YGS ve ÖSYM CİNAYETİ…

Samsunda Damla ORHAN adlı kız öğrenci, bu sabaha karşı kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi…
Yakınları; “Belki de takdiri ilahidir ama sınav stresine dayanamadı…” diyor…

Bugün yapılan sınav sonrasında, tüm yurtta YAS var…

Saatler 12.40’a doğru ben de kızımı sınav çıkışında karşılamak üzere kapıda beklerken içeriden her çıkan öğrenci gözyaşları içindeydi. Önce “bu da geçti” dercesine bir boşalma sanıyordum. Biraz kulak verince “Metinler çok uzundu” yakınmasını duydum. Sonra çok güvendiğim kızım çıktı, o da boynuma sarılırken beraber koyverdi kendini. Ağlıyor. Ne oldu babacığım, dedim. “Yetiştiremedim baba” dedi. Denemelerde 40 dakika zaman arttıran çocuğum yetiştirememişti…

Alelacele ağzından kendiliğinden dökülen durum raporuna göre:
“Matematik 4 boş, fizik kimya biyoloji tamam, sosyale zaman kalmadı yalnızca 5 soru yapabildim. Türkçeyi resmen içimden geldiği gibi işaretledim geçtim. Matematik önce 12 boştu, sonra 4’e indirdim. Metinler çok uzundu baba, matematik metinleri bile uzundu, bir çemberi çizerek göstermek varken sözle anlatmışlar…”

ÖSYM bu yıl çocukların zamanını çalan bir yola başvurmuştu. Anlaşılan buydu. Herkes aynı koşullarda olduğuna göre sıralama yine değişmezdi fazla. Ancak bu soruları hazırlayanların kendileri, acaba çocuklara dayatılan sürede bu soruları çözebilirler miydi?

Çocuklar anlamak için her sözcüğü, noktasına virgülüne kadar okumak zorunda olduklarını biliyordu. Böyle olunca da zamanı yetirmek olanağı yoktu. Peki bu gerçekten bilgi ölçen bir yarış mı yoksa yoksa nasıl ederiz de 1 MİLYON 800 BİN öğrencinin yarısından çoğunu daha ilk sınavda saf dışı bırakıp sokağa atarız sorusunun yanıtı mıdır?

İki satır sözcük ile ya da bir sembol ile sorulabilecek soruların, önüne, ardına, arasına, deliye pösteki saydırır gibi, damperli kamyon ile ince kum döker gibi, sözcük doldurmanın mantığı nedir? Hızlı okuma ve okuduğunu hızıyla doğru orantılı anlama da bir eleme yöntemi olabilir. Ancak bunu sınavda bir kaç tane soruya uygularsın. Sınavın bir kaç sorusuna uygulanacak bu taktiği, sınavın tamamının stratejisi haline getirmek ne demek oluyor? Haydi Türkçe dersinde bunu yaptın, matematikte bir çember çizmek varken çemberi sözle anlatmak neyin nesi?

Kızım akşam yemeğinde hala ağlıyordu. Kabullenemiyor hala durumu… Girdiği şoktan çıkması için ona bir tokat atmadığım kaldı. Bağırmak zorunda kaldım!
Bir yandan da hiç tanımadığı Samsunlu Damla için gözlerinden sel akıyor; “Yazık baba ya” diyordu.

YAZIK! GERÇEKTEN ÇOK YAZIK!…

7 yorum “YGS ve ÖSYM CİNAYETİ…”

  1. Geçmiş olsun. Eğer soru veya cevap çalınma durumları yoksa soruların zor olması durumu değiştirmez merak etmesin.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Hüseyin benim kızım da daha evvelki deneme testlerine göre daha az yaptı. Arkadaşları ile görüştü ve hemen hemen herkesin aynı durumda olduğunu öğrenince biraz rahatladı. Yani şimdilik bir sürpriz yok. Puanlar bu sene daha düşük olacak galiba ama önemli olan sıralama, ona bakmak lazım.

    Hayat çocuklarımıza neler getirecek hiç belli olmaz, belki daha düşük puanlı bir bölüme girmeleri onları daha mutlu edecek yaşamlarında, hiç belli olmaz.

