Nasıl yaşamanız gerektiğini öğrendiniz; nitekim öyle de yaşamaktasınız. Fakat bu konuda daha da gelişmenizi rica ediyoruz’ (1. SEL. 4:1).
İSA’NIN yeryüzünde olduğu sırada yaşamak acaba nasıl olurdu diye hiç düşündünüz mü? Belki İsa’nın sizi iyileştirdiğini ve hastalığınızın ya da sakatlığınızın getirdiği sıkıntılardan kurtulduğunuzu hayal etmiş olabilirsiniz. Ya da İsa’yı görmenin, sözlerini işitmenin, ondan bir şeyler öğrenmenin ve mucizelerine tanık olmanın ne kadar heyecan verici olacağını düşünmüş olabilirsiniz (Mar. 4:1, 2; Luka 5:3-9; 9:11). Böyle özel bir dönemde yaşamak, İsa tüm bunları yaparken orada olmak gerçekten harika olurdu! (Luka 19:37). O zamandan beri hiçbir nesil böyle şeylere tanık olmadı. İsa’nın günahlarımızın silinmesi için “kurban edilişi” de bir daha asla tekrarlanmayacak (İbr. 9:26; Yuhn. 14:19).
Ancak biz de benzersiz bir dönemde yaşıyoruz. Şu anda Kutsal Yazıların ‘son vakit’ ya da “son günler” olarak adlandırdığı dönemdeyiz (Dan. 12:1-4, 9; 2. Tim. 3:1). Bu dönemde Şeytan gökten atıldı ve yakında bağlanıp “dipsiz derinliklere” atılacak (Vah. 12:7-9, 12; 20:1-3). Ayrıca ‘Krallığın iyi haberini’ dünya çapında duyurma ayrıcalığına sahibiz. Yeryüzünün yakında cennete dönüşeceği ümidini insanlara bildirmek için yapılan bu faaliyet bir daha asla tekrarlanmayacak (Mat. 24:14
İsa göğe çıkmadan hemen önce öğrencilerine şöyle dedi: “Yeruşalim’de, bütün Yahudiye’de, Samiriye’de ve yeryüzünün en uzak yerlerine dek şahitlerim olacaksınız” (Elçi. 1:8). Evet, İsa’nın öğrencileri küresel bir öğretim faaliyeti yerine getirecekti. Amaç neydi? Son gelmeden önce, İsa’nın izinden gidecek yeni öğrenciler yetiştirmek (Mat. 28:19, 20). Peki biz bu görevi başarıyla yerine getirebilmek için ne yapmalıyız?
Elçi Petrus’un şu sözlerine dikkat edin: “Kutsal davranışlar ve Tanrı’ya bağlılık yansıtan işler açısından ne gibi kişiler olmanız gerektiğini bilin. Ve Yehova’nın gününü aklınızdan hiç çıkarmadan bekleyin” (2. Pet. 3:11, 12). Petrus’un sözlerinin de gösterdiği gibi, bu son günlerde yaşamımızdaki ilk yeri Tanrı’ya bağlılık yansıtan işlere vermemiz çok önemlidir. Bu işlerden biri de iyi haberi duyurmaktır. Bu nedenle, kardeşlerimizin dünya çapında duyuru işini yerine getirirken gösterdiği gayreti görmek bize büyük sevinç veriyor. Ancak Şeytan’ın dünyasının ve günahkâr eğilimlerimizin yarattığı baskıların gayretimizi günden güne azaltmamasına dikkat etmeliyiz. Öyleyse Mesih’in izinden gitmeyi sürdürmek için neler yapabileceğimizi görelim
Tanrı’nın Verdiği Sorumlulukları Sevinçle Kabul Edin
Elçi Pavlus Yeruşalim’deki İsa’nın takipçilerine yazdığı mektupta onları, o zamana kadar muhalefet karşısında bile sadık kaldıkları için övdü. Şöyle dedi: “O ilk günleri aklınızdan çıkarmayın; aydınlanmanızın ardından acılarla dolu büyük bir mücadelede dayanmıştınız.” Evet, Yehova onların Kendisi için yaptıklarını unutmamıştı (İbr. 6:10; 10:32-34). Pavlus’un övgü dolu sıcak sözleri bu kardeşleri çok güçlendirmiş olmalı. Ancak Pavlus aynı mektupta, dikkat edilmezse Tanrı’ya hizmet ederken gösterilen gayreti zayıflatabilecek bir eğilime karşı da uyarıda bulundu. Bu eğilim Tanrı’yı ‘dinlemezlik etme’, yani O’nun emirlerine uymamak için mazeret bulma eğilimidir (İbr. 12:25).
Bugün de, Tanrı’nın verdiği sorumlulukları kabul etmemek için mazeret bulma eğilimine karşı koymalıyız. İsa’nın takipçileri olarak sahip olduğumuz sorumlulukları asla hafife almamaya ve hizmetteki gayretimizin zayıflamasına izin vermemeye kararlı olmalıyız (İbr. 10:39). Sonuçta kurtulmamız kutsal hizmet sunmamıza bağlıdır (1. Tim. 4:16).
