KURANA BAKIŞ

KURANA BAKIŞ
Kuranın hedefinin ana ekseninin ;insan-insanlık-insanlaşma ,metodunun da retorik-diyalektik-mantık üzerine kurulduğu ,evrensel konum-varoluşsal durum ve insanbilim ile test edilmesi sonucu ortaya çıkar…..
İnsanlık serüveni;insan türünün tüm zamanlar boyunca sembolü Adem üzerine diyalektik bir üslupla dillendirilir…
Adem yasak meyve deyimiyle sembolize edilen ; şuur,irade-görüş kazanımı sonucu bir bilinçle donanır veyeryüzünde ki serüvenine başlar…
BU SERÜVEN ÖZ-EYLEM BAĞLAMINDA tüm insanlığın serüvenidir…..
Beşer-insan diyalektiğinde tüm coğrafyaları kuşatacaktır….
Dil ve konuşma öz yapının nesnel yapıya aktarım ve yapılanmasında belirleyici olacak insan tümlüğü veya parçacı hali kendi varoluşunun keyfiyetini belirliyecektir….
İnsanlaşma hedefi ,Kuranın tüm anlatışının ana temasıdır….
Yine Kurana göre insan her şey olabilir….
Hayvandan aşağı ve meleklerden üstün…
Bütüncül bir bilgi edinmek için;evren yapısı, geçmiş ümmetler ve insanın geçirdiği biyolojik tekamül birbiri ardınca akleden ,aydınlık ve adalet istenci içindeki topluma anlatılır….
Kurandaki konuşma -diyalektik ve mantık silsilesini RESULLULAH kullanmış ,anlatım uslubuyla esrarengiz ve etkili bir iz bırakmıştır….
Temel hitap nas yani ;insanlık konumu üzerinedir…
Halk ve toplum zihin ve vicdanına hitap edilerek adalet yurdu ve yasası tanzim edilmek istenmiştir….
Ancak ilim adamınada seçkin bir yer tayin edilmiştir….
Kuranda o günkü zamana kadar gelen tüm hayat tarz ve uslubu değerlendirilerek Tevhidin üstünlüğü ortaya konmuştur….
Tabiata ve zamana tapıcılıktan ,hıristiyanlığa ,prağmatizm ve oportünizme ,ırkçılığa değin insanın üzerinde her ne kadar parçacı yapı var ise konu edinmiştir…
Kurandaki mantık örgüsü ve işleyişi ,minumum boyut ve sonsuzluk arasındaki bağ ve evrenin ögeleri arasındaki iletişim eşsiz bir diyalektik üslup içinde anlatılır…
firavun-nemrut gibilerinin aklı hezeyanlarına farklı ve insani bir büyüklük tanımıyla ortaya çıkarken, evrensel konum-varoluşsal durum ve insan bilimi diyalektiğinin ana merkezi yapmış
ve yalancıları şaşkınlığa düşürmüştür….
Yine Kuran öz-nesne ilişkisini ibadet bağlamında da ortaya koyarken ,hem halka hemde ilme seslenmiş, devasa bir işlerlik ve mahiyet sunmuştur….
Kuranın dili, bilindik ve bilinmedik alemlerin kesiştiği alan üzerinde çok boyutlu ifade ve anlam grafiği sergilemektedir….

67 yorum “KURANA BAKIŞ”

  1. “İnsanlaşma hedefi ,Kuranın tüm anlatışının ana temasıdır….”

    Demişsiniz,

    Bakalım bu “insanlaşma” nasıl oluyormuş,

    Kadınları döverek terbiye etmek;

    Nisa 34-Erkekler, kadınlar üzerinde hakim dururlar, çünkü bir kere Allah birini diğerinden üstün yaratmış ve bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar. Bunun için iyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah’ın korumasını emrettiği şeyleri, kocalarının yokluğunda da korurlar. Serkeşlik etmelerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince; önce kendilerine nasihat edin, sonra yataklarında yalnız bırakın, yine dinlemezlerse dövün. İtaat ettikleri halde onları incitmek için bahane aramayın. Çünkü Allah, çok yüksek çok büyüktür.


    Kölelik;

    Nisa25 Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.


    Sülalenin tüm kızlarını zevke tayin etmek;

    Ahzap 50-Ey peygamber, Biz, özellikle sana şunları helal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahibi bulunduğun cariyeyi, amcanın kızlarından, halalarının kızlarından, dayının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları; birde inanan bir kadın eğer kendisini peygambere bağışlar da, peygamber de onunla evlenmek isterse onu, sadece sana, diğer mü’minlere değil. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar, sana bir darlık olmaması içindir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.


    …vs,vs,

    Daha sürüyle saçma sapan ayet var,sabah sabah aklıma ilk gelenler bunlar,bir ara tam olarak da yazacağım.

    Biz bu “insanlaşma hedefinden” anlamıyoruz sanırım,bu şekilde insanlaşacaksak ölelim daha iyi.

    Kuran okuyun,daha çok okuyun ama anlayarak okuyun,

    Komik olmayın…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Kuranın ayetleri ;
    1,felsefi-düşünsel-inançsal altyapı oluşturmak amacıyla
    2.döneminin hukuki yapısına değinerek,sorunlar üzerine gitme ve konuma göre tavır
    3.evrensel barış ve aydınlanmayı savunma
    Kuran kesinlikle tecavüz amaçlı hayatı teşvik etmez..Ancak duruma göre yeni bir evre ,yeni bir açılım yapmak amacıyla ,gerçek hak-hukuku tanzim etmekiçin ,dönemin hukukunu düzenler…
    kadın döneminde hukuki ve diğer haklar anlamında daha alt seviyede olduğu için,özellikle felsefi ve ahlaki açıdan sağlam insanlarla döneminin bu yapısından ,insani bir yapıya geçmeyi hedefler….
    kültür ve beyin değişimi en zor olanıdır…
    ancak bu yaptırımlar insan haklarına riayet ihtiva eden yaptırımlar olmalıdır…
    köleci dünya sisteminden tam insan hedefli bir güzergaha girmek zordur…
    evrensel hukuk ancak kademeli olarak kurulabilir…
    kurandaki Adem sembolizmi;tam insanlaşmayı hedefler..
    tüm peygamberlerin hedefi;tüm insan ırkı için;özgürlük-adalet-eşitliği temin etmek için reherliktir…
    temel hedef budur…
    kimi hukuksal düzenlemeler zamanının konjektürüyle ilgiliyken,o dönemin baskın şartları aşılmaya çalışılmıştır…
    mesele,günümüz perspektifinden,daha değişik incelemeleri gerektirir…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. kimi hukuksal düzenlemeler zamanının konjektürüyle ilgiliyken,o dönemin baskın şartları aşılmaya çalışılmıştır…
    mesele,günümüz perspektifinden,daha değişik incelemeleri gerektirir

    Bu görüş çok uzun zamandır beklenen ve özlenen reform hareketi değil mi? Fakat aynı zamanda kıyasıya da itiraz edilen bir durum, hiç Allah’ın kitabı sadece zamanını hedef almış olabilir mi! Orada ne diyorsa kelime kelime tüm zamanlar için geçerlidir iddiası var.
    Konuyla fazla ilgim yok fakat geçerli otorite fikirlerine ters olduğu için soruyorum.
    http://sibelatasoy.com

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. 1,felsefi-düşünsel-inançsal altyapı oluşturmak amacıyla

    Hangi felsefe,hangi düşünsellik,hangi inançsal altyapı?

    İslam felsefeye müsade bile etmez,düşünmek yoktur,zira düşünürsen dinden çıkarsın,sorgulayamazsın bu seni kafir eder,

    Dogmatik özlü bir “din” ile felsefeyi nasıl bağdaştırırız onu bile hayal edemiyorum.İmani esasları zedelemeden kısmi olarak izni verilir gibi yapılmış bir felseden bahsediyoruz ve buna “kuran felsefidir” diyoruz öyle mi?

    Felsefe tanımlarını inceleyiniz…

    Sabah sporum olacak bu yazı,eh madem devam edelim,

    Düşünsellik;

    Neye ne kadar düşüneceğimizi yine “kuran” belirtmiş zaten,uzaklarda aramayalım;

    Maide 101-Ey iman edenler, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kur’an indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.

    **

    İsra 36-Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalb, bunların hepsi ondan sorumludur.

    …vs,vs,

    Bunlar da düşünmeyi övüyor mu diyorsunuz?

    2.döneminin hukuki yapısına değinerek,sorunlar üzerine gitme ve konuma göre tavır

    Dönemsel ve bölgesel bir kitap olduğunu savunuyorsanız sorun değil,ancak genelde “evrensel ve tüm zamanlara ait” olarak görülür,

    Eh öyle olmadığını da görüyoruz zaten,uzatmayalım…

    Devam;

    3.evrensel barış ve aydınlanmayı savunma

    (Bakara 193-(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur.

    (Bakara 191-Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.

    Nisa 74-Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.

