Tecavüzcülere ilaçla hadım yasası hakkında ne düşünüyorsunuz?

AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil, AK Parti Ankara Milletvekili Aşkın Asan ve bazı milletvekillerinin imzasıyla cinsel suçlara yönelik cezaları artıran yasa tasarısı, TBMM’ye sunuldu.

Yasa teklifi ABD’de 9-10 eyalette uygulanmakta olan “Megan Kanunu” ile paralellik taşıyor:

Cinsel saldırı suçundan, çocukların cinsel istismarı suçundan veya reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun nitelikli halinden hapis cezasına mahkum olanlar, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde testosteron etkisini önemli ölçüde azaltıcı tedaviye tabi tutulabilecekler. Suçun tekrarlanması durumunda ise bu tedavi zorunlu olacak. Suçlunun ilaçla hadım edilmesi demek olan bu uygulamaya ek olarak bu kişiler ayrıca, mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan, çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan, çocuklarla ilgili bir meslek icra etmekten yasaklanacaklar.

Ayrıca teklifle, Hüseyin Üzmez davasında da gündeme gelen mevcut madde: “Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, on beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükm olunur” ifadesi -bu suça maruz kalanların ruh sağlının mutlaka bozulmuş olacağı kabul edildiğinden- ilgili kanun metninden çıkarılması öngörülüyor.

Kamuoyunda teklifte bahsi geçen ilaçla hadım uygulamasını destekleyenlerin yanı sıra çağ dışı olduğunu söyleyenler var. Tasarıyı destekleyenler, daha önceki örneklere dayanarak tecavüzcünün cinsel suç teşkil eden eğilimlerinden vazgeçmediğini, bu uygulamanın tecavüzcünün yaşam hakkını elinden almadığını, suçu engelleyici ve tedavi edici bir nitelik taşıdığını söylüyorlar.

Diğer görüş ise bunun kısasa kısas mantığı taşıdığını, çağdaş ceza sistemine uygun bir yaklaşım olmadığını, kişinin üreme hakkını elinden aldığı için insan haklarına uygun olmayan bir ceza olduğunu savunuyorlar.

Bu uygulama şu an ABD, İsrail, Arjantin, Fransa, Norveç ve Polonya olmak üzere çeşitli nüanslarla 6 ülkede uygulanıyor ve İngiltere’nin de gündeminde olan bir konu. Arjantin ve ABD’de farklı olarak suçluların bu uygulamayı kabul etmesi gerekiyor. Ben de tecavüzcüye değil mağdura suçlu psikolojisinin yaşatıldığı bir toplumda yaşadığımız için böyle bir uygulamanın gerekliliğine sonuna kadar inanıyor ve yasa teklifini destekliyorum.

Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

116 yorum “Tecavüzcülere ilaçla hadım yasası hakkında ne düşünüyorsunuz?”

  1. ben bu tür suçların cezalarının çok çok sert olması taraftarıyım.
    bir bayana veya daha iğrenci küçücük bir çocuğa tecavüz eden bir sapığa; testesteron seviyesini düşürmek gibi bir ceza bana çok komik, çok saçma geliyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Hemen söyleyeyim:

    Ceza tıpkı ödül gibi eğitim amaçlı olmalıdır.
    İnsanlık tarihi boyunca kimi cezalar, suçluyu eğitmekten ziyade, suçlu feda edilerek topluma “ibret” vermek şeklinde gelişmiştir. Bunlardan en önemlisi “İDAM” cezasıdır.

    İdama mahkum edilen kişinin bu ceza ile eğitildiğini hiç kimse savlayamaz. İdam ile cezalandırılan toplumdur, toplumu ıslah etmeye yönelik bir uygulamadır. Tam burada Prf. Faruk Erem’in “Bir Ceza Avukatının Anıları” adlı yapıtı içinde anlatılan onlarca suçsuz insanın idam edildikten sonra suçsuz olduğunun anlaşılması usuma gelir. Soralım:

    Hadım ettiğiniz insanın sonradan suçsuzluğu ortaya çıkarsa, onu eski haline getirebilecek misiniz?
    Yani çağdaş hukuk anlayışında, cezanın geri dönüşünün ya da tazmin edilebilir olması gerekmektedir.
    İnsanı hadım etmek onu yarı öldürmek demektir. Daha sonra siz ona dünyaları bağışlasanız ne yazar?

    Yasa önerisinin AKP’den gelmesi çok şaşırtıcı değil. Onlar şeriat hukukunun kısasa kısas mantığı ile bunu önermişlerdir. Uygulamaya konmak istenen, adım adım şerri hükümlerdir. Biz buna şer hükümleri deyip geçelim.

    Çağ dışı bir anlayış!…
    Barden tarafından desteklenmesine de şaşırdığımı söylemeliyim. Ya da Barden işi kızıştırmak için şaka yaptı, hadım yasasına birileri kurban edilmeden, kendini feda eder görünüyor olmalı…

    Şimdi karşı görüşte olanlar hemen bizleri “tecavüzcüleri savunuyorsun” diye suçlayabilir. O zaman ben de şöyle diyeyim de ortalık iyice kızışsın:

    “Yasayı önerenlere karşı tecavüzcüleri destekliyorum; ne kadar tecavüzcü varsa, hepsini bu yasayı önerenlere tecavüz etmeye çağırıyorum, Coşkun’a selam olsun!!”

    Of Barden of!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. bir kişinin işlemediği bir suç yüzünden yanlışlıkla ceza alması zaten çok acı bir durum. o ayrı bir konu.
    küçücük bir çocuğa tecavüz ettiği kesin olarak ispatlanmış bir kişiye eğitim amaçlı bir ceza da verilebilir ancak o çocuk için bu neyi değiştirir? tecavüze uğrayan kişinin yaşadığı dram ne olacak?
    mağdur kişi “bana tecavüz eden ceza ile eğitildi, yaşasın artık banada başkasınada tecavüz etmeyecek” diye sevinebilir mi?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Dedim ya, tecavüz olayında mağdur ile empati yapıp saldıracaksınız. Söylediğimin mağdurun acısı ya da onun üstündeki tahribat ile ne alakası var?

    Önerilen yasa ile ilgili suça önerilen cezanın, ceza olup olmadığını tartışın burada. Hemen mağdurun acısını karşımıza dikmeyin! Biz tecavüzün doğru bir şey olduğunu mu söylüyoruz? Olabilir, kabul edilebilir bir şey olduğunu mu söylüyoruz?

    “Tecavüzcüleri destekliyorum” deyince gerçekten desteklediğimi mi düşündünüz? Hayret!…

    Evet neydi Nasrettin HoLa’nın şıkkı; “diğer” idi. Hani “Türkiye’nin en büyük sorunu sizce nedir?” anketi altında…

    Hayret ki hayret!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Ben diğer dedim…

    …çünkü şıklarda “salaklık” yok.


    hüseyin bey;
    eğer bunu kast ederek bana salak diyorsanız, bende aynen size iade ediyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. “bir kişinin işlemediği bir suç yüzünden yanlışlıkla ceza alması zaten çok acı bir durum. o ayrı bir konu.
    küçücük bir çocuğa tecavüz ettiği kesin olarak ispatlanmış bir kişiye eğitim amaçlı bir ceza da verilebilir ancak o çocuk için bu neyi değiştirir? tecavüze uğrayan kişinin yaşadığı dram ne olacak?
    mağdur kişi “bana tecavüz eden ceza ile eğitildi, yaşasın artık banada başkasınada tecavüz etmeyecek” diye sevinebilir mi?”

    Yazdıklarıma bu yanıtı verdiniz.
    Yoksa ortaya mı konuştunuz?
    Hayır ortaya konuşmadınız. Çünkü yanıtınızın girişi doğrudan bana atıf yapıyor.
    Hukuk önünde çok iddialıyım; bu yazdıklarıma bu yanıtı veren bir insan, evet; salaktır!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. ABD’yi hadi geçelim ama Avrupa ülkelerinden bazılarında da uygulanan bir ceza yöntemi, o yüzden şeriat yasasıdır diye iyice tartmadan karar vermemek gerekir diye düşünüyorum. Yasanın bence tek sakıncalı tarafı suçun ilk kez işlenmiş olması halinde şahıs erken tahliye olduğunda “gerekli görülürse” ilaçla tedavi kapısının açık bırakılması. Bu noktada Hüseyin’in dediği gibi eğer kişi suçsuzsa endişesi devreye giriyor, bunu kabul ediyorum ama ikinci kez suçu sabit görülmüşse ve mağdur bir çocuksa toplum yararı ağır basmalı.

    Tasarı geçerse mağdurların yetişkin olması durumunda 7-10 yıl, çocuk olması durumunda 20 yıl hapis yatacaklar zaten. Psikiyatrik tedavi ile düzelme şansı tanıma açısından sanırım makul sürelerdir bunlar. Hoş hapishanede böyle bir tedaviyi görme şansları var mı hiçbir fikrim yok. Bu tür sapkınların iyileşme umudu yüksek olsaydı, ben de aksini savunurdum, ama birgün iyileşir diye bu şahıslara üçüncü bir şans tanımanın doğru bir yanını ben şahsen göremiyorum. Topluma bir kişi kazandırmak için masum çocukların canının yanması çok büyük bir bedel olmaz mı?

    Benim iki oğlum var, Allah esirgesin mağdur ya da suçlu olmaları durumunu da düşündüm nasıl tepki verirdim diye büyük konuşmamayım ama cevabım suçlu olmaları durumunda da kesinlikle evet olurdu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Sevgili Barden,
    Bu sapıklara verilecek ceza müebbete değin gitsin. Yani ömür boyu hapis de verilsin. Yanısıra koşullar eklenerek. Buna sözüm olmaz. (Hatta Çin’de yanlış anımsamıyorsam, bu suçun cezası idam idi.)

    Ancak ben diyorum ki, cezanın geri dönülebilir olması gerekir.
    İşin hadım etme kısmına itiraz ettim.
    Çağdaş hukuk bunu söylüyor.
    Mantık da bunu söylüyor.
    Nice yaşanmış acı da bunu söylüyor.
    Ben ne diyorum, başkası ne söylüyor…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Karşı görüştesiniz diye tecavüzcüleri desteklediğinizi asla düşünmüyorum. Okuduğum kadarı ile Denge de bunu düşünmemiş. Tecavüze uğrayan çocuk da ciddi olarak takip edilmeli. Adli tıbba hiç gitmeniz gerekti mi? Trafik kazası yüzünden gitmiştim bir kere. Dışarıda beklerken her türlü uğusuzlukla karşılaşıyorsunuz, hırlısı, hırsızı. Oğlum da yanımdaydı, içeri girmeye gerek yok daha kuyrukta beklerken travma yaşıyorsunuz. Suçlu ile suçsuz aynı kapıda bekler mi? Hele küçücük çocukların fiziksel muayene için, ruh sağlığı bozuldu mu bozulmadı mı diye en ince ayrıntısına kadar sorulan soruları düşünemiyorum bile. Denge’nin değindiği nokta da önemli mağdurların iyileşmesi konusunda da devlet birşeyler yapmalı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Nesini düşüneceksiniz böyle rezil bir tasarının…düşünmüyorum.

    İmam işi bir yasa tasarısı.

    Çöl kültürünün vahşeti ile çaresizliğinin ritüellerinden, kısas usulü, devşirme ilkel bir uygulama… girişim ise yavşakça.

    Bunlar AB den Arap Birliği anlıyorlar diyorum senelerdir…

    …bu da başka bir ispatı.

    Arap emirlerinden birine yavşamaya çalışıyordur…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Tamam benim açımdan durum anlaşılmıştır. Hukuk açısından ve devletin olanakları açısından bir problem yoksa müebbet cezaya benim hiç itirazım olmaz.

    Lakin katilleri tutamıyoruz ki hapiste, tecavüzcülere yetecek kadar hücre var mıdır? İnsan hayatını almak ve tecavüz hukuk açısından eşit derecede suçlar mıdır? Tecavüzcü hadım edilmeyip müebbet hapsi mi tercih eder, yoksa hadım edilip dış dünyanın diğer olanaklarından yararlanmayı mı?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Yasanın amacı mağdurların nasıl iyileştirileceği değil, mağdurları mağdur edenlere verilecek ceza.
    Tartışmanın mağdurlarla ilgisi yok. Mağdurlar üzerinden düşünce üretmeye gerek yok. Hiç kimsenin bu duruma düşmesi onaylanamaz, kabul edilemez. Ancak bilimsel düşünüşte, acıların giderilmesi, acıların çözümlenmesi dahi olsa sorun, duygularla hareket edilmez. Mantık ön plandır. Hukuk da bir bilimdir. Söz konusu olan ceza ise burada, cezanın uygulanabilirliği açısından bakmak gerekir. Benim söylediğim bu. Yaptığım ironiyi anlamadan, hem de ironi yaptığımı da açık açık yazdığım halde, derhal mağdurların acılarını öne koyarak, beni tecavüz savunucusu gibi suçlamak ise, bir algı sorunu ortaya koyar. Bir konuyu anlamak ile anlamamak arsında bir yerlerde de, ne yazık ki salaklık boy gösterir.

    Ne yani, biraz düşünmek, ne diyor bu adam ya diyerek anlamaya çalışmak bu denli mi zor?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. olayları sizin gibi algılamayanlar, sizin gibi düşünmeyenler salak öylemi hüseyin bey.
    yaptığınız hakaretten dolayı sizi kınıyorum, bu durumu tüm üyelerin takdirine bırakıyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. çocuk tecavüzcüleri için bu yasalar kısmen kabul edilebilir. özellikle pedofiliklerin (çocuk cinsel istismarcıları) ile erişkin tecavüzcüleri arasında ruhsal yapılarında ciddi fark var. kadına -homoseksülee tecavüz genelde öğrenilmiş toplu…msal cinsiyet kalıpyargıları- rolleri ile birleşen narsistik bir durum ve kısmen kontrol edilebiliyorlar (eğitim ve tedavi ile). ama çocuk istismarcıları asla iyileşemezler, bunu kendileri de kabul ediyor. bu bahsedilenler ABD deki Megan kanunlarının bir kısmını içeriyor. Megan kanunları amerikada 50 eyalette uygulanıyor ve şöyle: çocuk istisimarcısının fotoğrafı, ismi ve adresi internette yayınlanıyor. hatta evinin kapısına ve arabasına üzerine işaret konuyor (bir çeşit vebalılara konulan işaret gibi). çünkü bu zatlar malesef çok fazla çocuğu mağdur ediyor ve asla vazgeçmiyorlar. Megan neden çıktı? pedofiliden hapse girmiş biri hapisten çıkıyor ve ilk işi 7 yaşındaki çocuğa tecavüz edip öldürmek oluyor.

    link to terazi.com.tr

    Aile, devlete dava açıyor: sen nasıl bu mahkumu bize bildirmezsin? çok kibar ve nazikti (çoğu öyledir ve çocuklarla konuşmasını bilir, oyuncaklarla dolu çocuk odaları bulunur) ve biz çocuğumuzu kendimiz bilerek o adama gönderdik”. aile davayı kazanıyor ve sonra bu yasa devreye giriyor. Hadımlaştırma ise şunun için yapılıyor. Testosteon salgısını kestiğiizde saldırganlık ve cinsel arzular azalıyor (aslında insanda değil daha çok alt memelilerde- kedi-köpek daha fazla) amaç cezalandırmaktan ziyade bu. ama bunun da işe yaramadığı görüldü. ilgilerinden vazgeçmiyor bu zatlar ve bu sefer pornografik çalışmalarla (fotoğraf, film çekme) ya da illa cinsel birleşme şart değil elle sözle taciz ediyorlar. bir çocuk için bunlar da çok travmatik zaten. bence megan kanunları yeterli olur. evet faşizan kabul ediyorum ama çare yok.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. “Öyle değil” sayın Denge!
    Ben sizin dediğiniz gibi bir şey söylemiyorum.
    Benim gibi algılamayan ile benim dediğimi algılamayan aynı şey değil.
    Benim gibi düşünmeyen ile düşünemeyen de aynı şey değil.
    Ben sizi “benim gibi algılamıyor” diye suçlamıyorum.
    “Benim gibi düşünmüyorsunuz” diye de suçlamıyorum.
    Söylediklerimi anlamamışsınız, üzerinde düşünmemişsiniz diyorum.
    Söylemediğim şeylerle suçlamayın beni diyorum.
    Söylediklerim çok açık olduğu halde, ortalama bir anlak düzeyi ile kolayca anlaşılabilecek olduğu halde, onlara verdiğiniz yanıtın, onları anlamadığınızı gösterdiğini, bu anlama kıtlığının ise salaklık derecesine geldiğini söylüyorum.

