Tanrı’ya

Ben ölünce
Senin cennetine de,
cehennemine de
Gitmeyeceğim!
Çekip gideceğim
Canımın istediği yere
Yalnız kalacaksın Tanrı.
Ruhlar aleminde,
Gölgelerimle
Avunacaksın.

28-04-2009

39 yorum “Tanrı’ya”

  1. Çok çarpıcı! Müthiş! Çok beğendim.

    Bir de… Düşündüm de…

    Ne asi bir ruh var bu cümlelerin ardında! Savaşçı… Özgürlükçü.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Bu ne büyük bir ego? Bakalım Tanrı seni cennetine ve cehennemine alacak mı?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Büyük aşklar nefretle başlar, Tanrı’ya aşık olmaya başladı şair galiba 🙂
    Merak ettiğim ise “gölgelerimle avunacaksın” satırları oldu.İnsanın bir gölgesi olur,siz ise çoğul kullanmışsınız.Bunun altında yatanı sezemedim.Yardımcı olursanız sevinirim.
    Misafire de bir lafım var:Sizdeki de müthiş bir ego ki Tanrı adına karar verebiliyorsunuz,bunu nerden bilebilirsiniz ki bu satırları yazan belki sizden daha çok hak edecek cenneti 🙂

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Nurcihan, Tanrı’ya şiirinin birkaç anlamı var. Birisi düz anlaşılan anlamı. Tanrıya isyan. İkincisi Tanrı yerine konan sevgili. O zaman da sevgiliye isyan anlaşılıyor. Gelelim bendeki asıl anlamına. Satır satır açıklayacağım. Ve şiir ne kadar değişecek.

    Ben ölünce
    Senin cennetine de,
    cehennemine de
    Gitmeyeceğim!

    Tasavvufta birlikten bahsedilir. Bir olmak demek; sen ben onlar gibi ayrı benliklerin olmadığı herkesin bir olduğu anlamındadır. Varlığımızı hissetmek için kendimizi bir’den ayırırız. Cennete yada cehenneme gitmek demek, o ayrılığın devam etmesi demek. Yani hala bir ben vardır. Burada aslında bu ayrılığı kabullenmeyiş var.

    Çekip gideceğim
    Canımın istediği yere

    Canımın istediği yer kaynak. Yani kaynağa bir’e ulaşmak. Kaynak ne burada Tanrı.

    Yalnız kalacaksın Tanrı.
    Ruhlar aleminde,
    Gölgelerimle
    Avunacaksın.

    Ben gidersem (kaynağa), herkes gider. Yani herkes benimle var. Benden ayrı kimse yok. Bizler kaynaktan ayrılarak farklı benliklerimizle aslında Tanrı’nın hisleri, bu dünyadaki eli, dokunuşu, kendini gerçekleştirme aracı oluyoruz. Yaptığımız herşey Tanrı’nın arzusudur aslında. Burada bu kaynağa dönüş ile artık geride kimsenin kalmayacağını, benden ayrı bir ben daha olmayacağını söylüyorum. Oradaki gölgeler kaynaktan ayrılmış benlikleri ifade etmek için çoğul kullanıldı işte. Aslında şiirin bütününe anlam veren o çoğul ifade. Ve sizin dikkatinizi çekti, tebrik ederim 🙂

    Anlaşılması zor bir şiir aslında bütün bu manayı o tek satırda çözmek ve bütünü böyle yorumlamak.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Hem insanın neden bir gölgesi olsun ki? Ne kadar çok ışık kaynağı varsa gölge sayısıda artar. Mesela geceleri sokak lambaları olan bir yolda yürürseniz, gölgenin biri arkanızda diğeri önünüzde olur.

    Sevgili şair, cennet ve cehenneme gitmeyerek kendinizi birlikten ayrı bir yere koymuş olmuyor musunuz zaten?