    Bu kadar “barış ve aydınlanma” yeterli gelmediyse kendiniz de kuranda arayıp bulabilirsiniz,zira daha çok var…

    kadın döneminde hukuki ve diğer haklar anlamında daha alt seviyede olduğu için

    Çok merak ederim şu Hatice’yi hem örnek verip hem de “kadın sınıfsal olarak aşağıdaydı,islam yüceltti” demenin nasıl bir tedariksizlik olduğunu,

    Kadının kervanları var,patronluk yapıyor Muhammede,ayrıca onu beğeniyor ve istiyor,eş olarak alıyor. Hala gelmiş “o dönemde kadın ezikti” diyorsunuz,peki bu nasıl oluyor?

    De hadi ezikti diyelim “islam” ne getirdi?Neyi değiştirdi?Şimdi “islam tabiatlı toplumlarda kadınların kraliçe muamelesi mi görüyor yani? Ehliyet bile alamıyorlar,bisiklete binmeleri yasak hatta İranda pazarda kadınlara erotik diye bildiğimiz “salatalık” bile satmak yasak.

    Komik komik komik…

    kültür ve beyin değişimi en zor olanıdır…

    Arabın kültüründen,düşünüşünden bizlere ne?

    En fazla farklı her kültür gibi folklorik açıdan ilgileniriz,turistik olarak keyif alırız.İçimize sokup da hiç bize ait olmayan,bizle uyuşmayan bir kültürle birleşmemizin sebebi nedir?

    İlla kültür birleşmesi istiyorsak kendi “Türki” devletlerimizle yapalım bu işi.Çöl bedevisiyle ne işimiz var,onlar bizden öğrensin kültürü,hoşgörüyü,insanlığı…

    evrensel hukuk ancak kademeli olarak kurulabilir…

    Haklısınız ama bunu yapabilecek olan kaynak “kuran” değildir,her zaman tartışırım,”kuran” insan hakkı nedir bilmez,sadece “mümin erkek” hakkı tanır.Asla “evrensel” olamaz.

    mesele,günümüz perspektifinden,daha değişik incelemeleri gerektirir…

    Yani bknz:yeni yalanlar ve kıvırmalar gerektiri diyorsunuz.

    “Apaçık” demek “apaçık” demektir ötesi de yoktur.

    Hicr 1-Elif, Lam, Ra. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur’an’ın ayetleridir.

    Neml 1-Ta, sin. Bunlar Kur’an’ın ve apaçık olan kitabın ayetleridir.

    Nokta değil,virgül…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. dediğiniz doğrudur….
    bende ilahiyatçı değilim..
    arapçada bilmem…
    düşünce tarihi üzerine uzun süredir çalışırım….
    fakat bu reform kelimesi enine boyuna tarafsızca tartışılmalıdır…
    meselenin pek çok boyutu vardır…
    ben Kuran ve insanbilim-düşünce-felsefe ve siyasi tarihi incelemelerim sonucu şu kanaata vardım…
    Kuran;iki tekvini kiap olan;hayat-tabiat gibi bir fenomendir…
    Kuran;kelime unsurlarıyla yapılmış bir tabiattır..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Kuranda Adem semolizmi şunu ifade eder…
    Allah tüm eşyanın isimlerini ademe bildirdi…
    insan türü=Adem-Adamın üst türlülülüğü buradan kaynaklanır…
    bu durum;bilim-ilim-bilinç-şuuru işaret eder…
    temel İNSANBİLİMDİR…
    HAYVANLIKTAN ÖZSEL OLARAK AYRILAN insanoğlu;TARİH BOYUNCA kültürler üretmiştir…
    işte bu kültürlere cevap vermek gerçek ve tam insan özüyle,evrensel gerçekliği kurabilmek için döneminin yapılanmasına çözümler üretmek ve tam insan özünü ortaya koymak gerekir…
    hiç KLAN toplumuna bilmeği dille hitap edilebilirmi…
    Bu Kuranın evrenselliğini zedelemez…
    problem insan özü ve döneminin tutumuna karşılık verilen simge ve cevapların insanbilim ekseniyle çözümünü gerektirir…
    verilen ayetler İNSANIN GELİŞME SÜRECİ İLE BAĞLANTILANDIRILARAK okunmalıdır…
    iman etmenin anlamı;şüphe sonucu ,araştırma ve inceleme sonucu bir metodun yapısından emin olup koydugu insan anlayışını benimsemek demektir…
    bu anlayış beşer-insan diyalektiğini anlamaktan geçer…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. hiç KLAN toplumuna bilmeği dille hitap edilebilirmi…
    Bu Kuranın evrenselliğini zedelemez…

    Tabi canım ne demezsiniz,

    Ahzap 37-Hani sen, Allah’ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine nimet verdiğin kişiye: “Eşini yanında tut ve Allah’tan sakın” diyordun; insanlardan çekinerek Allah’ın açığa vuracağı şeyi kendi nefsinde saklı tutuyordun; oysa Allah, kendisinden çekinmene çok daha layıktı. Artık Zeyd, ondan ilişkisini kesince, biz onu seninle evlendirdik; ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri (kadınları boşadıkları) zaman, onlarla evlenme konusunda mü’minler üzerine bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.

    Evlatlığının karısıyla evlenebilmek derdi zaten evrensel bir sorundur mesela,millet yana döne “ah nasıl evlatlığımın karısını nikahlayayım” derdine düşmüştür değil mi?

    Bu kadar “evrensel” bir sorunu çözmek için Muhammedi evlatlığının karısıyla nikaha bile zorlar,vah vah…

    Hala kuranın “yöresel” olmadığını iddia ediyorsunuz değil mi,bakın size yine “kuran” cevap verecek;

    Şura 7-İşte biz sana, böyle Arapça bir Kur’an vahyettik; şehirlerin anası (olan Mekke halkı)nı ve çevresinde olanları uyarman için ve kendisinde şüphe olmayan toplanma gününü (haber verip onları) uyarman için de. (O gün onların) Bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindedirler.

    **

    Enam 92-İşte bu (Kur’an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.

    …vs,vs,

    Oldu mu?

    Neymiş “Mekke ve çevresiymiş” değil mi?

    problem insan özü ve döneminin tutumuna karşılık verilen simge ve cevapların insanbilim ekseniyle çözümünü gerektirir…
    verilen ayetler İNSANIN GELİŞME SÜRECİ İLE BAĞLANTILANDIRILARAK okunmalıdır…

    Ne hikmetse “allah” anlatamamış derdini “kulları” kurtaracak Muhammedi,

    Yahu “apaçık” ne demek algılayamıyor musunuz?

    Müslümanlar genelde sizin şimdi “sembol-sembolize” olarak sıkılamaya çalıştığınız tanımları “müsteşabih” olarak kıvırırlar.Sizin de yaptığınızın ondan bir farkı yok.

    Bırakın öküz altında buzağı aramayı,derdini anlatamayan kuranın tercümanları siz misiniz.

    “İnsanın gelişme süreci” ile bağlantılı okuduğumuz için zaten bu kitap 7. yüzyıl çöl kumunda kalmaya mecburdur,

    Hiç bir gelişim böyle bir reel yobazlıkla bağdaşmaz,

    Yine virgül…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. ayet sözcüğünün iki boyutu vardır;
    özsel
    nesnel
    bu iki boyut tanrıdan başlar ve tüm canlılıgı ve şeyleri kuşatır
    Tanrıya tekabül eden kısmı sonsuz-saf olma halini kapsarken;
    diğer canlılık kendi bağlamında
    insan ;kendi bağlamında ele alınır…
    ayet;doğma değil;canlılığın işleyişine tekabül eder..
    hem tarihi dönem ,hemde özsel yapı ,bulunduğu bağlam ve asli yapısı açısından ortaya konur…
    Ancak Kuranda tekamül;kesin bir hedeftir…
    tekamül kısım kısımdır…
    insanın biyolojik
    kültürel
    dinsel
    sosyolojik
    tarihsel
    siyasal
    hukuksal
    etik
    v.s…
    bunlar İNSANBİLİMİ yakından ilgilendirir…
    sürç ve oluşum mühimdir…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. bir din veya bir hayat anlayışı ;BEŞER-İNSAN bağlamına nereye oturuyor mesajın özü bu olmalıdır…
    peygamberin evliliğin nedenlerini tekrar inceleyiniz…
    mesele;insanbilim sürecinde islamın ve insanlığın öz eğrilerini ,nesnel süreçte nereye yerleştirdiğiniz problemidir…
    ben insanın mahiyetini baz alarak Kuranı doğruluyorum…
    kaldıki;muhammedi risalet sizin dediğinizden çok aşkın bir konumdadır…
    tüm tarihsel anlayışlarla kıyaslayınız…
    islamı ;insanlık özü-nesnel gerçeklik üzerine inceleyiniz…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. bir din veya bir hayat anlayışı ;BEŞER-İNSAN bağlamına nereye oturuyor mesajın özü bu olmalıdır…

    Nereye oturtuyor arkadaşım bu kitap “beşer”i?

    Mesela beşer deyince kimleri anlıyoruz,

    Emrinize uymamalarından şüphelendiğinizde “dövün” dediği kadınları mı?İslamı seçene kadar “savaşın” dediği gayri müslimlerimi?

    Kim bu “beşer”

    Sadece müslüman ve erkek olanlar mı?

