değiştirmek isteyen kim? ekleme yapmaya çabalıyoruz:))) arttırıyoruz…
Sonsuz Us da kişiler birden fazla nickle yazarlar mitoz bölünmeye sahiptirler.
Bölünürler ama birleşmezler.
Face book ta tekil şahıslar vardır.
Tektir birdir diridir.
DEC CAL,
Facebookta zaman tüneli var. Başa beladır.
Sonsuz.us da tünel zamanı var. Hafta sonları tünelde içilir, keyiflidir.
Vallahi de tövbe, tillahi de tövbe. Anlatayım arkadaşlar; Thought of AD diye bir siteye kararlı, yılmaz bir mücadele sonunda friend olarak alındım.
Bu siteye girince birdenbire renkli, parlak kağıt kaplı spor mecmualarından fırlamışçasına, üzerinde yalnızca slip bir mayo olan 1,90’lık boyu olan bir kas kütlesi, 30’lu yaşlarında, yakışıklı bir adam çıktı karşıma. Meğerse site sahibesinin boyfriend’i imiş. Elindeki Samuray kılıcını bana doğru sallayarak ” ne o ihtiyar, derdin ne? ” dedi. Korkudan kalbim duruyordu, o günden beri de tansiyon, kalp, şeker problemlerim tavan yaptı.
Anammm, ben canımı sokakta bulmadım, kaçış o kaçış ve hatta hemen face hesabımı da kapattım, aman beri arayıp bulmasın diye de ödüm patlıyor hala. Yoksa sonsuzdan da kaçsam mı, garanti olsun kaybolmam diye düşünüyorum.
Ben ‘Q’ klavyede tek tek harfleri aramak yerine, seri olarak yazmak için ‘F’ klavyeye çeviriyorum. Eğer bilgisayardan kalkarken klavyeyi düzeltmeyi unutmuşsam, “gene bozmuşsun, düzelt şunu” diye kibarca uyarıyorlar.
Facebookta dürtme var iyi bişey mi kötü mü hala anlamadım, biri beni dürtünce ben de dürtmeli miyim? 🙂
Soru işareti görünce dayanamadım. Bazı konularda başkalarının sana davrandığı gibi davranma, kopya çekme, hayal gücünü kullan…
Günaydın bu arada:)
Günaydın delişey 🙂 Kopya çekmem, hayal gücüm pek geniştir beni dürteni öperim bile belki 😀
o zaman al sana bir artı:)))
Şu tespitler harika