    Şiirinizde farklı bir şey algılamıştım ben. Tanrıya sunduğun gölgeleri, kendimiz sandığımız deneyimler olarak yorumlamıştım. Çok ta güzeldi benim için. Ama sizin şiirinizi yorumlamanız üzerine “yüzüklerin efendisi”nin filminin çekilmişi gibi oldu. O kitapların büyüsü uçup gitmişti yönetmenin yorumu ve görüntüler girdiğinde araya.

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. cennet veya cehenneme gitmek için, cennetlik ve cehennemlik benlikler gerekir. Bunun neresinde bir olmak var? Bir yarın cennette iken diğer yarın cehennemde. Ayrıca sizin yorumunuz da güzelmiş. Ben yüzüklerin efendisinin kitabını da çok sevmiştim, filmini de çok sevmiştim. İkisi de farklı tat vermişti bana.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Galiba sizin hak ettiğiniz kesin nurcihan hanım, bana söylerken sizde aynı şeyi yapıp Tanrı adına karar veriyorsunuz::))))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Bu şiire yaptığınız yorumunuzu da beğendim RedSonja; tebrikler…

    Ancak “Bu şiirin bir kaç anlamı var” derken sevgiliyi (Kul olan sevgiiyi) Tanrı yerine koymayı da saymışsınız ki, ben asla böyle bir anlam bulamadım.

    En doğrusu sizdeki anlam zaten. Benim de anladığım gibi…

    Zaten tasavvufla az da olsa ilgilenen biri bu şiiri anlamak için hiç de zorlanmaz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. Şiir sitelerinde böyle yorumlayanlar da çok oldu. Yani Tanrı yerine sevgiliyi koyarak o yüzden o yorumunu da yazdım.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. “Ben ölünce
    Senin cennetine de,
    cehennemine de
    Gitmeyeceğim!”

    Bu dizeler için aşağıdaki yorumun bana çelişkili geldi..

    “Tasavvufta birlikten bahsedilir. Bir olmak demek; sen ben onlar gibi ayrı benliklerin olmadığı herkesin bir olduğu anlamındadır. Varlığımızı hissetmek için kendimizi bir’den ayırırız. Cennete yada cehenneme gitmek demek, o ayrılığın devam etmesi demek. Yani hala bir ben vardır. Burada aslında bu ayrılığı kabullenmeyiş var.”

    Şöyle ki; “Burada aslında bu ayrılığı kabullenmeyiş var.” diyorsun ama, hemen üst satırda; “Varlığımızı hissetmek için kendimizi bir’den ayırırız” diyorsun..
    Şimdi, benlikten ayrılmak mı isteniyor? ayrılmamak mı?

    Bu şiir için yapılan tüm yorumlar, şiirin özüne aykırı duruyor. Anlatılmak istenen şeyin tasavvufla da uzaktan, yakından alakası yok.
    Burda tanrıya açıktan bir isyan var, boşu boşuna yorumları süslü, püslü göstermeyin lütfen.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Şiirin birden fazla anlamı olduğunu söylemiştim en başında. Varlığımızı hissetmek için kendimizi bir’den ayırırız dedim evet. Aslında bunu her gece rüya görürken yapıyoruz. Rüyanda sen kendini ve başka insanları görüyorsun mesela. Rüyayı oluşturan ve o insanları yaratan senin zihnin. Oradaki insanlar senden ayrı ve farklı kişiliklermiş gibi görünse de, aslında hepsi sensin ve farklı rollerdesin. Ve ben dediğin kişi o farklı kişilerin ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını, ne söyleyeceklerini bilmiyor değil mi? İşte kendisini ayırmaz ise bunu yapamaz zaten. Ama ne oluyor? Uyanıyorsun ve pufff… hepsi yok oluyor bir anda. İşte rüyandaki ben gidince orada kimse de kalmıyor. Cennet ve cehennem de aslında bu rüyanın devamı gibi birşey. Ardından sormuşsun simdi benlikten ayrılmak mı isteniyor ayrılmamak mı diye. Oysa ben açık açık diyorum cennetine de gitmeyeceğim cehennemine de diye.

