almanya medeni insanlara yakisir bir karar aldi..
VE..
neo-nazi cinayetlerinden ötürü ikici kez türklerden özür diledi ayrica basbakan merkel´in de katildigi meclis oturumunda türk kurbanlar icin SAYGI durusunda bulundu..
SIRA
“TUNC EL” operasyonuyla “DERSIM” katliamini gerceklestiren, alevi/kürt vatandaslarimiza dram/travma yasatan CHP´nin polit büro mensuplarinda..
korkmayin “ulu”önder (führer) carpmaz..:))
slm.
Ebubekir Bey, 70 yıl sonra da birileri senin gibi çıkıp pkk’den özür dileyin diyecek. Einstein’ın dediği gibi aptallığın sınırı yok.
Dünyanın her ülkesinde devlete karşı ayaklanan, silah çeken aynı şekilde yanıtını alır.
Bu arada Türkiyede hapis yatan pkk’liler toplu halde bir gecede intihar etmiyor. Oysa yaşadığınız ülkede Beider Mainhof çetesinin üyeleri aynı anda intihar (!) etmişti. Hani sizin çok övünerek bahsettiğiniz, yaşadığınız demokratik ülkede.
Size daha önce sorduğum soruya yanıt verirseniz memnun olurum. Nuh peygamber nasıl 950 yıl yaşamış? (Kaynak: Kuran)
Hangi özür yetecek. Asırlarca osmalılar da binlerce kişiyi öldürmedi mi ? Sadece kuyucu murat paşayı hatırlayalım yeter.
haklisiniz, ” Einstein’ın dediği gibi aptallığın sınırı yok” konumuz tarihimizle yüzlesmek sizi “alo fetva”hattina yönlendireyim efendim..:))
slm.
Dersim olayları CHP zihniyeti mi yoksa Hanif, Sünni zihniyeti mi? 1500 lerden beri aleviler katlediliyor bu topraklarda. CHP den 400 yıl öncesine kadar. Özür dilemesi gereken devlettir, bu ayrımcı ve ümmetçi zihniyettir.
Zihniyet herzamanki gibi İBNELİK…
Dersimle ilgili tüm tarihi! bilgiler İsveç, Belçika gibi ülkelerde yaşayan kürtler tarafından yazılmıştır. 1. dereceden belge diye bunlar gösterilir. Bir de birkaç anı defterinden anekdotlar vardır. Tüm külliyat bunlarla sınırlıdır. Korkunç bir gizem sözkonusudur.
Evet bir katliam sözkonusudur. Peki yapan kimdir ? Kimler emretmiştir ?
Oraya gönderilen komutanın 50 bin kişilik bir orduya rağmen 1. harekatta başarısız olduğunu, sinsi bir planla barış görüşmesi için çağırılan elebaşı Seyit Rıza’nın yakalanıp öldürüldüğünü görüyoruz. Bu olay 1937 de oluyor. Daha sonra 1938 eylülünde Celal Bayar başbakan oluyor ve 2. harekat başlıyor; uçaklarla bombalama ve katliamlar işte bu evrede gerçekleşiyor. Hatta bununla da yetinilmiyor 3. bir harekat yapılarak bu defa halk göçe zorlanıyor.
Şimdi, vikipedia ya(dersim) bakacak olursanız. Geçen ay varolan 2. saldırıyla ilgili herşeyin kaldırıldığını ve bugünkü başbakanın özür komplosunun ilave edildiğini görürsünüz. (vikipedia yazarı çelişkiyi anlamış olmalı) İnanın komedi…
Peki çelişki ve ibnelik nerede ?
Ben böyle özür görmedim. TC devletinin Başbakan’ı özür diliyor; sonra CHP’den de özür dilemesini istiyor. Particilikle, özürü aynı kefeye koyamıyorum. Bu nasıl bir etik anlayıştır? Özür değil, resmen particilik yapmış. Peh!
Sonsuz’un müthiş bir sezgiyle ifade ettiği gibi olay tamamen sünni-alevi çekişmesidir. İşin içinde kürt lafı bahis konusu bile değildir.
Laik Türkiye Cumhuriyetini çökertmeye yemin etmiş mandacı(amerikancı) kadrolar aleviler varoldukça kendilerinin kolayına iktidara gelemeyeceğini çok ince hesaplarla anlamışlardı. Yöntem olarak seçtikleri şey; batı gözünde Türkiye’yi bitirmek ve bugünlerde Libya’ya yapıldığı gibi uluslararası bir mandanın ülke üzerine çökerek ülkeyi geçici yönetmesi ve daha sonra kendilerine emanet edeceklerini sanmalarıydı. Celal Bayar, Adnan Menderes gibilerin başını çektiği bu mandacı grup planı uygular.
Plan; Yeni bir soykırımı dünya gündemine getirmekdi… Dersimli bazı aşiret reislerine para verilirek yeni bir ayaklanma başlatılır. Ordu artık Dersim’de olmasına rağmen böyle birşeye cesaret etmeleri, hayal gücünün değil elbet PARANIN gücüydü. Ordu’ya kim tarafından ne emir verildi bilmiyoruz. Fakat işbaı kadronun MANDACI olduğunu biliyoruz. Başbakandan habersiz böyle bir operasyon yapılması ve sanki hiçbirşey olmamış gibi geri dönülmesi olanaksız olduğundan sorulması gereken sorular chp ye değil baştaki adama sorulmalıdır. Bu kişi CELAL BAYARdır.
Gerekli kişilere
İSLAM zihniyeti “BEN-İ KUREYZA” katliamindan dolayi ÖZÜR dilemeli..
Alevi düşmanı gelmiş konuşuyor…
)kapa parantez
sonsuz,bazı alevi lider ve vatandaslar “o adam”i türkiyeyi islamdan uzaklastiriyor,sünnileri eziyor diye desteklediler..
fakat
unuttular,despot herkes icin despottur nitekim 1920/30´lar da sünni müslümanlar icin gelenler 1937/38´ler de alevi kürtler icin geldiler..
sonuc ortada kocaman bir facia..
hem
fi tarihin de yapilan zulüm “o adam”in dersim de yaptiklarina mazuriyet ol-A-maz kaldiki hicbir insan o dönemin zulümlerini savunmuyor ama ne hikmetse pek cagdas ! alaturka kemalistler sürekli bu hataya düsüyor..
slm.
Hemen hümanist oluveriyor arkadaş… Elbet tabi, eğer ortada tukaka CHP lafı geziniyorsa ve bundan nemalanarak tek başına kayıtsız kuyutsuz ANAYASA yapma öngörüsü çıkıyorsa hemen piyasaya çıkıveriyor. Mal bulmuş magribi hesabı… Arınç’ın salakça o zaman başbakan İnönü demesi gibi…
Amaç CHP yi bitirmek, halkın gözünde küçük düşürmek… CHP oylarını yeni yetme gençler nezdinde düşürerek büyük çoğunlukla oy almak vs…
Velakin tarih bilmemek -herzaman olduğu gibi- seni gene rezili rüsva ediyor. Gerçi senin gibi çıkarcı pisliklere tükürsüler birşey olmaz ya…
Antin kuntin oyunlarla o sünni geleceği inşa edemezsin. Edemeyeceksiniz. Dersim de ve bugün…
Bu arada bu pislik “o adam” diyerek faturayı Mustafa Kemal’e çıkarmaya çalışıyor.. Ulan ibne Atatürk 10 kasım 1938 de öldü, Celal Bayar bu akınları 1938 in ekim ayında başlattı, Mustafa Kemal ağır hasta ve yataktaydı… Katliamlar ocak ayına kadar sürdü. Ki bu esnada ortada Ne Mustafa Kemal ne de İnönü vardı.
dünya ya kapali,mozeleye acik ve asik olan bu gerici chp “polit büro” zihniyetini bitirmek icin haricden yardima ihtiyac yoktur:)
gecmisiyle hesaplasamayan korkak ve bagnaz militan chp sonunu bi hakkin hazirliyor zaten..
“alma mazlumun ahini cikar aheste aheste” deyisinde oldugu gibi göge yükselen O binlerce “AH” lar suclularin yapip ettiklerini er yada gec alinlarin ortasina cakiyor kacis yok..
“Ben, sizin YALANLARINIZLA baş edemedim,
bu
bana dert oldu,
ama
karşınızda diz çökmedim ya
bu da
size
DERT olsun!” (seyyid riza)
slm.
(editör ne ise yarar,küfürbaz bekcisimidir ? malum küfürbaz “o adam”in müridi asli meslegine döndü de..)
evet..
“………..Kişi olarak Willy Brandt’ın Yahudi Soykırımında sorumluluğu yoktu ancak Brandt Almanya’da Başbakanlık koltuğuna oturduğunda soykırım beni ilgilendirmez demedi.
Dolayısıyla Almanya’nın efsanevi Başbakanı Willy Brandt, 7 Aralık 1970’de Başbakan olarak Polanya’nın başkenti Varşova’yı gitti.
Brandt,
2. Dünya Savaşı’nda Nazilerin katlettiği Polonyalı Yahudiler anısına yapılmış olan anıtın önünde diz çökerek özür diledi. Bu davranış dünya kamuoyunda büyük yankı ve saygınlık uyandırdı.
Brandt, daha sonra ‘bütün Nazi cinayetleri, toplama kampları, işkenceler, kötülükler ve insanlık dışı davranışlar için insanlıktan özür diledim’ diyecekti.
Brandt,
Polonya’da diz çöktüğünde soykırımın 25. Yılı geride kalmıştı. Willy Brandt’ın bu davranışıyla dünya yeni bir döneme girdi.
Hem Avrupa hem de insanlık tarihine Brandt’ın Polonya‘ da diz çökmesi oldukça büyük kazanımlar sağladı.
Brandt bu hareketiyle, Dünya barışına yaptığı katkısı nedeniyle, 1971 yılında, Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.
Bazı Almanların gururunu inciten dünün tartışmalı adımı ‘diz çöküş’, bugünün demokrasi ve insan haklarının sembolü oldu.
Willy Brandnt’ın açtığı yolda 1990’lı yıllardan sonra ABD, Japonya, Belçika, Kanada, Avustralya, Danimarka, Hollanda, Güney Afrika, Vatikan, İtalya, Almanya, Fransa gibi ülkeler geçmişleriyle yüzleşti.
Sebep oldukları soykırımlar, katliamlar ve asimilasyonlardan dolayı özür dileyip, mağdurlara tazminat ödemeyi kabul ettiler….”
(Birgün Yayıncılık)
slm.
Sen gerizekalı mısın ?
YALAN SÖYLEYEN >SENSİN.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. M. Kemal ATATÜRK.
İlim ne demek yanlışlıkla peyda olmuş it.
Tanrı senin hamurunu necasetle yoğurmuş
Anan seni sıçarken yanlışlıkla doğurmuş.
Neyzen Tevfik Kolaylı.
Kafir kime denirdi? Gerçeğin üzerini örtene. Şimdi ben ona gerçek demeyeceğim. Gerçek dediğin de yanılsama taşır ancak hakikat tam da kalbidir olgunun. Şimdi sen o videoyu dinle ve birilerini kafir olmakla suçlamanın nasıl bir pezevenklik olduğunu düşün.
Hatta ”sana o aklı niye verdiler” sorusundan sendeki sifon çekilesi aklın hak ettiği hakareti, sızlanmak yerine sorgula. Onu da beceremiyorsan bekle ki tükürdüğüm tanrın sana bir işaret göndersin de içine düştüğün boktan kurtulasın.
Takunyalı recep ve sazendeleri sanatın içine tüküren ucubeler olabilmişken, Atatürk sanata hak ettiği saygıyı ve değeri vermiş bir kişilik olarak onu anlayanların hakikat aynasında parlayan surettir.
Yıkın Heykellerimi
Ey milletim
Ben Mustafa Kemal’im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Özgürlük hala
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Yetmediyse acısı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Karaçarşafa girsin diyorsanız
Yobazin gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın
Kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Fazla geldiyse size
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ
Süleyman Apaydın
“korkmayin “ulu”önder (führer) carpmaz..:))” (ebubekir)
Bu ne soytarılık bre küstah?
“ulu” diyerek kastettiğin; ulu önder Atatürk!
“führer” diye kastettiğin bir Alman yavşağı!
“ulu” ve “führer” sözcüklerini yan yana getirerek Atatürk’e Hitler yakıştırması yapmaya çalışan ise ne idüğü belirsiz, bir yavşak oğlu yavşak!
İt
osurdukça
kaşınıyorsun
sen!
Tunceli’de de kaşınmışlardı seni gibi, kaşıdık geldik, ne özrü istiyorsun sen?
Seyit Rıza kimmiş lan?
İngilizlere sırtını dayayarak karakol basıp asker pataklarken aslan kesilen, hesap vakti gelince “günahı, ayıbı, zulümü, cinayeti” anımsayan aşiret reisi…
Beyninin bokuyla Cumhuriyete kafa tutacak, Mustafa Kemal de buna he diyecek öyle mi?
Yemezler koçum!
Bu tarafta yemezler!
O tarafta da başını yerler!
Siz kendi hakkınızda iddianame yazmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!
Bunu da bir kenara yazın emi!
Bugün Yılmaz Özdil yazmış…
…ucuz imam manevrasını ortaya koymakla kalmamış…
…belgeleriyle de açmış.
Açar okursunuz.
Dersim de bir isyan oldu.
Gidip bastırdılar.
Dünyanın her bir ülkesi, sınırları içinde herhangi bir isyan ya da girişimi olduğu zaman gider oraya, isyancıyı OYAR. Bizim imam taifesi Suriye de patlak verdirilmeye çalışan isyana bile sulanırken hele…
Neyse…isyan oldu, ordu da gitti oydu.
Bugün “oy oy oyulduk diye ortaya atlayanların doğru dediği tek bir şey var…o da oyuldukları.
Bu Kılıçdaroğlu dürüst mürüst ama gelin görün ki salak.
Elli sene önce zikilen götün hesabını yapmak ise ancak eşşoğlueşşeklik ile açıklanabilir.
Öyle değil mi euro avantacısı ebubekir.
Konu döndü dolaştı Dersim üzerinden Chp ve Atatürk’e yol aldı.
Katliamların özrü sadece dilemek mi? Dileyince geçiyor mu? Dersimden dilendi diyelim, tonca katliamın özür muhatabını nereden bulacağız? Kıyım kötüdür. Sadece kötüdür. Özürle fln düzelecek iş değildir.
Ama burada konu kıyımın tartışması da değil!! Madem bu denli duyarlıydı bu hökümet bu konulara, kendine karşıt fikir yürüten kalem tutan elleri, düşünen beyinleri ne demeye katletti? Katlediyor. Ondan bundan özür bekleyeceğine tazece, yakınca olana dönüp bir bakmalı ki; ricası (emri) dikkate alınsın.
Bi kere açtığın konu katliama duyarlılık değil. Konunun muhatabı da çaktırmadan ifade etmeye çalıştıkların değil. Konunun muhatabı dönemin koşulları ve devlettir. Bunu bilip, bunun üzerinden karalamaya çalıştığın İNSAN da senin adının hans mans olmasını engelleyen, inancını koruma altına alan kişidir.
O zaman açılsın arşivler, iş başına getirilsin tarihçiler…
Kim bilir belki senin bile özür borçlu oldukların çıkabilir ortaya hee?
Boş külahçı sende!!!
Dersim’i bombalayan…
Devlet değil, CHP.
PKK’yla masaya oturan…
AKP değil, devlet.
İyi di mi?
BAŞBAKAN TUNCELİ’YE GELİP KÖPRÜ AÇILIŞI YAPACAKTI
Sene 1937… Mustafa Kemal, başbakan Celal Bayar’la birlikte Tunceli’ye gelip, Murat Nehri üzerindeki Singeç Köprüsü’nün açılışını yapacaktı. Köprünün ucunda karakol vardı. Basıldı. 33 asker şehit edildi. Peşinden… Telefon hatları kesildi, pusular kuruldu, Mazgirt Köprüsü havaya uçuruldu, jandarma taburu vuruldu, 56 asker daha şehit oldu.
Film koptu.
Elebaşı Seyit Rıza’ydı…
Başbakanımızın “hikâyesi yürek burkucudur” dediği Seyit Rıza.
Kukla’ydı…
Kendisini oynatanların ipleri bıraktığını hissedince, paniğe kapıldı, İngiltere Dışişleri Bakanı’na mektup yazdı, Suriye’deki İngiliz Elçiliği’ne gönderdi.
ANADOLU ÇORAK TOPRAK KÜRDİSTAN BEREKETLİ
Yalvaran mektubunda, Anadolu için “çorak toprak” derken, “Kürdistan bereketli toprak diyordu… “Sayın ekselansları” diye başlıyor, “Türk Hükümeti yaptığı anlaşmalar sayesinde dış baskılardan kurtuldu, Dersim’e girmeye kalkıştı, Türk ordusunu başarısızlığa uğrattık, direnişimiz karşısında Türk uçakları bombalamaya başladı” diye vaziyeti anlatıyor, “sayın ekselanslarına sesleniyorum, hükümetinizin yüksek manevi etkisinden Kürt halkını yararlandırmanızı istirham ediyorum, en derin saygılarımın kabulünü rica ediyorum” diye bitiriyor, “Seyid Rıza” diye imzalıyordu.
SEYİT RIZA’YI MASUM GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR
Hal böyleyken… Seyit Rıza’yı “masum” göstermeye çalışan arkadaşlar, böyle bir mektubun asla varolmadığını iddia ediyor. Altında kabak gibi “Seyid Rıza” imzası bulunmasına rağmen, Seyit Rıza yazmadı, Nuri Dersimi yazdı diyorlar. Üstelik, sanki Fransa babamızın oğluymuş gibi, “o mektup Fransa’ya yazıldı, Fransa Devlet Arşivleri’nden doğrulamak mümkün” diyorlar.
Gel gör ki…
Londra’da The National Archives diye bi yer var. İngiltere devlet arşivi… Kayıt ofisine gidiyorsun, “FO 371/20864/E5529” numaralı belgeyi rica edebilir miyim kardeş diyorsun, hay hay deyip, yukardaki mektubu veriyorlar. 50 pens filan, fotokopisini alabiliyorsun.
