çok eşlilik

4 KADIN MESELESİ (#1998)
Geçen günlerde yine bir tv kanalında… bir gazeteci ve tv ya da radyo yöneticisi iki eşi olduğunu iddia ederek yayına gelmişti ve Allahtan, Kurandan, islamiyetten bahsedip çok eşliliğin bir hak olduğunu savunup kendini haklıya çıkarma gayretinde idi ve ne üzücü ki
Kuran araştırmacısı olduğunu söyleyen bir abimiz ona yeterli
yanıtı vermekten aciz kalmıştı. Çok üzülmüştüm ve 4 kadın ya da çok eşlilik konusunda yazma gereği duydum. Bu konuyu nerede konuşsam haklı olduğumun kanıtları ile karşılaştırıyorum. O tv kanalında ve o tartışmada olmayı ve gerçekleri anlatmayı isterdim. Neymiş o gerçekler hep beraber bakalım mı?
Hristiyanlık, musevilik ve müslümanlık hangisinde olursanız olun bilinen bir gerçek vardır ki hepimiz ilk insan olan hz. Ademden ve
hz Havva
dan geldiğimize inanırız ve Kuranda da anlatılan budur.. Şimdi soruyorum: Allah kainatı yaratmış ve dünyayı bütün tabiatı
ve sonrada ilk insan yani Ademi yaratmış…. Dünyada erkek olarak tek
insan Adem ve dünya üzerinde üremeye çoğalmaya en çok hak
sahibi olan bu insana bile Allah tek eş yaratmamış mı?
Kuranda şunu mu okudunuz yoksa: Allah Ademi yarattı ona da
eşleri olan ayşe yi, fatmayı, zehrayı ve havvayımı yarattım diye
yazmış ?..
Dünyada üremeye çoğalmaya en çok hak sahibi olması
gereken hz. Ademe bile tek eşi uygun gören Allah, ne olmuştudu
sonraları çok eşlilikten bahsetmiştir.
Kuranı kerimde çok eşlilikle ilgili bahis: sure nisa suresininn 3. ayetidir
ve ademin yaratılışınıda aynı surenin 1. ayetinde anlatır
Kuranı açıp okumayanlar için o ayetleri buraya taşımak istiyorum:
Nisa suresi 1. ayet.
Diyanet Vakfı 1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah
tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.
Nisa suresi 3. ayet
Yaşar Nuri Öztürk: Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.
Şimdi öncelikle ayetin başında yetimler hakkında diyor.. öncelikle bu gün bile bazı şeyhler bazı insanlar ve bırakın onu Bazı milletvekilleri bile birden fazla eş alıyorlar…
Onlara soruyorum: eşleriniz yetim midir ?
Sonra da 1400 yıl önceye dönüyorum.
Biliyorsunuz hz. Muhammed 40 yaşında idi ve 22 kusur sene parça parça Kuran vahy oldu. Yani savaşlar oldu, olaylar 0ldu
ve o olaylarla ilgili ve savaşlarla ilgilide ayetler indi..
O zamanın toplumuna bakalım şimdi de sadece o topluma değil diğer benzer toplumlarda ataerkil bir yaşam kadına hiç denecek kadar iş sahası yok. Kadın çocukların bakımı ve ev ve yemek işleri
erkek de barınma.. gıda.. ve koruma işlerini paylaşmış. Örnek vermek gerekirse şöyle yapalım diyelim ki
tek eşliler ve bu topluluk 30, 000 kişi ve 10 bin kadın ile 10 bin erkek evli ve tek eşli ve diğer 10 bin de çocuklar yaşlılar ama hayatın gerçeği savaşlar var ve savaş çıktı. 3000 erkek kadınların korunması için orda kaldı 7. 000 erkek savaşa gitti ve büyük bozguna uğradılar ve 5000 i
öldü.. anlaşma yaptılar ve karşı devlete 50000 altın vergi verecekler ve geri döndüler… 5000 kadın dul ve bunların yetim kızlarınıda düşünürseniz en az 10000 dul ve yetim… Şimdi hayat devam ediyor ve beslenmeleri gerek ne yapmaları lazım kadın olarak ?
1. seçenek: : çalışmaları lazım ama iş sahaları yok….
2. seçenek. hırsızlık yapabilirler… ama hem suç hem büyük günah cehennem sonu olan büyük günah..
3. seçenek. kandilerini satıp fuhuş yapabilirler.. ama bu daha da büyük günah ve suç.
4. seçenek yapacak bir şey yok intihar etmeleri gerek… büyük günah ve sonu cehennem..
Bakın dostlar 4 tarafları dikenli tel olan bir durum var ve lütfen bu kadınlara bir çıkış yolu gösterin… Bu çıkış Kuranda şartlara bağlanmış ve Nisa suresinin 3. ayeti inmiş.. Bakın çok eş alan ve Kuranı gösterenlere ve bunlara cevap veremeyen İlahiyatçılara Nisa suresinin ilk ayetini ve hz Ademe neden çok eş verilmediği halde bu ayette çok eşliliğe izin verildiğini ve bu ayetin başında da yetimler hakkında diyor. bunu gösterin ve onlara sorun. Onların bahanesi şu ki geçenlerde yine beyaz hocaya sordular çok eşliliği. İlahiyatçı olacak bu şahıs efendim cahiliyede erkekler 10 ve fazlası hatta 50 kadın alıyordu. Allah bunun sayısını 4 e indirmiş. ya dostum... Allaha nasıl hesap vereceksiniz lütfen o ayetleri okuyun ve benim yorumumu okuyun ve 14 asır evele zaman yolculuğu yapın da sorunu anlayın lütfen.
Şimdi bu olay işine gelmiş yada yanlış anlamış insanlara
sorarsanız şöyle diyeceklerdir efendim 1400 yıldır çok evlilik var islamiyette diye.
Ama ben yemin ediyorum ki onlar babalarından dedelerinden böyle gördü ve bu ayetlerin aslını anlamak işlerine gelmedi

40 yorum “çok eşlilik”

  1. Hiç

    Sen neden derin bir atalete gömülüp, cennette tuba ağacının serinliği altında (zira o serinlik söğüt ağacının gölgesinde bile bulunmaz) hurilerle, nurilerle fink edeceğin o muazzam sonsuzluğu düşünüp derin bir uykuda yaşamıyorsun?

    sen neden küçük çocuklara cinsel istismarda bulununan bir adamın temiz elbiselerini ceza evine götürmüyorsun allah için?

    sen neden efendinin güzel ahlakını örnek alıp kendine mütevazi bir harem kurmuyor ve bunu allahın sorgusuz kıyağı olarak insanlara anlatmıyorsun?

    sen neden senin inandığın gibi inanmayan insanları gidip öldürmüyorsun. bunu allahın emrettiğini bilmiyormusun?

    neden allahın, neden sadece araplara kıyak geçtiğini düşüneceksin?

    neden islam dininin erkek dini olduğunu ve tabi ki kadınları aşağılamaları gerektiğini ve allahın bu kadar adaletsiz bir yüce varlık olduğuna kafa yoracaksın?

    neden sorgusuz sualsiz boyun eğmiyorsun metafizik? neden neden neden:)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Yazını okudum…

    Bakın dostlar 4 tarafları dikenli tel olan bir durum var ve lütfen bu kadınlara bir çıkış yolu gösterin… Bu çıkış Kuranda şartlara bağlanmış ve Nisa suresinin 3. ayeti inmiş.. Bakın çok eş alan ve Kuranı gösterenlere ve bunlara cevap veremeyen İlahiyatçılara Nisa suresinin ilk ayetini ve hz Adem`e neden çok eş verilmediği halde bu ayette çok eşliliğe izin verildiğini ve bu ayetin başında da yetimler hakkında diyor. bunu gösterin ve onlara sorun.