Tanrı’ya karşı sorumluluklarımızdan kaçmak üzere mazeret bulmaktan kaçınmamıza ne yardım edebilir? Bu eğilimle mücadele etmenin önemli bir yolu, sık sık Tanrı’ya adağımızın anlamı üzerinde düşünmektir. Kendimizi Tanrı’ya adadığımızda O’nun isteğini yapmaya yaşamımızda ilk yeri vereceğimize söz verdik ve sözümüzü tutmak istiyoruz (Matta 16:24’ü okuyun). Bu nedenle zaman zaman durup kendimize şöyle sormalıyız: ‘Adağıma uygun yaşamaya vaftiz edildiğim günkü kadar kararlı mıyım? Yoksa gayretim azaldı mı?’
Kendimizi dürüstçe sınadıktan sonra zamanla gevşemiş olduğumuzu fark edersek, Tsefanya’nın şu canlandırıcı sözlerini hatırlayalım: “Elin ayağın gevşemesin. Tanrın Yehova seninle birlikte. Kudretli Tanrın seni kurtaracak. O senin için sevinçten coşacak” (Tsef. 3:16, 17). Güven veren bu sözler Babil’deki sürgünden Yeruşalim’e dönen İsrailoğullarına söylenmiş olsa da, Tanrı’nın günümüzdeki toplumu da aynı güvenceye sahiptir. Yaptığımız iş Yehova’nın işi olduğundan, Yehova ve Oğlu İsa hep arkamızda olacak ve sorumluluklarımızı tam anlamıyla yerine getirebilmemiz için bizi kuvvetlendirecektir (Mat. 28:20; Filip. 4:13). Tanrı’nın verdiği işi gayretle yapmaya devam edersek O bizi ödüllendirecek ve ruhen ilerlememize yardım edecektir
‘Krallığa Yaşamınızda İlk Yeri Verin
İsa, Ferisi yöneticilerden birinin evinde yemekteyken büyük bir akşam yemeğiyle ilgili bir örnek verdi. Farklı kişilere Krallığa girme fırsatının sunulmasını anlatan bu örnek, ‘mazeret göstermenin’ ne anlama geldiğine de işaret etti (Luka 14:16-21’i okuyun). Örnekteki yemeğe davet edilenler katılmamak için mazeret göstermeye başladılar. Biri, yeni aldığı tarlayı gidip görmesi gerektiğini söyledi. Bir başkası aldığı sığırları denemeye gideceğini söyledi. Bir diğeri de “Yeni evlendim, gelemem” dedi. Bunlar anlamsız mazeretlerdi. Tarla ya da sığır alacak kişi normalde bunları önceden kontrol ederdi, dolayısıyla sonra tekrar kontrol etmesi acil değildi. Birinin yeni evlenmiş olması da böyle önemli bir daveti geri çevirmesini gerektirecek bir şey değildi. Örnekteki ev sahibinin öfkelenmesine şaşmamak gerek!
Tanrı’nın toplumundaki herkes İsa’nın bu örneğinden ders alabilir. İsa’nın örneğindekilere benzer kişisel meseleler yüzünden Tanrı’ya hizmetimizi asla arka plana atmamalıyız. Kişisel uğraşları dengede tutmazsak hizmetteki gayretimiz zamanla azalır (Luka 8:14’ü okuyun). Bunun olmaması için yaşamımızda İsa’nın şu öğüdünü rehber alıyoruz: “Tanrı’nın krallığına ve O’nun istediği doğruluğa yaşamınızda daima ilk yeri verin” (Mat. 6:33). Bu sözleri Tanrı’nın genç yaşlı birçok hizmetçisinin uyguladığını görmek bizi yüreklendiriyor. Hizmete daha fazla zaman ayırmak isteyen birçok kardeş yaşamını sadeleştirmek için adımlar attı. Onlar Krallığa ilk yeri vermenin gerçek mutluluk ve doyum getirdiğini yaşayarak gördüler.
Tanrı’ya hizmet ederken gayretli olmanın önemini görmek için İsrail kralı Yehoaş’ın örneğine bakalım. İsrailoğullarının Aramiler karşısında ağır bir yenilgiye uğrayacağından korkan Yehoaş ağlayarak Elişa’nın yanına gitti. Elişa ona pencereden Aram’a doğru ok atmasını söyleyerek Yehova’nın o ulusa karşı zafer kazanacağını gösterdi. Bunun kralı canlandırması gerekirdi. Ancak Elişa sonra Yehoaş’a okları alıp yere vurmasını söyleyince Yehoaş yere sadece üç defa vurdu. Elişa buna sinirlendi, çünkü Yehoaş yere beş ya da altı kez vursaydı ‘Aram’ı kesin bir yenilgiye uğratacaktı.’ Ama Yehoaş yeterince gayret göstermediği için sadece üç kez zafer kazanacak, yani tam bir başarı elde edemeyecekti (2. Kral. 13:14-19). Bu kayıttan ne öğreniyoruz? Yehova’nın bizi bol bol ödüllendirmesi için O’nun işini tüm yürekle ve gayretle yapmalıyız.