    Dönün bakın, konunun içeriği tecavüz suçuna verilecek CEZADIR!
    Siz neyden bahsediyorsunuz? Mağdurların acısından bahsediyorsunuz!
    Mağdurların acısını dayanak yaparak neye karşı çıkıyorsunuz? Benim yasa tasarısındaki ceza önerisi içerisindeki hadım etme uygulamasının çağdışı oluşunu söyleyişime karşı çıkıyorsunuz.

    Anladınız mı?…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. İnsanı hadım etmek onu yarı öldürmek demektir. Daha sonra siz ona dünyaları bağışlasanız ne yazar?

    bu söz size ait Hüseyin bey.
    bu yüzden böyle bir cezanın çağdışı olduğunu düşünüyorsunuz.
    ben çağdışı olduğunu değil, bilakis fazla çağdaş olduğunu düşünüyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Peki Denge,
    Hadım ettiğiniz bir insanın, sonradan suçsuz olduğunu anladığınızda ne yapmayı düşünüyorsunuz?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. ABD’de 50 eyalette uygulanıyormuş. Düzeltme ve ayrıntılı bilgi için teşekkürler.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Ayrıca alıntıyı eksik alıntılayıp, bir de “bu yüzden böyle düşünüyorsunuz” derken, yine bir başka eksiklik yapıyorsunuz. Öyle değil işte, bakın bu yüzden;

    “Hadım ettiğiniz insanın sonradan suçsuzluğu ortaya çıkarsa, onu eski haline getirebilecek misiniz?
    Yani çağdaş hukuk anlayışında, cezanın geri dönüşünün ya da tazmin edilebilir olması gerekmektedir.
    İnsanı hadım etmek onu yarı öldürmek demektir. Daha sonra siz ona dünyaları bağışlasanız ne yazar?”

    Bu yüzden böyle düşünüyorum…

    Bir yazı içinden bir tümceyi cımbızlayarak, konu bütünlüğünden koparırsanız, çarpıtmanın eşiğine gelirsiniz ve durum uygun ise çarpıtırsınız. Bunu yapmayın!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. Bence hadım etmek çözüm değil. Bir kişinin tecavüz etmesinin altında yatan sebep zaten testesteron veya başka hormonlar değildir. Benzer çocuk tacizlerini kadınlarda yeni ergen erkek çocuklara yapabilmektedir. Bunun altında yatan sebep psikolojik olduğu için hadımın işe yarayacağını sanmıyorum. Hatta bu kişiyi daha çok teşvik edebilir aynı suçu işlemeye.

    Diğer konuya gelirsem. Bence ceza “ıslah” ta içermeyebilir. Bazı şeyler olup bittikten sonra ıslah etmenin pek te bir anlamı yok. Olmadan önce engellemek içinse caydırıcı cezalar olmalı. Mesela idam. Olmalı…

    Islah konusunda Aktaş’a katılmıyorum. Hadım etmenin veya ilaçla tedavinin işe yaramayacağını düşündüğüm için de bardene katılmıyorum.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. bir insanın işlemediği bir suç yüzünden (hangi suç olursa olsun) yanlışlıkla ceza almasının çok acı bir durum olduğunu zaten söylemiştim. “pardon” filmi böylesine acıklı bir durumu anlatan bir yapıt. gerçekten bir insanın yanlışlıkla yıllarca cezaevinde yatması, hele ki idam edilmesi korkunç bir durum.
    yanlışlıkla uygulanmış bir cezanın her türlüsü çok acı, çok feci. böyle bir durum karşısında o insana ne deseniz boş tabi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. Tabi tabi, ABD’de 50 eyalette uygulanınca bu hukuka uygun demektir. ABD’de uygulanması olayı meşru kılacak şimdi bazıları için…

    1980 yılındaki bir istatiski anımsıyorum; “ABD’de her yedi saniyede bir kadının ırzına geçiliyormuş” bilgisini içeriyordu.

    Tecavüzün bunca yoğun olmasının ardında yatan nedenler nedir acaba?
    Bu tecavüzcülerin hepsi iflah olmaz şekilde pedafoli hastası mıdır, yoksa sömürünün, yoksulluğun, eğitimsizliğin sonucu gelişen cinsel açlığın hoyratlığı mıdır bu durum?

    Bu yasaları çıkaranların, sömürüyü ortadan kaldırmakla ilgili bir tek çalışması var mıdır?
    Eğer ceza konusundan çıkılıp, başka şeyler de tartışılacaksa, araştırmanın-tartışmanın temeline, insanın insan üzerindeki sömürüsü ve bunu sistemleştiren sınıfsal çelişkileri koymak gerekir… Geri dönüşü olmayan ceza yasaları, bu vahşeti vahşetle gizlemeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Daha sonra televizyonlarda bunları işleyerek kitleleri ekran başına kilitlemek ise bir başka vahşettir ki, bu kısmınıda çekirdek çitleyerek izleyenlerin, bu tür yasaları desteklemesi gayet normaldir.

    Hem de ne demiş arkadaş; “evet, faşizan ama başka çare yok” demiş. Kesin yani, kesin! Hatta kökünden kesin! Ense kökünden kesin!… Nasıl olsa faşizan da olsa bir çare bulmuşsunuz ya, ha az faşizan ha çok faşizan… “Zanmaya” devam!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. ABD ile ilgili konuyu bilgi olarak düzelttim, istatistikleri yükseltmek amacı ile değil. Ayrıca insan hakları konusunda ABD’nin sicili berbat olduğu için, bu tür konularda illa bir yere bakılacaksa Avrupa’yı referans almayı tercih ederim. Daha önceki bir yorumumda (yasanın ilk uygulandığı yer ABD olmasına rağmen) “ABD’yi hadi geçelim” derken ki amacım da buydu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Bu konu ayrıca tartışılmalı bence.

    Ceza ıslah edici mi olmalıdır? Caydırıcı mı olmalıdır?

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. xenix de “idam olmalı” demiş.
    Matematik bilgisine saygı duyduğum xenix,

    Eğer idam edilen bir insanın, sonradan suçsuz olduğu kanıtlandığında, onu geri getirebilecek bir “formül” bulabilirsen, ben de idamı onaylayacağım.

    Yoksa bu düşüncenden dolayı seni protesto edeceğim!

    Bu başlık altında bugüne değin almadığım kadar eksi aldım. Aristo bile buna güler ve derki;
    “Bok yiyen milyonlarca sinek yanılıyor olamaz!”
    Russel ne der;
    “Birşey yanlışsa, milyonlarca kişi o yanlışı savunsa da, o yine de yanlıştır”

    Davranın bakalım, eksiler sağ alt köşede, ben sol üst köşedeyim…

    İyi geceler…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. “bekara kadın boşaması kolaydır” diye bir cümle vardır. insanın kendi başına gelmemiş bir olay hakkında konuşmasına benzer…

    eğer bu tecavüz olayı bizim çocuğumuza olsaydı gerçek düşüncemiz nasıl olurdu?… ben bir anne olarak o kişiyi ne yapardım? onun hakkında ne düşünürdüm? ya evladım? onun halini aklıma bile getirmek istemiorum…. hukuk yasa v.s duygularımızı ne derece rahatlatırdı? neysee…

    empati yapmayı öneriyorum…

    hatta tecavüzcünün de bizim çocuğumuz yada eşimiz, yakınımız olduğunu düşündüğümüzde yasanın nasıl şekillenmesini arzu ederdik?

    bunu merak ettim?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. Önüne geleni idam edelim asalım keselim demiyorum.

    Artık teknoloji gelişti. Her yerde kameralar var, DNA testleri %99 dan daha fazla oranda doğru tespit yapıyor. Elbette suç kesinleşirse idam edelim. Eskisi gibi bul 4 tane şahit hadi idam edelim demiyorum. Ayrıca konu suçlunun suçsuz çıkması değil ki. Aynı şekilde ıslah ettiğiniz bir kişi de suçsuz olabilir.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Cezalar, biri bir suç işlese de onu öyle bir cezalandıralım ki millet alkışlasın şehveti ile mi oluşur?

    Ne o öyle “benim cezam senin cezanı döver…”

    Bu mudur?

    Bu işler burada yazarken hayal ettiğimiz gibi olmuyor işte.

    Hadım da etsen…sallandırsan da…cinsel uzvuna beton da döksen dışarıda yine o anda birileri birilerine gidip tecavüz ediyor…

    …birinin bir daha suç işlemesini engellemek (içeri atmak, öldürmek, kesmek biçmek) ile bir suçtan birilerini caydırmak ayrı işlerdir.

    Suçlar “YAKALANMAYACAĞIM” ya da “YAKALANMAM” düsturu ile işlenir.

    Aklını kullanamayan bir sapkını ceza mı engelleyecektir?

    Aklını kullanan kişi bir hafta bile içeride kalmayı göze almayacaktır.

    Verilen kanun teklifi çöl bedevilerinin icadı bir ceza şeklidir…

    …ne yani İncilin kökü farklı mıdır ki ABD si İtalya sı konuşulmakta…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. “Suçlar “YAKALANMAYACAĞIM” ya da “YAKALANMAM” düsturu ile işlenir.”

    Bunlara ilave olarak, “Eğer yakalanırsam bile” düsturu ile de işlenir.

    Siz banka soygunculuğunun cezasını 1 aya indirin bakalım neler oluyor? (Veya 1 yıla,) Aklını kullanan kaç kişi banka soyuyor istatistiğini beraber yaparız.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. Hola, başka bir başlık altında eşine sanal ortamda musallat olan birisinden bahsetmiştin ve çözüm için bulduğun akıllıca yöntem bana ceza gibi gelmişti. Eminim caydırıcı da olmuştur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Bu ülkede namus cinayetlerini yaşı 17 den küçük olan çocuklara işletmiyorlar mı az yatar çıkarsın diye. Olsun bakalım cezası idam, namus cinayeti işleyebilecek adam kalacak mı?

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. Bu arada anasayfada aradım ama fonksiyonuna ilişkin birşey bulamadım. Bu artılar, eksiler ne işe yarıyor? Beğeni ölçüsünü mü gösteriyor, ödül ceza ile ilgili işlevleri de var mı?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. Kısa yorumları engellemek işine yarıyor. Evet katılıyorum, hayır katılmıyorum, Beğendim, Haklısın, gibi kısa yorumlar yerine kullanılıyor. Bunların dışında bir işlevi yoktur.

    Fakat bu işlevinin dışında kullanan üyeler de var elbete. Üyeye göre yorumu okumadan eksi verenler de mevcut. Her hangi bir ceza ödül yaptırımı yoktur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. saçmalık.

    hem tıp etiği hem de suç ve ceza kavramları açısından tam bir saçmalık.

    insanların kendileri ve sevdikleri için sağlıklı bir yaşam sürmek adına var ettikleri bir toplumsal kurumu cezalandırma tekniği olarak kullanmayı akıl etmek tıp biliminin köküne kibrit suyu dökmektir.

    bugün tecavüzcülerin hormanları ile oynayarak hadım edilmesinin, gelecekte kapkaçcıların gaspçıların belden aşağısı tutmayacak bir bir biçimde kısmi felçle cezalandırılmasının yahut röntgencilik yapan birinin, gözlerinin işlevini tıbbi yollarla bozarak görme bozukluğu ile cezalandırmanın önünü açmayacağını söyleyebilir miyiz? üstelik hastanın tedavi olmama hakkı diye bir etik kural orta yerde dururken…

    birilerinin çıkıp halkına yalan söyleyen siyasilerin yargı kararları ile dillerinin uyuşturularak konuşma yetilerinin elinden alınmasını tavsiye etmesini nasıl önleyebileceksiniz…

    sizce de saçma değil mi?

    tecavüzcülük hastalık mıdır suç mudur. hadımı önerenler sanıyorum bunun hastalık olduğunu düşünüyor olmalılar ki hadımı ceza kavramının ruhuna uygun olarak toplumla bütünleşmeyi sağlayacak bir tedavi olarak sunuyorlar. oysa tecavüzcülük akıl hastalığı gibi bir hastalıksa tecavüzcülerin fiil ehliyeti yok demektir. o halde tecavüzcülük hastalıksa neden suç diye sormazlar mı?

    tıp biliminin insan yaşamının biricikliğini kutsallığını önceleyen paradigmasının ırzına geçip insanı cezalandırma aracı olarak yapılandırmak olsa olsa akıl sağlığını yitirmiş kişilerin işi olabilir. kendilerin acil şifa dilemekten başka yapacak bir şey yok…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. xenix:
    “Önüne geleni idam edelim asalım keselim demiyorum.

    Artık teknoloji gelişti. Her yerde kameralar var, DNA testleri %99 dan daha fazla oranda doğru tespit yapıyor. Elbette suç kesinleşirse idam edelim. Eskisi gibi bul 4 tane şahit hadi idam edelim demiyorum. Ayrıca konu suçlunun suçsuz çıkması değil ki.”

    “Bu ülkede namus cinayetlerini yaşı 17 den küçük olan çocuklara işletmiyorlar mı az yatar çıkarsın diye. Olsun bakalım cezası idam, namus cinayeti işleyebilecek adam kalacak mı?”

    Xenix sana iğneyle sodyum pentotal mi verdiler? (Amerikan yöntemi işkencelerdendir, kişiyi şuursuzlaştırır)
    Seni hiç bu kadar saçmalarken görmedim şu ana değin. Ne bunlar ya?