    Siz hakkaten hiç “kuran” okudunuz mu?

    peygamberin evliliğin nedenlerini tekrar inceleyiniz…

    Klasik müslüman yalanı “neden evlendi araştırın” siyasal nedenleri olduğunu söylüyorlar,iyi de sırf siyasal da olsa “allah”ın peygamberine çıkar amaçlı “evlilik” yakışır mı?Aşk ve sevgi diye bir şey yok mu?Neden “islam” sevin demez?

    “Yoksul ve dulları himaye için evlendi” diyorlar,Yoksul ve dul kadınları kalkındırmak için illa evlenip sıraya mı bağlamak gerekiyor?Koca peygamber,ne dese kanun olurken tüm Arap yarımadasının kadınlarını kurtarabilecek adam gibi birkaç kelam etseydi ne olurdu?

    Evlenince kaç tanesini kurtardı,geri kalana ne oldu?

    Demek ki çözüm için yapılmış bir atak yok,siz de araştırınız.

    mesele;insanbilim sürecinde islamın ve insanlığın öz eğrilerini ,nesnel süreçte nereye yerleştirdiğiniz problemidir…

    Nereye yerleştiriyoruz arkadaşım?

    Siz söyleyin hadi,hangi islam ülkesi diğer gayri müslimlerce özenilecek ve ulaşılmaya çalışılacak bir “yüksek hedef/imaj” olarak tanımlanabiliyor?

    Sefaletten,cahillikten yer ile yeksan bu topluluklara özenen kimler var ve “kuran-islam” bunda ne gibi katkı sahibiler?

    Komediye devam…

    ben insanın mahiyetini baz alarak Kuranı doğruluyorum…

    Benim mahiyetimde “kölelik”,”kadın aşağılama”,”müslüman olmayanları kesme”,”müslüman değil diye haraç alma”,”çok eşliliği legalize etme”,”tüm dünyayı islam edene kadar savaşma”…vs,vs, olmadığından doğrulayamıyorum kusura bakmasınlar…

    islamı ;insanlık özü-nesnel gerçeklik üzerine inceleyiniz…

    Dedim ya “islam” sığmıyor benim insanlık anlayışıma,

    Size hoş geliyorsa sizi bağlar,ama ne zaman ki hiç alakası olmayan bir şekilde bunları överseniz gerçekleri de önünüzde göreceksiniz.

    Lütfen insan aklı ile alay etmeyin,gerçeği masaldan ayırd edebiliyoruz…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. ben islamdan şunu anlıyorum;
    sonsuzluk ve nesnel tarihi süreçin ilişkisini öz ve nesnel gerçeklik açısından ortaya koyan ,insanın tüm zamanlar boyunca açılımına dayanan,tarihsel durumu gözeten gerçek insan üreten bir fabrikadır…
    hiç bilenlerle bilmeyenler bir olurmu…
    bu öz Aliyi-ibni-sinayı-rüştü-farabiyi-sadrayı-begoviçi-malik bin nebiyi-cemil meriçi-erken rönesansı-emek-değer düşüncesini-dönem-çağlara göre hüküm düşüncesini ortaya koymuştur…
    Kurandaki ailevi-siyasi -hukuki kavramlar ,tekamül sürecindeki insanı oluşturmaya yöneliktir…şu sorunuza cevap vereyim;
    tüm dünya islam olana kadar savaşma…
    yukarıda tarif ettiğim islam parelelendedir..
    islam öze dönüşü esas alır…
    bu ademi ve insanı öze dönüştür…
    insani bir demokrasi esastır…
    ben burada kendi inançlarımı ortaya koyuyorum…
    hiç bir cemmaatın adamı değilim…
    kaldıki;kurandaki bu öz;dante-goethe hatta nietzche gibi düşünürleri derinden ekilemiştir…
    Garaudy;islamı ;insanlaşma süreci ile yorumlamakta,ilerici ,etik sonuçlara varmaktadır….
    sözkonusu olan ademi özdür…
    sokratvari bir ifadeyle;insanlık,öz-degerlerini ulamamışsa bu kendi şuurlarıyla ilgili bir sorundur…
    tarihin çeşili dönemlerindeki oluşumlar yine kendi şartları sonucudur…
    ancak evrensel insanlık özü çok derin bir konudur…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. ben islamdan şunu anlıyorum;

    Bu ne demek?

    Herkes başka anlıyor zaten,aslında sinmiyor içlerine,”Hizbullah” da “El Kaide”de bu dediğiniz gibi diyerek işe başlıyor,”hanifler” de,”aleviler”de,

    Yok böyle birşey,bir kitaba bakıp da bu kadar çeşit arzetmek ancak o kitabın tutarsızlığıyla açıklanır,o kitabın “dini” de tutarsızdır,tapıcısı da işte böyle “benim anladığım” diyerek kendini kandırır…

    şu sorunuza cevap vereyim;
    tüm dünya islam olana kadar savaşma…
    yukarıda tarif ettiğim islam parelelendedir..
    islam öze dönüşü esas alır…

    Zahmet etmişsiniz,tabi bu cevabı kendiniz yeterli görüyorsunuz ama yetmez,

    BAKARA SURESİ / 216: Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.

    AL-İ İMRAN SURESİ / 157: Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, Allah’tan olan bir bağışlanma ve rahmet, onların bütün toplamakta olduklarından daha hayırlıdır.

    NİSA SURESİ / 89: Onlar, kendilerinin inkâra sapmaları gibi sizin de inkâra sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız. Öyleyse Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı.

    NİSA SURESİ / 95: Mü’minlerden, özür olmaksızın oturanlar ile, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. Allah, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenleri oturanlara göre derece olarak üstün kılmıştır. Tümüne güzelliği (cenneti) va’detmiştir; ancak Allah, cihad edenleri oturanlara göre büyük bir ecirle üstün kılmıştır.

    ENFAL SURESİ / 39: Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah, yaptıklarını görendir.

    TEVBE SURESİ / 14: Onlarla çarpışınız. Allah, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, mü’minler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.

    …vs,vs,

    E bu kadar “öze dönüş” açıklaması yeterli sanırım,daha da var isterseniz.

    Aman dikkatli olalım,her an ellerinde satırlarla bizi “öze” döndürmeye çalışan bir müslüman çıkabilir.Sizin tezinizi anlatana kadar çoktan tahtalı köye yollanabiliriz…

    Yine de keşke sizin dedikleriniz doğru olsaydı diyorum,ama malesef ki değiller…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. dediğinizde haklılık payı ve bilimsel bir çözümleme ve derin bir analiz vardır…
    suni ve yapmacık bir tartışma peşinde değilim..
    ben DOĞU-BATI SENTEZLİ-İNSANBİLİM EKSENLİolarak meselelere bakıyorum…
    bagımsız düşünceye sahibim….
    Kurana silsile olarak baktıığımız zaman,tam insanı hedeflediği görülür….
    hedef budur…
    savaş-barış-kadın hakları-insan hakları-kölelik v.s konular ,günün koşullarıyla değrlendirilirken ,tam insan olma erdemi Kuranda pek çok ayette sözkonusu edilir…
    bu durum insan bilimin konusudur…
    söz gelimi marksizmi insanbilim açısından irdeleyelim…
    marks nihayetinde sınıfsız bir topluma geçmeyi hedeflerken toplumve insanların gelişimine binaen ara evreler sunar…
    önce feodalizmden-burjuvave kapitalistik ilişkiler topluma köksalmalıdır…
    çelişkiler görülmelidirki;sosyalizme geçilsin…
    yinesosyalist evredede işcisınıfı başı-boş olamaz…
    gelişimeyi sürdürebilmekiçin üst bir konseye gereksinimuyar..
    stalin ve troçkiburalardan farklı sonuçlar çıkarmışlardır…
    stalin devlet erkini zorunlu görürken,
    troçki ;işci konseyini gerekli görmüştür…
    aslındave diğer tüm yapılarda İNSANIN GELİŞİM SÜRECİNİ BAZ almamız gerekir…
    KURANIN YAPTIĞI BUDUR tecavüze kalkmadan tam insanı hedefleyerek asrının konumunu değerlendirmesidir..
    ALGILAMA YANLIŞLARI herkesin kendisini bağlar…
    ancak aydınca anlamak ve değerlendirmek azkişilere nasip olmuştur…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. “suni ve yapmacık bir tartışma peşinde değilim..”

    “KURANA BAKIŞ” Bu sizin başlığınız değil mi?

    Sizi başlığınıza istinaden kuranı konu alarak yaptığınız yorumlara yine kuran içerisinden delil getirmenizi öneriyorum.

    Yoksa çiğ çiğ tartışmayı ben de istemem ve genelde de yapmam.