Yaşamdaki sıkıntılar yüzünden, Tanrı’ya hizmet etme kararlılığımızı ve gayretimizi korumakta zorlanabiliriz. Birçok kardeş ekonomik sorunlarla mücadele ediyor. Bazıları da ciddi sağlık sorunları nedeniyle Yehova’ya artık eskisi kadar hizmet edemedikleri için üzülüyorlar. Yine de hepimizin, gayretimizi korumak ve Mesih’in izinden gitmeye devam etmek için yapabileceği şeyler var. “Mesih’in İzinden Gitmeyi Sürdürmek İçin Neler Yapabilirsiniz?” başlıklı çerçevedeki önerilere ve ayetlere lütfen bakın. Onları nasıl en iyi şekilde uygulayabileceğinizi düşünün. Bu konuda elinizden geleni yaparsanız çok yarar göreceksiniz. Hizmetle meşgul olmak dengemizi korumamızı sağlar, yaşamımızı zenginleştirir ve huzurumuzu ve mutluluğumuzu artırır (1. Kor. 15:58). Tanrı’ya tüm benliğimizle hizmet etmek ‘Yehova’nın gününü aklımızdan hiç çıkarmamamıza’ da yardım eder (2. Pet. 3:12
Durumunuzu Dürüstçe Değerlendirin
Ancak unutmayalım ki, tüm benliğimizle hizmet edip etmediğimizi hizmette kaç saat geçirdiğimize bakarak anlayamayız. Sonuçta herkesin koşulları farklıdır. Biri ayda sadece bir ya da iki saat hizmet edebiliyorsa ve sağlığı gerçekten de bu kadarını yapmasına izin veriyorsa, Yehova onun hizmetinden memnun olur (Markos 12:41-44 ile karşılaştırın). Bu nedenle, ‘Tanrı’ya tüm benlikle hizmet etmenin’ kendi durumumuzda ne anlama geldiğini görebilmek için yeteneklerimizi ve koşullarımızı dürüstçe değerlendirmeliyiz. Ayrıca Mesih’in takipçileri olarak onun gibi düşünmek istiyoruz (Romalılar 15:5’i okuyun; 1. Kor. 2:16). İsa için hayattaki en önemli şey neydi? O, Kefernahum’daki kalabalıklara şöyle dedi: “Tanrı’nın krallığı hakkındaki iyi haberi . . . . bildirmeliyim, çünkü ben bunun için gönderildim” (Luka 4:43; Yuhn. 18:37). İsa’nın hizmetteki gayretini örnek alın ve hizmetteki payınızı artırıp artıramayacağınızı görmek için koşullarınızı gözden geçirin (1. Kor. 11:1).
Koşullarımızı dikkatle gözden geçirdikten sonra, hizmete aslında daha çok zaman ayırabileceğimizi fark edebiliriz (Mat. 9:37, 38). Örneğin son yıllarda, okulunu bitiren binlerce genç kardeşimiz hizmetteki payını artırdı ve şu anda öncü olarak hizmet etmenin sevincini yaşıyor. Siz de bu sevinci tatmak istemez misiniz? Bazı kardeşler koşullarını gözden geçirdikten sonra ihtiyacın daha büyük olduğu başka bir yere, hatta başka bir ülkeye taşınmaya karar verdi. Bazıları da yabancı dil konuşan kişilere yardımcı olabilmek için yeni bir dil öğrendi. Hizmetteki payımızı artırmak çaba harcamayı gerektirse de bol bol nimet getirir ve birçoklarının ‘hakikatle ilgili tam bilgi edinmesine’ yardım etmemizi sağlayabilir (1. Tim. 2:3, 4; 2. Kor. 9:6).
Örnek Alabileceğimiz İmanlı Kişiler
Mesih, elçileri takipçisi olmaya davet ettiğinde onlar nasıl karşılık verdi? Matta hakkında şöyle okuyoruz: “Her şeyi bıraktı ve kalkıp onun ardından gitti” (Luka 5:27, 28). Balık tutan Petrus ve Andreas ise “hemen ağları bırakıp onun peşinden gittiler.” İsa sonra, babalarıyla birlikte ağlarını onaran Yakup ve Yuhanna’yı gördü. Acaba onlar İsa’nın davetine nasıl karşılık verdi? “Hemen tekneyi ve babalarını bırakıp onun ardından gittiler” (Mat. 4:18-22).
Bir diğer örnek, sonradan elçi Pavlus olarak da tanınan Saul’dur. O, Mesih’in takipçilerine zulmeden biriydi, ama değişti ve Mesih’in ismini bildirmek üzere “seçilmiş bir araç” oldu. Pavlus, İsa’nın “Tanrı’nın Oğlu olduğunu havralarda vakit geçirmeden duyurmaya başladı” (Elçi. 9:3-22). Ayrıca birçok zorluğa ve zulme dayanmak zorunda kaldıysa da gayreti hiçbir zaman azalmadı (2. Kor. 11:23-29; 12:15).