    “Önüne geleni idam edelim asalım keselim demiyorum.” Ya ne kadarını asalım keselim diyorsun?
    Yalancı tanıklığı yalnızca “4 şahit” mi yapar?
    Senin o çok gelişen teknolojin yalancı şahitlik yapmaz mı?
    Erdal Eren’in 17 olan yaşını doktor raporu ile büyütüp asanları da mı unuttun? Sen tıp bilimini uygulayan her insanın insan olduğunu mu sanıyorsun?
    Organ mafyaları içerisinde harikulade tıp bilenlerin olduğunu bilmiyor musun?
    Kameraların, DNA testi yapanların yalancı tanıklık yapmaz diyorsun değil mi? Bunlar yalan söylemez diyorsun değil mi?
    Sen bir adet resmini ver bakalım ben seni hangi filmlere sokarım, hangi fotoğraflara sokarım. Sonra da o fotoğrafları “görüyor musunuz sevgili halkım nutukları ile ekranları başında çekirdek çitleyenlere nasıl yediririm, meydanlarda alkışlar arasında nasıl yuttururum, sonra da seni bal gibi içeri tıkıp kafanı koparıveririm. Gıkın çıkamaz…

    Yani çıkarılan yasaların dünyadaki, ülkedeki iktidar mücadelesinden tut, en basit mahalledeki, köydeki, sokak kavgasında bile art niyetli kullanımını göz ardı ettiğiniz zaman, telafisi mümkün olmayan hukuk cinayetlerinin yolunu açmış olursunuz.

    Son olarak; bu başlıktan hemen önceki misafirin elleri ve bilinci dert görmesin. Üzerimdeki işkence izlerini rapora yazmayan doktora bağırmıştım:
    “Siz Hipokrat yemini etmediniz mi?!”
    Ne demişti o doktor:
    “Ettik, ne olmuş ettiysek” demişti… Yani ben işkenceci doktorlar da gördüm xenix. İster yasa, ister alet, ister makine, bunların hangi niyetle kullanıldığı sorunu önemlidir. Einstein atom bombası mı yapmak istemişti?
    Yani toplumdaki diğer sorunlar çözülmeden bu tür yöntemleri devreye sokmak, toplumsal bilincin iğfalinden hem de defalarca iğfalinden başka bir şey değildir ve ne yazıkki en genel anlamda, toplum sağlığı açısından baktığımızda, siz bu yasaları önerenler, tecavüzcülerden daha tehlikeli duruyorsunuz. Önerileriniz sistemli vahşettir. Tecavüz olayları spontan bir vahşet ama sizinki örgütlü, sistemli bir vahşet!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  36. Devlet, eğer böyle bir kısasa kısas anlayışıyla, vatandaşının bedenine müdahale etme hakkını kendinde görürse, tecavüzcüden ne farkı kalır? Evet tecavüzcü yanlıştır, zararlıdır. Onlar, doğuştan kazandıkları fiziksel kuvveti ve ereksiyon kabiliyetini, dişi veyahut eril üzerinde kullanmaktan keyif almaktalar. Peki devlet bu özelliklere sahip olabilir mi?

    İlla ki caydırıcı olacağım diyorsa; sorunun kökenine, islam dininin egemen olduğu toplumlarda cinselliğin tabulaşması sorunsalına çözüm arasın.Hapis cezalarını arttırsın ve suçu işleyen kişileri psikiyatrik bağlamda desteklersin, bu derece vahşileşip zararlı olmasının nedenlerini araştırıp sorunu kökünden çözsün. Onun gibi vahşileşip bedeninin fonksiyonlarını yitirmesine yol açmak
    çözüm gibi görünmüyor bana..

    Tecavüz varsa, bir tecavüz kültürü yaratıldığı için var. Tecavüz kültürü varsa, kadın ikincilleştirildiği, köleleştirildiği için… Buyrun devam edin ve en son şunu söyleyiverin: Tecavüzler varsa, insan bilincini ve yüreğini dumura uğratan bu sistem var olduğu için var.
    Haydi hep beraber adamın pipisinden kurtulalım ama bu içinde bulunduğunuz toplumu değiştirmeyecektir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  37. İyi de size işkence yapan o insanlar bu yaptıklarının suç olduğunu ve cezasız kalmayacağını bilselerdi yaparlar mıydı? Cezası olmadığı için bu kadar rahat davranmıyorlar mı zaten…

    Ben düşünce suçlarını zaten suçtan saymıyorum. Saymadım ve saymayacağım da. Benim için suç, varlığa, bedene yapılan davranışlardır.

    Hem konunun kısasa kısasla ne ilgisi var? Adam senin kızına tecavüz etti, biz de onun kızına tecavüz edelim mi deniyor? Veya köleni öldürdü karşılığında bir kölesini öldürelim, bir akrabamızı öldürdü karşılığında bir akrabasını mı öldürelim deniyor? Kısasa kısas budur. Bunu savunan bir yazım yok.

    Hem ayrıca, ıslah etmenizi nasıl örneklendireceksiniz? Diyorsunuz ki , ceza da geri dönüm olmalıdır. Ya suçsuz çıkarsa…

    Var mı geri dönebileceğiniz bir ceza veya ıslah türü? Kişiye 20 yıl ceza ver, 15. yılında pardon yaa, siz suçsuzmuşunuz, çıkabilirsiniz artık. Bu mu geri dönüşüm? 15 yılı nasıl vereceksiniz o kişiye?

    Kaldı ki tecavüzün islamla veya ortadoğuyla bir alakası yoktur. Çoğu batı ülkesinde tecavüz veya cinsel şiddet çok daha fazla orandadır sevgili masal.

    Konuyu “kişi eğer suçsuzsa “ya getirmeye çalıştığınızın farkındayım fakat, bununla ilgili öneriniz nedir onu göremiyorum.

    xenix (Sonsuzun güncellediği konuda, daha detaylı anlatmışım)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  38. Peki tecavüzün birden fazla tekrarı halinde tecavüzcünün de hakları düşünülerek ve toplum yararını gözeterek verilebilecek en ideal ceza nedir? bunun üstünden giderek bir çözüm üretebilir miyiz?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  39. Cöl kültürü diyip dine saldirarak konuyla ilgili yorumlar cok hostu :))
    Amerika ve avrupada uygulaniyor bu ceza sistemi her ne kadar cöl kültürü yada dini argümanlardan etkilenmemis olsalar bile..Ha onlar uyguluyor dogrudur o zaman demek de yanlis, artirirsin sucun cezasini iyice agirlastirirsin, o zaman hem caydirici olur hemde ceza hukukunun amacina uygun olur..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  40. Xenix,

    15 yıl yattıktan sonra suçsuzluğu kanıtlanan bir insanın, geçen yıllarını geri getiremezsin ancak 15 yılda bu adam çalışmış olsaydı ne kadar para kazanırdı, bunu hesaplarsın, bunu ödersin. Doğadan ve toplumdan uzak kalmasının yaşattığı manevi acıya da bir bedel biçer bunu da ödersin. Buna “tazminat” deniyor. Bu yüzden cezanın bir yönü “tazmin edilebilir olmalı” dedim.

    Ama şahsı idam ettikten sonra suçsuzluğu anlaşıldığında, öleni geri getirmek ne yapacaksın?

    Yine hadım etmek geri dönüşü olmayan bir yoldur. Hadım ettin ve sonra suçsuz olduğu kanıtlandı, yeniden taşak mı takacaksın adama? Buna olanak yok…

    Cezaların uygulama aşamasında hakim kararının yanlışlığı her daim olasıdır ve tüm ceza sistemlerinde her türlü suça önerilen cezalarda, bu yanlışların karşılığı vardır. Ancak hiç bir sitemin idam konusunda yapılacak bir yanlışı telafi etme, düzeltme, giderme şansı yoktur ve bu yüzden “İdamlara Hayır” kampanyaları açtık.

    Yanı başımızdaki hücrelerden arkadaşlarımızı alıp gidip asarlarken, sabahlara değin bağırdık; “İdamlara Hayır!” diye… Senin yanı başından bir insanı alıp öldürdüler mi hiç? Senin önünde bir adamı döve döve öldürdüler mi hiç? Bu bir vahşettir. Özellikle devlet eliyle yapılıyor oluşu katmerli vahşettir. Devletin asli görevi korumak ve yaşatmaktır, öldürmek değil… İyileştirmektir, sakat bırakmak değil…

    Barden’in dediği suçun tekrarı hususunda, yasalar yeni cezayı her işlenişinde ağırlaştırarak verir. Ceza infaz sistemine göre şartlı salıverilen her hükümlü, suçu tekrar ettiği takdirde, hem önceki cezasından kalan süreyi hem de yeni işlediği suçtan ağırlaştırılarak aldığı cezayı infaz etmek zorundadır. Yani mükerrer suçlara verilen cezalar ve bu cezaların uygulamasının da yasa ile belirlenmiş şekilleri vardır.

    Konu burada her hangi bir suça verilecek cezanın insani bir ceza olması yanısıra, altını tekrar çizerek söylemeliyim ki, her türlü suça önerilen her türlü cezanın, yanlışlık olasılığına karşı bir yanıtı olmak zorundadır. Bu ceza tartışırken es geçemeyeceğiniz bir husustur ve idamın kaldırılma gerekçesidir. Yanlışlığa bir yanıtı olmayan ceza, çağdaş hukuk sistemlerinde ceza sayılmıyor.

    Ağızlarına Avrupa’yı Amerika’yı dolayanlar ve oralara öykünenlerin bu vesile ile görmeleri gereken şeyin, bu devletlerin aslında çağdaş olmadığı, barbar ve hunhar olduğudur. Yoksa “Dünyayı kana bulayan Amerika”, (Mahsuni) ondan geri kalmamak için çırpınan Avrupa, bilim ve teknolojide ileri gitti diye insanlıkta da ileri gitmiş sanılmasın.

    “Vahşi kapitalizm” denilen canavar sistem, tecavüzcüleri hem üretiyor, hem onları pazarlıyor, hem de onları cezalandırıyor, hem de onların ürettiği olaylar sayesinde kitleleri ekranları başına kilitliyor, sömürü katmer katmer katmerleştiriliyor.

    Bir toplumun asgari geçim koşullarını yaşanabilir kılarsanız, insanların toplumda ve doğada bilim, sanat, estetik, sportif yönleriyle gelişmesi için eşit fırsatlar yaratırsanız, bu tecavüzcülerin yalnızca biyolojik olarak hatalı doğanları kalır toplumda. (Biyolojik olarak hatalı diyorum, hormonal, ruhsal yapılardan kaynaklandığı üzerine tezler var, belki de başka bir deyim kullanmalı ama kastım, tüm toplumsal sorunları çözülmüş olduğu halde yine de tecavüze yeltenenlerdir, tıpkı ihtiyacı olmadığı halde çalan kleptomanlar gibi…)

    Kısacası tecavüzcü diye tanımlanan insanları üreten sistemdir. Sistem bu tür cezalarla toplum sağlığını ve toplumun korunmasını değil, göz boyamanın yollarını aramaktadır. Aha işte; burada bile benim zamanımı çalıyorlar!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  41. Hüseyin Aktaş ile bendeniz sanırım şu hadım etme olayını yanlış anlıyoruz…

    …ya da bilmiyoruz.

    Veya uygulanan hadım bizim bildiğimiz ya da anladığımızdan farklı.


    Azıcık baktım da…

    …hadım dedikleri olay sürekli verilen bir ilaç ile uygulanan bir ilaç cezası. (tıpkı şartlı tahliyedeki gibi, her gün gidip iğne filan oluyorsun)

    İlacı kesince geri normale dönüyorsun.

    Bendeniz tecavüz edenin cinsel organına yapılan bir müdahale ile tamamen iğdiş etme uygulamasına göre yazıyorum elbette.

    Ne bileyim…kökünden kesiyorlar filan anlıyorum.

    Ama uygulama farklı galiba…

    …dincilerin gevremesi bundan kaynaklanmakta.

    Çöl kültürü uygulamalrına gavurun icadı ile kılıf peşindeler o ayrı mesele de…

    …sanırım başka bir yöntemden bahsedilmekte.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  42. Kökünden mi kesiyorlar :)))))))))))))))))))))))))))))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  43. “Çöl kültürü uygulamalarına gavurun icadı ile kılıf peşindeler o ayrı mesele de…”

    Hola’ya katılıyorum. Yapabildikleri tek şey bu. Biri bulur, yapar, keşfeder dincide onun üzerinden var olur. Parazitler.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  44. Türkiye’de hukuk kaldimi ki ? Akepe hepsini belliyor caaanim ülkemde..Evet ama yetmezciler nerede? giklari cikmiyor..Bak kenan evren marmariste nü calismalarina devam ediyor 🙂 hani 80 darbecilerinden hesap soracagiz diye agliyordu RTE..
    Hukuk, herkese lazim olur bir gün nasil olsa…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  45. xenix,
    önemli bir ayrıntıyı kaçırmışım: “İyi de size işkence yapan o insanlar bu yaptıklarının suç olduğunu ve cezasız kalmayacağını bilselerdi yaparlar mıydı? Cezası olmadığı için bu kadar rahat davranmıyorlar mı zaten… “

    O zaman da işkence yapmak yasal olarak suç idi!

    Hatta, ayyuka çıkan işkence suçları için cezalandırılan polisler de oldu.
    Ama o cezalandırılan polislerin cezalandırılması bile asıl işkenceci sistemin saklanmasına yaradı o dönemler… Güya dediler ki; “Bakın işkence yapanları cezalandırıyoruz”… Böylece toplumdaki diğer apolitik kitleler, “Haaa, bakın devlet işkence yapmıyor, yapanları cezalandırıyor” yargısına ulaştı…. Oysa var gücüyle işkence sürüyordu ve bu gün bizler hala o işkencelerde sakat kalan arkadaşlarımızın tedavisi için uğraşıyoruz. O günlerden kalan, o günlerin neden olduğu hastalıklardan dolayı erken ölüyoruz.

    Yani bir takım suçlar için ceza yasaları çıkarmak da, suçların engellenmesi için yeterli değildir. Ha yasa çıkmasın demek de değil, söylediğim, önemli olan suçları doğuran, suçluyu üreten sistemin sorgulanmasıdır. Diğer taraftan da cezanın ceza özelliği konusunun çağdaş hukuka göre irdelenmesi konusudur.

    Bu “çağdaş” sözcüğü de hayli iğdiş edilmiş bir sözcük ya, bu sözcükten kastım, bir önceki yazımda dediğim gibi, cezanın yanlışlığı olasılığına karşı mantıklı bir yanıtının olmasıdır. Yani suçlu olarak hüküm giyen şahsın infaz sırasında ya da sonrasında suçsuzluğu kanıtlanırsa, tazminat ile şahsa karşı özür dileme imkanı olmalıdır. Geri dönüşü olmayan cezaların bu özelliği yoktur…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  46. Bir savaşçı kızılderili topluluğunda arkadaşlarından birisi yasayı çiğneyip idam cezasına çarptırıldığında bu kişi bir dağ yamacından aşağı doğru yürürmüş. Diğerleri ellerinde yaylarla bu kişiye ok atarlarmış.

    Derler ki bu son yürüyüşü belirlermiş her şeyi. Bazen onu vuramazmış hiç kimse. Bazen de ok bile atamazlarmış ardından.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  47. xenix anlattığın son hikaye bana istiklal mahkemelerini çağrıştırdı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  48. Dün bu başlık konusunda çeşitli ilgili dallardan bilim insanlarının katıldığı dört saat süren bir program izledim tesadüfen…

    …fırsat bulursam yazarım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  49. yanlış karar çıkarsa adam hadım edilirse adamı eski haline getirebilecekmisiniz diye soruyosun tecavüze ugrayan çocugu geri eski pisikolocisine getire bilecek misin? savunmasız küçücük çocukların hiçmi hakkı yok. sizdeki bu nasıl bi düşünce anlamışdeyilim. tecavüzcüye insan hakkı varda, çocuga insan hakkı yokmu? yoksa 18 yaş altının insan hakkı yokmu merak ediyorum dogrusu

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  50. Linç şehveti ile her yerde boy göstermeye bayılan yüce halkımız bu kanun tasarısına bayılacak orası kesin. Yarım yamalak bir tasarı olması ile de ilgi çeken bu yeni yasa tasarısı, akşam enine boyuna ele alındı.