    1500 yıl öncesinin çaresizliğini gayet güzel dile getirmişsin. Sogulayıcı yaklaşımına saygı duydum. Yeni ve hem akıla hem gönüle hitap eden açılımları ilgiyle takip edenlerdenim. Yazında rahatsız edici hiç bir ifade göremedim. Araştırmalarına dayanan paylaşımlarını ilgiyle okuyacağım.. Önyargılardan ve “bu böyledir işte bu kadar …ya da….her şeyi kendine karşı tehdit gören.. sözüm ona aklıcı.. aşağılayıcı.. kendisi çok incinmiş olduğundan olsa gerek .. incitici.. sağlıksız .. ifadelerden gına gelmişti. Kuran sözcüğünün geçtiği her yerde.. sanki tepesine balyoz yemiş olanlara aldırmamanı tavsiye ederim. Burası bir paylaşım ortamıdır. Yukardaki yazında senin düşüncelerini paylaştığın bir kendini ifade yazısıdır. İsteyen bu yazıları okumaz. Zira sitemizde devlet zoruyla her yazı okunacak ve derhal had bildirilecek kaidesi henüz (!) yoktur. Bir kişiye, zümreye, dayatma şeklinde yazılan yazılara zaten sitenin formatı gereği refleks şeklinde tepkilerimizi ortaya koymaktayız.

    Bu arada aramıza hoşgeldin 😉

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Su akar..
    Peygamberin ilk eşi Hatice ölene kadar, peygamberin tek eşi vardı ve Hatice’ydi. O öldükten sonra peygamberin çok eşlilik dönemi başlar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Yahu akıl konusunda bu kadar gerçekdışı bir anlatımı akılcı bulmanızı anlamak mümkün değil. Üstelik bunun illa kuran karşıtlığıyla falan ilgisi yok.

    Soru 1.
    Neden peygamber onları kendine eş aldı ? Sağda solda bekar erkek mi yoktu? O garibim kızları, kadınları kendi eliyle başkalarıyla evlendiremez miydi?

    Soru 2.

    Muhammed zamanı savaşları öyle onbinlerce kişiyle yapılmazdı.En fazla 100-300 kişiyle olurdu. Madem şehit verdiler ne demeye fetih ganimeti olarak kadınları aldılar?
    Ki en önemlisi ne demeye peygamber bir ganimetle evlendi? Madem köyde onca kız boştaydı. Ve madem bu kadar evlenme meraklısı bu kavim; neden cennette huri vaadediliyor?

    Yorum:

    Adem tek eşlidir zira tek bir Havva anaya ihtiyaç vardır. Demek ki din yazıcıları olayı karmaşık bir noktaya getirmektense tek bir anneye hürmet etmeyi değer bulmuşlar. Ki bu değer Kadına değil ANA’ya verilmektedir. Ayrıca bu yorum sonucu peygamberin de aynı hürmeti göstermesi bu denli bi sorun yaratmazdı.

    Sorular daha çok…

    Akıl diyorum. Ve yabancıya katılıyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Levinstayn,bence peygamberin ilk eşi Hatice ölene kadar ikinci bir eş almamış olması çok manidardır ve bunun altından çıkarılacak pek çok “dünyalık” hal vardır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Bir kere önce ayeti doğru okumak ve anlamak gerekiyor.

    “Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.”

    Şimdi siz, birine ekmek kabını uzattınız ve içinde dilimlenmiş ekmekler var. Ve şöyle bir cümle kuruyorsunuz.
    İçinden ikişer, üçer, dörder alabilirsin.

    Bu ne anlama geliyor? En fazla 4 dilim ekmek alacağın mı? Hayır tabiki.

    Durum 4 kadın meselesi değildir. Nitekim bir çok şeyh, padişah, kral vs ikişer, üçer, dörder dörder yüzlerce kadın nikahlamıştır. Eğer mesele dört kadın meselesi olsaydı, ayet şöyle olurdu.

    “Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan iki, üç, dört adet nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.”

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. xenix yazdi;
    “…Birden fazla kadınla evlenmeyi resmi kanun olarak almışlar mı?..”

    cariye o günkü arap toplumunda vardi fakat islam´da yok..

    ayni sey
    kölelik
    cok eslilik
    kadini dövme
    kadini erkegin kaburga kemiginden yaratilmis bilme (vs.)
    icin de gecerlidir..

    bunlar
    Qur´an´in indigi toplumun yaygin gelenekleriydi..

    fakat
    Qur´an böylesi bir topluma hitabederek dönüstürücü bir islev üstlendi..

    kadinlarin
    durumunu iyilestirmeye yönelik bircok reform baslattı..

    fakat
    arap toplumunun o günkü yapisi buna direndi hala da direniyor..

    örnegin
    islam´da cariyenin oldugu söyleniyor
    yanlis..
    köleligin kaldirilmadigi söyleniyor
    yanlış
    kadinin dövülmesinin emredildigi söyleniyor
    yanlis..
    cok esliligin tavsiye edildigi söyleniyor
    yanlis..

    bütün bunlar
    Qur´an´in daima magduru ve mazlumu koruyup kollayan ruhundan bihaber yaklasimlardır..

    O günkü toplumda magdur kadinlardi o halde
    Qur´an´in bütün kadin-erkek iliskilerini düzenleyen ayetleri magdur olan kimse ondan –o toplumda kadinlar- yanadir..

    Qur´an´in
    indigi toplum cok esliligin (poligami) yaygin oldugu bir toplumdu..

    Qur´an
    cok esliligi emretmemis hatta ruhsat da vermemis cok esli bir topluma azaltma yönünde cagri yapmistir..

    Ruhsat SIKISAna verilir..

    bu konuda
    ruhsat olmasi icin toplumda tek esliligin hüküm sürmesi ve bu konuda bir SIKINTInin ortaya cikmis olmasi gerekir..

    bu
    SIKINTInin ortadan kaldirilmasi icin de 2´er,3´er,4´er evlenebilirsiniz denmis olmasi gerekir..

    halbuki
    Qur´an´in indigi toplum zaten cokesliligin hüküm sürdügü bir toplumdur..

    üstelik bu cokeslilik bircok SIKINTI dogurmaktaydi..

    iste
    cok eslilige ruhsat diye bilinen ayetin bu durumu düzeltmeyi amacladigini görüyoruz..

    bu azi cogaltma degil
    cogu aza indirme yönünde bir düzeltmedir..

    cünkü magduriyetin dolayisiyla da SIKINTI-nin ortaya cikmasina neden olan tek eslilik degil tam tersi cok eslilikti..

    arap erkekleri cok eslilik yapiyordu..

    sahabeler de
    bildikleri bu yoldan giderek cok esli evlilikler yapiyorlardi..

    özellikle
    uhut gibi savaslardan sonra ortada kalan dul kadinlarla evlenmislerdir..

    üstelik
    bunlarin yanina anne ve babasi olmayan yetimleri kendilerine kalan miraslarla birlikte almislardi..

    bir taraftan hanimları arasinda
    diger taraftan -nasil olsa artik bizim evladimiz sayilirlar- diyerek yetimlerin malina el uzatma konusunda adaletsizlikler ortaya cikmaya baslamisti..

    cünkü
    bu kadar cok hanimi gecindirmede zorluk cekmeye baslayinca yanlarindaki yetimlerin mallarindan alip onlara harcamayi düsünmeye basladilar..

    iste
    ayet bunun üzerine geldi ve söyle dedi;
    -yetimlere haksizlik yapmaktan korkuyorsaniz hoslandiginiz kadinlardan 4´er,3´er,2´er evlenin..

    “..eger haksizlik yapmaktan korkuyorsanız
    -tek ya da sahibi oldugunuz esir kadinlardan birisi ile evlenin..
    -bu /eslerinizi/artirip cogaltmama /ilave/yapmama bakimindan daha iyidir..” (nisa/3)

    yani
    o kadar cok esli olmayin dörde,üce,ikiye,hatta teke indirerek evlenin..

    böyle
    yaparsaniz hem esler arasinda haksizliklara neden olmaktan hem de onlari gecindirmek icin yetimlerin malini haksizca yiyor olmaktan kurtulmus olursunuz..

    böyle yapmak sizin icin daha hayirlidir denmek isteniyor..

    burada
    Qur´an´in ODAK-landigi konu erkeklerin tek esle nasil yetinecekleri sorunu degildir..

    zaten
    öyle bir sorun da yok cünkü indigi toplumda neredeyse tüm erkekler cok esli..