CUMHURBAŞKANI FRAK GİYMİŞKEN O MEKTUBU ALABİLİR
Demem o ki.
Taa 1937’ye gitmek zor ama…
Buckhingham Sarayı’yla The National
Archives’in arası metroyla üç dakka.
Hazır, frak giyerek yakasına şövalye nişanını takan Cumhurbaşkanımız ordayken… Yemekte Windsor kuzusu ikram eden Kraliçe’ye “tarihimizle yüzleşelim” dese fena olmaz yani.
Ben senin yalanlarınla baş edemedim ebubekir. Kendine hakaret ettirmezsen kimse sana hakaret edemez.
Bu ebubekir kendini uyanık sanan bir dümbelek sadece.
Site sahabisini aklı sıra “İZİN VERİYORSUN BAK ŞURAYA NELER YAZIYORLAR” şeklinde dürtecek ve olmayan aklı sıra yediği küfürler silinecek.
Yanisi şu ki, sanıyor ki yediği küfürler sadece buraya yazılanlar ve okudukları ile sınırlı.
Diyelim ki site yetkilileri bunun gazına geldi ve buraya yazılanları sildi…
…ebubekir küfür yememiş ya da yemeyen biri mi olacaktı?
Küfür yemek için bunca takla atmasına karşın yazdığına bakın…
Fıkrası da var ha…
Derviş miydi…Nasreddin hoca mıydı acep…o kısmı unuttum…
Neyse…diyelim ki Nasreddin Hoca.
Hoca bu bizim ebubekir ile sohbet ederkene konu nereden dolaşıp nereye geliyor ise iddialaşıyorlar:
Nasreddin hoca:
-Sen olmaz diyorsun ama ben istersem bir dirhem sıçarım. (bir dirhem 2,97 gr)
Ebubekir:
-Öyle şey olmaz. Kıç bu öyle ince ayar sıçamaz.
N.Hoca:
-Denemesi bedava…yatarsın aşağı açarsın ağzını bir dirhem sıçarım…kazanırsam alırım bir altınını. Yoksa sen alırsın altını.
Ebubekir:
-Tamam hoca gel bakalım.
Pozisyonlar alınır…hoca oturur, ebubekir ağzını açar…
-E hoca hadi, ne zaman olacak bu?
-Bekle bakalım, kolay mı.
On dakika, yirmi dakika, yarım saat, kırkbeş dakika…
Burnunun bir kaç santim ilerisinde hocanın takım taklavatını görmenin de sıkıntısı ile ebubekir baş parmağı ile hocanın takım taklavata bir fiske atınca hocanın barsakta ne var ne yok foşşşadanak ebubekirin ağzına burnuna doluvermez mi…
-Ulan hani bir dirhemdi…
-Eeee ayarıyla oynadın…oynamayacaktın.
Sen kalkacak gelecek burada milletin ayarıyla oynayacaksın sonra da çıkacak zırıldayacaksın.
Yok öyle dava!
29 Temmuz 1937 tarihli Komintern’in yayın organı “Rundschau” şöyle yazıyor:
“İki ayı aşkın bir zamandan beri Ankara Hükümeti, Dersim bölgesindeki Kürt aşiretlerinin yeni bir gerici ayaklanmasını bastırmakla uğraşıyor. Feodal unsurlar, Kemalist parti tarafından gerçekleştirilen reformlara rağmen, bugüne kadar ülkenin bu sapa bölgesindeki barınmayı başarmışlardır. Bu bölgeye geçtiğimiz yıl TUNCELİ adı verilmiştir. Dersim’in hakim katmanları, yürürlükteki yasalara rağmen, kendi yasadışı ayrıcalıklarını koruyabilmişlerdir… Dersim’de devlet otoritesi sadece kağıt üzerine kalıyordu. Feodal aşiret reisleri her fırsatta devleti hiçe sayarlardı… Bugün, Kemalist Hükümet’in enerjik reformları yüzünden kendi iktidarlarını tehdit altında hisseden feodal unsurların ümitsiz bir direnişi ile karşı karşıya bulunuyoruz.”
(Komintern Belgeleri’nde Kürt Sorunu, Kemalizm, Erdal Yeşil, Tohum Yayınları, s. 185, İstanbul)
Ben bu kitabı okumadım. Ancak bir tartışmada ortaya atılan bu iddia, şimdi sol adına Dersim olaylarını bir katliam olarak adlandıranların, o zamanki sol ile çeliştiğini gösteren bir belgedir bu. Bu tür alıntılar ile tartışmayı sevmiyorum ama, bu güne değin yaptığım araştırmalar doğrultusunda, benim değerlendirmem de kominternli komünistlerden çok farklı değil…
Feodal çarkları tehlikeye giren ağaların, yer yer İngiliz kışkırtmaları eşliğinde Cumhuriyete kafa tutmasından kaynaklanan çatışmalar… İngilizler daha önce Şeyh Sait olayları ile Misak-ı Milli içinde yer alan Musul ve Kerkük’ü Türkiye’den koparmışlardı. Dersim tezgahı da Hatay sorununun çözümünün tartışıldığı yıllara denk gelir. Hedef Hatay’dır. Ancak Cumhuriyet bu dönemde daha bir güçlenmiş durumdadır ve gücünü de göstermiştir.
Olmasa iyi imiş de, Feodal beyler de (Hola’nın deyimiyle) Cumhuriyete “ayar çekmeye” kalkmasaymış… Devlet olmak, hükümet etmek kolay mı, öldürürler adamı… Dünyada bunun başka bir yolu henüz bulunmuş değil. Hangi devrim olursa olsun, Devrim, devrime karşı çıkanları kurşuna dizmiştir daima.
Şimdi barışalım.
Tamam barışalım da, sizi kışkırtan kim, önce onu bir açıklayın bakalım…
sayin (!) editörlerden hanginiz son yorumumu sildi küfürbazlarinki oldugu gibi dururken ? gerci sasirmadim..kemalist biat kültürüyle yetistirilmis modernlerin beyni 1930 da cakili kalmis ne anlar evrensel ilkelerden..
“allah yok,din kaka” nöbetleri geciren,marksit/ateist/ataperest bu zihniyet sosyal demokrat willi brandtin özrünü nasil anlasin..
yazmistim,chp politbüro sefleri sünnileri sindirdikten sonra alevi kürtleri sindirdiler..
kurani parcalayanlar
medrese/tekke kapatanlar
camiyi ahir yapanlar
sapka gimeye itiraz edenleri asanlar
ezanlari susturanlar..vs.
kimdi bu fasistler ?
ey zulme ses cikarmayan aydin solcu
ey kendine das kapital” sevdirilen sosyalist senin vicdan´in dindarlar söz konusu oldugun da 1930 model müzelik ilkelere göre mi calisiyo..
komün (izm),paylasmaksa eger “TUNC EL” operasyonu magdurlarinin acilarini da paylasmaniz gerekmez mi ?
slm.
Hala aynı terane yahu…
İlla küfür ettircen kendine…
Devletin başbakanı olarak arkadaş özür dilemiş ya!!!(willy Brandt’la aynı görevi ifa eden kişi)
Daha ne istiyorsun ? Ebeninkini mi?
Menderes’e anıt yaptıranlar özür dilesin. (sorumlusu o ibneler olduğu için)
Sünni faşistler özür dilesin. (tümden sorumlu oldukları için)
Hadi bul onları… Ha bulamadıysan sevgili Başbakanın onlardan biri olarak özür dilemiş zaten…
Üstelik İddia ediyorum bu bir kürt olayı değildir. Sünni faşistlerin ülke üzerinde oynadıkları iktidar ve kapitalizm mücadelesidir.
Hem söylesene kim bu Celal Bayar … Senin oralı bi ibne aynı tohumsunuz…
“ezber bozan” basbakan bu toplumun tarihiyle/gecmisiyle yüzlesmesi icin geriye dönülmez bir güzergah acti..yalanlarla,resmi rejimin efsaneleriyle hesaplasmaktan baska sansiniz yok..
gandi ! kemal´de,oikos benzeri küfürbazlar da yüzlesecek baska cikar yol yok..
slm.
Başbakan RTE, devlet adına özür dileyerek bir adım attı. Peki, “cemevlerinde cümbüş yapıyorlar” dediği kendi için ne zaman özür dileyecek?
Sivas canilerine “gazanız mübarek olsun” diyen RP’li belediye başkanı adına da özür dileyecek mi? Sivas canilerinin avukatlığını yapan eski RP’li Adalet Bakanı Şevket Kazan adına da özür dileyecek mi?
Ya Çorum için, ya Maraş için?..
Siyasi manevralarla atılan adımlarıyla saf kullarını (!) kandırır ancak!
Sayın(!) Ebubekir,
Dediğin yorumu ben sildim.
Konu ile alakalı olmadığı için sildim. Diğerleri küfürlü de olsa konuyla alakalı. Ama o yorum sadece sana yalakalık yapıyordu. Ayrıca “sitenin dingoları” diyerek toptan küfür ediyordu.
Küfürden rahatsız isen dön kendine bir bak! Sen kendi kutsallarına sövülmekten rahatsız isen, ben de Atatürk’e “führer” benzetmesi yapmandan rahatsız oluyorum örneğin. Bunu sana kaç kez anlatacağız?
Senin kutsalın var da başkasının yok mu?
Sakın daha önce yaptığın gibi, “führer önder demektir” diyerek kıvırmaya kalkma! Sen ne demek istediğini gayet iyi biliyorsun.
Seni kaç kez bu konularda tuş ettik, kalkıp kalkıp aynı konuları yeniden açarak sitenin huzurunu kaçırıyorsun.
Önce sen saygılı olacaksın ki, başkasından bekleyesin.
Bu tavrını sürdürdüğün sürece daha çok beklersin saygıyı…
İnsanlar sana niye küfür ediyor, hiç düşündün mü?
Not: Herhangi bir başlık altında, konu ile ilgili olmayan yorumlar silinecektir! Bu kadar!
sayin ned,kusura kalmayin ama bahsini ettiginiz konunun dersim faciasiyla bir alakasi yoktur..
elbette cemevleriyle ilgili sözler asla kabul edilemez elbette ÖZÜR dilenmeli ancak kiyaslamaniz yanlis bi tarafta öldürülen binlerce yasli,coluk cocuk,kadin ve toplu dram/travma var diger tarafta sözlü hakaret demogijiye gerek yoktur..
bence
sadece bahsini ettiginiz kisiler degil herkesin/hepimizin ÖZÜR dilemesini gerektirecek yanlislar var..
aslinda
ÖZÜR tövbenin diger bir yüzü DILEMEK le kimsenin bir yerleri eksilmez ama cok sey kazanilir..
slm.
editör,madem sileceksin o vakit oikos,hola,misafir vs. rumuzuyla yazan sözü olmayip sadece küfreden ataperest yorumu da silseydin:)
gerci sadece küfürleri silseydin de olurdu tabi ancak böyle bir hakperestlik ” küfürlü de olsa konuyla alakalı” diyen bir yunus emre hayrani ! editör den beklemek abesle istigal..
yoldas, (!) sosyalistlik paylasmaksa eger bari adil paylastir yoksa yandas olmayinca sivri sinek caz mi ?
slm.
Ebubekir,
Onları silersek senin açtığın başlığı da silmek gerekiyor, çünkü sen söze küfürle başlıyorsun. Öyle değil mi? Atatürk’e “führer” demek küfür değil mi? Sana göre değil, bana göre küfür. Sen daha konuyu açarken bu küfrü yapmıyor musun?
Söyle bakalım haydi; küfür demek sadece ana avrat sövmek midir? Hele hele savunduğunu sandığın İslam anlayışına göre küfür sövmekten ibaret midir? O halde sen de hassasiyet göstereceksin.
Takiyeyi bırak Ebubekir.
Oikos’un, Hola’nın, misafirin yorumları silinecekse, senin açtığın başlığı da silelim. Buna var mısın?
En kötü bir olayın bile tartışması yapılabilir. Ama akademik bir dil vardır. Bilimsel bir dil vardır. Dilini düzelt gel. Senin kullandığın dil ile olmaz bu. Bunu anla artık. Bunca tepkinin arkasında yatanı gör.
Bu sitede küfür yemediğin bir başlık açtın mı hiç?
Anormallik nerede o halde?
Bunca insan yanlış da bir tek sen mi doğrusun?
Vay vay vay. Zekaya bak. Onu da kendisi belirleyebilecek kadar da densiz.
Onda travma var bunda katliam. Travmayı da öğrendin. Aferin gelişme var sende.
ebubekir efendi, aslolan samimiyettir. Sizin Başbakanınız, önce kendi hatalarından başlasın sonra diğerlerinin kusurlarını “devlet adına” yapıyorsa eğer, AKPlilerin bulunduğu grup toplantısında değil, TBMM’de açıklasın. Özrünü bir Başbakan’a yaraşır şekilde mecliste dilesin. Dönemin tek partisine, hatta CHP’de dönemin müffettişlerinden Adnan Menderes’in önderliğini yaptığı katliamın tüm belgelerini adam akıllı açıklasın. Olayın sorumlularını belgelerle anlatsın. Katliamın sorumluluğunu bugünkü CHP’ye yüklemesin.
Willy Brandnt örneğini vermiş bir insan olarak nasıl olur da, böyle basit bir yaklaşımı, “özür” gibi yüksek bir değerle bir tutuyorsunuz, hayret ediyorum! Maalesef RTE ile bu kişi arasındaki “oskarlık” farkı görememişsiniz.
gandi ! kemal´de,oikos benzeri küfürbazlar da yüzlesecek baska cikar yol yok..
Hala YALAN söylüyor.
Adi yalancı, sana O GÜN BAŞBAKAN CELAL BAYAR diyoruz. Mustafa Kemal öldü ve operasyonlar başladı diyoruz. Bişey söylesene hadi birşeyler çıkar götünden, hadi bekliyorum. Tarihsel gerçek yüzleşme falan yapalım.
Not: Gandi diye hakir gördüğü Kemal Kılıçdaroğlu meclisde bir komisyon kurulması, devlet arşivlerinin açılması ve konunun aydınlanması için teklif verdi . Peki ne oldu ? AKP oylarıyla teklif reddedildi. Neden acaba ibnenin evlatları…
Öyle hinoğlu hinler ki aklınız durur.
Bunların akıl babaları imamlar 80 li yıllarda yollara kağıtlar atarlardı. Kağıtlarda aynen şunlar yazardı:
Ey müslümanlar, kafir laikleri ezmek ve yoketmek için hertürlü yalan hertürlü hile mübahtır. Bu faili yapanlar cennete giderler, allah sizlere bu yolda yardımcı olur, sizlerden yardımını esirgemez.
Ebubekir bak! yazmadım!..
ama sen anladın dimi?
rahatladın mı şimdi?
gerçi; şimdiye kadar rahatlatmış arkadaşlar seni sağolsunlar;) baya bi ohhh!! çekmişsindir..
Ebubekir ne zaman rahatlamak istese,
hemen gelir, böyle abuk subuk konular açar;) kendini rahatlattıktan sonra, epey bir vakit ortada görünmez..
bakmayın siz onun şikayet nağmelerine, nağme onlar, nağme..gönüllü ve kendi rızasıyla(seyyid değil)koşarak gelir..
Devlet; Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını katleden şerefsizler adına da özür dilesin
Eğer Seyyid Rıza Eşkiyasından özür dileniyorsa..
APO’dan da özür dilensin..
öldürülen PKK eşkiyalarının yakınlarından da özür dilensin.. çünkü aynı şeyler… (bir sürü kürt, zorunlu batıya göç ettirildi)
Dersim ayaklanmasının bastırılmasının ardından, iktidara gelen, Tayyip’in atası, Adnan Menderes ve tayfası, bu özürü neden yapmadı? hemde sıcağı sıcağına..
Bi akıllı Tayyip’mi? akıl mı? yoksa PKK’lılara, alevilere, kürtlere yalakalık mı? Yoksa işi Atatürk’e kadar götürmek mi??
Yani; üzüm yemek mi? bağcı dövmek mi?
Kuş beyinliler bu özrün altında kalacaktır!!..
Hiç bir şey, Alevileri CHP den koparamaz.. bunlar nafile namazları..Başka kapıya hoştt!! hoştunuzzz!!
Bu sitede fazla yorum yapmadan izleyenlerdenim.
Sunu farkettim size cok acik bir anti tez veya cevap veya soru ile gelindiginde bunu gormezden geliyorsunuz, isadamligi tecrubenizi devreye sokarak soruyu kaynatiyorsunuz .
Firmanizda calisan elemanlariniz boyle manevralara aldirmaz ,alacaklari paraya bakarlar ,sizin fikrinizin onlar icin onemi yoktur .
Ama burada yazilan her satir tek tek ortada olece duruyor . Ne kazancaginizi nereye varacaginizi zannediyorsunuz ?
AKP nin yukselisi analiz edildi , ezik, kompleksli ,guduk kalmis unsurlar ikdar keyfi suruyor ( Sermayenin el degistirmesinde baska bir safha ) , ooh ooh sefam olsun naralari , naralariniz 5 yildir suruyor , sursun varsin ona lafim yok , keyfiniz daim olsun ..
Ama tum gecmisi carpitmak nerden geldigini neler oldugunu unutmak ,bu noktaya gelmeni saglayan insanlara nankorluk etmek sonun baslangicidir . Serefsizligin tescillenmesidir.
Doğrusöz, konuyla ilgili bir cevap yazın… (oik0s)
Bana bak Doğrusöz!
Bu yorumunu iki kez sildim iki kez yayınladın. Terbiyesizlikte inat ediyorsun ve yazılanları hiç okumuyorsun.
Şimdi silmiyorum ve tüm tartışmacıların önünde sana her türlü küfrü yaptığımı ilan ediyorum!
Dingo da sensin, Gayta da sensin, it de sensin, köpek de sensin!
Sen kimsin lan herkesi itle bokla akraba kılıyorsun? Ataya küfrediyorsun? Şerefsiz oğlu şerefsiz! Sen kendini ne sanıyorsun?
Haydi bir daha yaz da göreyim seni!
Pek çok materyalist-ateist insan tanıdım.