Elçileri örnek alarak İsa’nın davetine tereddüt etmeden ve canla başla karşılık vermek istiyoruz (İbr. 6:11, 12). Gayretle Mesih’in izinden gitmeye devam ederken hangi nimetleri tadıyoruz? Tanrı’nın isteğini yapmak bize zevk veriyor, ayrıca cemaatte hizmet ayrıcalıkları ve sorumluluklar almanın verdiği doyuma sahip oluyoruz (Mezm. 40:8; 1. Selanikliler 4:1’i okuyun). Evet, var gücümüzle Mesih’in izinden giderken doyum, huzur, Tanrı’nın onayı ve sonsuz yaşam ümidi gibi zengin ve kalıcı nimetlere sahip oluyoruz (1. Tim
benim yüksek ruh yıldızı olan 12.cakram da acıldı, mesih bilinci olan son 13. Cakram acılsın diye calısıyorum 🙂 tanrı tarafından begenilme onaylanma hastalıgım var 🙂
Peygamber Daniel Mesih hakkında yaşamsal öneme sahip bir peygamberlik kaydetti. Daniel, Med Darius’un birinci yılında, Yeruşalim’in ıssız kalacağı 70 yıllık sürenin sona ermekte olduğunun farkındaydı. (Yeremya 29:10; Daniel 9:1-4) Daniel dua ederken yanına melek Cebrail geldi ve ‘günahı bitirmek için yetmiş haftanın hükmolunduğunu’ açıkladı. Mesih, 70. haftanın ortasında kesilip atılacaktı. “Yetmiş hafta”lık (yetmiş yıllık hafta, Moffat) süre, Pers Kralı Artahşaşta (I. Artakserkses) MÖ 455’te ‘Yeruşalim’i bina etme emrini’ verdiğinde başladı. (Daniel 9:20-27; Nehemya 2:1-8) Mesih, 7 hafta artı 62 hafta sonra gelecekti. MÖ 455’ten başlayarak 483 yıl ileriye gidersek MS 29 yılına varırız, İsa o yıl vaftiz edildi ve Tanrı tarafından meshedildi. (Luka 3:21, 22) O daha sonra, MS 33’te, hayatını fidye vererek ‘günahı bitirdi’. (Markos 10:45) Tanrı’nın Sözündeki peygamberliklere iman etmek için ne güçlü nedenler!
Tanrı’nın Sözündeki peygamberliklere duyduğumuz iman, Mesih’in kimliğini saptamamızı mümkün kılıyor. İbranice Kutsal Yazılarda kayıtlı Mesihle ilgili peygamberliklerin bir kısmı, Yunanca Kutsal Yazıların yazarları tarafından İsa’ya uygulandı. Örneğin, İsa Beytlehem’de bir bakireden doğdu. (İşaya 7:14; Mika 5:2; Matta 1:18-23; Luka 2:4-11) O Mısır’dan çağrıldı ve doğumundan sonra bebekler öldürüldü. (Yeremya 31:15; Hoşea 11:1; Matta 2:13-18) Hastalıklarımızı yüklendi. (İşaya 53:4; Matta 8:16, 17) Önceden bildirildiği gibi, Yeruşalim’e bir sıpa üzerinde girdi. (Zekarya 9:9; Yuhanna 12:12-15) Direğe çivilendikten sonra, askerler onun giysilerini kendi aralarında paylaştığı ve iç giysisi için kura attığında, Mezmur yazarının sözleri gerçekleşti. (Mezmur 22:18; Yuhanna 19:23, 24) İsa’nın kemiklerinin kırılmaması ve vücudunun delinmesi de peygamberliğin yerine gelmesiydi. (Mezmur 34:20; Zekarya 12:10; Yuhanna 19:33-37) Bunlar, Tanrısal ilhamla yazan Mukaddes Kitap yazarlarının İsa’ya uyguladıkları Mesihi peygamberliklere sadece birkaç örnektir.
Yehova şahitlerinin melek anlayışı victorya’s secrets meleklerine benziyor mu?
mesihi sefiorus xd

Haden ol tugedır: Seni çok sefiyorus Mesiih, gayretle izindeyiiizz..
Diyelim de ürtiker olmasın Zeynep:)
Biz mesihcanın peşinden giden sevimli teletebileriz. Benim adım po. Tinkivinki nerde?

ben de lala olsam olurmu ?
Sevgili zeynep.
Dayıyorsun bize kitaptan alıntıları kendin iki cümle kuramıyorsun. Eğer senin yolundan gidersem ben de peş peşe iki cümle kuramam diye korkuyorum.
Gel sen gayret et biraz kendi cümlelerini yazmaya…
Gayretle değil de hayretle izindeyiz :)))
ebubekir’in karikatürlerinden sonra gerçek bir mizahla karşılaşmak beni bayağı keyiflendirdi. Kadehimi tekrar tekrar gayretle kaldırıyorum şerefinize dostlar 🙂
Ben de üçlü birliğe inanıyorum ama, bir başka üç ve bir başka birdir kastım:)
Gidiyoruz gidiyoruz, gayet gayretli gidiyoruz Mesih’in izinden, sen hiç dert etme kendine:)
sevgili arkadaşlar yorumlariniz süper:))) harikasiniz :)) çok teşekkür :)) ben size Yehovanin gokteki kralığını bildiriyom tabiki kitaptan olmalı mukaddes kitama dayanma degerlı arkadaşlar sizde doğrusunu öğrenin diye biz insanlar kosurluyoz.degerlı xenix arkadaşim sen yeterki benim yolumu öğren karar senin :)))
Kutsal Yazılar, Tanrı’nın önceden bilme gücünü kullanmadığı birçok olaydan söz eder. Örneğin İbrahim peygamber, oğlunu kurban edecek kadar büyük bir iman sergilediği zaman Yehova şöyle demişti: “Şimdi biliyorum ki, sende Tanrı korkusu var, çünkü oğlunu, biricik evladını benden esirgemedin” (Başlangıç 22:12). Bazı insanların kötü davranışlarının Tanrı’yı ‘incittiği’ durumlar da olmuştu. Tanrı onların ne yapacağını çok önceden bilseydi yaptıkları şeyler yüzünden acı duyar mıydı? (Mezmur 78:40, 41; 1. Krallar 11:9, 10).