    Ben baba baskısıyla mühendislik okudum. 35 yıl önce bana gıpta eden iki arkadaşımdan biri Tarih okudu ve muhtemelen Norveç ve Danimarka’da yaşıyor yıllardır. Herhalde hiç Türkiye’ye dönmez artık. Bir diğeri Matematik öğretmeni oldu ve daha 30 yaşına gelmeden 2 tane ev bir tane yazlık aldı;-)) Hem de tamamen namuslu, meşru yoldan, yani özel ders vererek.

    Önemli olan bizim onları çok sevmemiz ve onların da bunu hissetmesi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Şafak’tan xenix’e:

    Xenix Amca,
    Öncelikle daha önceki yardımlarınızdan dolayı teşekkür ederim, hiçbiri işe yaramadı….
    Çünkü sınavın bilgi ölçtüğü falan yoktu. Strateji savaşı resmen. Belki bu sınava hazırlanmayıp, kafası rahat, az bilgili insanlar bizden daha iyi yaparlardı. Öğrendiklerimizi ölçen değil, zamanla yarıştıran, sabır ölçen, soru dağılımı hiçbir deneme sınavında karşımıza çıkmamış bir sınavdı(!).

    Ben sayısal öğrencisi olarak tarihten 5 soru yapabildim yorumlayarak, peki bunun sözelcisi, eşit ağırlıkçısı, dilcisi ne yapacak feni? El bile sürememişler vakitsizlikten. Bu kadar adaletsiz bir tutum ilk bölüm için oldukça yanlıştı. Bu işin durumu olanı var olmayanı var. Bizi okuldaki eğitimlerinin mükemmelliğinden dershanelere itiyorlar, ardından oradan alınacak verimi de bu sayede engelliyorlar. Tamam benim durumum iyidir, seneye de gönderir ailem derhsaneye, olmadı paralı üniversite, parası bol olana imkan her zaman çok. Peki ya hayatını bu sınava adamış, durumu iyi olmayan ailenin çocuğu ne yapacak? Durumu kötü diye heyecanlanmaya da mı hakkı yok? Eleyecekse 2.bölümde herkesi kendi alanında paşa paşa eleseydi… Bu işin bir de dışarıdan girecek olan adaylar için olan kısmı var. Bu lise bitirme sınavı değil ki. Yüksek öğretime geçiş sınavı. Dışarıdan girecek aday için hayli ağır bir sınavdı, göz korkutucuydu…

    Bir sayfada yalnızca 2 soru ne demektir 🙂 ? Gözetmen öğretmen kitapçıkları kontrol edebilirsiniz dediğinde, sayfaları çevir çevir bitmiyor. Türkçede sorular uzun, gözüne kestirip yapacağın soru yok. Sonra Sosyal bölümü geliyor, orayı ben sayısalcıyım diye fazla takmadım zaten. Matematiği kontrol ederken geometri sorusu aradım, şekil yoktu neredeyse 🙂 Deneme sınavlarında geometri kısmından şekilli 9 soru gelirdi…

    Okul birinciliğine oynayan arkadaşımız, 9.sınıfın başından beri çalışır, sınav çıkışında “Bütün hayatımı bu sınavda bıraktım.” demiş. Çalışan da çalışmayan da aynı kapıya çıkıyor, çok “adaletliydi”.

    Yukarıda dediğin gibi bir durum(şifre vs) varsa da eğer lütfen bize söylemesinler. Bir şok daha geçirecek gücümüz yok. Sizin gibi zeki insanlar da öyle bir şey varsa ortaya çıkarmasınlar. Hoş bu sene onlar da tecrübelenmiştir, kolay kolay ele vermezler kendilerini. Ama bu sınavdan full çeken çocuğu muhafaza etmek lazım, büyük başarı…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Şafak bana sorarsan zaten bu çağda bilgi ölçen sınavın yapılması yanlışlık olurdu. Bu yüzden bilgi ölçmediğine sevindim. Umarım bu devam eder ve dersanelere gitmenin aslında gereksiz olduğunu farkeder tüm öğrenciler. Özellikle üniversite sınavı bilgi ölçmemeli zaten. Bilgiyi yorumlamayı ölçmeli, hızlı okumayı ölçmeli, okuduğunu anlamayı ölçmeli, hatta uzun paragrafları bir seferde anlayacak dikkati, konsantrasyonu ölçmeli.

