Laiklik

Türkiye’de gerçekten laiklik olduğuna inanıyor musunuz? Sizce devlet her dine eşit mesafede mi? Hristiyanlara karşı işlenen misyoner cinayetleri için ne diyeceksiniz? Peki ya eğitimde bazı hristiyanları (süryanileri) hedef gösterecek konuların olması?

Sayılabilecek daha çok şey var. Bütün bunların ışığında Türkiye’de gerçekten laiklik olduğuna inanıyor musunuz, yoksa devlet dini tekelinde tutmaya çalışan sadece bir dini görüşü dayatan bir kurum haline mi gelmiş durumda?

9 yorum “Laiklik”

  1. sonhavari yazdi;

    “Türkiye’de gerçekten laiklik olduğuna inanıyor musunuz?………………………………………………………………hayir..

    “..Sizce devlet her dine eşit mesafede mi?…………………………………………………………………………………….hayir..

    “..Hristiyanlara karşı işlenen misyoner cinayetleri için ne diyeceksiniz?……………………………………………….ulusalci vahset..

    “..Peki ya eğitimde bazı hristiyanları (süryanileri) hedef gösterecek konuların olması?…………………………..varsa korkunc..

    “..devlet dini tekelinde tutmaya çalışan sadece bir dini görüşü dayatan bir kurum haline mi gelmiş?…………evet

    sayin sonhavari,kemalist ideoloji yerine ileri demokrasi olsaydi bugün bunlari konusur olmazdik:)

    kisa bir hatirlatma;

    hristiyanlara ve misyonerlere en sert tepki muhafazakarlardan degil de ULUsalcilardan gelmesi
    bülent ve rahsan ecevit’in feryadi (istemezük)
    cumhuriyet gazetesi kiskirtmalari (en iyi bildikleri sey)
    chp ve ato baskani sinan aygün (göreviymis gibi) tarafindan 2003´de hazirlatilan rapor
    mgk´da misyonerlik konusunun gündeme gelmesi vs.sizce de ilginc degilmi ?

    islami ic düsman ilan eden vesayetci zihniyetin,”bayram degil seyran degil enistem beni niye öptü”hesabi birden bire hristofobiye
    yakalanmasi sizce de düsündürücü degil mi ?

    bu arada sunu da sormak gerekir diye düsünüyorum;

    “dinimiz elden gidiyor,misyonerler her tarafi sardi”felaket tellali ulusalci kesim bugüne kadar “din ve vicdan” özgürlügü noktasinda ne söylemis ve neler yapmistir ? dindar insanlarin dini hayatlarini iyilestirici hangi cözümü getirmis veya önerilen cözümün altina imza atmistir ?

    Şebnem ÖZBEK,”misyonerlik” adli makalesinde söyle diyor; (alinti/hristiyangazete.com)

    “..Osmanlıda misyoner okulları resmi olarak 1867 yılında açılmaya başlamıştır.

    Misyoner okullarının Osmanlıdaki ilk hedefi Müslüman olmayan kesimin zamanı geldiğinde iktidara başkaldırması amacıyla; uluslaşma sürecine girmeleri ve bu konuda eğitilmeleriydi.İngiliz, Fransız, Rus, İtalyan, Avusturya, Alman ve Amerikan devletleri tarafından himaye edilen bu okullarda azınlıklar bilinçli olarak yönlendirilmekteydi.

    Osmanlıda misyoner okullarında teoloji dersleri gizli verilirdi.

    Atatürk bu okulları o yüzden kapatmıştı. Ama NATO’ya girdikten sonra bu okullar tekrar açılmaya başlandı.

    1980’den beri Türkiye’de devlet okullarında verilen eğitimin kalitesinin gittikçe düşürülmesi, buna karşılık Gülen okullarındaki eğitimin çok iyi olması ve insanların bu okullara yönelmesi sistemli bir Amerikan programıdır.

    Böylece Amerika’nın gelecekteki Türkiye’yi yönetecek kişileri devşirme çalışmalarının tohumları atılmıştır.

    “….Tabi bir de olayın iktidar yönü var. AKP çıkardığı imar yasasına eklenen bir madde ile “Cami” yerine “İbadethane” kelimesi koyarak; iktidara geldikleri 2002 yılından bu yana 40 bine yakın “Kilise Evi” açılmasını sağlamıştır.