Dolayısıyla, hikmetin kaynağı olan Tanrı önceden bilme gücünü ilk ana babamızın günah işleyip işlemeyeceğini öğrenmek için kullanmadı. Tanrı’nın akılsızca bir karar verip insanları önceden görebildiği bir dizi felaketi yaşamaları için yaratmış olabileceği düşünülemez
Kişiliğim hangi ruhu yansıtıyor? (Koloseliler 3:8-10, 13’ü okuyun). Dünyanın ruhu insanları bedenin işlerini yapmaya iter (Gal. 5:19-21). Üzerimizde hangi ruhun etkili olduğu, her şey yolundayken değil, bir sorun yaşadığımızda, örneğin bir iman kardeşimiz bizi umursamadığında, kırdığında ya da bize karşı bir günah işlediğinde belli olur. Ayrıca ailemize davranış tarzımız da hangi ruhun bizi etkilemesine izin verdiğimizi gösterebilir. Bu yüzden kendimizi sınamamız gerekir. Kendinize şöyle sorun: ‘Son altı ayda kişiliğim Mesih’inkine daha çok benzedi mi, yoksa eski konuşma tarzıma ya da bazı kötü alışkanlıklarıma geri dönmeye mi başladım?’
13 Tanrı’nın ruhu, ‘alışkanlıklarıyla birlikte eski kişiliği üzerimizden çıkarıp atmamıza’ ve “yeni kişiliği” giymemize yardım eder. Bu sayede daha iyi ve sevgi dolu kişiler haline geliriz. Yakınmak için geçerli bir nedenimiz varmış gibi görünse bile birbirimizi gönülden bağışlarız. Haksızlıklara ‘kötülük, kindarlık, öfke, gazap, bağırıp çağırma ve sövmeyle’ karşılık vermeyiz. Bunun yerine şefkatli olmak için çaba harcarız (Efes. 4:31, 32).
Offf Zeyno baydın hakketen …
Holy shit’sin yani …
. “oku.
ibadet edeceğine muhabbet et.
efendi ol, kafana göre takıl.
teşvik primi alma. hatta hiç prim alma.
terbiyesizliğe, yüzsüzlüğe, eşşekliğe prim verme. hatta hiç prim verme.
prim alana, prim verene selam verme.
modaya, trende sarma, sarana da mani olma. onlar eşşekliği yaşayarak azap çekeceklerdir.
seks için alçalma, aşkı çok yükseklerde arama.
sana tokat atana, kafayı göm ki, aklı başına gelsin.
ve kafatasçılara küfür et… itin köpeğin doldurduğu dünyada en hakiki mürşit küfürdür.
bacaklarından ancak koyunlar asılır. koyun olma ve kasaplara isyan et.
kumarın iyisini oyna, hayatınla… kötüsünün yüzüne bakma. de ki, ben insan olacağım!
kariyer eşşeklerin olsun, sen oku.
oku ve muhabbet et…”
ayrıca
“fatih, musa’nın oğluydu. musa fethullah’ın halaoğluydu. fethullah saçma bir insandı, de ki, fethullah’ı hiç karıştırmayalım. musa’nın karısı bir sürü çocuk doğurdu, bulaşık yıkadı, çamaşır yıkadı, hayatı öylece geçip gitti. musa okeye dördüncüydü. biz okey oynayanları, bütün gün o taşları mal mal dizip, etraflarında olup biteni fark etmesinler diye yarattık.”

parçuket Yehovanin gunu hırsız gibi gelince sen rahat ol git kefine bak okeni ona :)) ben ibadetimde ederim okurumda :)) benim için Yehovanin için önemli :))
bwallace4ever
ooff cekmenize gerek yok nuhun zamaninda insanlar böyle dediler ne oldu tufanda yok oldular
bwallace4ever bayılma artik hakketen Yehovanin gunu gelince boyle dersin:))
Mesih benim izimden gitsin. Neden ben onun izinde, üstelikte ‘gayretli’ bir şekilde olacakmışım? sebep?
