Özlem hep var olacaktır,
Seven iki kalp arası.
Özlem, tüm duygulardan pay alır kendine,
Uzaktan seslenir sessizliğin içine…
“özledin mi sen de, iyi misin?” diye sorup özlenene,
Cevabı bekler, yine kendi kendine…
Uzaktan gelir cevap “iyiyim ben de…”
Her özlem zihinde bir oyuk açar,
Kurşunun bedene vardığı gibi.
Kan akmaz bu varışta!
Akan, sadece zaman,
Özlemin katili zaman…
Soğuk bir yük gibi taşınır omuzda,
Her attığın adımda sallanan ve sırta çarpan…
Ağır, ağır olduğu kadar soğuk!
Soğuk, soğuk olduğu kadar yakan, acıtan!
Bu ateşin içinden ruha akan,
Ilık, ılık olduğu kadar sert bir can!
Özlediğin, gidip göremediğin değildir,
Gidip görmek istemen, özlem değildir…
Özlem, başka, çok başka bir şey gibi gelir…
Ben’in de, sen’in de ötesine geçer,
Özlem, özlediğine ulaşamaz olur,
Hüzünle bile dalga geçer…
delişey,
Delişey; iyi ki varsınız sonsuzda.
Teşekkür ederim. Sağ olun…
kalemin kanasın…
şimdi olmuş::)))
TEBRİKLER
bu gün, tam bu gün… kalemi elime aldığımda kelimeler, peri misali dilek tutuyorlar halime… ruhumu zifiri bir soğukluk katletti… ruhum üşüyor, burnumun ucu da…
yorumlara teşekkür…
…
Anlayacaksın!
Hem nasıl anlayacaksın…
Hoşça kal bile diyememenin ağırlığında,
İçinde çoğalan derin yalnızlığında,
Bir fotoğraf karesinin boşluğunda,
Burun kıvırdığın yalvarışların edasında,
Günbatımı kızıllığına bürünecek halin…
Duracak, düşünecek, uzaklara dalacaksın.
Anlayacaksın!
Şehrin küçük ölçekli sokaklarında,
Gezerken caddeleri yağan karlar altında,
Akledip haksızlığı, göğsünde sıkışan ağrında,
Kurtulmak isterken zihninin karmaşasında,
Gecenin Lacivertine örülecek celalin…
Anlayacaksın!
Gelmesi gerekenin yüzü hatırlandığında,
Kırgınlığın zemheri soğukluğunda,
Dudaklarından esen ayaz rüzgarlarında,
Duyumsadığın resmin incinen uğultusunda,
Büzülüp bedenin, burkulacak yüreğin…
Anlayacaksın!
Var olanı, yok etmenin acısında,
Göğsünde atan kalbin anlamsızlığında,
Bulunduğun an ile geçmiş çarpıştığında,
Salladığın elin bitişlere sebep olduğunda,
Kesilecek o ahkam üreten dilin…
Anlayacaksın!
Yutkunacaksın!
Çünkü ben giderken,
Halden bilmez kalbine,
Canımdan can bıraktım…
delişey,
2.bölümün 2. sözcüğü Şehrin…
3.bölümün 3. sözcüğü Kırgınlığın…
Arkadaşım; yarım aşk şiirine yakışmış, ama ben sana sonsuz bir AŞK dilerim.
Değil mi ki şiire vurdun kendini, seni kimse tutamaz, tanrının yanına değin gidersin artık.:)
Varınca haber ver, ne var ne yok?:))
O güzel ruhunuza sağlık! Başka alemlere gidiyorum şiirlerin içinde.
Güzel yürekten…Dost yüreklere armağan oldu… Vesile olan size sevgi ve selamlarımla…
Keşmekeşlikte yiten insanoğlunun sevgide buluşması ve coşması… Kalemlerin sayfaları bu muhabettlerle doldurması… Biz dostlara kaynak olması dileğimle…
Muhabettiniz ve kaleminiz hiç bitmesin… Nefeslerinizde…
Sevgi ve Selamlarım sizlere…
Dost ve dostluklara…
Ayrı ayrı yorum yapamadım özür dilerim. Ayrı ayrı hepinize teşekkür ederim….