    Qur´an´in
    ODAK-landigi ve öncelik verdigi konu haksizlik yani adalet meselesidir..

    kadinlara ve yetimlere haksizlik yapilmaktadir ve onun behemehal giderilmesi gerekiyor..

    yani
    Qur´an ruhunu harekete geciriyor..

    artirmaya yönelik ruhsat da yok dörtle sinirlandirdigi da yok..

    bilakis azaltma bire kadar indirme var..

    su halde
    cok eslilik ayeti diye bilinen bu ayet
    günümüzde tek eslilere degil cok eslilere hitap etmektedir..

    muhatabi cok esli olanlardir..

    tek esli olanlar zaten amaci tahakkuk ettirdiklerinden ayetin muhatabi degildirler..

    kaldı ki
    -aralarinda asla adaleti saglamaya güc yetiremeyeceksiniz- ayeti ile de güc yetirilemeyenin emredilmeyecegi ilkesi geregince erkekler icin teklif -cok eslilik- düsmüstür..

    bugün hala
    cok esliligin hüküm sürdügü kisi ve toplumlar varsa
    ayetin muhatabı onlardir..

    peygamberimizin evliliklerine gelince ona da hasseten müdahale edildigini görüyoruz..

    “..bundan böyle artik baska kadinlar sana helal olmaz..”(ahzab//52)

    demek ki
    peygambere halen evlenmis olduklari haric bir daha evlenmek yasaklanıyor..

    yani
    peygamberimize o an evli olduklari haric bir daha evlenme kapisi kapatiliyor..

    *

    Adem-in´de tek esi vardi yaratilirken sadece bir tane
    ask iki kisiliktir o da Havva-ydi Allah isteseydi istediginiz kadar evlenin demesini bilirdi..

    nikah
    iki kisilik bir akid-tir..

    nikahta karina sözlesme olarak
    saglikta
    kötü günde
    yanindayim diye yemin edeceksin en ufak SIKILMA-da
    sirt dönup yeni sifir kadinlar nikahliyacaksin !?

    erkegin ve kadinin evlenmesi arasinda yapacagimiz bir ayrim ancak ZANna dayanir ve Allah ZANN ile hüküm verenleri mahkum eder..

    erkegin evlenmesi ve kadinin evlenmesi
    erkegin cok esliligi ve kadinin cok esliligi benzerdir ve
    birisi yasak ise digeri de yasaktir..

    lise bire kadar okumak bir basaridir ama sürekli
    lise birde kalmak basari degildir..

    bilgilerimizi sorgulamaktan vazgecersek iste o zaman sinifta kalmis oluruz..

    Allah
    bize SAH damarimizdan daha yakindir
    kimin ne niyetle ne yaptigini en iyi bilendir..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Hiç

    örnegin
    islam´da cariyenin oldugu söyleniyor
    yanlis..
    köleligin kaldirilmadigi söyleniyor
    yanlış
    kadinin dövülmesinin emredildigi söyleniyor
    yanlis..
    cok esliligin tavsiye edildigi söyleniyor
    yanlis..


    Nisa suresinin 3. ayeti şöyledir:

    “Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır”.

    Sorgulamak mı?

    Bunu nesini neye göre sorgulayacağız? Bir kere sahip olduğunuz cariyeler diyor. Yine kadını mal olarak gören bir adaletsizlik var. ve birbiriyle çelişkili ve yetersiz ifadeler var. Niye yetimleri de sahip olduğumuz cariyeler yapmaktansa kendi yaşamlarını kurmak için yardımcı olmak gerektiğini söylememiş allah? Bunu düşünememiş mi her şeyi bilen ve gören?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Hiç

    Daha açık bir ifade örneği.

    Yetimleri çaresiz ve yalnız bırakmayın, onları koruyun, onlarında sizin sahip olduğunuz hakların hepsine sahip olduklarını unutmayın. Yoksa siz allahın yarattığı kulların birbirinden üstün ve ayrıcalıklı olduğu düşüncesine mi kapılacaksınız? allahın yarattığı her canlının eşit haklara sahip olduğunu unutmayın.Kim ki buna uygun olmayan bir düzen kurarsa o allahın emrine karlşı gelmiş olur.

    Böyle daha adaletli ve eşitlikçi bir ifade olabilirdi mesela. Neden olmamış? Çünkü muhammed ancak düşünebildiği kadar kurgulamış o dönem. onun üzerine o kadar tanrısal şeyler söylendi ki, kurandan daha adaletli ve eşitlikçi söylemlerdi üstelik. Örnekse felsefeye bakabilirsin? muhammedden çok daha akıllı insanlar geldi yeryüzüne, illede birine tapılacaksa bu niye muğlak konuşan ve çıkarına, iktidar hırsına göre kitap yazan bir adam olsun yahu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Su akar..
    AHZÂB SÛRESİ

    1. Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah kalplerinizdekini bilir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
    2. Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile, başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi gözetleyendir.

    link to diyanet.gov.tr

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Su akar..
    Resûlullah’ın (s.a.v) Çok Evlenmesine Genel Bakış
    Resûlullah’ın (s.a.v) Çok Evlenmesine Umumi Bakış
    Hüveylid’ın kızı Büyük Hatice (r.a) :
    (Resûlullah ile evlendiği zaman iki defa dul kalmıştı. 40 yaşında idi.)
    Zamâ kızı Sevde (r.a) :
    (İlk kocası Amr oğlu Sekran idi.)
    Hz. Ebubekir’in (r.a) kızı Aişe (r.a) :
    (Zevcelerinden tek bakire kız bu idi.)
    Hz. Ömer’in (r.a) kızı Hafsa (r.a) :
    (Bedir şehidlerinden Huzafa oğlu Hanis’ den dul kalmıştır.)
    Cahş kızı Zeynep (r.a) :
    (Haris oğlu Zeyd’in boşadığı dul hanımıdır. Resulüllah’ın (s.a.v) teyzesinin kızıdır.)
    Huzeyme kızı Zeynep (r.a) :
    (Uhud şehitlerinden Haris oğlu Abidin’in dulu idi. )
    Ümeyye kızı Ümmü Selma Hind (r.a) :
    (Uhud şehitlerinden Abdil Esed oğlu Abdullah’dan dul kalmıştır.)
    Ebu Süfyan kızı Ümmü Habibe Remle (r.a) :
    (Cahş oğlu Mürted Ubeydullah’dan dul kalmıştır.)
    Hilal Kabilesinden Haris kızı Meymune (r.a) :
    (Meşhur İslam kumandanı Velid oğlu Hz. Halid’in teyze kızıdır.)
    Haris kızı Cüveyriye (r.a) :
    (Müstelek kabilesinden Sefvan oğlu Müsafii’den dul kalmıştır.)
    Ahtab oğlu Hüyeyin kızı Safiyye (r.a) :
    (Ebu’l Akik oğlu Kenane’den dul kalmıştır.)
    Ayrıca cariyesi Mariye (r.a) :
    (Mısır ve İskender meliki Mukavkı’in hediye ettiği cariyesi. Efendimiz’in (s.a.v) oğlu İbrahim’in annesi.)
    link to hikayearsivi.4t.com

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. evet
    gelenegin cöplügünden beslenmeyi biraktiginizda medeni insanlara yakisir tartisma yapabiliriz..

    sizin
    mezhebci durusunuz (yorumunuz) yine
    en az sizin kadar mezhebci olanlardan farkli degil..

    argüman ve hedef
    farkli da olsa rivayet batakligindan (rivayet/yorum) gidalanan gelenekci,mezhebci,fanatik sünni laik ve sünni anti laik cenah müridani Qur´an düsmanliginda birlesmektedirler..