    Şimdi siz “kuran”a endexlediğiniz başlığınızla da aşikar olan bu çıkarımlarınıza kaynak ve delil getirebilecekseniz amenna,yok boş atarım dolu tutarım derdindeyseniz de susalım siz yazın yazın bırakın…

    “ALGILAMA YANLIŞLARI herkesin kendisini bağlar…
    ancak aydınca anlamak ve değerlendirmek azkişilere nasip olmuştur…”

    Algılama yanlışında falan da değilim,

    “Dövün”,”öldürün”…vs,vs dediği yerlerde “yok dövün diyorsa aslında çiçek verin”,”öldürün diyorsa pasta ısmarlayın” dediğini anlayacak değilim herhalde,

    Normal zeka da bunu böyle anlamaz,anlayabilemez…

    Şimdi sizin çıkarımlarınızı temellendirebileceğimiz “kuransal” doneleri getirin de orta yolu bulabilelim…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. daha önceki yazılarımda belirttim
    ayet; canlılığın göstergeleridir
    Kuran hayat-tabiat gibi bir fenomendir…
    ben ilahiyatçı değilim ,ancak bilgi vereyim;
    kurandaki ayetler
    1.mekki;Allaha,ahirete,ahlaka,sabıra dair2.MEDENİ;EVLİLİK-BOŞANMA-SİYASET-HUKUKA dair
    ilk inen sürede,okumave ilim anlatılır….
    silsile içinde insanın gelişim süreci doğrultusunda devam eder…
    ayetlerin bütünlüğü budur…
    peygamber kimdir;iki cevhere sahip,faal-akıl sahibi-üstün insandır…
    işte peygamber bu bilim gücü sayesinde halka rehberlik eder…
    çağının tanığıdır…
    hedefi,tam insanlaşmadır…
    ayetlerin bütüncül bağlamı budur…
    ayetlerin bağlamını not aldıktan sonra size izah edeyim..
    şu kitaplar önemlidir…
    m.esed,kuran meali alişeriati,insan-islambilim
    ikbal-dini düşüncenin kurulması-yeniden yapılanma
    ali bulaç-akıl-vahiy
    begoviç,doğu-batı arasında islam
    garaudy-entegrizm

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. Kuran;insanbilim üzerine birkitaptır….
    insanlar şuur karşısında değişiktir…
    firavun,nemrut,ebu leheb,israiller
    hıristiyanlar
    müşrikler
    münafıklar
    ibrahim kavmi
    lut kavmi
    ad-semud
    böbürlenenler
    alaycılar
    gerçek ilim erbabıv.s
    hep bunlar KURAN da geçer…
    buralarda tam insan ve erdem hedeflenir…
    bu gerçek insanın karşısına bazı,toplumsal-hukuksal-evlilik ile hüküm çıkarsa ne yapar;
    bulunduğu dönemve konuma göre değerlendirmelerde bulunur…
    kadında sorun yoksa durum ayrıdır..
    varsa ayrıdır..
    müşriklerle sorun varsa ayrıdır
    yoksa ayrı…
    sokaktaki masum bir kadına saldırın demez kuran
    bilakis;
    hastya-yaşlıya-kadına

    zulmetmeyin der…
    bunlar kuranda geçer…
    şimdihangi sürededir…
    ezberimde değil…
    Kuran,ademi temellendirir…
    melekler ,insan türü karşisına secde ederler…
    bu hangi insandır,bilinçli-bilimle donanmış insan…

    ,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Ali K.

    Nasıl mantık dışı olunur diye bir ders olsa seni okutmak lazım.

    İnsanbilim’miş, sanırım rüyalarda gördüğün bambaşka bir kuran’dan bahsediyorsun.

    Benim okuduğum Kuran, resmen ve tamamen benden olmayana zulmedin diyor. (Müşrik)

    sokaktaki masum bir kadına saldırın demez kuran
    bilakis;
    hastya-yaşlıya-kadına
    zulmetmeyin der…

    Verdiğin kısır örneğe bir daha bak istersen, Kuran’dan önce hangi kavim durup dururken insanlara zulmeden bir anlayış sergilemiş. Bir milyar nüfusuyla Çin ülkesinde yaşayanlar kuran’dan mı haberdar? Kuran’dan binlerce yıl önce bir “insanbilim” yokmuymuş? Hititler, Sümerler, Asurlar, Mayalar, bir toplumsal kural dizisi olmadan mı yaşamış, Brezilya-Amazonda ormanın derinliklerinde yaşayan toplumlarda bir ahlak bir erdem yokmuymuş.
    Elbette vardı ve çöl bedevisi araptan çok daha mükemmel toplum yapılarına sahiptiler.

    Sana çok net bir şey söyleyeyim:
    Uluslararası ticaret yaparız, bugüne kadar hiç bir islam ülkesine parasını ödemeden mal yollamadık, buna mukabil avrupaya, Meksikaya, Çin’e kısaca islam harici her ülkeye rahatça akreditif açmalarına gerek duymadan mal yolladık. Bu mudur islamın İNSANBİLİMİ?

    Eğer buysa, üçkağıtçılık bilimi için islam en iyi örnektir.

    Oik0s: Sevgili Orcagada boşuna nefes tüketmemek lazım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. AZİZİM…senin iyi niyetli olduğundan eminim…
    ben illa belli bir entegrist yönteme bağlanmak zorunda değilim….
    kuranda kadınları dövünden çok çok fazla

    ahlaka
    bilime
    tevazuya
    düşünmeye
    eşitliğe
    hürriyete
    karşılıklı saygı ve yardımlaşmaya
    değer verilir…
    bunlar araştırırsanız Kuranda vardır…
    öldürme-dövme istenilen bir durum değildir…
    ancak mücaddele çok vardır…
    bu hayatın özüyle ilgilidir…
    ancak adalet esastır…
    yine savaş,konum-durum la ilgilidir…
    hedef barıştır…
    şuna emin oluki;ben kurani savundugum kadar
    bilimi,düşünceyi,aydınlanmayı,gerçek demokrasiyi kendine rehber edinmiş olan hangi ideoloji-mezhep-meşrep-ırktan olursa olsun ,budayı-spartaküsü,galilieyi,einsteini,weberi,sartreyi,adornoyu,bin bellayı,carullahı,nietzcheyi,v.s yerine göre savunurum…
    ben insan-insanlık-insanlaşmayı baz alırım…
    ayette bir anlaşılma sorunu varsa,çok degişik kaynaklarla inceler,insan üzerine bina ederim..
    benim görüşüm budur…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Oik0s: Sevgili Orcagada boşuna nefes tüketmemek lazım.

    Aynı fikirdeyim,sevgili Oik0s,

    Esenlikler…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. bumudur islamın islambilimi….diyorsunuz…
    bak ben insanbilimi nereden başlatıyorum…
    evren-tarih-süreçte insan kendisini yeryüzünde şekillendirir…
    insanın bir bedeni birde ruhi -bilinçli yapısı vardır…
    bu ikisinin muvavezenesi insanı insanlaşma aşamasına çeker….
    kuranda bu ademle dillendirilir…
    saf-tam insan olma hali
    nasıl
    hıristiyanlar
    yahudiler
    ideolojilerv.s
    bu insan bütünlüğü bağlamından uzaklaşmışlarsa
    bazı ve genel kuran yorumcularıda bu bağlamdan uzaklaşmışlardır…
    bence kuranın gerçek yorumuyla -insan özü çatışmaz…
    mısırda,yunanda,amerikada,çinde,hintede öz olarak bu insan özü ve nesnel gerçeklik baglamı vardır….
    ancak insan özü ve nesnel gerçeklik bağlamında temellere inmek gerekir…
    eğer farklı din-kültür ve anlayışlar insana endeksliyse problem yoktur…
    İSLAM TARİHİ İÇİNDE ;kuranı;ali-endülüslü bilginler-mutezile-ikbal-şeriati-begoviç-meriç-garaudy-hasan hanefi v.s gibi çok değeri düşünürler bulunmaktadır…
    bunlar ayetleri ne tür anlamışlardır…
    muaviyede-yezitte islam yorumcusudur..
    ancak yukardakilerle kıyaslanabilirlermi…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. Yukarıda yazılanlardan anlaşılan şudur ki Kuran kendine bir “Kuran cumhuriyeti” yarattırabilen (yaratan değil) bir kitaptır. Yarattırabilen diyorum zira bunu Kuran değil insanlar yapmaktalar. Herkesler bayrağı Muhammed in elinden alıp koşuya devam etme hevesindeler. Ama bu koşuşturma şeklinde olmakta ve koşanlar oraya, buraya, şuraya, ileriye, geriye koşuşturmaktalar. İşin ilginç yanı, bayrağı kapıp orada burada koşanlar, o herkeslerin de aynı yöne koştuklarını sanmaktalar. Oysa herkes farklı yöne koşmakta, sadece aynı yöne koştuklarını varsaymaktalar. Öğle namazına duran insanlar imamın yaptığını yaparken dışarıdan aynı şeyi yapıyor görünebilirler ama her bir kafanın içinden geçenler, mesela beklentiler ve yorumlamalar, birbirinden farklıdırlar.

    Aynı anda yatıp kalkan, aynı duaları ettiği sanılan, oldukça organize gibi duran bu kalabalıkları kullanarak yola çıkıldığı an zurna zırt demekte.

    Çünkü özde değil görünüşte öyleler. Özde aynı olmalarının mümkünatı var mıdır?

    Öz ile görünüşü bir arada tutmaya kalkınca da devreye PALA girmekte.

