ARMAGEDON NEREDE?

YAZAR Hal Lindsey: “Tüm peygamberliklerin odak noktası İsrail Devletidir” fikrini öne sürer. (The 1980’s Countdown to Armagedon) Öyle ise, tutucuların “Armagedon senaryosu”na temel olan nokta Tanrı’nın İsrail ile özel bir ilişkisinin var olduğu inancıdır. İsrail’in düşmanları onu yok etmeğe çalıştığı zaman, Tanrı’nın bu işe karışacağına inanırlar.
Bununla beraber, Mukaddes Kitap açıkça, Tanrı’nın oğlu İsa Mesih’i reddettiği zaman Yahudi milletinin Tanrı’nın lûtfunu ve korumasını kaybettiğini gösterir. (Elçilerin İşleri:3:13, 14, 19) Bizzat İsa, Yahudi milletine şöyle dedi: “Allahın melekûtu (krallığı) sözden alınacak ve onun meyvalarını yetiştirecek bir millete verilecektir.”—Matta 21:43.
Mukaddes Kitap Vahiy 16:14, 16 ayetlerinde, cinler tarafından ilham edilen propaganda sözlerinin dünyanın liderlerini “Her Şeye Kadir Olan Tanrı’nın büyük gününün savaşı”na sevk edeceklerini gösterir ve şunu da ekler: “Ve onları İbranice Armagedon denilen yere topladılar.” Acaba bu, Ortadoğu’da yapılacak kesin bir savaşı işaretlemiyor mu? Hayır, zira gerçekte “Har–Magedon” (harfi olarak “Megiddo dağı”) diye adlandırılan hiçbir coğrafi bölge yoktur. Mukaddes Kitabın yazıldığı zamanlarda, Ortadoğu’da Megiddo diye adlandırılan bir şehir vardı. Megiddo şehri yakınlarında birçok önemli savaş oldu. Fakat orada geçmişte ve bugün de böyle bir dağ yoktur. Bundan dolayı “Har-Magedon” veya “Armagedon” sembolik bir yer olmalıdır. Acaba neyin sembolüdür?
Hezekiel’in peygamberliği, birçok ulusun ordularının “İsrail”e yapacakları saldırıyla Armagedon’un başlatıldığını açıklar. “Magoglu Gog’un” yönetimindeki saldırgan kuvvetler, “şimalin sonlarından” ani saldırıya geçerler. Acaba bu “Gog” kimdir? Tutucu teolog Lindsey (başkalarının da dediği gibi) güvenle şöyle der: “İsrail’in ‘en kuzeyinde’ sadece tek bir millet vardır: S.S.C.B. (Rusya).” Lindsey benzer şekilde (Mukaddes Kitapta Meşek, Tubal, Fars, Kuş, Put, Gomer ve Togarma diye adlandırılan) Gog’un ‘büyük cümhurunu’ veya “askeri gücü”nü oluşturanların, başta Arap milletleri olmak üzere, Sovyet Rusya’nın müttefikleri olacakları kuramını yürütür.—Hezekiel 38:1-9, 15.
Bununla beraber, Hezekiel’in günlerinde, Gog’un müttefikleri olarak sayılan milletler, dünya sahnesinde özellikle göze çarpan milletler değillerdi. Bundan dolayı peygamberliğin gerçekleşmesi “son yıllar”ında, yani eski İsrail’in geleneksel düşmanlarının dünya sahnesinden kaybolmalarından sonra yerine gelecekti. (Hezekiel 38:8) Bu nedenle Gog’un oturduğu belirsiz ve uzak olmayan Sovyet Rusya’yı kastetmeyecektir.
Şu halde, ‘uzak’ bir diyarda oturan ve Tanrı’nın kavmine karşı şiddetli bir kin besleyen acaba kimdir? Mukaddes Kitap bu soruyu Vahiy 12:7-9, 17’de cevaplandırır: “Ve gökte cenk oldu; Mikael ve kendi melekleri ejderle . . . . cenk ettiler . . . . ve İblis ve Şeytan denilen büyük ejder . . . . yeryüzüne atıldı.” Şeytan, gökten, alçaltılmış ruh diyarına atılma durumuna acaba nasıl bir tepki gösterdi? Mukaddes Kitap şöyle der: “Ve ejder kadına [Tanrı’nın semavi teşkilatına] karşı gazaplandı, ve onun zürriyetinden baki kalarak Allahın emirlerini tutup kendilerinde İsanın şahadeti olanlarla cenketmeğe gitti.”
Bundan dolayı Şeytan bizzat “Gog”dur. Şeytan ve onun cinleri Tanrı’nın meshedilmiş cemaati olan—ruhi İsrail’in mütebakisine karşı bu savaşı yıllarca sürdürdü. (Galatyalılar 6:16) İsa’nın bu takipçileri yeryüzünün her tarafına dağılmış durumdadırlar; onlar Ortadoğu’da ordular tarafından saldırılabilecek merkezi bir bölgede bulunmaz. Hezekiel’in peygamberliğine göre, onlar, Tanrı’nın himayesi altında “emniyette oturmaktalar.” (Hezekiel 38:11) Etrafında düşman milletler bulunan ve kendi içinde siyasal ve sosyal yönden güçlükler çeken İsrail milleti için, herhalde günlerimizde, “emniyette oturmakta”dır denemez.
Bununla birlikte, Mukaddes Kitap, dünya sahnesinin köklü bir değişikliğe uğrayacağını gösterir. Sahte dinin dünya imparatorluğu olan “Büyük Babil” aniden yok edilecektir. (Vahiy 18. bap) Sahte dinin ansızın yok olmasıyla geride kalan hakiki Hıristiyanlar saldırıya açık bir durumda görünecekler; Şeytan veya “Gog” hemen onları yok etme işine girişecektir. O, Armagedon’da cinlerinin etkisi altında, “bütün dünyanın kıralları”nın “Her Şeye Kadir Olan Tanrı’nın büyük gününün savaşı için” bir araya toplanmasını sağlamak üzere gerekeni yapacaktır.—Hezekiel 38:12-16; Vahiy 16:14, 16.
Bundan dolayı, Armagedon Ortadoğu’da bulunan küçük bir yer değildir. Daha ziyade bir dünya durumudur. Bütün dünya Yehova Tanrı ve O’nun şahitlerine karşı birleşmiş olacaktır. (İşaya 43:10-12) Armagedon savaşı, Ortadoğu’nun bir bölgesinde, milletler arasında yapılacak bir savaş değildir; Şeytan’ın, Yehova’nın Şahitlerine karış kin dolu saldırısından sonra kavmini savunmak için Tanrı’nın yapacağı bir savaştır.—Hezekiel 38:18-23; Zekarya 2:8.
Bundan dolayı bugün, Yehova’nın Şahitleri pasif bir şekilde gözlerini Ortadoğu’ya dikmekten daha da çok şeyler yapıyorlar. Onların çok önem verdikleri husus, gelmekte olan bu savaşa dair Tanrı’nın Sözünün gerçekten ne dediğini insanlara iletmektir. Yehova’nın Şahitleri, bu mesajı korkusuzca insanların evlerine götürmekte dünya çapında ün kazanmışlardır. Yine de, sevgi dolu bir Tanrı’nın, böyle bir savaşı neden yapacağını merak edebilirsiniz. Acaba o zaman sağ kalmak mümkün olacak mı? Bu yayının gelecek iki sayısı bu sorulara cevap verecektir.