    Ayrıca şiiri istediğin gibi yorumlayabilirsin. Sana kalmış birşey. İtiraz etmiyorum diğer yorumlara da. Böyle de anlaşılacağını bilerek yazdım o şiiri. Ama gölgeleri de bilinçli olarak çoğul kullandım, gizli bir anahtar olsun diye.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. “Senin cennetine de,
    cehennemine de
    Gitmeyeceğim!”
    Diyerek; Bir’den ayrılmak istemiyorsun…ama;

    “Çekip gideceğim
    Canımın istediği yere”

    Yani; canının istediği yere “Bir” mi gideceksiniz.. hep birlikte. Rüyadaki gibi…yoksa, sonuç pufff mu;))

    Şiiri yazarken ki duyguların, şiiri yorumlarken ki duygularını taşımıyor. Kusura bakma ama, benim yorumum da böyle.

    şiiri daha çok beğendim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. “Rüyanda sen kendini ve başka insanları görüyorsun mesela. Rüyayı oluşturan ve o insanları yaratan senin zihnin. Oradaki insanlar senden ayrı ve farklı kişiliklermiş gibi görünse de, aslında hepsi sensin ve farklı rollerdesin.”

    Rüyaları gerçekten zihnin oluşturduğuna emin misin? Bence bu konuda bu kadar emin olmamak lazım. Zihin en fazla şunu yapar, uyandıktan sonra gördüğün rüyayı farklı yorumlar, farklı gösterir sana. Uyurken gördüğün rüya ile, kalktığında yorumladığın (hatırladığın) rüya aynı değildir.

    statik e de katılıyorum. Benim sorduğum soruyu açımladığı için. Bence de kafana göre çekip gitmenin “bir” olmakla ilgisi yok. Bir olmak isteyen diğerleriyle birlikte kalır cehennemde, yanar paşa paşa…

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. Rüyaları gerçekten zihnin oluşturduğuna emin misin? Bence bu konuda bu kadar emin olmamak lazım. Zihin en fazla şunu yapar, uyandıktan sonra gördüğün rüyayı farklı yorumlar, farklı gösterir sana.

    kim olusturuyor peki? :)))

    Bir olmak isteyen diğerleriyle birlikte kalır cehennemde, yanar paşa paşa…

    Cehennem varsa cennet te var. Bu ne demek? Cennete giden var cehenneme giden var demek. Bu mu bir olmak simdi? Ya önce siz bir olmanın manasını bir öğrenin ondan sonra burada tartışın.

    öbürü diyor öte yandan canının istedigi yere bir mi gideceksin. Ne saçmaaaaa. Sorunun kendisi saçma. Hep birlikte diyor ardından. Hep birlikte diye bir şey yok diyorum statik. Hep birlikte diye birşey yok. Sen rüyadan uyanırken hep birlikte mi uyanıyorsun rüyanda gördüklerinle.

    Yaa istediğinize inanın bana ne. Siz benim ne düşündüğüme itiraz ediyorsunuz yok hayır böyle düşünmemişsin diyorsunuz benden daha iyi biliyorsunuz ne düşündüğümü. allah allah.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. Rüyaları zihin oluştursaydı “hayal gücüyle” sınırlı rüyalar görebilirdin en fazla. Rüyaları zihin oluştursaydı, kontrolün olurdu rüyalarda. Rüyaları zihin oluştursaydı “zihinsiz” kabul ettiğin bir çok hayvanın gördüğü rüyaları açıklamak için didinirdin epey. Rüyalar konusunda bir kitap tavsiye edeyim sana. Carlos Castaneda nın “Rüya görme sanatı” kitabı var. Okursan belki bir gün bu tartışmamızı hatırlarsın. 😉

    Cennet-cehennem varsa bir de gidilen başka bir yer var. Diyerek mi dualiteden kurtulduğunu düşünüyorsun? Sanki cennet-cehennem birbirinin dualiteside, gidilen başka bir yer bunların dualitesi olmuyor. Biz senin ne düşündüğüne değil, “yanlış düşündüğüne” itiraz ediyoruz. Söylediklerin “çelişkili” diyoruz.

