Zekanın ahlaka doğrudan bir etkisi var mıdır sizce? Zeki insanlar daha mı ahlaklı olur veya daha mı bencil ve kötücül olur? Doğrudan bir ilişkisi olduğunu düşünüyor musunuz veya dolaylı ilişkileri nasıl olabilir.
Zekanın ahlaka doğrudan bir etkisi var mıdır sizce? Zeki insanlar daha mı ahlaklı olur veya daha mı bencil ve kötücül olur? Doğrudan bir ilişkisi olduğunu düşünüyor musunuz veya dolaylı ilişkileri nasıl olabilir.
Ahlak derken neyi kastediyoruz sonsuz. Dindar insanın biçimsel ahlakını mı (dindar dışında da olabilir), yoksa genel olarak sosyal normları olduğu gibi kabul etme durumunu mu?
İkinicisinden biyere kadar kaçılır da ilkinin zeka ile ilişkisini ben de merak ediyorum. Hani kafası süper çalışıp iyi bir kariyeri olan ama gel gör ki eşinin başını kapatan bir sürü insan vardır.
Sanırım felsefe yapmak ile zeki olmak burada ayrılır. Yani her zeka, felesefi bir başkaldırı etiğiyle hareket edemez. bu yüzden, ahlak daha çok sosyal durumlar üzerinden değerlendirilmelidir. İşte bu yüzden zaman zaman zekanın ahlak ile kavga etmek yerine el ele yürümesine tanık oluruz.
bilgi-hayal gücü soruma çok benzettim.bir yerlerde bir şey olmalı gibi geliyor ama net olarak bir türlü bilince yükselemiyor.düşüneceğim bunu
zeki insanlar ahlaki değerlerdeki o küçücük dayatmaları daha kolay farkedip daha zor kabullenir gibi geliyor.bu yapabileceğim en basit ilk çıkarsama.ahlaka konu olan alt başlıkların tamamı için olay örgüsü şeklinde de incelenebilir aslında ayrıntıya girilmeden örnekler sunulursa
Zekanın kurnazlık tabanında olan tarzı, etiği kendi çıkarı için kullanır.
Daha altı, etiği ancak biçimsel kalıplar bazında uygulayabilir.
Daha üstü, bütüncül düşünmeyi seven, bütünleşmeye doğru giden zeka, giderek etikle paralel gider. Ama boş bir etik/ahlak değil, bütünlük açısından olması gerekendir (bütünlüğün yararı gözetilir).
Ahlakı aslında daha çok empati yeteneğimizle ilişkilendirebiliriz. Peki öyleyse, empati ve zeka ilişkili midir? Muhtemelen aralarında pozitif bir bağlantı var ama ne kadar güçlüdür bilmiyorum.
psikopatların önemli kısmının ortalama üstü zekaya sahip olduğunu orada burada okumaktayız. </tartışma konusu>
Bir de o yön var. Ama sanırım psikopatlar gene de üçüncü aşamaya (bütüncül bakış açıları) geçmiş gözükmüyorlar bana. Sanki ikinci aşamanın (bencil/kurnaz/parçalı akıl) ileri noktalara kadar götürülmesi (hatta zorlanması gibi. Hani vites büyütme zamanı gelmiş, motor bağırıyor ama öyle sürmeye devam ediyorlar sanki) gibi.
Ahlak= normatif etik (doğru/yanlış, evet/hayır vs.. şeklinde özetlenebilecek kurallar bütünü) + yargı-değerlendirme (ideoloji)’nin birlikteliğidir.
Bu bakımdan;
Zeka ile ahlakın ilişkisi, örtülü veya aşikar olarak mevcuttur, ama her iki durumda da (normatif + ideolojik) “fayda” halini gözetir.
Örn A1: Reis’in karısına sarkmamak lazımdır.
Örn A2: Reis’in karısına sarkılabilir.
Özet;
Filozof, iyi düşünür.
Ama kaderinin, iktidarın iki dudağı arasında olduğunu bilecek kadar zekidir.
ahlaklı olmaya çalışmanın salaklıkla ilişkilendirildiği bir dünyada, zekayla aralarında ters bir ilişki düşünüldüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.
Daha ahlaklı veya daha ahlaksız olma konusunda etkisi olduğunu düşünüyorum.
Daha ahlaklı ne demek oluyor?
Daha “iyi” mi yoksa?