Bir garip halin avucunda, o avucun içinde sürüklenip duruyorum. Şiir mi? Bilmiyorum. Sadece kusuyorum… Sanırım şaire olamıycam hiç! Lakin kusucam sürekli…
Ben artık gülümseyemiyor olduğumu fark ettim… Bu da ayrı bir tuhaflık elbet bende…. “Zifiri sogukluk” diye bir deyim yapılandırdım, zifiri ve soğuktan. Her yan, her yön, her son soğuk. Hem tavsiyelere de örtülündü zihnim. Bir donukluk yaşıyor ruhum… İyiyim ama…
“zifiri soğuk”…. İmge çok güzel; harika!
Tehlikeli sularda yüzüyorsun gene Delişey! Nazım’ın “hapiste yatacak olana bazı öğütler” şiirinde şöyle bir bölüm vardır:
“içerde mektup beklemek
yanık türküler söylemek bir de
bir de gözünü tavana dikip sabahlamak
tatlıdır ama tehlikelidir.”
Bazı yerler tehlikelidir!
Bazı düşünceler de…
“zifiri soğuk” da tehlikeli bölge!
Ve bazen tehlike ile haz atbaşı koşar. Tatlıdır. Güzeldir. Ama tehlikelidir…
Sonuç olarak şiirin düşünsel, düşsel yolculuğunda doğru “sularda” doğru “limanlara” uğruyorsun. Bu “sular” ve “uğrak yerleri” şiirin olmazsa olmazlarındandır. Ancak tehlikelidir işte…
Şiir tek çaredir bazen.
Bir de şiirin çaresizliği olmasaydı…
…
Elimden yumruk yapar çeneme dayardım,
Eskiden düşünürken böyle yapardım,
Şimdi yumruğum açık!
Avuç içim başıma dayalı düşünürken…
Nedir beni bu hale getiren?
Yüreğim ketum da değilken…
Bir kargaşadır beynimi zorluyor.
Düşünceler zihnimde hop oturup hop kalkıyor…
Çünkü artık bu şehir ayak uçlarımdan akmıyor,
Ne sessizlik bitiyor,
Ne vıcık cıvık anlamlar!
Tükenmeye ramak kaldı yine yeniden…
Tükürmek istiyorum zihnini piç etmişlere,
Tükürmek istiyorum yüzlerine kaç kere…
Ne gördüklerimi istiyorum,
Ne de beklediğimdir gördüklerim…
Çok başkadır benim istediklerim…
Bundandır kuzeyin kutbuna yürümelerim!
Delişey,
“Özlediğin, gidip göremediğin değildir,
Gidip görmek istemen, özlem değildir…
Özlem, başka, çok başka bir şey gibi gelir…”
Daha güzel ifade edilebilir miydi… Uzaklık değildir özlemlerin sebebi.Kokular, bakışlar, dokunuşlar, sundurmadaki kaçamak öpüşmeler, sabah 5’lerde yol boyunca suskun yürüyüşlerdir.
Özlemek.. İnsan, biriktirdiği bilyelerini de özler.Yatağının gıcırtısını da, o şehrin kendine has dim dik duruşunu da özler.. Özlem, yalnızca insana karşı duyulan bir duygu değildir, olmamalıdır.
Nesimi’nin bir şiirini okudum az önce.. Ne de güzel yazmış.. Konu özlem değil fakat aşktan dolayı yanındayken bile özlemek de güzeldir:)
yüzün durur cennet gülü boyun hakîkat servidir
aşkında ben bülbül kimi âlemde destân olmuşum
kevn ü mekândan geçmişim ma’nî şârabın içmişim
cânâne yüzün görmüşüm baştan ayağ cân olmuşum
da’vî benim dadî benim münkir benim râzî benim
dağı benim yazı benim ben külli devrân olmuşum
sûfî benim sâfî benim kâfî benim şâfî benim
ernî benim hayrân benim derd ile dermân olmuşum
zâhid benim ‘âbid benim âsî benim fâsık benim
mü’min benim kâfir benim ben külli insân olmuşum
uçmak ile rıdvân benim tamu ile nîrân benim
dânâ ile nâdân benim hem în ü ân hem ân olmuşum
geh çıkmışım îsâ kimi çarh üstüne oturmuşum
geh varmışım yûsuf kimi mısr’da sultân olmuşum
sarrâf-ı bahr-ı kudretim yâkût-ı kân-ı vahdetim
şimdi gelip nesîmî’yem hâk ile yeksân olmuşum
Nesimi
Tohum toprağı zorluyor. Biraz daha yağmur, biraz daha güneş ister. Gör ki nasıl boy verecek bir kızıl karanfil, yaprak yaprak ışık saçılacak evrene. Narin, neşeli, kızıl bir karanfil rüzgarın kollarında gerinen yapraklarıyla bir sevginin ellerinde kanacak susuzluğuna. 🙂
Çok güzel.