    Şu “bir olmanın” manasını da çok merak ediyorum. Öğretirsen çok sevinirim. Herkes anyaya sen konyaya gidince mi bir olacaksın? 🙂

    xenix

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. Neden kadın şair pek yoktur derdim hep, bu yüzdenmiş meğer:)
    Laf ola beri gele…

    Hani yaz geldi gidiyor ya ben de size bir alıntı yapayım: ironisi kendinden, fıtratı sahibinden; hani şiir anlaşılmazmış…

    Eylül / Haydar Ergülen

    Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
    kadın gider ve bir şair doğar bundan
    (Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
    “Yazın bittiği her yerde söylenir”se
    kadının gittiği de her yerde söylenir
    kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
    Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
    yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
    yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu…
    Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
    yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
    yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
    eylülün semtine kadar böyle gidilir
    bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
    eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
    kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
    Bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder!
    O kadın beni terkederse şair olurum
    oğul olduğum kadın sakın beni terketme,
    şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider

    Bütün kadınlar şiiri bir kadına terkeder!

    Güneşime:)
    mektupların perileri
    perilerin ormanları biriktirdiğine
    yüzüklerin parmaklarda sessizce eridiğine
    inanırım, eski orman tadı sinmiştir
    açılmayan mektuba

    gönderilse de…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. xenix o zihinle sınırlı kalırdı dediğin şeyi sen zaten her gün etrafına bakarken yapıyorsun. herseyin zihinde olup bittigi bir dünyada yasıyoruz zaten. gördüklerin gercek mi nasıl ispatlayacaksın gercek oldugunu. dokunuyorum görüyorum hissediyorum diyerek mi? bunları ne söylüyor sana? beynin! peki beyninin dogruları soyledigini nasıl bileceksin? bilemeyeceksin. rüyanda da bir zeminde yürüyorsun ama zemin var mı rüyanda????
    ne kadar gerçek değil mi? yere basıyorsun orada da dokunuyor ve hissediyorsun. tıpkı buradaki gibi ama ne oluyor uyanıyorsun o yüzden de rüya diyorsun. hic uyanmasaydın ne olacaktı? gercek mi?
    zihnini sınırlayan sensin şu anda xenix. benim ne anlatmaya calıstıgımı anlamamak da direniyorsun. ayrıca castaneda kitaplarında ruya kontrolu de anlatılır hatırlarsan. demekki istersen kontrol ediliyormuş. kontrol edebilmek icin rüyada oldugunu hatırlaman gerekiyormus.. ve söylediklerimde hic bir celiski yok.

    Kusura bakma ama ben sana birliği anlatamam çünkü kafan basmıyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. “”Yaa istediğinize inanın bana ne. Siz benim ne düşündüğüme itiraz ediyorsunuz yok hayır böyle düşünmemişsin diyorsunuz benden daha iyi biliyorsunuz ne düşündüğümü. allah allah.””

    Kızmana bir anlam veremedim! şiirini beğendiğimi söyledim.
    Benim şiir üstündeki yorumuma sen nasıl karışıyorsun, bende bunu anlamadım.
    Sen yazmışsın veya başkası ne farkeder? ben yazıdan kendime böyle bir yorum çıkardım, başkası daha farklı yorumlar, bu şiirin, içeriğinin güzelliğini vurgular. Sen kendi şiirini, tek kalıba sokarak, ona(duygularına) haksızlık etmiyormusun?