🙂
Her durum bir “ahlak”tır oysa.
Ahlak ile zeka’nın ilişkisi;
Ahlakın “fayda” ile olan kesiksiz, ve zekanın hayatta kalmayla olan kesikli birlikteliğinin birliğidir.
Wallace, bu sözüm senin için:)
Yani toplumsal açıdan. Mesela zeki insan hırsız olabilir. Tam tersi hırsızı yakalayan da olabilir.
Robin Hood hırsızdır. Kimilerine göre bir kahraman …
Ya da Che … Kimilerine göre terörist kimilerine göre direnişçi.
Zeki olduğu için hırsız olmaz.
Zekiyse, daha iyi hırsız olur.
Hatta, doğrudan el bile koyar.
Daha zekiyse..
Daha da iyi koyar:)
Ahlakla ilişkisini sorarsan;
Müthiş bir “fayda” hali varsa, yeni ve yüce bir ahlak’ın sözcüsü bile olabilir.
Bknz. Robin:)
Ya da, ne diyodu üstad?
Müşriklerin malı sizeeaaaa..!
Savaş hali canım.
Faydaya bakar mısın?
🙂
Bak iyi materyalist, nasıl da belli ediyor hemen kendini.
🙂
He işte ben de öyle diyorum.
Zekanın ahlakla ilişkisi “daha” kısmında vardır.
Darth Vader da Usta Yoda da zekidir mesela gibi.
Daha..
Kısmında da vardır, niteliğinde de vardır.
İlk mesajımda belirtmeye çalıştım.
Davransana!
..ile, aynı anda masa üstünü ve back-proğramları sürekli tarayan bir işlemci performansındadır.
Think big!
Mein lieber Freund:)
“Bak iyi materyalist, nasıl da belli ediyor hemen kendini.”
Estafurullah üstad. Daha öğreniyoruz :)))
zeki insan daha ahlaklıdır,hemide her daim.
Evet, mesela Dr. Goebbels, veya Mengene.
Zeki (hatta çok zeki) olmadıklarını iddia edemeyiz sanırım.
Tam bir “roma” ahlakı.
🙂
Şaka değil ha.
Pagan roma’nın yargıçları, herşeyden önce bunu sorardı;
-Sen hangi kanuna bağlısın/taabisin?
-Aslen roma vatandaşı olmadığım halde, kaynım tarafından kız kardeşimle birlikte roma’lı bir aileye sonradan bağlandım..
(Veyahut köleyim, ya da Lejyon mensubu bir asker, ya da Roma’da ticaret izni bulunan habeşli bir tüccar, vs, vs..)
Bu önemliydi işte.
Çünkü açılırdı kitap, ve “ona göre” bakılırdı.
Yargı!
Yaa..
Yok öyle herkese aynı kanun.
Zekaya bakar mısın:)
hayatımda gördüğüm en zeki insan için çok ahlaklı diyemiyorum. zaten ahlakla ilgili benim anladığım en ufak bir kaygısıda yoktu
Evvet Toro,
insan işine geldiği gibi davranan ve söyleyen bencil bir varlıktır. Bu yüzden zekiler için ahlak, işlerine geldiği zaman toplumsaldır. Yoksaa ben yapınca eyvallah, başkası bana yapınca ahlaksız! 😛
Bugune kadar bilinen butun ustun zekali diye tarif edebilecegimiz bilim adamlari fizikciler kimyacilar ressamlar sairler filozoflar ve tabiki kahramanlar yarattiklari her neyse bunu toplum icin baskalari icin yapmislardir. Hic birisi simdi sirasi degil bulusumu koseye koyimde 50 yil sonra vakit gelince kullanilsin dememis. Tam tersine bu yarattiklari seyin toplum tarafindan kabul edilip onaylanmasi icinde ayrica muthis bir gayret sarfetmisler . Kimi zor kullanmis, kimi acilar icinde olmus, cildirmis ,kendilerine zarar vermis yada bazilari o gunun nufuslu insanlarina kolelik yapmis etc .
Ahlak dedigimiz ve tamamiyle o gunun kosullariyla dogrudan iliskili olan bu kavramla sadece kendi egolari icin catismislar.
Yani bu durumda butun ustun zekalilar AHLAKSIZDIR gibi bir sonuc cikti :)))
zekiler ahlaklıdır.