    Gene AKP tarafından imzalanan;
    AB Anayasası 10. maddesi gereği “Toplu din değiştirmeleri” kabul edilmiştir. Bu yasa sayesinde, misyoner faaliyetler nedeniyle örneğin Hıristiyan ya da Musevi yapılan Müslümanlar, toplu halde bir törenle yeni dinlerine geçiş yapabilecekler.

    İktidar partisi olan AKP ve onun Genel Başkanı Erdoğan;
    AB’ye uyum adı altında azınlık vakıflarına mülkiyet hakkı tanıyarak ve Kilise Evlerinin açılmasına izin vererek misyonerlik faaliyetleri bakımından Türkiye’yi emperyalistler için bir cennet haline getirmiştir.

    Bu nedenle mi halkın dikkatini misyonerlik faaliyetlerine çekmek için kitap yazan, panellere katılan profesörler hedef haline geldiler bilinmez ama sırada;

    varlığımızı borçlu olduğumuz anlaşma olan Lozan Antlaşması’nın en önemli maddelerinin delinmesi ve topraklarımız üzerinde ayrı bir devlet anlamına gelen Ekümenlik ile müfredatına bile karışamayacağımız Ruhban Okulların açılması olduğunu AKP’lilerin bu konulara sıcak baktıklarına dair verdikleri beyanlardan biliyoruz…”

    unutmadan,

    hani,”araplar hatay´da, yahudiler güney dogu´da (cumhuriyet gazetesi) arazi aliyorlardi ?

    ne oldu ?

    arazi alimlari dur du mu ?

    yoksa ?

    ergenokon balonu dicem inanmayacaksiniz:)

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Hangi din olursa olsun, hepsinin de devlet ile bağını keserek, din kurumlarının politik bir argüman olarak kullanılmasının önüne geçmek gerekir. Din faaliyetlerinin toplumsal düzenleme yapmaya hakkı olmamalıdır. Din devlet yönetemez. Devletin de dini olmamalıdır. Ancak devlet dini kurumların toplumsal hayatı düzenleme faaliyetlerini önlemelidir. Yalnızca bir dinin değil, her dine karşı aynı tavrı koymalıdır.

    Din kurumları politik faaliyetlerin arka bahçesi olmamalıdır. Yoksa hızla at izi iti izine karışmaktadır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. önerin, ileri demokrasi (cagdas dünya) pratiklerinden onay almadigi gibi mustafa kemal´in uygulamalarina da uymuyor..

    bildigin gibi,mustafa kemal (senin kutsal´in) sünniligi devlet kontrolüne aldi,alevileri disarda birakti, bütceden ayirdigi kaynakla destekledi..

    ayrica

    “allah yok,din kaka” sloganiyla yola cikan dindar avcisi ateist/marksist/komunist otorite kurdugu baski ve isledigi katliamlara ragmen sonun da din´in gücü karsisin da diz cöktü..fi tarihin de arslanlarin önüne atilan hristiyanlarin roma otoritesine diz cöktürdügü gibi..

    Hüseyin yoldas,hayal kurmayi birak da sadede gel,ayaklarin yere bassin:) sonhavari sahsinda dindarlara önerin nedir ?

    mesela,mormon yada amischler vs. gibi özgür olmalari seni rahatsiz eder mi ?

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Ben Mustafa Kemal’in eleştirilemez, kurduğu sistemlerin de değiştirilemez olduğunu düşünseydim komünist olmazdım. Yalnızca ona eleştiri getirenlerin ondan daha ileri bir düzeni savunuyor olması gerekir. Karşı durduğum yer burasıdır. Mustafa Kemal’e karşı çıkanlar senin gibi dini söylemleri referans alıyorsa bu gericiliktir! Sen de bu anlamda gericisin! Senin referansların dine ve vahye dayanıyor. Yok eğer ben bunlardan vazgeçtim diyorsan düşünelim.

    “”allah yok,din kaka” sloganiyla yola cikan dindar avcisi ateist/marksist/komunist otorite kurdugu baski ve isledigi katliamlara ragmen sonun da din´in gücü karsisin da diz cöktü..fi tarihin de arslanlarin önüne atilan hristiyanlarin roma otoritesine diz cöktürdügü gibi..”

    “sonun da din´in gücü karsisin da diz cöktü”

    Pantolon altından öyle mi görünüyor?
    Bu ne cehalet böyle?

