Sokağın Eski şarkısı

.

Sokak lambaları gölgeleri sever
çoğalır çocuklar oynarken
o kadar istekli
o kadar biz olmaya
o kadar oyunbaz
artar hareleri gitgide

içimizden geçeni bilir
hesapsız sobelenmek bile güzel
an içinde
“elim sende”

sokak lambası evinize üç beş adım yakın
ve uzak
ama olsun
elim sende

Islık çalmayı bilmeyen
damdaki denize giremez
saklanamaz dağlarına
kaçakta olduğu günler
soluk soluğa kalır ormanında
ve güneş tam dalacakken denize
ıslık çalmayı öğrenir
en çiçeğimiz
son anda

Dün mahallede
ne kadar oynadıysak
dayak yediysek ne kadar
yenildiysek yendiysek
yan mahalleyi

o kadar güzel
o kadar masum uyurduk

Kirli karanlık ve siyah
gecelerin suçlu sabahlarına
uyanmadan önce

Şimdi …

NK: BŞ: kendiyle konuşmalara kulak misafiri olmak

.

2 yorum “Sokağın Eski şarkısı”

  1. AY ZEYTİN GECE

    Kamçılı karanlıktı geldin üstüme
    Bütün masalları dolaştın
    Ay zeytin gece
    Ay vurmuştu alnına
    Perçemlerin Tokat akıtması
    Yorgundu atılmış yılan derisi
    Değiştirilmiş güvercin gömleği tende
    Nereye gidiyorsun, dedim
    Zeytinlerin arasından
    Siste silinip giderken yollar
    Aydı zeytindi geceydi
    Korkmadım bağırdım ardından
    Aydaki zeytindeki gecedeki delikanlı
    Nereye böyle
    Aldı rüzgar sesimi duyurmadı
    Vurdu geçti durduğum yeri
    Gümüşünü silkeledi yüzüme
    Atının kanatları
    Ben öldüm, ölüm bulunamadı
    Kamçılı bir karanlıktı
    Hikayemin gecesini dürdüm de
    Kimse çıkamadı dışarı
    Ay kaldı zeytin kaldı gece kaldı
    Sis kaldı yollar kaldı
    Karanlıktı
    MURATHAN MUNGAN

    Ladin A.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Erteleme

    Öbür gün, evet, yalnızca öbür gün…
    Yarın öbür günü düşünmeye başlayacağım,
    Belki her şey olup bitecek; ama bugün değil…
    Hayır, bugün değil; bugün yapamam.
    Öznel nesnelliğimin şaşırtıcı inadı,
    Gerçek yaşamımın uykusu, araya girmesi,
    Sezinlemesi, bitimsiz bezginlik-
    Bütün dünyam bir tramvaya yetişme çabası-

    Öyle bir ruh o…
    Yalnızca öbür gün…
    Bugün hazırlanmak istiyorum…
    Hazırlanmak istiyorum kendi yarınım için, öbür günü düşünmek için…
    Sonucu belirleyecek olan bu.
    Halihazırda planlarım var, ama hayır, bugün planlama yok…
    Yarın planl yapma günüdür.
    Yarın dünyayı fethetmeye masama oturacağım;
    Ama ancak öbür gün fethedeceğim dünyayı…
    Ağladığımı hissediyorum,
    Apansız ağladığımı hissediyorum, derinden içime doğru…
    Bugün ne olup bittiğini bilmeyin, bu bir giz, söyleyemem.
    Yalnızca öbür gün…
    Çocukken her hafta Pazar günü sirki beni eğlendirirdi.
    Bugün bütün eğlencem çocukluğumdaki tüm hafta süren Pazar günü sirki…
    Öbür gün, bambaşka biri olacağım,
    Yaşamım zaferle taçlanacak,
    Zekamın bütün gerçek nitelikleri, iyi öğrenimim, uğraşım-
    Hepsi toplanacak bir araya herkese duyurmalı …
    Ama herkese sunulan boşa gidecek yarın…
    Bugün uyumak istiyorum, gerçek nüshayı yarın yapacağım…
    Bugün için, hangi gösteri yineleyecek çocukluğumu bana?
    Yarın bir bilet satın alabilirsem,
    Gerçek gösteri öbür gün çünkü…
    Daha önce değil…
    Öbür gün göstereceğim halkın karşısında yarınki kendimi
    Öbür gün bugün ben olmadığım görülecek sonunda.
    Yalnızca öbür gün…
    Sokak köpeği gibi uykuluyum.
    Gerçekten uykum var.
    Yarın size her şeyi söyleyeceğim, ya da öbür gün…
    Evet, belki de yalnızca öbür gün..

    Adım adım…
    Evet, adım adım..

    Fernando Pessoa

    14 Nisan 1928

    Türkçesi: T.Asi BALKAR – Ergin ŞEHİRLİ

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.