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. ” Bir olmak demek; sen ben onlar gibi ayrı benliklerin olmadığı herkesin bir olduğu anlamındadır. Varlığımızı hissetmek için kendimizi bir’den ayırırız. Cennete yada cehenneme gitmek demek, o ayrılığın devam etmesi demek. Yani hala bir ben vardır. Burada aslında bu ayrılığı kabullenmeyiş var. ”

    Kendinizi Tanrıdan ayırarak ayrılığı kabullenmiyorsunuz öylemi bu ne çelişki:)))
    Bunun Tasavvufla hiç bir alakası yok. Statik’e katılıyorum.

    ”Yalnız kalacaksın Tanrı.
    Ruhlar aleminde,
    Gölgelerimle
    Avunacaksın”

    Ben gidersem (kaynağa), herkes gider. Yani herkes benimle var. Benden ayrı kimse yok. Bizler kaynaktan ayrılarak farklı benliklerimizle aslında Tanrı’nın hisleri, bu dünyadaki eli, dokunuşu, kendini gerçekleştirme aracı oluyoruz. Yaptığımız herşey Tanrı’nın arzusudur aslında. Burada bu kaynağa dönüş ile artık geride kimsenin kalmayacağını, benden ayrı bir ben daha olmayacağını söylüyorum. Oradaki gölgeler kaynaktan ayrılmış benlikleri ifade etmek için çoğul kullanıldı işte. derken kendinizi zaten Tanrıdan ayırıyorsunuz ve bunun birlik neresinde? Bu şiirde düpedüz Tanrıya isyan var. Ve öyle bir kendini büyüklenme var ki, sanki siz olmayınca Tanrının size ihtiyaçı varmış gibi ”gölgelerimle avunacaksın” diyorsunuz. Şiirinizi okuyunca yorumunuz çok komik:)))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. ”Anlaşılması zor bir şiir aslında bütün bu manayı o tek satırda çözmek ve bütünü böyle yorumlamak.”
    Aslında anlaşılması hiç zor değil ama sizin yorumunuzla anlaşılmaz oluyor.
    Statik’e tamamen katılıyorum. Birlikten bahsediyorsunuz, ayrılığı kabullenmiyorsunuz ama kaynaktan kendinizi ayırıyorsunuz. :))) Üstelik bir de kafa tutuyor gölgelerimle avunacaksın diyorsunuz. Komik olan da bunu tasavvufla ilişkilendirmeniz. Şiirinizin bir anlamı var o da gayet iyi kendini belli ediyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. oikos kadın şair arıyorsan git şiir sitelerine bolca var.

    Evet internet şairleri; “Bugün börek yapmıcam şiir yazim bari”

    Şaka bir yana, herzaman kadınların yanında olmuşumdur. Onların güçlü, zeki, bilinçli, sanatın her dalında başarılı olması en büyük dileğim. Ne var ki, her kadın da şair olamaz, her erkeğin olamayacağı gibi… Bu arada, benim yorumum nezdinizde velakin size değildi.

    Misafire:
    Bizler kaynaktan ayrılarak farklı benliklerimizle aslında Tanrı’nın hisleri, bu dünyadaki eli, dokunuşu, kendini gerçekleştirme aracı oluyoruz. Yaptığımız herşey Tanrı’nın arzusudur aslında

    Tanrıyla en son ne zaman kahve içtiniz? Tanrının arzularını, hislerini nereden biliyorsunuz? İlginç! Ben de Napolyon olayım:)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. Bilmiş eleştirisi yapayım eğer kulak verirseniz:)

    Metinlerarası bağlamların imgelerle birbirlerini desteklemeyişi neredeyse şiirin her satırında mevcut, Context yapısı okuyucuya yeni bir evren sunmuyor, aksine oldukça bildik feminal duyguların tam yansıması… Diğer yandan şairin kendini aşması beklenirken, ses uyumsuzluğu sizi aniden durduruyor (kafiye değil). Cümlelerin gereksiz yere satırlarla bölünmesi de cabası…Bu tür bir yapıtın kendini imgelerle çoğaltması sonra bölünerek bir resmin renklerini sunması beklenir; Hani kısmen yeni bir çocuğun doğması gibi… Eh olacak hayırlısıyla:)

