Üstteki, ilk dört tercihin de doğru tarafları var.
Sirklerdeki hayvanlarla yapılan gösteriler de insanlara hayvan sevgisi aşılayabilir. Ama bir yerde insanla yakın olan tüm hayvanların doğal hakları da alınıyor. Hatta evde beslediğimiz kedi bile bu açıdan bakılınca pek doğal ortamında değil, kedicik belki de sokakta yaşamaktan mutlu olacak, biz ona hazır ve kolay bir ev yaşamı sağlıyarak ona zarar veriyoruz.
Yunusların ve atların tedavi edici özellikleri epeydir medyada var, hayvanların ilaç ve tıbbı deneylerde kullanılması da etik değil ama bilimsel bir zorunluluk hala. Domuzların mesanesinden elde edilen hücreler ile kopan bir parmak tekrar çıkıyor. Savaşlarda yumuşak doku kaybına uğrayan gaziler için de yine domuz mesanesinden elde edilen hücreler kullanılıyor.
Çok ilginç bir konu, bravo sonsuz.
”Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir” (Wittgenstein)
Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
“Acı verilmeden” mümkün mü ki eğitmek?
Hem de nasıl karşıyım. Kedileri çok sevsem de evcil hayvana da karşıyım
Üstteki, ilk dört tercihin de doğru tarafları var.
Sirklerdeki hayvanlarla yapılan gösteriler de insanlara hayvan sevgisi aşılayabilir. Ama bir yerde insanla yakın olan tüm hayvanların doğal hakları da alınıyor. Hatta evde beslediğimiz kedi bile bu açıdan bakılınca pek doğal ortamında değil, kedicik belki de sokakta yaşamaktan mutlu olacak, biz ona hazır ve kolay bir ev yaşamı sağlıyarak ona zarar veriyoruz.
Yunusların ve atların tedavi edici özellikleri epeydir medyada var, hayvanların ilaç ve tıbbı deneylerde kullanılması da etik değil ama bilimsel bir zorunluluk hala. Domuzların mesanesinden elde edilen hücreler ile kopan bir parmak tekrar çıkıyor. Savaşlarda yumuşak doku kaybına uğrayan gaziler için de yine domuz mesanesinden elde edilen hücreler kullanılıyor.
Çok ilginç bir konu, bravo sonsuz.
”Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir” (Wittgenstein)