çünkü, ahlak anlayışını ve kavramını istedikleri gibi şekillendirdikleri için, kendilerini ahlaksız konuma sokacak terimler üretmezler.
Örneğin; ”
faiz haramdır” diyen zeka ürünü bir oluşuma, bir kısım ahlaksızlar(!) hayırrrr diyebilir.
Hayırrrr diyen ahlaksızlar da;
ya bankacılar, ya tefeciler, ya da bu yolla vurgun vuran ahlaksızlar…
Şimdi kim ahlaksız oldu?
Burda “faiz haramdır” diyenlerin ahlakını ve zekasını tartışamayız bile dimi ama;))
hadi kolay gelsin;)
Ve bi de şu var tabi;
🙂
Ahlak düşünebilme gücü ve eğitimle beslenir diye düşünmekteyim.
Sağduyu da işin içinde olmalı. Sağduyusuz zeka kurnazlık zira… İşi sağlam kazığa bağlayıp zeka türlerinin birbirinden ayrılamaz olduğunu da söylemeliyim tabi..:)
misal; seri katiller oldukça zekidir. İyi hırsızlarda öyle.. Peki hırsızlık ve katillik ahlaki değersizlik midir? Hem iyi bir hırsız hem ahlaklı olunamaz mı?… Ne çaldığı ve neden çaldığı önemsiz midir?
Zeka beslenebilir bir şeydir! Tıpkı ahlak gibi…!
öyle değil mi?
Ben sağduyunun işi çözeceği konusunda umutluyum:)
bir eylemin ahlaka uygunluğunu değerlendirilirken iki genel gruba ayrılınır…çünkü eyleme iki şekilde yaklaşılabilir.
birinicisinde eylemin sonuçlarına odaklanılır..sonuç önemlidir…çalıyor ama iyi bir amaç için çalmak gibi veya öldürüyor ama sonuçta başka iyi birşeyi gerçekleştirmek için öldürüyor gibi.
ikincisinde ise eylemlerin ahlaka uygunluğu kategorik olarak ele alınır…ne amaçla ve ne şekilde olursa olsun çalmak veya öldürmek kötüdür gibi.
ahlak konusunu kategorik olarak değerlendirenler için söylediğin şeyin oluru yok. 🙂
doğru/ yanlış, iyi /güzel şeklinde birşeyleri değerlendireceğim zamanlar şahsen önce kategorik açıdan tartmaya çalışıyorum..
diğer yöntem işin üç kağıdına evrilmeye müsait gibi geliyor.
Sevgili Baal,
Felsefe kesin sonuçlar ortaya koyamayan, öznel ve sürekli olan bir düşünme çabasıysa, felsefe yapmak da bir yere varmak değil; yolda olmaktır o halde..:)
Burada baal gibi felsefe yapılıyor değil mi ama:))
*_- göz kırptım
Süperpoze olabilecek durumları netleştirmek için;
Örnek üzerinden de gidebiliriz.
Uçak düştü, pasifik’in ortasında.
Kurtulan 8 kişi.
7 erkek 1 kadın.
Kadının kocası da kurtulan erkeklerin arasında.
Bunlar birşekilde hayatta kaldılar, ve birgün tesadüfen farkedilip kurtarılıncaya kadar, 11 o adada yaşadılar.
Karı-koca çift 27 ve 28 yaşlarında, genç ve güzel bir çift, ikisi de mühendis.
Diğer altı erkek birbirini tanımıyor, hepsi tesadüfen aynı uçaktaydılar.
.
11 yıl sonra kurtulduklarını düşünüyoruz..
Nasıl geçti günleriniz diyorlar?
Sizce?
Ahlak, etik adına ne derseniz deyin, ‘iyi’yi ve ‘denge’yi baz almak zorunda. Yoksa kalıpları değil.
Burada değişen şey ‘iyi’nin kime göre olduğu.
Düşük düzeylerde ‘iyi’, ‘küçük ben’e göredir.
Üst düzeylerde bütünlüğe veya ‘büyük ben’e göredir.
Yani olay ‘bakış açısının genişliği’ veya ‘bütünlüğü hangi derecede algılayabildiği’ ile ilgilidir kişinin.
Bakış açısını genişletmek ve bütünlüğü algılamak da bir zeka işi olduğu için, sonuçta belli bir seviyenin üstündekiler otomatik olarak iyi veya ahlaklı olmak durumunda gözüküyor.