    Şiirin anlatısıyla ilgili olarak; satırları tek tek inceledim.
    Bu şiirde bir BİRlikten sözetmek olası değil. Şiir verdiği duyguda semavi dinlerin standart anlayışını resmen hiçliyor, çoğunlukla Hacı Bektaş, Yunus vb. anadolu erenlerinin yaptığı gibi…Ki ayrıca bu öze katıldığımı söyleyebilirim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. Konuyu neden saptırıyorsun statik? hangi yerde şiirin farklı yorumu ile ilgili kızmışım? Asıl siz benim yorumuma karşı cıkmadınız mı? Hayır öyle düşünmemişsin demediniz mi? Siirin birden fazla yorumu oldugunu bizzat ben kendim söyledim. Ve sen neden şimdi konuyu saptırıyorsun.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Misafir senin de cevabın cok komik. Yazdıklarımdan hic bir halt anlamadıgın belli yorumlarından o yüzden yanıt bile vermeyeceğim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. Tanrıyla en son ne zaman kahve içtiniz? Tanrının arzularını, hislerini nereden biliyorsunuz? İlginç! Ben de Napolyon olayım:)

    oikos benim düşünceme katılmayabilir ve böyle olmadığını savunabilirsin. Ama bu benim düşüncem ve böyle anlattım. Ne sen ne de bir başkası böyle olmadığını ispatlayamaz. Ben de böyle olduğunu ispatlayamam. Tıpkı Tanrı nın var olup olmadıgı konusunda tartısmak gibi.

    Şiirimde ses uyumsuzluğu görmüşsün. Olabilir. Ben usta şairim iddiasında mı bulundum? Hayır. Acemi bir şair olduğumu, hatta şair bile olmadığımı ifade ederim herkese. Kimse de benden usta bir şairin şiirlerini bekleyemez. Var mı böyle birşey? Ben şiiri yazarken ki amacımı anlattım burada. Ha dersin ki, bu amacını tam yansıtamamışsın olmamış. Ben farklı görüyorum anlatılanı. Gör kardeşim gör. Zaten farklı farklı anlamları var şiirin dedim. Ama sen benim bakış açıma ne karışıyorsun ki. Ben senin ne anladığına karışıyor muyum? Hayır bunu demedim diyor muyum? Demiyorum evet böyle de anlaşılıyor diyorum zaten.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. yukardaki alıntı misafire idi…

    korkunç bir hata var

    şiirin anlatısını ayrıca yorumladım

    Dikkatli okuyunuz lütfen…ve ben siz diye konuşuyorum…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. o alıntıladıgınız yer misafire ait sözler değil bana ait sözler ama oikos. o yüzden cevap verdim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Hayır 19:49 tarihli misafirin “komik” başlıklı yazısından alıntı yaptım ve ona gönderme yaptım..dikkatli bakınız.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. oikos orada misafir son paragrafta benim yazdıklarımı alıntılamıs ama en sonunda kendi yazdıklarından ayırmadıgı icin de karışmış. yani aldıgınız bölüm benim söylediklerimle ilgili bölüm. zaten sorun da burada. söylediklerimi düzgün okusanız ne dediğimi de anlayacaksınız. alıntıdaki kendi sözlerimi ayırt edebileceksiniz. şu anda kimin ne dediği karışmış durumda olduğu için de, başı sonu okunmadan yanıt verildiği için yok şunu demişin bunu dememişin gibi saçma sapan ve gercekte ifade etmedigim seyler üzerinde konusuyoruz. ortasından, kıçından, başından okunan düşünce kırıntılarına yanıt veriliyor ve bütün gözden kaçıyor malesef.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. Hiç kimse hiçbir şeyden hiçbişi anlamıyor bir tek,herşeyden siz anlıyor ve RedSonja siz biliyorsunuz. Burada konuları saptıran bir kişi var o’da sizden başkası değil.