Bir kaçı dışında onurlu, bilgili, arlı, namuslu, kibar insanlardı.
Ben hiç dürüst namuslu dinci tanımadım. (oik0s)
Yahu birisi şu adamı önümden çeksin!
Herkes kendi bilir . isterse krem peynire tapar kimseyi ilgilendirmez.
Ama “dinci” namussuzun ahlaksizin serefsizin onde gidenidir .
nedir burdaki “dinci” tanimi, bu sitede 100 bin kere yazildi : dini pazarlayan, satan, ideolojik amacla orda burda kendi kafasina gore dayatan kisiler .
Cevabımız KIRPILARAK arz-ı endam etmiş.
Sayn aktaş hazmetmekte biraz zorlanmış anlaşılan.
Fakat yazdıklarımzın her zaman arkasındayız.
Ahhh Ebubekir ahhh…!
Hala hiçbirşey üretmeden, oh bugün de Atatürk’e giydirdim içim rahat şeklinde geziniyorsun ortalarda.
Bıkmadın mı yaf, bölee sığırca yorumlar yazmaktan?
Sizin gibi andavalların karşısına birileri çıkıp düşündüklerinin, savunduklarının yanlış olduğunu gösterebilir. Fakat; Siz sığırların buna kesinlikle tahammülü yoktur!
Sizler yanlış düşündüğünüzü, ya da saçma sapan birşeyleri savunduğunuzu görmektense bunu göstereni yok etmeyi tercih ediyorsunuz.
Eee.. bu andavallık değildir de nedir?
Not: Doğrusöz, bu yorumu sende üstüne alınabilirsin valla hatırım kalır:)
Arkadaşlar doğrusöz’ün silinen yorumları aşağıdadır:
Birinci Yorum:
maşallah!!! yöneticilerimiz SİLME konusunda son derece becerikli. Cevabımızı hemen, anında silivermiş.
Dingolar dingoluklarını, köpekler köpekliklerini her zaman yapar.
Bu bir doğa kanunudur.
Evrim meselesi…
Malum dingolarda, köpeklerde cevaplarımı silen her kim ise uzaktan da olsa onunla akrabadırlar.
Bu huylarını ATALARINDAN almış olmalı…
İkinci Yorum:
maşallah!!! yöneticilerimiz SİLME konusunda son derece becerikli. Cevabımızı hemen, anında silivermiş.
Ağızlarından GAİTA akan site dingolarının, site köpeklerinin, site itlerinin yazılarını ise bırakmış.
Böylece…
Kendisinin de aynı GRUPTAN olduğunu kanıtlamış
Dingo mu, köpek mi, it mi farketmez.
Malum…. Onlar evrim yönünden birbirleriyle yakın akrabadırlar.
Dingolar dingoluklarını, köpekler köpekliklerini, itler itliklerini her zaman yapar.
Bu bir doğa kanunudur.
Evrim meselesi…
Malum dingolarda, köpeklerde, itlerde cevaplarımı silen her kim ise onunla uzaktan da olsa akrabadırlar.
Bu huylarını MÜŞTEREK ATALARINDAN almış olmalı…
Bel altından vurmaya devam ederseniz aynı şekilde davranacağımızı bir kez daha hatırlatalım.
Editör arkadaşlar, lütfen silmeyin! Çünkü ben iki kez sildim iki kez yazdı pezevenk oğlu pezevenk! Şimdi de kimse ne dediğini bilmediği için “sözümüzün arkasındayız” diyor.
Senin arka kavramından haberin var mı lan, yavşak oğlu yavşak!
Varsa eğer bir arkana önüne bak!
Onun kayışı fena koptu…
Yazık, emeklilik yaramamış. İnsan anlamadığı şeylerde fazla zorlarsa hele 50 yaşından sonra normaldir böyle durumlar.
xenix: Takiplerim
Bu sitede o kadar aptal yaratıklar (insanlar değil) var ki doğru ya da yanlış fikirlerin ancak fikirlerle cevaplanabileceğini, çürütüleceğini dahi bilmiyorlar.
Söverek, yererek, karalayarak, cevapları silerek, KIRPARAK, zorbalıkla fikirlere yanıt verilmez.
Her şeyden önce yanlış olsa da fikirlere saygı duymayı, insanca tartışmayı öğrenelim.
Çünkü……
Düşünüp fikirler üretmek insan olmanın en büyük belirtisi ve erdemidir.
Zorbalıksa hayvanlığın….
“Söverek, yererek, karalayarak, cevapları silerek, KIRPARAK, zorbalıkla fikirlere yanıt verilmez.”
Bir de akıl mı veriyorsun şimdi?
Yukarıda yaptığın sövgü nedir?
“Düşünüp fikirler üretmek insan olmanın en büyük belirtisi ve erdemidir.
Zorbalıksa hayvanlığın….”
Hadi ya?!
Bak sen!?
Senin gibileri mezbahada koyun keser gibi keserim ben. Hiç elim titremeden! Ve son derece insani bir şey yapmış olurum hem de! Anladın mı?
Gerçek kimliğinizi açık etmişsiniz sayın aktaş.
Şair kişiler bırakınız insanları kesmeyi bir sineğe bile bilerek zarar vermez.
Not:Cevabımızın bir bölümünü yine koymamışsınız. Aynı şeyi iki kere yazmışsın. Niye?
Yoksa hazım zorluğundan mı?
“Bir daha diyorum!
Bir daha!
Kütükte kayıtlıyım
Birinci sayfanın ta başına.
Nefret etmem insanlardan,
Saldırmam hiç kimseye.
Ama korlarsa beni aç
Korlarsa beni çırılçıplak
Yerim etini beni soyanın
Yerim hem de çimçiğ
Öfkemi kolla benim
Ve açlığımı
Damarıma basma.” (Mahmut Derviş)
Neymiş, “çimçiğ yermiş”… Kimmiş Mahmut Derviş; Filistinli Şairmiş! Ne yaparmış? Çimçiğ yermiş!
Seni diri diri keserim işte. Sen böyle bir yaratıksın! Damarımıza basma! Tamam mı!
Cevap vermeye gerek yok ki cevabını kendin vermişsin.
Ebubekir, başkalarının yanlışı senin yanlışını haklı çıkarmaz. Senin kutsalına küfür edildiğinde de ben karşı çıktım. Ben bu güne değin senin dinine sövmedim. Peygamberine ve Allahına sövmedim. Eleştirdiğim olmuştur. Kaldı ki ben inançlı biri değilim. Buna rağmen dine söven arkadaşlara da karşı çıktım. Bu nedenle sen de benim değerlerime küfür etmeyeceksin! Sana küfür edenleri bahane ederek küfre sarılman ne demektir bir zahmet hocalarına soruver. Savunduğun islam anlayışında bu var mıymış? Yani bırak evrensel değerleri, senin savunduğun değerler bile buna izin vermez iken, sen bunu yapamazsın.
Bu forumda sen de küfür ediyorsun diğeri de. Ne yapalım yani? Size bunca zaman saygılı olmayı öğretemedik gitti.
Ben senin bana olan emanetine saygı gösteriyorum ama sen benim emanetimi yerlerde sürüyorsun!. Anladın mı?
“sana O GÜN BAŞBAKAN CELAL BAYAR diyoruz. Mustafa Kemal öldü ve operasyonlar başladı diyoruz. ”
Yaksa gene ayni yorumda iletilen Dincilerin isaret ettigi yoldan mi gidiyorsunuz?
Ey müslümanlar, kafir laikleri ezmek ve yoketmek için hertürlü yalan hertürlü hile mübahtır. Bu faili yapanlar cennete giderler, allah sizlere bu yolda yardımcı olur, sizlerden yardımını esirgemez.”
sayin (!) Hüseyin,bunca insan dedigin forumun sanal kabadayilari..
küfür edenlerin nedeni ne ? “führer” sözü mü ? gecin ya bu kadar saf olmayin..örnegin,bu baslik altinda ilk küfürlü yorumu yazan oikos ve “bunca insan” devam ettirdi simdi editör olarak sizin oikos ve “bunca insan”in onca yorum/ küfürlerini görmezlikten gelip bir “führer” cümlesinden rahatsiz olmaniz cifte standart degil de ne ?
hayir
“bunca insan” dedigin küfürbaz genelde dinlerin,özel de islamin (sünnilerin,alevilerin) vs. kutsalina karsiyken kendi kutsallarina dokunulmasini istemezler..dokunan biri ciktiginda ise ata-larindan devraldiklari zorba dili (nutuk) kullanirlar isin esasi ve nedeni budur..
hem
küfürbaz ne kadar yanlissa ona bu firsati taniyan site sahibi,editörleri ayni oranda yanlis yapiyor demektir “editör ne ise yarar” demem ondan..
actigim her baslik,yaptigim her yorum olay oluyorsa bu benim degil ezberi bozulan “bunca insan”dedigin “kutsal perest”lerin sorunu..
hatirlayin,yabanci”muhammed katil”iddiasini dillendirdiginde uzun süre “bunca insan”dan ses cikmadi..ne vakit ben”eger muhammed katilse o vakit mustafa kemal de katil”dir cevabi yazdim site karisti,küfürler havada ucustu silinmediyse oku..
tek tarafli kutsal avukatligi varsa takiye budur..
slm.
Hüseyin yazdi; “..Senin kutsalına küfür edildiğinde de ben karşı çıktım..”
bir seyi düzeltelim..
benim kutsalim yok evet ben ateist degilim ama sizin veya dindarlarin anladigi anlamda dindar da degilim..
kutsali olan,kendine kutsal yaptigi her ne ise onu sorgulamaz,sorgulayamaz ve sorgulanmasina tahammül edemez..mesela,yunus emre ile ilgili yazdiklarima bir dindar dan fazla ve orantisiz tepki gösteren de sendin..
“seyh ucmaz mürid ucurur”:))
Hüseyin yazdi;”..Bu nedenle sen de benim değerlerime küfür etmeyeceksin!..”
senin degerlerinden biri ulu önder ise eger,bu ulu önder´in arkasina siginarak inanclara,yasam tarzlarina müdahele ediliyorsa eger,bu ulu önder´in ilkeleri kutsal metin kabul edilip insanlar afaroz ediliyorsa eger kusura kalma ama bu kutsal/dogma elestirilir ve bu durus bilimsel /evrenseldir..
mustafa kemal de farkli düsünmemistir ama tabi ne bilsin birgün kendi inanirlari tarafindan kutsal ilan edilecegini dimi:)
diktatöre,diktatör demek ne zamandan beri küfür olarak kabul edildi ? gerci siz daha iyi bilirsiniz ama benim bildigim diktatörlük “tek adam” yönetimine denir bu küfür veya hakaret degildir..
E o da TEK söz sahibiydi ve (toruk makto konuyla ilgili carpici seyler yazmisti) kral gibi adam di valla…:)))
slm.
Yine çarpıtıyorsun Ebubekir!
Yine takiye yapıyorsun!
Bu konuda defalarca yazdık ama sen bulduğun her yerde aynı çamuru yapıştırıyorsun ve bu yüzden insanların sabrını taşırıp küfre maruz kalıyorsun.
Bak sana diktatör isimleri vereyim;
Hitler!
Salazar!
Franko!
Pinochet!
Somoza!
İdi Amin!
Şimdi de “Atatürk” de bakim, arkasından da “amin”!
Dünyada bir tane daha diktatör göster ölümünden bunca yıl sonra sevgi ile anılan.
Bir de onca yazdık; kaos dönemlerinin tek siyasal yönetim biçimi diktatörlüktür dedik! Tarihsel olarak kaostan sonra gelen yönetim şekli mutlak anlamda diktatörlüktür, dedik… Acaba neden böyle dedik, niye düşünmüyorsunuz? Niye okumuyorsunuz? Madem sosyal alana müdahil olacaksınız, o halde biraz sosyoloji okuyacaksınız! Tarih okuyacaksınız! Başkalarının ne idüğü belirsiz yazılarını kopyalayıp yapıştırmakla bilimsel tartışma olmaz dedik. Niye dedik? Niye düşünmüyor ve aynı teraneyi defalarca önümüze ısıtıp ısıtıp koyuyorsun?
İyi, sen git kendine kral gibi adamlar bul, durma!
“Kutsalım yok, her yol mübahtır. Yalan söyler, çamur atarım, işime geldiği gibi anlar, işime gelen adamı severim. ”
🙂
xenix: Takiplerim
Stalker yazdi;cevap verebiliyormusunuz? “..sana O GÜN BAŞBAKAN CELAL BAYAR diyoruz. Mustafa Kemal öldü ve operasyonlar başladı diyoruz…”
“…Yani o yıllarda,
manevra,tatbikatgibi terimler, kanlı bir askerî harekâtın kod adıydı.Dersim
de olanlara dair resmi anlatıyı öğrenmek bile, ancak 1972 yılında Genelkurmay Harb Tarihi Başkanlığının Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar(1924-1938) adlı kitabının yayımlanmasıyla mümkün olmuştu. Ama işingayri resmiyanını hâlâ tam bilmiyoruz.Bumanevralardan birinde Dersim`in kaderi belirlemişti..” (ayse hür)Bu olayı Celal Bayar`ın ağzından dinleyelim:
Şimdi, Mareşal, Erkan-ı Harbiye Reisi(Genelkurmay Başkanı), ben başbakanım. Atatürk malum…
Üçümüz Dersim`de yapılan büyük ordu manevralarındayız.
Manevranın da sonuna gelmek üzereyiz.
Üçümüz bir arada `Ordunun emniyeti bakımından strateji ne olmalıdır? onu görüşüyoruz.
İkisi de Birinci Cihan Harbi`nde muharebe etmişler. Ben daha çok izleyiciyim. Malumatları geniş…
Oradaki her şeyi biliyorlar. Hatta şahsen casusları bile biliyorlar.
Dersim`in o halde kalırsa her zaman ordunun emniyeti bakımından tehlikeli olacağını görüşüyorlardı…
O sırada biz konuşurken, Dersimlilerin jandarma karakollarımızdan üç-dört tanesini bastıkları haberi geldi.
Atatürk`le göz göze geldik.
Birbirimizi anlıyorduk.
Atatürk benim yüzüme baktı.
Ne olacak?dedi.Anlıyorum, orada emniyet tesis edilecek. Ne olursa olsun bana hitap edecekler. Hükümet reisi benim.
Anlıyorum efendim, bana hitap edişinizin manasınıdedim.Atatürk:
Sorumluluğu üzerime alıyorum, vuracağız Dersimi` dedi ve vurduk..(Kurtul Altuğ,Celal Bayar Anlatıyor, Tercüman, 17 Eylül 1986.)
“…Dersim ile ilgili en çok tartışılan ve bugüne kadar pek kimsenin söylemeye cesaret edemediği konuların başında “Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün harekâttan haberi var mıydı?” sorusu geliyor.
Eldeki belge ve bilgilere göre her ikisinin de askeri operasyonlardan haberi vardı. İkisinin de yapılan her operasyonda emri ve imzası bulunuyordu.
TBMM’teki tutanaklara ve Meclis konuşmalarının zabıtlarına bakıldığında bu net görülüyor. Yine Başbakanlık Arşivleri’ndeki ‘kararnamelerde’ de hem Atatürk’ün hem de İnönü’nün imzaları mevcut.
1935, 1936 ve 1937’de Dersim’e yapılan operasyonların altındaki imzalar Atatürk ve İnönü’ye ait.
Haziran başında başlanan ve operasyonların en ağırı ve sonuncusu olan 1938 Dersim Harekâtı’ndaki ‘kararname’de de Atatürk’ün imzası var.
9.6.1938 tarihini taşıyan 8993 sayılı kararnamede “Bir aydan fazla devam edeceği tahmin edilen Tunceli harekâtının muharebe ve müsademeleri istilzam edecek mahiyet ve ehemniyette olduğu” belirtiliyor ve “881 sayılı kanunun 1’inci maddesine göre onandığı” yazılıyor.
Cumhurbaşkanı olarak Atatürk’ün imzaladığı kararnamede Başbakan olarak Celal Bayar imzası bulunuyor…” (Radikal )
“..Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nden Dersim’le ilgili bir çok belgeyi çıkararak “Karavagon/38 Dersim Sürgünleri” adlı bir belgesel çeken yönetmen Özgür Fındık, Dersim Olayları’nın Atatürk’ten habersiz yapılamayacağını düşünüyor:
“Belgeseli çekerken Mustafa Kemal gerçeği ile karşılaştık. Abdullah Alpdoğan Paşa’yla birlikte Mustafa Kemal’in de Sabiha Gökçen’le birlikte Dersim’e kadar gittiğini gördük.
Başbakanlık arşivlerinde açık olan görüntüler bunlar.
Arşivlerde Mustafa Kemal’in ölmeden 1.5 ay öncesine kadar imzaladığı raporlar var.
Bizzat kendisi Dersim’le ilgileniyor. Bunu görmemezlik edemeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın rakam ne derseniz deyin 10, 20 ya da 40 bin kişinin katledildiği bir harekattan haberinin olmadığını söylemek çok gülünç ve doğru değil.
Celal Bayar’ın anılarında, Mustafa Kemal’in kendisine ‘Vurun, Dersim’de sorumluluk bana aittir’ dediği de biliniyor.”….” (vatan)
vatan gaztesi atatürk imzali belgeyi yayinlamis..
evet
oikos istedigini yada isine geleni diyebilir ayrica alevi kürtlere yapilan bu faciayi ata´sina yakistiramiyor da olabilir ancak belgeler onu iddiasini teyid etmiyor..
Yılmaz Özdil’e Dersim konusunda yine aynı gazetenin yazarı Ahmet Hakan yanıt verdi;
Adamlar kalkıp “İyi ama Seyit Rıza da büyük bir haindi” diyorlar.
Biz “Çoluk çocuk dinlemediler, hamile kadınları bile süngülediler, aloo” diyoruz.
Ama Karakola Baskın Yapılmıştı
Biz “Dersim halkını mağaralarda fareler gibi zehirlediler” diyoruz.
Adamlar kalkıp “feodalite ah feodalite” falan diyorlar.
Biz “Dersim derelerinde günlerce kan aktı” diyoruz.
Adamlar kalkıp “İngiliz parmağı” diyorlar.