    E Allah´in kitabinda beyan etmediklerini ona mal etmekte israrci olmaktan daha büyük bir aymazlik olabilirmi..

    kabul etmeselerde takke düstü kel göründü..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Dedemin sakalı yok ama olsaydı üzerinden istediğiniz kadar yorum yapınız Ebubekir. Olanı değiştiremezsiniz. Siz en iyisi yeni Koran yazın. Bak ben böyle anlıyorum Koranları çok satacaktır. Yine de birileri seni defetmek için yine koranı kullanacaktır. İşte dogma böyle birşeydir. 1400 yıl öncenin küllerinden ancak şiddet ve ölüm doğar. Örnekleri heryerdedir. İran, Malezya, S.Arabistan, Taliban Afganı Pakistanı, Etopya Nijerya vs… Amma ahmakmış insanoğlu ve bi akıllı Ebubekir.

    Daha dün Kerbela’ya yolculuk yapan şii gruba saldıran sünni karşıtlar 41 şiiyi öldürmüşken siz dinden bahsetmeye ve TOPLUMU PARÇALARA bölmeye devam ediniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Senin kel aklın Qu’ran düşmanlığı derken ve İĞRENÇ bir şekilde, içinde ÖFKE-ŞİDDET- AYRIMCILIK-ATATÜRK ve LAİK DÜŞMANLIĞI barındırırken neden bahsediyorsun sen yahu ???

    Şu ayrıma bakın, şu içi pislik dolu mantığa bakın, yazmış böyyük el akıl sahibi Ebubekir:
    gelenekci,mezhebci,fanatik sünni laik ve sünni anti laik cenah müridani Qur´an düsmanliginda birlesmektedirler..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Bunların,

    “cariye o günkü arap toplumunda vardi fakat islam´da yok..

    ayni sey
    kölelik
    cok eslilik
    kadini dövme
    islamda yoktur”

    Kuran’da olmadığına (yasaklandığına) dair ayet alabilir miyim?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. “..bundan böyle artik baska kadinlar sana helal olmaz..”(ahzab//52)

    Bu ayetin devamı neden yazılmamış?

    Durun ben ekleyeyim, orjinalini.

    AHZAB 52. Bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen, elinin altında bulunan cariyeler hariç, güzellikleri hoşuna gitse bile, bunların yerine başka hanımlar alman sana helâl değildir. Allah her şeyi gözetler.

    Evlenmesi yasak ama, cariyelerle idare et deniyor. Tam destek söz konusu gözetleyen Allah’tan.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. demekki
    konuyla ilgili yazdiklarim tatmin edici olmamis..

    elbette sorunuza cevap ve ayet yazacagim ama su kadarini simdilik sorayim müsaadenizle..

    kölelik serbesttir
    cok eslilik zinhar gereklidir
    kadini dövmek sevaptir
    hükmü/emirleri Qur´an´da varda ben mi görmüyorum ?

    ve birde söyle düsünün
    Allah ayetiyle Muhammed´e neyi nasil uygulamasini ögretiyor, emrediyor ama elci bunu uygulamiyor yada kendiliginden sözler ilave ediyor sizce bu ne kadar mantikli ?

    önümüzde kimsenin aksini ispat edemedigi
    kanitlanmis ve dolu dolu yasanmis (40 yil)destansi örnek bir hayat “El Emin” var..

    ayni basariyla 23 yil elcilik görevini yürüten bir Muhammed var ve ilginctir tüm bu sorduklarinizi uyguladigina dair bir delil de yok..

    var diyorsaniz ayeti alabilirmiyim ?

    Allah´in
    ayet-lerini uygulamayan yada kendiliginden sözler ilave eden bir elcinin hükmünü Qur´an anlatiyor;

    “..alemlerin Rabbi´nden bir indiristir o
    -eger bazi laflari bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi
    -andolsun ondan sag elini koparirdik
    -sonra ondan can damarini mutlaka keserdik
    -sizin hicbiriniz ona siper de olamazdiniz..”(hakka/43-47)

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. Su akar..
    “Habibim söyle. Hak geldi batıl yok oldu. Zaten batıl yok olmaya mahkumdur.”
    (İsra Suresi – 81)

     Gözü gören herkese güneş gibi Hak zahir oldu. Münafikların, misyonerlerin ve iftiracıların iftiraları bozuldu. Çünkü anlaşıldı ki büyük Peygamberin muhtelif kadınlarla evlenmesi dinin maslahatı içindir. O, bu evlenmelerle kalblerin birleşmelerini istedi. Bu evlenmeler sayesinde büyük kabileler, şerefli insanlar Resulullah'ın (s.a.v) etrafında toplandılar, dinin yücelmesine çalıştılar. Müslüman erkeklerin, kadınlarıyla nasıl muaşeret edeceklerini, şayet iki, üç veya dört kadınla evli iseler, bu kadınlar arasında adaletin nasıl yapılacağını O öğretti. O'nun bu evlenmelerinden her biri ya siyasi ya dini yahut da ictimai bir hedef güdüyordu. 
    
     Hz. Muhammed'in (s.a.v) gençlik devri pek şerefli geçmiştir. Peygamber olduktan sonra da, düşmanları ondan herhangi bir nakise bulamadılar. Onların aralarında "EMiN" lakabıyla anılıyordu. Misyo Miyor ; "Muhammed'in Hayatı" adlı eserinde diyor ki : 
    
     "Elimizdeki bütün kaynaklar müttefiktirler ki, Muhammed gençliğinde çok namuskar ve edebde emsali görülmeyen bir kimse imiş." 
    
     Resulullah (s.a.v) Efendimizin, ömrünün (25) senesini, düşmanlarının dahi iyiliğine şahitlik yaptığı bir şekilde geçirdi. Bu devrede de, (40) yaşında ve dul olarak evlendiği Hz. Hatice (r.a) Validemizle (26) sene ömür sürdü. Hz. Hatice (r.a) vefat etmeden evlenmedi. O'nun vefatında Resulullah'ın (s.a.v) yaşı ellibeşine basmıştı. Hz. Hatice (r.a) ölümünden sonra Zema kızı Sevde (r.a) ile evlendi. Sevde (r.a) beyan ettiğimiz gibi, ömrünün sonunu yaşıyordu. Üç sene sonra O da vefat etti. Resulullah 'ın (s.a.v) yaşı (54)' e gelmişti. Bundan sonra müşriklerle müslümanlar arasında ölüm - kalım savaşları başladı. Bu savaşlarda, yardımcılara şiddetle ihtiyacı vardı. İslam'ın selameti için artık bu evlenmeler zaruri idi. Bu durum Hicretin 2. senesinden sonra başladı. 8. senesine kadar devam eder. Sekizinci senesinde Allah'ın (c.c) yardımı ile Mekke fethedildi. Malumdur ki harpler arkasında erkekleri ölmüş hüzünlü aileler, dul kalmış kadınlar, yetim çocuklar bırakır. Artık onlara bakan insan yok olmuştur. İşte böyle nazik bir devrede Hz. Muhammed'in (s.a.v) nazik hareketini görürüz. Dulların ve yetimlerin üzüntülerini, biraz da olsa bertaraf etmek için ve esir edilmiş bir hanedana olan merhametinden dolayı bazılarıyla evlenmiştir. Kadınlarla ilgili ve mahrem olan İslami bilgilerin başka kadınlara öğretilebilmesi ve bazılarına da malen yardım yapabilmek için bu kadınlarla evlendi...
    
     Resulullah'ın (s.a.v) ölümünden sonra hayatta kalan dokuz zevcesi, müslüman kadınlara adeta öğretmenlik yaptılar, hatta çok yerlerde erkeklere bile ders verdiler. 
    
     Tek bir kadın elbette dokuz kadının yaptığını yapamaz. Resulullah'ın (s.a.v) büyüklüğü, bu evlenmelerinin hangisine bakılırsa bakılsın, güneş gibi ortaya çıkar. O'nun (s.a.v) "Taaddüdü- Zevcat" tan gaye ve hedefi, bütün aleme açıklamış oldu. 
    
