Zihne Tecavüz

Bir minik pulduk
Arar dururduk
Yollarda bulduk
Piçin birini

Her güne sövdük
En başa döndük
Sonunda gördük
Üçün birini

Delişey,

13 yorum “Zihne Tecavüz”

  1. BİLDİ, GÖRDÜ, ÖLDÜ

    Doğdum gösterildi bir doğru
    Baktım her yanı eğri
    Gidip aradım soluk soluğa
    Bulduğum bütün doğrular sivri
    Kim budamış kim kazımış bizi
    Açıp baktım ki insan insan olamamış
    Başladığı günden beri.

    Nerede başladı diye sordum
    Ne denilmişse akıl yordum
    Zihnime giren bütün bilgi
    Kalbimde bir ateş gördü
    Ateşte eriyen bilgi
    Özünde karanlığı gördü.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Işık tuttum karanlığa aydınlanınca yaşam durdu
    Geride soğuk bir gerçek kaldı
    Varlıkta zaman durdu
    Varlık kendinde erimek umuduyla
    kendine kilit vurdu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. kısa şiir,

    anlatacak kimse yoksa
    beyaz sayfalar biter
    sarılacak kimse yoksa
    dostun kolları yeter…

    delişey,

    sevgi bacaklarını aralamak değil, kollarını açmaktır… ne bileyim aklıma öle estii:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. “sevgi bacaklarını aralamak değil, kollarını açmaktır… ne bileyim aklıma öle estii:))”

    Geldik yine Hedonizm sorununa. :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. :))) inanın planlayarak yazmadım… yani içimden geldi bunu paylaşmak. bişilere atıfta bulunmak, bişilerin üstüne gitmek için değil sadece bunu hissettiğim için yazıverdim:))

    komik gelebilir ama ben bedensel hazzı ruhumun huzuruna değişemiyorum:) bunu yapamıyorum… ne yapiim suç mu bu şimdi???

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
    Oysaki seninle güzel olmak var
    Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
    Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
    …Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
    Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
    Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
    O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
    Derken karanfil elden ele.
    Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
    Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
    Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
    Birleşiyoruz sessizce.

    E.Cansever,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Ben bunu kaybedeli epey zaman oldu sanırım.

    Böyle bir iletişim ortamında iletişimin ve paylaşımın sürekliliği adına gerçek yaşamda iletişime koyduğum duvarı kaldırabiliyorum ama. :))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. inanmak !

    bilmem, ben inanırım:) ne olacakki inandığımın şeylerin beni yaniltması? dediğim gibi:

    dene yanıl, dene yanıl ama iyi yanıl… (bir düşünür demişti hatırlayamadım şimdi adını:))

    en kötü; şiirimin son dörtlüğünü yaşarım:)) ama yılmam bu hayat beni kızdıramıyacak artık:) ben onu sinir edicem…

    bir sihirli deyneğim olsaydı dokunuverseydim tüm karanlık aydınlansaydı, benim karanlığımı kaldıran ışık her yere süzülebilseydi… keşke mümkün olsaydıı… keşke…

    burayı seviyorum yaa, bir ailem var benim burada:))) şey gibi, orda bir yer var uzakta, o yer bizim yerimizdir. gitmesekte, görmesekte o yer bizim yerimizdir….

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. “Deli eder insanı bu dünya;
    Bu gece, bu yıldızlar, bu koku,
    Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç” (Orhan Veli)

    Bu site şair eder insanı:))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. Çok kere anlamsızlığın anlamında
    Koca bir deniz resmine takıldı kaldı gözlerim
    Düz ve sakin bir deniz…
    O denli düz ve çıkıntısızdı hayallerim
    Bu kayganlıkta bile yüzmedi gemilerim…
    Uğraştım her olguyla
    Uğraşmaya değecek sandım
    Uğraşlarım hep yarım
    Ahh Tanrım!!!
    Bitmeyen susmalarının içinde
    Ben yine yapayalnızım…
    Sulu gözlü dünyada
    Kupkuru kaldı yasım
    Bellek yakalar mı ki
    Hatırlayamadığım bir küçük mutlu anı..
    Yani, kendisi ile seni sürükleyecek çağlayanı
    Zaman…
    Ey iyileştirici vakit,
    Ya geç, ya gel, ortalarda kalmak kötü
    Ya başla, ya bit…
    Varoluşun içinde insan olmak en zoru…

    delişey,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. Utangaç kış güneşi gibisin,

    Varlığınla ne ısıtıyor, ne aydınlatıyorsun.

    Üşüyorum…

    Varsın ama biliyorum…

    Belki de bu, ürkek rüzgârın suçu…

    İtemiyor önündeki “acaba” bulutlarını,

    Yetmiyor kuvveti.

    Bulutlardan kurtul gel,

    Onlar samimi değil,

    Gidecekler az sonra,

    Kapat gözlerini içime dol.

    Ruhlarımız dans etsin birlikte,

    Atlayalım kocaman bir denize,

    Yüzelim gönlümüzce,

    Boğulmak yasak bize…

    Kaç doğuşun benim olacak

    Ey utangaç güneş?

    Sözlerim yenik düşüyor senin cesaretsizliğine,

    Aç gönlünü çekinme,

    Geleceği düşünme,

    Utanmak yasak bize…

    Ayşe ÖZEN,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. Hep suskunluk, hep….

    Niyedir?

    Her defasında

    Her gözümü açtığımda

    İlk gördüğüm resim…

    Her akşam üstü yorgunluğunda

    Hep bir kadeh şarap

    Her yudumun bedenime çözgüsü

    Tamda böyleydin…

    Hiç acıtmadın sevgiyi hiç…

    Hep sallanan sıradanlıklar

    Her içe dönük saatlerde

    Hiç bilemedin…

    Mutlaka hüzün gerekiyor

    Zaman hapsinde

    Kaç ayrılık bilemedim, hiç…

    Hep pişmanlığın zili mi çaldı?

    Her mutluluk yalanmıydı?

    Hiç mi eşlik edemedim?

    Hiç…
    Neyse,

    Sor bana pişman mıyım?

    Pişmanlığın yapaylığına ben

    Hiç bulaşmadım…

    Çünkü sen çok tatlıydın,

    Çünkü özlüyor insan…

    Delişey,

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.