7 yorum “ARMAGEDON NEREDE?”

  1. BUGÜN uluslararası ilişkilerle meşgul olan kişiler, dünya durumunu tanımlamak için MAD sözcüğünü kullanıyorlar. (Bu üç harf, “Mutual Assured Destruction” ifadesinin kısaltılmasıdır. Türkçesi ise, “Karşılıklı Kesin Harabiyet”) Bu terim çok yerindedir. Savaş sırasında Hiroşima’ya atılan ilk atom bombasından bu yana, 40 yıldan beri, dünyanın nükleer silah depoları inanılmaz şekilde artmıştır. Bazı raporlar 12 milyar ton TNT’ye eşdeğerde olduğunu bildiriyor; böylece insan başına yaklaşık 3 ton patlayıcı düşmektedir!
    Fakat “onu [yeri] boşuna yaratmayan, üzerinde oturulsun diye ona şekil veren” Yehova Tanrı, ulusların intihara yönelik gidişatına devam etmelerine izin vermeyecek, aslında izin veremez. (İşaya 45:18; Mezmur 104:5 ayetine de bak.) İnsanlar birbirlerine karşı bu öldürücü silahların tümünü kullanmağa ve böylece kendilerin ve çevreyi yok etmeğe fırsat bulamadan, yeryüzünün ve üzerinde olan her şeyin Yaratıcısı ve Sahibi harekete geçecektir. O, bu hareketin Mukaddes Kitaptaki Armagedon, yani “Her Şeye Kadir Olan Tanrı’nın büyük günün savaşı” olacağını vaat etti.—Vahiy 16:14, 16.
    Bundan dolayı Armagedon savaşı, günümüzdeki siyasal çıkmazdan kurtulmak için başlatılan savaşlardan çok daha farklı bir savaş olacak. Çağlar boyu insanın ümit ettiği şeyi başaracaktır. İnsan yapısı tüm savaşların nedenlerini ortadan kaldıracaktır. Yeryüzüne gerçek barışı getirecek. Her şeyden önce yeryüzünün Sahibi Yehova Tanrı’nın, adil yönetimini tüm yaratıkları üzerinde yeniden kuracaktır. Bütün bunlar acaba nasıl gerçekleşecektir? Bunu görelim