Aman efenim nezaketiniz için cümle kurma gereği duymamak, nezaketi sessizliğin derinliğiyle onaylıyor olmaktır kimi zaman. 🙂
Sanırım güzel olan, bir gezegendeki aşkı gördüğümüz, şiirsel dışavurumlardır bu konu başlığında.
Herhangi bir eksiklik yok gezegenim. Biraz daha metafor biraz daha. Lakin, bol metafor yağışı alan bir gezegene de varabiliriz şiir konusunda. Konu şiir miydi ama? :><:
Dileklere, düşüncelere, yorumlara teşekkür..
Gösterilen saygı ve sevgiye, aynı saygı ve sevgi ile eğiliyorum…
Sağolun…
Dostun Hüzünden Olsun!
hüzünden yoğurdum kendimi,
sevinç katmadım bu mayanın içine.
görünenin aksine,
büyüdü ruhum hep hüzünle.
hüzünle olgunlaştı duygu meyvelerim,
ben hüzünü benimserim, severim…
korunaklı “sevgi” kalesinin sahteliğini
ancak hüznün gerçekliğinde görebilirim…
hüzün dönüştürür çoğaltır beni,
hüzündendir bir kovan balın acizliği
gözbebeklerimden çıkan manasız sevinçleri,
hüzün oyalar kırgınlığı, incinmişliği…
meydan okurum hüzünle tüm boşluğa,
silahımdır hüzün aldanmılşıklara.
yalanların, düzenlerin açtığı yaralara,
sürer geçersin hüzün merhemini…
hüzünle mayaladım kendimi,
sevincin bön bakışından yüreğim “bükkün”,
gidermiş, bitermiş her şey bahane
sığınaksız kalmışım, varsın olsun,
hüzün yanımdadır benim esaslı dostum…
delişey,
bu kadar hüzün iyi değil yaşama haksızlık yapma 🙂
🙂 gülümsedim sana mor…
idare edin artık, böyle hüzünle aplike, bol miktarda sıkıcı bir süreç var önümde… her şeyi kaldıran kocaaa site bir delişeyin hüznünü de, mızmızlığınıda kaldırsın bi kaç gün… Noolur:)
gamaro’nun başındaki bulutları bana doğru üfledi rüzgar:)
Birini sevmeye, koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir.
Güç ister, yürek ister, körlük ister.
Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister;
Düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu…
yardım edeyim sana 🙂
Yine ANdan mı bahsettim ben =(((
“Hatta başlangıçta öyle bir AN vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister;”
Şu dilime biber sürücem 😛
Işıl Hanım,
benim insan sevgisi ile bir problemim yokki:) sevginin içinde olması gerekenler hakında bilgi sahibi olmayan ama biliyormuş gibi ahkam kesen sahtelikle derdim:) sağolun paylaşımınız için, sevmeyi bilirim hem nasıl!!
Mor evet,
reiki enerji fln mı? 🙂 karşılıksız olsun ama, müridin fln olmam haberin olsun:))
Anlarla başınız dertte neyse problem yok. takılmayın lütfen..:)
enerji falan filan 🙂 ve karsılıgı olmaz bunların karsılıgına karsıyım cok 🙂
tamam gönder gelsiiiin:) kapadım gözlerimi bekliyorum bi farklılık hissedersem haber veririm.
denize düşen can simidine sarılırmış… hoş yüzmeninde kralını bilirim ama işi sağlama alalım:)