Eşcinsel Evliliğe Bakışınız

  • Eşcinseller evlenebilmelidir. Yasalarda gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.
  • Eşcinsellere bir şey demiyorum ama evlenmeleri taraftarı değilim. Kötü örnek olmasınlar veya özendirmesinler.
  • Kesinlikle evlenebilmelerine karşıyım.
  • Eşcinselliğe karşıyım. Evlenmesinler de birlikte olmasınlar da.
  • Başka bir düşüncem var bu durumla ilgili.
  • Hiç bir fikrim yok.

19 yorum “Eşcinsel Evliliğe Bakışınız”

  1. Eşcinsellik konusunda uzun uzun yazmıştık hep. Normaldir, normal görülmelidir vs diye tekrarlamayayım da…

    Evlilik ayrı bir mevzu.

    Toplum tarafından “normal” sayılan kadın-erkek evliliği ne kadar kabullenilebilirse, eşcinsel evlilik de o kadar kabullenilebilirdir bana göre..

    Yalnız, bir insan evlilik kurumuna karşı çıkıp da eşcinsel evliliği onaylıyorsa, bence pek de samimi davranmıyordur.Ya da toplumun “aydın” sayılan kesmi son dönemlerde eşcinselliğe “normal” bakılmasını buyurduğu için, o kişi de “haa eşcinsellik normalse, o zaman evlilikleri de normaldir” gibi bir sonuca varıyorsa durum vahim yani…

    Ben genel hatlarıyla evlilik taraftarı değilim. Bu, evlenmeyeceğim demek değil.Evlilik kurumunun devlet yapılanmaları tarafından neden desteklendiğini bildiğim için, bir nevi savunma mekanizması diyelim. Örneğin, birey olarak takılan kişilerden ziyade, aile kurmuş kişilerin devlete destekleri daha çoktur.Bunlar, devlet tarafından daha kolay kontrol edilebilir ve yönlendirilebilirler.Çünkü kaybedecekleri şey’ler, individual vatandaşınkine oranla daha fazladır. Bir de gelişmekte olan ülkelerde genellikle evliliklerle gelen mülkiyet kazanım ve yerleşik hayata geçmek de devletin işine gelir… Daha çok vergi, daha çok para..

    Bu arada, tabii ki de evlilikle gelen hayat paylaşma, dayanışma ve “bir” olmanın getirdiği güzelliklerin yanı sıra, iktisadi anlamda getirdiği artıları da görmezden gelecek de değilim. Bu kadar kısa ve kolay anlatılmamalı evlilik kurumu ama pek de devlet-kurum detaylarına girmek istemiyorum:) Konuyu dağıtmayayım…

    Yani olaya “evlilik” bazında bakıyorum. Kadın-erkek, kadın-kadın, erkek-erkek olması yalnızca kişileri ilgilendirmeli, devleti değil…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. evlenebilmeliler…seçeneğini işaretlemiş birisi olarak bir detayı belirtmek istiyorum.

    batıda bazı ülkelerde mesela amerikada eşcinsel evlilikleri tartışmalarına türkiyeden bakan arkadaşlar ”yahu bu amerikalı muhafazakarlar ammada kıt kafalı niye bireysel özgürlüğü ilgilendiren bir alanda, ”eşcinsel evliliği”ne dini gerekçelerle karşı çıkıyorlar hiç liberal dünyalarına yakışıyor mu? demeden önce şunuda hesaba katmaları lazım…

    evlilik kurumunu dinler günümüze taşımıştır… halende insanlar kilisede rahip karşısında tanrıya söz vererek evlenir…o yüzden muhafazakarlar, kilisenin toplum hayatına armağan ettiği kutsal evlilik bağının ,incile aykırı bir ilişki için kullanılmasına karşılar.

    eşcinseller evlenecekse kendilerine göre bir evlilik çeşidi uydurulsun yasalara öyle girsin diyolllarrr…

    bence haksızda sayılmazlar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Öyle demeyin sevgili Baal… Dini inancı gayet sağlam olan, tanrıya bağlılıklarını her fırsatta dile getiren eşcinseller de var. Ne yazık ki, dinin iki yüzlülüğü burada kendisini gösteriyor. Çünkü hükümleri çoktan verilmiş, eşcinseller sapkın ve cezalandırılması gereken kişiler olarak anlatılıyorlar. Allaha gönülden inanan eşcinsel bir çift resmi nikaha ilave olarak dini nikah da yaptırmak istese, imam bulabilir mi kendilerine?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. kişisel olarak eşcinsellerin özgürlüklerine karşı değilim yanlış anlaşılmasın.

    ama dinin bu konuda ikiyüzlü davrandığına katılmıyorum… bence eşcinseller ibrahimi dinlerle bağlarını kesmeyerek hata yapıyorlar…siz bir dine mensup olursunuz veya olmazsınız….. bu sizin elinizde olan, tercihiniz ama mensup olduğunuz dinin kurallarına ters bir özgürlüğü talep etmek esas dindarlara saygısızlıktır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Bu tercihi yaptım. Cinsellik konusunda susacak çok şeyim var, neredeyse tövbeliyim. Hele bakirelik konusunda geçen sefer Ebubekir bile benden daha çağdaş çıktı.