    ”Bu şiirde bir BİRlikten sözetmek olası değil. Şiir verdiği duyguda semavi dinlerin standart anlayışını resmen hiçliyor”

    Sevgili Okios işte bende sizin gibi aynı şeyi söylemek istedim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. tasavvufla az da olsa ilgilenen biri bu şiiri rahatlıkla anlar demişsiniz ya sevgili Kaplumbağa ;bu şiirde cennet ve cehennem bütünden ayrı tutulduğu , apayrı mekanlar olarak algılanıp gösterildiği için tasavvufla alakası yoktur.zira tasavvufta cennet ve cehennem kavramları varsa bunları yaratanın kendimiz olduğu vurgulanır.cennette cehennemde bizdedir.Redsonjanın açıklamasına göre cennet ve cehennem dışında biryerlere gitmek isteyişini asilik olarak değil kendinden kaçma isteği olarak yorumlayabiliriz ki buradan da kişinin kendinden memnun olmadığı anlamı çıkar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. Bakın! Ben Cennet ve cehennem’e dahi inanmayan bir insanım. Siz kalkmışsınız yok ayrı tutulmuş, yok ayrı mekanlarmış gibi gösterilmiş gibi yorumlar yapmışsınız. O sizin cennetiniz, sizin cehenneminiz. Ben inanmadığım bir şeyi sizin dilinizle tarif etmişim. Siz oralara cennet diyorsunuz, cehennem diyorsunuz. Tanrı’nın mahkemeleri var, cıkıp yargılanıp bu iki yerden birine tıkılıyorsunuz. Ve bunlara inanıyorsunuz. Benim inanmadığım birşey mekan da olamaz. Birlik ne demek? Tanrı ile bir olmak. Tanrı’nın yanında, Tanrı’nın arkasında, alt katında şurasında burasında değil. Tanrı’nın kendisi olmak demek. Haa çok korkar bazıları bunu söylemeye. Haşaa cehennemde çıtır çıtır yanarız. Tanrı’ya ermek diye açıklamaya çalışırlar ama ermek ile kendisi olmak da aynı şey aslında. Orasından burasından yumuşatma çabası. Edebiyat hocamız anlatırdı. Adı aklımda değil, bir aşık şair ben “Ol” dum dediği için kellesinden olmuş. Aşık Cenneti de cehennemi de reddeder Tanrı’ya ulaşmak için. Eğer bunu da bilmiyorsanız nasıl bir tasavvuf bilgisine sahipsiniz bilmiyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  33. belkide sorun inanmadığınız şeyi bizim dilimizle tarif etmenizdir.birde inandıklarınızı kendi dilinizle yazsanız .tarifleri bırakarak …

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  34. Ne anlatıcam inandıklarımı. Burada bir daha hiç bir sey paylasmam. Sadece eski konular devam ediyor diye yanıt veriyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  35. İlk başta yazacağınız şeyi en son yazdınız. Ben sizin özünüze katıldığımı söylemiştim.

    Bir zamanlar şaman olan türkler; islamı kafalarında şekillendirirken, kendi özgür ruhlarının doğrultusunda, arap’ın şekilciliği, kendi geçmiş tanrılarının dogmalarını dayattığını görerek sünni anlayıştan uzaklaşmıştır.
    Anadolu aleviliği, cenneti ve cehennemi yok sayar, bir sırat, bir yargılama olmayacağı inanışındadır. Tanrının kendi içlerinde olduğuna inanırlar, korkusuzdur özgür ruh, yolculuğu savaştır, yolu haktır.

    Bu gücü kastettim demek çok mu zordu? Bu gücün içinde yaşayıp ölenleri burada saygıyla yadederim.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.