     Allah'ın (c.c) elçisi erkekler için en kamil önderdir. Herkes ailesinin nafakasını kazanırken nasıl hareket etmelidir. Merhamet ve yatağında iken bile davranışları ne olmalıdır? En güzel örnek O'dur, O 'na uymaktır. 
    
     O 'nun yüce ahlakından biri de kendi evinde ev hizmeti görmesi idi. Hz. Aişe (r.a) şöyle diyor : 
    
     "Resulullah (s.a.v) mübarek ellerini, dövmek gayesiyle ne bir ailesine, ne de hizmetçisine değdirmemiştir."
    
     Aişe (r.a) den soruldu : 
    
     - Resulullah (s.a.v) evde size ne gibi bir muamele yapardı? 
    
     Aişe (r.a) Validemiz : 
    
     - İşlerimizi mübarek elleriyle yapar, namaz zamanı gelince abdest alır namaza çıkardı. (Buhari) 
    
     Hz. Aişe (r.a) Resulullah'ı (s.a.v) şöyle tavsif ederdi : 
    
     "İnsanların en yumuşak huylusu idi. İnsanların en şereflisi idi. Siz erkeklerden birisi idi ama çok güler yüzlü ve merhametliydi." (Ibn-i Sa'd) 
    
     Ey Müslümanlar!.. Resulullah'ın (s.a.v) "taaddüdü zevcat" sebeplerini okuyunuz. Misyonerlerin, İslam Peygamberi hakkındaki konuşmalarını kalbinden sök, at. Müfterilere : "Sizin söyledikleriniz asılsızdır. Resulullah (s.a.v) siyasi ve içtimai bir takım sebeplerden dolayı O mübarek evlenmelerini yapmıştır. " Düşmanlara vasiyetim, Allah 'ın (c.c) Elçisinin biyografisini iyice okuyunuz. Zevceleriyle muamelesi, uysallığı, merhameti ne derece idi biliniz. Ey katı kalbli kocalar!.. katılığı terkedin. Resulullah'a (s.a.v) uyun, belki hidayet olursunuz. 
    

    Allah’dan (c.c) dileğimiz, Hz. Muhammed’in (s.a.v) hidayeti ile hidayetlenmemizdir. Yarab!.. Sana iman ve Resulüne tabi olduk, bizi şehitlerden kıl… Amin!…

    Prof. M. Mahmud El – Savvaf

    link to hikayearsivi.4t.com

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Su akar..
    Ben de eklemiştim Xenix, ki diyanetin sayfasında direkt Ahzab Suresi –> link to diyanet.gov.tr

    Copy-paste yazptığım sitelerin limklerini de altına yapıştırdım, bakarsanız hepsinin Hz Muhammed’i öven siteler olduğunu görebilirsiniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. “Allah ayetiyle Muhammed´e neyi nasil uygulamasini ögretiyor, emrediyor ama elci bunu uygulamiyor yada kendiliginden sözler ilave ediyor sizce bu ne kadar mantikli ?”

    Peygamber çok eşliydi,
    Cariyeleri vardı,
    Köleleri vardı,

    Kölelik hukukunu anlatan ayetler var, çok eşlilik üzerine de ayetler var, cariyelerle ilgili de bir sürü ayet var. Zaten yazılıp duruyor sitede.

    Bir tartışmada kuran neden resmi, müziği, sanatı desteklemiyor dendiğinde demiştiniz ki: “Quranda açıkca yasak edilmeyen her şey serbesttir”

    Şimdi bu fikrinizden vaz mı geçtiniz?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. sonsuz yazdi;
    ..”Quranda açıkca yasak edilmeyen her şey serbesttir” Şimdi bu fikrinizden vaz mı geçtiniz?..”

    elbette HAYIR..

    ama
    “Allah ayetiyle Muhammed´e neyi nasil uygulamasini ögretiyor, emrediyor ama elci bunu uygulamiyor yada kendiliginden sözler ilave ediyor sizce bu ne kadar
    mantikli ?” alintiladiginiz bu aciklamam ile
    “serbest alan”
    tespitim arasinda nasil yada ne gibi bir celiski gördünüz !?

    halbuki sorulariniz Vahy´in alanina giriyor ve peygamber uygulamasi gerekeni uyguluyor ve yönlendiriyor serbest alan yok yani..

    *

    “..Peygamber çok eşliydi,
    Cariyeleri vardı,
    Köleleri vardı,..” diyorsunuz ve ben

    söyle yazmistim;

    “..bunlar
    Qur´an´in indigi toplumun yaygin gelenekleriydi..
    fakat
    Qur´an böylesi bir topluma hitabederek dönüstürücü bir islev üstlendi..
    kadinlarin
    durumunu iyilestirmeye yönelik bircok reform baslattı..”

    VE..

    “..Qur´an´in
    ODAK-landigi ve öncelik verdigi konu haksizlik yani adalet meselesidir..kadinlara ve yetimlere haksizlik yapilmaktadir ve onun behemehal giderilmesi gerekiyor..yani Qur´an ruhunu harekete geciriyor..”

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. “Qur´an böylesi bir topluma hitabederek dönüstürücü bir islev üstlendi..
    kadinlarin
    durumunu iyilestirmeye yönelik bircok reform baslattı..”

    Sonuç?

    İslam öncesi kadın, zengin tüccar olabilirken, yönetimde söz sahibi iken, açık ve rahatça gezebilirken islam sonrasında ki hali nedir?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. “..İslam öncesi kadın, zengin tüccar olabilirken, yönetimde söz sahibi iken, açık ve rahatça gezebilirken islam sonrasında ki hali nedir?..” diye yazmissiniz ama

    Muhammed´in dönüstürdügü toplumda Kadin´in nerden nereye geldigine dair bir sey yzmamissiniz ?

    anlasilan
    “zengin ve tüccar kadin” derken Muhammed´in hanimi zengin bir ailenin kizi olan Hatice´den bahsediyorsunuz..

    ” Hatice´nin Babası Huveylid, Kureyş’in büyüklerinden ve servet sahibi birisiydi…Hatice’nin serveti “Onun sadece ticaret yaptığı mallarını 80 bin deve taşıyordu. Dört yüz hizmetçi onun ticaret ve sair işlerini yürütmekle görevliydi.”(aleviforum.com)

    “..sonuc ?

    öncelikle islam ve müslümanlik kavramlarini birbirinden ayirmak lazim..

    islam evrensel sistemin adidir..

    müslümanlik ise islam´dan insanlarin algiladigi yasam bicimidir..

    EVREN-sel sistemler kisilerin tartismalarindan ve DOGMA-tik fikirlerden bagimsizdirlar..

    örnegin
    yer cekimi kanunu hakkindaki yorumlar farkli farkli olabilir fakat insanlar kendilerini asagiya atsalar bedelini ayni sekilde öderler..

    yorum ve tartismalar müslümanlari baglar ama
    islami baglamaz..

    YERYÜZÜ-ndeki
    birbucuk milyar müslümanlik anlayisi kendilerini baglar..

    tipki
    INANCIN sömürülmesinin
    INANCI kötü yapmayacagi gibi..

    islam
    EVREN-sel sistemdir bu sistemi kim en iyi anlar ve uygularsa O dogru (VAHIY) yoldadir..

    tekrar ilk ifadenize dönersek
    “..İslam öncesi kadın, zengin tüccar olabilirken, yönetimde söz sahibi iken, açık ve rahatça gezebilirken..” tespitinizi
    bugüne uyarlayalim ve soralim;

    uygar dünya kadina her türlü hak ve imkanlari verirken kemalizm-in hali nicedir ?

    dogru bir kiyaslama ve adil bir sonuc icin
    ülkemizde hakim olan ideolojiyi islam ile degil
    Bati uygarliginin kiriterleriyle mukayese etmeniz gerekir..