    Doğanın tek masum canlıları bitkiler ve hayvanlardır, ben hayvanlar arasında da eşcinselliğin var olduğunu öğrendiğimden beri bu konuda daha da hoşgörülüyüm.

    Her erkek en az bir kere evlenmeli bence. Sokrates’in dediği gibi ” karınız iyi çıkarsa mutlu, kötü çıkarsa filozof olursunuz.”

    Sevgiyle, mümkünse aşkla kalın.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Eşcinsellik tedavi edilmesi gereken bir hastalık değildir.. Aslına bakılırsa bir ‘tercih’ de değildir.. Gayet de genetik bir durumdur.

    Bu yüzden eşcinsellerin diledikleri taktirde evlenebilmesinin önü açılmalıdır.

    Aşağıdaki video fikir vermesi açısından izlenebilir;

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. 🙂

    Neden evlenmesinler ki…

    Birlikte evlat edinmek, miras hakkından yararlanmak, birlikte mülk edinmek, yasalar karşısında eş statüsünden yararlanmak, hukuki evlilik sözleşmesi yaparak karşılıklı hakları korumak vs

    Bunlar, kadın-erkek evlilikleri için geçerliyken neden eşcinsel evlilikler için de geçerli olmasın?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Homo-hetero farketmez. Şahsen benim en tırstığım tip, ben evliliğe sıcak bakmıyom diyenlerdir. Onun için evlensinler diyorum:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Ankette oy kullanmadım, çünkü bu konuda kesin bir kanıya ulaşabilmiş değilim. Tamam bir yandan mantığım evlenmek istiyorlarsa bırakın evlensinler diyor, bir yandan evlilik kurumuna dahil olmak istemelerindeki neden hukuki ihtiyaçları ise, evliliğin getirdiği hukuki durumu bir şekilde bir notere gidip birlikte imzalayacakları detaylı bir sözleşme ile filan sağlayamazlar mı diye düşünüyorum. Sonuçta insanlar akrabası olmayan birisini mirasçısı yapabiliyor, ne bileyim istediği taahhüdün altına girebiliyorlar vs vs.

    Ama istiyorlarsa evlensinler demek, bu kararı kendilerine bırakmak sanırım en doğrusu. Üzerine çok düşünmediğim için sakıncaları var mıdır, ne tür hukuki ahlaki sonuçlar doğurur bilmiyorum.

    Bizde zaten imam nikahının bir resmiyeti olmadığı için, gidip camide nikah kıyamayacaklarına göre bir sorun yoktur diye düşünüyorum. Önce resmi nikah kıydırmış olsalar bile normal şartlar altında bir imamın nikahlarını kıyabileceğini de sanmıyorum. Sonuçta nikah bir akittir ve islamın onayladığı bir akit türü değildir eşcinsel nikahı. Her ne kadar kendi yazdığı kitaba uymayan Muhammet 4 ile bile sınırlı kalmayıp, daha fazla sayıda kadınla aynı anda evli olmuştur, yani herkes (kendi yazmış bile olsa) yazılı olan kitabi kendi kafasındaki kitaba yani kitabına uydurabilir ama sonuçta islamiyeti benimseyen kitleler içerisinde yaşadığımız için bu açıdan da bakış atayım istedim. Ha ille eşcinseller biz çok dindarız, aman biz imam nikahı olmadan yaşayamayız, imam nikahımızda kıyılsın istiyoruz derlerse, ücret mukabili imam nikahlarını kıyabilecek birisini de bulabileceklerinden eminim. Neyse…

    Son olarak şunu da eklemek istiyorum: “İnternet nickleri -h- harfi ile başlayanların evlenmesine izin verilsin mi?” diye bir başlık açılmış olsa, bunu kendime hakaret olarak görüp, çok rahatsız olabilirdim.