    Yukarıda bahsetmiştim…

    Bu tasarı KISAS tır. İmam işidir demiştim. Gavur illerinden örnekler getirip “hayır değildir” diyenler oldu. “Suçu işleyen karşıdakine tecavüz ediyor suçluya tecavüz mü ediliyor ki” gibisinden KISAS değildir. diyenler oldu. Bilmediğimiz bir konu…bilgi olmayınca fikir de yürütünce ya apışıp kalıyor ya da altını dolduramıyor insan.

    Tecavüze uğrayan bir kişi fiziken ve de zihnen zarar görüyor. Bu kimyasal kastrasyon ile de bir kişiyi, tıpkı mağdur gibi, fiziksel ve de zihnen cezalandırıyorsunuz. Bu bağlamda KISASTIR denildi dün avukatlar tarafından.

    Uzmanların ortaya koyduklarından bazı satır başları vereyim:

    “Bu suçu işleyenin organını cezalandırıyorsunuz” demekteler ve devam etmekteler: “Organı cezalandırarak ve bunu ilaç ile yaparak suçluyu bir nevi hasta katagorisine taşıyarak buna neden olan etkenleri de gizlemiş oluyorsunuz” demekteler sosyologlar ve de psikyatrlar. Mesela ataerkillik…ya da buna etken olan töresel, ananesel kültürel nedenleri de yok saymış olmaktasınız.

    Bu suçları işleyenlerin etkisinde olduğu kültür yapısı vurgulandı.

    Almanya da bir kadını onlarca yerinden bıçaklayan bir adamın aldığı 13 yıllık hapis cezası…

    …bu cezanın 6 yılını Almanya da çektikten sonra sınır dışı edilmesi şartı ile serbest kalması…

    …cezada “Türk vatandaşı olması nedenli sahip olduğu kültür yapısı” bu suçu işlemede hafifletici sebep olarak görülmesi…

    …ilginç idi.

    Ayrıca, doktorları birer infaz memuru haline getirmektesiniz. Kişilerin vicdanları ile oynamaktasınız denildi.

    Seks sadece cinsel organ ile olmadığı vurgulandı ve bu ilaç ile belki kişi cinsel organını kullanamayacaktır, ama başka araçlar ile de seks yapılabilmekte denildi…

    Çok ilginç vaka telefonları ile katılımlar oldu. Tecavüzcü bir imamın marifetleri konu edildi…

    …vs vs.

    Bir hanımefendi “burada sadece kanunu konuşmaktasınız ama tecavüz, taciz, kadına yönelik cinsel ya da şiddet içeren suçların oluşmasının nedenlerini bu nedenlerin oluş,masına neden olan zihniyeti göz ardı ediyorsunuz” dedi…

    …ki on numara bir tespit.

    Suç işlenmeden dahi gözü dönmüşlük var.
    On binlerce suçun sadece üçü beşi kanuna intikal ediyor gerçeği zaten bir çok nedeni ortaya koymakta.

    Ne derece rezil bir kafa yapısının kol gezdiğini ortaya koyan bir program izledim dün gece.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  51. Teşekkürler Hola.

    Hemen sizden önceki Misafir arkadaşımız konuyu baştan sona okumamış diye düşünüyorum. Okumadığını varsaydığım yerleri okursa anlayacağını umuyorum. “Hayır hepsini de okudum” der de, aynı soruyu bir daha sorarsa, anlamadığını varsayıp tekrar yanıt yazacağım.

    Ama azıcık insaf edin artık!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  52. Yasa hakkında düşünmek yerine biraz daha detaya inmek ve o konuda düşünmek daha akılcı geliyor bana. Yine aynı konu üzerinden elbette. Akp hükümeti tecavüzü destekleyen ve bu suçun varlığının devamı için çalışan bir hükümettir. Birileri vitrinden aksırıp tıksırıyor olabilir bu konuda. Ehe öhö ne ilgisi var v.s. şeklinde. Onlarda patanın etrafına birikmiş sineklerdir ya da bindikleri geminin rotasından habersiz hedef kitle üyeleridir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  53. Ben bu ilaçla testesteron seviyesinin düşürülmesini bir seferlik bir iğne gibi düşünmüştüm, ama Hola sürekli bir tedavi olduğunu söyleyince malum burası Türkiye, adam hergün nerede ve nasıl iğne olacak, kim kontrol edecek hiç aklım almadı. Bu sorunu nasıl aşmayı düşünüyorlar acaba gerçekten merak ettim. Gerekli düzenlemeyi yapmadan yasa çıkarsa, adam tüyer gider.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  54. Tabii bir de işin o kısmı var…

    Hani o “burası Türkiye”, “bizde mi olacak”, “Türklere ilaç mı söker” şeklindeki düşüncelerin içine sığdırdığımız “biz birbirimizi biliriz” mevzuatı var.

    -İlacı ithal eden yandaşlar olacaktır…tonlarca.
    -İğneyi yaptırmayanlar…doktoru, hemşireyi el altından görenler
    -İlaç etkisini yok eden bir başka ilacı el altından satmaya kalkanlar…

    Uzmanlarca konuşulan arasında ilaçların yan etkileri de var…göğüs büyümesi, kalça olması filan. Kadın vücuduna benzeyen durumlar olması söz konusu.

    -Bana ilaç sökmez

    …diyerek ortada dolaşandan da geçilmeyecektir…

    Unutmamak lazım ki “yeme de yanında yat” bizde oldukça yaygın bir seks türüdür.

    “Başıma kalmasın” diyerek sadece sevişip yataktan kalkmayı marifetten sayarak yapmış bir millete iğneyi vursan ne oluuur vurmasan ne olur.

    Amaç bu tecavüz/şiddet işini kültürel nedenler sınıfından çıkarmak…

    …şiddet tarafını nasıl halledecekler o da ayrı merak konusu.

    Ciğeri beş para etmez bir kafa yapısından nasıl kurtulacaklar?

    Bilinmez.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  55. Biraz araştırma yaptım.

    2009 verilerine göre devlet, mahkum başına günlük 24 TL masraf ediyormuş. Türkiye’de 368 ceza infaz kurumunda 30 Temmuz 2009 tarihi itibariyle 112 bin 217 tutuklu ve hükümlü bulunuyormuş. Cezaevlerinin kapasitesi ise 104.323’müş. Yani tıklım tıklım dolu, yer yok.

    Tutuklu ve hükümlülerin devlete günlük maliyeti 2 milyon 693 bin 208, yıllık maliyeti ise 969 milyon 554 bin 880 TL’yi buluyormuş. Bu paranın sadece 4 lirasını yemek parası olarak tahsil edilmeye çalışılıyormuş. Yemek parasının tümününün tahsil edilebildiğini varsayarsak mahkumların yıllık maliyeti 807 milyon 962 bin 480 TL’yi buluyormuş.

    Yani yukarı tüküsen bıyık, aşağı tükürsen sakal.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  56. “Kuyruk sallarsan tecavüzü yersin”
    Yurdum insanı kurbanı çoktan lekelemiştir. Ki bu ne çirkin bir tabirdir bir insan için.
    Ülkemizde bir çok tecavüzcü, tecavüz ettikleri kızlarla evlendiriliyor. Çünkü, Türkiyede tecavüz suçunu paspasın altına itmeye çalışan, mağdurlara bağırlarına taş basmayı salık veren bir anlayış var.
    Bizler, diğer ülkeler gibi tecavüz için rahatça suç durusu yapan bir ülke değiliz.
    Bizim ülkemizde hala ”kadın” insan olarak değil de, ”namus belası” olarak görülmekte.
    Tecavüz etmiş ama “adam seninle evlenmiş, daha ne istiyorsun?” diyen bir zihniyet var.
    Günah, ayıp, lekelendin…
    Faturayı, yine madura kesen bu zihniyeti nasıl tedavi edeceksiniz?
    Suçu işleyen organa cezayı verdin, peki ya o organa bu emri veren yani azmettiren beyne nasıl ceza verecek ve engelleyeceksiniz?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  57. Bahsettiğim program 4 saat sürdü dedim…dile kolay. Dört saatlik programa çık şey sığdı elbette.

    Genç bir kız telefon ile katılım gösterdi…

    Yukarıda bahsettiğim bir konuda kıymetli bir görüş bildirdi…

    “TECAVÜZ bünyesinde ŞİDDET de barındırmakta”

    Adamın uzvunun işlevselliğini durdurdunuz, şiddet eğilimli olmasını kendinde bir hak görmesini nasıl düzelteceksiniz?

    Bakınız, bunu bir HAK olarak görüyor diyorum…

    …öyle ki gavur illerinde bunu nasıl anlatıyor ise…

    …oranın kanun mekanizması bunlara inanıyorlar.

    “Kendinde hak görme” işini kültürün bir gereği olarak anlayan farklı ülkeler kadına karşı yapılan şiddet cezasında indirim uyguluyorlar.

    Alman şiddet uygularsa 15 sene….bizim kerko yapınca beş sene.


    Kerkonun kendinde bunu hak görmesinin temellerine bakmak lazım…

    Bir türlü ellettirmediğiniz, laf söyletmediğiniz şu yere göğe koyamadığınız “DEĞERLER” neşter altına yatırılsa ya.

    Askerliğimi yaparken yan ranzada yatan Tarih öğretmenine kaç kardeşsiniz diye sorduğumda 6 demişti…

    …konuşma koyulaştıkça anladım ki 8 kardeşler.

    -He iki de kız var

    …diye ekledi sonra.

    Yok sayıyor.

    Şirinleştirilmiş, normalleştirilmiş değerlerimiz var:

    Sahip çıkmak, namusu korumak gibi…

    Kıskanmak, sevgi derişikliğinin birimi değil mi kardeşim…

    …ne kadar çok kıskanıyorsan o kadar değer veriyor, seviyorsun teraneleri.


    Alın size örnek:

    Flaş, flaş…şok, şok şeklinde boşanan Cem Özer ile Nurgül Yeşilçay…

    …okuduk.

    Şimdilerde de flaş flaş…

    Neymiş?

    Kendine sevgili bulmuş…

    Meraklısı okusun da…

    Cem Özer çıktı ne dedi?

    -Çocuklu bir kadına bu yakışmadı!

    (Bazı yayın organlarında bu ifadesinin uydurma olduğu da yazıldı…bildirelim.)

    Konumuz elbette bu kişiler değil…

    Ama bu kafa var…


    Tahakküm kurmak için olmayacak ritüeller uyduran kafalardan bahsediyorum…


    Şiddete veya cinsel istismara maruz kalmış kişiye sorulan sorulara bakınız:

    -Demek evine gittin…
    -İçki de içtiniz ha…
    -Demek arabasına bindin

    …gibi sürekli bir “e hak etmişin” yönünde keser çalıştırılan sorular var.

    “Kuyruk sallarsan tecavüzü yersin”

    …gibisinden kepaze düşüncelerin oldukça yaygın bir şekilde kol gezdiği hukukun da çanak tutarak gezdirilmesine göz yumduğu bir atmosferden bahsediyorum.


    Mağdur olan ve susan o kadar çok aile, kadın, erkek var ki…

    …inanılmaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  58. Evet, çok doğru bir noktaya parmak bastınız Hola. Hak olarak görüyorlar. Çalarken, çırparken, söverken, döverken, sindirirken, öldürürken ve tecavüz ederken yaptıklarını hak olarak görüyorlar. Önce mevcut suçluları hapiste tutmayı, cezasını çekmelerini sağlayıp, sonra da suçun doğasına inmek gerek. İkisi de ihmal edilemez.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  59. “Sorunun odağında kim var? Kadın var. Kardeşim sen dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmayacaktır. Tahrik ettikten sonra sonucundan şikayet etmen makul değildir.”

    Kim diyor bunu?

    Ulema.

    Hemi de diplomalısı haa…dahası akademik kariyer yapmış bir zat.

    Ne iş yapar bu?

    İmam, ulema yetiştirir.

    🙂

    Bu gerçekleri dile getirince;

    “Vayyy dine saldırdı, vıyyy müslümana giydirdi” ha?

    Aha adamınız orada…gözlerinizden öpüyor.

    Selçuk Üniversitesi İlahiyet Bölüm Başkanı Prof. Orhan Çeker.

    Yaz dekolte…yaz Prof. Orhan Çeker…googlela, yakala.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  60. “Hemi de diplomalısı haa…dahası akademik kariyer yapmış bir zat.”
    Her şeyin her şey ile bir ilişkisi olduğu bilimsel tezi bakımından, bazen “zat” sözcüğü ile “zart” sözcüğü arasındaki ilişkiyi araştırasım gelir ve aralarında büyük oranda benzerlikler bulurum…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  61. Bana sorarsan din adamı diye bir meslek olmamalı, “Allah tarafından ilim verilmiş kişileri” ulema anlarlarsa olacağı budur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  62. Prof. Orhan Çeker’in yazisi polemik konusu bile olamaz..Talihsiz bir aciklama olmus..Suca, kendince sucun olusmasini tetikleyecek nedenler acisindan yaklasarak tecavüz edeni degil dekolte giydigi icin tecavüze ugramis yada ugramasi muhtemel magdurlari suclu ilan etmis..Bu tür aciklamalar hep dekolte kafalardan cikar, cikmistir ve cikmayada devam edecektir..
    Kör kendinden bilirmis hesabi yani, dekolteye ceza vermek..Iyide sayin profesör, senin dinin, imanin, ahlakin bir dekolte görünce hemen ucuveriyorsa, dekolte giymis bayana tecavüz etme hissi veriyorsa, tecavüzü mesru kiliyorsa; bence sen dekolteyi degil kendi ahlakini ve imanini bir gözden gecir ki hemen ucuvermesin iki baldir bacak görünce..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  63. Ataan’ın yorumu daha önce de buralarda bir yerde ortaya attığım, atalardan kalma bir anekdotu anımsattı. Anekdot diyorum da söz konusu olay Doğan Avcıoğlu’nun “Türklerin Tarihi” adlı 5 ciltlik yapıtlarından birinde anlatılmaktadır:

    Hırıstiyan misyonerler bir Türk obasına konuk olurlar. (Henüz Türk kavimleri Ortaki Asya civarlarındadır.) Oba beyinin çadırında oturmaktadırlar. Obanın hanımı konuklara ikram edeceği ayranı ezmek için yere çömelir. Yere çömeldiğinde misyonerin gözü hatunun apıç arasına takılır. O da ne? hatunun altında don yoktur ve bu kez misyoner kızarmaya başlar. Gözlerini kaçıracak yer arar. Oba beyi durumu farkeder ve sorar:
    “Ne oldu?”
    “Böyle ayıp değil mi?” der misyoner.
    Oba beyi gülerek:
    “Sen oraya bakmazsan görmezsin. Bakıyorsan sorun sende, ayıp senin kafandadır”…

    Tarih işte…
    Hikaye!!…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  64. Ulema bozuntusunun demeci sokakta gezen milyonlarca dallamanın ne düşündüğü ile paralel…

    …doğrudur, polemik konusu dahi olamaz.

