Mantık, Ahlak, Dostoyevski

Suç ve Ceza yı çoğunuzun hayatın bir döneminde okuduğunuzu sanıyorum.Ben açıkçası,biri çok genç yaşlarda biri ise daha sonra, iki ayrı dönemde okudum ve ikinci okuyuşum kesinlikle ilkinden farklıydı.Dostoyevski nin ,bir roman yazarının ötesine geçtiğini bu ikinci okuyuşumda anlamıştım.

Suç ve Ceza şüphesiz insana dair çok şey anlatır.Ama ben ,Dostoyevski nin bu romanda işlediği bir yön e değineceğim.Romanı anlatmayacağım.

Raskolnikov un ,baltayla işlediği cinayetin haklılığını ,kendine mantısal nedenlerle kanıtlama girişimi.
Ama romandan biliyoruzki bunu başaramadı,işlediği suçu suç saymayan büyük insanlar gibi olamamıştı .Sonunda kendini Sibirya hapisanelerinde buldu ,bir incille birlikte.

Mantıksal nedenler, bir suçun haklılığını gösterebilirmi?Ahlak dediğimiz şey sadece mantıkla açıklanabilirmi?

Tabiki,ahlak kavramının ne olduğu değil burada sorguladığım.Sorguladığım , Bilimin ,aklın,mantığın, bize göre doğru olmayan bir şeyi,neden yapmamamız gerektiğini sağlayıp sağlamadığı.

Mantıksal nedenlerle, bir katliam yapmaya karar verirsek örneğin, bizi bundan alıkoyan şey:Korkaklık mı,mantık mı,din mi,hümanist düşünce mi ,ya da hiçbiri mi?

7 yorum “Mantık, Ahlak, Dostoyevski”

  1. Hepimizin kabul edemediği şey, bir insanın, başka bir insanı öldürmesi galiba. İşlenen suçları görünce ise bazen aklımız almıyor. İnsanın bebeklik ve çocukluk devresine tanıklık edilince ise, böyle bir canlının nasıl canavarlaştığını ise anlamak daha zor. Peki insanları kötülüğe veya suça teşvik eden ne?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. evet, haklısın.
    bazıları ise şeytanı kabul etmiyor.. onlara kötü enerji de.. :)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Farabi,

    Ahlak, düşüncenin en derin kendini ele verişidir, ayrıca insanın kendine söylediği en büyük yalandır. İnsan, öldürme gibi ağır suçu kompanse edebilen psikolojik bir varlıktır. Savaşta hemen tetiği çeker. İdealleri için bıçaklar. İstemediği yapılırsa çılgına dönebilir. Sanki tüm bunlar daha egoist duruyor değil mi?

    Maalesef hayır… Toplum dışına itilme korkusu hepsinden daha büyük egodur.

    Alıkoyan tek şey dengeli bir çocukluktur. (sevgi, eğitim gibi) Öfkeli bir ebeveynden öğrenilecek tek şey öfkedir. Çocuk yaşlarda sizinle çok fazla dalga geçilmesi bile öfkeli bir yetişkinlik için doğaldır. Henüz dinini falan bilmeyen (ahlakçı dindar öğretiye göre) ufak çocuğu, öldürmekten alıkoyan nedir ? Masumiyeti mi? Hayır egoları… Arkadaşsız kalmak birey için korkunç bir cezadır veya ailesi onu bu yüzden sevmeyebilir vs…

    EGO…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Aslında oikos tam burada,suç dediğimiz şeyin,neden suç saydımığızı sorgulamaya çalıştım .Senin yazından ben,insan öldürme suçunun insanın itildiği psikolojik durumda ortaya çıktığı.Ama bu sadece neden.Benim sorguladığım nedenler değil,ağır suç sayılan şeyin neye dayanarak ağır olduğu.

    Örneğin Nazi almanyasındaki ,yok etme kararı veren ve uygulayan subaylar gayet normal insanlardı.Kendileride yaptıklarının normal olduğuna inandıklarını itiraf etmişlerdir,yargılamalarında.

    Biyolojik olarak baktığımızda, sanıyorum her canlı popülasyonu türün devamı için,bazı kuralları dikkate almak zorunluluğunu hem genetik,hemde toplumsal zorunluluk yüzünden hissedecektir.Ama felsefi olarak iyi olan ve kötü olan ayrımı yapılamıyor.Görelilik var.Bu konuda felsefi,mantıksal değilde sağduyuya uygun düşünmek belki en iyisi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Geçmişte bu platformda Spinoza’dan örneklerle iyi ve kötüyü betimlemeye (tartışmaya) çalışmıştık.

    Buraya bir bölüm alayım yararlı olabilir:

    Fikirlerinin temeli, üç idea türüne yansıyan üç tür bilgi ve buna istinaden her tür aşkınlığın dışlanmasıdır. Aşkınlıkla uzlaşmaya girmemiş belki de tek filozoftur. Bu aynı zamanda ahlakın dışlanmasıdır.

    Varlıklara aşkın bir varlık,
    Varlığın ötesinde bir BİR,
    Bir tanrı, bir iyi yoktur.

    Hepsi varlığa içkindir (dahildir)

    İçkinliğin ancak kendine içkinlik olduğunu böylece sonsuzun devinimleriyle katedilen bir düzlem, olduğunu söylemişti Spinoza…

    Kısaca, aşkın iyi’nin olmadığı bir yerde ahlak yapılamazdı, zira bu durumda değerler, iyi ve kötünün ne olduğuna hükmederken, dikate alınacak değerler yoktur.

    Yaptığı şeye gerçeğin etiği adını verebiliriz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Evet,bir evrensel iyi yoksa bir evrensel ahlakta tanımlanamaz ,yani herkes kendi ahlak anlayışını ileri sürebilir veya bu konuda bir anlayış kabul etmeyebilir.Ahlak felsefesine giriyoruz bundan sonrasında da.Bakalım genel bir derleme yapabilirsem tekrar yazarım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.