    O nedenle eğer yazdığım bir şeyden dolayı bir eşcinseli kırmış isem özür dilerim. Sonuçta yaşadığımız toplumda olmayan yani hukuken izin verilmeyen bir durumdan bahsediliyor olması nedeni ile görüşlerimi bildirdim. Gerçi bu başlığın şekli ve tam ismi öyle değil zaten. Bakışımızı soruyor. Ama sanırım bu konu ile ilgili en önemli düşünce ve oy, eşcinsellerin düşünce ve oyları olmalıdır diye düşünüyorum. Onlar ne düşünüyorlar, böyle bir ihtiyaç hissediyorlar mı acaba?

    Tam konu ile mi ilgili bilmiyorum ama şunu da ekleyeceğim. Bir kişi yada zümreyi ne kadar dışlar, toplum dışına iteklerseniz, o kadar fazla toplum dışı davranışlarda bulunurlar. Yani bugün evlenmelerine, cinsel eğilimlerini belirtmelerine, hatta transseksüelliği tercih etmiş olsalar bile rahatça çalışabilmeleri son derece normal olduğu bir toplum olabilseydik sanırım daha iyi olabilirdi.

    Hepsi öyledir diyemem ama tanıdığım, gördüğüm eşcinsellerin yaşamında bir yozlaşmanın söz konusu olduğunu düşünüyorum. Sonuçta heteroseksüel birisi de her gün tanımadığı, tanımaya çok çalışmadığı, farklı farklı kişilerle cinsel ilişki kuruyorsa, o kişi için de aynı şeyi söyler, yozlaşma içersinde olduğunu düşünürüm. Belki eski kafalı diye nitelendirileceğim ama cinsel paylaşımın nedenleri içinde, cinsel ihtiyaç ve içgüdülerin en ön sıralarda gelmemesi gerektiğini, sevgi, aşk, o kişiye yakınlaşma, birlikte bir bütün olmaya yönelik isteklerin ön planda olmasını tercih ediyorum. Sadece cinsel istek, içgüdülerle yaşanan cinselliği yaşayanlara da tabi bir şey diyemem, sadece yeri gelmişken düşüncelerimi belirtmek istedim.

    Aman bende bitiriyorum, son şunu söyleyeyim, şunu ekleyeyim diyorum ama aklıma gelen şeyleri de yazmadan edemiyorum. Ben çocuğumun eşcinsel olmasını istemem. Ha bunun nedenleri altında da, 4 duvar arasında yaşayacakları şeyden çok, bu eğilimlerine toplumun bakışının, yaşayabilecekleri zorlukların neler olabileceği, yukarıda belirttiğim yozlaşma gibi nedenlerden dolayı, insan çocuğu için en iyisini, en zararsızını istemesi nedeni ile istemem.

    Bir de bu kadar uzattıktan sonra bir gülümseme sağlamak için fıkra ile bitireyim:

    Temel İngiltere’de çalışıyor, işi çok iyi, fabrikaları, fabrikalarında çalışan birsürü işçisi filan varken, aniden fabrikalarını kapatıp, Türkiye’ye kesin dönüş yapmaya karar veriyor.

    Bunun üzerine İngiliz Maliyesinden bir yetkili gelip Temel ile görüşmek istemiş.

    İngiliz yetkili: “Aman Temel bey, neden gidiyorsunuz, burada ne güzel işiniz var, sizin sayenizde bir sürü kişi istihdam ediyor fabrikalarınızda, bizlerde onlara işsizlik sigortası ödemekten kurtuluyoruz. Eğer borcunuz filan varsa, kredi açalım size”

    Temel “Hayır hayır maddi bir sıkıntım yok.”

    İngiliz yetkili: “Peki o zaman neden kesin dönüş yapıyorsunuz?”

    Temel: “Bakın! Ben buraya ilk geldiğimde eşcinsellik yasaktı. Sonra eşcinsellik normal görülmeye başlandı. Sonra serbest bırakıldı. Şimdi de eşcinsellik evlilik de serbest edildi. Ben de, eşcinsellik zorunluluk haline getirilmeden bu ülkeden ayrılmak istiyorum.”

    Hayat paylaşınca ve gülümseyince güzel…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. İstanbulda ilk eşcinsel evlilik deniyor ama Nikah memuru yada resmi bir kurumdan kimse yok. Sadece bu arkadaşlar gibi düşünen felsefe grubundan düşünür aktivistler var. Ateizm derneği gibi popülerite peşindeler..
    Travesti çok arkadaşım ve tanıdığım oldu (Buda ayrı ve benzer bir konu) İnsan bu duruma alışkın. İstanbulda yaşıyoruz ve göz aşınalığımız ve bilgimiz var. Ama eşcinsel (bay ve bayan) isteyerek hiç olmadı. Tanıştığım insanların cinsel hayatlarını ve fantezilerini sorguluyamadığım için bilemiyorum eşcinsel olup olmadıklarını.