Şu tanrıların biriyle zor başediyoruz, bi de ikincisini çıkartma piyasaya.
baal ya sen var ya harikasin İsa Mesih bizler için öldu baal sen kendini insanlar için feda edermisin? cennet yaşamak için Mesihin fityesine iman etmeliziz:)) baal sen Mesihden önce yaşasadin olurdu:)) senin izinden gelirdik:))))))))))
İsa nereye götürmüş ki izinden gidenleri? gez gör hepsi sıkıcı, ruhu ölü mekanlar.Ben sizi en kral diskolara götürcem.Üstelik masraflar da benden.
bwallace4ever. Tek bir gercek Tanrimiz var Yehovadir:))
Ben Yehova’yım. İsmim budur. Hakkım olan onuru bir başkasına, Bana sunulan övgüleri oyma putlara bırakmayacağım.İşaya 42:8
İsa kendini insanlar için feda etmişmiş?
Yahu bu orjinal günah konusu zaten kendi başına ilginç bir mevzu..:)
Tanrı adem ve havva’nın işlediği günahı,bu olayı engelleme imkanı olmayan milyarca insanın üstüne yazıyor..buradaki haksızlığı yetmiyormuş gibi,birde kendi oğlunu bu günah kalksın diye, dünyaya gönderip, işkenceye uğratıp,çarmıhta öldürtüyor.
Tek kelimeyle saçmalık!!
Sende bana diyorsun ki,”isa insanlar için kendini feda ettii….vs”, İsa derdini babasına yansın bana ne?
İşe yarasaydı herkes onun peşinden giderdi. Ben Baal’ın peşinden gidiyorum, en kral diskolardan Rio Karnavalına kadar. Yüce Baal sen sakın kendini feda etme, daha güzel ve heyecanlı fedalar var, at fedası, fil fedası, vezir fedası… hepsi birbirinden güzel.
Tanrı insanların üstünden günahı kaldırmak istiyorsa, İsa’yı gönderip bunca ezayı cefayı niye çektiriyor?Parmaklarını şıklatıp kaldıramaz mı???
Bu ne biçim tanrı yahuu?? Kendi oğluna bunları yapan sana bana ne yapmaz.:))
Siz konuyu bilmiyorsunuz bi kere..
Hıristiyan ilahiyatında bu konu gayet güzel ve mantıklı bir şekilde açıklanır, bütün soru işaretleri kaldırılır.
Hatta açıklamalı örneği bile vardır:
Mesela tanrı mahkeme başkanı olsun.
Hakim yani..
Ve kendi çocuğu da kırmızı ışıkta geçtiği için mahkemelik olup önüne çıkarılsın.
Hakim (yani tanrı) diyor ki; evet benim çocuğum bir suç işledi, ve cezası 100 yeni türk lirası..
Sabit midir?
Sabittir.
Tanrı işte aynen bu şekilde veriyor kararını…
Tereddüt var mı?
Yok.
İltimas?
O da yok..
Ama bizi çok sevdiği ve sevgiyle dolu olduğu içindir ki içi..
Elini cebine atıyor sonra ve bizzat kendisi ödüyor o yüz lirayı..
İsa budur.
..Ödenmiştir:)
İnanmayan gitsin papaza sorsun..
Aynısını anlatmazsa ben de zürafa olayım 🙂
Bu ne biçim açıklama, neresi mantıklı anlayamadım…
espiri yapıyor zannımca..
Din adamları mantıksızlığı böyle tabiri caiz ise çikolatayla kaplayıp,aynı şeyi tekrar tekrar yutturmak için çeşitli benzetmelere başvurur.
Eğer karşıdaki kişi inanmak isteyen bir duygu durumundaysa ikna olur ve rahatlar. Değilse daha da dinden uzaklaşır.
Bu arada,
Verilen örnek espri değil.
Ciddi ciddi anlatıyorlar bunu.
Bir pastörden de dinledim, okuduğum da oldu bir kaç yerde.
Sonra ama..
Müslüman geliyor ve diyor ki ne saçma..
He canım.
Muhammed öküzle tarımı, balıkla hayvancılığı kastettiydi derken pek bi mantıklı oluyo ama.
🙂
İlahi misafir, mantığın nesini anlamadın?
Hakim= tanrı
suç işleyen çocuk= insan
100 lira= suçun karşılığı olan ceza
İsa= tanrının şahsi hesabından yaptığı VİSA
Hoşgeldin yeni antlaşma.
🙂
Papazlar bunu söylüyor olabilir.Örneğe espiri demedim.
”Hıristiyan ilahiyatında bu konu gayet güzel ve mantıklı bir şekilde açıklanır, bütün soru işaretleri kaldırılır.”..demişsin ya espiri yaptığını düşündüm.
Bunun gerçek düşüncen olmadığını zannettiğim için espiri yapıyor dedim.Neyin mantıklı ,neyin saçma olduğuna bir dinin kendi inanırlarının gözüyle bakarak karar vermiyorum?
zira İsa acı çekmiştir.
hristiyanlık buna inanır.
eğer isa tanrının kendisiyse bu durumda tanrı mazoşist demektir.
isa tanrı değilse ,tanrı sadist olur.
Her halukarda parmaklarını şıklatıp günahı kaldırmak varken bunlaarı yapan bir tanrı saçmadır.
Espri değil, ironiydi.
Neyse, ben de sana söylememiştim zaten.
Okuyucular yaptığım benzetmenin bana değil, bilakis hıristiyan ilahiyatçılara ait olduğunu ve ciddi ciddi* onlar tarafından kullanıldığını bilsinler diye ayrıca ekledim.