    Çünkü bal gibi ispattır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  65. Ulema ne yapsın…açıyor bakıyor ayete.

    Aha Nur 31:

    Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Görünen kısımlar müstesna, zînetlerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

    Ayağını yere vurmasın…memeler, kalçalar löpürdemesin, herifin bel altına filan bakmasın…zinet dediği avret yerleri ona buna göstermesin…

    …gösterirsen, şu muaf listesinin haricindeki biri tarafından parmağı yersin.

    **

    Sokakta yürürken türbanlıya iyi bakınız…

    …öyle bir bakıyorlar ki…

    …senin benim mini etekliye öküz gibi bakmamız bunların bakışlarının yanında villada dokunuşundaki süt tadında kalır.

    Ama o sayılmaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  66. İşte günümüz akademisyenlerine sorumluluk verilirken hangi kriterlerin dikkate alındığı, ve bunun sonuçlarının bariz bir örneği. Bu adam sapıklara böyle cesaret verdi ya!
    Şeriatçı sahtekarların kafası bu.Geçenlerde basında çıktı.14 yaşındaki yeğenine tecavüz eden 40 yaşındaki adam konusunda. Şuçlu kız bulunmuş ve 80 kırbaçla cezalandırılmıştı.
    Kırbaç sırasında genç kız ölmüştü.Yobazın kafası bu.hoca bozuntusuna şunu söylemek isterim.Bende türbanlı ve kara çarşaflı kadın görünce tahrik oluyorum.Onlara tecavüz edersem yinede suçlu olurmuyum?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  67. Biz KADINLARI hiç sevmedik!

    Saçlarını sevdik hele bir de “sarışınsa” daha çok sevdik…

    Ağızlarını sevdik hele bir de “şehvetli ve dolgun” ise daha çok sevdik…

    Göğüslerini sevdik…

    Bacaklarını sevdik hele bir de sütun gibiyse bayıldık…

    Kalçalarını sevdik…

    Gerçekten güzel vücutlu ve “çıtırsa” daha çok sevdik…

    Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep “baktık”…

    Her yerlerine iyice ve dikkatle! Baktık…

    Pekiyi görememiş olacağız ki bir daha baktık…

    Bir daha ve bir daha…

    Kadınların her yerlerine baktık ama

    GÖZLERİNE ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok GEÇ olmuştu…

    Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk…

    Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu..

    Eh yozlaşan toplum ve geç gelen adalet olunca da 13–14 yaşındaki ÇOCUKLARA bile dokunmaya başladık!

    SAPIK damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı.

    Çünkü SAPIK diye haykıran ne kadar azdı!

    Kimimiz “araştırmacı” oldu icraata geçemedi!

    Onlar CD ve DVD ler ile idare etti!

    Hatta SAPIKLARA tepki bile gösterdi…

    Ya onlar ne yaptı?

    Gerçek dünyada namuslu olanlar sanal dünyada bu çocukları aradı…

    Aradı ve hep buldu!

    Kadınlara “dokunmada” dünya sıralamasında üst yerlere geldik…

    2009 itibariyle rakamlar oldukça “umut verici”.

    % 40 ını SÜREKLİ DÖVDÜK…

    %45 ine DUYGUSAL ŞİDDET uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme).

    %16 sına ZORLA SAHİP OLDUK…

    Ve olmaya devam ediyoruz…

    Tüm bunlara maruz kalan HER 3 kadından biri İNTİHARA kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık…(bize ne değil mi? Fener ya da CimBom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık)

    % 9 una daha MASUM BİRER ÇOCUKKEN bile dokunduk…

    Ama hep SUSTULAR…

    Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı…

    “Kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu

    AMCAN ya da KOMŞUN” bu da sana DERS olsun…

    Ama bu DERS o kadar acıdır ki biz ERKEKLER bilemeyiz…

    Bizlere sorduklarında %25 imiz “bazı durumlarda KADIN DÖVÜLÜR” demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik…

    İSLAMİ ÖĞRETİ yalanları ile KADINLARI ve KIZLARI bizlerin KÖLESİ yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı…

    Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil!

    % 51 i erkekler ile tartışmayı bile “saygısızlık” sanıyor artık…

    %36 sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış… Ya da inanmak zorunda kalmış…

    % 52 si “erkek kadından sorumludur” diyecek kadar kadınlığını unutmuş… Ya da unutturulmuş. ..

    % 49 u “erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz” diyecek konuma gelmiş, ya da getirilmiş…

    Kabul edelim biz kadınları KULLANMAYI çok sevdik…

    Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde…

    Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep…Onlardan VİTRİN yaptık… İMAJ yaptık..

    Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız….

    Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep KADINLARDI..

    Koşturan ve çabalayan hep KADINLARDI.. .

    Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp KARANFİLLER attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık….

    Ama “ANANI DA AL GİT” demek bize daha çok yakıştı!

    “Cennet anaların ayakları altında” diye diye büyütüldük…

    Ama ANALARI hep ayaklarımız altında

    ÇİĞNEDİK… EZDİK… TEPİKLEDİK.

    14 şubat sevgililer günü ya da Anneler Gününde bir kaç saat ara verdik!

    Ama sonra yine ezmeye devam ettik…

    İş verirken bile onları hep düşündük!

    İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile BAYAN ELEMAN ARANIYOR ilanı vermeyi çok sevdik…

    ((2009)) Türkiyesinde KADIN olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz…

    Çünkü artık KONUŞMUYORLAR….

    KONUŞAMIYORLAR…

    KONUŞTURULMUYORLAR…

    İslam dinini sömüren ve kullanan KARANLIK ZİHNİYET kendi kadınlarını yetiştiriyor…

    Susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar, kızlar hatta çocuklar..

    Arada VİZYON ya da İMAJ için ortaya “sürülen” kadınlara bakmayın siz.. Onlar da biliyor “kullanıldıklarını” ama artık düzen kurulmuş…

    Bu ülkenin kurucusu ATATÜRK 1930 lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği HAKLARIverdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o ATATÜRK’TÜ…

    Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmadı…

    İhanet etmedi…

    Ama BİZ ihanet ettik! Türkiye Nereye Gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine…

    Cevap ne kadar da açık değil mi?

    Türkiye hızla ve şevkle KARANLIĞA gidiyor… Hatta KOŞUYOR…

    Çünkü YARATILMIŞLARIN YARISI olan KADIN YOK OLUYOR!

    Benim anam, bacım, sevgilim, kızım YOK OLUYOR.

    Kadını YOK OLAN ülkenin gideceği yol bellidir…

    KARANLIK ve ONURSUZ bir gelecek….

    Bu işi PLANLI yürütenler İSLAMİ motifler ya da örnekler ile KADININ İKİNCİ SINIF KONUMA gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar…

    Bu işe KURANI KERİMİ ortak koşmaları ne acı…

    Mesela miras hukuku…

    Erkek çocuğa 2 pay.. Kız çocuğa 1 pay…

    Ya da kadının erkeğe İTAAT etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler…

    Belli ki burada büyük bir istismar var…

    Çünkü tüm alemi yaratan ALLAHIN kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz…

    Kuran’ı kendi amaçları için yorumlayanlar KADINI ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama biz hiç sevmedik…

    Şunu o kalın kafanıza sokun….

    KADIN=ERKEK….

    ERKEK=KADIN dır…

    Bazı konularda kadın bazı konularda erkek ÜSTÜN olabilir…

    Ama tüm bu zayıf ve üstün yönleri bir arada düşündüğünüzde tek bir gerçek var;

    KADIN=ERKEK….

    ERKEK=KADIN….

    Bu GERÇEĞİ kabul etmemek bize her zaman kaybettirecek ve kaybettiriyor.

    8 MART KADINLAR GÜNÜYMÜŞ!

    KADINI olmayan ülkenin kadınlar günü olmaz…

    Kutlanmaz.

    Burada yazılanlar size ters geldi ise vah benim ülkeme…

    Çünkü “sizler” sayesinde sonumuz gelecek.

    KADIN benim diğer yarım ve benim diğer yarımdan vazgeçmeye niyetim yok…

    Türkiye Ne zaman kurtulur?

    Ülkenin üniter, ulus ve LAİK devlet yapısına inanan ve SAHİP ÇIKAN 550 milletvekilinin YARISI ÇAĞDAŞ TÜRK KADINI olduğu zaman bu ülke KURTULUR.

    Yani 550 vekilin yarısının KADIN olmasını isteyen MİLLİ İRADE, seçmen oy kullanan sen ve ben.

    Buna karşı çıkanlar o KALIN KAFALARINA soksunlar bu gerçeği.

    Türk Kadını benim diğer yarımdır ve ben TAM olmak istiyorum…

    Çünkü onlara İHANET EDEMEM…

    Tüm bunlara yürekten inanmıyorsanız lütfen “sözde” sevdiğim kadın dediğiniz kadına “SENİ SEVİYORUM” demeyin…

    Çünkü çok komik ve acınası oluyorsunuz. …

    LÜTFEN artık kadınların GÖZLERİNE ve BEYİNLERİNE bakmaya başlayın…

    Türk Kadını ve erkeğinin daha aydınlık günlerde yaşaması dileklerim ile arz ederim…

    Dr. ERAY AYBAR

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  68. Gelenekci zihniyetin faturasi yine Kur’an’a kesilmis..Kadini kendi zihniyetine göre yasatmak isteyen zihniyetin oyununa geliyorsunuz..Bir inanan olarak ben bu oyuna gelmezken inanci olmayanlarin bu oyuna gelmesi ilginc..

    Nur 31, bu zihniyetin carpittigi ayetlerin basinda gelir..Basörtüsünü Kur’an’in emriymis gibi göstermek icin kelimelerin anlamlariyla oynar dururlar..
    Bu ayetteki “Himar” kelimesi genis manali bir kelime olup örtü manasina gelir..Himar yere konulan veya herhangi bir örtüyü tarif eder..Himar, basi örterse basörtüsü olur, masaya konursa masa örtüsü olur…Allah eger “himar” kelimesi ile basin örtülmesini isteseydi “himarrürres” gibi bir vurgulama ile basörtüsü diyebilirdi..Böylece “res” kelimesi ile bas bölgesi vurgulanir ve örtü kelimesi olan “himar” ile beraber basörtüsü net bir sekilde anlasilirdi..
    “Hımar” kelimesi sirf basörtüsü manasina gelse bile bu ayetten basi örtmek degil, yine yaka dekoltesini kapatmak olarak anlasilmasi gerekir. Üstelik basörtüsünü Kuran’a maletmek isteyen zihniyet, acik bir saptirma yaparak “felyedribne” fiilini “salsinlar” diye tercüme etmistir. Böylece ayeti okuyan “basörtüsünü yaka aciklarina salsinlar” seklinde okuyacaktir. Oysa hicbir sekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsinlar” manasina gelmez. Bu fiille örtünün yaka acigina konulmasi yani kapatilmasi anlatilir. Kuran’da salsinlar, indirsinler manasinda “felyüdnine” kelimesi kullanilir. Allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanirdi..

    Kaldiki, milyonlarca dallama (Holanin tabiriyle) bu profesör görünümlü ulema cakmasinin zihniyetinde olsaydi, tecavüze ugrayan kadinlarin hepsinin dekolte giymesinden dolayi tecavüze maruz kaldigi sonucunun cikmasi gerekir önümüze hem adli hem istatistiki bilgi olarak..
    Giyim, kusam, dekolte giyinmek ayri konulardir tartisilir, tecavüzün tartisilacak bir yani yok, tedavi edilmesi gerekir..

    Genelleme, fasizme acilan kapidir..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  69. Tacizci magandalardan yola cikip tecavüzcüler hakkinda sonuc cikarman bunuda milyonlar diye genellemen bu prof görünümlü cakma ulemanin aciklamasi kadar talihsiz olur Hola…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  70. Tacizci magandalardan yola çıktığımı kim söyledi?

    Linklere basınca başlıklara değil…önüne açılan iletilere bakıver bir zahmet…

    #comment-36161 >>>> yorum numarası
    #comment-36191 >>>> yorum numarası

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  71. Kaldı ki, tacizci magandanın zihniyeti ile dallama profun, tecavüz meyillisi hayvandan ne farkı var?

    Hepsi aynı topun kumaşı değil midir?

    Dallama prof gibi milyonlarcası var…hatta milyarlarca var.

    Zira;

    Yukarıdaki linkler ATAERKİL kafanın kökenine bakmakta…

    …ATAERKİL kafalar ve SAHARASYA (çöl) deyince sadece Kuran mı akla gelmekte?

    O bölgeden çıkan sadece Kuran mıdır?

    Al birini vur ötekine…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  72. Bu badem bıyıklıların, aklı hep mi bacaklarının arasında olur yahu; saç görürler tahrik olurlar, dekolte görürler tahrik olurlar, şort giyersin tahrik olurlar… Kadınsın ya!
    Peki hayvanlara, çocuklara, yaşılılara tecavüz edenler hangi dekolteyi göz önüne almışlardır?

    Yahu bu ne menem bir insanlıktır, bu ne menem bir kokuşmuşluktur, bu ne menem bir zihniyettir?
    Hiç bir gerekçe, tecavüzün nedeni olamaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  73. Efenim elemanın dediği aslında şu; benim çok feci şartlı reflekslerim var ve bunlarla yargılanamam, çünkü bu aynı zamanda benim yaratılışımda var. (Adamın kendine biçtiği rol ve düzey bu)

    Kediye kızabilir misiniz mesela, canı yanarken onu tutmak istediğinizde sizi tırmıkladı diye.. Aha işte böyle bişey.

    Dedim ya, dinci-ahlakçının yaptığı aslında metafizik bi çözümleme.

    Evet evet, gerilim şart:))

    gamaro : Bu yazı internette yok, ilk defa burada.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  74. Hola yazdiginida unutuyorsun sanirim, yukarida ayet paylasmissin..Kuran’daki ayetlere uymazsan parmak yersin demissin..Yanlismi okuyorum?

    “HoLa tarafından Çar, 16/02/2011 – 13:17 tarihinde gönderildi.
    Ulema ne yapsın…açıyor bakıyor ayete.

    Aha Nur 31:

    Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Görünen kısımlar müstesna, zînetlerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

    Ayağını yere vurmasın…memeler, kalçalar löpürdemesin, herifin bel altına filan bakmasın…zinet dediği avret yerleri ona buna göstermesin…

    …gösterirsen, şu muaf listesinin haricindeki biri tarafından parmağı yersin.”

    Elestirdigin bu ulema bozuntusu profesörün söylediklerinden ne farki var bu cümlenin? Adamla ayni fikirdesin Yani..Ikinizde dini kullanip, carpitip tecavüz mevzuuna dahil ediyorsunuz..Eger o prof bu ayetten feyz alarak sacmaladiysa, sende aynisini yapiyorsun..Aranizda ne fark var ?
    Tecavüz edeni daha suclayan olmadi yahu..Adam sapik sapik, Avrupanin göbeginde adam cocugunu bodruma kitleyip yillarca tecavüz ediyor hatta cocuklari bile oluyor, böyle haberler avrupa ülkelerinde cokca cikmaya basladi..Almanyada göcmen kökenli ailelerin engelli cocuklari kendilerini gelistirmek amaciyla gönderdikleri yurtta tecavüze ugradilar..Avrupada ataerkillikmi var, cöl kültürümü var..Daha ne diyim bilmiyorum ki, mutlaka alip getirip dine getiriyorsun..Ne yapacagiz Incili acip karistirmamizmi gerekiyor bu sapikligi izah icin ??

