Beğenmediği şeyleri yok eder umursamaz kendisi olup biteni adamı hasta eder ama farkında bile değildir olup bitenden kendini bir bok sanar uzun uğraşlar sonucu da anlatamazsın ona hayatın anlamını anlamaz elden bir şey gelmez yapacak bir şey yoktur bilinci çoktan alınmıştır artık ne çare vardır ki ona anlatmaktan bir çile dolar ciğerlerine dumanlı ve pusludur loş ay ışığı gibi bakarsın yutarsın ve birazda ürperirsin bu kısır döngüde anlatacak anlayacak unsurlardan arınmış bir şekilde arkana bakmaktan başka çare yoktur bu dünyada kusarsın burjuvanın sokağına bağdattın kanla boyanmış yollarına duvarlarına dünyanın dağına taşına yattığın yatakta bakarsın göz kapağına kısa bir süre soyutlanırsın bu dünyadan olup bitenden ertesi gün karşıda bir dilenciyle yüz yüze gelmek istemezsin ama bilirsin ki o hep ordadır sen istesen de istemesen de onun acıları diğerinin zevklerinin temelidir ve bir amacıda vardır ki seni yatıştırmak yaşamdan gerçekten kaçırmak göz kapaklarına bakmanı sağlamak yeni zevkler için azizleri tarafından verilmiştir bu kutsal görev ona tanrıda senin gibi sadece bakar ona ama gerçek tanrı uyur onun ruhunda tadını çıkartır acımasızca yine anlamasın sadece boş boş bakarsın dediğim gibi sen sadece anlık kaçışlar yaşarsın kendini tatmin etmeye uğraşırsın ve amacın bu acımasızlıktan pay kapmaktır ve bir gün belki de o karşıya seni geçirmiş olurlar bu iğrenç yarışınızda
RESMİN SONU HEP KAN LA ÇİZİLİYOR evet çiziliyor diyorum şaşırmayın çünkü bu bir karalama bembeyaz bir kağıdı tüm nefretlerini kusarak karalıyorlar sonuna ise uzun bir kan kırmızı çizgi atıyorlar bu çizgi ki bağrında masumların acılarını taşır ve kalınlaşır kalınlaşır akacak kanla uzar gider ….
Acını anlıyorum toro…
Ne yazık ki şu an bunu tarife bile zaman bırakmayan yine aynı çizgi… Koşar adım gitmeliyim şimdi… Üstüne üstüne yürümeli ve tükürmeliyim yüzüne celladın… Umut ile, düş ile, sevda ile dayanmalıyım… Gör bak nasıl yeniden yaratırız dünyayı, tüm acıların namuslu ve genç elleriyle…
Selamlar…