Biz “Okuma yazma bildiği bile şüpheli 80’lik pir ü fani Seyit Rıza’ya yapılan cinayettir” diyoruz. – Adamlar kalkıp Seyit Rıza’nın “Ekselansları” diye İngilizlere mektup yazdığından söz ediyorlar.
İngiliz’e Mektubun Bedeli 15 Bin Kişinin Katledilmesi midir?
Adamlar kalkıp “Biraz tatsız şeyler de olmuş canım, abartmayalım” diyorlar.
Biz “Ortada bir isyan yoktu ya… Hadi diyelim ki vardı… Peki çoluk çocuk niye öldürüldü?” diye soruyoruz.
Adamlar kalkıp “Açma o defterleri, açma o defterleri” diye cevap veriyorlar.
Biz “katledilen bebeklerden, kadınlardan, ihtiyarlardan” söz ediyoruz.
Adamlar kalkıp “Halk feodal derebeylerinden kurtarılmıştır” diyorlar.
Biz “sürgünlerden, kayıp kızlardan, cinayetlerden, mezarsız ölülerden” söz ediyoruz.
Adamlar kalkıp “Dersim’e medeniyet getirildi” diyorlar.
Ne Demişti Seyit Rıza
Dersim katliamını mazur göstermeye çalışanlar ne diyorlar? Diyorlar ki: – Olaylarda İngiliz parmağı vardı…
Eşkıyalık yapıyorlardı.
Vergi vermiyorlardı. Falan filan…
En iyisi ben susayım da bütün bunlara Seyit Rıza yanıt versin. Ne demişti Seyit Rıza? “Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim, bu bana dert olsun. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” demişti….”
E dogruya dogru..
slm.
Hüseyin yazdi; “..Dünyada bir tane daha diktatör göster ölümünden bunca yıl sonra sevgi ile anılan…”
sevgiyle anilan mi ?
eger varsa bir sevgi ! bunun sahsa özel kanun zoruyla elde edilmis bir sözde sevgi ! oldugunu anlayin artik..
ayrica
onu sevmek gibi bir mecburiyet mi var ? absürd sahsa özel bir kanunla insanlar takiyye yapmaya zorlaniyor farkinda degilmisiniz ?
hem
sözde mi,özde mi bahsettigin sevgi ! bunu ancak demokrasi evrensel standartlara yükseltiginde,ortacag uygulamasi olan “sahsa özel” kanun kalktiginda nasil anilir hep beraber görürüz..
peki
bu listeledigin diktatörler icinde sahsa özel koruma kanunla korunan var mi ?
ya Hüseyin,
atatürk ile su listeledigin diktatörler arasindaki farki bi anlatsana yeni baslik da acabilirsin..
slm.
Evet, “sevgi ile anılan”…
Onu ananların hiç biri de kanun korkusu ile falan anmıyor. Özden seviyorlar. Bunun en güzel örneğini daha geçen gün; 10 Kasım günü gösterdi Türk halkı. Ama Alman halkı göstermemiş olabilir… Hele şu sıralar Türkiye’de bunca yozlaşmaya tepki olarak insanlar arabalarına onun imzasını yapıştırıp geziyorlar. Bunu git araştır bakalım, hangisi kanun korkusu ile yapmış? Bir tane bile kanun korkusu ile Atatürk’e böylesi sevgi gösterisinde bulunmuşsa, ben Ankara’nın ortasında kendimi vururum!
Ama sen ve senin gibiler korkuyor olabilirler ve korku ile “seviyor ve saygı gösteriyor” olabilir. Bu da normaldir. Onu sevenlerin bir tanesine bile inanmadığı duaya amin dedirtemezsin. Ama senin gibiler hesaba çekildiğinde “elini ayağını öpeyim abi” diye başlarlar “savunmaya”… Çok gördüm ben sizlerden, çok…
Hadi oradan!
Oku, oku!
Ama hariçten gazel okuma!
CHP “Arşivleri açın” diye bağırıyor..
Bazı gerizekalılar, belge diye ordan burdan toplanmış, ne idüğü belirsiz şeyleri göstermeye çalışıyor..
Ulan zeka özürlüler!!..
önce;
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarından,
Sivas Madımak Katliamında öldürdüklerinizden,
Maraş’ta katlettiklerinizden..
ÖZÜR DİLEYİN!!
Dersim size mi kalmış?.. haysiyetsiz, şerefsiz Atatürk düşmanları!!..
Eğer bunlar;
Çok yakında
APO’dan da
PKK’dan da özür dilemezlerse ben de statik değilim..
70 sene önceki eşkiya, şimdi kahraman mı oldu? alçak herifler..
Bu şerefsizlerin tahrik edici konularını yayınlamayın arkadaşlar..
başım belaya girecek..
statik,tahrik olmak icin bahane arayan, farkliliklarla kavgali,cöken kemalizm karsisinda sindirim bozuklugu yasayan “ataperest” versiyonu olsa gerek..:))
nasil bir tutku bu ?
nasil bir bagimlilik ?
psikolojide ki tanimi ? siz bilirsiniz..
evet
statik,o kadar tahrik ! olmus ki ne yazdiginin dahi farkinda degil..
öymen,”analar dersimde aglamadi mi” dedi..
iskembeden atmis:)
chp´li h.aygün,”dersim katliamini chp yapmistir,atatürk´ün de bundan haberi vardir” dedi..
o da iskembeden atti:)
öyleyse
statik´in mantigina göre
bu iki chp´li gerizekali, belge diye ordan burdan toplamis, ne idügü belirsiz seyleri göstermeye calisiyor..pes..
peki
tahrik eden kim ? …………olan kim ?
siz karar verin..
slm.
Sen bırak onu bunu tarihe dön ve Celal Bayar hemşerini anlat bana…
Ahmet ne demiş mehmet ne demiş yok… GERÇEK var. Tek: CELAL BAYAR… Şimdi anlat heyecanlı olsun…. Hadi canım başla… İşkembeden atmakla olmuyor.
Kim belge toplamış ? Kürt ibneler mi ?
Nasıl ki dün, sünni faşistler CHP içindeyse (hatta tamamını oluşturuyorlardı) Bugünde bazı zırzop kürtler onların içinde… Atsan olmuyor satsan satılmıyor. Tabii bu onların neyi nereden bildiğini göstermiyor.
En iyi bildiğimiz gerçek CELAL amcan… Hadi canım başla…
Eşşekten şeker esirgenmez ancak eşşek tabiatı gereği otu beğenir. Mevlana.
1935 sayımında Tunceli; eski adıyla Dersim nüfusu, 101.917…
1940 sayımında ise 95.000 civarında…
Bu sayıya köyler dahil…
İsyan ettikten sonra “beni niye öldürüyorsun?” sorusunun abesliği bir yana, burada sorun olan 1935 ve 1940 nüfus sayımları arasındaki fark bile olsa, bu farkın önemli bir bölümü Sürgün edilenlerdir… Haydi diyelim ki bu farkın tamamı katledildi, pekiyi bu sayıyı yer yer “10.000/ 20.000/ 40.000/ 90.000” gibi rakamlarla telafuz etmek ne demek oluyor?
Burada bir soru daha soralım; Hükümet madem katliam yapacaktı da sürgün ne demek oluyor? Niye sürgün etmiş olabilir?
Seyit Rıza İngiltere’ye yazdığı mektubu “Dersim Komutanı” olarak imzalıyor. (Bazı kaynaklarda da “Dersim Valisi” olarak geçiyor.)
Seyit Rıza kimin komutanıdır, kimin valisidir? Kim tarafından oraya atanmıştır?
Kuvay-ı Milliye’nin ya da Heyet-i Temsiliye’sinin kendisi ile böyle bir anlaşması var mıdır?
Kuvay-ı Milliye’den sonra, Cumhuriyet Hükümetlerinin bu yollu bir anlaşması olmuş mudur?
Bu konuda elinde kaynağı olan var mı?
Dedi-koduyu ve bir takım insanların anı defterlerini bir kenara bırakın! Bu işler böyle olmaz! Resmi belge gerekir! Devlet kurmak, Ulus olmak, Özerklik almak, bunlar resmi sözleşmelerle belge altına alınarak olur. Boncuk mu oynuyorsunuz siz? Yoksa misket mi? Merak edenler Nutuk’u okusun; Kurtuluş savaşı nasıl adım adım kayıt altına alınmış görsün. Kuvay-ı Milliyeyi refüze etmeye çalışan Şerif Paşa Hükümetinin “hitapsız” ve “imzasız” bir bildirisine bile Heyeti Temsiliye’nin nasıl tepki verdiğini görsün.
Bu tür sözleşmeleri yapamayacak bir iradenin, her hangi bir ulus adına konuşma hakkı olamaz.
“Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim” derken O’na kim yalan söylemiş? Nerede ne söylemiş? Kim ona hangi sözü vermiş de tutmamış? Bu iddiaları belgeye dayanarak ortaya koymak zorunluluğu vardır.
Evet, devlet arşivleri açılsın! Herşey ortaya dökülsün. O zaman konuşalım. Ya da bu iddiaları ortaya atanlar belge getirsin. Gerisi boş laftır.
“Eğriden doğru çıkmaz” der Çinli kardeşlerim. ebubekir, çok yerinde bir tartışmayı siteye taşımış. Öncelikle ona teşekkürlerimi sunuyorum. Küfür; sözcüklerin tükenmediği yerde, basit kaçan bir aşağılama taktiğidir. Kullanmamaya özen göstereceğim 🙂
statik yazmış; PKK ile Dersimliler’i aynı kefeye koymuş. Ben de soruyorum; “hangi belgeye göre bu olay ve kişilikleri aynı kefede topluyorsunuz? Neye göre?”
Dersimliler’i “isyanla” suçlamak, erken değil mi? Nereden biiliyorsun? Arşivleri açıklanmamış şaibeli bir olay bu. Klasik ülkücü bir kafadan ne farkın kaldı ki? Haaa, sitedekileri iyi tanımıyorum, belki de öylesin. O zaman sen Atatürkçü’ysen ben değilim.
“…Üç yıl boyunca Dersim’in kayıp kızlarının izini süren Kazım-Nezahat Gündoğan çifti, katliamda ailesinden koparılarak subaylar tarafından yetiştirilen kız çocuklarının içler acısı öykülerine ulaştı.
Bugün yaşları 80-85 arasında olan ondan fazla Dersimli kızla konuşan Gündoğan çifti, bu öyküleri belgeselleştirdi.
Gündoğan çifti sorularımızı yanıtladı;
Kim bu dersimin kayıp kızları?
Nezahat Gündoğan: Bunlar, 1938’de aileleri öldürülen, tesadüf sonucu katliamdan kurtulan, sonrasında sürgüne gönderilen ailelerin çocukları.
Zorla alınmışlardır.
Öksüz, yetim kalan çocuklar değiller.
Aileleri öldürülüyor, sürgün ediliyor, çocuklar evlatlık veriliyor.
Bu çocukların sayısı belli mi?
Yüzlerce olduğunu söyleyebiliriz. Biz, 60-70 civarında çocuk tesbit ettik….” (ilke haber)
slm.
Bak seeen…
Belgesel melgesel diyerek senaryo da yazarlarmış…
…baktılar ki Fatmagül ün hikayesi tuttu…
…al sana Nezahat ın hikayesi.
Ne demiştim aylar önce?
Küfür edenin değil, yiyenindir.
Bir tükrük kovası tıynetliyi bulunca nasıl da yediriyorsun(uz) di mi ama.
:)))
Kova dedim de…varil yahu!
Şimdi bu ebubekir denen, TC de dikiş tutturamamış…dolayısı ile mesafeyi araya alınca davulun sesi uzaktan bi hoooş olur lakırdısından dem vururcasına buralardaki tıngırdamalarının arasına bazı tipik zırvalar serpiştiriyor…
…mesela;
“Sanal Kahraman”
…diyor.
Demek istediği şu!
“Şurada yazdıklarınızı suratıma diyemezsiniz!”
Ben de buradan diyorum ki;
Şimdi bak hemen dibindeki führer evlatlarının kıçını yalayarak avanta temin eden dümbelek:
Kapıkule den gir, buraya yazdıklarının onda birini sokaktan geçen ilk gördüğüne anlat.
Artık seni oracıkta mı konuk eder…sabaha mı bırakır mecalin kalırsa gelir bize ballandıra dallandıra yazarsın.
Demem o ki…
…burada sen gerçektin de kalanı mı sanal?
Zübüş!
Sen önce etrafında sen gibileri görüp “Turken Raus”çu kapı gibi führercilerle olan olayını hallet, sonra gel burada tıngırda…
Sen orada gerçek hayatında sanalsın be…orada seni dolma oyacağından farksızcasına ha bre oyuyorlar, sen gelip burada acısını başkasından çıkarıyorsun.
Zübük!
Alevilerden pirim yapmaya calisan AKP’nin bu oyunu bari bu sefer tutmasin!
“Dersim, Maras, Corum” Alevilere yapilan katliamlara birer ornektir.Su veya bu nedenlerle olagelmis ve binlerce can yakmistir..Buyuklerimizden yillarca dinledik..Cemevlerini basanlar mi dersiniz, Alevileri mumsonduyle yaftalayanlar mi dersiniz.. Daha neler neler..
Dersim katliamini taniklarindan teyze anlatiyor:
“Dersim Katliamı’nın yaşayan tanıklarından 89 yaşındaki Süleyman Çılgın ve 81 yaşındaki Fatma Bayraktar ormana saklanarak kurtarmışlar canlarını. Aileleri, gözlerinin önünde vurulmuş, süngülenmiş, yakılmış. Anlattıkları yürekleri dağlıyor.
Dersim Katliamı’ndan sağ olarak kurtulan ve yıllarca acı ile yaşayan tanıkların izini bu defa merkeze bağlı Çiçekli Köyü’nde sürüyoruz. Dersim’de ilk okulun ve ilk karakolun yapıldığı köylerden biri Çiçekli. Bu köyde yaşayan 80 yaşı devirmiş insanlar, “Dersim’de neler oldu?” sorumuza, “Ölüm oldu, sürgün oldu. Munzur kan aktı, insanlar acıyı tattı” diyerek yanıt veriyorlar. Fatma Bayraktar da bu yaşlılardan biri. Neredeyse yürüyemiyor dizlerinin ağrısından ama 81 yaşına inat hafızası, anlatımı capcanlı. “Anlatayım da oğul, neye yarayacak ki. Geri mi gelecek kestikleri, öldürdükleri” diye çekiniyor ilk başlarda. Torunlarının “Nene korkma. Bu abi gazeteci. Memur değil, jandarma değil” demesiyle rahatlayıp anlatmaya başlıyor: “Köyümüze 40 süvari asker geldi. “
Eger bir olume uzulunecekse iki taraf icin de uzulunmeli.Katliamda olen erler oldugu gibi binlerce sivil vatandas da var.
Isyandan dem vurulmus.. Devletler ne zamandan beri bir isyani bastirmak icin zehirli gaz kullanir oldular?Bildiginiz katliam girisimidir bu…
Sizce neden AKP hukumeti Dersim gibi hassas bir konuyu gundeme getiriyor…
Oyuna geliyorsunuz arkadaslar adamin tek derdi Alevi kesimin CHP oylarini fesetmeye calisip kendine cekmek.. Yoksa isyanmis, ozurmus bahane.. Durumda “kullanilmislik” var. Sirf iktidar koltuklari sogumasin diye Dersim’i ve Ataturk’u one atip bunun uzerinden politika yapmaya calisan AKP’ye alet olanlar var.
“Eger bir olume uzulunecekse iki taraf icin de uzulunmeli.Katliamda olen erler oldugu gibi binlerce sivil vatandas da var.
Isyandan dem vurulmus.. Devletler ne zamandan beri bir isyani bastirmak icin zehirli gaz kullanir oldular?Bildiginiz katliam girisimidir bu…” (G Milat)
Durduk yerden öyle mi?
Ahmet Taner Kışlalı anlatıyor:
“Gezilerimde zaman, zaman karşıma çıkan bir soru var:
Dersim isyanının arkasındaki gerçek nedir?’Özellikle gençlerden gelen bir soru bu.
Gençler, inançlarını savunuyorlar. Bilgileri dışındaki sorularla karşılaştıklarında da, yanıtlarını gazete köşelerinde verilmesini istiyorlar. Hem kendileri, hem de kendileri gibi bilmeyenler öğrensin diye.
Doğu ve güneydoğu’daki başkaldırmalar içinde iki tanesi önemli: Şeyh Sait ayaklanması ile Dersim ayaklanması. Şeyh Sait ayaklanmasının arkasında İngiltere vardı.
İngiltere’nin amacı, bu ayaklanma sayesinde, Musul üzerindeki isteklerini Türkiye’ye kabul ettirmekti. Kuzey Irak petrollerini kendi denetimi altına almaktı.
‘Din elden gidiyor’ görünümü altındaki ayaklanma bastırıldı. Ama İngiliz emperyalizmi de amacına ulaşmış oldu.
Gerek Moskova, gerekse Türkiye komünistleri, Şeyh Sait ayaklanmasına ( 1925 ) destek vermediler. Komintern ( komünist enternasyonal ) belgelerinde; bu tutumun nedenleri şöyle açıklanıyor.
‘Mustafa kemal, genel olarak ulusal kurtuluş hareketini temsil etmekte ve Türkiye’nin demokratlaşması ve feodal kalıntılar ile Müslüman din adamlarının etkisinden kurtarılması için çalışmaktadır. Kemal’e karşı, ilk olarak emperyalizm, ikinci olarak feodal ağalar, üçüncü olarak din adamları ve dördüncü olarak liman şehirlerinin yabancı sermayeye bağlı ticaret burjuvazisi mücadele etmektedir.’
Dersim, bugünkü Tunceli’nin eski adı ve dersim tarihi, ayaklanmalarla dolu.
Padişahlara karşı ayaklanmışlar. Meşrutiyette ayaklanmışlar. Jön Türk hareketinde ayaklanmışlar. Sonuncu olarak da cumhuriyet yönetimine karşı ayaklanmışlar.
Kimler bunlar?