    Yani kabul etme ile kabul ettirme farkı karşısında hem Kuran hem de Tanrı kifayetsiz kalmakta…orada işin içine beşer girmekte ve bunu da ya zırvalayarak ya da şiddet ile sağlamakta.

    Yine yukarıda yazılanlardan anlaşıldığı üzere, kutsal kitap (kutsal kitaplar), tek tip anlama ve algılamada da kifayetsiz kalmaktalar…

    …hatta beter farklılıklar yaratmada etken rol oynamaktalar.

    Çünkü bugünün humanizma anlayışının berbat seviyede gerisinde kalmaktalar.

    Birbirinden farklı öğretim ve eğitimden gelenler, farklı kültürlerin içinden bakan gözler ile Kuran ı (sadece Kuran ı değil bütün kutsal kitapları) okuyunca farklı anlamalar ortaya çıkarmaktalar. Yazılanlarda da görüldüğü üzere itiş kakıştan ileriye gidemeyen bir şekilde ortaya konabilmektedir.

    Bu itiş kakışın nedeni, kutsal kitapların farklılıkları giderecek içerikten yoksun olmalarıdır…az önce de belirttiğim üzere bırakın fark gidermeyi beter ayrımcılık yaratıyor olmalrıdır.

    Bu farklılıklar, gereksiz saygı dilentileri, tehditler, husumetler, avanta, çıkar adına sahtekarlıklar ile kamufle edilmekte veya PALA devreye girmekte…

    -Öyle değil böyle anlayacaksın!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. yani bagnzlığım yokta şeriatinin 4 zindan kitabında,
    tarihin;iyi anlamanızısalık veririm..
    toplumun ve doğanın zindanları ve benliğin zindanlarından bahseder..
    bilim-din ve aşk eleleledir bu zindanları aşmada..
    hangi bilim-hangi din ve aşk…
    ha öyledir ama,ilmi rehberlik kaçınılmazdır..
    sözgelimi;devrim-aydınlanma-halk-millet -varoluş-eşitlik kavramları kurandan mütekamil birşekilde çıkar..
    ötekilerle bu baglamda zindanlar aşılabilir ve bir yasa teşkil olunabilir..
    sen diyorsunki;tanrı seyircidir,halk kitle ruhuna sahiptir,dinlerde bagnazdır..
    Tanrının öyle olduğuna inanmıyorum ;aklen-naklen ve kalben..
    ötekiler zulmü dışında beni ilgilendirmez..Yani kabul etme ile kabul ettirme farkı karşısında hem Kuran hem de Tanrı kifayetsiz kalmakta…orada işin içine beşer girmekte ve bunu da ya zırvalayarak ya da şiddet ile sağlamakta.

    Yine yukarıda yazılanlardan anlaşıldığı üzere, kutsal kitap (kutsal kitaplar), tek tip anlama ve algılamada da kifayetsiz kalmaktalar
    yani sen böyle diyorsun diye Tanrıdan vazmı geçelim..
    hayattaki amaçsallıga aykırı bu anlayış.
    her şey bir leş..
    anlamsız bir çark ve döngü.
    olacak işmi?
    zartv -zurtla biten o cümlende;bölgeciliğin tanrılaştırılmasıdır..
    sübanallah-elhamdüli,llah-allahuekber-esselamu aleykum..
    yani boşmu ,karın doyurmayan şeylermi bunlar,komikmi sence?
    olmaz-olamaz-olmamalı..
    kutsal ruh -ruhul kudüs adına olmamalı..
    herşeyin temeli adalet adına olmamalı..
    unutma?sezai karakoçun dediği gibi;mevcutun üstünde bir var vardır..
    emege karşılık veren..
    ruhta temellenen aşk tanrıya karşılık gelir,tıpkı pascalın yaptıgı gibi..
    herşeyi saran bir sevda.
    tabiatı-tüm tarihleri-tüm zerreleri saran sevda..
    olacak işmi?
    tanrıdan vazgeçilirmi..
    tertemiz olmak isteyen-tarihin pisliklerinden temizlenmek isteyen insana Allah yetmezmi?
    Allah nasıl olamaz
    bu akılların oldugu unsurlar dünyasında total bir akıl nasıl olamaz..
    hangi aşk-hangi sosyalizm-hangi demokrasi bunu savlayabilir..
    bizim cinsimizden olmayan bir şey illa olamaz demekmi?
    Kuran öyle anlaşılmamalı..
    tarihi verilerde öyle değerlendirilmemeli..
    Öz ile görünüşü bir arada tutmaya kalkınca da devreye PALA girmekte.

    Yani kabul etme ile kabul ettirme farkı karşısında hem Kuran hem de Tanrı kifayetsiz kalmakta…orada işin içine beşer girmekte ve bunu da ya zırvalayarak ya da şiddet ile sağlamakta.

    Pala…dogru…her dönemin palaları çok..
    ne yapalım,tanrıdan vazmı geçelim?
    öyledir,her düzenin palaları var islamında ..
    tanrıdan vazmı geçelim..
    hangi peygamber devlet olduki;hz muhammed ve birkaçının yerel devleti yanında..
    necm süresini okuyun ya yetmezmi?
    birde islam şu demektir?zulmün karşıtı,mazlumun dini sorulmazda şiarıdır..
    ne yapalım uyuyorlarsa islamdan vazmı geçelim..
    namaz,oruç,hac kısır döngüler diye islamdan vazmı geçelim,
    olacak işmi?
    hepsinde yokmu döngüler..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Çünkü bugünün humanizma anlayışının berbat seviyede gerisinde kalmaktalar.

    Birbirinden farklı öğretim ve eğitimden gelenler, farklı kültürlerin içinden bakan gözler ile Kuran ı (sadece Kuran ı değil bütün kutsal kitapları) okuyunca farklı anlamalar ortaya çıkarmaktalar. Yazılanlarda da görüldüğü üzere itiş kakıştan ileriye gidemeyen bir şekilde ortaya konabilmektedir.

    böyle yazmışsın…
    öyledir diye;humaniter humanizm ve ademi birlik görüşümüzden vazmı geçelim..
    ne yapabilirizki biz?
    her kesim tutturup gittiği-tanrı-inanç-tarih anlayışı var,yada yok..
    ben kurandan öyle anlamıyorumki;
    ne yapalım bu bayini ne yapayım..
    kendi varoluşumuzdan vazmı geçelim..
    Allah tüm mzlumları -ahlak ve adalet erlerini korusun…
    vahyin epistemolojik ve ontolojik yapısı illa kategorik akılla çözülmezki..
    ahmet kayanın ,ferhat tuncun,ahmet şafagın,elvis presleyin,marksın,halkın,milletin ızdırabı BİZİ allaha götürüyor..
    gelin insanlar;ey nas hakkın üzerine birleşelim diyoruz..
    ve osman öztunçun şarkılaştırdıgı şiirde anlattığı gibi;
    her dinin sevdiği adalet ve her yerde haykıran bir hak olduguna inanıyoruz..
    kantın düşlediği nevi beşer birliğine dogru gidilecegine inayıoruz..
    varsa nevi beşerin tümlügünü(bu bir zarurettir) açıklama gayretin bizde katılalım..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. mahir çayan ,mustafa pehlivanoglu,şeyh şamil,ali şeriati,seyyid kutup, bunlar adına yazık degilmi?HAYATIN KOFLUGUNA ve absurde inanmak..
    dostonun dediği gibi;tanrısız dünya muhaldir,h,çten hiçbir şey çıkmaz..
    Allah bizi büyük iddialardan kaçınmaya sevketsin..amin…
    yani bunları söylemek istemiyorumda bir memur olarak..
    keyfimdende söylemiyorum..
    Kuran ve insanlık dogru amaçlandıgı takdirde aynı sonuçlar verir…
    ben yalakaysam namerdim,tüm insanlıgın hak üzerine birliğini istemiyorsam namerdim,inanmadığım bir şeyi söylüyorsam namerdim..
    yeterki dogru zemini bulalım..
    konum,momentum,devir aşk ve adaleti buluşturmak..
    ben 2 senedir yazıyorum bu sitede;
    kah insanbilim dedim,kah diyalektik dedim,kah adem dedim,kah nevi beşer dedim..
    her satırı aglayarak yazdım..
    niyeydi…
    derdim nedir benim?
    gerek yok yazmaya ama..
    mecburiyet..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. Benim yazdıklarım benim baktığım penceremden gördüklerimdir. Bir tavsiye olarak almanıza sebep olacak algılamaya sebep oldu ise kusura bakmayınız.

    Yazdıklarım birer tavsiye değildir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. Bırak doluyu kofu. Sen hayatın kofluğuyla doluluğunu harmanlayabiliyor musun biraz ondan bahset ? Ki o ayrı bir meziyettir elbet.. bazen absurt, bazen sanat, ve bazen şarap..