    Roma’nın köleci krallarına diz çöktürenler dini kullanmıştır. Kralın yetkilerini sınırlamak için “kraldan büyük Tanrı vardır” demişlerdir. Diz çöktürenlerin de o zaman dini kullandıkları doğrudur. Anadolu’da da “Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var” denmiştir. Ama bu sadece o zamanki savaşımın bir argümanıdır. Din sadece ideolojik bir argümandır o tarihlerde. Aslolan ise üretici güçlerin gelişmesi ve ilerleyişidir. Kendisini tanrı yerine koyan kralların da kendileri gibi bir “fani” olduğunu kanıtlamak ve kralın yetkilerini kısıtlamak için din kullanılmıştır. Çünkü kralın da bir insan olduğunu, “kralın da dilencinin de aynı şekilde acıktığını”, yemek yediğini, osurduğunu-sıçtığını kanıtlamak o tarihteki toplumsal bilinç açısından daha kolaydır. Eğer ellerinde daha güçlü bir bilmsel veri olsaydı insanlık onu kullanırdı. Tek tanrı fikri, yeryüzündeki diğer tanrıları (kralları) yok etmek için kullanılmıştır. Tek tanrılı dinlerin köleci toplumun yıkılmasında ideolojik bir silah olarak kullanılması buna dayanır…

    Ancak günümüzde insanlık bunları yutmayacaktır artık. “maymun gözünü açtı”. Ama sen maymundan da geri düşünceler savunuyorsun hala. Ya da insanları maymun yerine koyan sistemlerin savunuculuğunu yapıyorsun.

    “mormon yada amischler” ya da bir başka dinsel grup… Kim ne halt ederse eder, inançlar inananların kendisini ilgilendirir. Ancak hiç bir dini kurum, cemaat ya da tarikat, toplumsal yaşamı düzenlemeye talip olamaz. Çünkü bırak tarikatları, en baba dinler bile toplumu düzenleme gücünü yitirmiş durumdadır. Senin ağababaların da bunu biliyor. Ama dinin var olan etkisinden yararlanmaktan da geri durmuyorlar. Çünkü kitleleri sömürmek zor iş.

    Tüm ekonomik çöküntülerde insanların doğa üstü güçlerden medet umma eğilimi artar. Çaresizlik duygusu insanlardaki mucize beklentisini artırır. Bu toplum bilimcilerince kanıtlanabilen bir durumdur. Ancak sen yalnızca vahiylerle değerlendirme yaptığın için bu söylediğimi anlaman olası değildir. Ama bu parağrafın ilk iki cümlesini varsa eğer beyninin bir köşesine yaz. Yaz ve iyi dinle:

    Ülke ekonomisini 24 Ocak 1980 kararları ile allak bullak eden ve bu kararları uygulayabilmek için 12 Eylül 1980 darbesini planlayanlar ve daha sonrasında zengini daha zengin yoksulu daha yoksul yapanlar, yoksullaşan kitlelerin dine yöneleceğini çok iyi biliyorlardı. Aynı odaklar “Türk-İslam Sentezi” safsatasını ideolojik bir söylem olarak kullandılar. Bu söylemi temsilen “Dört eğilimi bir araya getirdik” diyen Turgut Özal ile başlayan süreçte yine din sömürüsü en büyük dayanaktı. Turgut Özal’ın kurduğu ANAP, güya MSP, MHP, AP,CHP tabanını bir araya getiriyordu. Hatta içinde koduğumun “markistleri” bile vardı. “Şık şık eden nalçadır İş bitiren akçadır” sözü doğrultusunda yürütülen propaganda, aslında yine yoksul halkın cebinden “yürütülen” fonlara dayanıyordu. Yoksullaşan halk ANAP’ın peşine takıldı, yetmediği yerde rüşvetler döndü, tıpkı şimdi makarna bulgur dağıtıldığı gibi paralar dağıtıldı. O gündür bu ülkede din sömürüsü aldı başını gitti. Bu nasıl oldu? 12 Eylül 1980 darbesi sayesinde!…

    Şimdi söyle bakalım “toplum mühendisi” kim?
    Darbeden nemalanan kim?
    Yere göğe koyamadığın AKP kim?
    AKP, ANAP projesinin yeni versiyonudur Ebubekir!
    Sen diyorsun ya “kalp gözüyle bakmak gerek, mühürlenmiş kalpler göremez” falan… Örümcekli kafalar da bunu göremiyor. Yoksullaştırarak çaresizliğin pençesinde kıvranan halk da bunu göremiyor. Halkın sizi desteklediğini sanıyorsunuz.

    Politika bilimi halkların geri yanları kullanılarak yapılmamalıdır! Ama siz bunu yapıyorsunuz! İleri çıkarlarınız için halkın geri yanlarını kullanıyorsunuz!