Osmanlının bile tımar sistemine dâhil edemediği şeyhler, ağalar, aşiret reisleri… Yani yargıda kendileri olan, vergiyi de kendileri toplayan gençleri askere yollamayıp kendi muhafızları yapan, haydut çeteleri oluşturan feodal güçler, derebeyleri.
Niçin ayaklanıyorlar?
Bu geri düzen değiştirilmek istendiği için.
Komintern belgelerinde ( 1937 ), son dersim ayaklanmasına neden olan ortam şöyle anlatılıyor.
‘Feodal unsurlar, Kemalist parti tarafından gerçekleştirilen reformlara rağmen, bugüne kadar ülkenin bu sapa bölgesinde barınmayı başarmışlardır… Dersim, Türkiye’nin ulusal ekonomisinin dışında kalmaktaydı. Öyle ki başka bir vilayetten hiçbir tüccar, Dersimde iş yapmayı göze alamazdı. Devletin Dersimde askerlik yükümlülüğünü gerçekleştirmesi ve yasal vergileri toplaması, bugüne kadar mümkün olmamıştır…’
Ve ekleniyor:
‘İsyanın arifesinde tapu kadastro idaresi, feodal aşiret reislerinin elinde bulunan halka ait malların incelenmesi ve saptanmasına ilişkin hükümet önlemlerini uygulamaya başlamıştı. Bu durumda feodalizm, kendi yasadışı egemenliğinin iktisadi temellerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu hissetti. İşte, özellikle bu önlem, isyana yol açan neden olmuştur.’
Son Dersim ayaklanmasının çok kanlı bir biçimde bastırıldığı doğrudur.
Hareketi yöneten komutanın, bu nedenle görevden alındığı da bilinmektedir. Ama dersim ayaklanması nedeni ile Atatürk’ü ve Kemalizm’i suçlamaya çalışanların öncelikle şu soruyu yanıtlamaları gerekir:
‘Suçlamalar doğru ise Tunceli niçin yıllar boyu Atatürk’ün partisine oy vermiştir? Türkiye’de Kemalist partiye – ya da başka bir partiye – verilen oyların yüzde 70’leri aştığı başka bir il var mıdır?’
İşte dersim gerçeği!.. Gerisi laf-ı güzaf.”
(A.Taner Kışlalı, Bir Türkün Ölümü, S.22-24, Ümit Yayıncılık, 1997)
Ahmet Taner Kışlalı?
Tanıyor musunuz?
Uğur Mumcu?
Tanıyor musunuz?
Muammer Aksoy?
Tanıyor musunuz?
Bahriye Üçok?
Tanıyor musunuz?
Peşpeşe katledilen bu aydınların öldürülme nedeni nedir?
Durduk yerden mi öldürüldüler?
Cumhuriyeti ve tarihini savunacak tüm aydınlar katlediliyor, yakılıyor, durduk yerden öyle mi?
Nasıl bir senaryodur böyle bu?… Önüne gelen figüranı olmaya can atıyor?
Komünist Enternasyonal’in yayınları belgedir!
Ama belge ile belgeseli ayırt etmek gerek. Belgesellerin belge olması için, tarafların “itirazı ve onayı” ile resmi bir karar altına alınarak kurulacak heyet tarafından gerçekleştirilmiş olması gerekir. Yoksa her hangi bir Yeşilçam filminden
farkınız kalmaz.
Ama bu filim Hollywood yapımı olunca galiba herkesin figüran olmaya can atması oradan kaynaklı…
Sirf iktidar koltuklari sogumasin diye Dersim’i ve Ataturk’u one atip bunun uzerinden politika yapmaya calisan AKP’ye alet olanlar var.
Dersim isyaninda coklukla Ataurk’u suclayarak insanlari kendi aralarinda catismaya itmeye calismak iktidarin yeni bir oyunu degil.Gerek Dersim gerekse Maras katliamlarini ilk agizlardan dinledim yillarca.Kimse Ataturk’u suclamiyordu.Genel olarak ne oldugunu bile anlayamadan halki one surup geri cekilen provatorlerin varligindan soz ediliyordu. Alevilikte “dede” kulturunu bilen bilir.. Dedelerden dinlediklerim bunlardi.
Dersimliler yillarca Cumhuriyete sahip cikan insanlar arasinda yer aldilar.Osmali donemini dusunurseniz yapilan baskilara direnip Osmanliyi takmayan bir hal ve tavir icinde olan Dersimliler Cumhuriyete gulumsedi..Bunun nedeni ise yapilan dini baskilardan bir nebze olsun kurtulmakti.Alevilerin cektigi cile TC ile sinirlandirilmamali.Yuzyillarca kendi kimliigini yasayamadan oradan oraya savrulan bir topluluktan bahsediyoruz.
Su anda oyunlarla hem Dersimlileri hem Aleviligi hem de Ataturk’u kullanarak politika yalanlarina alet ediliyor millet.. Analayacaginiz bir tasla uc kus.. Hepsini birbirine dusman edip kotuleyerek iktidarin koltuga zimbalanmasi saglaniyor..
Olan bu.. Aleviler uzerinden oynanan politika oyunlari ilk degil, son da olmayacak!
Devletlerin genelde bir gizli, bir de resmi tarihi vardır.
Gerçeklerden korkmamak gerek….
Gizlenen gerçekler bulutların ardındaki güneş gibidir.
Ergeç ortaya çıkar.
He ye…
Mustafa Kemal bir sabah kalktı…kahvesini içti…canı sıkılıyordu.
Ne yapsam ne yapsam diye düşünürken aklına geldi ve;
Haydin bari TC sınırları içinde gidip katliam yapalım da gizli bir tarih yazılsın.
Ulen sümsük sürüsü:
Biriniz çıkıp Dersim de olanlar yansıtıldığı gibi değil…aslı şudur diyebiliyor musunuz?
Şu gizli tarihi bir açın bakalım…
Adam yazısında belge numarasını da vererek işbirlikçilik belgesine 50 kuruşa ulaşırsın diyor…
Gelip burada ötüyorsunuz
Twitter orada emrinizde…osuran osurana. Gidin orada ötün.
ne demistik,küfür ,hakaret cahillerin ve acizlerin isi..gerci gamaro,herhalde küfürbaz yabanci´yi savunmak anlaminda,”yabanci hersey olabilir ama cahil degildir”mealinde laflar etti ama bu ülkeyi bir “dram diyari”haline getirende iste bu okumus ! ,cagdas !,
ilerici ! cahil alaturka atatürkcülerdir oldugunu hatirlatmak isterim..
bu marksist/ateist ulusalci kadronun ortak özelligi atalarinin günahlarini alinlarin ortasina caktigimizda iftihar ettikleri atatürkcü gecmisiyle yüzlesecekleri yerde sözü biten,korkak insanlarin en eyi bildikleri seyi yapiyorlar küfür ve hakaret..
neyse biz konumuza dönelim..
ilklerin adami T.C. basbakan´i yine ezber bozdu ve modern/cagdaslarin günah galerisinden en önemli ve dramatik olaylardan olan dersim olayiyla ilgili kemalist zihniyetin uygulamaya koydugu yanlislari gündeme tasidi ve devlet adina özür diledi..
saskina dönen chp,“…Dersim yetmez… Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali arşivleri de açılsın…” (k.kilicdaroglu) deyi verdi..
iste size bir itiraf:)
E statik ne demisti ? “..Bazı gerizekalılar, belge diye ordan burdan toplanmış, ne idüğü belirsiz şeyleri göstermeye çalışıyor….”
E ne demisler,söyleyene degil söyletene bak..:))
VE..
taslar yerinden oynadi..
kemalist günah galerisi´nden daha ne dramlar cikacagini ima eden bülent arinc,”istiklal mahkemeleri zabitlari aciklansin” diyerek gündeme tasidi..
“…Bülent Arınç, “Devletin bir tek yüzü olmalı, o da hukuk.
Dersim de hukuk yok.
İstiklal Mahkemeleri’nde yaşanan olayları hepimiz biliyoruz.
En azından ben biliyorum. Okuduğum için biliyorum. Bu konuda yazılanları biliyorum.
Üç Ali’nin önce idamın infazına bilahare şahitlerin celbine diye karar verdiğini biliyorum.
Sorgusuz sualsiz çocuk yaşta olanların büyük acılar içersinde idam edildiğini bliliyorum.
Ve istiklal mahkemelerinin zabıtları meclis başkanlığı yaptığım için biliyorum henüz değişmemiştir, açıklanmamaktadır.
Bunun açıklanmasına Meclis Başkanlığı karar verecek.
Bir de onlar açıklanırsa, kaç tane Dersim faciasının yaşandığını hep beraber göreceğiz…”(gazeteler)
küfürbaz yazmis,”Turken Raus”çu kapı gibi führercilerle olan olayını hallet, sonra gel burada tıngırda…” biz onu hallettik,alman parlemontasinda özür dilendi ve saygi durusunda bulunuldu(kemalistlerin beceremedigi)..
bence sen “ya kemalist ol ya defol ” yada ” ya sev ya terk et” diyen “ulu önder”cilerle (almancasi “führer”) olan olayini bi hallet, salya sümük küfür etmekten firsat bulursan..
slm.
Ortaya bir genelleme koyduk, birileri alındı.
Neden acaba?
Bir şeylerden mi gocundunuz sayın hola?
Yergi, sövgü, karalama edebiyatı gerçekte derin ve güçlü bir acizliğin ifadesidir.
Heybeleri boş olanlar genelde önce yergi ve sövgüye, ardından da kaba kuvvete başvururlar.
“Yazdıktan sonra, bir sayfa hakaret ederim..”
xenix: Takiplerim
daze gınalarım vaaarrr!!..
ülke insanını bölmek için, bi nifak daha sokuşturanlaraaaaa!!!..
daze daze gınalarım vaaarrr!
gınalı kıçlılara acaaiiip rağbet vaarr!!
gınacııı!!…gınacı geldi!..gınacıııı!!
Ebubekire ve agalara beleş:)
“İlklerin adamı başbakan” ha…
Buna bayıldım.
İlkler kim bu durumda?
Kimilerin adamı oluyor başbakan?
Ebubekir ve avenesi cinsinden olanların mı?
Ebubekir!
Şu sayfalarda kaç kere yalanın, yanlışın yakalandı?
Kaç kere sana aitmiş gibi yazdığın ama aslında öyle olmadığı aksi ortaya konularak kanıtlarıyla suratına yapıştırıldı?
Onlarca kez olan bunlar karşısında çıkıp bu içine düştüğün rüsva halinden ne zaman rahatsılık duydun?
Ha?
Yazdığın zırvaları okuyup, seni ciddiye alıp adam gibi cevap yazanlar sonrasında sana saydırmadılar mı? Küfür yemediğin bir kişi söylesene bana!
Bana oradan maval okuma!
Almanya, dolayısı ile Almanlar ile 18 sene ticaret yaptım…sen o mahkemeden çıkan özür yazısından iki nüsha çerçevelettir alafranganın bir arka bir de ön duvarına as…hem işerken hem de zıçarkene okursun. Zira oradan dışarıya çıktığında o kararların sen gibiler sebepli ne önemi var ne de hükmü.
Bakınız!
TC de dikiş tutturamayıp gidenlerin içinde elbette ıskartalar vardır…
…şöyle ki:
Akraba ya da birinci dereceden aile ayağına Alamancı olup oranın süregiden ekonomisinin temelini oluşturan ve yaşatılan endüstri disiplini ve ahlakı içinde barınamayanlar illaki varlardır.
Bunlar o ekonominin trafiğinde varlık gösteremezler…üretmez, yarar sağlayamazlar…
…böyleleri var! Yapacak bir şey de yok.
Böyledirler…
…o kadar.
Ancak rahatsızdırlar…çaresizler…ellerinden bir şey gelmez.
Ucuz, efor gerektirmeyen, bilgi, akıl ya da beyin olmasada olur cinsinden aktivitelerde yer alırlar…
…gazla, pohpohlamayla, azıcık da avantayla adamdan sayıldıklarını sanırlar.
Demem o ki bir nevi keşfedilirler…
…tabii ki maşa edilirler.
Tellallık yapar, avantayı kaparlar.
Ebubekir in son yazısı bu dediklerimi kanıtlarcasına kapı gibi orada durmakta.
Bilgi yok, fikir çok!
İşin içine avanta da girdi mi…tasa yok, laf bok.
Bir noktaya değinmiştim ebubekir in son yazısı nedenli tekrar değineyim…Kılıçdaroğlu konusunda yazdıklarında yerden göğe kadar haklı!
Kılıçdaroğlu nun Dersim konusunda çıkış noktası, geliştimesi vs vs. kelimenin tam manası ile SALAKLIK ile açıklanabilir.
İmamın zekası da zaten böylesi hallerde çalışır…
…önce kendisinden daha boktan bir kişi ya da durum bulur…
…başlar sıvamaya.
Neden?
Boktan olduğundan!
“Bakın ben boktanım ama benden daha boktanı var” diyerek bir gömlek yukarıya doğru tırmalar.
Dincinin(her din için geçerlidir) her daim yaptığı budur…zira dinin temeli budur.
Şeytanı gösterir…tanrıya yöneltir. Bilindik ucuz numaralar.
Dersim de isyan çıktı…gidildi, oyuldu.
Pekiiiii…Dersim de TC öncesinde isyan çıktı mı?
Mesela Osmanlı zamanında?
E çıktı.
Oyuldular mı?
E oyuldular.
Pekiiiiii…
Aynı bölgede 2011 TC sinde isyan var mı?
E, var.
Oyulmaktalar mı?
He!
Senaryo aynı…
Roller aynı…
Replikler aynı…
İmamlar, iş birlikçileri ve emperyalistler…
Zavallı ebubekir…Onun bunun oş oşu ebubekir. Bilgi yok zırzır çok!
Sana gelince teyyare…genellemyi nenemde yapar.
Bak twitter orada…yakışır da.
Şimdi gelelim meselenin ASLINA!
Kürtler, öteden beri…(öteden beri burada, mesela TC daha ortada yokkene manasına geliyor) kandırıldılar…
Hala da devam etmekte.
Her bir var olan ancak bir devlet olamamış topluluk gibi, bağımsız bir devletin milleti olmak istemekteler. Onların bu organize olamamış halleri asırlardır birilerince kullanılmıştır.
Bağımsız bir devletin milleti olmak onların hayali olabilir…
…amaçları, emelleri de olabilir.
Buna kimse bir şey diyemez, karşı da çıkamaz. Doğal bir haktır bu!
Gel gelelim tarihe baktığımız zaman bu emellerini gerçekleştirmek için izledikleri yollar ve yaptıkları ya ters tepmiş ya da hoşa gitmeyecek durumlara dönüşmüş.
Gerek Osmanlı, gerekse TC, süregiden dönemlerinin çeşitli zamanlarında Kürt topluluklarına farklı vesilelerle vaatlerde bulunmuş ancak bu vaatler çeşitli nedenlerle yerine getirilmemişlerdir.
Neden?
Çünkü derebeylik, aşiretlik gibi feodaliteden sebeplenenlerin düzenlerinin bozulması halinde bundan zarar görecek olanlar vardı. Ağalar, şıhlar, beyler ya da reisler…Bunlar sahip oldukları düzenlerinin bozulmaması için topluluklarının sahip olduğu potansiyel gücü(ya da erki) sürekli birilerine peşkeş çekmiş ve bunların içinden çıkan, özgürlükçü girişimlerde bulunanları da sırtından bıçaklamış veya satmışlardır.
1500 lü yıllardan bu güne kadar yaşanan, onlarca Dersim benzeri girişimler esnasında olanlar ne ise…
…2011 de de aynen olmaktadır.
Arasında olan bitenler ise kafa ütüleme için teferruatlardır.
2011 de de Kürtler hala emperyalistlerin maşası…
…dinciler bunları tellalı…
…birlik, beraberlikten bi haber…
…kullanılmaktadırlar.
Ondandır…
…oyulmaktalar.
“Alın size TV-Radto kanalı, daha çok Kürtçe dinleyin…Alın size okul, daha çok Kürtçe öğrenin” demek Kürtleri kazanmak değil…daha çok yabancılaşmaktır. Kürt vatandaşlık cüzdanını cebinde taşıdığı halde vatandaşlıktan ötekileştirilmektedirler.
Bu vaatlere kanarak hem daha çok dışlanmaktalar…hem de daha çok itilmekteler. Dahası, çok daha fazla fırsat eşitsizliğine maruz kalmaktalar.
“Biz daha çok Kürtçe konuşmak istirek” zırvalarıyla oyalanacağınıza…
…biz toprak istiyoruz deyin de…
…sizi daha çok adamdan saysınlar.
Onun bunun maşası olarak vaatlerle gazlandıkça…
…daha çooook oyulacaklar.
hola gayet güzel anlatmış…ama ebubekir’e destan yazsak bile anlmayacaktır bu da ayrı bir konu.
an meselesidir iran’ın malatya’yı vurması.
van’da soğuktan ve hijyen probleminden hergün insanlar ölüyor.
gündem bu iken;sivas’ın ve maraş’ın katilleri birdenbire Dersim muhafızı kesildi.
çok ta inandık!akp de bayılır “alevi vatandaşların”haklarını korumaya!
zensen yazdi; “..çok ta inandık!akp de bayılır “alevi vatandaşların”haklarını korumaya!..”
bende onu deyom,bu akp herkesi sasirtiyo tamam da “alevi vatandaslarin”haklarini OYlarini alan chp niye korumuyo ?
veya sen ?
kapisch..:))
slm.
HoLa yazdi; “..Almanlar ile 18 sene ticaret yaptım…”
Eeee ? marifet mi ? ben halen yapiyorum:)
HoLa yazdi; “..sen o mahkemeden çıkan özür yazısından iki nüsha çerçevelettir…”
evet
ortada medenilere yakisir bir ÖZÜR,bir saygi durusu var ya sizin neyiniz var ? siz ve ata´niz varsa eger asileri degil coluk cocuk,kadin ihtiyar ezdiniz,katlettiniz,magdur ettiniz bir ÖZRÜ esirgediginiz gibi utanmadan ata´larinizin fasit uygulamalarini savunuyorsunuz..bu kadar bagnazlik ancak tahsille mümkün olsa gerek..