    örnegin
    o günkü osmanliyi,bugünkü Almanya ile mukayese edecek olursaniz yanlis sonuc cikar..

    bir örnek daha
    ülkemizde dindar olarak tanimlanan basörtülü kadinlarin hala daha üniversitelerde egitim alabilme özgürlükleri yok!

    ama Avrupada var..

    “..islam sonrasında ki hali nedir?

    güzel ifade ettiniz katiliyorum
    evet dediginiz gibi islam sonrasi bir hal..

    olacagi buydu..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Rönesans ve Reform da din (vahiy) ile yolunu ayırdığı için bugün bu durumda. Bilimsel araştırmalara kilise karışamıyor artık. Ama gel gör ki islam ülkeleri bu ayrımı yapamadığı için çıkıyor sorun.

    Vahiy yerine “bilimsel yöntem” deseydiniz sizde yenilikçiler arasında olurdunuz sevgili ebubekir. Ama görüyorum ki, takılmışsınız bazı noktalarda. En çok üzüldüğüm durum ise, “vahyin sizi mutlu etmemesi”. Hiç bir yorumunuzda mutluluk izine rastlayamıyorum. Espri yapmıyorsunuz. Devamlı şikayet halindesiniz.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. “..Rönesans ve Reform da din (vahiy) ile yolunu ayırdığı için bugün bu durumda…”

    kilise
    Vahiy´i degil Vahiy´den ne anliyor ve anlamak istiyorduysa onu din diye pazarlayip uyguluyordu yani rönesans ve reform SAFF dine/vahiy/ karsi degil hurafelerle ve üzeri örtülmüs dinin afyon yüzüne baskaldirdi ve yolunu ayirdi..

    “..Ama gel gör ki islam ülkeleri bu ayrımı yapamadığı için çıkıyor sorun..”

    özelde ülkemiz
    genelde islam dünyasi hurafe batakligindan kendini kurtaramiyor haklisinz ama sorun bakalim neden !?

    din devletin tekelinde neden ?
    diyanet var neden?
    devlet eliyle tarkatlar örtülü/acik destekleniyor neden ?
    din adina olumsuz gördügünüz,sikayet ettiginiz ne varsa devletin bütcesinden finanse ediliyor neden ?
    dinli dinsiz insanlar
    cok esliligi uyguluyor neden ?
    karilarini dövüyor neden ?
    erkek cocuklarina birinci sinif muamele yaparken kiz cocuklarina ücüncü sinif muameleyi uygun görüyor neden ?

    saymakla bitmez cevap bekleyen bir cok soru..

    ilginc olan tüm bunlarin yasandigi ülkemiz
    seriatla idare edilmiyor..
    Qur´an söz sahibi degil..
    Muhammed´in ilkelerine uyulmuyor..

    islam ülkelerini gecin
    dini dört duvar arasina hapsetmek istiyen laik cumhuriyetimiz bu ayrimi yapabiliyor mu ?

    *

    “..Vahiy yerine “bilimsel yöntem” deseydiniz sizde yenilikçiler arasında olurdunuz sevgili ebubekir..”

    yenilikci ?
    kime/neye göre !?

    söyle yazmistim;
    “..EVREN-sel sistemler kisilerin tartismalarindan ve DOGMA-tik fikirlerden bagimsizdirlar..
    örnegin
    yer cekimi kanunu hakkindaki yorumlar farkli farkli olabilir fakat insanlar kendilerini asagiya atsalar bedelini ayni sekilde öderler..
    islam
    EVREN-sel sistemdir bu sistemi kim en iyi anlar ve uygularsa O dogru (VAHIY) yoldadir..”

    Vahiy´i
    yeryüzünde ve ötesinde bildigimiz yada kesfedemedigimiz yasalar bütünü olarak anlarsak bilimsel yöntemin sadece Vahyin bir yüzünü temsil ettigini anlamis oluruz bence..

    *

    “..En çok üzüldüğüm durum ise, “vahyin sizi mutlu etmemesi”. Hiç bir yorumunuzda mutluluk izine rastlayamıyorum. Espri yapmıyorsunuz. Devamlı şikayet halindesiniz..”

    nasip olur yüzyüze gelirsek ne kadar yanildiginizi anlarsiniz..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. “yer cekimi kanunu hakkindaki yorumlar farkli farkli olabilir fakat insanlar kendilerini asagiya atsalar bedelini ayni sekilde öderler..
    islam
    EVREN-sel sistemdir bu sistemi kim en iyi anlar ve uygularsa O dogru (VAHIY) yoldadir..”

    Bu da sizin yorumunuz. Tıpkı diğer islam ülkelerinin veya müslümanların yorumu gibi. Onların doğru sizin yanlış ya da sizin doğru onların yanlış olduğunu nasıl anlayacağız? Sizin hayatınızda çok mu büyük değişiklikler oldu. Birden aydınlandınız, bütün sorulara cevap buldunuz mu? Ya da bilmediğimiz bir yenilik mi yaptınız. Bize deneyimlerinizle gelin. Ben seve seve dinlerim sizi. Sizin hayatınızda ki örneklerle gelin. Boş verin başkalarının nasıl yorumladığını. İslam sizin hayatınızı nasıl etkiliyor bunu örnekleyin.

    “nasip olur yüzyüze gelirsek ne kadar yanildiginizi anlarsiniz..”

    Elbette yüz yüze gelmek isterim. Fakat neden o zaman gerçekte ki ruh halinizle burada ki ruh haliniz farklı. Neden yüz yüze göreceğim mutluluğu yorumlarınızda göremiyorum. Sanalda başka bir kimliğe mi bürünüyorsunuz?

    Birisi bana bir öğretiyle geldiğinde o kişinin hayatına, tutumuna, davranışlarına, mutlu olup olmadığına bakarım. Kendine faydası olmamış bir öğretiyi (vahyi) teklif etmeniz için yaşantınızla, yorumlarınızla, yazılarınızla bana örnek olabilmelisiniz. Özenmeliyim size.

    Bildiğiniz bir hikaye vardır, adam bal satıyor ama suratı sirke sattığından kimse alışveriş yapmıyormuş. Ben sizde ki etkisini görmeden bırakın vahye girmeyi yakınından geçmeyi düşünmem.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. Çok eşlilik ekonomik bir olay değildir. Sosyolojik bir olay olabilir. Bunun ötesinde doğal bir olgudur. Doğada, özellikle hayvanlar aleminde çok eşliliğe rastlarız. İnsan türünde de çok eşlilik bu doğallığın devamı olarak var. Dinler, bu konuyu ne kadar eyip bükmüşlerdir bilemem. İlgi alanım da değil. Din, artık sosyalliğin baskın öğesi olmaktan çıkmaktadır bana göre. Daha aydınlık bir döneme giriyoruz. Karanlık çağların pusu gün geçtikçe dağılıyor.

    İnsanın doğal güdülerinden kaynaklanan “çok eşlilik”, günümüzde sosyal hayata entegre olma yolunda. Kişilerin bireysel seçimleri doğrultusunda, modern yaşantılarda yerini almakta. Modern zamanların ahlaki değerleri zamanla yerine oturmakta. Böylece toplum vicdanını inciltmeyecek yeni “kültür sistemleri” oluşmakta, şekillenmekte.

    İnsanın psikolojik bünyesine uygunluğunu enine boyuna tartışabiliriz. Bugünün yadırgayacağımız davranışları yakın gelecekte kendi doğallığına oturacak. Bu oluşum dinlerin tarif ettiği “çok eşlilikten” farklı bence. Maddi gereksinimler öne sürülerek, bir erkeğin çok sayıda kadını haremine katma dönemi, yerini çağdaş insanların karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesindeki ilişkilerine bırakacak.