        BARIŞ—SAVAŞ ARAÇLARINI YOK ETMEKLE
    

    Ulusların, savaşları ona erdirmemelerinin bir nedeni, savaş araçlarını yok edememelerindendir. Sürekli silah yapmanın aslında intihar anlamına geleceğini bildikleri halde, bundan vazgeçmek veya bunu azaltmak istemiyorlar. Yehova harekete geçerken ve ulusların yapamadıkları şeyi “yayı kırar ve mızrağı parçalar; cenk arabalarını ateşte yakar” vaadini yerine getirirken, durum gerçekten “hayret verici” olacaktır.—Mezmur 46:8, 9.
    Yehova, geçmişte, ulusların kullandıkları en geliştirilmiş ve en korkunç silahları bile etkisiz duruma getirme yeteneğini göstermiştir. Örneğin, savunmasız gibi görünen kavmını, Eski İsraillileri, birinci dünya kudreti olan Eski Mısır’ın güçlü askeri kuvvetlerinin elinden Kızıl Deniz’in sularını doğal güçlerini kullanarak kurtarmıştır. (Çıkış 15:3-5) Benzer şekilde Yehova, Kenan kralı Yabin’in ordusunun kumandanı olan Sisera’nın yönetimindeki çok geliştirilmiş silahları, yani “dokuz yüz demir savaş arabası”nı şiddetli bir sele sebebiyet verdiği zaman tamamen etkisiz duruma getirmiştir. Sonuç olarak düşman askerleri tam bir karışıklığa düşürülmüş ve öldürülmüşlerdi. Böylece, “memleket kırk yıl rahat etti.”—Hâkimler 4. bap ve 5:21, 23.
    İlginç olarak Kral Yabin’in askeri güçlerine karşı kazanılan bu kesin savaş, “Megiddo suları yanında” Kişon ırmağı vadisinde yapıldı. (Hâkimler 5:19-21) Bundan dolayı bu gerçek, bize, yaklaşan Armagedon savaşında Yehova’nın kesin zaferine dair dramatik bir öngörü oluşturur.
    Yehova’nın düşmanlarına karşı hangi “esrarengiz” güçleri kullanacağını bilmeyiz. Fakat bildiğimiz, milletlerin askeri araçlarını tamamen yok edebilecek güçleri elinde bulundurduğudur. Örneğin, bilginler, atmosferde nükleer bir bomba patlamakla meydana gelecek kısa süreli elektromanyetik dalgaların—bir ülkenin iletişim ve askeri güvenlik kontrol sistemlerini felce uğratabileceğinin ve böylece her şeyi kaos durumuna getirebileceğinin bilincindedirler. Akla uygun olarak, Yehova, barışın temelini atmak için ulusların tüm silahlarını yok edecektir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Savaşı yapanların, silahlar değil, insanlar olduğu sık sık söylenmiştir. Bu nedenle savaş araçlarının kaldırılması zorunluysa da, bu önlem aslında sürekli barışı sağlamayacaktır. Gerçek barışı görmek istiyorsak mantıklı olarak, bu kadar çok blok ve gruplaşmalara neden olan siyasal, ırksal nefret duyguları da tümüyle ortadan kalkmalıdır. Yehova Tanrı, dünyanın her tarafında milyonlarca kişinin yaptığı “Krallığın gelsin” duasını gerçekleştirerek bunu yapacaktır.—Matta 6:9, 10.
    Mukaddes Kitabın gerçekleşmiş olan peygamberlikleri, Mesihi Krallığın İsa Mesih’in elinde I. Dünya Savaşının patlak verdiği 1914 yılında gökte kurulmuş olduğunu açıkça gösterdiği halde, onun kuruluşu uluslar tarafından iyi karşılanmadı. Hiçbir millet, silahlarını bırakıp, egemenliklerini devretmeyi bir an bile düşünmediler. Bunun yerine, dünya hakimiyeti için yaptıkları çılgın mücadeleri onları o güne kadar yapılmış savaşların en büyüğünün içine itti.
    İkinci Mezmur bu durumu peygamberane şekilde şöyle dile getiriyor: “Niçin milletler kaynaşıyor ve ümmetler boş şey düşünüyor? Dünyanın kıralları kalkıyor ve hükümdarlar RABBE (Yehova’ya) karşı ve mesihine karşı birbirile öğütleşiyorlar.” Bunun için, tayin edilen İsa Mesih’e Yehova şu emri veriyor: “Onları demir çomakla kıracaksın; bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın.”—Mezmur 2:1, 2, 9; 110:2.
    Tanrı tarafından meshedilmiş Kralın bu zaferi, mecazi ayrıntılarla Vahiy 19:11–20:3 ayetlerinde tasvir edilmiştir. Orada Tanrı’nı Sözü olan İsa Mesih, ardındaki melek ordularıyla beyaz bir ata binmiş olarak tasvir ediliyor. O, “adaletle hükmedip cenk eder . . . . ve milletleri vursun diye kendi ağzından keskin bir kılıç çıkıyor.” Öldürülen kötülerin sayısı çok büyüktür. Kesin zafer kazanan Kral, daha sonra dikkatini, yeryüzündeki tüm vaylar ve kederlere neden olan gerçek suçluya çevirecektir. Vahiy’deki rüyette, bunun sanki zaten gerçekleşmiş olduğu şöyle denilerek tasvir edilir: “İblis ve Şeytan olan ejderi eski yılanı tuttu, ve onu bin yıl müddetle bağladı.”