HoLa yazdi; “..Bilgi yok, fikir çok!..”
heh heh..
gördük sizin bilginizi de ,fikrinizi de tek kelimeyle alman nazilerinden farksiz isminiz hans olsaydi ahanda “alaman nazi”si baska ne beklenir denirdi:)
HoLa yazdi; “..Aynı bölgede 2011 TC sinde isyan var mı?E, var.Oyulmaktalar mı?He!Senaryo aynı…Roller aynı…Replikler aynı…
İmamlar, iş birlikçileri ve emperyalistler…
tek farkla
“ezber bozan” T.C.basbakan´i olana kadar, pkk teröristi ve kürt halki ayrimi yapilmadan senin tabirinle oyuluyor du simdi sadece teröristler “oyuluyor:)
tabi aradaki farki anlamanizi beklemiyorum nitekim kemalist militanlarin tezgahinda ögütülmüs onca bilgi (!) ve fikir (!) bu ince ve vicdani ayrimi yapamaz..
zaten vicdan olsaydi fasist uygulamalardan yana degil magdurlardan yana tavir alinirdi..
istiklal mahkemeleri,bu mahkemeler için “Bunların her biri kendi başına Büyük Millet Meclisi’ydi; diktatördü” der…” Hıfzı Veldet Velidedeoğlu Milli Mücadele adlı kitab..
ey,zavallı HoLa..
onun bunun oş oşu HoLa..
magdurlarla,zayiflarla,ezilenlerle iliskisi SIFIR HoLa..
eninde sonunda sende yüzleseceksin tarihinle yada yüzlestirecekler..tarih örnekleriyle dolu..
“..Herhangi bir şahsın zihniyetini anlamak istiyorsanız, onun, ‘zayıf’larla olan ilişkilerine bakın. Kadınlar, ameleler, ezilenlerle ilişkisine..zihniyet kendisini fikirlerde değil, ilişkilerde ortaya koyar. Fikriniz ne olursa olsun kuracağınız dünyayı belirleyen, üreteceğiniz ilişkilerin ima ettiği zihniyettir…” “(Surp Mahçupyan)
dikkatinizi cektimi ?
“das kapital”sevdirilenler den pek ses seda yok ? komün,esitlik,kardeslik,iyi günde kötü günde paylasmak ? allah yok,din kaka” muhabbetinde bülbül kesilenlerin dili mi tutuldu ne ?
öte dünya inanclari olsa dicem ki,ATA-lari carpar diye ürküyor olabilirler..:)) ama..
slm.
üff ebubekir alemsin alem!
distopik saf seni 😀
öncelikle chp’nin bugünkü çizgisine hiçbir müptelalığım yok.chp’yi temsil etmek adına burada değilim.
dersim’de isyan ve katliam gerekçe ve koşulları ile ortaya konmalı.
alevi vatandaşların chp ve atatürk ile hiçbir kavgaları olmadığını biliyoruz.kavgaları olamaz,çünkü cumhuiyet öncesi alevi-türkmen katliamı olmuştur,yavuz zamanında binlerce alevi katledilmiştir.aleviler bugünkü kimlik ve haklarına ancak cumhuriyet’ten sonra kavuşabilmişlerdir.
aleviler,aydındır,okuyan bir kitledir neyin ne olduğunu da senden benden çok daha iyi bilir.
ayrıca dersim katliamı’nın esasını anlayabilmek için olayın iktisadi perde arkası ortaya koymak gerekir.
“kimlik batağına”saplanmakla kimseyi ikna edemezsiniz.
dersim;medya gündem belirleme stratejisiyle siyasetin üstünü örten bir meseledir bugün için.
Adamlar kalkıp “İyi ama Seyit Rıza da büyük bir haindi” diyorlar.
Biz “Çoluk çocuk dinlemediler, hamile kadınları bile süngülediler, aloo” diyoruz.
AMA KARAKOLA BASKIN YAPILMIŞTI
Adamlar kalkıp “Ama Dersim’de de iki karakola baskın yapılmıştı” diyorlar.
Biz “Dersim halkını mağaralarda fareler gibi zehirlediler” diyoruz.
Adamlar kalkıp “feodalite ah feodalite” falan diyorlar.
Biz “Dersim derelerinde günlerce kan aktı” diyoruz.
Adamlar kalkıp “İngiliz parmağı” diyorlar.
Biz “Okuma yazma bildiği bile şüpheli 80’lik pir ü fani Seyit Rıza’ya yapılan cinayettir” diyoruz. – Adamlar kalkıp Seyit Rıza’nın “Ekselansları” diye İngilizlere mektup yazdığından söz ediyorlar.
İNGİLİZ’E MEKTUBUN BEDELİ 15 BİN KİŞİNİN KATLEDİLMESİ MİDİR?
Biz “İngiliz’e mektup yazılmış olsa dahi bunun bedeli 15 bin kişinin katledilmesi midir?” diye soruyoruz.
Adamlar kalkıp “Biraz tatsız şeyler de olmuş canım, abartmayalım” diyorlar.
Biz “Ortada bir isyan yoktu ya… Hadi diyelim ki vardı… Peki çoluk çocuk niye öldürüldü?” diye soruyoruz.
Adamlar kalkıp “Açma o defterleri, açma o defterleri” diye cevap veriyorlar.
Biz “katledilen bebeklerden, kadınlardan, ihtiyarlardan” söz ediyoruz.
Adamlar kalkıp “Halk feodal derebeylerinden kurtarılmıştır” diyorlar.
Biz “sürgünlerden, kayıp kızlardan, cinayetlerden, mezarsız ölülerden” söz ediyoruz.
Adamlar kalkıp “Dersim’e medeniyet getirildi” diyorlar.
NE DEMİŞTİ SEYİT RIZA
DERSİM katliamını mazur göstermeye çalışanlar ne diyorlar? Diyorlar ki: – Olaylarda İngiliz parmağı vardı…
Eşkıyalık yapıyorlardı.
Vergi vermiyorlardı. Falan filan…
En iyisi ben susayım da bütün bunlara Seyit Rıza yanıt versin. Ne demişti Seyit Rıza? “Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim, bu bana dert olsun. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” demişti.
Ahmet Hakan
Her ne kadar ebubekirin niyetinin farkında da olsam bu konu öyle yabana atılacak veya küçümsenecek bir konu değil. Suçu günahı olmayan çoluk çocuğun kadının sivilin öldürüldüğü bir konu.
Salya sümük gariban edebiyatı…
Şu an onların yaptıkları da gündem değiştirmek için Dersim’de ölen çocukları kullanmaktan başka bir şey değil.
Sanki bu ülke her sorunu çözdü de iş Dersim olaylarının araştırılmasına kaldı.
Samimi isen eğer;
meclise bir önerge verirsin
bir komisyon kurarsın
devlet arşivlerini açarsın (gerçi devlet arşivi dediğin şeyler, senin ağzının açıldığı gibi açılmaz, onun bir adabı vardır!)
elinde “belgesi” olan herkesi davet edersin
tüm delilleri topladıktan sonra oturur mecliste açıklarsın
meclis bir karara varır ve bunu tüm dünyaya duyurursun.
Ama dertleri bu değil!
Bunlar ne yapıyorlar?
Dedim ya; salya sümük gariban edebiyatı!
Bu da siyasetin arabeski işte!
Tıpkı referandumda “12 Eylül ile hesaplaşacağız” deyip 12 Eylül hukukunu onaylayıp devam ettikleri gibi…
Bakın Ahmet Hakan’dan önce Ahmet Taner Kışlalı var orada! Ahmet Hakan gibi laf salatası yapmamış; yazdıklarının bedelini hayatıyla ödemiş!
Siz önce bu adamı kim, neden öldürdü onu bir açıklayın hele, cinayetin failleri henüz sağ, aramızda geziyorlar! Hükümet isen onları bul önce! Tarihin çöplüğünde gezineceğine, içinde bulunduğun günün sokaklarını bir temizle bakalım…
Ebubekir, lafı dolandırma ve hakaret etme. Yazdıkların yine hakaret ve laf salatası! Demişsinki; “”das kapital”sevdirilenler den pek ses seda yok ? komün,esitlik,kardeslik,iyi günde kötü günde paylasmak ? allah yok,din kaka” muhabbetinde bülbül kesilenlerin dili mi tutuldu ne ?”
Bu ne demek şimdi?
E, bi kendine gel artık!
Dersim tartışılmasın demiyor hiçkimse…
Devlet önce “can çekişenlere”merhem olsun…dersim şehitlerine sonra rahmet okusun.
ahmet hakan “can çekişenlerden”çok dem vuramaz…dem vurduğu anda görevinden olur!yazıp çizebilecekleri “sınırlıdır”.
ayrıca Dersim meselesi tartışılacaksa da dönemin “iktisadi perdesi”ortaya konmalıdır.
kürtsün,gürcüsün,alevisin vs.bu sebeple katledildin yalanları manipülasyondan başka birşey değildir.
dış politika hiç olmadığı kadar kötü,iran ile siyasetin sonuna gelinmiş açıkça malatya vurulacak hedef belirtilmiş,iç siyaset daha da beter,van’da yaşanan afet ve hayatta kalan insanların da soğuk ve hijyen sebepli ölüm haberleri,akp li vekilin “dua ediyoruz van’da tekrar deprem olmasın,yeterli sayıda çadırımız yok”açıklaması,iki buçuk milyon emeklinin meclisten geçmesini beklediği “intibak yasası”(dalga geçer gibi;artış 10 lira ile 150 lira arası olacak ve 2013 de ödenmeye başlayacak),bedelli askerlik “bedeli”,pkk sorunu vs….
bunların önemi yok…dersim’e rahmet okumak öncelik!
zensen yazdi; “Dersim tartışılmasın demiyor hiçkimse…” dogru..
ancak
farkinda degilsiniz ama bu baslik altinda “TUNC EL” operasyonunu tartisanlar öyle küfür ve sifatlarla damgallaniyor ki keske sadece “dersim tartisilmasin”denseydi cünkü bu ithamlar cok daha beter..
bakin
chp genel baskani Kemal Bey,“Özür yetmez. Mallar da iade edilsin.” diyerek zaten bizim tezlerimizi dogruluyor..
YA
selvi kilicdaroglu ?
malum O bir süre önce kocasindan daha cesur davrandi ve bir gazeteye vedigi reportaj da dersim ile ilgili aciklamalar da bulundu..
“..Selvi Kılıçdaroğlu’ndan samimi açıklamalar;
Siz Zazaca biliyorsunuz demek?
Tabii..
Zaten 4 yaşına kadar ben de Türkçe konuşmasını bilmiyordum.
Kemal de bilir ama benim kadar değil. Sevim Kılıçdaroğlu’nun arkasındaki yastıkta torunu Duru’nun fotoğrafı var.
Ankara’ya taşınmak zor olmadı mı?
Olmaz mı? “Yabancıydık”. “Kürt’sünüz” derlerdi. Biz Alevi’yiz biliyorsunuz. Bu da eklenirdi. Okulda alay ederlerdi ağabeyimle.
O da isyankâr bir çocuktu. Kavga ederdi. Kendi kendime sorardım “Hangisi olmak daha kötü? Kürt mü, Alevi mi” diye.
Köklerimin farkında olarak yetiştim.
Dersim’in çok acı bir tarihi var.
Öyle.
Büyüklerimiz hep anlatırdı.
Kemal Bey’in babası, 1938’den sonra sürgün edilmiş.
Evet.
Halası aileden 40 kişiyle birlikte götürülmüş. Derin izler bırakıyor tabii. Öfkeleniyorsunuz.
Öldürüldüler mi?
Evet. Gözleri doluyor….”(demokrat haber)
Eeee ? öyleyse neyin nesi bu kraldan kralci havalari ?
slm.
Ölen çoluk çocuğun, yaşlı genç kadınların dışında bakarsak konuya. Savunulan Seyit Rıza nasıl biriydi?
Yani böyle kahraman olarak, lider olarak görülebilecek biri mi?
xenix: Takiplerim
TESCİLLİ FAŞİST TÜRK SOLU: DERSİM DEVLETTEN ÖZÜR DİLESİN.. Torunları üzülmesin dedelerinin yanına gidecekler..
“…Daha önceki ırkçı ve faşizan kapaklarıyla dikkatleri üzerine çeken ‘Türk Solu’ dergisi bu haftaki kapağında Dersim tartışmalarına yer verdi.
Tartışma süresince Dersim’de yaşananlarla ilgili hiç kimse ‘Oh olsun, iyi olmuş’ dememişti.
Ancak
unutulan bir cenah vardı.
O da
Türk Solu dergisi.
İçindeki
faşizan zehri yine kusan derginin başyazısında ‘Devletin tüm bu ayaklanmalardan edindiği ders, ayaklanan vatan hainlerinin, tüm soyu sopuyla yok edilmesi gerektiği, geriye “dedem dedem” diyecek tek bir hain dölünün bile sağ bırakılmaması gerektiğidir.’ cümlelerine yer verildi.
İşte derginin başyazarı Gökçe Fırat’ın ırkçı o yazısı :
Başbakan, devlet adına “Dersimliler”den özür diledi.
Başbakan özre başlayınca, bazı CHP’liler de özür dilemeye başladı.
Böyle olunca “özür dile” korosunun sesi daha yüksek çıkmaya başladı, tıpkı “Ermeniler’den özür diliyorum” kampanyasında olduğu gibi.
Hadi oradan diyoruz tüm bu koroya ve bu koronun tüm şakşakçılarına!ASIL DERSİMLİLER DEVLETTEN ÖZÜR DİLESİN…
Devletin tüm bu ayaklanmalardan edindiği ders, ayaklanan vatan hainlerinin, tüm soyu sopuyla yokedilmesi gerektiği, geriye “dedem dedem” diyecek tek bir hain dölünün bile sağ bırakılmaması gerektiğidir.
İşte geride kalan döller, aynı hainliğe nasıl da devam ediyorlar görüyoruz. Ama tüm bu yalanla, ihanetle örülü özür kampanyanız boşuna.BİZİM DİLEYECEK ÖZRÜMÜZ YOK..
Bizler de Dersim’i bastıran Atatürk’ün, Sabiha Gökçen’in torunlarıyız, onların izinden gidiyoruz…”
bir tek türkiye´de var FASIST SOL (en son haber)
slm.
Kaynak: link to odatv.com
itü sözlükten bakalım
Kısaca aldım sende araştırabilirsin Gökçe FIRAT’I
Olmaz mı? “Yabancıydık”. “Kürt’sünüz” derlerdi. Biz Alevi’yiz biliyorsunuz. Bu da eklenirdi. Okulda alay ederlerdi ağabeyimle. Demiş Ebuş bey…
Bu duruma göre, asırlardır alevilere acı çektiren her fırsatta katliam yapan SÜNNİ’ler özür dilesin. Di mi ama…
Ozur dileyince CAN’lar geri gelecek mi, baski bitecek mi?
Mesele sunnilerin alevilere uyguladigi yaptirim mi yoksa devletin yalnizca bir mezhebi kucaklayip gerisini pataklamasi mi?
Bunlar da yetmezmis gibi, siyasete aleviligi kullanan zihinlere alet olan onca insanin sucsuzmus gibi rahatca uyumasi mi….
Yapmayin! Ayiprir, gunahtir, zulumdur…
Alevi kulturunde yasamamis olan bilemez.. HaciBektasiVeli senliklerinde bile edilen zulmu gormeyen gozler hissedemez.
Iktidar koltugudur, oyundur… Yapmayin! Ayiptir, gunahtir, zulumdur…
xenix,kisaca özetledim..hakli olarak “dergi müsvettesi” dedigin dergi de kullanilan dil ile cikardigim ÖZET yorumlarda muhtesem benzerlikler bulursun..:)
YORUMSUZ:
statik tarafından Cum, 25/11/2011 – 17:44 tarihinde gönderildi.
“…Bazı gerizekalılar, belge diye ordan burdan toplanmış, ne idüğü belirsiz şeyleri göstermeye çalışıyor..Ulan zeka özürlüler!!..Dersim size mi kalmış?.. haysiyetsiz, şerefsiz Atatürk düşmanları!!….”
Hüseyin AKTAŞ tarafından Cum, 25/11/2011 – 11:03 tarihinde gönderildi.
“..Seni diri diri keserim işte. Sen böyle bir yaratıksın! Damarımıza basma! Tamam mı!……”
Hüseyin AKTAŞ tarafından Cum, 25/11/2011 – 10:54 tarihinde gönderildi.
“..Hadi ya?!Bak sen!?
Senin gibileri mezbahada koyun keser gibi keserim ben. Hiç elim titremeden! Ve son derece insani bir şey yapmış olurum hem de! Anladın mı?…..”
statik tarafından Cum, 25/11/2011 – 02:06 tarihinde gönderildi.
“….yok! ben küfür yazmam! Kuş beyinliler bu özrün altında kalacaktır!!…..”
oik0s tarafından Cum, 25/11/2011 – 00:19 tarihinde gönderildi.
“…Hala YALAN söylüyor.Adi yalancı, sana O GÜN BAŞBAKAN CELAL BAYAR diyoruz. Mustafa Kemal öldü ve operasyonlar başladı diyoruz. Bişey söylesene hadi birşeyler çıkar götünden…ibnenin evlatları….Öyle hinoğlu hinler ki aklınız durur……”
oik0s tarafından Per, 24/11/2011 – 17:15 tarihinde gönderildi.
“…Daha ne istiyorsun ? Ebeninkini mi ? kim bu Celal Bayar … Senin oralı bi ibne aynı tohumsunuz…”
HoLa tarafından Per, 24/11/2011 – 09:07 tarihinde gönderildi.
Neyse…isyan oldu, ordu da gitti oydu.Bugün “oy oy oyulduk diye ortaya atlayanların doğru dediği tek bir şey var…o da oyuldukları.
Bu Kılıçdaroğlu dürüst mürüst ama gelin görün ki salak.Elli sene önce zikilen götün hesabını yapmak ise ancak eşşoğlueşşeklik ile açıklanabilir…..”
Misafir (doğrulanmadı) tarafından Per, 24/11/2011 – 06:52 tarihinde gönderildi.