    Mizahsızlığınız nerden geliyor hiç düşündün mü misal?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. tarih boyunca kimileri şarap içmiş,kimileride ibadet etmiştir..
    her harukalde insanlık arayışı ve zulüm karşıtlıgı aleni bir şekilde varolagelmiştir..
    bu serhat raşa ve hüseyin mahmutoglu için degişebilirmi?
    hakkın tanzim ve tavsifi asıldır..
    yoksa şarap degil şarap tali bir meseledir…
    katılımcı ademi merkeziyet dediğim bu..
    kimsenin keyfi ihtiyaçları yok,aslaolan,asli gereksinimlerin tasnif ve yapılandırılması…
    eglencenin bir sınırı olmalı degilmi?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Bak bi daha yazayım istersen;

    Gözünü hiç’likten varlığa açan, ve farkında olduğunun farkında olan bi algı en büyük travma kurbanıdır.

    Bütün felsefe sözlükleri bunun ispatıdır.

    Ama sen diyorsun ki “İnSaNlık”

    Tür’e hitaben konuşuyorsun yani:)

    Tanrı’ya inanıyorsan görmelisin oysa: Budur işte tanrının amaçladığı insanlık.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. “eglencenin bir sınırı olmalı degilmi?”

    Hah şöyle sadede gelelim. Boş verin isim yazmayı, ne olmalı bu sınır söyleyin, ben dinliyorum.

    xenix: Takiplerim

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. Kimileri de hem şarap içmiş hem de ibadet etmiştir.

    Aslında azıcık ayakların yerden kesilmesi de iyidir…

    …insan daha bir açık sözlü oluyor.

    Hani tanrı zaten içinizden geçeni biliyor bilmesine de tanrı ile daha bir cesaretle konuşursun. Daha bir rahatlar insan.

    Bakın trafik yasasında değişiklikler oldu. Promil sınırını 0,5 ten 1 e çıkarttılar.

    Dinde de belirli bir promile kadar alkol serbesttir dense fena mı olur…zaten 4 elma ye o promil oluyor. Alkol doğada var.

    Kılıfı da var haaa…

    Aha sana Nahl 67.

    67:
    Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.


    Karışmadıkları ihtiyaç mı var…talisine de asli olanına da burunlar sokulmakta.

    Size bire şey söyleyeyim mi beyefendi… Sorun ne biliyor musunuz?

    İnsanları tahakküm altına alma şehveti onları mutlu etme şehvetini tüm zamanlarda dövüyor olması…

    …insanları çekip çevirmek onları keyifli kılmaktan daha avantalı da ondan.

    🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Mizahsızlık dedik, anladığına ve verdiği cevaba bak: “hakkın tanzim ve tavsifi asıldır..”

    Ne kadar uzak, ne kadar uzak.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. arkadaş,,zerdüştlükte,hıristiyanlıkya,taoizmde içki-şarap vardır..
    kimi ideolojilerdede kutsanır..
    islamda şia ve sünnilere göre genelde kabul görmez..,
    oturup tüm taraflar zulmü-istismarı ve sömürü yok edecek kanunlar kurabilir..
    senin içki içmene ne diyebilirimki;benim savundugum-eşit-eadil-katılımcı yönetim..blokların kendi içinde halkın tam demokratik ouylarıyla gelmiş,özyönetim..
    islamdan bu çıkar diyorum..
    katılımcı ademi merkeziyet..
    eglence burada kesilmeli…
    ben ahlaki özyönetimden bahsediyorum ve bu iç koşullara baglıdır ve hiç bir zaman zulüm şartlarını oluşturmaz..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. ben sana benim gibi benim tasaerladıgım toplum gibi ol demedimki…
    kendi içinde adam ol dedim..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. Şurada kız kıza konuşuyoruz…

    …başlığımız da Kuran yorumu.

    Şiasını sunnisini yiyim arkadaş…Kuran dan üstün mü bunların sünneti. Sen oradan haber ver. Aha kapı gibi Allah kelamı Nahl 67 koydum oraya…

    ….Kuran üstü müdür bu şisa lar ile sunnilerin kabul görmemeleri.

    Koskoca Allah ın kelamını beşer seviyesine çekmektesin…

    …şiaya sunniye mi kulluk etmektesin.

    Ha?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. taamamda…
    şöyle düşün;
    her toplum tarihinin görünümüdür..
    islamda;iranda,arapta,türkte,kürtte yer yer farkloı olabilir..
    şimdi sen tunceli toplumu,hakkari toplumu ile yozgatı,kırıkkaleyi kıyaslayabilirmisin?
    hacı taşan-neşet ertaş ile;ferhat tuncu-ozan emekçiyiyi kıyaslaman mümkünmü,vücut farklı;anvcak hak tanzim edilerek ortak bir söylem geliştirilebilir..
    hem osmanlı hem alevi isyanları ortak bir zeminde nasıl anlaşılmalı?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. Kime dedin peki, kendi içinde adam ol diye?.. diyeceğim şimdi… Bu sefer de diyecek ki; ben onu size söylemedim.

    E kime dedin peki, buggs-bunny ya da speedy gonzales’e mi?

    Kişinin kendi içinde ne olup olamayacağından sana ne kardeşim, adamın eğlencesinden sana ne?

    Nerden geliyor bütün bu pansumancılık ve yardımcı sağlık personeli kılığında hatırlatıcılık?

    Şaraba mı takıldın şimdi de, onu mu tuttun bunca kelime içinde, hem de taoizm ve bilmem ne ekseninde?

    Oysa ben diyorum ki sana; Hatırlarım Elbe’de geçen günlerimi misal.. Napolyon filan da değilim ha, sadece kederli bi akşam ve sarhoş.. Ne diyeceksin şimdi bana, yine mi hakkın tasvı-fı ve aslı ?

    Tüm bunlar nasıl da açıklıyor oysa.. mizahsızlığınızı ve sanatsızlığınızı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. İslam’dan katılımcı demokrasi çıkarmak…

    Sanki peygamber demokratmış gibi… Kestiği yahudilerin kanı ellerindeyken ve sırf islam olmadıkları için, KAFİR (onlardan olmayan) oldukları için, kitapda yüzlerce ayrıştırıcı ifade varken…

    Kuran denilen zırvada şiddet, ayrışım, ceza, suç var mı var; o halde neden hala bu insanlar kitabı kutsamaya devam ediyorlar ?

    Bitmeyen söylem; “siz yanlış anladınız, o ayette aslında bunu demek istemiyor, şu ayete bakarsan bunu diyor, o ayette bilmenne sözcüğü bu anlama gelmez” şeklinde açıklamalar neden tekrarlanır durur yalan oldukları besbelli oldukları halde ?

    Bugüne kadar yüzbinlerce recmedilmiş kadın, eli kesilmiş hırsız, iftira veya gerçek kellesi kesilmiş sanık, dili kesilmiş dinsiz, toprağı alınmış kafir SİZLERE sesleniyor duyuyor musunuz ?

    Tanrıya küfreden berberin sesi geldi mi? Yirmibirinci yüzyıl ucubeleri çalışıyor, baktıkları yer aynı…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. sen şarabına a.dilipakın söylediği gibi uzanan eli önce ben kırarım..
    sen bu konuda ilk degilsin..
    şiide-sünnide-hıristiyanda-sosyalistte..
    islam dünyasının batının..
    alkol kulananın efkarı yokmu ..var..
    kullanmayanın var..
    ben hak ve hukukun tevziinden bahsediyorum..kurumsal olarak…
    şarap öz yönetim ve dogrudan katılım içinde kaçta kaç orandadır?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  39. Yahu arkadaş bak ne yazmışım;

    “Birbirinden farklı öğretim ve eğitimden gelenler, farklı kültürlerin içinden bakan gözler ile Kuran ı (sadece Kuran ı değil bütün kutsal kitapları) okuyunca farklı anlamalar ortaya çıkarmaktalar.”

    Bak ne yazmışsın:

    her toplum tarihinin görünümüdür.. islamda;iranda,arapta,türkte,kürtte yer yer farkloı olabilir..
    şimdi sen tunceli toplumu,hakkari toplumu ile yozgatı,kırıkkaleyi kıyaslayabilirmisin?
    hacı taşan-neşet ertaş ile;ferhat tuncu-ozan emekçiyiyi kıyaslaman mümkünmü,vücut farklı;anvcak hak tanzim edilerek ortak bir söylem geliştirilebilir..

    Şimdi bu iki ifadenin bir farkı mı var?

    Her tarafı ile hemfikiriz.

    Bu ne demek…

    …bu şu demek;

    Ortada bir kitap (ya da kitaplar) var ve bu kitapları her okuyan farklı anlayacaktır…anlıyor da zaten. Bu farklılıkların peşinden gitmeler değil midir mezhepler?

    Eeeee…

    Bu da farklılıklar nedenli ayrışmalar bölünme değil de nedir?

    Ve devam etmişim;

    Bu itiş kakışın nedeni, kutsal kitapların farklılıkları giderecek içerikten yoksun olmalarıdır

    Bir kaç kabileyi, kavmi çeker çevirirsin de…işin içine farklı kültürler, ideolojiler, akımlar, sentezler, felsefeler diye kabaca belirtebileceğimiz zebginlikler girince çuvallıyor.

    Pala orada devreye giriyor diyorum.

    Pala olmazsa olmaz anlayacağın…

    …palanın olmadığı din eksenli topluluk mu var?