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  75. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, ”İslam dininde hem kadına hem de erkeğe kendi cinsiyetini insanlığın önüne geçecek şekilde teşhir etmede eleştiriler, yasaklar söz konusudur. Ama bunlar hiçbir zaman ne taciz ne de tecavüze mazeret olarak gösterilemez”

    Nokta..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  76. Bırakın bu numaraları.

    Bendenizin hiç bir yazısında başka bir dini veya tanrıyı işaret eden bir ifadeyi bulamazsınız. İma dahi edilmemiştir. Aksine, “hepsi aynı topun kumaşıdır, zira geldikleri yer aynıdır” diye defakez belirtirim. Basit bir düz bir mantık yaklaşımı itibarı ile, çevremde olan biten yobazlıklar silsilesinin ardında Hristiyanlar olsa idi İncil den ayet getirir önüne koyardım…

    …bu numaraları birbirinize yapınız, bende sökmez.

    “Hüüüffff…iyi ki sapık Alman Hristiyan çıktı…ya Müslüman olaydı” gibisinden bir ferahlama içindeyseniz, bu sizi bağlar beni değil. Dolayısı ile “ya peki bu Alman sapığa ne diyorsun” muhabbetini aranızda yapınız. Ne de olsa sizin bölgeniz, gidip bir Alman forumunda incilerinizi dökünüz. “Bizde hiç olmaz böyle şeyler” falan yazınız…Hüseyin Üzmez i tanımazık bilmezik numaralarına yatınız…

    “Kıyafeti itibarı ile cinsel ilgi çeken bir kadın ona cinsel istismarda bulunan kişi kadar suçludur”…diyen prof gibi biri ile bu prof bozuntusu sayesinde mi tanıştım sanmaktasınız.

    Bak özlü sözü bile var:

    “Kuyruk sallayanı…” diye gider. Bu söz iki gün içinde bu prof ile mi peydahlandı? Milyonlar var diyorum. Kılık kıyafetine bakıp lakap takmalar, kötülemeler, mimlemeler…

    …bana maval okumayın.

    Böylelerinin var olmasının nedeni de aha o ayetten türetme ritüellerdir diyorum…yorumum da hemen altında.

    Var ise aksini ortaya koyan, gösteren bir yorumunuz, bilginiz, senteziniz onu yazınız. Yanıldığımı gösteriniz. Karşı sentez oluşturunuz, bilgi sununuz.

    Kişilerin yazdıklarına değil de kendilerine yazma huyunuz var. O da bilgi kifayetsizliğinizden olmalı…

    …ne o öyle sen de zihniyet olarak ondan farksızsın, vs vs. Bunun nesi yorum…nesi bilgi.

    Zırt pırt yazarların yorumlarının altına bıraktığın “sen kendine bak” cinsinden ileti kılığındaki saçmalıklara mı bakacağım, elli senedir yaşadığım ülkedeki bu tür eşşoğlueşşekliklerin ortak paydalarına mı?

    Ayrıca;

    …ağırlık, vücut vs çalışan bizim erkek taifesi pazılarını, kaslarını şişirip daracık kıyafetlerle ortalıkta fırım fırım dolanırken neden birileri çıkıp “sok o kaslarını, karılarımız kızlarımız tahrik oluyor” demiyor?

    Ha?

    Hadi Nur 30 u da kendiniz getirip asın bari…

    …şu “öküz gibi bakmayın” diyen ayeti.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  77. Bilge kisi, yüce beyin sayin hola milleti potansiyel sapik ilan ederken gecmiste buyurmuslar ki;

    “”HoLa tarafından Cts, 12/02/2011 – 22:49 tarihinde gönderildi.

    Bunu başka bir başlık altında anlatmıştım…

    …içinden din iman literatüründen kelimeler geçen nidalar, deyimler günlük kullanım dilinde vardır.

    Bunlar birer dini temenni bildirimi değillerdir.

    Deyimleşmiş ifadelerdir.

    Kim Kardashian’ın poposuna bakıp;

    “Hey maaşallah, hökümat gibin”

    …dediğin zaman bunun dinle, imanla, ateizmle veya meclisteki iktidar partisi ile alakası yoktur.“

    Ha neydi hosuma gitmisti “sonsuz us turnusol kadigi gibidir”…Aynen de öyle valla.
    Ne erdemli, ne bilge bir kisisin sen böyle hola yahu, hayran kalmamak elde degil..Popoya maasallah cek, gel burda milleti sapik ilan et, hadi ordan beee…
    Kör kendinden bilirmis hesabi olmus senin ki :))) Komiksin inan..Senin hangi dedigine inanacagimizi, itibar edecegimizi de sasirdik..Bir öyle diyorsun bir böyle, yanar döner mi diyordu filozof böylelerine :)) Isine gelince dinle, imanla alakasi yok isine gelmeyince ayeti daya..
    Bu prof.görünümlü ulema bozmasindan hic bir ama hic bir farkin yok senin..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  78. İltifatınız için teşekkür ederim.

    Yalnız ben “turnusol kağıdı gibidir” ifadesini sonsuz us için dememiş, enam 68 ile nisa 140 için demiştim diye hatırlıyorum. Dinciyi şıp diye belli eder.

    Neyse…

    Keşke siz de komik olsaydınız.

    Buralarda soytarılık edip, en ufak bir katkı sağlamaksızın atıp tuttuğunuz sürece beter komik olacağım.

    Emin olabilirsiniz.

    Denemesi bedava!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  79. Soytarilik? ? Atip tutmak ? ?
    Alintiladigim ileti sana ait, ben yazmadim diye inkar edersen ayri tabi..
    Bu arada Sonsuz Us icin Turnosol kagidi benzetmesini galatali söyledi 7 fark baslikli konuda..Sanirim bugün kafan daginik senin..

    “galatalı tarafından Per, 17/02/2011 – 12:51 tarihinde gönderildi.

    sonsuz.us turnusol kağıdı görevi yapar. facebook’un böyle bir gailesi yoktur.”

    Kardashian’ın poposuna bakarak katkilarina devam et sen holacim..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  80. Ayrıca;

    …ağırlık, vücut vs çalışan bizim erkek taifesi pazılarını, kaslarını şişirip daracık kıyafetlerle ortalıkta fırım fırım dolanırken neden birileri çıkıp “sok o kaslarını, karılarımız kızlarımız tahrik oluyor” demiyor?

    Hadi Nur 30 u da kendiniz getirip asın bari…

    …şu “öküz gibi bakmayın” diyen ayeti.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  81. Şu diyanet hazretlerinin sarf ettiği cümleye bi göz atalım hele;

    “İslam dininde hem kadına hem de erkeğe kendi cinsiyetini insanlığın önüne geçecek şekilde teşhir etmede eleştiriler, yasaklar söz konusudur. Ama bunlar hiçbir zaman ne taciz ne de tecavüze mazeret olarak gösterilemez”

    Taciz ve tecavüze mazaret olarak gösterilmezmiş.. Ha şimdi burda kullanılan taciz ve tecavüz kelimelerini bire bir anlamlarıyla pandik veya bildiğimiz ırza geçme gibi düşünürseniz doğru, yani kuran’da örtünmeyenlere parmak atın veya yatırın bi köşede çakın filan demiyor elbet. Ama uygun bi şekilde örtünmeme durumunun vuku bulması halinde, bu kişiye yöneltilecek “eleştirilerin” form ve içeriği nedir acaba?

    Hani hep denir ya, yapıcı eleştiri gibi bişey mi mesela? Ya da nerde başlayıp nerde bitiyo bu “eleştiri” durumları? Uyarı mı, kınama mı? Uyarıysa misal, o nasıl? Sözlü bi uyarı mı örneğin, yoksa ayıplayıcı bi tutum ve tavır mı? Veyahut akıllansın da insanlığını hatırlasın diye türlü psikolojik baskı ve ağırlık mı? Hadi tecavüzün lamı cimi yok da, peki ya bunların nesi-mimi var? Aman efenim hiçbiriniz yapmazsınız di mi? Tabi tabi.. hepiniz belgesel seyredip bol kitap okuyan cinstensiniz zati.

    Bu işler de böyle başlar zaten.. efenim bakar mısınız şu kadına nası da giyinmiş öyle… Eeee, neyle? Biraz açık-saçık işte.. İyi de, SANA NE?

    Yav arabistanını iranını talibanının malibanını geçtim, biz hiç büyümedik sanki müslüman mahallesinde. .Mesela bendeniz bugüne kadar hiçbir müslümana niye camiye gidiyorsun demedim, ama neden camiye gitmediğim bana soruldu.. Kimseye neden oruç tutuyorsun demedim ama benim oruçsuzluğum sorgulandı.. Kimseyi namazından alıkoymadım ama namaza zorlandım.. Kara çarşaflısına bile niye böyle giyiniyorsun demedim ama benim giyimim kurcalandı.. Kimsenin elinde taşıdığı pakete bakmak aklımdan dahi geçmedi ama benim taşıdığım poşetlere bakıldı.. Kimsenin evine gireni-çıkanı gözetlemedim ama benimki gözetlendi.. Kimseye cık-cık etmedim ama bana bolca cıklanıldı… Ötmeye gelince ne ama: efenim ateist saldırı ! Ya bu nası bi sirktir böyle, ha şimdi biz rüya aleminde mi yaşadık yani?

    gamaro : Bu yazı internette yok, ilk defa burada.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  82. Kuran da öyle demezmiş de şöyle dermiş de böyle dermiş.. İyi de kardeşim, üç beş müslümanın yanyana geldiği küçücük bir mahalle ortamında dahi anında kurumsallaşıp otorite tesisine soyunan ve onun bunun giyimine yürüyüşüne yediğine içtiğine etek boyuna yırtmacına şortuna bluzuna girenine çıkanına kadar herbişeye göz dikip laf etmeyi doğal bi hakmışcasına kullanan tüm bu insanlar nasıl bu kadar gerizekalı oluyor da toptan, inandıkları kitabı bile anlamadan (hani böyle şeyler yasak ya kitapta) türlü türlü dangalaklık yapıyorlar o halde, nedir bunun sosyolojik izahati yahu? Benim bütün çocukluğum ve yatılı okul yıllarım bunların arasında geçti be, müslüman mahallesi ne demektir bilmiyoruz sanki, kim kime ne anlatıyor?

    Hem aslında çok daha önemli bir detay var diyanet cümlesinde, bakın onu da kurcalayalım biraz.

    Sahi nedir şu “insanlığın önüne geçecek” tabirinin mahiyeti? Neymiş bu insanlık denilen şey hakkaten, kimin nesidir, neyin fesidir?

    Sen iman sahibi bi insansan ve insanlık gereği şöyle giyinip böyle yürümenin daha hayırlı olduğuna inanıyorsan uygula işte kendinde ve er muradına. BAŞKASIYLA işin ne? Bikini giyip denize girmeyi “insanlığın önüne geçecek” bi hadise olarak değerlendiriyorsan eğer, giyme bikini ve girme denize, ötesinden sana ne? Ya da ben senin “insanlık kriteri” dediğin şeye inanmıyorum işte, nolcak şimdi? Senin insanlık diye belirlediğin sınır benim için ahlakçı bi safsatadan başka bişey değil. Nerden buluyorsun kendinde böyle bi hakkı ve ona buna insanlık adına müdahele etmeyi? Agnostik demişti aslında: Tüm bunlar ete muhtaç olup et düşmanlığı yapma hastalığı. Bir kadının oturup kalktığı koltuğa bile kaç saniye sonra oturması gerektiğini hesap edecek kadar erekte ve hiç.

    gamaro : Bu yazı internette yok, ilk defa burada.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  83. Gelelim bir diğer meseleye..

    Himar kelimesi aslında şunu dermiş de bilmem ne…

    Bakın geldik yine bilmem hangi kelimenin arapça sittin çeşit kökünden birine… O aslında şu demekmiş de bu demek değilmiş vesaire.. Yahu kardeşim bu nası bi dildir be? Allah kendi indirdiği kitabı nası bir dille indirdiğini bilmez mi? Kitabı indirdiği insanı tanımaz mı? Böylesi allengirliklerle dolu onca konunun varlığında bilmem hangi kelimenin hangi kökünün neresinin karesinin alınabileceğini filan hesaplamaz mı? Her inanan arapça masterı yapamayacağına göre, bu kitabın onca dile tercüme edileceğini ve her tercüme sırasında belli anlam kayıpları ve fazlalıkları yaşanabileceğini varsaymaz mı? Bunca labil faktörle örülü bir ağ içinde ve en iyi niyetli insanın bile lastik gibi esneyebilecek zihniyle türlü türlü hatalar yapıp tanrı sözünü çarpıtabileceğini ve sadece kendini değil aynı zamanda sonraki jenarasyonları da yanıltabileceğini hesaba katmaz mı?

    Örneğin bu dediğim şeyin tıpkısının aynısını biz 200-300 kişilik çalışan gruplarına idari ve yazılı olarak tebliğ ettiğimiz en ufak belge ve metinlerde bile düşünüyor ve her türlü yanlış anlaşılmanın önüne geçmek maksadıyla türlü türlü önlemler alıyorken, yüzyıllar boyunca ve milyarlarca insana hitap edecek bir kitabın yazarı böyle birşeyi ihmal eder mi yahu?

    Yanisi şu:

    Şuranızı/buranızı ve şu kadar ve şununla örtün netliğinde üç-beş cümle kurup da hiçbir bir şüphe ve tereddüte mahal bırakmayacak netlikle bir ifade tesis etmek bu kadar mı zordur yahu? Hem de binlerce yıl boyunca ve milyarlarca inanlısı tarafından takip edilecek bir kitapsa bu kitap ve tanrı katından geliyorsa..

    Hatta daha alasını söylüyeyim mi? Valla siz bana bu işin doğrusunu açıklayın, bakın ben iddia ediyorum bu yaştan sonra arapça öğrenip tanrının kurduğundan çok daha iyi bir cümle kurarım ve kimsenin de aklı maklı karışmaz. Yani bu kadar açık.

    Himar kelimesiymiş de.. felyedribneymiş de..darabe köküymüş de.. He canım he, öyledir öyle.

    gamaro : Bu yazı internette yok, ilk defa burada.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  84. dostum sen bi pot kırmışsın sonra saçmalamaya başlamışsın.
    sen şimdi geri döndürülemez diye idama da mı karşı çıkıyorsun, sana göre hukuki değil. bundan bu çıkıyor.

    sakın duygularını katma dostum hep bilimsel kal tamam mı. doğru diyorsun mağdurlar üzerinden düşünce üretmeyelim. hatta onlar hiç davalarada katılmasınlar , sanık ile yargıçlar arasında devam etsin getsin bitsin bu iş.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  85. ” “”HoLa tarafından Cts, 12/02/2011 – 22:49 tarihinde gönderildi.

    Bunu başka bir başlık altında anlatmıştım…

    …içinden din iman literatüründen kelimeler geçen nidalar, deyimler günlük kullanım dilinde vardır.

    Bunlar birer dini temenni bildirimi değillerdir.

    Deyimleşmiş ifadelerdir.