Bu ne soytarılık bre küstah?”ulu” ve “führer” sözcüklerini yan yana getirerek Atatürk’e Hitler yakıştırması yapmaya çalışan ise ne idüğü belirsiz, bir yavşak oğlu yavşak! İt osurdukça kaşınıyorsun sen!Tunceli’de de kaşınmışlardı seni gibi, kaşıdık geldik, ne özrü istiyorsun sen? Seyit Rıza kimmiş lan?Beyninin bokuyla Cumhuriyete kafa tutacak, Mustafa Kemal de buna he diyecek öyle mi?
Yemezler koçum!Bu tarafta yemezler!O tarafta da başını yerler!Siz kendi hakkınızda iddianame yazmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!Bunu da bir kenara yazın emi!…”
oik0s tarafından Per, 24/11/2011 – 02:46 tarihinde gönderildi.
“….Sen gerizekalı mısın ?YALAN SÖYLEYEN >SENSİN…..”
oik0s tarafından Per, 24/11/2011 – 01:33 tarihinde gönderildi.
“….Bu arada bu pislik “o adam” diyerek faturayı Mustafa Kemal’e çıkarmaya çalışıyor.. Ulan ibne Atatürk 10 kasım 1938 de öldü, Celal Bayar bu akınları 1938 in ekim ayında başlattı, Mustafa Kemal ağır hasta ve yataktaydı… Katliamlar ocak ayına kadar sürdü. Ki bu esnada ortada Ne Mustafa Kemal ne de İnönü vardı….”
oik0s tarafından Per, 24/11/2011 – 00:08 tarihinde gönderildi.
“……Zihniyet herzamanki gibi İBNELİK…
aslinda,ÖZÜR tövbenin diger bir yüzü DILEMEK le kimsenin bir yerleri eksilmez ama cok sey kazanilir..
slm.
Ben öyle bir yorum yapmadım. Olur arada dikkatsizlikler, özre gerek yok. 🙂
xenix: Takiplerim
Gözüyle değil de bir başka yeriyle okuyunca öyle oluyor işte…
xmen ile xenix sözcüğü arasındaki farkı kavramaktan acizsin sen ebubekir!
Ondan sonra başımıza tarih profesörü kesiliyorsun.
Sen olsan olsan tarih değil de
tahrif
profesörü olursun!
Zurnacılığı bırak ebuş kardeşim.
Şimdi aynen şunları söyle bakalım:
Ben bir sünni müslüman ve osmanlı sempatizanı olarak, bugüne kadar Türk, Türkmen ve Alevi halklarına yaptığımız katliam ve zülumlardan dolayı atalarım ve kendim adına özür diliyorum.
Ayrıca peygamber ve onun müridi islam halifelerinin yaptığı tüm kıyım, tecavüz, gasp gibi katliamlar için onlar adına özür diliyorum.
Medeniyet bunu gerektirir elbet 🙂
1932-1937 tarihleri arasında İktisat Vekilliği, 1937-1939 yılları arasında Başvekillik yaptı, 1943 yılına kadar İzmir Milletvekili olarak siyasi hayatını sürdürdü..
Galip hoca’dan bahsediyoruz.. yani; Celal Bayar’dan..
Dersim’lilerin ve tüm tarihçilerin hiç biri, bu konuda Atatürk’ün adını anmaz ve bilakis, Galip Hoca’yı sorumlu tutarlar..
niye bunları burada yazmazsın ebubekir?
Dürüst ol ciğerimi ye..
baskından sonra ele geçirilen seyid rıza, neden alelacele asılmıştır? burasını iyi öğren bak, nedenini de dürüstçe gel buraya yaz..
Esas şiddetli baskınlar, rıza’nın asılmasından sonra yapılmıştır..
Atatürk hasta yatağında, canıyla uğraşırken, Galip Hoca’ya askeri talimat mı verecekti?.. akıllı ol.. dürüst ol..
Tayyip’de, özürün arkasının M. Kemale gideceğini sandı ama; gerçeği görünce özür dilediğine de bin pişman oldu..
İsyan vardı bastırıldı..kurunun yanında yaş da yanmış olabilir..
ya Madımak’ta ne vardı?
isyan mı? eşkiyalık mı? cinayet mi? ne vardı Sivas’ta?
Ben söyleyeyim sana ne vardı..
Dersimlilerin torunları vardı..
Aleviler vardı..
cayır cayır yakanlar kimlerdi? ha kimlerdi??
allahu ekber!!..şeriat vaciptir!! sesleri, sana bir şeyler hatırlatıyor mu?
Önce bunun hesabını bi verinde..
Atatürk’e sonra gelirsiniz..gücünüz, yüreğiniz yeterse.
xenix,dikkatsizlikden ziyade yanlis anlama söz konusu olabilir diye düsünüyorum..
mustafa kemal´i elestirenlere karsi kullanilan “zorba dil” “ulusal/atatürkcü”sol ile forumda yazan “marksist/ateist/atatürkcü” sol arasinda bir farkin olmadigini vurgulamak icin malum “küfürbaz kadro”dan alintilar yaptim..
senin yorumun üzerine mal bulmus gibi atlayan malum kadro ayni teraneyi devam ettirmis:) E can cikar huy cikmaz dimi..
aslinda anlasilmayacak bisey yok..”..Olur arada dikkatsizlikler, özre gerek yok. :)…”
konuya dönersek,bahsi gecen zihniyet sahibi “atatürkcü/ulusalci solcu”yuz iddiasin da fakat dili ve önerileri “nasyonal sosyalizm”den farksiz..
ancak “maksist/ateist/atatürkcü” solcu zihniyetle de benzerlikler var..
mesela,atatürk´ü elestirilemez kabul etmek (vs.) , sorgulamaya cesaret edenleri “küfür,hakaret ve asagilama” yoluyla sindirmeye calismak gibi noktalar da yildizlari pek barisik..:))
slm.
“xenix,dikkatsizlikden ziyade yanlis anlama söz konusu olabilir diye düsünüyorum..”
Daha hala anlamamış!
Sazanı da geçti bu… Sazan hiç olmazsa tavada kızarırken yakalandığını anlarmış, bunda kızarma özelliği olmadığından galiba, o şansı da yok!…
Agnostik,asagidaki alinti´yi tekrar oku öyle gel karsima..
ebubekir tarafından Cum, 25/11/2011 – 12:50 tarihinde gönderildi.
Hüseyin yazdi; “..Senin kutsalına küfür edildiğinde de ben karşı çıktım..”
“……………………………..bir seyi düzeltelim..
benim kutsalim yok evet ben ateist degilim ama sizin veya dindarlarin anladigi anlamda dindar da degilim..
kutsali olan,kendine kutsal yaptigi her ne ise onu sorgulamaz,sorgulayamaz ve sorgulanmasina tahammül edemez..mesela,yunus emre ile ilgili yazdiklarima bir dindar dan fazla ve orantisiz tepki gösteren de sendin..
“seyh ucmaz mürid ucurur”:))…………………”
not: dün aksam “tarafsiz bölge”programinda taslari yerinden oynatan chp dersim milletvekili Hüseyin Aygün dersimi enine boyuna konustu..
bilhassa,oikos´un forumda yutturmaya calistigi kemalizmin “resmi tarihi”ni yerden yere vurdu..:))
slm.
xenix’in yorumunu(!) okuduğun gibi dinlediysen doğrudur:))))
Yukarıda yazdığın KONU hala duruyor.
Hakaret içeren ve hakir gören salak bir anlayışla ne diyorsun orada ?
-CHP özür dilesin-
İçinde Celal Bayar, Menderes ve daha birçok MANDACI (Amerikancı) Kapitalist, sünni faşist barındıran ve neredeyse her kesimden halkın tümünü kapsayan bir partiyi suçluyorsun.
Ben de diyorum ki; tarih bilmeden (aslında bi bok bilmeden) internet sayfalarından öğrendiğin saçma salak üç beş şeyle karşımıza bir daha gelme.
Dersim de olan biten herşeyin sorumlusu CELAL BAYAR’dır. İşin kötüsü bu olayı bir kürt sorunu olarak göstermeye çalışan ne üdüğü belirsiz zevat sadece kendilerini kandıran bazı art niyetli kişilerdir. Nemalandıkları ve nemalanacaklarını sandıkları şey bir KÜRT DEVLETİ tesis etme sanrılarıdır. Bunu bile anlamaktan acizsin.
Halbuki anlatılmayan tek ve önemli detay; sünni geleneği alevi gerçeğinin üstüne kurmaya çalışan faşist görüştür.
ORADA OLAN, ALEVİLERİ YOKETME PLANIDIR. Zira eğer ki kürtlere yönelik bir toptan yoketme sözkonusu olsaydı, sadece Dersim de değil kürtlerin daha yoğun olduğu merkezlerde olurdu. Nitekim bu olay öncesinde yaşanan ve Musul ve Kerkük’ü kaybetmemize neden olan şeyh Sait ayaklanmasında bu tedbir ve saldırı daha feci şekilde yaşanabilirdi.
Evet, komutan sünnidir, başbakan sünnidir, bakanlar kurulu sünnidir ve son olarak CHP sünnidir.
Bu bir sünni vahşettir.
ya Hüseyin,sen nasil dinledin,nasil anladin yada dinledin mi ? bilemem ama ben sizin gibi katliamlara gerekce aramiyorum..
tabiki,sadece dersim degil doksan yillik “kemalist kadro”nun “günah galerisi”yle yüzlesilsin..
birakin,bir sekilde müdahil olanlar hesap versin,hesaba cekilemiyorsa günahiyla yetmis milyon´un gözü önünde yüzlessin,hic olmadi pek kahraman,pek cagdas bilinenlerin gercek kimlikleri ortaya ciksin ki tarihe bir not düsülsün..
ne o öyle takim tutar gibi..:)))
slm.
Oikos yazdi; “..Evet, komutan sünnidir, başbakan sünnidir, bakanlar kurulu sünnidir ve son olarak CHP sünnidir.Bu bir sünni vahşettir..”
evet
atatürk sünni
komutan sünni
basbakan sünni
bakanlar kurulu sünni
tamam iste
sünni vahsetle
yüzlesilsin
foyalari ciksin meydana
hesap kesilsin,hesaba cekilemeyenler icin tarihe not düsülsün diyorum..
hem
katliamlara gerekce aramak yada “bir numara”yi aklamak sana mi düstü ?
bak,”…Atatürk Dersim’den habersizdi diyenleri ise Celal Bayar’ın 25 yıllık avukatı Cindoruk yalanladı.
Atatürk’ün bilgisi yoktu diye bir kesim hâlâ diretiyor?
Atatürk’ün bilgisi yoktu, o sırada hastaydı diyenler doğru söylemiyor.
Başka bir karine daha Sabiha Gökçen’dir. Kendisi askeri pilot da değildi.
Sizce
Atatürk’ün manevi kızı olarak onun bilgisi dışında böyle bir harekâta katılması mümkün mü?
O nedenle işi İnönü’ye veya Bayar’a yıkmak son derece yanlış…”(gazeteler)
slm.
he he.. diyorum ya,
bunların derdi Atatürk..
dersimmiş, katliammış zerre kadar umurlarında değil..
Eğer umurlarında olsa; Sivas’ı da dile getirirler.. nerde hani nerde??..
Hain olanlara, söylenecek başka ne olabilir ki?
hainsiniz!! hemde katışıksız hain!!
İyi ki avukat olmamışsın ebubekir. Müvekkilin haklı bile olsa bir ceza almasını sağlardın.
Yanlış adamı astırırdı kesin:))
statik,vahseti isliyen sünniler hesap versin diyen sensin,bir numara da sünni atatürk öyleyse o da hesap versin
deyince niye rahatsiz oldun ?
iki,üc,dört numara sünni sucluya hesap kesenler sünni bir numara yi koruma altina almaya calisiyor:) iste size bir DOGMA zihniyet..
hem
dersim,katliam zerre umrunda olanlar suclular arasinda ayrim yapar mi ? hain ariyorsunuz aynaya bakiniz..
slm.
İyi de, Atatürk sünni değildi ki… Sünniyi bırak, müslüman bile değildi.
xenix: Takiplerim
xenix yazdi; “..İyi de, Atatürk sünni değildi ki… Sünniyi bırak, müslüman bile değildi….”
ateistmiydi ?
sunun icin sordum,
sünni olmayan hatta gayri müslim T.C. vatandasi cocuklarina “sünni yorum” din dersi okutulmasina atatürk sayesinde devam edildi..
isteseydi uygar (!) reformlar kapsamina bu konuyu da alabilirdi yapmadi belki de gizli sünniydi:)
senin ifadenle”..Sünniyi bırak, müslüman bile değildi..”dedigin ulu önder söyle diyor;
“…Her fert dinini, diyanetini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da mekteptir….”(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt 2)
“…Türk milleti dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Din, şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor….” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: 3)
konu disi ama bence zorunlu din dersi kaldirilmali ve ailelerin tercihine birakilmali..atatürk baya gerici duruyo bu durum da:))
slm.
Mustafa Kemal sünni geleneklere göre yetiştirilmiş daha küçücükken beyni yıkanmış biriydi, buna rağmen laik kalmayı başarmış din ve devlet işlerini ayırmayı başarmıştı. (Bu çok büyük başarıdır. Dincilerin hala sindiremediği budur)
O devirlerde ALEVİLERE hak tanımak, onları sevmek bir SUÇTU. Yüzyıllardır devam eden sünni vahşetin bir sonucuydu ve alevi yaşam gizlenirdi. Büyük ihtimalle Mustafa Kemal bile tam olarak alevi kimdir nedir bilmezdi. Hal böyleyken Mustafa Kemal’in alevileri savunmasını, korumasını beklemek mümkün değildir, devlet ve karar bazında bazı şeyler ters teper ve tüm halk galeyana gelebilirdi. Nitekim SİVAS da, Maraş’ta böyle olmuştur. 10-20 sene öncesinde bile alevilik hk. bu milletin tek bildiği tamamen faşist bir düşünce olan mum söndüdür.
SÜNNİ suçu tek bir kişinin üstüne atarak yırtmak yok öyle… Ki sen bile alevi nedir BU FORUMDA ÖĞRENDİN ebuş bey… Yazıların hala duruyor ve alevilik konusunda yakından uzaktan herhangi bir bilgi sahibi olmadığın gibi TASAVVUFU bile küçümsemiş din dışı olarak telakki etmiştin. Balık hafızalı oluşun bizlerin de öyle olduğu anlamına gelmiyor.
Sonuç: Bu orospuluğun bedeli sünnilere ödetilmeli…
Atatürk’ün dindarlarla bir alıp veremediği yoktu, onun düşmanı dincilerdi ebubekir. Verdiğin örnekler de bunu gösteriyor zaten. Bu yüzden Atatürk’ü dindarlar sever, dinciler sevmez genelde.
xenix: Takiplerim
ulan ebubekir…küfür ve hakaret mazoşisti misin nesin…
…yediğin küfür ve hakaret dört tane daha galata kulesi olur…
…sen daha yok mu diyorsun!
seni zırva jeneratörü…seni tükrük kovası seniiiii…
T.C.´nin tartismasiz TEK hakimi..
1-atatürk,aleviligi SUC olmaktan neden kurtarMAdi ? atatürk inanirlari basta CHP niye bu yönde bir calisma yapmadi ?
2-atatürk,muaviyenin sünni yorumuna dokundurtmadan,seyhulislamlik makamini diyanet isleriyle takas edip devlet bütcesinden finanse ediyor fakat alevileri ve alevi islam yorumunu bu ise dahil etmiyor ! niye ki ?
xenix´in,
“İyi de, Atatürk sünni değildi ki… Sünniyi bırak, müslüman bile değildi…” tezi dogruysa,aleviligin “allah,muhammed,ali” üclemesi atatürk´ü rahatsiz etmis olmali ki aleviligi/aleviyi YOK saymis..
Agnostik yazdi; “..Sonuç: Bu orospuluğun bedeli sünnilere ödetilmeli…”
sünni ve alevililikte,simge/sembol adina ne varsa yasaklayan,mahalefet edenleri orantisiz güc kullanarak cezalandiran,ülkenin “bir numara”si atatürk basta olmak üzre payi olan herkese senin ifadenle,”..Bu orospuluğun bedeli…” ödetilerek tarihe not düsülmeli..
malum “balik bastan kokar”:)
slm.
Breh breh, sanki asırlardır kodumunun osmanlısı alevilere özgürlük tanımış! Buna kodumunun halifeleri de dahil…
Aksine osmanlı her fırsatta alevilere baskı, şiddet ve yoketme politikaları uygulamıştır. (Kafası almadığı için anlamıyor veya anlamamazlığa yatıyor.)
Osmanlının cumhuriyete bıraktığı miras; sindirilmiş, kendi anlamını yitirmiş bir alevi topluluğudur. Sünni osmanlı öğretisi ise alevilerin; ahlaksız, cinsi sapık, üçüncü sınıf insan oldukları yönündedir.
Bunların başbakanı alevilere ne vermiş veya onlar için ne yapmış? Hep yalan, hep hayal dünyasında orospuluk peşinde koşmak… Ne verdin ulan alevilere… Geçenlerde onlara ait mezarları yıkıp arşiv binası yapmıştın hatırladın mı? Alevi dedelerine maaş mı bağladın ? Onlara ibadethane mi açtın ? ders olarak okutulmasını sağladın ? Tarih kitaplarına aleviliği anlatan konular mı koydun ?
Hala aynı orospusunuz.
Agnostik´in yazisini bide böyle okuyun…(büyük harfle yazilan bana ait)
“…Breh breh, sanki DOKSAN YILDIR kodumunun KEMALISTI alevilere özgürlük tanımış! Buna kodumunun YANDASLARI da dahil..
bunlarin ATATÜRK´Ü,
“alevilere ne vermiş veya onlar için ne yapmış?
Hep yalan,
hep hayal dünyasında orospuluk peşinde koşmak…
Ne verdin ulan alevilere…
Alevi dedelerine maaş mı bağladın ?
Onlara ibadethane mi açtın ?
ders olarak okutulmasını sağladın ?
Tarih kitaplarına aleviliği anlatan konular mı koydun ?