    Bu tanımlar şimdilik muğlak görünse de, zaman içinde kurallar netleşip yerine oturacaktır. Çok eşliliği düşük ahlak olarak algılamamak gerek. Ahlak değerlerinin kriterlerini çok iyi tespit edebilmeliyiz. İnsan da, eninde sonunda doğal yapısında olan çok eşliliği toplumsal tanımlamalar içinde legalleşirecektir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Gündeme uygun bir konu buldum. Ebubekir’in söylediğine göre islamda çok eşlilik, kölelik, cariyelik gibi şeyler yokmuş. O ayetler Kuran’a sonradan diyanet tarafından eklenmiş. (Veya düşük bir ihtimal, ebubekir okuduğunu farklı yorumlamış. Çünkü Kuran’ı dosdoğru anlar her zaman.)

    ebubekir yazdı;

    “Qur´an böylesi bir topluma hitabederek dönüstürücü bir islev üstlendi..
    kadinlarin
    durumunu iyilestirmeye yönelik bircok reform baslattı..”

    Eğer islam ülkelerinde “kadınların durumları neden bu kadar iyi” diye düşünüyorsanız işte bu yüzden…

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. Fatih ve Eyüp belediyesinin muhafazakâr aile danışmanı Sibel Üresin’den şok açıklama!
    ‘Çok eşlilik yasal olsun!’ Fatih, Ümraniye, Bahçelievler, Eyüp gibi birçok belediye ve kurumlar için aile içi iletişim seminerleri veren Sibel Üresin, hem yaşam koçluğu, hem de aile ve evlilik danışmanlığı yapıyor. Özellikle muhafazakâr kesim tarafından iyi tanınıyor.

    Habertürk’ün haberine göre, Başakşehir’de ofisi bulunan ve sivri çıkışlarıyla dikkat çeken Üresin, çokeşliliğin yasalaşması gerektiğini savunarak, “Zaten çokeşlilik var. Erkeklerin yüzde 85’i aldatıyor. Bu muhafazakâr kesimde ‘imam nikâhlı eş’, diğer kesimde ‘metres’ adını alıyor” diyor. 35 yaşındaki Üresin, çokeşliliğin neden yasalaşması gerektiğini anlattı:

    ‘KADIN ORTADA KALMAZ’

    “Erkek, bir başkasıyla imam nikâhı yapacağı zaman karısından izin almak zorunda değil. 4’üncü kadına kadar imam nikâhıyla evlenebilir. Ancak 2., 3. ve 4. eşler suiistimal ediliyor. ‘Boş ol’ dendiği zaman kadın ortada kalıyor. Bu nedenle çokeşlilik yasalaşmalı. Yasanın çıkması demek, erkeğin malvarlığına ortak gelmesi demek. Çokeşlilik dinimizde var. Herkes yapamaz ama yapana ‘Niye yaptın?’ diyemezsiniz, şirke girer. Kuran’da var.”

    ‘ÇOKEŞLİ OLURDUM’

    “Zengin, kariyerli, parası olan ve cinsel gücü fazla olan erkek çokeşliliği seçebiliyor. Hiçbir kadın fakir bir adamın ikinci karısı olmaz. Erkek, daha cilveli, daha çok gülen, cinsel anlamda kendisini mutlu eden kadına koşuyor. Erkek olsam, çokeşli olurdum.”

    ‘ERKEK İÇİN HAKLI ARAYIŞ’

    “Bir erkek, kadında arkadaşlık, cinsellik, annelik ve ev kadınlığı arar. Bu özellikleri taşımıyorsanız, eşiniz tarafından aldatılmaya hazır olmalısınız. Erkek için bu haklı bir arayıştır. Bir ayrılık yaşaması durumunda yaşayacaklarının tahlilini sağlıklı yapan bir kadın, bence çokeşliliği kurtuluş olarak görmelidir. Boşandığında kaybedecekleri, kazanacaklarından fazla olan kadın, kalmayı tercih ediyor. Çokeşlilikte asıl ağır fatura erkeğe çıkıyor. Madden ve manen zarara uğruyor. Açıkça çokeşli olduğunu itiraf edenleri alkışlıyorum ve kutluyorum.”

    ‘ÇARPIK İLİŞKİLERİ ÖNLER’

    “Erkek, eşleri arasında gerek maddi, gerekse manevi açıdan adaletli davranmalı. Erkek adaletsizlik yaparsa, kendi cehennemini hazırlamış olur. Örneğin Kanuni Sultan Süleyman, dizide adaleti sağlayamıyor. Çokeşlilik, toplumdaki çarpık ilişkileri ve kızların evde kalma sorunlarının ortadan kalkması noktasında da ciddi rol oynayacaktır.”

    ‘KADIN İTAAT EDER’

    “Dayak ve aldatma bana göre boşanma sebebi değil. Türkiye’deki kadınların yüzde 80’i dilinden dayak yiyor. Yatak odasında mutlu olmayan kadın, her durumda problemlidir. Muhafazakâr kesimde kadın evde daha süslü, daha şık. Ailede mutluluğun sağlanmasının bazı şartları var. Kadın kocasına itaat etmeli. Erkek de karısına Allah’ın emaneti olarak davranmalı.”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. Dinci molozun dediği şu:

    Erkek taifesi nasılsa gidip orada burada bir şekilde halvet olmakta…verelim 4 karıyı ayağı dışarıdan kesilsin.

    Dört taneyi alınca beşincinin peşinde kesin koşmayacaktır diyen ve öyle olacak sanan bir zavallı.

    Bir çoğumuzun adına iyisinden bir cevabı bugün Yılmaz Özdil vermiş vermesine ama yetmez.

    Bunların tamamı nabız yoklama girişimleri.

    Kasetlerde (bu arada kaset tedavülden kalkalı beş sene oluyor) kıçı görünen dallama çıkıp yaptığını nasıl meşru hale getirdi:

    -Kadın imam nikahlımdır!

    Sokaktaki sürü taifesinden şunu bekliyor:

    -Haaaa, o zaman tamamdır.

    Bunların başındaki de akademik titri olan biri haaa…

    Bunca kepazeliğe mal mal bakan TC milleti 12 haziranda bu durumları oylayacak!

    Göreceksiniz…

    …ahlaksızlık, hayasızlık, rezillik, kepazelik, yobazlık, eşşoğlueşşeklik seçim sonrasında üst sıralara yerleşecek.

    Partilerin değil…

    …bu milletin tabanı ahlaksız da ondan.

    E zaten demiyorlar mı:

    -Bu milletin bağrından çıkaaaaaan yüce mecliiiiis…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Lezbiyenlik ve grup yapmak için istemiştir ikinci kadını… Hani ahlaktan sözederler ya… Sapık bunlar, gerisi hikaye…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. Az daha gevezelik edeyim:

    Şimdi bu “Amaaan çok kadınlı olsun yine de olsun” diyen karılara iyi bakacaksınız…

    Öncelikle bildireyim, yazacaklarım birer hakaret değildir…

    …hepimizin domuz gibi bildiği gerçeklerdir.

    1-Kaşık düşmanı.

    Ne demek olduğunu bilmeyen salak var mı acaba…

    …belirli bir yaş sonrasında hala baba evinde olan, kendi yuvasını kuramamış kısaca başımızda kaldı şeklinde bir kadına reva görülen lakaptır.

    Dolayısı ile, “Bu duruma düşeceğime gider herifin üç numarası olurum ulan” diyen zavallı kadının tercihi olabilir.

    2-Esaret.

    Aslında kaşık düşmanı ile ilintili gibi durabilir ama değil. Evinde abisinden, babasından ya da bilimum ev halkından sıpa muamelesi gören…

    …girişine, çıkışına, kılığına, kıyafetine, işine, kariyerine…

    …kısaca tüm hayatına karışılan, kendine ait bir hayatı olamamış kadınlar…

    …gideyim herifin iki numarası olayım bu dallamalardan iyidir diyen kadının tercihi olabilir.

    3-Sıyrık.

    Kafayı sıyırmıştır. Ne yapsa yeridir.

    4-Avanta.

    Ayda 200 Euro ya çıkar orada burada öter.


    “Baba hele ben dördü alayım beşinciye bakarsam namerdim” diyen dallama ya kanan var mıdır acep?