    Ama sana bir şey söyleyeyim; bu halk gerçeği kavradığı gün siz ardınıza bakmadan gideceksiniz bu topraklardan! Artık hangi emperyalistin zırhlısı sizi kurtarır bilemem ama sizi ilk ortada bırakacak olanlar da onlar olacaktır; sizi kullanıp çöpe atacak olanlar! Tıpkı bir süre sonra İngilizlerin de kapı önüne koyduğu Vadettin’in, Malta’da Atatürk’ten yardım istediği gibi, senin ağababaların da emperyalistler tarafından kullanılıp atıldıktan sonra, yeni bir Türkiye’nin önderlerinden yardım dileneceklerdir!

    Bana sakın bakın AKP 12 Eylülü yargılıyor falan demeye kalkma! Bu bir oyun! İşleri bitti darbecilerle ve onları da çöpe atıyorlar sadece. Ayrıca asıl olarak darbecileri mahkum eden de yine bizim mücadelemizdir. Sizlerin değil. Darbe hukunun devam ediyor olması ve darbecilerin %10 barajı sayesinde hükümet olduğunuz da cabası tabi…

    Kısacası sonhavari’nin dertleri de beni ilgilendirmiyor. İlk havarilerin havailikleri yeter de artar bile! İlklerin açtığı bela yetmiyor mu? Bir ara zaman bulursam misyonerlerin misyonu ile ilgili olarak da ezberinizi bozarım sizin…

    Ha bir de şu “özgürlük” kavramını iyi tartın. İnsanları köleleştiren sistemleri savunanların özgürlük savaşı vermesi olası değildir. Bu yüzden bu tür gerici faaliyetlere hoş görü gösterip başımıza sıçtırmanın özgürlük savaşımı ve insan hakları ile falan alakası yoktur. Aksine insanları köleleştirmek için girişilen faaliyetleri engellemek, hatta onlarla silah silaha çatışmak, özgürlük savaşının ta kendisidir!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. *kutsali olan kisi dogal olarak kutsalini elestiremez elestiriyorsa o vakit “atatürk benim kutsalim” sözü dogruyu yansitmiyor demektir yada beyan da bulunan kutsalindan vaz gecmistir..

    *dini referans aldigim ya yanlis anlasilmadir yada beni kasitli olarak yaftalamak istiyenlerin isidir..sadece,”evrensel”kural ve degerler kur´an dan ONAY alir diyorum..ortada vazgecilecek bir konu yok..kur´an´a karsisiniz tamam peki evrensel kural ve degerlere karsi cikmak ?

    *din´in,yapay tanri,dinsiz sistemlere diz cöktürdügünü kabul ettiginize göre teferruata bogulmanin bi geregi yok..haklisin,maymun!
    evrimlesti,ileri demokrasiye gecti ve “dinsizlik” de degil “din”in toplum icin gerekli oldugun da karar kildi..senin demen gibi “maymun gözünü açtı” modernlesti lakin evrimini tamamlayamayanlari da var:)

    *toplumu düzenleme isini ateist,kemalist,milliyetci vs. yapar dindar yapamaz öyle mi ? niye ? dindar vatandaslarin secme secilme hakki var öyleyse icine sinmese de toplumu yönlendirir..ha gerci marksist/komunist sistemde olmayabilir ancak onlari takan da yok zaten kendileri calip kendileri oynuyor..

    *sonhavari´nin dertleri seni ilgilendirmiyorsa kimin derdiyle dertleniyorsun ?

    Hüseyin,gerici/ilerici edebiyatiyla bi yere varamazsin zira günümüz de siyasi referanslar karsilastirildigin da kimin gerici,kimin ilerici oldugu anlasiliyor..

    mesela

    chp,doksan sene geriyi referans alirken ak parti, ab müzakerelerinde, demokrasi reform ve acilimi yapiyor,ülkede ezber bozuyor,
    ilkleri gerceklestiriyor..

    bu durum da hangisi gerici, hangisi ilerici ?

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. “aramızda dağlar var, men sana nasıl erim, şen güley şen güley kibar yar”

    Ebubekir sana nasıl erişeyim kardeş. Aramızda 14 tane yüzyıl var, kibar gericim:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Hüseyin, “..Dağ ne kadar yüksek olsa, kervan elbet aşar…..”

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Akap demokrasi reform ve acilimi yapiyor

    Hangileriymiş bunlar ?

    Nalıncı keseri…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.