    Var ise söyle bilelim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  40. öyle olmaz…
    sokrattan ,platondan,hegelden,markstan,budadan kamil toplum çıkarda,hz.muhammedden çıkmaz,öyle şey olmaz..
    ben hegelin,marksın,weberin,on çeşit anlayışını ve uygulama farklılıgını ortaya koyarım..
    hz.muhammed;ilahi-tabi düşüncenin en görkemli hallerindendir..
    asmış-kesmiş;felsefe-itikat ve sosyoloji öylemi anlaşılır…
    varoluşu sorgulayınsana…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  41. sayın hola farklı tarihsel yapılanmalrı iyi anla..
    yav..örnek vermek istemiyorum amma..
    abdullah çatlı tuncelide çıkmaz,orada ozan emekçi çıkar ve zerdüştten esinlenerek,halk kurtuluşunu destekler..
    yani demek istediğim;belirgin tarihsel dönemler ve toplumsal ayrışmalar,ortak kanaaatlerde birleşmesi zordur..
    o yüzden aydınlar bölgesellik ve evrensellik duyumunda zorlanırlar yda taklitçi olabilirler..
    halk ;genel geçer tarihselliğin sorgusuz talibidirler..
    anlamazlıgın asıl yönü bu bence..
    yani ;yargılanması gereken;tüm toplumların aydın ve bilginleridir..
    zira halk-mevcut ile ötesi arasındaki bagdan son derece uzaktır..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  42. “halk ;genel geçer tarihselliğin sorgusuz talibidirler..”

    …bu ne manaya gelmekte?

    Benim anladığım;

    Beşer gelip geçicidir…

    …yanılıyor muyum?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  43. kısmen öylede..
    kısmende;türklerin yada kürtlerin konumu,ynnlılardan ayıran,yada ermenilerden,ruslardan,farslardan ayıran uzak olarak;almanlardan ayıran gelenek-görenek-inanç ve ulusal yapılar anlamında söyledim..halk bunları devralmıştır,saygıdegerdir ..
    ama tevarüsen devralmıştır,irdelemnmesi gereken konu ve bunun için savaşırlar..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  44. yani ;yargılanması gereken;tüm toplumların aydın ve bilginleridir..
    zira halk-mevcut ile ötesi arasındaki bagdan son derece uzaktır..

    Ben de bunu anlamadım.

    1400 yıldır yargılanacak olanlar bunlar yani… Bu nasıl bir psikoloji kardeşim. Nasıl?

    Koyunluğu bozanlar yargılansın diyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  45. ben bunların aşılmasının zaruretinden bahsediyorum,toplumsal aydınlanmadan sorumlu aydınların,işi zor ve agırdır,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  46. Pekiii…

    Kişinin “ben zaten genel geçen tarihselliğin sorgusuz talibiyim” şeklinde bir düşüncede olmasına bakalım…

    “Ben dünyevi yaşamda genel geçerim” diyen aynı zamanda bana da aynısını diyecektir.

    “Sen de genel geçersin.”

    Aslolan ahir yaşamdır…hani bir yerlerde bir değerimiz olmalı…

    Kendini öyle gören beni de öyle göreceğinden değerlendirme kertesinin geldiği yer nedir?

    Hepimiz hiçiz…veya kuluz.

    Hiç olarak gördüğün birinin “şahsına münhasır” olarak neyine değer verebilirsin?

    Farkında mısınız tam olarak geldiğimizin yerin…

    Ahlaksızlığın başladığı yerde hatta kökenindeyiz…

    …

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  47. hani yukarıda 4 zindandan bahsetmiştim..
    toplum
    tarih
    doğa
    benlik
    bunların tutsaklıgını nereye kadar aşabiliriz,illa aşmamızmı gerekli sorusuna nasıl yanıt verebiliriz?
    tabi bunu aydın ve bilginler çözecektir halk ve millet lehine.
    halk ve millet işindedir ve meslegindedir;
    doktor-işadamı-ögretmen-köylü..
    aydın bunlardanda olabilir ancak;toplum olarak neliğinin bilincinde ve ugraşısındadır..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  48. yani ;yargılanması gereken;tüm toplumların aydın ve bilginleridir..
    zira halk-mevcut ile ötesi arasındaki bagdan son derece uzaktır..

    Ben de bunu anlamadım.

    1400 yıldır yargılanacak olanlar bunlar yani… Bu nasıl bir psikoloji kardeşim. Nasıl?

    Koyunluğu bozanlar yargılansın diyor.

                        biz bunumu kastettik,olacak işmi?
    
    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  49. Bu aydın bilginler halktan sayılmıyorlar yani…

    🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  50. Neyi kastettin?

    Yukarıdaki ifaden gayet açık: Düşünen insanın kurduğu bağlar, senin bağ anlayışından uzak diye kahve misali yaptığın yorum ortada…

    Aydın ile halk birbirinden uzaktır evet! ve böyle olagelecektir. Ta ki halk aydınlanana kadar… Yoksa kurguların asla ve asla halkın yoluna inemez.

    Ötesinde, istediğin/arzuladığın NİYET; halkın yararına mıdır, değil midir olgusunun açıklamasını ise tarih yapar. Ve fakat, Maalesef bugüne kadar tarih kurgucularını ezip geçmiştir. Bkz. Dünya tarihi…

    Şeriati’ye gelirsek, bir dini sosyal bir amaca yerleştirmek, fikir gibi gözükse de dogmanın yeniden şekillenmesinden başka birşey değildir. Sonuçları illaki ahlakidir. ve sen bu sitede birçok defa bu anlayışını belirttin.

    Sonuç: Kendi ahlak anlayışını dayatmak…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  51. aristokratik bir yapıdan bahsetmiyorum..
    halktandırlar amma reberdirler..
    yön tayin ederler,zamanının davranışını gösterirler..
    aydın,illa meslek erbabı degildir..
    ayrı bir konsepti vardır..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  52. aydın kendi tarihsel strüktürünü yorumlar ve açar..
    olurmu öyle şey?
    tanzim ve tertip keyfi olabilirmi?
    aydın ;varlık ve süreç baglamında kendini ve toplumunu zamanın kriterlerine göre;hak ölçüsünde yorumlar..
    insanlık’baglamında ;yerel bir perspektif kurar..
    hangi bag?
    ekonomik-laik-sanatsal-humanist bagları oluşturan yukarıdaki 4 ana bağdır..
    tarih
    toplum
    doga
    benlik
    şehvet-beka ve tapınma toplumdan topluma yoksayınırmı
    olurmu böyle..
    ana kriterler bellidir.
    tarihsel yapı böylece izah edilir..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  53. Şeriati’ye gelirsek, bir dini sosyal bir amaca yerleştirmek, fikir gibi gözükse de dogmanın yeniden şekillenmesinden başka birşey değildir. Sonuçları illaki ahlakidir. ve sen bu sitede birçok defa bu anlayışını belirttin.

    Sonuç: Kendi ahlak anlayışını dayatmak…

    »sen farklı hak üzre ahlaki bir ;nevi beşer üzerine bir ahlak anlayışı koy,varlık ve süreci konumlandırarak..
    her ne olursa olsun,onu kabul edelim..
    ister dinli,ister dinsiz olsun amma bir kuşatıcı adalet olsun içinde…
    hani bir ara slogandı;
    herkes için adalet…
    insanların arasını niye açıyorsunki…
    hepsi diyalektiğe tabi..
    insanlar birbirine önderlik ederek;halk-millet ve insanlık aleyhine tüm girişimler yok edilebilir..
    cürmümümüz neki bizim..
    takdirin birer parçası değilmiyiz?
    tek bir blok oluşturmak o kadar uzakmı…
    olurmu..
    şurada yanılıyorsun..
    öne çıkan her numunenin mulahazalarını ciddi ve ilmi zannediyorsun…
    değil…değil…
    mevcudun üzerine yığılmalar ve mevcuttan dalgalanmalardır onlar..
    şuna inan;en günahkar insan ,günahsızlıga en yakın insandır..
    en radikal islamcı ile en radikaateist;birbirini iyi anladıgı vakit;ortak bir zulüm karşıtlıgını otomaytikmen gerçekleştirirler..
    sen ahmet şafakla,ahmet kayanın gönüllerinin farklı oldugunu izah edemezsin bana..
    kant ve şeriatininde..
    ortaya yapay çizgiler çekilmiştir hep.
    hegelde geist ,marksta madde ,şeriatide Allah olan inancın;ileri aşamalarda öyle bir birlikteliği kurulurki;

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  54. Ahlaktan adalete nasıl geldin yahu ?