    Yukarıdaki şıklardan birine, benim bu yazıyı araya şıkıştımam gibi, bir sıkıştırıverin size zahmet…


    Durun daha bitmedi…çene bu…düştü işte:

    Bakınız!

    Bunlarsadece kağıt üzerinde yazan ilişki tipleri ile tatmin olunacağını sanmaktalar.

    Zina kanunu…dört karı kanunu…

    Yasa çıkarsa ne diyecek?

    Dört tane karı alabilirsin…

    (bu arada dört tane adam alsanız da iş görür…ne var ki, muhterem adamlar sıraya girerler….amaç adamların abazalıktan kurtulması değil mi…hatta ortak kadınlar ve ortak erkekler diye bir sınıf da yaratılabilir…bunlar arasında anlaşsınlar…ama nedense para hep erkektedir görüşü var değil mi…bu kısmı ayrıca konuşuruz)

    Ne demiştik…

    Hah, Yasa çıksın da ne olursa olsun olayı var yani…siyasi yanı bal gibi budur.

    Mideler, fıtratlar, huylar bu yasaya zaten uygun sanmaktalar.

    Herif eve gelecek:

    -Yeni karım, tanışın…yanlış bir şey olursa topunuzun ağzına sıçarım lan…

    …diyecek.

    Sen de diyecen ki “Herifimdir çıkarını ayrı bir gözel gözetmekte.”

    Senin çıkarın nerede burada?

    Diyelim herifin işi battı…Mal gibi ortada kaldın…

    Daha önce yazmış mıydım?

    “Nasılsa kerhane var….hahhaayyyyt”

    …mıdır?

    Avanta da bir çıkardır…

    Kaç para alınmakta medyaya bu zırvaları yazdırmak için bana onu söyleyin.

    Yahu zaten fahişelik dediğin, kariyer seçimlerinde KOLAYCA para kazanma seçimi değil midir?

    Ha?

    Parayı görünce, “Üç olsun, beş olsun farkmaz” diyerek sinek gibi konmak değil midir bu?

    Kısaca…

    Kanunlaşınca, “Tamam oldu bu iş” mi oluyor?

    Yok yok bitmedi…

    Ara notlarım var:Mesela ÇIKAR olayı…tamam anladık işin içinde çıkar var:

    Birisi esaret içinde ise, oradan bir şekilde kendini kurtarıp ikilemesi de zaten çıkarı şeklinde açıklanabilir.

    Evet evet çıkar…

    Çölün göbeğinden çıkan bir dizi öğretiler silsilesinin tamamına baktığınızda gördüğünüz budur:

    Çıkar.

    Bunca kalleşlik, vurdum duymazlık, güçlünün yanında yer almak…

    …tamamı çıkar içindir.

    Cennet bile çıkardır.

    Babasını bile satar…

    Ara nota devam:

    TC de şu anda beş hatunla ya da beş erkekle birlikte yaşamak yasak değil…

    Kanunda böyle bir kısıtlama yok.

    Girersiniz evinize yaşarsınız! Kimse de size bir şey demez. Hele bir de çarşaf takarsınız başınıza…beş değil on beş farklı karı girer çıkar, herkes sanır ki tek bir tane girip çıkıyor.

    Bunca yaygara neden onu anlamadım!

    Madem amaç adamı memnun etmek…engel ne?

    Buradan dinci taifesine de bir tüyo vereyim:

    Kadın veya adam olsun, bir başka kadının/adamın yerini almanın kamçısal bir dürtüsü vardır.

    Buradan belki bir şey ütersiniz…

    :)))

    Sonuç itibarı ile, reçetelerine SWINGER yazıyorum…

    Swinger tüm bu ihtiyaçlarınızı fazlası ile görür.

    Anlayacağınız Amerika!yı yeniden keşfettim diye ortalıkta “Eurekaaa” diye dolaşmanın, sana, bana, millete, mala, davara yararı yoktur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. Çok eşlilik…

    Son zamanlarda tartışılan “çok eşlilik” konusunda tarafların eşit olması koşuluyla çok eşli olmayı (evlenen herkes hem fikirse) gayet normal gördüğümü belirtmek istiyorum. Çok eşli olunucaksa erkek kadar “kadın”ın da buna hakkı olmalı…

    Yüzyıllardır İslam’da erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesinin meşru sayılması normalse, kadinin da birden fazla erkekle evlenmesi normal olmali.

    G Milat

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. Kur’an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonra ki batıni manadır. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.

    Tebriz’ li Sems.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. Hep soylenen sey “Sen Kuran’i okuma anlamazsin, cok deriiiin…” ve “Senin kalbin muhirlenmis, anlamazsin Kuran’i”… Bu iki cunleyi ve Kuran’in okunma mertebeleri safsatalarini okumaktan biktim desem yeridir…. Yahu sen anlamayacaksan, ben anlamayacaksam, o anlamayacaksa neden var bu kitap?? Kimsenin anlamaya aklinin yetemeyecegi bir kitaba bu kadar baglanmak nedendir?? Gidip Urduca bir kitaba tapin o zaman, ayni sey….

    Neyse….

    Yukaridaki yorumumda derdim Kuran’la degil, cok eslilikle…. Cok eslilige karsi da degilim ayrica.. Kuran’i bu yonden tebrik bile edebilirim Ben de bir kitap yazsaydim ve siyasal bir din yaratmak isteseydim insanlari bol bol evlilige tesvik ederdim, bir-bes-on sayi fark etmez evlenebildiginiz kadar evlenin derdim. Amaaaaaaaa eger adil bir peygamber veya tanriysam bunu her iki cins icin de soylerdim…

    “Ey kadin, biz sizi birden fazla erkekle evlenip bize verdigimiz nimetlerden oturu sukretmeniz icin yaratmadik mi? O ki her seyi bilen ve duyandir.” Milat:27 syf 579

    G Milat

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. Kuran, çok eşliliğin sıradan olduğu bir dönemde inmişti.

    “…Allah size kolaylık ister, zorluk istemez…” (2/185)

    Bu uygulamanın bir anda kaldırılması çok zor olurdu herhalde! Ancak Kuran’da tek eşliliğin tavsiye edilmiş olması nedeniyle olgun bir müslümanın tek eşle evlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. “Kuran, köleliğin sıradan olduğu bir dönemde inmişti.

    “…Allah size kolaylık ister, zorluk istemez…” (2/185)

    Bu uygulamanın bir anda kaldırılması çok zor olurdu herhalde! Ancak Kuran’da köleye iyi davranma tavsiye edilmiş olması nedeniyle olgun bir müslümanın kölelere iyi davranması gerektiğini düşünüyorum.”

    Bu da köle versiyonu.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. 😀 Karikatür güzel. Ayet de güzelmiş. Çok eşlilik konusunda idolüm Ali Diri’dir. Herhangi bir geleneğe falan yaslanmadan herkesin memnun olduğu şekilde yapabildiğini iddia ediyor. Dönem dönem tek eşli ya da çok eşli takılabildiğini söyler. 3 kız bir erkek aynı evde yaşadıklarını, kızların onu ve birbirleri sevdiğini de anlatır. Tersi durum yaşadığına dair bir hikayesi yok. Yalnız asla yalan söylemediğini de ekler. Aynı evde değilse bile beraber olduğu kadınlar kaçıncı kadın olduğunu bilirmiş. Siz bu şekilde takılırken kızın sadece size bağlı olmasını beklemek olmaz diyor. Evlenmeyi düşünen bir kadını beşinci sevgiliniz yapabilirsiniz. Sizi sevdiği için belki kabul edecek fakat bu onu eninde sonunda mutsuz edecek. Doğal olarak bu da ilişkiye yansır der. O nedenle bu tür kadınlara yönelmemeyi tavsiye ediyor. Sonra, beraber olduğunuz kadınların başkalarıyla da beraber olmasını hazmedebilmeniz gerekiyor öncelikle de diyor. Tabi ki bunlar onun iddiaları. Gerçek mi bilemeyiz. Gerçek olduklarını varsayarsak güzel düşünceler ve deneyimler.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.