Hala aynı orospusunuz…(Kafası almadığı için anlamıyor veya anlamamazlığa yatıyor.)……”
unutma,mazlumlarin AHI er gec carpar zalimleri..sözü bile var,”alma mazlumun ahini cikar aheste aheste”:)
slm.
Musadenizle Zulfu Livanelinin Asagıdaki yazısını yapıştırıyorum
Ey sağduyulu insanlar: Hiç dünyada böyle bir şey gördünüz mü? 1938’de vefat etmiş bir liderin bu kadar tartışıldığını, her gün köşe yazılarına konu edildiğini, taraftarlarıyla karşıtlarının kanlı bıçaklı olduğunu hatırlıyor musunuz?
Dünyada böyle bir örnek var mı?
Amerikan basını kendi liderlerini unutmuş durmadan Atatürk’ü yazıyor, Fransız basınında De Gaulle’den çok Atatürk adına rastlanıyor, Britanya’da adı, Churchill’den fazla geçiyor.
Bu size garip gelmiyor mu?
Bütün dünya niçin işi gücü bırakmış da 130 yıl önce Selanik’te doğmuş olan bir Osmanlı çocuğuyla ilgileniyor? Dertleri onun tarihteki rolünü anlamak mı (bize bu kadar meraklı olduklarını hiç sanmıyorum) yoksa işin içinde başka bir iş mi var?
Birazcık aklı olan herkes, bu işin durup durup neden köpürtüldüğünü merak etmez mi?
Eder elbette.
İşte benim cevabım:
Türkiye Cumhuriyeti anormal şartlar altında oluşmuş bir ülkedir. İmparatorluğun Batı tarafından planlı bir şekilde çökertilmesinden sonra Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkasya’daki Müslüman Osmanlı tebaası, son kale olarak Anadolu’ya göçtü. Bu -kılıç artığı- insanların kültürleri, âdetleri, yaşam biçimleri farklıydı. Bu büyük farklılıklar, Anadolu’da zaten karmakarışık olan etnik ve dini yapıya eklenince, acayip bir karışım doğdu.
O ‘karışım’ın hayatta kalabilmesinin ve bir arada yaşayabilmesinin tek şartı, yeni bir ulus ve yeni bir devlet oluşturmaktı.
Bu iş başarıldı ama Batı’daki gibi, zaten var olan homojen bir ulus, bir devlet yaratmadı. Tam tersine, yeni devlet bir ulus yarattı.
Bu karmakarışık yapıdan bir ulus yaratan iradenin başında ise Mustafa Kemal vardı. Ernest Renan, “Hiçbir ulus devlet, geçmişi çarpıtılmadan yaratılamaz“ der. Türkiye Cumhuriyeti de bunun dışında değildi elbette. Tarihi kendine göre yeniden yazdı, içinden çıktığı Osmanlı’yı hain ilan etti, Ziya Gökalp adlı Kürt asıllı bir düşünürümüzün ortaya attığı “Türkçülük tezi”ne aşırı bir önem atfetti; yani bir sürü aşırılık yaptı.
İstiklal Mahkemeleri’nin adaletsizliği ise bu aşırılıkların en acıklı örneklerine imza attı. (Mesela Orhan Kemal’in babası Raşit Kemali Bey, bu mahkemelerde görev yaptığı zaman, akşam yemeği sırasında asi sandığı birçok kişinin idamına karar verdiğini, hükmün hemen infaz edildiğini, oysa ertesi sabah bunların zavallı at hırsızları olduğunun anlaşıldığını doğrulamıştır.)
Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy gibi İstiklâl Harbi kahramanlarına yapılan muamele de korkunçtur.
Dersim de bir zulümdür.
Elbette ki aradan bunca yıl geçtikten sonra bunları konuşacak ve yanlış uygulamaları eleştirerek demokrasimizi olgunlaştıracağız.
Buna aklı başında kimse itiraz etmez.
Ama bugün esen rüzgârlar, bunu amaçlamıyor. İstedikleri tek bir şey var, Mustafa Kemal Atatürk’ü, Hitler gibi bir cani haline getirmek.
Çünkü bunu başardıkları gün, Türkiye Cumhuriyeti gayri meşru hale gelecek. Nasıl Hitler’in III. Reich’ı gayrı meşru ilan edildiyse, “bir caninin kanla kurduğu T. C.” de o hale sokulacak.
Bazılarının bilinçli, bazılarının ise bilinçsiz olarak girdikleri yol bu.
Bilirsiniz; camilerde kubbeleri bir tek kilit taşı tutar. Bu taşı çekerseniz, ona yaslanmakta olan diğer taşlar gümbür gümbür çöker.
Mustafa Kemal, bu cumhuriyetin kilit taşıdır. Çünkü devlet ve ulus, onun iradesiyle kurulmuştur. Cumhuriyeti yıkmak isteyenler ise bu gerçeği, yani ülkenin Aşil topuğunu çok iyi bilmektedirler. Atatürk’ü Miloşeviç gibi bir suçlu haline getirebilmek için gösterdikleri bu sabırsız iştahın sebebi budur.
Atatürk’ü yıkmak, onun dayandığı üç unsuru devirmekle mümkün olabilirdi. Neydi bu üç unsur?
Partisi, ordusu ve halktaki sevgi.
Önce partiyi yıktılar. Cumhuriyet Halk Partisi kâğıt üstünde varlığını sürdürüyor ama artık kesinlikle aynı parti değil. CHP’nin yerinde yıllardır yeller esiyor.
İkinci sütun olan ordu ise perişan. Bunu sadece son dönemlerdeki duruma bakarak söylediğimi sanmayın sakın. Bu ordu yıllar önce, (Atatürk’ün vasiyetine aykırı olarak) iç politikaya, darbelere, işkencelere bulaştığı, Güneydoğu’daki savaşı bilerek uzatanları içinde barındırdığı ve emperyalizmin hizmetine girdiği gün bitmişti. AKP sadece, bu bitmiş kuruma son darbeyi indirdi.
Atatürk’ün üç dayanağından parti ve ordu bitirildikten sonra, sıra üçüncü ayağa geldi. Yani onu sevenlerin kalbindeki yeri. Şimdi oyunun bu son perdesi oynanıyor. Mustafa Kemal’i itibardan düşürme gayretleri sergileniyor. Bir devrim döneminde ortaya çıkan bütün fenalıklar, suçlar, kabahatler ona yüklenmeye çalışılıyor.
Bu da başarıldığı gün, bilin ki Türkiye Cumhuriyeti çökmüştür.
Bazı mesajlarda bana diyorlar ki: “Yahu bu rejim sana kötülük etmedi mi, ordu genç yaşında seni hapislerde süründürmedi mi, evini barkını yıkmadı mı, mahkemeler seni yargılamadı mı, albümlerini yasaklamadı mı, merkez basın seni kaç kere lince tabi tutmadı mı? Nasıl olur da bu düzeni savunursun?”
Sevgili arkadaşlar; doğrudur, haklısınız. Türkiye’deki zalim rejimin acılarını en çok çekenlerden birisi benim. Yapılanları anlatsam kitaplara sığmaz. Hayatım bu zulüm rejimine karşı mücadele ederek geçti. Ama hükümetlere, cuntalara karşı mücadele etmek başka, ülkeyi yıkmaya çalışmak başka. Ben hiçbir zaman ‘vatan haini’ olmadım. O cuntalardan, generallerden, başbakanlardan, polis şeflerinden çok daha fazla sevdim bu memleketi. Karşılıksız sevdim, kötülük gördüğüm halde sevdim. Gerçek yurtseverler bizleriz. Bu yüzden; ülkeyi yıkmak için Mustafa Kemal’i itibarsızlaştırmak oyununa karşı çıkıyorum.
Siz 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, ordu yüzüne Kemalist maskesi takmışken benim hiç Atatürk’ten söz ettiğimi duydunuz mu?
Elbette duymadınız. Çünkü o zaman iktidar kendisine Kemalist diyen zalim bir grubun elindeydi. Atatürk’ü övmek ödüllendiriliyordu, buna tenezzül edemezdim.
Ama şimdi oyun farklı. Dün Mustafa Kemal’i eleştirmek tehlikeliydi, bugün ise onu savunmak.
Ama benim de, tehlikeli bile olsa gerçeği söylemek gibi bir huyum var. Ne yapayım!
Zülfü Livaneli
Ağzına sağlık Livaneli!…
Atatürk’ün ve Cumhuriyetin gerçek düşmanları kimlerdir?
– şeriatçılardır..
– neden?
– nedeni çok açık;
Din kavramı; siyaset üstü, memleket üstü, adalet üstü, ulusal üstü kabul edilen bir inançtır..
İslam; bi yönetim şeklidir. Şeriat da hukukudur.. zihniyet budur.
ee..ne kaldı geriye? nedir engel?
bi cumhuriyet..
temel taşları kimler?
Atatürkçüler..
kimdir bunlar?
gerçek vatanseverler,
yani; aleviler, laikler, milliyetçiler, çağdaş yaşamayı ilke edinen, vatanını seven herkes..
ee..şeriatçı tayfası, ne bekliyor?
– beklemiyor..bir yerlerden başladı sona geliyor!!
nasıl geliyor?
.. vurun kahpeye..diye diye geliyor..
Hükümetin uyutma moduna girmeyin..
uyanık olun!
sonrası olmayan yola girmeyin!!
sivas katliami ile ilgili “cevaplanmamis sorular” baslikli h.karakaya ya ait alintiladigim yazi (01.12.2011) sayin sonsuz tarafindan
“KURAL 6″ geregi silinmistir..
Stalker´in,”Musadenizle Zulfu Livanelinin Asagıdaki yazısını yapıştırıyorum..” yazisina bu “KURAL 6” islemiyor MU ?
kac kez yazdim di..bence hicbir yazi (küfür haric) silinmemeli ama madem “kural 6” var ( ki kaldirilmali) esit uygulanmali degilmi sayin sonsuz:)
slm.
Burası ÜS
link to sonsuz.us
link to sonsuz.us
link to sonsuz.us
link to sonsuz.us
link to sonsuz.us
Neredeyse her yorumunda gazetelerden alıntı yapan biri için yüzsüzce bir istek ama yine de kendi yaptıklarınızın neden kaldırılmadığından hareket edebilirdiniz.
sonsuz,gözünden kacmis,”…kac kez yazdim di,bence hicbir yazi (küfür haric) silinmemeli ama madem “kural 6″ var ( ki kaldirilmali) esit uygulanmali degilmi sayin sonsuz:)……”
bana ait alintilarin isinize geleni birakip,isinize gelmeyeni sildiyseniz bu sizin kendi koydugunuz kurallari cignediginizi gösterir ki esit davranmadiginizi belirtmisdim zaten..:))
slm.
Ebubekir, yazdıklarımı anlayamıyorsan yapabileceğim bir şey yok.
Evet!
Bu günlerde gördüğümüz gibi;
Başbakan ve cemaat gazeteleri arasında geçen dialoglardan anlaşılan durum şu:
Cemaat özetle diyor ki: Şeriatın kestiği parmak acımaz, öyleyse siz neden Fenerbahçe’ye(oy potansiyeli) yaranmak adına bu kanunu getiriyorsunuz.
Yani diyor ki, bizim savcı görevini yaptı sen niye kış diyorsun.
Heee! anladık.:)
Hey corc ergenekon mu demiştin ?
okuyanlar hatirlar..
Agnostik,3.12.11 tarihinde baltayi tasa vuran bir yorum yayinladi ve kendi uslubunca cevabini aldi..:)
ne diyordu sayin (!) Agnostik;”Breh breh, sanki asırlardır……….alevilere özgürlük tanımış!………”
vs..
simdi haberi okuyalim; (Marksist.org)
CHP’li belediye Cemevi’ni yıkmak istedi, halk yıkımı engelledi..
“..Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şubesi tarafından Batıkent’te yapımı devam eden Cemevi inşaatı hakkındaki yıkım kararı, halkın direnişi nedeniyle uygulanmadı.
Batıkent’teki Aleviler, ibadetlerini özgürce yapabilmek için 17 yıldır Cemevi mücadelesi veriyor.
Yıllardır belediyelerin sözleri ile oyalanan Alevilere, son olarak Yenimahalle’nin CHP’li Belediye Başkanı Fethi Yaşar, 27 Mart yerel seçimlerinden önce Cemevi sözü vermişti.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şubesi’ni ziyaret eden Yaşar, derneğin yanındaki araziyi göstererek, “Burada olacak” demişti.
Ancak
verilen sözler tutulmayınca, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin öncülüğünde Cemevi inşaatı başladı. Belediyenin söz verdiği araziyi işgal eden halk, olası yıkıma karşı da gece-gündüz nöbete başladı…
2,5 aydır süren inşaatın sonuna gelinirken, Alevilere yıkım tebligatı ulaştı.
Yenimahalle Belediyesi’nin Cemevi’nin yıkımı için Kaymakamlığa başvurusu üzerine Kaymakamlık yıkım emrini onayladı, yıkımın bugün saat 12:00’da gerçekleştireceğini bildirdi.Öğle saatlerinde mahalleye gelen belediyeye ait yıkım ekipleri, halkın direnişi ile karşılaştı.
Çok sayıda kişi Cemevi’ni savunmak için toplanırken, belediye ekipleri yıkım kararını uygulayamadan mahalleden ayrıldı…”
“..Dernek yöneticileri ise gazetecilere yaptıkları açıklamada, daha önce kendilerine yıkım tebligatı gönderen Yenimahalle Belediyesinin, kaymakamlığa başvurarak işgalin kaldırılıp parkın kendilerine iadesini istediğini, bunun üzerine kaymakamlıktan kendilerine parkın boşaltılması yönünde tebligat geldiğini öne sürdü.
-”Bizimle ilgisi yok”
Öte yandan, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, konunun kendileriyle bir ilgisinin olmadığını öne sürdü.
Batıkent’te bir cemevine ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Yaşar, ”Burada çok sayıda Alevi vatandaşımız var. Nasıl ki camiler için yer ayrılıyor, cemevleri için de yer tahsis edilmeli. Ancak bu cemevinin yapıldığı yer yeşil alan. Burayı işgal etmişler. Cemevi bir parka yapılıyor. Kaymakamlık cemevi yapılan yeri derneğe tahsis edip etmediğimizi sordu. Biz de herhangi bir tahsisat yapmadığımızı bildirdik. Buna yetkimiz yok. Bunun dışında konunun bizimle bir ilgisi de yok” diye konuştu….”(dercek gündem)
“tencere dibin kara,seninki….”…..:))
slm.
Eee ?
Devlete ait bir arazi üzerinde zavallı alevilere cemevi yaptırılmamış.
Tabloya baktığımızda çaresiz belediye ve faşist devlet görüntüsü gün gibi ortada… (Diğer yandan mutlaka sünni cemaat! şikayet etmiştir.)
Sen gerçekten dummkopf’sun.
Sayın Ebubekir;
Yazıların, nankörlük, kin, nefret, vicdansızlık ve demagoji ile yoğrulmuş.
Sen nasıl bir çocukluk ve gençlik yaşadın, ilkokulu bitirdin mi?
İnsanlara 18 yaşından sonra matematik öğretemezsin, ama biraz sağduyu, biraz sevgi, sıcak bir yüreğin dokunuşunu hissettirebilirisin.
Senin kesinlikle tedaviye ihtiyacın var. Bunu seninle karşıt fikirde olduğum için değil, insan olduğum için, vicdanımın sesini dinlediğim için söylüyorum.
Yalnızca nefret edeceğiniz düşmanlarınız olsun demiş NietzsCHE. O kadar zavallı bir durumdasın ki, nefreti bırak, sana acımaktan, kızma aşamasına bile geçemiyorum.
Bir çiçeği kokla, doğan güneşi seyret, birgün hiç tanımadığın birine günaydın de, bir engelliye yardım et, birşeyler yap….
Acil akıl sağlığı diliyorum sana, tüm kalbimle, inan bana….
Kambur Kerim,aynaya bakarak yorumladigin belli cuk oturmus.. sözü bile var,”kisi karsindakini kendi gibi bilirmis..”
ayrica
kendinden baska herkesi zavalli gören zihniyet sadece zavallidir..psikolojideki tanimini malum..bu vaka genelde kendini “bulunmaz hind kumasi” sanan alaturka ateist/kemalist cemaat (istisna kaideyi bozmaz) mensuplarinda görülür:)
slm
Ebubekir,bir arkadasin “1950 denberi senin zihniyet ulkeyi yonetiyor” yorumuna , “arada kesintiler oldu isi bozdular solcular”gibisinden diye karsilik vermistin .
O zaman senin goruslerini soyle ozetleyebilirmiyiz:
” Vahdettin gayet iyi goturuyordu , Isgalcilerle bi sekilde anlasirdik ,biraz toprak, biraz harac , isini bilen isini gayet iyi yuruturdu ,ticaretin milliyeti yoktur , sonunda zaten globallesicez anasini satiim ,ayrica zaten “Ingiliz mandasi olsaydik daha iyiydi, dinimizi daha iyi icra ededik” filan diyen de var , koyverirdik olacagina varirdi .”
Ataturku aradan cekince kurgu bu oluyor . Bunu mu isterdin? -gercekten merak ediyorum , samimi ve durust bir cevap verirsen sevinirim. Nasil bir tarih isterdin?
stalker, soruna gülüyorum;)) sorduğun soruya;)) bana şu fıkrayı çağrıştır dı da…
Tımarhanede deliler kuyruk olmuş, bir delikten bakıp geçiyorlar.
Doktor da merak etmiş kuyruğa girmiş..
Sıra kendisine gelince delikten bakmış ama, bi şey görememiş..
-yahu, burda bişey gözükmüyo!! deyince;
delinin biri cevabı yapıştırmış;
-biz 3 yıldır bişey görmüyoruz, sen bi bakışta ne görcen ki;)))
Biz 3 yıldır O soruları soruyoruz, sen bi sormada nasıl cevap alcan ki;))
O hergün, O deliğe bakar geçer..
O sözcükler Ebubekir’in sözlüğünde yok.
Onun kullandığı sözlüğün adı: Vatan Haini ve Vicdansız Nankörler Sözlüğü.
Yazarı: Şizofren Abuzittin Efendi.
100 sayfalık sözlüğün 99 sayfası yalan nedir, örneklerle kullanımı.