Evet, İsa acı çekmiştir.
Ama %100 insan ve %100 tanrı olan tabiatının hangi yarısı?
Bunu özellikle ve tekrar söylemeK gerekiyor, çünkü hıristiyan inancına göre İsa sadece tanrı değildir, bu eksik ve yanlış bir tanım olur.
Doğrusu: %100 tanrı ve %100 insandır.
Yani bu ikisi aynı andadır.
İnsani ve tanrısal tabiatının birbiriyle ilişkisi ise; karışmaz, ayrışmaz ve birleşmez şeklinde formulize edilir.
Zamanında Sayın Bilgisev bunu pi sayısına benzetmişti:)
İsa’nın neresinin acı çektiği ise, Hristiyan ilahiyatı içinde ciddi bir konu ve ayrımdır.
Diyofizit ve Monofizit çekişme de denebilir..
Bir kısım kiliseler, İsa’nın çarmıhta sadece insani tabiatının acı çektiğini, tanrısal tabiatının bundan etkilenmediğini söylerken, bazı kiliseler her ikisinin de çektiğini düşünürler.
Tartış dur işte..
İsa.
(Yanlışımız var mı Zeynep kardiş, bak nasıl da izindeyiz:)
Samuel 15/1-3
Samuel Saul’a şöyle dedi: RAB seni kendi halkı İsrail’in Kralı olarak meshetmek için beni gönderdi. Şimdi RAB’bin sözlerine kulak ver. Her Şeye Egemen RAB diyor ki, ‘İsrailliler’e yaptıkları kötülükten ötürü Amalekliler’i cezalandıracağım. Çünkü Mısır’dan çıkan İsrailliler’e karşı koydular. Şimdi git, Amelekliler’e saldır. Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Kadın, erkek, çoluk, çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.’
Not: Hitler bile bu denli vahşeti yazmayı akıl edememişti.
Bu Tanri Arabin Tanrisi ile ayni Tanri , sonraki kitaptda ayni emirleri inanmayanlar icin veriyor , deve ve eşek azledilmis , ilerleme var .
Ama çocukluğumda Mesih’e dokundum.
Güzel yerdi kilise.
Ve duygularıma gelince;
Savaş gazisi bir Nazi’nin Hitler hakkında söylediği gibi aslında: “Evet, karanlık tarafları da vardı haklısınız.. Ama ben onun en güzel yanını gördüm. Ve kimse de bunu benden söküp alamaz”
🙂
Ah Zeyno ah, klasik ayrı, misyoner ayrı, pozisyon ayrı, birbirine karıştırmamak lazım bunları.
Genel öğretme görevimize dönelim. Bu işe katılmak için özel beceriler, eğitim ya da yetenek şart mı? Hayır, değil. Dünya çapındaki bu öğretme işi çoğunlukla olağanüstü yetenekleri olmayan, sıradan insanlar tarafından yürütülüyor. (I. Korintoslular 1:26-29) Pavlus şunları açıkladı: “Fakat bu hazineye [hizmete] toprak kaplar [kusurlu bedenler] içinde malikiz, ta ki kuvvetin aşırı büyüklüğü bizden olmayıp Allaha ait olsun.” (II. Korintoslular 4:7) Gökteki Krallığı küresel çapta vaaz etme işindeki büyük başarı Yehova’nın ruhunun gücünü kanıtlar!
Fakat “hakikat sözünü doğrulukla kullanarak, . . . . Allaha makbul ve utanılmaz bir işçi” olmak büyük kişisel çaba gerektirir. (II. Timoteos 2:15) Pavlus Timoteos’u şöyle uyarmıştı: “Kendine ve öğretişine dikkat et. Onlarda devam et; çünkü bunu yapmakla hem kendini, hem seni dinliyenleri kurtaracaksın.” (I. Timoteos 4:16) Öyleyse bir kişi cemaat içinde ya da dışında öğretişine nasıl dikkat edebilir? Bu mutlaka özel beceriler ve öğretme teknikleri geliştirmeyi mi gerektirir?
İsa, öğretme yöntemleri üzerindeki olağanüstü hâkimiyetini Dağdaki ünlü Vaazında çarpıcı şekilde kanıtladı. Konuşmayı bitirdiğinde, “halk onun öğretişine çok şaştılar.” (Matta 7:28) Tabii, hiçbirimiz İsa kadar iyi öğretemeyiz. Fakat etkili öğretmenler olmak için muhteşem konuşmacılar olmamız gerekmez. Evet, Eyub 12:7’de söylendiği gibi, “hayvanlar” ve “göklerin kuşları” bile insana sessizce öğretebilirler! Doğuştan sahip olabileceğimiz tüm yetenek ve becerilerin yanında asıl önem taşıyan ‘ne tür kişiler’ olduğumuz, yani hangi niteliklere sahip olduğumuzdur ve öğrencilerin örnek alabileceği hangi ruhi alışkanlıkları geliştirdiğimizdir.—II. Petrus 3:11; Luka 6:40.