    Eğer bu çizgilerini bozmazlarsa ve sınav sorularını-cevaplarını çaldırmazlarsa benim de uygun gördüğüm yöntem budur.

    *Mesela bizim sonsuz.us da bile kazık kadar adamlar hala yazılan bir paragrafta ne anlatıldığını anlayamıyorlar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Öncelikle büyük geçmiş olsun ve Samsun’lu kızımıza yazık olmuş, ben sosyal ağırlık bir bölüme gireceğim için, fen’e bakmadım bile sadece konuma biraz yakın olduğu için DNA ile ilgili bir soru ile başka bir basit soruyu yaptım. Matematik gerçekten de anlatıldığı gibi, sanki öğrenciler yapmasınlar diye uzatıldıkça uzatılmış…

    Türkçe’de 2 saat harcamak zorunda kaldım ki, o kadar saat içinde bir romanın yarısına kadar okurum. Çocukların bu soruları okuyamaması normal. Üstelik metinlerde dikkat edin, soru ile aslında alakası olmayan ek cümleler de göreceksiniz.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. “Şafak bana sorarsan zaten bu çağda bilgi ölçen sınavın yapılması yanlışlık olurdu. Bu yüzden bilgi ölçmediğine sevindim. Umarım bu devam eder ve dersanelere gitmenin aslında gereksiz olduğunu farkeder tüm öğrenciler. Özellikle üniversite sınavı bilgi ölçmemeli zaten. Bilgiyi yorumlamayı ölçmeli, hızlı okumayı ölçmeli, okuduğunu anlamayı ölçmeli, hatta uzun paragrafları bir seferde anlayacak dikkati, konsantrasyonu ölçmeli.

    Eğer bu çizgilerini bozmazlarsa ve sınav sorularını-cevaplarını çaldırmazlarsa benim de uygun gördüğüm yöntem budur.

    *Mesela bizim sonsuz.us da bile kazık kadar adamlar hala yazılan bir paragrafta ne anlatıldığını anlayamıyorlar.”

    Aynen katılıyorum.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Sınavın kendisi zaten başlı başına saçmalık.

    Geçmiş olsun sınava girenlere.Benim de kardeşim girdi bu yıl sınava. Çıkar çıkmaz aradı.. Sesinde resmen şok olmuş bir ton vardı. 40 Türkçe sorusuna 1 saatten fazla vakit harcamış. Eşit ağırlık bölümünden gireceği için Türkçe ve Sosyal Bilgiler kısmı çok önemliydi… Deneme sınavlarında Türkçe’den yanlışı çıkmıyordu, şimdi ise hiç emin değilim diyor… Zaten zaman da yetmemiş. Değindiği bir nokta vardı. Tarih sorularında 5-6 tane İslam Tarihi’nden soru çıkmış… Neden? Belki 1 adet olsa anlaşılabilir, fakat neden 5-6 tane?

    Tamam bilgi sorulmasın, anlam ve çıkarım soruları olsun da matematik gibi diğer sayısal alanlarda da sayfa sayfa yazı yazmaya ne gerek var!

    Bir başka mevzu da sınav sonrası için… Ben 2004’te dilden girmiştim sınava. İlk tercihime yerleşmiştim. Ama alan dışı tercih yapabilseydim çok daha farklı bir bölüm tercih ederdim.Bölümümü istemediğimden değil, tercihler konusunda çocukların sınırlandırılmasından dolayı kızıyorum.. Belli bir alana yönelmek bazı açılardan mantıklı gibi görünebilir. Örneğin dil ile ilgili bir bölümü bitirdin ve devam etmek istiyorsun okumaya… Başka bir alandan bir bölüm daha okumak istiyorsun. Olamaz mı.. Soruları da çözdün… Tercihler kısmında puanın kesilmesi kadar saçma daha ne olabilir ki? Sonra da öğrenciler neden yurt dışana gitmek zorunda kalıyor diye düşünüp duruyoruz.

    Nasıl oluyor da çocukların hayatlarıyla bu kadar kolay oynayabiliyorlar? Her yıl sınav sisteminin değişmesi konusunda girmiyorum bile…

    Cidden de yazık bu kadar insana ve umutlarına!!

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.