    Mini etekli kızdan bahsediyorum, hani şu sizin abdestinizi bozan…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  55. Çünkü ahlaklı olan Adaletli olandır gibi bir cevap gelecekse, beraberindeki kapsamlı analitik açılımı merak ettiğimi söylemek istedim. 🙂

    Çünük bu konu hala netliğine kavuşamadı zihnimde.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  56. aslolanın toplum olduğunu söyledim;toplumsal adaletin (ki tanzimi zarurettir)tanzimiiçin toplumsal ahlakın öncelikli olarak olması gerekir..keza;hukuk-siyaset ve ekonomide,bunların beraberinde tanzim edilir..istenilen ve gerçekleşmesi gereken toplumsal adalettir..
    yalan-hırsızlık-adam kayırma-rüşvet..v.s her toplum için kötüdür ve asıldır…
    zina ve alkolde ;anlaşmazlık olsada,bunlar aşılabilir..
    yani;toplumsal adaletin tanzimi için,ahlak temel bir birimdir,her tarafta kök salar.düzenleyici içsel bir ilkedir..
    adalet;ahlakın davranış haline gelmiş şeklidir..
    hak teori ve pratiği;toplumun iç ve dış ahengi ile toplumsal adalet şeklinde kurumsallaşır..
    ahlak kavramı;içsel bir terazidir,bilinçli bireylerden oluşan bilinçli toplumun tartısıdır..
    adalet;toplumsal kurumsallaşmalarda ortaya çıkar..
    birey ve toplum ahlaki ise;düzendeki kurumlar adaletli olur..
    ahlak bir iç ses,iç adalet,iç seçim,iç tartı,muvazene,ahlaki toplumlar ise bu doğrultuda oluşmuş toplumlardır..
    ahlak ve erdem;sokratın dediği gibi toplumdan topluma değişmez,aynı sonuçlar verir..
    adalet ise yargı mekanizması olarak ortaya çıkar,somuttur..
    yani seçilen ahlak;adalet mekanizmasını doğurur..
    yani ADİL OL.. deyince hükmi bir kavramdır..
    ahlaki ol..demek,o ayrıdır,içe baglı bir durumdur…işte o zordur..
    ahlak bir kalıp değildir,
    SİYASİ ARENA diyoruz,ne demek bu..
    içimiz arena gibi,kurumsallaşmalarda öyle çıkıyor..
    tüm toplumların,kendi içinde,fıtratlarından gelen ahlakı tanzim ederek ;adil bir uluslarısı yapıya kavuşmaları esas olmalıdır..
    İLLAKİ,NESNEL SÜREÇ DIŞINDA HAYALİ TOPLUM ARIYORUZ..
    MEVCUTU İSTİSMAR ETMEK BAŞKA,MEVCUTU GÖRÜP,ÇÖZÜMLER-AÇILIMLAR ÜRETMEK BAŞKADIR..
    tabiki,mevcut ahlak anlayışından hareket ederek,hem topluma-hem tarihe saygı duyacagız..
    ama aksaklıkları aşmaya çalışağız..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  57. Yukarıda yazdığınız yazının etrafında döndüğü ifade bu:

    “ahlak bir iç ses,iç adalet,iç seçim,iç tartı,muvazene, ahlaki toplumlar ise bu doğrultuda oluşmuş toplumlardır..”

    …bunun etrafında döndürüyorsunuz.

    Farkında mısınız, yazdıklarınız hep beylik cümleler.

    Mesela AHLAKLI OLMAK. Tek başına kulağa hoş geliyor. Ama ahlaklılığı tanımlamak için muhakkak bir ahlaksızlık tanımlamanız lazım.

    Orada zurna zırt diyor işte…

    “Ahlaksızlık” olarak gördüğünüz bir olgu bir kaç kilometre ileride gündelik yaşamın hiç kimsenin önemsemediği bir olgu olabiliyor.

    Tüm bu yazdıklarınız anlamlı yani…

    …ama işi pratiğe dökünce işler karışıyor.

    Bendeniz Kuran ı açıp okuduğumda ahlaksızlıklar silsilesi görüyorum. Sadece ben mi…bir çok kişi.

    Neden?

    Çünkü benim hatta toplumun büyük bir kesiminin ahlaklılık içine doldurduğu unsurlara tezat doktrinler var da ondan.

    Aslolan bu farklılıkların var olduğunu anlamak, kabul etmek ve de umursamamaktır…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  58. dediğiniz doğru malesef..
    bizde kendimizce ahlaki çözümler üretmeye çalışıyoruz..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  59. Tarihe ahlaki çözümler üreterek bakmak çok komik… Zina ve alkolde anlaşmazlık olsa da bunlar aşılabilir yazmışsınız, bu da komik.. Anlaşmazlık dediğiniz şeyi yaratan sizsiniz, kimse size niye içmiyorsunuz diyor mu? Uçuk kaçık fikirleriniz olduğunu düşünüyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  60. Evvvet…

    …ama sizin benim ya da birilerinin bundan bin beş yüz sene ürettiği ahlaki çözümlerin de bir önemi yok.
    Kafa sallayanlar olacaktır. Varlar da zaten.
    Ama gel gelelim kafa sallayanlar kendilerini kafa salladıkları mevzunun içinde buldukları zaman takındıkları tavır farklı oluyor.

    Alın size “faiz haram” diyenlerin kafa sallamaları. Eline bir kaç milyon dolar geçtiği zaman ana paranın sıfır risk ile bir kaç yüz bin doları akıttığını görünce o kafa sallamalar başka yöne olmakta.

    Bunun gibi yüzlerce örnek sayarım.

    Sorun, bu üretilen sözde ahlaki çözümleri başkalarına dayatmak.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  61. “ahlak bir iç ses,iç adalet,iç seçim,iç tartı,muvazene, ahlaki toplumlar ise bu doğrultuda oluşmuş toplumlardır..”

    Bol keseden atmak çok keyifli olmalı.Ahlaki toplum nasıl bir şey? Tarihte veya günümüzde örneklerini gösterir misiniz, hangi toplumlar ahlakiydi hangileri değildi?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  62. siz en iyisimi insanın bu dört zindanı ne anlama geliyor,ve nasıl yapmalı konusu üzerine tekrar düşünün…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  63. toplumcu yazdi;”..Bol keseden atmak çok keyifli olmalı.Ahlaki toplum nasıl bir şey? Tarihte veya günümüzde örneklerini gösterir misiniz, hangi toplumlar ahlakiydi hangileri değildi?..”

    iyi/kötü
    ahlakli/ahlaksiz her insan icin farklı bir anlam tasisada bir gercek varki o da evrensel olarak -kötü/ahlak- tabir edilen veya -iyi/ahlak- tabir edilen TAVIRlar vardır örnegin tecavüz hic bir toplum ve kültürde hos karsilanmaz..

    “……….bir kizilderili dede ile torun evlerinin önünde oturmus ötede bogusan biri siyah digeri beyaz iki köpegi seyrediyorlarmis..

    torun sormus;
    neden iki tane köpek besliyorsun ?
    onlar benim icin iki simgedir evlat demis iyilik ve kötülügün simgesi..

    iste
    iyi (ahlak) lik ve kötü (ahlak) lük de icimizde böyle sürekli mücadele eder durur..

    peki
    sence hangisi kazanir mücadeleyi ? diye sorar

    bilge reis derin derin gülümser ve derki hangisi mi evlat ? ben hangisini daha iyi beslersem o…”(alinti)

    hangisi
    kazanacak ?

    bizim elimizde IRADEyle = “toplumsal zeka”

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  64. Toplumsal zeka nedir yahu.

    Toplumsal adalet nedir?

    Olan ile olması gereken arasındaki sözcük/mantık kurgularına bitiyorum. :)) Ahlak da böyle bişey.

    Olan nedir —> hazlarımız, olmaması gereken nedir —> hazlarını özgürce yaşarsan dinen yargılanırsın. Adam karısına sevgi vermiyor neden çünkü öküz, kahvede takılmak daha mantıklı, futbolla erkek egemen halkaya dahil olmak daha güvenli. Kadın haklı olarak sevgiyi arıyor sonrada aha bu zina etti, ahlaksız v.s. v.s. Aha da sana ahlak efendi. Bu kültür din ile birleşince ortaya çıkan bulamaç ”anadolum” şeklinde yüceltilen erkek egemen geleneksel çarpık yaşam biçimini oluşturmuş. (ara tonlar herzaman vardır)

    Şeyhlerin iktidarı için uyuttuğu, devletin tahakküm için uyuttuğu, erkeğin egemenliği için uyuttuğu yığınların adıdır toplum. Solcuları bu yüzden sevimsiz bulurum. Halk diyor ama halk diye bişey yok ortada. Bak halk ekmek dese daha anlamlı valla. :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  65. bu algılama biçimi olacak şey değil..
    ben yukarıda 4 zindan dan bahsettim..
    doğa-toplum-tarih ve benlik..
    din bunun üzerine bina edilir.ahlakta..
    biz ne hegelizmi-ne marksizmi-ne budizmi-ne hıristiyanlıgı-ne ateizmi…
    böyle olmaz…
    tarihsel yasa ve dönüşüm böyle okunmaz…
    ahlakın tanımı böyle kısırlaştırılmamalı..
    ilahi yasada tabii yasada insanın korunması içindir..
    ilahi yasa,tanrının elçileri vasıtasıyla;tabi yasada düşünürlerin tabiat ve toplum ilşkilerinden çıkardığı sonuçlarla olur..
    ve kesişen pek çok noktası vardır..
    akıllı hiç bir düşünür Kurandaki ahlaki davranışların hiçbirini inkar edebileceği düşünülemez…
    tabiat ve toplum yasalarınca kerih görülen şey kurandada kabul edilmez..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.