Öğretişinize Dikkat Edin .gamaro:))) dikkatli ol:)))
İSA’NIN Binyıllık Hükümdarlığı insan ailesine sayısız nimetler getirecek. İnsanlık İsa’nın sevgi dolu yönlendirmesi altında bugünkü üzücü durumundan kurtulup görkemli bir kusursuzluğa erişecek. Bunun sizin için ne anlama gelebileceğini düşünün. Sağlık ve zindelik! Her sabah uyandığınızda kendinizi bir önceki günden daha iyi hissettiğinizi düşünün. Milyonlarca erkek, kadın ve çocuk o mutlu zamanda yaşamayı özlemle bekliyor. Onlar, o zamanı bekliyor ve bunun için dua ediyorlar. Mukaddes Kitaptan yaptıkları incelemeyle bu nimetleri tadabileceklerine ikna oldular.
Ancak, İsa Mesih Binyıllık Hükümdarlığına başlamadan önce yeryüzünü bu yönetime karşı olanların tümünden kurtarmalıdır. Kendisi bunu, Mukaddes Kitapta Armagedon olarak adlandırılan savaşta yapacaktır. (Vahiy 16:16) İsa’nın yeryüzündeki gerçek takipçileri bu savaşa katılmayacak. Bu, Tanrı’nın savaşıdır. Ayrıca bu savaş tek bir coğrafi alanla sınırlı olmayacak. Mukaddes Kitap bunun dünyanın en uzak köşelerine dek erişeceğini söylüyor. Mesih’in hükümdarlığının düşmanları yok edilecek. Onlardan hiçbiri kurtulamayacak!—Yeremya 25:33.
Ardından, İsa dikkatini İblis Şeytan ve cinlerine yöneltecek. Vahiy kitabının yazarının gördüğü şu sahneyi zihninizde canlandırın: “Gökten inmekte olan bir melek [İsa Mesih] gördüm; elinde cehennemin anahtarı ve büyük bir zincir vardı. Ve İblis ve Şeytan olan ejderi, eski yılanı, tuttu; ve onu bin yıl müddetle bağladı.” (Vahiy 20:1, 2) Daha sonra ise Şeytan ve cinleri sonsuza dek yok edilecek.—Matta 25:41.
“Kimsenin saymağa kadir olmadığı büyük kalabalık” Armagedon’da sağ kalacak. (Vahiy 7:9) Koyunlarını yaşam kaynağı sulara götüren bir çoban gibi, Mesih de ‘hayat sularının pınarlarından’ tam olarak yararlanabilmeleri için onlara rehberlik edecek. (Vahiy 7:17) Ruhi ilerlemeleri Şeytan ve cinleri tarafından engellenmeyecek ve Armagedon’da hayatta kalan bu kişiler, günahkâr eğilimlerini yenip sonuçta kusursuzluğa erişene dek adım adım yardım görecekler!
Mesih’in sevgi dolu yönetimi altında yaşam koşulları istikrarlı biçimde düzelecek. Yehova Tanrı acı ve üzüntünün tüm nedenlerini İsa Mesih aracılığıyla ortadan kaldıracak. O, “gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek; ve artık ölüm olmıyacak; ve artık matem ve ağlayış ve acı da olmıyacak.” (Vahiy 21:4) Peygamber İşaya bu tabloyu daha da netleştirir: “O zaman körlerin gözleri açılacak, sağırların da kulakları açılacak. O zaman topal adam geyik gibi sıçrıyacak, ve dilsizin dili terennüm edecek.” (İşaya 35:5, 6) Ve ölüler, ‘büyükler ve küçükler’ artık hiç ölmeme beklentisiyle yaşama getirilecek!—Vahiy 20:12.
Armagedon’da hayatta kalacak olan “büyük kalabalık” şu anda toplanmaktadır. Onlar Mesih’in Binyıllık Hükümdarlığının yönetimine hazırlanıyorlar. Bu yönetimin ne zaman başlayacağını bilmeseler de, Tanrı’nın uygun gördüğü zamanda geleceğine eminler. Siz de onlar arasında olabilirsiniz, fakat bunun için hazırlanmalısınız. Tabii bu hazırlığı mallarınızı satarak ya da belirli bir coğrafi bölgeye giderek değil, Mukaddes Kitabı inceleyip Yehova Tanrı ve amaçları hakkında tam bilgi edinerek yapabilirsiniz. Yehova’nın Şahitleri Mukaddes Kitabı incelemekten nasıl yararlanabileceğinizi size ve ailenize seve seve göstereceklerdir. Ve bunun karşılığında bir ücret ödemenizi ya da mecburiyet altına girmenizi istemeyecekler. Bu derginin yayımcıları size bu konuda daha fazla bilgi vermekten mutlu olacaklardır.
O halde ben istiyorum bi tane.
Eskilerin de dediği gibi; İçen adamdan zarar gelmez:)
gamaro ne istiyorsunuz sonsuz yaşami? dar yoldan gitip cennetmi? yoksa geniş yoldan gitip sonsuza dek yok olmakmi:))
Mesihin ardına bakmak istiyoruz.
Çok sıkıcı cümleler kasvet basıyor. Okumuyorum zaten…
Yok canım, bedenim büyüsün istiyorum ben.
Hatta o kadar büyüsün ki, bütün cehennemi doldurayım, başka kimse giremesin filan.
🙂