    Kim Kardashian’ın poposuna bakıp;

    “Hey maaşallah, hökümat gibin”

    …dediğin zaman bunun dinle, imanla, ateizmle veya meclisteki iktidar partisi ile alakası yoktur.“”

    Kardishian’in poposuna bakarak bilgeligine bilgelik katanlardan, din kültürü, ahlak dersi, ha unutmadan bide Türkce konusma dersi alacak halim yok..Öyle diyoruz olmuyor böyle diyoruz olmuyor..En dogrusu her zaman sizin dediginiz olsun, gercek dogrular hic bir zaman isinize gelmez..Utanmadan arapca derside vermeye kalkarsiniz siz..
    Ve böyle buyurdu felsefeci; Hey maasallah, hökümat gibin..:))))))
    Kivirmaya devam edin siz, baktiniz yemiyor baslayin hakaret etmeye, küfür etmeye her zamanki yaptiginiz gibi..Bu arda arapca dersi varsa sirada lütfen popolu örnek vermeyin sonra önünüze cikiveriyor pat diye..
    Hukuk konusamiyorsaniz, bari burda susun da insanlar bu konu hakkinda fikirlerini paylassinlar..Konulari hep dine dayamaktan vazgecin bence..Anladik dine karsisiniz ama dine tabi olanlaradami karsisiniz? Inanan biri, bir kelime konussun aninda hacli seferine cikiyorsunuz..

    Soruyorum simdi eeey filozof, bilge kisiliginle bir kere olsun dürüst , samimi olmayi dene ve cevap ver..

    “HoLa tarafından Çar, 16/02/2011 – 13:03 tarihinde gönderildi.

    Ulema bozuntusunun demeci sokakta gezen milyonlarca dallamanın ne düşündüğü ile paralel…”

    Holada, sokakta gezen milyonlarca dallamadan birimi oluyor “Kim Kardashian’ın poposuna bakıp; “Hey maaşallah, hökümat gibin” ” dedigi zaman?.. Hola’nin bu ulema bozuntusundan ne farki var? Ulema Kur’ana bakiyor ahanda ayet dediniz acikladik anlamak istemediniz eyvallah..Hadi bakalim Ulema Kur’ana bakip anlami carpitarak fetva veriyor, Hola da kardashian’in poposuna bakarak :))))
    Buyrun bir kere dogru dürüst cevap vermeyi deneyin lütfen, rica ediyorum..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  86. Bendeniz sadece din iman sözcüklerinin din iman ile alakası olmayan anlamlarda da kullanıldığına basit bir örnek vermiştim…

    …görülen o ki bir haftadır Kardashian ın kıçına yapışıp kaldınız.

    E bilgi olmayınca, akılcı yorum iletileri yerini otomatikman cıvık iletilere bırakmakta.

    Yavşamanın alemi yok!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  87. Senin paylastigin ayeti, bu elestirdigin ulema kilikli prof bozuntusu tipler bu sekilde tercüme edip milletin önüne sunuyor..Git arapca bilen bir arkadasin varsa ona tercüme ettir..Ondan sonra gel konus..Bizim dedigimize inanmiyorsunuz yada sanki biz fikrimizi size kabul ettirmeye caliyormusuz gibi tepki veriyorsunuz..Ben bu ayeti anladigim anlamiyla izah ettim..
    Kaldiki bu konunun dinle imanla hic bir alakasi yok, bak örnek verdim almanyadan avrupadan..Iletilerimi bir daha oku istersen..Tacizi ve tecavüzü dinle nasil bagdastiriyorsun onu anlamiyorum..Verdigin ayetle tecavüzcülerin, tacizcilerin ne alakasi var? Tutuyorsun genelliyorsun..Tecavüze ugrayan tüm bayanlar dekolte giymis bayanlarmidir? Yine belirtiyorum, dekolte, giyim tarzi ayri bir konudur tartisilir demistim ama hic birsey tecavüzcüyü magdur gibi gösteripte tecavüzü mesru kilamaz..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  88. Ha şöyle…

    …yavşamadan!

    Şimdi, “yukarıda yazdım” diyor isen alıntılar, ortaya koyarsın…atlamışsınız dersin/deriz.

    Cıvıtmanın alemi yok.

    Gerçi konuyu Gamaro iyisinden bir kepçeleyip bol açılı ele almış ama ben ayet ile alakasını açayım…

    Ayete bakınca görmekteyiz ki bir kılık kıyafet tavsiyesi var…

    …e Allah kelamı olunca da emir olmakta.

    (Bu arada bana sorarsanız bu ayet oldukça saptırılmakta ama ben kendi yorumumu katmadan ayeti açacağım…diğer bir deyiş ile ayetin genel kabul gören uygulaması üzerinden gideceğim.)

    Ayet sadece saçınızı, başınızı örtün mü diyor?

    Hayır. Ayet çok şey diyor.

    Kılık kıyafet yönergesini açıkça CİNSELLİK ile bağdaştırıyor.

    Arapçasına bakalım:

    Ve kul lil mü’minati yağdudne min ebsarihinne ve yahfazne fürucehünne ve la yübdıne zınetehünne illa ma zahera minha vle yadribne

    …başlar ve devam eder.

    Gerektiğinde devamına bakarız.

    İlk satırdan; “fürucehünne”

    Cinsel organ demektir…yani vajina.

    Dönelim Türkçesine;

    “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Görünen kısımlar müstesna, zînetlerini göstermesinler”

    …deki IRZ anladığın manada NAMUS İFFET değildir.

    Cinsel organlarını korusunlar der. (kök kelime de Ferç, furucehum (furuc) da çoğuludur. Yarık, delik, apış arası, yırtık, bacak arası manasındadır)

    Gider araştırmanı yaparsın…

    Şimdi…

    Ayet baştan aşağıya cinsellik ve cinsel organlar ile ilgili iken ve de kılık kıyafeti cinsel organlar…ayetin devamında da karşı cinsin iğdiş olması, cinsel yeteneğinin ya da yaşının olmaması gibi karşı cins ile cinsel münasebetler nedenlerine dayandırması, kılık kıyafeti de cinsel nedenlerden dolayı düzenlendiğinin kanıtıdır.

    Siz kadının kılık kıyafet düzenlemesini yapan bu ayeti cinsellik ile bağdaştırmıyor iseniz ya okuduğunuzu anlamıyor ya da kasten saptırıyorsunuz.

    Profesör bozuntusu da aynı yerden geliyor…

    …kılık kıyafetiniz uygun değil ise cinsel istismara maruz kalabilirsiniz, bundan dolayı da siz de suçlu sayılırsınız diyor.

    Ayet ile alakasını anladınız mı şimdi?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  89. Hola, bana demagoji yapmayi keste sen, bu hoca bozuntusunun sacmaliklarinida söyleyip durma onun yaptigi dangalakliga cevabimizi verdik ac tekrar oku..
    Kur’anda giyimle ilgili emirlere uymayanlarin tecavüze ugrayacagi sonucunu cikariyorsun sende aynen bu prof. bozmasi gibi…
    Sizin orda ciplakmi geziyorlar anlamadim? Yani edep yerlerinin kapatilmasi birisi tecavüz eder anlayisiyla emredilmis diyorsan, haddinden fazla niyet okuyuculugu yapiyorsun okudugunu anlamaktan öte..Örnegin komsunuz falanca teyze sen ona tecavüz etmeyesin diyemi giyinip, edep yerlerini kapatiyor? Markete gidecek bir bayan evden cikarken pantolon yada etegi yada sortu yani elbiseyi tecavüz edilmemek icinmi giyiyor?
    Ayet ile alakasini hala anlayamadim..Ayet ile alaka kurabilseydim zaten bu prof.bozmasi sözlerinde hakli der söylediklerini onaylardim..Ama ben bu profun profluguna tüküreyim diyom daha ne diyim..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  90. “dostum sen bi pot kırmışsın sonra saçmalamaya başlamışsın.
    sen şimdi geri döndürülemez diye idama da mı karşı çıkıyorsun, sana göre hukuki değil. bundan bu çıkıyor.

    sakın duygularını katma dostum hep bilimsel kal tamam mı. doğru diyorsun mağdurlar üzerinden düşünce üretmeyelim. hatta onlar hiç davalarada katılmasınlar , sanık ile yargıçlar arasında devam etsin getsin bitsin bu iş.”

    Sayın misafir,
    Biraz daha oku, anlamaya az kalmış…

    Ne potundan bahsediyorsun sen?
    “Hukuk” dediğinde, bunun içinde “Ceza Hukuku” diye kocaman bir alan vardır. Ben bu alan ile ilgili konuşuyorum. Sizin bu alan ile igili zerrece bilgi sahibi olmadığınız ortada.
    Evet, idama da karşı çıkıyorum, ne sandın? Evet, tam da “geri dönüşü” olmadığı için karşı çıkıyorum.
    Bu karşı çıkışı çürütmek için sen ne yapıyorsun, mağdur konumdaki insanların acılarını karşıma koyuyorsun. Kim burada mağdurun acısını onayladı ki? Ben de ceza sistemi yüzünden insanların mağdur edilmemesini savunuyorum. Yani bir alandaki mağduriyeti gidereyim derken yeni mağdurların, hem de bu kez devlet eliyle mağdurların doğmasına neden olan yanlışları size göstermeye çalışıyorum.

    Toplumdaki olaylar bir anlamda kendiliğindendir. Ancak devletin vereceği karar kendiliğindenci olamaz. Devlet bir iradedir. İrade soğukkanlı, teorisi, yasası olması gereken boyuttur. Suçlunun suç işlediği konumdaki saiklerle devletin mahkemesinin saikleri aynı olamaz.

    Senin “hard diskin ve işlemcin” bunları anlayıp, işleyebilecek kapasitede görünmüyor…
    Çocuk oyuncağı değildir, toplumu ve devleti yönetmek. Ulus devleti yönetmek ise aşiret yasaları ile olmuyor. Aşiretin filistenliği ile hiç olmuyor…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  91. Ben bundan vazgeçtim de…bunun gibi başka okuyucular var mı acep diye endişeden yazıyorum.

    Şimdi de ayeti ayan beyan ortaya koymak demogoji oldu.

    Bak seeeeen.

    Gerçi ben buna ilk defa görmedim…çünkü önemli olan nara atmak.

    Sonuçta ayet “örtünmezsen düzülebilirsin”diyor çünkü tehdit olarak karşı cinsin penisinin işlevselliği belirtiliyor…

    …öyle ya eğer mekanizma çalışmıyor ise saçını başını gösterebilirsin demekte. Avret yerlerini kapatman gerekmez anlamı da çıkmakta.

    Kaldı ki, din imanı kendine düstur edinmişlerin onda dokuzu cinsel açlık çekmekte. Kadını da erkeği de haşat.

    Neyse.

    Ben o ayette yazanları açtım…artık yazanlardan millet ne anlıyor ise. Dallama profun ne anladığı ortada…

    …pekiii ya şuna ne diyeceksiniz?

    Hava kararmadan evde olacaksın…

    Anasından bunu duymayan kız evlat var mıdır?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  92. Nokta üzerine nokta..

    Kişi kendiği koyduğu nokta’ya keçi boku muamelesi yapmamalı oysa.

    Böyle nokta bıraka bıraka yürür sonra.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  93. Yazana sırnaşma dedim sana ama yine yavşadın…sırnaşmadan yazamaz mısın sen?

    Sığır kardeş ile akıllı bıdığın maceraları mıdır bu ortamların hizmet ettiği…

    İstersen şu bıkmaz usanmaz yavşaklığı anlatan meşhur ayı-avcı fırkrasını ekleyelim…

    Ne dersin?

    Hani avcı hevesle ayıya nişan alır…bir bakar ki ayı yok….daha ne olduğunu anlamadan ayı arkadan avcıyı yakalar…bir güzel de kucaklar.

    Avcı delirir…ertesi gün bir hırs yine aramaya çıkar…ayı orada duruyor…tam nişan alır…tetiği çekemeden, tam arkasında…”ammman” bile diyemeden…kucak kucak.

    Sonraki gün iyicene çıldırmış düşer yollara…ayıyı bitirecek…az sonra bulur, ayı karşısında duruyor…”hah şimdi” diye heveslenmesine bile fırsat kalmadan kucak kucak.

    İnat bu ya sabah erkenden düşmüş yollara…yürürken omuzuna bir şey dokunmuş…dönmüş ki ayı;

    -Yahu avcı kardeş anlamadım ben senin durumunu avcı mısın ibne misin söyle de bilelim.

    Sırnaştıkça sırnaşıyor, yavşamadan dedikçe beter hevesleniyorsun.


    Benim anlattığımdan uzak ise neye yakın…

    …anlat da öğrenelim.

    Kıyafeti penis ile bağdaştırmıyor ise ne ile bağdaştırıyor?

    Hele bir anlat yahu…

    Ne diyor ayet?

    Senin anlattığın gibi değil diyorsun anladık…sen anlat öğrenelim…

    …sırnaşmadan ama.

    Ne diyor ayet?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  94. Karsi cinsten birini ciplak görürseniz normal olarak bu sizde sehvet duygusu uyandirir..Bu insani ve normal bir özelliktir..Yasaklanmis, haram sayilmis seylerden uzak durmak insanin kendi elindedir…Ciplakligi yasaklayan emirlere uyulmamasi tecavüzcüleri davet ediyor anlaminda degildir, zira öyle olsaydi zina yasaklanirken tecavüz edenler müstesna denirdi..Öyle ya tecavüzcüler bu zihniyete göre magdur durumda olup penislerinin islevselligi üstünde baskiya maruz kaliyorlar..
    Kadini istediginiz gibi sarip sarmalayin, isterseniz cirilciplak gezdirin amma dünyaya fermuarlarinin arasindan bakanlar tecavüz etmek icin bir nedene gerek duymayacaklardir hic bir zaman..
    Karsi cinsi ciplak görürseniz bu sizde tecavüz etme hissi uyandiriyor ise, bu anormal bir özelliktir ve bunu hic bir dine, kitaba, ahlaka baglayamazsiniz..Sunacaginiz hic bir neden tecavüzü hakli ki-la-maz!.
    Ama Kur’an kadin edep yerlerini kapatsin demis bu kadin ciplakti, orasi burasi görünüyordu tahrik oldum kendimi tutamadim tecavüz ettim, suc kadinin beni tahrik etti..Hadi ordan kelle..Kur’an edep yerlerini kapatin derken gözlerinizi haramdan uzak tutun da diyor..Kadin ciplaklik konusunda verilen emire uymayip günah isliyorsa, bu onun problemidir ve sana tecavüz etme hakki vermez..Tecavüzü mesru kilmaz..
    Kur’an penisin islevselliginden bahsedip tecavüze ugrarsin demek istiyor anlami cikarmak, bu prof. bozuntusuyla ayni zihniyette olmak demektir..
    Kur’andan ekmek cikmaz bu konuda size ahbap cavuslar, siz konunun özüne dönün yine, yani olayin hukuksal boyutuna..Zaten cözümlenmesi gereken yerde Hukuk..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  95. Ayeti açıklamamış arkadaş…ama öyle bir açıklama yapmış ki evlere şenlik.

    Bakar mısınız ifadeye:

    “Karsi cinsi ciplak görürseniz bu sizde tecavüz etme hissi uyandiriyor ise…”

    “Tecavüz etme hissi uyanması”

    …buna bayıldım.