Bir de şunu unutmayın, bir insan ancak kendi zeka seviyesine kadar olan insanların zekalarını net görebilir. Kimse kendinden zeki birinin ne kadar daha zeki olduğunu anlayamaz. Çünkü kimse kendi boyundan yüksek bir duvarın ötesini göremez. Bu yüzden herkese göre kendisi en zekidir neredeyse (öyle olmadığını görmesi dahi bu durumu çok sarsmaz, çünkü güvenebileceği tek zeka kendisidir). Tabii bir de şu var, zeki biri aptal taklidi yapabilir, ama aptal biri zeki taklidi yapamaz. Yapsa da zekiler pek yutmaz.
Karı koca heteroseksüel, öbür 8 homoseksüel..
Düşün 11 yıl sonrasını…
Üstelik adada yaşama elverişle ne var..
Y a birbirlerini yerseler.
Ne olur,11 sene sonra.
Ahlakçılık olur.
Bence yüzünü daha çok yıkamalısın 🙂
zekayı hızlı öğrenme olarak ele alırsak bulunduğu toplumun ahlak yapısını iyi şekilde sergileyebilir,
zeki kişinin sorgulama özelliği de dahilse, toplumun ahlak yapısını kabullenmeyebilir. Evrensel ahlak görüşü olup toplumla ters düşebilir, şimdi daha ahlaklı veya ahlaksız mı diyoruz?
Sayın oik0s,
Niye “AHLAKÇILIK” olur…
Ve; ahlakçılık ne demek…
Yüzümü daha çok yıkarsam, adaya o insanlar çıkmazmı…
Ne dersiniz:)
doğru veya iyi diye birşey yok..ahlak’ı uyduran sadece biziz.
yüksek zeka yüksek ülkülere illa ki yönelir veya yönelecek şeklinde bir iddia ise akıl ve mnatığın mecburen bizi sürüklediği bir düşünce bir çıkarım değil.
gönlümüz böyle istiyor olabilir aldığımız eğitim öğretim bizi etkiliyor yönlendiriyor olabilir…başka mantıklı açıklamaası aklıma gelmiyor.
bir ahlak uydururken ise yapabileceğimiz iki şey var
ya topluluğun faydasınıı maksimize edebiliriz.(yani herkesin mutlu olmasını)
ya da bireylerin faydasını maksimize edebiliriz.( gamaronun örneğindeki evli adamın karısı üzerindeki haklarını düşünelim)
zeki insan için iki durumu da manipule etmek mümkündür…
zeki insan bunu yapar mı diye soruyorsanız?
yapar derim…
çünkü yapmazsa rahat edemez..:)
bebekler üstünde yapılan araştırmalar temel ahlak yani basitçe iyi ve kötünün ayrımını yapabildiklerini gösteiryor, belgeseli izleyin lütfen
daha detaylı bir dizi araştırma ise
link to bbc.co.uk
BBC – Are We Born Good or Evil belgeselinde işlenmiştir.
bu konu üstündeki kişisel görüşlerin de ne kadar hatalı olduğunu gösteriyor
ahlak, ahlaksızlık ile tanımlanır…
bunların ikisi kol kola gezerler.
🙂
insanların genel itibariyle iyicil doğduğuna birşey demiyorum..bu video sonsuz.us forumunda ilk paylaşıldığında da insanın doğumdan gelen iyicilliğini belirtmiştim
ama bu iyicilliğin belli ahlak kuralları setini de beraberinde vaaz etmediği açıktır..yani neyin iyi kabul edilip neyi kötü kabul edileceği ayrıntılı konulara girince erir…bu sebeple ahlak kuralı haline gelmiş iyi veya doğrunun aslında uydurduğumuz şeyler olduğunu söyleyebilirz..
mesela çok eşliliğin mi? tek eşliliğin mi? ‘iyi’ olduğu doğarken beraberimizde getirdiğimiz iyicil özümüzle netliğe kavuşturabileceğimiz bir sorun değildir mecburen düşünce devreye girer.
hatta videodaki deneyle ilgili ufak bir eleştiride de bulunmuştum istersen oradan devam edebiliriz 🙂
link to sonsuz.us
Belgeseldeki çocuklar iyi ve kötünün ayrımından çok benzer ve benzer olmayanın ayrımını yapıyorlar. Baalın da dediği gibi renkler sağ-sol konumlar gibi bir çok deney etkeni var.