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. Bin yıl sürecek olan bir barışın insanlık için ne anlama geldiğini gözünüzde canlandırabilir misiniz? Bugün otoriteler, eğer her yıl dünyadaki silahlanma için harcanan yüz milyarlarca doların sadece bir kısmı milletlerdeki açlık, hastalık ve yoksulluk sorunlarını halletmek için kullanılsaydı, bunların bertaraf edilebileceğini kabul etmektedirler. Dünyanın tüm kaynakları yapıcı amaçlar için kullanılırsa, nelerin başarılacağını da lütfen düşünün. İşaya, ilhamla “Barış Prensi” İsa Mesih’in yönetimi hakkındaki “Prensliğinin ve barışının artmasına son olmayacak” diyen peygamberliği yazdığı zaman, bu, hayal gören birini bir düşü değildi.—İşaya 9:6, 7.
    Şimdi acil olan soru şudur: Sonsuz barışı tatmak için, Armagedon’daki harabiyette acaba sağ kalacak mısınız? Belki şöyle sorabilirisiniz: ‘Sağ kalmak için acaba ne yapmalıyım? Mukaddes Kitabın tembihi şudur: “ RABBİN (Yehova’nın) hükümlerini yapmış olan dünyanın bütün alçak gönüllüleri, RABBİ (Yehova’yı) arayın; salâhı (adaleti) arayın, alçak gönüllülüğü arayın; RABBİN (Yehova’nın) öfkesi gününde belki örtülürsünüz.” (Tsefanya 2:2, 3) Yehova’nın Şahitleri bunu yapmanıza seve seve yardım edecekler. Bu takdirde, Armagedon, sizin için bir harabiyet değil, gerçek barışı sağlayan bir savaş olacaktır.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Hani bazı şeyler ağırlık verir insana öyle hissediyorum. İşaya ve Pavlus ve kutsal ruh ve hatta Papa XVII. Angutyus sizlere şükürler olsun bana böyle bir kadın nasip edip evlendirmediğiniz için… Amen

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. Böylesine ilginç, sürükleyeci bir tarz ve duygu yüklü bir klavyeden aktarılmış, daha önce benzeri görülmemiş bir ilahi gerçeklik. Defalarca ağlayarak okudum.

    ”Dilimin sınırları dünyamın sınırları anlamına gelir” (Wittgenstein)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.