    İnsan da bir çeşit hayvan olduğuna göre sözüm ona hayvan severlerin bir eylem yapmalarını istiyorum.. Hiç bir insan (erkek) başka bir hemcinsine fiili livata yoluyla ilişkiye girebilirmi diye sorgulamaları lazım.. (Gerçi karşı cinse karşı bu fantezinin pençesinde olanlarda var ama) Aklım ve beynim bu şekilde çalıştığından yani biz erkeklerin genel olarak aklı bel altındaki ile paralel çalışır.

    Kafamda deli sorular ve anlamsız cevapları yer değiştirmekte..

    Çıkamıyorum işin içinden..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Ben sorularımı sormadım ki anlayasın sonsuz.. 🙂

    Sorular kafamda.. Bir müddet daha kalsın..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Eş cinselliğin sadece “cinsellik” kısmını ele alırsan, sorulara cevap bulmakta zorlanabilirsin.
    Ama, doğuşdan gelen anatomi üzerinde durursan, sorular kendiliğinden cevaplanır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Zevzek Cenk (Vallahi yine özür “zevzek” için, ama işte demeden de yapamıyorum)

    Sonsuz sen neden üstüne vazife babında alıyorsun anlamadım…

    Zevzek, anatomi falan filan evet kabül ama devamında cinsellik geliyor İnsan olan ın aklına..

    Daha önce de bu gibi bir konuda yazmıştım. Bir dönem gece kulüplerinde çalışmış ve orda travesti ve benzerleri ile samimi olmuş dünyalarına teğet yaklaşmıştım. Anatomi bu durumda tamam. Değişim için mücadele etmiş çoklarımızın 3. tür diye kabül görmüşlerdi.

    Ama bu arkadaş ve benzerlerini çoklarımız kabül etmiyor yada ben edemiyorum. Bak zevzek iddia ediyorum bu popüleritenin ekmeğini yesin bu arkadaşlar yarın obürgün birbirini kıskanıp kötü bir şey yapmazlarsa bende baaşka bir şey demiyorum. Bu iki arkadaşı takip edip haberi cımbızlayıp sonsuza servis edinceye kadar hoş kalın….

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Cenk’e niye hakaret ediyorsun ?

    Daha geçen kendin yazmamışmıydın ? Ki sana hakaret edilmemiş…

    Zevzek lafı,

    Biri veya birileri hakkında olurolmaz atıp tutan, boş konuşan, ne dediğinin farkında olmayanlar için söylenir.

    Bak bakalım kime uyuyor ? Üstüne bir de medyum memişlik ilave et…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Homofobik kâbus

    Hayatları kâbusa döndü! Kadınlar bile…

    TÜRKİYE’nin ilk eşcinsel evliliğini yapan üniversite öğrencisi Ekin Keser ile Emrullah Tüzün’ün hayatları kâbusa döndü.

    Tüzün (28), yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ailem ve kardeşlerim, beni ölümle tehdit ediyor. Evliliğimiz basına yansıyınca, çevremiz de tepki gösterdi. Ev sahibimiz evden ayrılmamızı söyledi. Kadıköy’de garson olarak çalışıyordum. İşimden çıkarıldım. Ekin üniversitede okuduğu için çalışmıyor. Gelir kaynağımız olmadığı için zor durumda kaldık.”

    İstanbul’da sıradışı bir düğün

    KADINLARDAN DA TEHDİT

    Ekin Keser (21) de, tehditler nedeniyle okula dahi gidemediğini anlattı. Özellikle sosyal medya üzerinden ölüm tehditleri aldığını anlatan Keser şunları söyledi: “Aslen Antakyalıyım. Antakya’nın ismini kötüye çıkardığım gerekçesiyle ölüm tehdidi geliyor. Ailem eşcinsel olduğumu biliyordu. Ancak evlenmeme çok tepki gösterdiler. Emrullah’la üç yıldır arkadaşız. Birlikte yaşıyorduk. Tabuları yıkmak için evlendik. Ama gördük ki tehdit eden homofobik kesim, azınlıkta. Bir kısmı da kadın… Çevremizin yüzde 95’i bizi tebrik etti. Bizim arkamızda olduklarını söylediler. Şimdi tek isteğimiz ailemizin ve çevremizin bizi rahat bırakması.

    Fırat ALKAÇ/İSTANBUL 13 Ekim 2014 Hürriyet”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.