    “Olsa da tecavüz etsek” gibi bir şey var yani…:))))))))))

    Burada ele alınan “çıplak birini görünce ne yaptığın” ya da “ne hissettiğin” değildir.

    Dekolteli ya da alımlı veya çıplak birini görürsün, arzularsın da…arzunu dile de getirirsin/ya da getirmezsin…arzun yerine gelirse zaten sorun yok…gelmez ise de sorun yok.

    Dallama profun zihniyeti ve onun gibi milyonların rezil bakış açısının geldiği nokta;

    Tecavüz olayında mağdurun kıyafetinin uygunsuzluğunun davetiye çıkarması…

    …ulema bozuntusunun dediği bu.

    Kılık kıyafetin tecavüze davetiye çıkarıyordur…o zaman sen de suçlusundur demekte.

    Kıyafetine göre muamele görürsün.

    Bu kıyafetine göre muamele görürsün de ayette var…

    Hem de kapı gibi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  96. Yine yavşamışsın…hatırlatalım.

    Gamaro nun bazı temenni ifadelerinde din iman kelimeleri vardı…ateist isen neden bu kelimeleri kullanıyorsun şeklinde abzürd bir soru yöneltilmişti…

    Bendeniz de günlük yaşamda din kökenli kelimelerin din ile alakası olmadığı halde hayret nidaları, ani endişeler, pekiştime şeklinde kullanıldığını bunların inanç ile alakasız olduklarını belirttim.

    Mesela

    -Nasılsınız
    -Vallahi iyiyiz

    …gibi.

    Buradaki vallahi yemin değildir…pekiştirmedir. Ya da birilerinden duyarak kullanımdır.

    Kim Kardashian ın hökümat gibin götü de buna misal…

    -Maaşallah Allah özene bezene yaratmış

    …denir…bu da dini ya da inancı veya ateist i bağlamaz.

    Göt ü bağlar.

    Hem de öyle bir bağlar ki…

    ..gördüğümüz üzere bir haftadır kopamaz.

    🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  97. Dinci siteye gidip bunları yazıyorsun seni bir güzel aralarına alıyorlar…yazılanlardan anlaşıldığına göre muamele pek de hoş değil…

    …buna ispat gerekmez…ne olduklarını iyi bilirim.

    O siteye yazdıkların neler?

    Okuduklarından, öğretilenlerden anladıkların ve sende oluşan düşünceler.

    Ne diyorsun?

    İslamda mezhep yoktur.

    Mezhep nedir?

    Anlamlandırma farklılıkları. Anlamlandırma farklı olunca yorum ve izlenilen yol da farklı olmakta.

    Aynı kitabı okuyorsun…her okuyanda olduğu gibi, yazılanlar, gözlerinden içeriye girmekte ve gidip beynine yerleşmekteler. Sonra da bunu anlatıyor, değerlendiriyorsun.

    Ahmet farklı anlıyor, Mehmet farklı…

    Aslında “MEZHEP yok” derken sen de bir mezhep oluyorsun.

    Topla iki milyon kişi…

    …al sana ATAAN MEZHEBİ.

    🙂

    ATAAN ın TUTAAN ları…

    …hiç fena olmadı yani.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  98. Olmadigini söyledigim icin benim icin olmayan birseye nasil tabii oluyorum Mezhep yok derken benim de bir mezhep olmam konusunda? Ben mezhepler, tarikatlar gibi din üstünden kurallar uydurmuyorum..Dini kendi menfaatime uyarlayip insanlari kandirmiyorum..Dinimi anladigim sekliyle yasiyorum, soranlarada anladigim sekliyle izah ediyorum..Olmayan mezhebime yada tarikatimada da kimseyi davet etmiyorum..
    Dinde olmayan bir emri dine sokmak, anlamlandirma yada anlama farki degildir..Altini desersek asil amac cikar ortaya..
    Bu islamoglu denen hoca bozuntusu ask ve flört üstüne fetva vermis, bizim dinci kardesimizde bunu ballandira ballandira paylasmis..Tek cümleyle dahil oldum konuya, “hoca bozuntusunun ilminin en tecrübe sahibi oldugu ihtisas..Zira yargitayca onaylanmis fiili livatadan kesinlesmis hapis cezasi var..Ee bu adami dinlemek lazim ask ve flört konusunda” dedim..Saldirilar geldi..
    Bu hoca bozuntusunun fiili livata yaptigi magdur bir erkek cocugu! Hem cocuk hemde erkek..Eyvallah güzel fetva veriyorsunuzda, dinimizde erkek cocuklar bu hocaya helalmi kilinmis, bunla ilgili bir fetva verirmisiniz dedim..Konuyu götürmedikleri yer kalmadi, benim ne dinim kaldi ne imanim kaldi böyle ilim irfan sahibi bir hocaya iftira attigim icin..Hocaniz size hayirli olsun, onun ilmiyle sizler aydinlanin yargitaya hocanizdan aldiginiz feyzle ask ve flörtle ilgili bir dosyaniz gelirse keyifle onaylarim demistim :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  99. “kseniks tarafından Cts, 19/02/2011 – 15:11 tarihinde gönderildi.

    Ortada bir kitap vardır. Bu kitabı 1400 senedir okuyan insanlar vardır. Haticeye değil neticeye bakalım diye de bir söz vardır. Neticede her okuyan başka anlamıştır. Her okuyanın başka anlaması bir yana, her başka anlayan da diğer başka anlayanı kitabı anlamamakla suçlamıştır. ATAAN beyefendisinin aktardığı site maceraları da bunun bir kopyasıdır. ATAAN onları, onlar ATAAN’ı tanrının verdiği mesajı anlamamakla suçlamıştır. Tüm bunların 1400 senedir tekrarlanıp duran şeyden hiç bir farkı yoktur.

    Bu durumda iki ihtimal vardır. Ya bu insanlardan birbiricik bir tanesi hariç hepsi gerizekalıdır, ya da daha basit bir önerme ile sorun bu KİTAP ın insan zihni ve doğa ile olan uyumsuzluğundadır.
    “

    Ben kimseyi suclamiyorum..Benim fikrim karsimdaki icinde dogru olmalidir diye bir iddiamda yok cabamda..Dinin nasil kullanildigini nasil carpitilip yozlastirildigini izah ediyorum..Ama karsima iman ölcer cikiyor :))
    Hristiyanliktan islamiyete gecen uygulamalari söyledim bana misyonersin dediler daha ne diyim :)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  100. Şimdiiii

    …senin şu İslamoğlu nu zırvacı/üç kağıtçı hatta sapık görme hakkın var değil mi? Bu retorik bir soru elbette…çünkü cevabı yukarıda yazıyor aslında. O hakkı kendinde buluyor değerlendiriyor, nedenlerini de bir güzel yazıyorsun.

    Tıpkı benim de seni ya da peygamberini zırvacı ve de kutsal kitapları zırva görme hakkım olduğu gibi.

    Mesele bu kadar basittir…

    Ondandır, din iman mevzularını milletin yollarına yaymayacaksın…

    …yayarsan o zaman o yoldan geçenleri dinlemeye başlarsın.

    Durum budur.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  101. Bak ben bir şey yazmayacağım…bir kaç mealden buraya…

    Tur suresi 24
    İnsan suresi 19 ve 21

    …getir as.

    İstediğin dilden getirebilirsin ve istediğin tefsirden de açıklamasını getir.

    Hadi…

    …neydi o senin ifade;

    “Maçan yiyorsa” mıydı…

    Haydi bakalım, maçan yiyorsa getir as buraya…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  102. “HoLa tarafından Cts, 19/02/2011 – 16:52 tarihinde gönderildi.

    Ne oldu?

    Neden getiremedin ayetleri…

    …yemedi mi?
    “

    Sana bir ayet getirip senle beraber yorumlayacagim öylemi..Hola güldürme beni..Yapacagim en son sey bile degil bu..Sen ayetleri anlamak istedigin gibi anladigin icin gereksiz tartisma cikacak yine..Bunun adina yemedimi diyorsun, getiremedinmi diyorsun, ne diyorsan takdiri sana kalmis artik..
    En iyisi konuyu kendi mecrasinda devam ettirmek, yani hukuk zemininde..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  103. Ayetlerin yeri de belli içeriği de…

    …ben getirince mırın kırın ediyorsun da…

    …okuyucu gidip bulup yerinde okuyacaktır.

    Anlayacağın…

    …maçanın durumunun duruma faydası yoktur.

    🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  104. “HoLa tarafından Cts, 19/02/2011 – 17:18 tarihinde gönderildi.

    Ayetlerin yeri de belli içeriği de…

    …ben getirince mırın kırın ediyorsun da…

    …okuyucu gidip bulup yerinde okuyacaktır.

    Anlayacağın…

    …maçanın durumunun duruma faydası yoktur.

    🙂
    “

    Macanin durumuyla alaka kurduysan ne ala..Ayetler belli tabiki herkeste okuyup kendince yorumunu yapar kuskusuz..Amma, bir ayeti okuyupta sen tecavüzcülere feyz verdigini düsünürken, ayni ayetin carpitilarak kadini yaprak sarmasi gibi kapatan dincileri kullandigi ayet oldugunu düsündügümü söylüyorum..Ayeti anlama seklimiz degisik diye ne konuyu nede birbirimizi hirpalayalim..Sen anladigin seklinle anlayip dini kabul etmiyorsun, bende anladigim sekliyle anlayip dini kullanan soytarilarin tuzagina düsmüyorum..Illa ortak bir fikirde bulusacagiz yada birbirimizi yenecegiz diye bir amac yokki..
    Dedigim gibi, macasi yemedimi diyorsun, ben daha bilgiliyim Ataani alt ettimmi diyorsun takdir sana kalmis..Ben isin o tarafinda degilim inan..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  105. Ayan beyan anlamı belli olan ayetin nesini yorumlayacaksın?

    KIYAFET, CİNSELLİK ile alakalı diyorum…

    …çarpıtıyorsun diyorsun.

    E çarpıtılmamış halini yaz diyorum…

    …Kim Kardashian ın kıçını getirmeye başlıyorsun.

    Hala cevap yok ortada.

    Ayet KILIK kıyafeti CİNSELLİK ekseninde belirliyor mu belirlemiyor mu?

    Hala cevap yok.

    Sen burada yanıp döndükçe göreceğin muamele bundan farklı olmayacaktır…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  106. Hola, ayette örtünme yani giyinmeden bahsediyor..Sense dinle ilkelligi birbirine karistiriyorsun..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  107. bu tartışmanın bu noktalara gelmesi de prof olacak adamın söyledikleri sebebiyledir.
    burada devletin ortaya koymaya çalıştığı yasal bir düzenleme var. katılırsın katılmazsın ayrı ama sen çıkarda laik bir ülkede “dekolte giyinenlere tecavüz edilir, tesettürlü olanlara edilmez” manasında konuşursan kıyamet kopar o zaman. şahsen ben; taksicilerin sorunlarına varıncaya kadar her konuda yorumlarını esirgemeyen başbakanımızın bu profun dedikleri hakkında da üç beş cümle söylemesini beklerdim. ya da söyledimi bilmiyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  108. Çocuk okulda arkadaşını dövmesi üzerine bu davranışı tekrarlamaması için babasından dayak yemesi nekadar mantıklıysa hadım ve idam da aynı mantıktadır .Birbirini doğrular.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  109. ATAAN beyefendi çok güzel izah etmiş bence, neden bir türlü anlaşılmıyor anlayamıyorum?

    Kendileri her konuda olduğu gibi örtünme konusunda da şunu söylüyor, KURAN-I KERİM kutsal kitabında her şey açık seçik anlatılmıştır. Çarşaf yoktur, öcü gibi kapanıp örtünmek yoktur, burka yoktur, örtünme konusunun geçtiği ayetlerin hepsi gayet açık ve anlaşılırdır. İnsanın bunu anlamaması için ya kasıt yapması gerekir ya da okuduğunu anlamayacak kadar akılsız olması gerekir. Müslümanların bir kastı olamayacağına göre, o halde tek bir açıklama vardır, 1400 yıldır bu gerçeği bir türlü kavrayamadan yaşamış ve ölmüş, hala yaşamakta olan milyarlarca müslüman gerizekalıdır. Çünkü bunda kitabın suçu yoktur, söylediği gibi kitap gayet açıktır.

    Kendisi bu yalın gerçeği hem hukukçu kimliğiyle hem tarih zaman boyutunu kapsayarak istatistiki olarak ifade ediyor, teşekkür ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyoruz. Ayrıca yavşaklık ihtisası yapmış birisi olarak, her yorumunun altında fışkırttığı adam adama sarkma taktiklerinin devamını bekliyoruz. Her dalda oscar adayıdır. Daldan dala dallama dalı da dahil.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  110. Ortada bir kitap vardır. Bu kitabı 1400 senedir okuyan insanlar vardır. Haticeye değil neticeye bakalım diye de bir söz vardır. Neticede her okuyan başka anlamıştır. Her okuyanın başka anlaması bir yana, her başka anlayan da diğer başka anlayanı kitabı anlamamakla suçlamıştır. ATAAN beyefendisinin aktardığı site maceraları da bunun bir kopyasıdır. ATAAN onları, onlar ATAAN’ı tanrının verdiği mesajı anlamamakla suçlamıştır. Tüm bunların 1400 senedir tekrarlanıp duran şeyden hiç bir farkı yok.

    Bu durumda iki ihtimal vardır. Ya bu insanlardan birbiricik bir tanesi hariç hepsi gerizekalıdır, ya da daha basit bir önerme ile sorun bu KİTAP ın insan zihni ve doğa ile olan uyumsuzluğundadır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  111. yıllar önce bi film izlemiştim ara ara aklıma geliyor adını hatırlayamıyorum …
    yaşanan bir olay daha sonra filmleştirilmiş.
    idam cezalarının kalkması için bir plan tasarlanıyor,kadın intihar ediyor ve ortada bırakılan deliller erkek arkadaşının öldürdüğü yönünde.tek bir delil açığa çıkarılmıyor sona saklanıyor.adam idam ediliyor ve tam o esnanda son delil sunuluyor adamın suçsuzluğu anlaşılıyor ve ne yazıkki adam ölmüş oluyor bu olaydan sonrada o ülkede idam cezası kalkıyor…
    ilk olarak;evet tecavüz mide bulandırıcı ama suçlanan kişi ya suçsuzsa??
    ve sonrasında;ülkemizde uygulanmak istenen o yasa ise tedavi edici değil sadece ilaç verildiği zaman işlev azalması söz konusu peki ya ilaç süresi dolup verilmemeye başlanınca ne olacak?kişi zaten sorunlu (tecavüz yüksek oranla psikolojik bir sorun ) bundan sonra kadınlara daha kotu seyler yapma eğilimi geliştirmezmi?
    madem bişiler düşünülüyor bari olaya biraz rehabilitasyon desteği ne biliim psikolojik yardım test ve bunların sonucunda artık eskiye göre daha iyi durumda deyip tedavi sonlandırılması olsaydı..
    tecavüz salt cinsel istekle alakalı değil ki…
    işin içinde toplumsal ailesel psikolojik durumlardan kaynaklı bir bozukluk varsa ozaman hakim savcı nasıl karar veriyor ne yapılması gerektiğine?
    madem böle bir yasa uygulamak istiyorlar ozaman lütfen mahkemelere sosyolog,psikolog,sosyal hizmet uzmanlarıda eşlik etsin lütfen…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.